Toplumun Amacı - 1. 1-1 (1984)
Toplumun Amacı - 2. 1-2 (1984)
Dost Sevgisine Dair. 2 (1984)
Dost Sevgisi – 1. 3 (1984)
Her biri Dostuna Yardım Etti. 4 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralı Bize Ne Verir?. 5 (1984)
Dost Sevgisi - 2. 6 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralına Dair Açıklanana Göre. 7 (1984)
Tora ve Mitzvot’u Yerine Getirmede Hangisi Kalbi Arındırır?. 8 (1984)
Kişi Her Zaman Evinin Kirişlerini Satmalıdır. 9 (1984)
Kişinin Reenkarne Olmamak İçin Ulaşması Gereken Derece Nedir?. 10 (1984)
Atalardan Kalan Erdem. 11 (1984)
Toplumun Önemine Dair. 12 (1984)
Bazen Maneviyata ‘Ruh’ Denir. 13 (1984)
Kişi Daima Sahip Olduğu Herşeyi Satıp Bilge Bir Öğrencinin Kızıyla Evlenmelidir. 14 (1984)
Yukarıdan Aşağıya Negatif Bir Şey Gelir Mi?. 15 (1984)
İhsan Etmeye Dair. 16 (1984)
Dostların Önemine Dair. 17-1 (1984)
Toplantının Gündemi. 17-2 (1984)
Tanrının Sana Bahşettiği Topraklara Geldiğin Zaman. 18 (1984)
Bugün Ayakta Duruyorsunuz, Hepiniz. 19 (1984)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 1. 1 (1985)
Dal ve Kökün Anlamı. 2 (1985)
Gerçeğin ve İnancın Anlamı. 3 (1985)
Bunlar Nuh’un Nesilleri. 4 (1985)
Topraklarından Uzağa Git. 5 (1985)
Ve Tanrı Ona Mamre’nin Ağacı Altında Göründü. 6 (1985)
Sara’nın Yaşamı. 7 (1985)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 2. 8 (1985)
Ve Çocukları Onun İçinde Mücadele Ettiler. 9 (1985)
Yakup Ayrıldı. 10 (1985)
Yakup İle Laban Arasındaki Mücadele. 11 (1985)
Yakup Babasının Yaşadığı Topraklara Geldi. 12 (1985)
Kurtuluşumun Kudretli Kayası. 13 (1985)
Ben İlk Ve Son Olanım. 14 (1985)
Hezekiah Yüzünü Duvara Döndü. 15 (1985)
Onlara Daha Fazla Eziyet Edildikçe. 16 (1985)
Bugünü Bil Ve Kalbine Kulak Ver. 17 (1985)
Kötüleyenlerle İlgili. 18 (1985)
Firavun'a Doğru Gel - 1. 19 (1985)
Kalbini Katılaştıran. 20 (1985)
Daima Tora ve Çalışma Arasında Ayırım Yapmalıyız. 21 (1985)
Tüm Tora Tek Kutsal Addır. 22 (1985)
Gece Yatağımda. 23 (1985)
Çalışmada Üç Zaman. 24 (1985)
Her Şeyde, Işık ve Kli Arasındaki Farkı Görmeliyiz. 25 (1985)
Bana İhtişamını Göster. 26 (1985)
Tövbe. 27 (1985)
Ajanlar. 28 (1985)
Yaradan, O'nu Çağıranlara Yakındır. 29 (1985)
Üç Dua. 30 (1985)
Kişi Kendini Kötü Olarak Görmez. 31 (1985)
Alıcıların Ödülüne Dair. 32 (1985)
İsrail'in Suçluları. 33 (1985)
Ve Yaradan'a Yalvardım. 34 (1985)
Kişi, Yaradan Korkusunun Ne Olduğunu Bildiğinde. 35 (1985)
Akşam Vardı ve Sabah Vardı. 36 (1985)
Kişiye Kim Tanıklık Eder. 37 (1985)
Mutlu Olan Erdemli ve Acı Çeken Erdemli. 38 (1985)
Sesimizi Duy. 39 (1985)
Musa Gitti. 1 (1986)
Kulak Ver, Ey Tanrım. 2 (1986)
İnsan, Tora Sayesinde Erdemlilik ve Barış ile Ödüllendirilir. 3 (1986)
Hesed'e Dair. 4 (1986)
Babaya Saygı Göstermeye Dair. 5 (1986)
Güven. 6 (1986)
Çoğunluğun Duasının Önemi. 7 (1986)
Yukarıdan Gelen Yardıma Dair. 8 (1986)
Hanuka Mumuna Dair. 9 (1986)
Duaya Dair. 10 (1986)
Gerçek Dua Gerçek Eksiklik Üzerinedir. 11 (1986)
Kişinin Dua Etmesi Gereken Temel Eksiklik Nedir?. 12 (1986)
Firavun’a Doğru Gel - 2. 13 (1986)
Mısırlılardan Kelim Ödünç Alma İhtiyacı Nedir?. 14 (1986)
Çoğunluğun Duası. 15 (1986)
Efendi, Yakup’u Kendisi İçin Seçti. 16 (1986)
Toplantının Gündemi -2. 17 (1986)
Kim Duaya Neden Olur. 18 (1986)
Sevince Dair. 19 (1986)
Kişi Günah İşlemeli ve Suçlu Olmalıdır. 20 (1986)
Mantık Ötesine Dair. 21 (1986)
Bir Kadın Döllenirse. 22 (1986)
Korku ve Sevince Dair. 23 (1986)
Sadaka ve Hediye Arasındaki Fark. 24 (1986)
Mitzvot'u Uygulamanın Ölçüsü. 25 (1986)
Yakın Bir Yol ve Uzak bir Yol. 26 (1986)
Yaradan ve İsrail Sürgüne Gitti. 27 (1986)
Topluluk On Kişiden Az Olmaz. 28 (1986)
Lişma ve Lo Lişma. 29 (1986)
Meyveden Önce Gelen Klipa. 30 (1986)
Yenika ve İbur Hakkında. 31 (1986)
Dua Boyunca Bacakları Düzeltmenin ve Başı Örtmenin Sebebi. 32 (1986)
Kişinin Ayaklarıyla Çiğnediği Emirler Nelerdir?. 33 (1986)
Hâkimler ve Görevliler. 34 (1986)
Av’ın Onbeşi. 35 (1986)
Selihot (Affedilmek) İçin Hazırlık Nedir?. 36 (1986)
Kötüye de İyiye de, İyilik Yapan İyi. 1 (1987)
Kötülüğün Farkındalığının Önemi. 2 (1987)
Tüm İsrail’in Bir Sonraki Dünyada Payı Vardır. 3 (1987)
Kötü Bir Kişiden İyi Bir Şey Duymak Yasak Mıdır?. 4 (1987)
Ödülden Daha Ziyade Çalışmanın Faydası Nedir?. 5 (1987)
Daimî İnancın Önemi. 6 (1987)
Hanuka Mucizesi. 7 (1987)
