Toplumun Amacı - 1. 1-1 (1984)
Toplumun Amacı - 2. 1-2 (1984)
Dost Sevgisine Dair. 2 (1984)
Dost Sevgisi – 1. 3 (1984)
Her biri Dostuna Yardım Etti. 4 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralı Bize Ne Verir?. 5 (1984)
Dost Sevgisi - 2. 6 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralına Dair Açıklanana Göre. 7 (1984)
Tora ve Mitzvot’u Yerine Getirmede Hangisi Kalbi Arındırır?. 8 (1984)
Kişi Her Zaman Evinin Kirişlerini Satmalıdır. 9 (1984)
Kişinin Reenkarne Olmamak İçin Ulaşması Gereken Derece Nedir?. 10 (1984)
Atalardan Kalan Erdem. 11 (1984)
Toplumun Önemine Dair. 12 (1984)
Bazen Maneviyata ‘Ruh’ Denir. 13 (1984)
Kişi Daima Sahip Olduğu Herşeyi Satıp Bilge Bir Öğrencinin Kızıyla Evlenmelidir. 14 (1984)
Yukarıdan Aşağıya Negatif Bir Şey Gelir Mi?. 15 (1984)
İhsan Etmeye Dair. 16 (1984)
Dostların Önemine Dair. 17-1 (1984)
Toplantının Gündemi. 17-2 (1984)
Tanrının Sana Bahşettiği Topraklara Geldiğin Zaman. 18 (1984)
Bugün Ayakta Duruyorsunuz, Hepiniz. 19 (1984)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 1. 1 (1985)
Dal ve Kökün Anlamı. 2 (1985)
Gerçeğin ve İnancın Anlamı. 3 (1985)
Bunlar Nuh’un Nesilleri. 4 (1985)
Topraklarından Uzağa Git. 5 (1985)
Ve Tanrı Ona Mamre’nin Ağacı Altında Göründü. 6 (1985)
Sara’nın Yaşamı. 7 (1985)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 2. 8 (1985)
Ve Çocukları Onun İçinde Mücadele Ettiler. 9 (1985)
Yakup Ayrıldı. 10 (1985)
Yakup İle Laban Arasındaki Mücadele. 11 (1985)
Yakup Babasının Yaşadığı Topraklara Geldi. 12 (1985)
Kurtuluşumun Kudretli Kayası. 13 (1985)
Ben İlk Ve Son Olanım. 14 (1985)
Hezekiah Yüzünü Duvara Döndü. 15 (1985)
Onlara Daha Fazla Eziyet Edildikçe. 16 (1985)
Bugünü Bil Ve Kalbine Kulak Ver. 17 (1985)
Kötüleyenlerle İlgili. 18 (1985)
Firavun'a Doğru Gel - 1. 19 (1985)
Kalbini Katılaştıran. 20 (1985)
Daima Tora ve Çalışma Arasında Ayırım Yapmalıyız. 21 (1985)
Tüm Tora Tek Kutsal Addır. 22 (1985)
Gece Yatağımda. 23 (1985)
Çalışmada Üç Zaman. 24 (1985)
Her Şeyde, Işık ve Kli Arasındaki Farkı Görmeliyiz. 25 (1985)
Bana İhtişamını Göster. 26 (1985)
Tövbe. 27 (1985)
Ajanlar. 28 (1985)
Yaradan, O'nu Çağıranlara Yakındır. 29 (1985)
Üç Dua. 30 (1985)
Kişi Kendini Kötü Olarak Görmez. 31 (1985)
Alıcıların Ödülüne Dair. 32 (1985)
İsrail'in Suçluları. 33 (1985)
Ve Yaradan'a Yalvardım. 34 (1985)
Kişi, Yaradan Korkusunun Ne Olduğunu Bildiğinde. 35 (1985)
Akşam Vardı ve Sabah Vardı. 36 (1985)
