chevron_rightCilt 1
chevron_rightKısım 1
Kısım 1
Kısım 2
İç Gözlem
Kelimelerin Anlamına İlişkin Soru Tablosu
Konular İçin Soru Tablosu
Table of Answers for the Meaning of the Words
Konular için Cevaplar Tablosu
chevron_rightKısım 2
Kısım 1
Kısım 2
İç Gözlem
Table of Questions for the Meaning of the Words
Table of Questions for Topics
Table of Answers for the Meaning of the Words
Table of Answers for Topics
chevron_rightKisim 3
Bölüm Bir
Bölüm İki
Bölüm Üç
Bölüm Dört
Bölüm Beş
Bölüm Altı
Bölüm Yedi
Bölüm Sekiz
Bölüm Dokuz
Bölüm On
Bölüm On Bir
Bölüm On İki
Bölüm On Üç
Bölüm On Dört
Bölüm On Beş
İÇ GÖZLEM
Table of Questions for the Meaning of the Words
Table of Questions for Topics
Table of Answers for the Meaning of the Words
Table of Answers for Topics
chevron_rightKısım 4
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Inner Observation
Table of Questions for the Meaning of the Words
Table of Answers for the Meaning of the Words
Table of Questions for Topics
Table of Answers for Topics
chevron_rightCilt 2
chevron_rightKısım 5
Part 5
Table of Questions for the Meaning of the Words
Table of Answers for the Meaning of the Words
Table of Questions for Topics
Table of Answers for Topics
Additional Explanation about the Matter of the Inversion of the Panim and the Making Order of the Kelim
chevron_rightKısım 6
Part 6
Inner Observation
Cause and Consequence
Table of Questions for the Meaning of the Words
Table of Answers for the Meaning of the Words
Table of Questions for Topics
Table of Answers for Topics
Questions Regarding Cause and Consequence
Answers of Questions Regarding Cause and Consequence
chevron_rightKısım 7
Part 7
Inner Observation
Cause and Consequence
Table of Questions for the Meaning of the Words
Table of Answers for the Meaning of the Words
Table of Questions for Topics
Table of Answers for Topics
Answer of Questions Regarding Cause and Consequence
chevron_rightCilt 3
chevron_rightKısım 8
Part 8
Inner Observation
Cause and Consequence
Table of Questions for the Meaning of the Words
Table of Answers for the Meaning of the Words
Table of Questions for Topics
Table of Answers for Topics
Answer of Questions Regarding Cause and Consequence
chevron_rightKısım 9
Part 9
Inner Observation
Table of Questions for the Meaning of the Words
Table of Answers for the Meaning of the Words
Table of Questions for Topics
Table of Answers for Topics
chevron_rightKısım 10
Part 10
Inner Observation
Table of Questions for the Meaning of the Words
Table of Answers for the Meaning of the Words
Table of Questions for Topics
Table of Answers for Topics
chevron_rightCilt 4
chevron_rightKısım 11
Part 11
Table of Questions for the Meaning of the Words
Table of Answers for the Meaning of the Words
Table of Questions for Topics
Table of Answers for Topics
chevron_rightKısım 12
Part 12
Inner Observation
Table of Questions for the Meaning of the Words
Table of Answers for the Meaning of the Words
Table of Questions for Topics
Table of Answers for Topics
chevron_rightCilt 5
chevron_rightKısım 13
Part 13
Inner Observation
Table of Questions for the Meaning of the Words
Table of Answers for the Meaning of the Words
Table of Questions for Topics
Table of Answers for Topics
chevron_rightKısım 14
Part 14
Table of Questions for the Meaning of the Words
Table of Answers for the Meaning of the Words
Table of Questions for Topics
Table of Answers for Topics
chevron_rightCilt 6
chevron_rightKısım 15
Part 15
Table of Questions for the Meaning of the Words
Table of Answers for the Meaning of the Words
Table of Questions for Topics
Table of Answers for Topics
chevron_rightKısım 16
Part 16
Table of Questions for the Meaning of the Words
Table of Answers for the Meaning of the Words
Table of Questions for Topics
Table of Answers for Topics
Kütüphanechevron_right
Baal HaSulam/On Sefirot Çalışması/Cilt 1/Kisim 3
chevron_right
Bölüm Yedi
 