Gerçek ile Merhamet ve Gerçek Olmayan Merhamet Arasındaki Fark. 8 (1987)
Kişinin Yüceliği İnancının Gelecekteki Ölçüsüne Bağlıdır. 9 (1987)
Kötü Sözün Özü Nedir ve Ona Karşı Kim Durur. 10 (1987)
Purim Ve Emir, O Bilmeyene Kadar. 11 (1987)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 1. 12 (1987)
Matzot Bayramına Neden Pesah Denir. 13 (1987)
Pesah, Matza ve Maror Arasındaki Bağlantı. 14 (1987)
Kutsallıktaki İki Anlayış . 15 (1987)
Genel Halkın Çalışması ve Bireyin Çalışması Arasındaki Fark. 16 (1987)
Putperestlere Tora’yı Öğretmekteki Katı Yasağın Anlamı. 17 (1987)
Tora’nın Edinilmesine Hazırlık Nedir? - 1. 18 (1987)
Yaradan'ın Çalışmasında İfşa Edilenler ve Gizlenenler Nelerdir?. 19 (1987)
İnsanın Özel Mülkiyeti Nedir?. 20 (1987)
Yaradan Çalışmasında Kirli Eller Nedir?. 21 (1987)
Kişinin Yaradan’dan İstediği Hediye Nedir?. 22 (1987)
Anlaşmazlıktan Sonra Gelen Barış Hiç Anlaşmazlık Olmamasından Çok Daha Önemlidir. 23 (1987)
Çalışmada Asılsız Nefret Nedir?. 24 (1987)
Çalışmada Başın Ağırlığı Nedir?. 25 (1987)
Hafif Bir Emir Nedir?. 26 (1987)
Çalışmada ‘Kutsama’ ve ‘Lanet’ Nedir?. 27 (1987)
Çalışmada Ekleme Yapmamak ve Çıkarmamak Nedir? . 28 (1987)
“Ödül Kedere Göredir” Nedir?. 29 (1987)
Çalışmada Otorite Savaşı Nedir? -1. 30 (1987)
Çalışmada Antlaşma Yapmak Nedir?. 31 (1987)
Yaşamın İki Anlayışa Ayrılmasının Nedeni. 1 (1988)
Teşuva’nın (Tövbe) Ölçüsü Nedir?. 2 (1988)
Yaradan’ın Adının ‘Hakikat’ Olması Ne Demektir?. 3 (1988)
Çalışmada Yardım ve Bağışlanma İçin Dua Nedir?. 4 (1988)
Çalışmada “İsrail Sürgündeyken Şehina Onlarla Beraberdir” Nedir?. 5 (1988)
Çalışmada Bir Tarla ve Tarla Adamı Arasındaki Fark Nedir?. 6 (1988)
Damadın Suçlarının Bağışlanmasının Önemi Nedir?. 7 (1988)
Dua Eden Kişi Sözlerini Düzgün Şekilde Açıklamalı Ne Demektir?. 8 (1988)
Çalışmada Doğru Olanın Izdırap Çekmesi Ne Demektir?. 9 (1988)
Çalışmada, "Öğrenim Yerine Gidenlerin Dört Niteliği" Nedir?. 10 (1988)
Lişma’dan Önceki İki Muhakeme Nedir? . 11 (1988)
Yaradan Yolunda Tora ve Çalışma Nedir?. 12 (1988)
Çalışmada “Halkın Çobanı Bütün Halktır” Nedir?. 13 (1988)
Dost Sevgisi İhtiyacı. 14 (1988)
Çalışmada “Boş bir Mekânda Kutsama Yoktur” Ne Demektir?. 15 (1988)
Keduşa’nın (Kutsallığın) İnşa Edildiği Temel Nedir?. 16 (1988)
Tanrısal bir Ruh ile Hayvansal bir Ruh Arasındaki Temel Fark. 17 (1988)
Çalışmada Kişi Ne Zaman “Yaradan'ın Hizmetkarı” Olarak Kabul Edilir?. 18 (1988)
Çalışmada, Gümüş, Altın, İsrail, Kalan Diğer Milletler nedir?. 19 (1988)
İhsan Etme Çalışmasında Ödül Nedir? . 20 (1988)
Çalışmada Tora Karanlıktan Verildi Ne Demek? . 21 (1988)
Çalışmada Erdemlinin Faziletleri ve Kötülükleri Nelerdir?. 22 (1988)
Çalışmaya Lo Lişma’da Başlamak Ne Demektir?. 23 (1988)
Çalışmada "Gizli Şeyler Efendi'ye Aittir, İfşa Olan Şeyler Bize Aittir" Nedir?. 24 (1988)
Çalışmada, Şabat Arifesinde Hazırlık Nedir?. 25 (1988)
Çalışmada Kanun ve Yargı Arasındaki Fark Nedir?. 26 (1988)
Çalışmada, “Yaradan Gururu Tolere Etmez” Nedir?. 27 (1988)
“O’nun Rehberliği Gizli ve Açıktır” Nedir?. 28 (1988)
Yaratana Hizmet Edeni O'na Hizmet Etmeyenden Nasıl Ayırabiliriz?. 29 (1988)
Dostlar Meclisinde Ne Aranmalıdır?. 30 (1988)
Çalışmada, İnsanın, Yaratan'a Atfedilen İnsanın Çalışması Nedir?. 31 (1988)
Bir Düşüş Esnasındaki İki Eylem Nelerdir?. 32 (1988)
Yaradan'ın Çalışmasında Genel ve Birey Arasındaki Fark Nedir?. 33 (1988)
Çalışmada Gün ve Gece Nelerdir?. 34 (1988)
Çalışmada Yaratandan İstemeniz Gereken Yardım Nedir?. 35 (1988)
Tövbenin Ölçüsü Nedir?. 1 (1989)
Çalışmada Büyük ya da Küçük Bir Günah Nedir?. 2 (1989)
Gözyaşı Kapısı ile Geri Kalan Kapılar Arasındaki Fark Nedir?. 3 (1989)
Çalışmada Su Seli Nedir?. 4 (1989)
Dünyanın Yaratılışının İhsan Etme Yoluyla Olması Ne Demektir?. 5 (1989)
Çalışmada Mantık Ötesi Nedir?. 6 (1989)
Çalışmada “Şabat Arifesinde Çaba Sarf Etmeyen, Şabat Günü Ne Yiyecek” Nedir?. 7 (1989)
Çalışmada, İyi Büyürse Kötü de Büyür Ne Demektir?. 8 (1989)
Çalışmada “Kötülerin Üzerine Gelen Felaket Erdemlilerle Başlar” Nedir?. 9 (1989)
Çalışmada, “Merdiven Diyagonaldir (Çaprazdır)” Ne Demektir?. 10 (1989)
Çalışmada Gerekli Olan Kuvvetler Nelerdir?. 11 (1989)
Damadın Yemeği Nedir? . 12 (1989)
Çalışmada, 'Kem Gözlü Adamın Ekmeği' Nedir?. 13 (1989)
"Kalbine Yanıt Ver" Ne Demektir?. 14 (1989)
