Mektup 1
Mektup 2
Mektup 3
Mektup 4
Mektup 5
Mektup 6
Mektup 7
Mektup 8
Mektup 9
Mektup 10
Mektup 11
Mektup 12-1
Mektup 12-2
Mektup 13
Mektup 14
Mektup 15
Mektup 16
Mektup 17
Mektup 18
Mektup 19
Mektup 20
Mektup 21
Mektup 22
Mektup 23
Mektup 24
Mektup 25
Mektup 26
Mektup 27
Mektup 28
Mektup 29
Mektup 30
Mektup 31
Mektup 32
Mektup 33
Mektup 34
Mektup 35
Mektup 36
Mektup 37
Mektup 38-1
Mektup 38-2
Mektup 39
Mektup 40
Mektup 41
Mektup 42
Mektup 43
Mektup 44
Mektup 45
Mektup 46
Mektup 47
Mektup 48
Mektup 49
Mektup 50
Mektup 51
Mektup 52
Mektup 53
Mektup 54
Mektup 55
Mektup 56
Mektup 57
Mektup 58
Mektup 59
Mektup 60
Mektup 61
Mektup 62
Mektup 63
Mektup 64
Mektup 65
Mektup 66
Mektup 67
Mektup 68
Mektup 69
Mektup 70
Mektup 71
Mektup 72
Mektup 73
Mektup 74
Mektup 75
Mektup 76
Mektup 77
Mektup 78
Kütüphanechevron_right
Rabash/Letters
chevron_right
Mektup 12-1
 

MEKTUP – 12a

10 Ekim, 1955, Londra

Dostuma,

Gateshead halkına yönelik mektubunu dün aldım. Bu arada Londra’daki dostlara mektubunu gösterip, sana cevap yazmaları için onları teşvik ediyorum. Bu başarılı olursa, hem maddesellik hem de maneviyat için büyük yarar sağlayacak.

Şimdi sana merhum Rav Deslerinin “inancın gölgesi” ile ilgili öğrencileriyle yaptığı konuşmanın içeriğinden bahsetmek istiyorum. Bilmeliyiz ki, “gölge” yani gizlilik, inancın ışığıyla ödüllendirilecek Kli (kap) demektir.

Atalarımızın söylediği “böylece senin neslin Sukkot’ta (kulübe, baraka) yaşayan, İsrail oğullarına sahip olduğumu bilecek,” ayetini yorumlayacağım. Rabbi Eliezer’a göre onlar ihtişam bulutlarıdır. Rabbi Akiva onların asıl (gerçek) Sukkot olduğunu söyler. Ve şimdi soruyorum, “Nasıl olur da biri gerçek Sukkot’tan, yani maddesel bir kulübeden bahsederken, diğeri manevi Sukkot, yani ihtişam bulutları der ve aralarında nasıl böyle bir ayrılık olur?”

Ancak, her ikisi de Tanrı’nın sözleridir ve burada hiçbir şekilde ihtilaf yoktur. Daha ziyade biri en temel şey Kelim, diğeri ışıklar der. Gerçek Sukkot, “samandan örtü” kelimesinden gelen gerçek gizlilik demektir. Rabbi Eliezer, “ihtişamın yedi bulutu” denilen ve inanç olarak kabul edilen ışıklardan bahsetmeliyiz der. Her iki anlayış Mısır’dan çıkış zamanıyla örtüşür. Dolayısıyla, kendimizi doğru yönlendirdiğimizde ışıkla ödüllendiriliriz. Ancak, Lişma’da (onun için) çalışırken orada haz ve memnuniyetin olmadığını düşünmemeliyiz.

Onlara bununla ilgili bir alegori anlattım: Bilmeliyiz ki, dünya alma arzusuyla yaratılmıştır. Dolayısıyla, bir bebek doğar doğmaz haz almaya başlar. Büyüdükçe yalnızca haz ve memnuniyet ister.

Bilmeliyiz ki, haz manevi bir şeydir. Hazzı tutamayız; o ışıktır ve ayrıca kap olmadan ışığın olmaması kuralı vardır. Dolayısıyla her haz kıyafetlenmek zorundadır.

Bu sebeple, haz ışıktan uzandığı ve insanla hayvan arasındaki tek fark kıyafetlenmede, yani Kelim’de olduğundan, haz ve memnuniyetin gerçek olduğuna karar veririz. Ve ışık kesinlikle kabın değerine göre kıyafetlenir. Ancak, bu ayrıntıdadır. Genel olarak yüce bir insan ve küçük bir insan arasında kıyafetlenme haricinde hiçbir fark yoktur.

Oyuncak bebekle oynayan küçük bir kızın hissettiği haz gerçektir ve eğer biz ebeveynler onun oyuncağı bırakıp, yemek yemesini istersek, küçük kız etraftaki komşulardan daha acımasız bir anne babası olduğunu düşünür, çünkü komşular onun ne yaptığıyla ilgilenmez. Eğer evde ağlayan altı aylık bir bebek varsa, küçük kıza şöyle deriz, “Neden o oyuncak bebekle oynayıp, öpüyorsun? O sahte bebek, gel ve gerçek bebekle oyna,” bunun gerçek kıyafetlenme olduğundan emin olmamıza rağmen, o bunu reddeder.

Küçük kıza “Neden gerçek bir bebekle oynamaktan hoşlanmıyorsun?” dediğimizde, buna bir cevabı yoktur. Fakat ona “Annenin bebekle nasıl oynadığını görüyor musun?” ya da “Diğer insanlar bebekle oynayıp onu öpüyor, bir yetişkinin oyuncak bir bebekle oynayıp, onu öpmesi asla olmaz,” dersek, muhtemelen küçük kız cevap olarak bize gerçek hazzın aslında oyuncak bebekte, yani sahte kıyafette olduğunu, yetişkinlerin haz için arzuları olmadığından gerçek bebeklerle oynadığını, oysa kendisinin hayattan zevk aldığını ve bu nedenle de oyuncak bebekle oynamaktan mutlu olduğunu söyler. Bu gerçekten de böyledir, doğru gelişmemiş biri, orada haz olsa da gerçek kıyafetten haz almaz. LoLişma’dan Lişma’ya gelmede de aynı durum söz konusudur.

Bu hikâye dostumuzun mektubunun cevabıdır…

Baruh Şalom HaLevi Aşlag