TES Cilt 1

KISIM 3

Bölüm Yedi

Atzilut'un Malhut'unun, nasıl indiğini ve Beria dünyasının Keter'i haline geldiğini açıklar. On konu içerir:

1. Beria dünyasında, AA'nın Rosh'u sadece HGT’a sahiptir ve KHB eksiktir. 2. Her Partzuf'un Roş'u alttakini kıyafetlendirmez. 3. Üst dünyadaki perdeden, alt dünyaya iki safha iner: A) Çarparak çiftleşme yoluyla perdeden yayılan, direkt ışığın ve yansıyan ışığın on Sefirot'u; B) üst dünyadaki Malhut'un Malhut'unun ışığının perdeyi delmesi ve alt dünyada Keter olmak için inmesi. 4. Başlangıçta, Malhut, ZA kadar büyüktü ama o, tek başına hükmetmek istediği için şikâyet etti. Gidip kendini küçültmesi, Beria dünyasına inmesi ve orada hüküm sürmesi söylendi. Başka bir deyişle, Malhut'un noktası Beria dünyasının Keter'i oldu. 5. Küçülme esnasında, alt dokuz Sefirot, Malhut'tan ayrıldı ve ZA'deki köklerine yükseldi. 6. Eğer Malhut'un dokuz Sefirot'u alttakilerdeki kusur nedeniyle ayrılırsa, onlar ZA'e yükselmez kabuklara düşerler. 7. Tıpkı Atzilut'un Malhut noktasının inmesi ve Beria'ya Keter olması gibi, bu her bir dünyada da böyledir. 8. Üsttekinin Malhut'u, alttakinin Keter'i olduğundan, dünyalar birbiriyle bağ kurar. Böylece Beria'nın GAR'ı, Şabat'ta Atzilut dünyasına yükselebilir. 9. Asıl yaratılan varlıkları saydığımızda, bunlar yalnızca dört adettir yani HB TM; ve onlarla birlikte kökü saydığımızda ise beş olurlar yani KHB TM. 10. Benzer şekilde, her bir Partzuf'ta ve her bir Sefira'da, üst olana Yaratıcı, alttakine de yaratılan varlık denir. Aralarında Keter adı verilen bir orta safha vardır. Her şey dünyalarda yazıldığı gibidir, "Ben ilkim ve Ben sonum." dendiği gibi. Keter üstte olanda sonuncu, altta olanda ise birincidir.

Üst dünyadan alt dünyaya iki safha iner: A) Çarparak çiftleşme yoluyla perdeden genişleyen, yansıyan ışıkla kıyafetlenmiş direkt ışığın On Sefirot’u; B) Malhut'un Malhut'u olan, üst dünyanın son safhası, aşağı iner ve alt dünyada Atik olur, perdedeki yansıyan ışıkla genişlemez bunun yerine perdeyi deler ve aşağı iner.

1. Rabbi Gedaliah'ın, Beria'nın Arih Anpin'inin HGT (1) olan altı kenarının üst üçü kıyafetsiz (2) çıplak kaldığını, yazdığını buldum. Bu üçü, perde olarak kabul edilir. Bu, şu demektir: Bu üç dünyanın her birinin bir perdesi olduğunu açıklamıştırk. Bununla birlikte, Atzilut'un tüm ışıklarının görüntüsü, karşılık gelen Beria'nın on Sefirot'unu yaratmak için, Atzilut ve Beria arasındaki perdeden geçtiğinde, onlar bu perdeyi delip içinden geçmediler (3), ancak perdeden sadece onların ışığı geçti ve Beria'nın on Sefirot'unun tamamı işlendi.

Beria'nın Arih Anpin’inin üst üçü olan HGT da perdeden geçer ancak perdeyi delmez. Onlar, yalnızca bir kısmı perdeden geçen ışığı azaltırlar. Ancak, Arih Anpin’in GAR'ını kıyafetlendirmek için inmiş olan, Atzilut'un Malhut'unun bu noktası, bizzat Atzilut'un Malhut'unun ışığıdır. Bu nedenle, perdenin kendisini ihlal eder, deler ve aşağı iner ve [Beria'nın] (4) Arih Anpin'inin GAR’ını kıyafetlendirir.