Çalışmada ‘Erdemliler Günahkârlar Sayesinde Görünür Hale Gelir’ Ne Demektir?. 15 (1989)
Çalışmada Boş bir Masada Kutsama Yasağı Nedir?. 16 (1989)
Çalışmada, Yaradan’ı Kutsamadan Önce Selam Verme Yasağı Nedir?. 17 (1989)
Çalışmada “Sayılanda Kutsama Yoktur Ne Demektir?. 18 (1989)
Çalışmada Şabat'a Neden Şin-Bat Denir?. 19 (1989)
Çalışmada Kötü Eğilimin Yükselmesi ve İftira Etmesi Ne Demektir?. 20 (1989)
Çalışmada "Sarhoş Bir Adam Dua Etmemelidir" Nedir? . 21 (1989)
Neden Özellikle Pesah Gecesinde Dört Soru Sorulur?. 22 (1989)
Çalışmada Kişi Acı Otu Yutarsa, Çıkamaz Nedir?. 23 (1989)
Çalışmada "Eğitimsiz Birinin Kutsamasını Hafife Almayın" Nedir?. 24 (1989)
Çalışmada "Kusuru Olan [Fedakârlık] Etmez" Nedir?. 25 (1989)
Çalışmada "Kendini Kirleten, Yukarıdan Kirletilir" Ne Demektir?. 26 (1989)
Çalışmada Acı Çekmek Ne Anlama Gelir?. 27 (1989)
Kişinin Testi Geçtiğini Kim Bilmelidir?. 28 (1989)
Çalışmada Tora'yı Almak İçin Yapılan Hazırlık Nedir? - 2. 29 (1989)
Menorayı Yakmanın Çalışmadaki Anlamı Nedir?. 30 (1989)
Çalışmada, Putperestlere Tora’yı Öğretme Yasağı Nedir? . 31 (1989)
Çalışmada Yağ "İyi Eylemler" Olarak Adlandırılır Ne Demektir?. 32 (1989)
Çalışmada Casuslar Nedir?. 33 (1989)
Çalışmada Barış Nedir?. 34 (1989)
Çalışmada "Oğulları Olmayan Kişi" Nedir?. 35 (1989)
Çalışmada “Çünkü Bu, Milletlerin Gözünde Sizin Bilgeliğiniz ve Anlayışınızdır” Nedir?. 36 (1989)
Çalışmada "Başlangıcı Dikenli Sonu Düzlük Olan Yol" Ne Demektir?. 37 (1989)
Çalışmada Hâkimler ve Görevliler Nedir?. 38 (1989)
Çalışmada "Tora Sadece Kötü Eğilimin Aleyhinde Konuşur" Nedir?. 39 (1989)
Çalışmada "Onlar Her Gün Gözünüzde Yeni Gibi Olacaklar" Nedir?. 40 (1989)
Günlük Program. 41 (1989)
Çalışmada "Kuyruk Değil Baş Olalım" Ne Anlama Gelir?. 1 (1990)
Çalışmada Başarısızlığın Anlamı Nedir?. 2 (1990)
Dünyanın Tora İçin Yaratılmış Olması Ne Anlama Gelir?. 3 (1990)
Çalışmada Erdemlinin Nesilleri İyi İşlerdir Ne Anlama Gelir?. 4 (1990)
Çalışmada İnsan Yaratılmadan Önce Toprak Meyve Vermiyordu Ne Anlama Gelir?. 5 (1990)
Kişi Çalışmada Gururu Ne Zaman Kullanmalıdır?. 6 (1990)
Çalışmada Dua ve Şükür Zamanı Nedir?. 7 (1990)
Çalışmada Esav’ın "Tarla Adamı" Olarak Adlandırılması Ne Anlama Gelir. 8 (1990)
Çalışmada "Yeryüzüne Bir Merdiven Kurulur ve Üstü Cennete Ulaşır" Ne Demektir?. 9 (1990)
Çalışmada Bilgelerimizin "Kral Davud'un Bir Hayatı Yoktu" Demesi Ne Anlama Geliyor?. 10 (1990)
Çalışmada, Hanuka Mumunu Sola Yerleştirmenin Anlamı Nedir?. 11 (1990)
Çalışmada Tora Neden "Orta Çizgi" Olarak Adlandırılır? - 1. 12 (1990)
Yaradan ve Şehina'nın Birleşmesi ile Tüm Kötülüklerin Kefaretinin Ödenmesi Ne Anlama Gelir?. 13 (1990)
Çalışmada Gerçek Hesed Nedir?. 14 (1990)
Çalışmada, Mısır’ın Vekili Düşmeden Önce, Onların Haykırışları Cevaplanmadı Ne Demektir?. 15 (1990)
Çalışmada "Moral Eksikliği ve Ağır Çalışma" Nedir?. 16 (1990)
Çalışmada Arınmak İçin Gelen Kişinin Aldığı Yardım Nedir?. 17 (1990)
Şabat Konuşması Neden Hafta İçi Konuşması Gibi Olmamalıdır?. 18 (1990)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 2. 19 (1990)
Çalışmada Yarım Kuruş Nedir? - 2. 20 (1990)
Çalışmada "Ben Hiçbir Şey İçin Varım, Sen de Hiçbir Şey İçin Varsın" Ne Demektir?. 21 (1990)
Amalek'i Silme Sırası Nedir?. 22 (1990)
Çalışmada Musa'nın Ay'ın Doğuşuyla İlgili Kafasının Karışık Olması Ne Anlama Gelir?. 23 (1990)
Çalışmada "Yanmış Bir Sunu Olmaya Gelen Her Şey Erkektir" Ne Anlama Gelir?. 24 (1990)
Çalışmada "Bütün Uluslar Efendimize Şükredin" Ne Demektir?. 25 (1990)
Çalışmada "Efendimiz Kadar Kutsal Olan Yoktur, Çünkü Senden Başkası Yoktur" Nedir?. 26 (1990)
Çalışmada "Her Çimen Tanesinin Üstünde Ona Vuran ve Büyümesini Söyleyen Bir Görevli Vardır!" Ne Demektir?. 27 (1990)
Çalışmada “Büyükleri Küçükler Hakkında Uyarmak” Nedir?. 28 (1990)
Çalışmada "Tora İnsanın Gücünü Tüketir" Ne Demektir?. 29 (1990)
Çalışmada Yaradan'ın Adının "Yasa ve Emir" Olması Ne Anlama Gelir?. 30 (1990)
Çalışmada ‘Sayılmış Olanda Kutsama Yoktur’ Ne Demektir. 31 (1990)
Çalışmada "İsrail Yaradan'ın Arzusunu Yerine Getiriyor" Ne Anlama Gelir?. 32 (1990)
Çalışmada "Yeryüzü Korktu ve Hareketsiz Kaldı" Ne Demektir?. 33 (1990)
Çalışmada "Sıradan Bir Kişinin Kapları" Nedir?. 34 (1990)
Çalışmada, "Damadın Yemeğinin Tadını Çıkaran Kimse" Ne Demektir?. 35 (1990)