Kişiye Kim Tanıklık Eder. 37 (1985)
Mutlu Olan Erdemli ve Acı Çeken Erdemli. 38 (1985)
Sesimizi Duy. 39 (1985)
Musa Gitti. 1 (1986)
Kulak Ver, Ey Tanrım. 2 (1986)
İnsan, Tora Sayesinde Erdemlilik ve Barış ile Ödüllendirilir. 3 (1986)
Hesed'e Dair. 4 (1986)
Babaya Saygı Göstermeye Dair. 5 (1986)
Güven. 6 (1986)
Çoğunluğun Duasının Önemi. 7 (1986)
Yukarıdan Gelen Yardıma Dair. 8 (1986)
Hanuka Mumuna Dair. 9 (1986)
Duaya Dair. 10 (1986)
Gerçek Dua Gerçek Eksiklik Üzerinedir. 11 (1986)
Kişinin Dua Etmesi Gereken Temel Eksiklik Nedir?. 12 (1986)
Firavun’a Doğru Gel - 2. 13 (1986)
Mısırlılardan Kelim Ödünç Alma İhtiyacı Nedir?. 14 (1986)
Çoğunluğun Duası. 15 (1986)
Efendi, Yakup’u Kendisi İçin Seçti. 16 (1986)
Toplantının Gündemi -2. 17 (1986)
Kim Duaya Neden Olur. 18 (1986)
Sevince Dair. 19 (1986)
Kişi Günah İşlemeli ve Suçlu Olmalıdır. 20 (1986)
Mantık Ötesine Dair. 21 (1986)
Bir Kadın Döllenirse. 22 (1986)
Korku ve Sevince Dair. 23 (1986)
Sadaka ve Hediye Arasındaki Fark. 24 (1986)
Mitzvot'u Uygulamanın Ölçüsü. 25 (1986)
Yakın Bir Yol ve Uzak bir Yol. 26 (1986)
Yaradan ve İsrail Sürgüne Gitti. 27 (1986)
Topluluk On Kişiden Az Olmaz. 28 (1986)
Lişma ve Lo Lişma. 29 (1986)
Meyveden Önce Gelen Klipa. 30 (1986)
Yenika ve İbur Hakkında. 31 (1986)
Dua Boyunca Bacakları Düzeltmenin ve Başı Örtmenin Sebebi. 32 (1986)
Kişinin Ayaklarıyla Çiğnediği Emirler Nelerdir?. 33 (1986)
Hâkimler ve Görevliler. 34 (1986)
Av’ın Onbeşi. 35 (1986)
Selihot (Affedilmek) İçin Hazırlık Nedir?. 36 (1986)
Kötüye de İyiye de, İyilik Yapan İyi. 1 (1987)
Kötülüğün Farkındalığının Önemi. 2 (1987)
Tüm İsrail’in Bir Sonraki Dünyada Payı Vardır. 3 (1987)
Kötü Bir Kişiden İyi Bir Şey Duymak Yasak Mıdır?. 4 (1987)
Ödülden Daha Ziyade Çalışmanın Faydası Nedir?. 5 (1987)
Daimî İnancın Önemi. 6 (1987)
Hanuka Mucizesi. 7 (1987)
Gerçek ile Merhamet ve Gerçek Olmayan Merhamet Arasındaki Fark. 8 (1987)
Kişinin Yüceliği İnancının Gelecekteki Ölçüsüne Bağlıdır. 9 (1987)
Kötü Sözün Özü Nedir ve Ona Karşı Kim Durur. 10 (1987)
Purim Ve Emir, O Bilmeyene Kadar. 11 (1987)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 1. 12 (1987)
Matzot Bayramına Neden Pesah Denir. 13 (1987)
Pesah, Matza ve Maror Arasındaki Bağlantı. 14 (1987)
Kutsallıktaki İki Anlayış . 15 (1987)
Genel Halkın Çalışması ve Bireyin Çalışması Arasındaki Fark. 16 (1987)
Putperestlere Tora’yı Öğretmekteki Katı Yasağın Anlamı. 17 (1987)
Tora’nın Edinilmesine Hazırlık Nedir? - 1. 18 (1987)