İç Işık

1. Beria'nın on Sefirot'unun tamamı, hatta Keter ve Hohma bile, gerçekten de Bina'nın ışığı seviyesindedir (bkz. bölüm 4, madde 2). Atzilut'un Bina seviyesi, Arih Anpin’in HGT'ını giydirdiğinden, Beria asla ondan genişleyemez, yalnızca onun VAK olan HGT NHYM’inden genişyeyebilir. Dolayısıyla, Beria'nın Arih Anpin’inin HGT'ı, o yerde Arih Anpin’in GAR'ı olarak kabul edilir.

2. Her Partzuf'un Roş'u, kendi alt Partzuf'unu kıyafetlendirmez çünkü alttakinin kıyafetlenmesi üsttekinin Roş'unun Peh'inden aşağı doğru başlar. Arih Anpin’in HGT’ı Roş olduğundan, onlar herhangi bir kıyafet olmadan ifşa olurlar.

3. Delmek, ışığın perdedeki sınırı aşması ve perdedeki alıkoyma kuvvetini göz ardı etmesi anlamına gelir. Perdeyi ihlal eder, geçer ve perdenin altında da parlar.

Yukarıda, üst ışığın perdeye çarpması ile ilgili (İç Işık, Kısım 2, madde 3’te) anlattıklarımızı iyi hatırlamalısınız: perde, genişleyen üst ışığın, kendi sınırının altına ulaşmasını durdurur ve onu yerine geri getirir tıpkı ARİ’nin (Bölüm 3, kısım 1, madde 3’te) yazdığı gibi. Ancak üst ışığın belli bir kısmı kırıldı ve geri dönmedi. Bunun yerine, perdenin altına indi ve orada parladı, bu da perdenin Guf'unda bir gedik açmak, kırmak ve delik açmak, içinden ve altından geçmek gibidir.

Ancak bu dünyevi anlamda, fiziksel ve elle tutulur bir delik açmak gibi bir şey değildir; bu, yalnızca izinsiz geçmekle ilgilidir. Bu böyledir çünkü perde, ışığı sınırlar. Perdenin sınırlamadığı ve alıkoymadığı üst ışığın bir kısmının perdeyi yani perdenin sınırını ve alıkoymasını ihlal ettiği ve perdeden de aşağı doğru geçtiği kabul edilir.

Perdenin sınırını aşan ve aşağıya inen bu kısım, üst derecenin Malhut'unun Malhut'u veya üsttekinin Malhut noktası olarak adlandırılır. Bu nedenle, çarparak çiftleşme konusunda iki ayırım yapmalıyız: Birincisi, perdenin ışığı fazla basık yapması ve onu tekrar yerine itmesidir. Bu sayede yansıyan ışık, aşağıdan yukarıya doğru üst ışıktaki dört safha üzerinde bir kıyafet haline gelir.

Bu şekilde, Malhut, ondan ve onun içindeki perdeden aşağıya doğru on Sefirot’a kadar genişledi. Sonuç olarak, perdeden yukarı doğru gelen on Sefirot'un tamamı da, perdeden aşağı doğru gelen aydınlanmayla parıldadı ve böylece kendi modellerini oraya yukarıdan aşağıya doğru damgaladılar (bkz. İç Işık, Kısım 2, madde 3). Bu, çarparak çiftleşmedeki ilk anlayıştır.

İkinci anlayış ise, üst ışığın o perdeyi delip geçen ve yansıyan ışığın yardımı olmaksızın, bizzat O’nun Kendisi şeklinde, perdenin altına inen o kısmıdır. Bu kısım “üsttekinin Malhut noktası” veya “üsttekinin Malhut’unun Malhut’u” olarak adlandırılır, sınırları iptal etmiş ve perdenin alıkoyma kuvvetini fark etmemiştir.

İyice anlamalısınız ki, o nokta ile ilgili olarak, perde varolmayan/yok olarak kabul edilir. Bu nedenle ARİ, “perdenin kendisini ihlal eder ve deler” şeklinde kesin bir açıklama getirmiştir. ARİ'nin geri kalan sözlerini yukarıdaki iki anlayışa göre kavrayacaksınız.

4. Yani AA'nın HGT'inde, ki bunlar O'nun GAR'ıdır, zira Beria'nın bu AA'inde sadece VAK vardır yani HGT NHY, ve dolayısıyla O'nun HGT'ı O'nun GAR'ıdır. Burada, Atzilut'un Malhut'unun tıpkı ikinci anlayışta olduğu gibi, perdeyi delip aşağı doğru geçen o noktasının Eyn Sof olduğunu görmelisiniz. Bundan daha önce Tohu olarak bahsedilmişti.