Çalışmada "Esav ve İsmail'in Çocukları Tora'yı Almak İstemediler" Ne Demektir?. 36 (1990)
Çalışmada "Şehina İsrail İçin Tanıklıktır" Ne Demektir?. 37 (1990)
Çalışmada “Kutsama Kabı Dolu Olmalıdır” Nedir?. 38 (1990)
"Kudüs İçin Yas Tutan, Onun Sevincini Görmekle Ödüllendirilir" Sözü Çalışmada Ne Anlama Gelir?. 39 (1990)
Çalışmada “Sen tüm insanların en aşağıda en önemsiz olanısın,” Nedir? . 40 (1990)
Çalışmada Kişinin Topuklarıyla Çiğnediği Hafif Mitzvot Nedir?. 41 (1990)
Çalışmada Kutsama ve Lanet Nedir?. 42 (1990)
Çalışmada “Sunağın Yanına Kendin İçin Bir Aşera Dikmeyeceksin” Nedir?. 43 (1990)
Çalışmada İsteğe Bağlı Savaş Nedir - 2. 44 (1990)
Çalışmada "Gizli Şeyler Tanrımız Efendimize Aittir" Ne Demektir?. 45 (1990)
Baal HaSulam'dan Çalışmanın Düzeni. 46 (1990)
Çalışmada "Bizim Senden Başka Kralımız Yok" Ne Demektir?. 1 (1991)
Çalışmada "Ey İsrail, Tanrın Efendine Dön" Ne Demektir?. 2 (1991)
Çalışmada " Günahkârlar Hazırlayacak ve Erdemliler Giyecek" Ne Demektir?. 3 (1991)
Çalışmada “Sabotajcı Selde Kaldı ve Öldürüldü,” Ne Demektir?. 4 (1991)
Çalışmada "Erdemlilerin İyi İşleri Nesillerdir" Ne Demektir?. 5 (1991)
Çalışmada "Avram'ın Sığırlarının Çobanları ve Lut'un Sığırlarının Çobanları" Nedir?. 6 (1991)
Çalışmada "İnsan" Nedir ve "Hayvan" Nedir?. 7 (1991)
Çalışmada Geçen "Ve İbrahim Çok Yaşlanmıştı, Birçok Gün Geçirmişti" İfadesi Nedir?. 8 (1991)
Çalışmada "Giysilerinin Kokusu" Nedir?. 9 (1991)
Çalışmada, Mahsul Olgunlaştığında Kral Tarlasında Ayakta Durur Ne Demektir?. 10 (1991)
Çalışmada İyi Eğilimin ve Kötü Eğilimin Kişiyi Koruması Ne Anlama Gelir?. 11 (1991)
Bu Kandiller Kutsaldır. 12 (1991)
Çalışmada ‘Zayıf Olanın Eline Güçlüyü Verdin’ Ne Demektir. 13 (1991)
Çalışmada İnsanın Kutsanmasının Oğulların Kutsanması Olması Ne Demektir?. 14 (1991)
Çalışmada "Bu Yerde Benim İçin Bir Mucize Yaratan" Kutsaması Nedir?. 15 (1991)
Çalışmada Efendi'nin Tanrı Olduğunu Bilmek İçin Neden "Kalbine Cevap Vermeye" İhtiyacımız Var?. 16 (1991)
Çalışmada, “Onun Kalbini Katılaştırdığım İçin,” Nedir?. 17 (1991)
Çalışmada Sağ Elimizi Sol Elimizin Üzerine Kaldırmalıyız Ne Anlama Gelir?. 18 (1991)
Çalışmada "Kalk Ey Efendimiz ve Düşmanların Dağılsın" Ne Anlama Gelir?. 19 (1991)
Çalışmada “Yeri Olmayan Hiçbir Şey Yoktur” Nedir?. 20 (1991)
Çalışmada, Purim'den Önce, Zahor (Hatırlama) Bölümünü Okumamızın Anlamı Nedir?. 21 (1991)
Çalışmada "Dikenlerin Arasındaki Zambak" Nedir?. 22 (1991)
Çalışmada Bir İneğin Küllerinin Arındırılması Ne Demektir?. 23 (1991)
Çalışmada Kişinin Bir Oğul ve Bir Kız Çocuk Doğurması Ne Anlama Gelir?. 24 (1991)
Tövbe Eden Kişinin Mutluluk İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 25 (1991)
Çalışmada Bir Kısım İfşa Etmek ve İki Kısım Gizlemek Nedir?. 26 (1991)
Önce Kadın Döllenirse Erkek Çocuk Doğurur" Ne Anlama Gelir?. 27 (1991)
Çalışmada Kutsallık ve Saflık Nedir?. 28 (1991)
Çalışmada Bir Başrahibin Bakire Bir Eş Alması Ne Anlama Gelir?. 29 (1991)
Çalışmada, Uzak Bir Yolda Olan Birinin İkinci Bir Pesah'a Ertelenmesi Ne Anlama Gelir?. 30 (1991)
Çalışmada Yoksullara Verilen Sadakanın Kutsal Adı Yapması Ne Anlama Gelir?. 31 (1991)
Çalışmada Sancak Nedir?. 32 (1991)
Çalışmada Yaradan'ın Birini Kayırması Ne Anlama Gelir?. 33 (1991)
Çalışmada Meyvelerini Bu Dünyada Yemek ve Aslını Öbür Dünya İçin Saklamak Nedir?. 34 (1991)
Çalışmada "Casuslar" Ne Anlama Geliyor?. 35 (1991)
Çalışmada "Barış, Barış, Uzaklara ve Yakınlara" Nedir?. 36 (1991)
Çalışmada "Tora" Nedir ve "Tora'nın Yasası" Nedir?. 37 (1991)
Çalışmada "Sağ Çizgi" Nedir?. 38 (1991)
Çalışmada Sağın Soldan Daha Büyük Olması Ne Anlama Geliyor?. 39 (1991)
Çalışmada Gerçek ve Yalan Nedir?. 40 (1991)
Kişi Kötü Niteliklerle Doğmuşsa Ne Yapmalıdır?. 41 (1991)
Çalışmada "Öküz Sahibini Bilir, vs, İsrail Bilmez" Ne Demektir?. 42 (1991)
Çalışmada "Sırtımı Göreceksiniz, Ama Yüzüm Görünmeyecek" Ne Demektir? . 43 (1991)
Çalışmada İsrail'in Toprağın Mirası ile Ödüllendirilmesinin Sebebi Nedir?. 44 (1991)
Çalışmada Yargıcın Mutlak Surette Doğru Hüküm Vermesi Ne Anlama Gelir?. 45 (1991)
Çalışmada Sevilenin Oğlu ve Nefret Edilenin Oğlu Nedir?. 46 (1991)
Çalışmada Sağ ve Solun Zıtlık İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 47 (1991)
Kütüphanechevron_right
Rabash/Articles
chevron_right
Çalışmada Doğru Olanın Izdırap Çekmesi Ne Demektir?
 

