Mektup 1
Mektup 2
Mektup 3
Mektup 4
Mektup 5
Mektup 6
Mektup 7
Mektup 8
Mektup 9
Mektup 10
Mektup 11
Mektup 12-1
Mektup 12-2
Mektup 13
Mektup 14
Mektup 15
Mektup 16
Mektup 17
Mektup 18
Mektup 19
Mektup 20
Mektup 21
Mektup 22
Mektup 23
Mektup 24
Mektup 25
Mektup 26
Mektup 27
Mektup 28
Mektup 29
Mektup 30
Mektup 31
Mektup 32
Mektup 33
Mektup 34
Mektup 35
Mektup 36
Mektup 37
Mektup 38-1
Mektup 38-2
Mektup 39
Mektup 40
Mektup 41
Mektup 42
Mektup 43
Mektup 44
Mektup 45
Mektup 46
Mektup 47
Mektup 48
Mektup 49
Mektup 50
Mektup 51
Mektup 52
Mektup 53
Mektup 54
Mektup 55
Mektup 56
Mektup 57
Mektup 58
Mektup 59
Mektup 60
Mektup 61
Mektup 62
Mektup 63
Mektup 64
Mektup 65
Mektup 66
Mektup 67
Mektup 68
Mektup 69
Mektup 70
Mektup 71
Mektup 72
Mektup 73
Mektup 74
Mektup 75
Mektup 76
Mektup 77
Mektup 78
Kütüphanechevron_right
Rabash/Letters
chevron_right
Mektup 60
 

MEKTUP - 60

11 Haziran 1962, Antwerp,

Dostuma,

Mektubunu aldım, özlem duyduklarınla ilgili kalbini açmışsın. Yeni yerinde başarılı olmanı dilerim. “Kalk ve yüksel,” o yere sebep olan şeydir. Bu demektir ki bazen kişi oturarak yükselir, yani “otur ve bir şey yapma” ile atalarımızın dediği gibi, “Otur ve günah işleme; bu tıpkı Mitzva yerine getirmek gibidir.” Bazen de kişi kalkarak ve yaparak derecesinde yükselir.

Öyle anlaşılıyor ki, “Kalk ve yüksel” kişinin kalkıp, yaparak yükselişine işaret eder. Bu demektir ki “yapmak,” “yapmamak” tan daha önemlidir, atalarımızın dediği gibi, “direnmeyi bırak,” çünkü insan rahatlığı sevdiğinden, “yapmak” için kalktığında daha çok çaba sarf etmesi gerekir ki bu önemlidir.

Bu böyledir, çünkü başlangıçta insan sadece rahatlığı seçer. Bu nedenle kalkması ve “otur ve yapma” halinde olmaması onun için daha zordur. Fazladan çabanın olduğu her yerde bu daha da önemlidir. Fakat bir kez çalışmaya alıştığında, sadece kazancı dikkate alır.

“Bir şey yapma” Tora ve Mitzvot ile ortaya çıkan hazzı belirtir ve burada ıslahın sonundan önce alması yasaklanan büyük ödül ve hazzın ortaya çıkması konusu vardır, atalarımızın dediği gibi, “Domuzun Tora’ya dönmesi kaderindedir.”

Şimdi konumuza dönelim. Bilmeliyiz ki insanın bu dünyadaki gerçek amacı Tora’nın tadıyla ödüllendirilmektir. Kişi Tora’nın tatlılığını hissettiğinde, kendini dünyadaki en mutlu insan olarak görür.

Diğer insanlara baktığında, ızdırap içinde yaşamlarını nasıl harcadıklarıyla ilgili acıma duyguları uyanır ve onların ızdıraplarının karşılığında aldıkları haz için çektikleri sıkıntıyı asla hissetmez.

Onlar da bu koşullar altında yaşamaya neden hemfikir olduklarını açıklayamazlar. Bunun gerçek sebebi şudur ki, “Arzuna karşın yaşarsın” ve bu sebeple yaşamak isterler ve “İnsan sahip olduğu her şey için yaşamını verir.” Yaşamayı bırakmanın daha iyi olacağı hesabına rağmen yine de “Arzuna karşın yaşarsın,” düşüncesi buna izin vermez ve insan var olmak ister.

Ancak neden Yaradan’ın böyle bir şey yaptığını anlamak zorundayız. Aslında bu yalnızca insanın ıslahı içindir. Bu demektir ki, dünyanın yaşamaya değer olmadığını görür, yani dünyasal hazlar, ödemek zorunda olduğu çabanın karşılığı değildir. Ve böylece iç gözlem yapması için bir yeri olur. Eğer maddesellikte tatmin olursa maddesel şeylerden uzaklaşıp, manevi şeylere yaklaşmanın iyi olduğunu sonucuna asla ulaşamaz. “Arzuna karşın yaşa” konusu olmasaydı, ızdırap çekmemek için herkes derhal intihar ederdi. Öyle anlaşılıyor ki “Arzuna karşın yaşayacaksın” ızdıraplardan kaçmaması için ona yardım eder.

Acı kişinin günahlarını temizler. Bu demektir ki, ızdırap sadece Tora ve Mitzva’ya yönelmesinin sebebidir. Bununla ilgili şöyle deriz, “bunlar günlerimiz olduğundan.” Bu demektir ki, sadece “Arzuna karşın yaşayacaksın” için değil, “Bunlar yaşamımız” olduğu için uzun yaşam isteriz ki bu gerçek yaşamdır ve bu nedenle bu günlerin uzun olmasını isteriz.

Ve şimdi “Kalk ve yüksel” aşamasını yerine getirdiğimizden, yani yeni bir aşamaya yükseldiğimizden ve “Ve senin yeri olmayan bir şeyin olmayacak” olduğundan, daima “kalk ve yüksel” aşamasında olmaya çalışmalı ve tembellik etmeden yükseğe daha yükseğe yükselip Tora ışığının parlaklığının hoşluğu ile ödüllendirilmeyi istemeliyiz.

Dostun

Baruh Şalom HaLevi Aşlag