Mektup 1
Mektup 2
Mektup 3
Mektup 4
Mektup 5
Mektup 6
Mektup 7
Mektup 8
Mektup 9
Mektup 10
Mektup 11
Mektup 12-1
Mektup 12-2
Mektup 13
Mektup 14
Mektup 15
Mektup 16
Mektup 17
Mektup 18
Mektup 19
Mektup 20
Mektup 21
Mektup 22
Mektup 23
Mektup 24
Mektup 25
Mektup 26
Mektup 27
Mektup 28
Mektup 29
Mektup 30
Mektup 31
Mektup 32
Mektup 33
Mektup 34
Mektup 35
Mektup 36
Mektup 37
Mektup 38-1
Mektup 38-2
Mektup 39
Mektup 40
Mektup 41
Mektup 42
Mektup 43
Mektup 44
Mektup 45
Mektup 46
Mektup 47
Mektup 48
Mektup 49
Mektup 50
Mektup 51
Mektup 52
Mektup 53
Mektup 54
Mektup 55
Mektup 56
Mektup 57
Mektup 58
Mektup 59
Mektup 60
Mektup 61
Mektup 62
Mektup 63
Mektup 64
Mektup 65
Mektup 66
Mektup 67
Mektup 68
Mektup 69
Mektup 70
Mektup 71
Mektup 72
Mektup 73
Mektup 74
Mektup 75
Mektup 76
Mektup 77
Mektup 78
Kütüphanechevron_right
Rabash/Letters
chevron_right
Mektup 50
 

MEKTUP - 50

22 Aralık 1959, Bney Brak

Dostuma en iyi dileklerimle,

“Ve Yakup çok korkmuş ve kederlenmişti.” Fakat o merdivenin üzerindeyken Yaradan nereye giderse gitsin onu koruyacağına söz vermişti, şöyle yazdığı gibi: “Ve Ben, seninle beraber olacak ve nereye gidersen git seni koruyacağım.” Eğer böyle ise neden Yakup “Lütfen beni ağabeylerimin elinden, Esaf’ın elinden kurtar,” diye dua etti?

Kutsal Zohar meleklerin Yakup’a cevabını yorumlar: “O, sana doğru yürür, dört yüz adam onunla beraberdir.” Sorar, “Neden böyle söylediler?” Cevap verir, “Çünkü Yaradan daima erdemlinin duasını ister, Kendini onların dualarıyla taçlandırır.” Bu demektir ki, Yaradan erdemlinin duasına özlem duyar.

Baal HaSulam şöyle yorumlar, neden Yaradan yarattıklarına bereketi dua olmadan vermez? Çünkü onlardan O’nu aramalarını ister ve sonra ineğin buzağının emdiğinden daha fazlasını emzirmek istemesi gibi, O onlara verir. Ancak maneviyatta zorlama olmadığı için Kap olmadan ışık olmaz kuralı vardır, çünkü hazzın hissi öncelikle arzunun ve özlemin derecesine bağlı olduğundan, istemediğimiz bir şeyden haz almamız imkânsızdır. Bu sebeple Yaradan sadece yaratılanlar arzu ve özlem içinde olduğunda verir.

Arzu özellikle dua, eksiklik hissetme vasıtasıyla şekil alır. Bununla dua büyür ve yoğunlaşır, ta ki üst ihsanı alma derecesine ulaşana kadar. Bu nedenle Yaradan erdemlinin duasına özlem duyar, çünkü yalnızca bununla onlar O’nun bereketini alabilirler.

Bilinir ki, O’nun bereketinde iki şeyin farkına varırız: 1) Saran Işık, 2) İçsel Işık. Saran Işık, şimdide bunu almaya uygun olmayan kişinin gelecekte alacağı ışıktır. İçsel Işık, kişinin şimdide aldığı ışıktır, yani bereket onun içine girer.

Yukarıda söylediklerimize göre, verileni alabilecek bir kaba sahip olabilmek için dua etmeliyiz. Öyle anlaşılıyor ki Yaradan’ın Yakup’a verdiği söz, Saran Işık’tır. Fakat Esaf’la karşılaştığında ve şimdide kurtuluşa ihtiyaç duyduğunda, Yakup kurtuluş kabı olarak kabul edilen duaya gelmek ve arzusunu göstermek zorundadır, çünkü kap olmadan almak imkânsızdır. Buna “İçsel Işık,” verilen söze “Saran Işık” denir. Fakat fiili eylemde sözümüzü yerine getirmemiz söz konusu olduğunda duaya ihtiyaç vardır ve buna “İçsel Işık” denir. Saran Işık yukarıdan uyanış, İçsel Işık aşağıdan uyanıştır.

Dostluğumuza,

Baruh Şalom HaLevi Aşlag