Mektup 1
Mektup 2
Mektup 3
Mektup 4
Mektup 5
Mektup 6
Mektup 7
Mektup 8
Mektup 9
Mektup 10
Mektup 11
Mektup 12-1
Mektup 12-2
Mektup 13
Mektup 14
Mektup 15
Mektup 16
Mektup 17
Mektup 18
Mektup 19
Mektup 20
Mektup 21
Mektup 22
Mektup 23
Mektup 24
Mektup 25
Mektup 26
Mektup 27
Mektup 28
Mektup 29
Mektup 30
Mektup 31
Mektup 32
Mektup 33
Mektup 34
Mektup 35
Mektup 36
Mektup 37
Mektup 38-1
Mektup 38-2
Mektup 39
Mektup 40
Mektup 41
Mektup 42
Mektup 43
Mektup 44
Mektup 45
Mektup 46
Mektup 47
Mektup 48
Mektup 49
Mektup 50
Mektup 51
Mektup 52
Mektup 53
Mektup 54
Mektup 55
Mektup 56
Mektup 57
Mektup 58
Mektup 59
Mektup 60
Mektup 61
Mektup 62
Mektup 63
Mektup 64
Mektup 65
Mektup 66
Mektup 67
Mektup 68
Mektup 69
Mektup 70
Mektup 71
Mektup 72
Mektup 73
Mektup 74
Mektup 75
Mektup 76
Mektup 77
Mektup 78
Kütüphanechevron_right
Rabash/Letters
chevron_right
Mektup 12-2
 

MEKTUP - 12b

Ekim 1955

Dostlarıma, ömürleri uzun olsun

Yeni bir haberim yok, dilerim Yaradan yolumu açar.

Size Rav Deslerinin öğrencileriyle “inancın gölgesi” denilen, Sukkah’la (Sukkot bayramındaki baraka) ilgili yaptığı konuşmanın özetini yazıyorum.

Sukkah demek samandan dam demektir ki bu ambar ve şaraphane israfıdır. Sazdan dama “örtü,” örtüye ise “yüzün gizliliği” denir. Utanç ekmeğine sahip olmamamız için çalışma yerimiz olmalıdır, yani yaşam ve canlılık hissetmesek de Tora ve Mİtzvot’a bağlanmalıyız. Doğal olarak, sonrasında canlılığı alır ve ödülü lekelemeyiz, yani alan kişide var olan utanca bağlı olarak ödül lekelenmemelidir.

Tora canlılığını almadan önce, maddesel şeylerden canlılık almalıyız, çünkü canlılık olmadan yaşamak mümkün değildir. Bu nedenle Yaradan bize maddesellikten canlılık almamızı sağlamıştır. Bu demektir ki, canlılığa “ışık” ve “haz” denir ve haz maneviyattır. Kap olmadan ışık olmaması yasası vardır, yani kıyafetlenme olmadan haz olmaz. Bu sebeple sahte ve gerçeğin kıyafetlenmesi olduğundan, tüm farklılık “ışık” denilen hazda değil, kap denilen kıyafetlenmededir.

Bu durum beş yaşındaki bir kızın oyuncak bebekle oynamasına benzer. Kız bebekle sanki hissiyatı olan gerçek bir bebekmiş gibi oynar. Bebek karşılık vermemesine rağmen onunla konuşur. Aynı zamanda evde altı aylık bir bebek varsa ve ağlıyorsa küçük kıza şöyle denir, “Git ve gerçek bebekle oyna, böylece bebek susar, biz de rahatlarız,” Ama küçük kız bunu reddeder. Bu demektir ki, gerçeğin kıyafetinden değil, sahtenin kıyafetinden haz alır. Fakat hazla ilgili görürüz ki hissettiği gerçek hazdır.

Kız büyüyüp on sekiz yaşına geldiğinde, gerçeğin kıyafetinden haz almaya başlar. Benzer şekilde büyümeden önce biz de özellikle “sahtenin kıyafeti” denilen LoLişma’dan (onun için değil) haz alırız. Buna “örtü,” “gizlilik” denir ve burada çalışma yeri yoktur, canlılığı sahte olandan alırız. Sonrasında ödüllendirildiğimizde inancın ışığını elde ederiz.