Yaradan'ın Çalışmasında İfşa Edilenler ve Gizlenenler Nelerdir?. 19 (1987)
İnsanın Özel Mülkiyeti Nedir?. 20 (1987)
Yaradan Çalışmasında Kirli Eller Nedir?. 21 (1987)
Kişinin Yaradan’dan İstediği Hediye Nedir?. 22 (1987)
Anlaşmazlıktan Sonra Gelen Barış Hiç Anlaşmazlık Olmamasından Çok Daha Önemlidir. 23 (1987)
Çalışmada Asılsız Nefret Nedir?. 24 (1987)
Çalışmada Başın Ağırlığı Nedir?. 25 (1987)
Hafif Bir Emir Nedir?. 26 (1987)
Çalışmada ‘Kutsama’ ve ‘Lanet’ Nedir?. 27 (1987)
Çalışmada Ekleme Yapmamak ve Çıkarmamak Nedir? . 28 (1987)
“Ödül Kedere Göredir” Nedir?. 29 (1987)
Çalışmada Otorite Savaşı Nedir? -1. 30 (1987)
Çalışmada Antlaşma Yapmak Nedir?. 31 (1987)
Yaşamın İki Anlayışa Ayrılmasının Nedeni. 1 (1988)
Teşuva’nın (Tövbe) Ölçüsü Nedir?. 2 (1988)
Yaradan’ın Adının ‘Hakikat’ Olması Ne Demektir?. 3 (1988)
Çalışmada Yardım ve Bağışlanma İçin Dua Nedir?. 4 (1988)
Çalışmada “İsrail Sürgündeyken Şehina Onlarla Beraberdir” Nedir?. 5 (1988)
Çalışmada Bir Tarla ve Tarla Adamı Arasındaki Fark Nedir?. 6 (1988)
Damadın Suçlarının Bağışlanmasının Önemi Nedir?. 7 (1988)
Dua Eden Kişi Sözlerini Düzgün Şekilde Açıklamalı Ne Demektir?. 8 (1988)
Çalışmada Doğru Olanın Izdırap Çekmesi Ne Demektir?. 9 (1988)
Çalışmada, "Öğrenim Yerine Gidenlerin Dört Niteliği" Nedir?. 10 (1988)
Lişma’dan Önceki İki Muhakeme Nedir? . 11 (1988)
Yaradan Yolunda Tora ve Çalışma Nedir?. 12 (1988)
Çalışmada “Halkın Çobanı Bütün Halktır” Nedir?. 13 (1988)
Dost Sevgisi İhtiyacı. 14 (1988)
Çalışmada “Boş bir Mekânda Kutsama Yoktur” Ne Demektir?. 15 (1988)
Keduşa’nın (Kutsallığın) İnşa Edildiği Temel Nedir?. 16 (1988)
Tanrısal bir Ruh ile Hayvansal bir Ruh Arasındaki Temel Fark. 17 (1988)
Çalışmada Kişi Ne Zaman “Yaradan'ın Hizmetkarı” Olarak Kabul Edilir?. 18 (1988)
Çalışmada, Gümüş, Altın, İsrail, Kalan Diğer Milletler nedir?. 19 (1988)
İhsan Etme Çalışmasında Ödül Nedir? . 20 (1988)
Çalışmada Tora Karanlıktan Verildi Ne Demek? . 21 (1988)
Çalışmada Erdemlinin Faziletleri ve Kötülükleri Nelerdir?. 22 (1988)
Çalışmaya Lo Lişma’da Başlamak Ne Demektir?. 23 (1988)
Çalışmada "Gizli Şeyler Efendi'ye Aittir, İfşa Olan Şeyler Bize Aittir" Nedir?. 24 (1988)
Çalışmada, Şabat Arifesinde Hazırlık Nedir?. 25 (1988)
Çalışmada Kanun ve Yargı Arasındaki Fark Nedir?. 26 (1988)
Çalışmada, “Yaradan Gururu Tolere Etmez” Nedir?. 27 (1988)
“O’nun Rehberliği Gizli ve Açıktır” Nedir?. 28 (1988)