Çalışmada Doğru Olanın Izdırap Çekmesi Ne Demektir?

Makale 9, 1988

Zohar (VaYeshev, Madde 11), “Erdemlinin ıstırabı çoktur.” ayetini şöyle yorumlar: ‘Erdemlinin ıstırabı çoktur ve Rab onu hepsinden kurtaracaktır.’ Şöyle yazılmamıştır, ‘Erdemlilere ıstırap çoktur…’ daha ziyade 'Erdemlinin ıstırabı çoktur…' bu da birçok ıstıraptan geçen kişinin, Yaradan onu istediği için erdemli olduğunu gösterir.

Ve bu nedenle Yaradan o kişiyi ister ve onu hepsinden kurtarır.

Şu sözleri iyi anlamalıyız: 1) Erdemlilerin neden ıstırap çekmesi gerekir?

Eğer daha sonra “Rab onu kurtaracak.” ise, yani eğer daha sonra Yaradan onu kurtarmak zorundaysa, o halde erdemlinin ıstırap çekmesinin anlamı nedir?

Amaçsız bir iş gibi görünüyor.

Bilinir ki, gerçeğin yolunda yürümek isteyenler için çalışmanın emrettiği Lişma -O'nun hatırı içindir, yani kendileri için değil ihsan etmek için, kötülerden değil, doğru olmayı istemeleridir, çalışmada buna “almak için almak” denir. Yani, alma niyetiyle yaptıkları ihsan etme eylemleri bile Zohar'da yazılanlara göre kötü olarak kabul edilir 'Ve milletlerin merhameti bir günahtır.' ayeti hakkında söylediği gibi, yaptıkları her iyiliği kendileri için yaparlar. Bu, yaptıkları tüm iyiliklerde niyetleri kendi menfaatleridir ve bu onların günahıdır demektir.

Aksine, Yaradan'a hizmet etmek isteyenler, kendi iyilikleri/menfaatleri için değil, yalnızca Yaradan için çalışmalıdır. Bu nedenle, yaratılmışların doğası yalnızca kendi iyiliği/menfaati içindir, bilindiği üzere, O’nun yarattıklarına iyilik yapma arzusu, bu amaç için bir eksiklik yaratmıştır, yani haz alma arzusunu, haz almaya duyulan özlemi çünkü insan arzu/özlem duymadan hiçbir şeyden zevk alamaz. Üstelik hazzın boyutu, özlemin ölçüsüne bağlıdır.

Bu nedenle, kişiye kendi menfaatinden vazgeçmesi ve Yaradan için çalışması gerektiği söylendiğinde, ancak bu sayede Yaradan ile Dvekut'u [birleşmeyi] başarabilir ki bu insanın amacıdır ve tövbe olarak kabul edilir. Alma arzusu, form eşitsizliği nedeniyle kişiyi Yaradan'dan ayırır çünkü Yaradan verendir ve yarattıkları O'ndan, onlara ne verirse onu alırlar, bu nedenle kişi tek arzusunun ihsan etmek olduğu bir dereceye geldiğinde, buna “form eşitliği” denir. Bu, yaratılanın köküne dönmesi, yani Yaradan ile birleşme olarak kabul edilir. O zaman kişi artık kendi menfaati için değil, Yaradan uğruna çalıştığından “doğru/erdemli” mertebesine ulaşır.

Bu nedenle, kişi beden uğruna çalışmak istemediğinde, beden onun çalışmasına direnir ve ihsan etmek için olan hiçbir şeyi yapmasına izin vermez. Kişi ihsan etme niyetini unutup almak için çalışmaya başladığında, tekrar çalışmaya devam edebilir. Yine de kurala göre, Lo Lishma'dan [Onun hatırı için değil] Lishma'ya [Onun hatırı için] geliriz, kişiye, ihsan etmek için çalışmamız gerektiği için yukarıdan bir uyanış gelir. Sonra hemen bedenin ihsan etme işine devam etmesine izin vermeyen direnciyle karşılaşır ve bedenin ona verdiği sıkıntıları hissetmeye başlar.

Bedenini bir dereceye kadar tekrar tekrar yener fakat sonra bir kez daha çalışmasında bulunduğu koşuldan aşağı seviyeye iner ve içindeki kötülüğü hisseder. Bunu takiben, erdemli olmak isteyen kişi, sürekli olarak bedenin kendisinde neden olduğu sıkıntıları hisseder. Yani, kişi ne zaman ihsan etmek için bir şey yapmak istese, kötü olan gelir ve ona “Bu çalışma senin için nedir?” diye sorar. Fakat bir kimse kendisi için çalıştığında, kötünün gelip “Bu çalışma senin için nedir?” diye sorması yersizdir çünkü o “kendisi için alma arzusu” denilen kötü olanın uğruna çalışıyordur. Bu soru (kötü olandan) özellikle kişi Yaradan için çalışmak istediğinde gelir.