O, Ein Sof'a sahiptir, ancak dört safha HB TM'un tek bir safhasına dahi sahip değildir. Bunun yerine, bu dört safha kendisine pratikte değil, potansiyel olarak dâhil edilmiştir. Üsttekinin noktasının kıyafetlendiği AA'in bu GAR'ları, birinci anlayıştan gelir, Bohu adı verilir ve gerçekte dört safha HB TM'un dört kökünü içerir yani gerçek kaplar olan yansıyan ışığı giyinir ve bunu hatırlayın.

Başlangıçta Malhut, ZA kadar büyüktü ancak şikâyet etti yani tek başına yönetmek istedi. Daha sonra ona, kendisini Atzilut'un dokuz Sefirot'undan küçültmesi ve orada hüküm sürmek için Beria'ya inmesi söylendi. Ondan ayrılan bu dokuz Sefirot, köklerinde Zehr Anpin'e bağlandı ve sonra o alçaldı ve Beria'da Atik oldu.

2. Bu noktanın anlamı, iki ışığın nasıl eşit seviyede yayıldığının bilinmesidir (5). Ay şikâyet edip küçüldüğünde (6), bu, onun tam bir Partzuf olduktan hemen sonra küçüldüğü ve on Sefirot’tan oluşan küçük bir nokta olarak var olduğu anlamına gelir.

Diğer dokuz nokta ondan (7) ayrıldı, bilindiği üzere başlangıçta kökü yalnızca bir noktaydı ve diğer dokuz nokta, daha sonra ZA tarafından eklendi. Bu nedenle ona kendisine ait hiçbir şeyi olmayan ayna denir (8), ve bundan dolayı da ZA onları bir kez daha aldı ve o küçük bir nokta olarak kaldı. Katnut’u nedeniyle, onun içinde duramadı ve bunun yerine Beria’nın Roş’una indi.

İç Işık

5. ZA ve Malhut, alt dünyalara ihsan ettikleri için, iki ışık olarak adlandırılırlar. Bu böyledir çünkü alttakiler, GAR, Keter, Hohma ve Bina’dan alamazlar. Sonuç olarak, yalnızca ZA ve Malhut, alttakilerin üzerinde parlar ve bu nedenle “ışıklar” olarak adlandırılırlar.

Ortaya çıktıklarında, aynı seviyedeydiler. Bu, Malhut’un, bolluğunu ZA aracılığıyla değil, Bina’dan aldığı anlamına gelir. Dolayısıyla, her ikisi de eşittir; tıpkı ZA’nin Bina’dan yayılması ve bolluğunu Bina’dan alması gibi, Nukva’da bolluğunu Bina’dan almıştır. Ancak, Malhut Bina’dan almaya değil de ZA aracılığıyla almaya uygun olduğunda, o zaman ZA’den daha düşük olduğu kabul edilir çünkü alıcı, doğal olarak verenden aşağıdadır. Bunun nedeni yeri geldiğinde açıklanacaktır.

6. Malhut olan ayın, güneş olan ZA’ya eşit olduğu daha önce açıklanmıştı. O sırada, her ikisi de VAK, HGT NHY seviyesindeydi. Her ikisinde de Roş yoktu, ikisinde de ilk üç eksikti ve Keter olarak adlandırılan Bina’dan emdiler.

Bilgelerimiz (Hulin, 60; 72), onun şöyle dediğini söylediler: “İki kral tek bir taç kullanmaz”, yani İma. Malhut tek başına yönetmek istedi ve o zaman ona, “Git kendini küçült”, yani Atzilut’tan Beria’ya çık ve orada hüküm sür, dendi.

Malhut’un, Atzilut’ta on Sefirot’tun tam bir Partzuf olması ve Beria’ya inmesiyle küçülmesi ve orada küçük bir nokta olarak durması, gerçekte değil ancak “potansiyel” on Sefirot’tan oluşması aşağıda açıklanacaktır.

7. Bu demektir ki, onlar Atzilut’ta ZA’in içinde kaldılar ve Beria’ya inmediler, yalnızca Malhut’un Malhut’u safhasına indiler.