Yaratana Hizmet Edeni O'na Hizmet Etmeyenden Nasıl Ayırabiliriz?. 29 (1988)
Dostlar Meclisinde Ne Aranmalıdır?. 30 (1988)
Çalışmada, İnsanın, Yaratan'a Atfedilen İnsanın Çalışması Nedir?. 31 (1988)
Bir Düşüş Esnasındaki İki Eylem Nelerdir?. 32 (1988)
Yaradan'ın Çalışmasında Genel ve Birey Arasındaki Fark Nedir?. 33 (1988)
Çalışmada Gün ve Gece Nelerdir?. 34 (1988)
Çalışmada Yaratandan İstemeniz Gereken Yardım Nedir?. 35 (1988)
Tövbenin Ölçüsü Nedir?. 1 (1989)
Çalışmada Büyük ya da Küçük Bir Günah Nedir?. 2 (1989)
Gözyaşı Kapısı ile Geri Kalan Kapılar Arasındaki Fark Nedir?. 3 (1989)
Çalışmada Su Seli Nedir?. 4 (1989)
Dünyanın Yaratılışının İhsan Etme Yoluyla Olması Ne Demektir?. 5 (1989)
Çalışmada Mantık Ötesi Nedir?. 6 (1989)
Çalışmada “Şabat Arifesinde Çaba Sarf Etmeyen, Şabat Günü Ne Yiyecek” Nedir?. 7 (1989)
Çalışmada, İyi Büyürse Kötü de Büyür Ne Demektir?. 8 (1989)
Çalışmada “Kötülerin Üzerine Gelen Felaket Erdemlilerle Başlar” Nedir?. 9 (1989)
Çalışmada, “Merdiven Diyagonaldir (Çaprazdır)” Ne Demektir?. 10 (1989)
Çalışmada Gerekli Olan Kuvvetler Nelerdir?. 11 (1989)
Damadın Yemeği Nedir? . 12 (1989)
Çalışmada, 'Kem Gözlü Adamın Ekmeği' Nedir?. 13 (1989)
"Kalbine Yanıt Ver" Ne Demektir?. 14 (1989)
Çalışmada ‘Erdemliler Günahkârlar Sayesinde Görünür Hale Gelir’ Ne Demektir?. 15 (1989)
Çalışmada Boş bir Masada Kutsama Yasağı Nedir?. 16 (1989)
Çalışmada, Yaradan’ı Kutsamadan Önce Selam Verme Yasağı Nedir?. 17 (1989)
Çalışmada “Sayılanda Kutsama Yoktur Ne Demektir?. 18 (1989)
Çalışmada Şabat'a Neden Şin-Bat Denir?. 19 (1989)
Çalışmada Kötü Eğilimin Yükselmesi ve İftira Etmesi Ne Demektir?. 20 (1989)
Çalışmada "Sarhoş Bir Adam Dua Etmemelidir" Nedir? . 21 (1989)
Neden Özellikle Pesah Gecesinde Dört Soru Sorulur?. 22 (1989)
Çalışmada Kişi Acı Otu Yutarsa, Çıkamaz Nedir?. 23 (1989)
Çalışmada "Eğitimsiz Birinin Kutsamasını Hafife Almayın" Nedir?. 24 (1989)
Çalışmada "Kusuru Olan [Fedakârlık] Etmez" Nedir?. 25 (1989)
Çalışmada "Kendini Kirleten, Yukarıdan Kirletilir" Ne Demektir?. 26 (1989)
Çalışmada Acı Çekmek Ne Anlama Gelir?. 27 (1989)
Kişinin Testi Geçtiğini Kim Bilmelidir?. 28 (1989)
Çalışmada Tora'yı Almak İçin Yapılan Hazırlık Nedir? - 2. 29 (1989)
Menorayı Yakmanın Çalışmadaki Anlamı Nedir?. 30 (1989)
Çalışmada, Putperestlere Tora’yı Öğretme Yasağı Nedir? . 31 (1989)
Çalışmada Yağ "İyi Eylemler" Olarak Adlandırılır Ne Demektir?. 32 (1989)
Çalışmada Casuslar Nedir?. 33 (1989)
Çalışmada Barış Nedir?. 34 (1989)