Şimdi, özellikle erdemlilerin neden birçok ıstırap çektiğini anlıyoruz. Çünkü kişinin eğilimi onu her gün yener. Bu demektir ki kötü eğilim kişinin “gün” adı verilen bir ışığa sahip olduğunu, yani onun doğru yolda olduğunu gördüğünde onu hemen yener ve şikâyetleriyle onu başarısızlığa uğratmak ister ve ona şöyle söyler: “İhsan etmek için çalışmak istemekle ne elde edeceksin?”. Ve bu her gün aynı şekilde tekrarlanarak devam eder.

Bu, bilgelerimizin şöyle söylediği gibidir (Kidushin 40), “Kişi her zaman kendini yarı suçlu, yarı masum olarak görmelidir.” Kişi eğer bir Mitzva [emir/iyilik] gerçekleştirirse mutludur, çünkü kendini erdemlilik tarafına mahkûm etmiştir. Yine de “Kişi kendini her zaman yarı suçlu, yarı masum olarak görmelidir. Eğer bir Mitzva gerçekleştirirse ne mutlu, çünkü kendini erdemlilik tarafına mahkûm etmiştir,” o halde zaten erdemlilik tarafına mahkûm olduğu halde nasıl tekrar “yarı” denilebilir, neden "her zaman" diyorlar?

Söylendiği üzere, "Kişinin eğilimi onu her gün yener." Kötü eğilim, kişi için artık “gün” olduğunu gördüğü anda, onu hemen alt eder. Yaptığı iyiliğin ölçüsüne göre, kötülük anında ona galip gelir ve sonra kişi bir kez daha “yarı suçlu, yarı masum” olur.

“Onu her gün yener.” denmesinin anlamı budur. Yani, her yeni gün yeni bir üstesinden gelmedir. “Kişinin eğilimi onu her gün yener.” cümlesini, içindeki kötülüğün artması şeklinde yorumlamalıyız, “kötülüğün sürekli arttığı bir çığ” gibi. Bu nedenle “Biri diğerine zıttır.” Kişi üstesinden gelerek bir iyilikte bulunur bulunmaz, kötü eğilim onu ​​yener.

Bundan, erdemlilerin pek çok ıstırap çektiği sonucu çıkar. Yani her gün kişinin içindeki kötülük çoğalır ve yaptığı iyiliklere göre, kötülük kişinin içinde ifşa olur. Bilgelerimizin söylediği üzere “Dostundan daha yüce olan kişi, eğilimi dostundan daha büyük olandır.”

“Ondan (dostundan) daha…” sözlerinin bizim için ne anlama geldiğini anlamalıyız. Daha önce açıkladığımız gibi, “Ondan (dostundan) daha…” yani eğiliminin arttığı gerçeği, o bir hayvan değil insan olabilmek için çalıştığından, kişinin büyümesinin, gelişiminin bir sonucu olarak gelir. Bundan, eğilim büyüdü, şöyle yazılmıştır: “Kişi her zaman yarı suçlu, yarı masum olmalı." kötülüğü yenebilmek için.

Kötülüğü bir seferde yenmek imkânsızdır. Dolayısıyla kötülük kişiye yavaş yavaş görünür. Kişi, her iyi bir şey yaptığında, biraz daha fazla kötülüğün ifşa olması için yer açılır. Bu, kişi içindeki tüm kötülükleri düzeltene kadar kendini tekrar eder. Erdemlinin birçok ıstırap çekmesi bu nedenledir. Şunu sorabiliriz: Neden tüm kötülükler kişide aynı anda ortaya çıkmaz? Yanıtı; çünkü kişi içindeki tüm kötülüğün üstesinden gelemezdi. Kişi ancak içindeki kötü iyiden fazla olmadığında, her ikisi eşit olduğunda, Tora ve Mitzvot'un [emirlerin/iyi amellerin] gücüyle bunun üstesinden gelebilir. Bu nedenle kötülük kişinin içinde yavaş yavaş ortaya çıkar, yani iyiyi elde ettiği, edindiği ölçüde, ona yukarıdan bazı kötülükler ifşa edilir, ta ki zamanla insanın içindeki tüm kötülükler düzeltilinceye kadar.

Bu, inceleme sırasından doğru uzanır, yazıldığı üzere, yalnızca, 32 yolun her birinde en üst dokuzda bulunan 288 kıvılcımın ayıklanmasına izin verilmiştir, fakat her bir yolda bulunan Malhut’un incelenmesi yasaklanmıştır. Buna “taştan/taşlaşmış kalp” denir "Ve taştan kalbini etinden çıkaracağım." örneğinde yazıldığı gibi, çünkü altı bin yıl boyunca bu kötülüğü düzeltmek imkânsızdır. Altı bin yıl sonra, 288 kıvılcım ayıklandığında, tüm kötülük ayıklanacak, Zohar'da yazıldığı gibi, “Ölüm meleği kutsal bir melek olacak” ve buna “Ölüm sonsuza dek yutulacak.” denir.

Bu şekilde, kişi içindeki kötülüğü, yani alma kaplarını ihsan etmek için çalışsınlar diye ıslah ettiğinde, onu bir kerede düzeltmek imkânsızdır. Aksine, kişinin içindeki, bizi Yaradan'dan ayıran kötülüğün kaynağı olan alma kabı, birçok parçaya bölünür. Bu yukarıdan bir düzeltmedir. Birçok parçaya bölündüğünden, her ne zaman bir parçayı Kedusha'ya [kutsallık/kutsallığa] düzeltsek, hemen bir başka parça gelir, daha önce düzeltmemiz gerekenden daha büyük bir parça. Çalışmaya alıştığından kişiye, düzeltmesi için, her seferinde içindeki kötülükten daha büyük bir parça verilir.

Bu, ağırlık kaldırma egzersizi yapan bir kişinin durumuna benzer. Her gün ona kaldırması için daha fazla ağırlık verilir. Aynı şekilde, çalışmada, yükseltmemiz için bize her gün daha büyük bir parça kötülük verilir. Bu da kendimizi çalışmada ilerlemiyor, hatta geriliyormuşuz gibi görmemize neden olur. Yani her geçen gün çalışmanın üstesinden gelinmesinin daha da zorlaştığını görürüz. Ancak bunun nedeni, her gün bize düzeltmemiz için daha büyük bir parça verilmesidir.