8. Ayna, ışık anlamına gelir, zira Malhut’a “ışık” denir. ARİ’nin daha önce söylediği gibi, kökü yalnızca bir nokta olduğundan, kendisine ait hiçbir şeye sahip olmadığı söylenir. Atzilut’tayken sahip olduğu dokuz Sefirot, kendi safhası değildir yani Malhut’un direkt ışığının safhası değildir. Bu yalnızca, onun perdeden yukarıya, kendisinden ZA’e doğru yükselttiği yansıyan ışıktır.

Bu yansıyan ışık, ZA’den Malhut’a, yukarıdan aşağıya geri döner ve on Sefirot ile Malhut’u inşa eder (bkz. İç Işık, Kısım 2, madde 3). ARİ’nin diğer dokuz Sefirot’un ZA tarafından ek olarak geldiğini söylerken kastettiği şey budur.

Böylece, Malhut küçüldüğünde ve Beria’ya indiğinde, yalnızca Malhut’un kendisi indi, yansıyan ışık olan tüm dokuz üst Sefirot ise Atzilut’ta, köklerinde yani ZA’de kaldı. Bu nedenle ARİ, “Bu nedenle ZA onları bir kez daha aldı” demiştir ve bu nedenle ona “kendine ait hiçbir şeyi olmayan bir ayna” denir

Malhut’un küçültülmesi ıslah edildikten sonra bile Malhut,

Beria’da Atik olarak kaldı.

3. Aslında bu, dünyanın yaratılışı sırasında, ayın küçülmesi esnasındaydı. Ancak ıslah edilip arka arkaya yerine döndükten sonra, Adam HaRishon yaratılmış ve onu tıpkı başlangıçtaki gibi tekrar yüz yüze getirmişti (9).

Daha sonra, aşağıdakinin günahıyla bir kez daha küçüldü ve indi, zira duamızın tüm anlamı budur, dua ederek onu ıslah etmektir. Sonra, başlangıçtaki gibi geri döner çünkü daha fazlasına gücümüz yoktur. Nitekim her kutsal şey, kendisi oradan ayrılsa bile yerinde bir iz bırakır (10), ve noktanın bu safhası, her daim Beria’nın Roş’unda kalır.

İç Işık

9. Bu uzun bir konudur ve üzerinde ayrıntılı olarak durmanın yeri burası değildir.

10. Bu böyledir çünkü maneviyatta hiçbir eksiklik yoktur ve herhangi bir değişiklik veya küçülme vb. ilk safhanın yok olduğu ve onun yerini bir başka safhanın aldığı anlamına gelmez. Bu, yalnızca ilk safhanın olduğu gibi kaldığı ve onda fark ettiğimiz değişimin, ilkine ek bir safha olduğu anlamına gelir.

Dolayısıyla nerede bir safhanın değiştiği söyleniyorsa, bu, birinci safhaya yeni bir safha eklendiği anlamına gelir. Bunu unutmamalıyız çünkü bunu her zaman hatırlatmak mümkün değildir.

ARİ’nin sözlerinin anlamı budur, “Her kutsal şey, kendisi oradan ayrılsa bile yerinde bir iz bırakır ve noktanın bu safhası, her daim Beria’nın Roş’unda kalır.” Bu nokta, her zaman Beria’nın Roş’unda kalır, bu demektir ki noktanın yükselişi ve Atzilut’taki yerine geri dönmesi, Beria’ya inen noktada herhangi bir eksikliğe neden olmaz, çünkü maneviyatta hiçbir eksiklik yoktur.

Bu nedenle, noktanın Atzilut’a geri dönüşünü, yeni, ek bir konu olarak anlamalıyız, bu, tıpkı ilki azalmadan diğerinden bir mum yakmaya benzer. Böylece nokta Beria’nın Roş’unda kalır ve aynı zamanda Atzilut’a da yükselir ve artık iki nokta vardır.

Malhut’un dokuz Sefirot’unun ayrılışı, alttakilerin günahı nedeniyle olduğunda, onun dokuz Sefirot’u, ZA’e yükselmez, kabuklara düşer.

4. Onun (alttakilerin kusuru nedeniyle) küçülmesi esnasında, ondan ayrılan diğer dokuz nokta geldikleri ZA’e geri dönmezler. Günahlarımız nedeniyle, sürgündeki Şehina denilen kabuğa inerler ve bu konu üzerinde daha fazla durmaya gerek yoktur.