Çalışmada "Oğulları Olmayan Kişi" Nedir?. 35 (1989)
Çalışmada “Çünkü Bu, Milletlerin Gözünde Sizin Bilgeliğiniz ve Anlayışınızdır” Nedir?. 36 (1989)
Çalışmada "Başlangıcı Dikenli Sonu Düzlük Olan Yol" Ne Demektir?. 37 (1989)
Çalışmada Hâkimler ve Görevliler Nedir?. 38 (1989)
Çalışmada "Tora Sadece Kötü Eğilimin Aleyhinde Konuşur" Nedir?. 39 (1989)
Çalışmada "Onlar Her Gün Gözünüzde Yeni Gibi Olacaklar" Nedir?. 40 (1989)
Günlük Program. 41 (1989)
Çalışmada "Kuyruk Değil Baş Olalım" Ne Anlama Gelir?. 1 (1990)
Çalışmada Başarısızlığın Anlamı Nedir?. 2 (1990)
Dünyanın Tora İçin Yaratılmış Olması Ne Anlama Gelir?. 3 (1990)
Çalışmada Erdemlinin Nesilleri İyi İşlerdir Ne Anlama Gelir?. 4 (1990)
Çalışmada İnsan Yaratılmadan Önce Toprak Meyve Vermiyordu Ne Anlama Gelir?. 5 (1990)
Kişi Çalışmada Gururu Ne Zaman Kullanmalıdır?. 6 (1990)
Çalışmada Dua ve Şükür Zamanı Nedir?. 7 (1990)
Çalışmada Esav’ın "Tarla Adamı" Olarak Adlandırılması Ne Anlama Gelir. 8 (1990)
Çalışmada "Yeryüzüne Bir Merdiven Kurulur ve Üstü Cennete Ulaşır" Ne Demektir?. 9 (1990)
Çalışmada Bilgelerimizin "Kral Davud'un Bir Hayatı Yoktu" Demesi Ne Anlama Geliyor?. 10 (1990)
Çalışmada, Hanuka Mumunu Sola Yerleştirmenin Anlamı Nedir?. 11 (1990)
Çalışmada Tora Neden "Orta Çizgi" Olarak Adlandırılır? - 1. 12 (1990)
Yaradan ve Şehina'nın Birleşmesi ile Tüm Kötülüklerin Kefaretinin Ödenmesi Ne Anlama Gelir?. 13 (1990)
Çalışmada Gerçek Hesed Nedir?. 14 (1990)
Çalışmada, Mısır’ın Vekili Düşmeden Önce, Onların Haykırışları Cevaplanmadı Ne Demektir?. 15 (1990)
Çalışmada "Moral Eksikliği ve Ağır Çalışma" Nedir?. 16 (1990)
Çalışmada Arınmak İçin Gelen Kişinin Aldığı Yardım Nedir?. 17 (1990)
Şabat Konuşması Neden Hafta İçi Konuşması Gibi Olmamalıdır?. 18 (1990)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 2. 19 (1990)
Çalışmada Yarım Kuruş Nedir? - 2. 20 (1990)
Çalışmada "Ben Hiçbir Şey İçin Varım, Sen de Hiçbir Şey İçin Varsın" Ne Demektir?. 21 (1990)
Amalek'i Silme Sırası Nedir?. 22 (1990)
Çalışmada Musa'nın Ay'ın Doğuşuyla İlgili Kafasının Karışık Olması Ne Anlama Gelir?. 23 (1990)
Çalışmada "Yanmış Bir Sunu Olmaya Gelen Her Şey Erkektir" Ne Anlama Gelir?. 24 (1990)
Çalışmada "Bütün Uluslar Efendimize Şükredin" Ne Demektir?. 25 (1990)
Çalışmada "Efendimiz Kadar Kutsal Olan Yoktur, Çünkü Senden Başkası Yoktur" Nedir?. 26 (1990)
Çalışmada "Her Çimen Tanesinin Üstünde Ona Vuran ve Büyümesini Söyleyen Bir Görevli Vardır!" Ne Demektir?. 27 (1990)