“Rab onu hepsinden kurtaracak.” Şöyle sorduk, eğer Yaradan bizi kötüden kurtaracaksa, neden bize kötülüğü veriyor, sebepsiz yere acı çekmemiz için mi?

Yani, kişi eğer bunların üstesinden kendi başına gelebilseydi tüm bunların kişiye ıslah etmesi/düzeltmesi için verildiğini anlayabilirdik. Fakat eğer kişiyi kurtaracak olan Yaradan ise, o zaman ona birçok ıstırap vermenin ne anlamı var?

Daha önce sormuştuk, kişi neden kendi başına bunun üstesinden gelemez ve onu yalnızca Yaradan kurtarabilir? Ve bize üstesinden gelme seçeneği sunuluyor da üstesinden gelebilme gücü neden verilmiyor? Baal HaSulam'ın söylediğine göre, bu kasıtlı olarak böyledir, böylece kişi Yaradan'dan yardım ister ve Yaradan’ın yardımı, kişiye daha yüksek bir ruh vermek olacaktır, yani bu kişinin daha yüksek bir derece almaya ihtiyaç duyması için böyledir.

Kişinin, ruhunun NRNHY'ını elde etmesi gerekir ve ihtiyaç olmadan, yani bir Kli [kap] olmadan dolum almak imkânsızdır, bu nedenle, kişinin çalışmaya başlaması için kasten böyle yapılmıştır. Üstesinden gelemediğini gördüğünde kişi umutsuzluğa kapılmamalı, bunun yerine Yaradan'a dua etmelidir, Zohar'ın söylediği gibi, “Arınmaya gelene yardım edilir. Ve neyle? Kutsal bir ruhla.”

Buna göre, burada iki şey vardır: 1) Kişi, Yaradan'ın kendisine yardım etmesine ihtiyaç duyabilmesi için ihsan etmede çalışmaya başlamalıdır, çünkü eğer kendi başına üstesinden gelebilseydi, Yaradan'ın yardımına ihtiyacı olmazdı. Bu, kişinin bir Kli'ye [kap/araç] sahip olmaması olarak kabul edilir ve Kli olmadan ışık yoktur. 2) İnsana kendi başına bunun üstesinden gelme yeteneği verilmemiştir. Bu nedenle başlaması gerekir fakat sonlandıramaz

Bununla, şu sorduğumuzu anlıyoruz, erdemliler neden birçok acı çekmeyi hak ediyor? Bunun nedeni, erdemlinin ıstıraplar nedeniyle duyduğu acı, onun Yaradan ile Dvekut'a ulaşmasını engeller ve bu da onun bir Kli'ye sahip olmasına neden olur.

Ve kişinin üstesinden gelemeyeceği kadar çok ıstırabının olması ve Yaradan “onu hepsinden kurtarır” ve kişi onları tek başına yenemez, bütün bunlar kasıtlıdır, çünkü Yaradan kişiye, eğer ihtiyacı yoksa daha yüksek bir derece veremez. Bu nedenle Yaradan ona kurtuluş olarak ruhunun parçalarını verir, şöyle yazıldığı gibi “Ve Rab onu hepsinden kurtarır.”

Bu nedenle iki şey gereklidir: 1) Erdemlinin birçok ıstırabı olmalıdır, bu ıstıraplar onun Kli’sidir. 2) Daha sonra Yaradan ona kurtuluş olarak ruhun parçalarını verir.

Ancak normalde, insanlar istekte bulunduklarında, Yaradan'dan kendilerini kötülükten kurtarmasını ve zaten kötü olarak kabul edilmiş bir parçanın üzerine, kendileri için bir ruh vermesini istemeye başlarlar. Peki, Yaradan neden kişinin belli oranda bir kötülüğü ortaya çıkarmasını, ifşa etmesini istiyor ve ancak o zaman kendisine yardım ediyor?

Bu, insanlara bu şekilde görünür. Ancak burada iki saptama yapmalıyız: 1) Gerçekten de Yaradan, kişiye içindeki kötülüğü göstererek ona yardım eder, böylece o doğruyu bilecektir. 2) Bu, yalnızca ihsan etme yolunda yürüyebilecek olanlara ifşa edilir. Kötülük onlara bu nedenle gösterilir, böylece onu düzeltebilme becerisine sahip olabilirler. Fakat ihsan etme çalışmasıyla bir bağlantısı olmayan insanlara, kötülük sadece genel olarak ifşa edilir.

Bu, aynı bu dünyada yaptıklarımıza benzer. Bir kişi tedavisi olmayan bir hastalığa yakalandığında kendisine hastalığının ne olduğu söylenmez. Bunun yerine farklı hastalıkları olduğu söylenir, ancak ölümcül bir hastalığı olduğu gerçeği onunla paylaşılmaz. Bunun nedeni oldukça basittir: Kişiye içindeki kötülükler anlatılsa ve onları düzeltemezse ne olur? Bu nedenle maneviyatta kişiye kötülük, çalışabilme kabiliyeti ölçüsünde çok yavaş gösterilir.

Buna göre, kişi eğer bir Kli'ye sahip olacak ölçüde kötülüğün ifşasına sahip değilse ve bir ruh edinmek/ihtiva etmek için uygun bir ihtiyaç içinde değilse, yarım Kli'ye bir ruh yerleştirmek imkânsız olacaktır. Bu ana rahmindeki embriyo gibidir, bilgelerimizin söylediği gibi, “İnsanda üç ortak vardır: Yaradan, babası ve annesi. Baba beyazı; anne kırmızıyı ve Yaradan ruhu verir.”

Açıkça bilinir ki, anne ve baba üzerine düşeni yapsa dahi, yine de yarım bir fetüs doğabilir. Yani, üzerlerine düşeni yapmalarına rağmen embriyo kafasız, sadece bir vücut olarak doğabilir veya tam tersi vücudu olmadan dünyaya gelebilir. Yaradan'dan üzerine düşeni yapmasını istiyor muyuz, yani bir embriyonun yarısına ruh vermesini ve o şekilde dünyaya gelmesini istiyor muyuz? Elbette kimse bu kadar aptal değil.

Bu, Yaradan çalışmasında da böyledir. Kişi çalışmaya başladığında önce beyazla başlar. Babasına ve annesine “ebeveyn” denir. Kişinin dünyaya gelmesinin nedeni onlardır. Babaya “bütünlük” anlamına gelen “erkek” denir ve hiçbir eksiklik bulunmadığından buna “beyaz” denir. Yani, kişi kendi payına düşenden memnundur, Yaradan çalışması ile kurduğu en ufak herhangi bir temas için, Yaradan çalışması ile ödüllendirildiği ve kendisine Yaradan ile temasa geçme düşüncesi ve arzusu verdiği için Yaradan'a şükreder. Bilgelerimizin söylediği gibi, "Yürür ama yapmaz, yürümenin mükâfatı onun elindedir."