Tıpkı Atzilut’un Malhut’unun noktasının alçalması ve Beria’nın Keter’inde Atik olması gibi, üst dünyanın Malhut’unun kendi alt dünyasının Keter’ini kıyafetlendirdiği her bir dünyada da Böyleydi.

5. Bu noktanın, ilk olarak Atzilut’un sonundaki aslanlar için bir kuyruk olduğu konusuna geri dönelim (20). Bunun nedeni Havva’nın Adem’in kuyruğu olması ve daha sonra kendi noktasına inip kendini küçültmesi ve tilkiler için bir baş, Beria için gerçek bir Roş haline gelmesidir (30).

Bu her dünyada böyleydi çünkü Yetzira’nın Malhut noktası, Asiya’nın Roş’una inmişti ve aynı zamanda Yetzira’nın Roş’undaki Beria’ya inmişti. Bu, Atzilut’un Roş’unda da aynı şekildeydi, şöyle yazıldığı gibi, “Sen onların hepsini bilgelikle [Hohma] yarattın.”

Bu böyledir çünkü Eyn Sof’un ışığı, Atzilut’un yukarısındaki üst Hohma’yı kıyafetlendirdi ve o Hohma’nın kendisi de indi (40), Atzilut’un üzerindeki perdeyi kırdı, alçaldı ve Atzilut’u kıyafetlendirdi. Ayrıca Atzilut, Eyn Sof ışığını onun aracılığıyla alır. Atzilut dünyasında bahsedilen “Sen onların hepsini bilgelikle yarattın” sözlerinin anlamı budur.

İç Işık

20. Bu, Beria Sefirot’una göre, benzetmede tilkilere karşı aslanlar olarak sunulan tüm Atzilut Sefirot’unun sonu anlamına gelir. Sonra Malhut, Atzilut’un Sefirot’unun Sium’undan iner ve Beria’nın Sefirot’unun Roş’u olur.

30. ZA ve Malhut’a, Âdem ve Havva denir. Malhut, ZA’in tüm Sefirot’unun Sium’udur. Bu nedenle bilgelerimiz Havva’nın yaratılmasından önce Adam HaRişon hakkında, Havva’nın Âdem’in kuyruğu yani Sium’u olduğunu söylemişlerdir.

40. Bu, içinde üçüncü safhanın perdesinin oluşturulduğu, AK’un Malhut’unun indiği ve Atzilut’ta Atik olduğu Hohma seviyesidir.

Üsttekinin Malhut’u alttakinin Keter’i olduğundan, dünyalar birbirlerinden aydınlanma almak için, birbirleriyle bağ kurarlar.

6. Gerçekten de, tüm dünyalarda var olan bu safha, dünyaları birbirine bağlanması ve birbirlerinden ışık almaları açısından, dünyalar için faydalıdır. Bu, diğer tüm dünyalarda olduğu gibi Atzilut’un Sium’unun, Beria’nın Roş’u olmasıyla yapılır.

Atzilut’un Malhut’u kutsalların kutsalının salonunda, Beria’nın Keter’iyle kıyafetlendiği için, o salon Şabat gününde Atzilut’a yükselebilir.

7. Şabat gününün anlamı budur. O gün, Keduşa dünyalara eklenir ve üst salon, Beria’nın kutsallarının kutsalı (50) bir kez daha Atzilut’a yükselir ve yukarıdaki nedenden dolayı tam bir Atzilut haline gelir. Diğer tüm dünyalarda da bu aynıdır.

İç Işık

50. Atzilut’un Malhut noktasının kıyafetlendiği, Beria’nın Roş’una kutsalların kutsalının salonu denir. Tüm bu salon, noktayla birlikte, orada kıyafetlenmiş olan Atzilut’un noktasının gücüyle, Şabat’ta Atzilut’a yükselir.

Yaratılan varlığın, dört derece HB TM’dan ve Yaratıcı ile yaratılan varlık arasında bulunan bir orta safhadan fazla bir şeyi yoktur, bu Keter’dir, burada bir Yaratıcı safhası ve bir de yaratılan varlık safhası vardır.

8. Bu, gerçekte, yaratılan varlığın yalnızca dört dereceye sahip olduğu kuralına götürür, bunlar dört harf HaVaYaH’dır. Onlar Atzilut, Beria, Yetzira, Assiya ve Hohma, Bina, Tifferet ve Malhut’tur.