Çalışmada “Büyükleri Küçükler Hakkında Uyarmak” Nedir?. 28 (1990)
Çalışmada "Tora İnsanın Gücünü Tüketir" Ne Demektir?. 29 (1990)
Çalışmada Yaradan'ın Adının "Yasa ve Emir" Olması Ne Anlama Gelir?. 30 (1990)
Çalışmada ‘Sayılmış Olanda Kutsama Yoktur’ Ne Demektir. 31 (1990)
Çalışmada "İsrail Yaradan'ın Arzusunu Yerine Getiriyor" Ne Anlama Gelir?. 32 (1990)
Çalışmada "Yeryüzü Korktu ve Hareketsiz Kaldı" Ne Demektir?. 33 (1990)
Çalışmada "Sıradan Bir Kişinin Kapları" Nedir?. 34 (1990)
Çalışmada, "Damadın Yemeğinin Tadını Çıkaran Kimse" Ne Demektir?. 35 (1990)
Çalışmada "Esav ve İsmail'in Çocukları Tora'yı Almak İstemediler" Ne Demektir?. 36 (1990)
Çalışmada "Şehina İsrail İçin Tanıklıktır" Ne Demektir?. 37 (1990)
Çalışmada “Kutsama Kabı Dolu Olmalıdır” Nedir?. 38 (1990)
"Kudüs İçin Yas Tutan, Onun Sevincini Görmekle Ödüllendirilir" Sözü Çalışmada Ne Anlama Gelir?. 39 (1990)
Çalışmada “Sen tüm insanların en aşağıda en önemsiz olanısın,” Nedir? . 40 (1990)
Çalışmada Kişinin Topuklarıyla Çiğnediği Hafif Mitzvot Nedir?. 41 (1990)
Çalışmada Kutsama ve Lanet Nedir?. 42 (1990)
Çalışmada “Sunağın Yanına Kendin İçin Bir Aşera Dikmeyeceksin” Nedir?. 43 (1990)
Çalışmada İsteğe Bağlı Savaş Nedir - 2. 44 (1990)
Çalışmada "Gizli Şeyler Tanrımız Efendimize Aittir" Ne Demektir?. 45 (1990)
Baal HaSulam'dan Çalışmanın Düzeni. 46 (1990)
Çalışmada "Bizim Senden Başka Kralımız Yok" Ne Demektir?. 1 (1991)
Çalışmada "Ey İsrail, Tanrın Efendine Dön" Ne Demektir?. 2 (1991)
Çalışmada " Günahkârlar Hazırlayacak ve Erdemliler Giyecek" Ne Demektir?. 3 (1991)
Çalışmada “Sabotajcı Selde Kaldı ve Öldürüldü,” Ne Demektir?. 4 (1991)
Çalışmada "Erdemlilerin İyi İşleri Nesillerdir" Ne Demektir?. 5 (1991)
Çalışmada "Avram'ın Sığırlarının Çobanları ve Lut'un Sığırlarının Çobanları" Nedir?. 6 (1991)
Çalışmada "İnsan" Nedir ve "Hayvan" Nedir?. 7 (1991)
Çalışmada Geçen "Ve İbrahim Çok Yaşlanmıştı, Birçok Gün Geçirmişti" İfadesi Nedir?. 8 (1991)
Çalışmada "Giysilerinin Kokusu" Nedir?. 9 (1991)
Çalışmada, Mahsul Olgunlaştığında Kral Tarlasında Ayakta Durur Ne Demektir?. 10 (1991)
Çalışmada İyi Eğilimin ve Kötü Eğilimin Kişiyi Koruması Ne Anlama Gelir?. 11 (1991)
Bu Kandiller Kutsaldır. 12 (1991)
Çalışmada ‘Zayıf Olanın Eline Güçlüyü Verdin’ Ne Demektir. 13 (1991)
Çalışmada İnsanın Kutsanmasının Oğulların Kutsanması Olması Ne Demektir?. 14 (1991)
Çalışmada "Bu Yerde Benim İçin Bir Mucize Yaratan" Kutsaması Nedir?. 15 (1991)