Daha sonra, “annenin kırmızısı” olarak adlandırılan sol çizgiye geçer. Anne kadın olarak kabul edilir, bir eksiklik, ihsan etme amacı olup olmadığını görmek için onun yaptığı iyilikleri eleştirir. O zaman gerçeği görür, ondan ne kadar uzak olduğu gerçeğini. Bu, kişiye onu yakınlaştırması için Yaradan'a dua etme ihtiyacını verir, böylece Yaradan’la Dvekut ile ödüllendirilir. O zaman kişi beklentiye girer, çünkü zaten iki çizgisi vardır, bir ihtiyacı ve bir Kli'si olduğunu hisseder, o halde başka daha neye ihtiyacı vardır? Yalnızca Yaradan’ın Kendi üzerine düşeni yapmasına, yani ona ruh vermesine.

Ancak, henüz tamamlanmadığından dolayı babanın beyazı ve annenin kırmızısı hala buna layık olmadığından ve örneğin yarım bir bebek dünyaya getirmeleri ihtimali varken, Yaradan elbette kendi üzerine düşeni yapamaz, ruhu veremez. Bu nedenle Yaradan sağ ve sol çizgilerin tamamlanmasını bekler, böylece eksiksiz bir şey yaratmak mümkün olacaktır.

Bu nedenle kişi Yaradan'ın yardım etmek istemediğini söylememelidir. Aksine Yaradan, ruhun parlamasına yetecek tam bir ölçü olana kadar, her eylemi bir araya getirir. Bir Bilgenin Meyveleri kitabında (Cilt 1, s. 196) bu konu ile ilgili şöyle yazılmıştır: “Sakın dinlenmeyin ve O ifşa olana ve Kudüs'e yeryüzünde kutsallık verene dek, O'na rahat vermeyin.” Bu nedenle durmaksızın, yorulmadan dua ederiz ve O bize cevap vermediği zamanlarda bile zayıf düşmeyiz. Dualarımızı duyduğuna ancak inanç ödülünü almaya uygun Kelim'e sahip olduğumuz zamanı beklediğine inanırız.

Sonuç olarak, kişi her gün dua etmesine rağmen Yaradan'dan yardım almadığını söylememelidir. Bunun yerine, Yaradan'ın, kişinin ettiği her duayı alıp, o ana kadar ettiği diğer dualara eklediğine ve kişi O’ndan ruhu almaya uygun bir hale gelene kadar beklediğine inanmalıdır.

Ayrıca, Yaradan'dan kötülüğün üstesinden gelmek için yukarıdan yardım ve güç vermesini istemek için dua ile ilgili iki ayrım yapmalıyız: 1) Kişi Yaradan'dan ihsan etme kaplarını Keduşa'ya kabul etmesini, yani onları ihsan etme niyetiyle kullanma yeteneğine sahip olabilmeyi ister. 2) Yaradan'ın kendisine, alma kaplarının üstesinden gelebilmesi için güç vermesini ister. Bu, alma kaplarını ihsan etmeye yöneltebilmesi olarak kabul edilir.

Bununla bilgelerimizin şu sözlerini yorumlamalıyız (RASHİ, VaYeşev'de sunulmuştur), “Bunun hakkında da açıklama yapmalıyız 've [Yakup] oturdu', Yakup huzur/barış içinde oturmak istedi; Yusuf'un öfkesi üzerine sıçradı. Erdemliler huzur/barış içinde oturmak isterler. Yaradan dedi ki, 'Erdemliler için öteki dünyada onlar için hazırlanmış olana sahip olmaları yeterli değildir; onlar bu dünyada da barış/huzur içinde oturmak isterler.’”

Söylediklerini anlamak zor görünüyor, Yaradan dedi ki, 'Erdemliler için öteki dünyada onlar için hazırlanmış olana sahip olmaları yeterli değildir; onlar bu dünyada da barış/huzur içinde oturmak isterler.” Açık bir ifade vardır Mişna (Avot, Bölüm 6:4): “Tora'nın yolu budur: Tora'ya emek vermek. Bunu yaparsan, bu dünyada ve öteki dünyada ne mutlu sana.” Bu, bu dünyada da barış olması gerektiği anlamına gelir.

Bunu çalışmada yorumlamalıyız. Bina'ya ihsan etme kabı anlamına gelen “öteki dünya” dendiği bilinir, çünkü her şey iki anlayıştan oluşur: 1) ne aldığı 2) ne verdiği Bunlara, vermek ve almak olan “Malhut kalitesi” ve “Bina kalitesi” denir.

Kişi çalışmaya başladığında önce en iyisini ayırmaya başlar. Alma kaplarının içine yerleştirilen Kelim'i ayırmaya ve ortaya çıkarmaya başlarız, yani tüm kapları – hem alma, hem de ihsan etme kaplarını – yani kapların kırılması esnasında, alıcı olan Klipot'a [kabuklar/kabuklar] düşen kapları. Kabala terminolojisinde bunlara Kelim de Panim [yüzün ön damarları/damarları] ve Kelim de Ahorayim [arka damarlar/damarlar] adı verilir.

Bu nedenle erdemliler kendileri için alma kaplarını ihsan etme niyetine sahip olmak için ıslah ettiklerinde, buna “Tora Lişma'yı [O’nun için/O’nun hatırına]” öğrenmek denir, buna “öteki dünyada onlar için hazırlanmış olan” denilir. Erdemliler buna razı olmaz, onlar “bu dünyada huzur/barış içinde oturmak” isterler, yani alma kapları, yani Kelim de Ahorayim, “Malhut'un Kelim'i” olarak adlandırılır, çünkü Malhut'a “bu dünya” denir, o da Keduşa'ya (kutsallığa) girecektir, yani ihsan etmek için çalışacaklar demektir.

“Yakup huzur içinde oturmak istedi; Yusuf'un öfkesi üzerine sıçradı." sözlerinin anlamı budur. Yusuf’a NHY denilir, bunlar Kelim de Ahorayim’dir, alma kapları olan Hohma'nın ifşa yeri, “bu dünya” olarak kabul edilir. Yani öfkesi, Keduşa'ya (kutsallığa) girebilmeleri için onları hâlâ düzeltmemiş olması sebebiyledir. Bu nedenle “Erdemliler için yeterli değildir.” denmektedir.