Tora’nın Bereşit (başlangıçta) ile başlamasının nedeni budur ve Hohma dışında bir başlangıç yoktur. Bilgelerimiz Keter’i (60) hariç tutabilmek için, bunu bir eksiklik şeklinde göstermişlerdir. Gerçekten de, iki safhayı da içeren bir orta safha vardır: Yaratıcı ve yaratılan varlık. Buna Keter denir ve bu Keter, üzerindeki her şeyi içerir. Hepsinden daha küçük olmasına rağmen, hepsinden emer ve yaratılmış olan tüm on Sefirot’un da köküne sahiptir ve hepsinin içinde ihsan eder.

İç Işık

60. Oysa Hohma’nın başlangıç ​​olduğunu söylemeleri gerekirdi; neden Hohma’dan başka başlangıç ​​olmadığını söylediler? Bu “ve başka bir şey değil” demektir, yani Keter’i hariç tutmaktır. Bu size dünyanın başlangıcının Keter değil Hohma olduğunu öğretir.

Bu böyledir çünkü dünya, genel olarak dört safha HB TM’a sahiptir. Hohma onların ilk safhasıdır, ancak Keter dünyaya dâhil değildir, orta olarak kabul edilir ve kendi dört safhasını içerir.

Dört sayılırken, bu, yaratılan varlıkların gerçek sayısıdır. Beş sayarken ise, onlara Keter’i de dâhil ederiz, orada Yaratıcı ve yaratılan varlık vardır.

9. Bazen on Sefirot’un dört harf HaVaYaH’a (70) bazen de beş Partzufim’e bölündüğünü söylememize şaşırmayın. Dörde bölündüğünü söylediğimizde bu, yaratılan varlıkların asıl sayısıdır ve beş Partzufim saydığımızda ise, yaratılan varlıklarla birlikte Yaratıcı’nın kökünü de dâhil ederiz.

İç Işık

70. Aslında on Sefirot, on Partzufim’e bölünmemiştir. Bunun nedeni, altı Sefirot HGT NHY’nin altı Partzufim yaratmamasıdır çünkü bunların hepsi, perdenin bayağılığında ve seviyede, tek bir safha olarak yani üçüncü safha olarak kabul edilir. Dolasıyla hepsi tek bir çarparak çiftleşmeden ortaya çıkar ve bu nedenle tek bir Partzuf olarak kabul edilirler. Altı Sefirot HGT NHY arasındaki fark, sonraki derslerde açıklanacaktır.

Dünyaların, içinde dört safhanın bulunduğu her derecesinde, üstteki Yaratıcı, alttaki ise yaratılan varlık olarak kabul edilir. Aralarında, Keter adı verilen, içinde bir Yaratıcı ve bir de yaratılan varlığın olduğu orta bir safha vardır. Keter, üsttekinin Malhut’u olduğundan ona Ani [Ben] denir ve alttakinin Keter’i olduğu için Ein [yokluk] olarak adlandırılır. “Ben ilkim ve sonum” sözlerinin anlamı budur.

10. Bilin ki bu, her Partzuf’ta olduğu gibi her dünyada ve her on Sefirot’ta da aynıdır. Bunun nedeni, her safhada, üstte olanın her zaman Yaratıcı altta olanın ise yaratılan varlık olarak kabul edilmesidir.

Yaratılan varlık, içteki on Sefirot’ta hatta özelde dahi dört harf HaVaYaH’dan (80) az değildir ve ayrıca aralarında Keter adı verilen bir orta safha vardır. Bunu iyice anlamalısınız, çünkü bununla tüm konular netleşecektir.

“Ben ilkim ve Ben sonum” sözlerinin anlamı budur. Keter ilktir ve O sondur; O Eyn’dir ve O Ani’dir (90). Bu böyledir çünkü O, Kendisindeki Yaratıcı’nın, Malhut safhasının sonuncusudur ve buna Malhut olan Ani denir. Kök safhasında, Keter safhası olan, O’nda ortaya çıkan varlıklar birincidir ve Ani’nin [İbranice] harflerini taşıyan Ein olarak adlandırılır.