Çalışmada Efendi'nin Tanrı Olduğunu Bilmek İçin Neden "Kalbine Cevap Vermeye" İhtiyacımız Var?. 16 (1991)
Çalışmada, “Onun Kalbini Katılaştırdığım İçin,” Nedir?. 17 (1991)
Çalışmada Sağ Elimizi Sol Elimizin Üzerine Kaldırmalıyız Ne Anlama Gelir?. 18 (1991)
Çalışmada "Kalk Ey Efendimiz ve Düşmanların Dağılsın" Ne Anlama Gelir?. 19 (1991)
Çalışmada “Yeri Olmayan Hiçbir Şey Yoktur” Nedir?. 20 (1991)
Çalışmada, Purim'den Önce, Zahor (Hatırlama) Bölümünü Okumamızın Anlamı Nedir?. 21 (1991)
Çalışmada "Dikenlerin Arasındaki Zambak" Nedir?. 22 (1991)
Çalışmada Bir İneğin Küllerinin Arındırılması Ne Demektir?. 23 (1991)
Çalışmada Kişinin Bir Oğul ve Bir Kız Çocuk Doğurması Ne Anlama Gelir?. 24 (1991)
Tövbe Eden Kişinin Mutluluk İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 25 (1991)
Çalışmada Bir Kısım İfşa Etmek ve İki Kısım Gizlemek Nedir?. 26 (1991)
Önce Kadın Döllenirse Erkek Çocuk Doğurur" Ne Anlama Gelir?. 27 (1991)
Çalışmada Kutsallık ve Saflık Nedir?. 28 (1991)
Çalışmada Bir Başrahibin Bakire Bir Eş Alması Ne Anlama Gelir?. 29 (1991)
Çalışmada, Uzak Bir Yolda Olan Birinin İkinci Bir Pesah'a Ertelenmesi Ne Anlama Gelir?. 30 (1991)
Çalışmada Yoksullara Verilen Sadakanın Kutsal Adı Yapması Ne Anlama Gelir?. 31 (1991)
Çalışmada Sancak Nedir?. 32 (1991)
Çalışmada Yaradan'ın Birini Kayırması Ne Anlama Gelir?. 33 (1991)
Çalışmada Meyvelerini Bu Dünyada Yemek ve Aslını Öbür Dünya İçin Saklamak Nedir?. 34 (1991)
Çalışmada "Casuslar" Ne Anlama Geliyor?. 35 (1991)
Çalışmada "Barış, Barış, Uzaklara ve Yakınlara" Nedir?. 36 (1991)
Çalışmada "Tora" Nedir ve "Tora'nın Yasası" Nedir?. 37 (1991)
Çalışmada "Sağ Çizgi" Nedir?. 38 (1991)
Çalışmada Sağın Soldan Daha Büyük Olması Ne Anlama Geliyor?. 39 (1991)
Çalışmada Gerçek ve Yalan Nedir?. 40 (1991)
Kişi Kötü Niteliklerle Doğmuşsa Ne Yapmalıdır?. 41 (1991)
Çalışmada "Öküz Sahibini Bilir, vs, İsrail Bilmez" Ne Demektir?. 42 (1991)
Çalışmada "Sırtımı Göreceksiniz, Ama Yüzüm Görünmeyecek" Ne Demektir? . 43 (1991)
Çalışmada İsrail'in Toprağın Mirası ile Ödüllendirilmesinin Sebebi Nedir?. 44 (1991)
Çalışmada Yargıcın Mutlak Surette Doğru Hüküm Vermesi Ne Anlama Gelir?. 45 (1991)
Çalışmada Sevilenin Oğlu ve Nefret Edilenin Oğlu Nedir?. 46 (1991)
Çalışmada Sağ ve Solun Zıtlık İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 47 (1991)
Kütüphanechevron_right
Rabash/Articles
chevron_right
Çalışmada "İnsan" Nedir ve "Hayvan" Nedir?
