53) “Ve toplantı çadırı Levi’lerin kampında kurulacak.” Ve bundan sonra, yazıldığı üzere; “Ordularının yanında batıda Efraim’in kampının sancağı olacak.” Kutsallık batıdadır. Batıda yolculuk eden Efraim, Malhut’tur. Bu nedenle güneyin, Ruben’in yani Hesed’in kampının sancağının ardında yolculuk eder. Yazıldığı üzere “Ve o gün onları kutsadı, dedi ki, ‘Seninle İsrail kutsanacak’… Ve Efraim’i yerleştirdi.” “Seninle İsrail kutsanacak, “sözü Ysrael Saba’ya gönderme yapar.
54) “İsrail kutsanacak,” ZA’dır, “onunla kutsanacak,” Efraim anlamındadır, batıdasın, Kutsallıktasın demektir. Yazıldığı üzere,” Ben her şeye kadir Tanrıyım (El Şaday); meyve ver ve çoğal.” Bu nedenle Tanrısallığın kutsamasına El Şaday denir. Kutsallığın onunla birlikte olduğunu gördüğü zaman, şöyle dedi; “Seninle İsrail kutsanacak,” yani seninle, Tanrısallıkla dünya kutsanacak.
55) Ve Tanrısallığı nasıl gördü, şöyle yazılmıştır; “Şimdi, yaşlılıktan İsrail’in gözleri bulanıktı.” bu sözler manevi gözleri de ima eder. Sağ el Efraim’in karşısında yukarıya uzandı ve Tanrısallık Efraim’e doğru yaslandı. Ve İsrail başının üstünde Tanrısallığın kokusunu kokladı. Sonra dedi ki “Seninle İsrail kutsanacak,” ve onun batıda olduğunu gördü. Bunun anlamı şudur, o gözleriyle değil koklayarak gördü, aşağıdan yukarıya doğru.
56) Kesinlikle Tanrısallık batıdaydı. Demiştik ki bunun nedeni kuzey ve güney arasında olması ve Guf (beden) ile bağlantıda olması yüzündendir, yani ZA, ZAT ve onunla tek bir Zivug’da olması yüzündendir. Ve kuzey ve ZA’nın sol çizgisi onu başının altına alır. Ve güney, ZA’nın sağ çizgisi onu kucaklar. Yazıldığı üzere, “Onun sol eli başımın altında olsun,” bunun anlamı; sol, Hohma’nın aydınlığı, GAR’ı, Roş’u edinir. “Ve onun sağ eli beni kucaklasın,” bunun anlamı; Hassadim aydınlığını Guf diye adlandırılan, ZAT’tan alır.
Doğaldır ki Süleyman’ın yatağı, Malhut kuzey ve güneyin, Hesed ve Gevura’nın arasındadır, böylece Guf’a, Tifferet’e bağlanacaktır. Ve onlar tek ve bütün olurlar ve böylece dünya kutsanır. Günde üç kere “Davud’un ihtişamı,” diyen sonraki dünya ile ödüllenmeyi garantiler. Bunun anlamı şudur; bu zaferin Zivug’u, yani Malhut güzey ve güney arasında, her gün ZA ile olacaktır.
57) Sabah vakti bir adam gelir ve övgülerle cennetin krallığının yükünü üstlenir ve der ki; “Davud’un ihtişamı,” ve Efendiyi tüm şu övgülerle yüceltir; bunlar kutsal ismin on Sefirot’unun övgüleridir, bu nedenle on kere Haleluyah denir. Sonra on övgü ile bitirir, bunlar “Haleluyah, Tanrıyı mabedinde kutsamaktır.” On Haleluyah nerede, yalnız beş tane var, yalnız on ayet Haleluyah ile başlar? Ancak her ayet Haleluyah ile başlar ve Haleluyah ile biter.
58) Daha sonra, kalkar ve kutsar, “Sonra Musa şarkı söyledi,” böylece kutsal Malhut’un sorumluluğunu üstüne aldı. Daha sonra, dua tamamlandığında onun içinde kutsanması için onu Hesed’e yerleştirdi. Bu şu nedenledir, sabah duası İbrahim’e, Hesed’e, sağ çizgiye karşılık gelir. Daha sonra, öğle duasında Gevura ve Din vardır, karşıda İshak, Gevura, sol çizgi vardır.
Bu nedenle, her gün yatak, Malhut kuzey ve güneyin arasına yerleştirilir, sabah duası, güney ve öğle duası kuzey, arasına yerleştirilir. Şu nedenle; onu bu Zivug içinde Guf, ZA ve orta çizgi ile birleştirmek için. Ve her gün Malhut’u bu şekilde oluşturan ve bağlayan kişi kesinlikle sonraki dünyaya layıktır. Bunun hakkında şöyle denmiştir; “Her gün, ’Davud’un ihtişamı,’ diyen herkes, sonraki dünya ile ödüllendirilmeyi garantiler.”
59) Bu nedenle Efraim’in kampının sancağı denize karşıdır, batıdadır, kuzey ve güneyin arasındadır. Güney Ruben’dir, yazıldığı üzere; “Onların ordularının yanında Ruben’in kampının sancağı,” ve Dan kuzeydedir. Efraim aradadır, zira Ruben, güney onun önündedir ve Dan onun arkasındadır. Böylece, batı, Efraim, kuzey ve güneyin arasındadır.
60) Bu sır, güneyde oturan kardeşlerimiz içindir. Kardeşlerimizin bize gönderdiği şey şudur; onlar, yüksek bağlantı ile birleşmeniz için, ışıkları bağlarla ve birlikle düzenlerler. İlk önce, her gün kutsal Malhut’un sorumluluğunu üstlenin ve böylelikle onunla birlikte güneyin, Hesed’in kutsal bağına yükselin ve dünyanın dört yönünü, HG TM’u döndürün, onlar tek bir bağ içinde bağlanana kadar. Ve güneyde bir yer düzenleyin ve orada oturun, sunağın yönünü değiştirişi gibi.