İç Işık

80. Dört HaVaYaH harfi, HB TM’dur. Tek başına Tifferet altı Sefirot içerir, Yaratıcı ile yaratılan varlık arasındaki orta safhaya ise Keter denir. Birlikte, on Sefirot oluştururlar, bu on Sefirot’un her bir iç Sefira’sının da on iç Sefirot içermesi gerekir. Her bir iç Sefira da, İçsel Gözlem Bölüm 2 (96.madde) de açıklandığı üzere, ayrıca on iç Sefirot vb. içermelidir.

90. Burada çok dikkate değer bir ipucu vardır: Ein kelimesi edinimin yokluğunu ima ederken, Ani kelimesi ise mutlak ve tam edinimi ifade eder. Bu “Ein ve Ani” kelimelerinden daha fazla birbirini inkâr eden iki zıt madde olmamasına rağmen, yine de (İbranice) harfleri aynı ve benzerdir. Bu gerçekten şaşırtıcıdır.

Şöyle yazılmıştır: “Ben ilkim ve Ben sonum.” Bu, aslında bunların iki madde değil, bir ve aynı şey oldukları anlamına gelir, ARİ’nin yazdığı gibi, “Bu böyledir çünkü O, Kendisindeki Yaratıcı’nın, Malhut safhasının sonuncusudur ve buna Malhut olan Ani denir. Kök safhasında, Keter safhası olan, O’nda ortaya çıkan varlıklar birincidir ve Ani’nin [İbranice] harflerini taşıyan Ein olarak adlandırılır.” Bu sözler derinden daha derin, yüksekten daha yüksektir ve bu nedenle ARİ şu sözleri söylemiştir “Bunu iyice anlamalısınız, çünkü bununla tüm konular netleşecektir.”

Burada iki zıtlığın ne anlama geldiğini çok iyi anlamamız gerekiyor ki bunlar iki benzersiz safha dahi değildir, aksine tek bir safha olarak algılanmalıdır. Perdeyi delip geçen, üsttekinin Malhut’u ve üsttekinin benliği olduğundan, onun açısından, perdedeki sınırlandırma eylemi, üsttekinin Malhut noktasını hiçbir şekilde etkilemez. Bu nedenle Keter, mutlak bütünlük anlamına gelen "Ben sonum" olarak adlandırılır.

Bu nedenle üsttekinin Malhut’u, üstteki on Sefirot’un hepsinden alır ve bu on Sefirot zorunlu olarak kendilerinden altta olan dünyalarda kıyafetlendirilmeye değer olan, tüm dereceleri ve Partzufim’i içerir. Bu nedenle, o nokta nihai bütünlüğe dâhil edilir, dolayısıyla “Ben sonum”. Tohu olarak da adlandırılan, Atik denilen Keter’in, Yaradan’ın kıvılcımının ve Ein Sof’un anlamı budur.

İçinde yaratılan varlıklara kök olması bakımından, yaratılan alttakine göre o Keter safhasıdır. Ani ile aynı harflere sahip Ein denilen "Ben ilkim” sözlerinin anlamı budur. Bu, yaratılan varlıklar açısından, Ani’nin bu harflerinin kendilerinin Ein’in birleşimini oluşturduğu anlamına gelir.

Ancak Ani birleşiminin zıt bir anlamı vardır, çünkü o aynı zamanda üsttekinin Malhut’udur, ancak yukarıda yazıldığı gibi "azalan ve perdeden geçen ışık"tır ve aslında dört safha HB TM içerir. Bu nedenle, Guf’ta var olan her şey Roş’tan yayıldığından, ona yaratılan varlığın Roş’u denir.

Buna Ein adı verilir çünkü kendisinin altındaki tüm dereceler ve dünyalar Roş’ta olanı gösterir. Onlar üzerlerinde olanların tümünü bitirene dek Roş, "Ben ilkim" olarak yazıldığı üzere, ifşanın yalnızca başlangıcı ve kökü anlamına gelen Ein olarak kabul edilir.

Bu Arich Anpin, Bohu, yaratılan varlığın bir kıvılcımı olarak da adlandırılır, buna Keter denir. Bu kelimeleri çalışın, belki ödüllendirilir ve bilgeliğe bir giriş yolu bulabilirsiniz. Bununla birlikte, Atik safhasının "Ben sonum" olarak adlandırıldığını söylediğinde, ARİ’nin de söylediği üzere, bu yalnızca O’nun bir kez daha üst olanın Malhut’u haline geldiği, Şabat gününde Atzilut’a yükselişiyle ilgilidir.