 

Çalışmada "İnsan" Nedir ve "Hayvan" Nedir?

Makale No. 7, 1991

Zohar'da (VaYera, 1-2. Maddeler) şöyle yazar: "'Tomurcuklar yeryüzünde belirir'. Bu, Yaradan dünyayı yarattığında, onun hak ettiği tüm gücü, yeryüzüne yerleştirdiği anlamına gelir. Her şey yeryüzündeydi ama insan yaratılana kadar meyve vermedi. İnsan yaratıldığında, dünyadaki her şey ortaya çıktı ve toprak meyvelerini verdi. Aynı şekilde, insan gelene kadar sema yeryüzüne güç vermedi ve insan olmadığı için sema durdu ve yeryüzüne yağmur yağmadı. İnsan ortaya çıktığında, toprakta hemen tomurcuklar belirdi."

Bunun bize ne öğretmek için geldiğini anlamalıyız. Yaratılışın amacının, O'nun yarattıklarına iyilik yapma arzusundan kaynaklandığını bilmeliyiz. Ancak, O'nun eylemlerinin mükemmelliğini ortaya çıkarmak için Tzimtzum [kısıtlama] ve gizlilik vardı; burada iyilik, Yaradan rızası için çalışmakla ödüllendirilmeden önce yaratılan varlıklara ifşa edilmez. Aksi takdirde, yaratılan varlıkların alma kaplarındaki form eşitsizliği nedeniyle utanç söz konusu olur. Dolayısıyla, kişi utanç nedeniyle yaratılışın amacı olan haz ve mutluluğu alamaz. Buna "Yaradan'dan ayrılma ve uzaklaşma" denir. Yani, utanç ekmeği meselesini Yaradan'dan ayrılma olarak anlıyoruz, öyle ki bu form eşitsizliği onu "Yaşamlarında kötülere 'ölü' denir" yapar.

Bu nedenle, insanın çalışması, hayvansal durumdan çıkar ve "insan" niteliğini kazanır. Bilgelerimizin dediği gibi (Yevamot 61), "Rabbi Şimon Bar Yohay der ki, 'Sizler Benim koyunlarım, Benim otlağımın koyunlarısınız, sizler 'insan'sınız. Size 'insan' denir ve puta tapanlara 'insan' denmez." "İnsan"ın önemini, dünya uluslarının "insan" olarak adlandırılmadığını daha önce açıklamıştık. Bilgelerimizin dediği gibi (Berahot 6), "'Sonunda her şey duyulur, Tanrı'dan korkun ve O'nun emirlerine uyun, çünkü insanın tamamı budur'. 'İnsanın tamamı' ne demek? Rabbi Elazar, 'Bütün dünya sadece bunun için yaratıldı' dedi." Başka bir deyişle, Tanrı korkusuna sahip olan kişiye "insan" denir ve Tanrı korkusuna sahip olmayan kişi "insan" değil "hayvan" demektir.

Bu nedenle, bir kişi Tanrı korkusuna sahip olmakla, her şeyi Yaradan rızası için yapmakla ödüllendirilmeden önce, hâlâ bir insan olarak değil, bir hayvan olarak kabul edilir. Başka bir deyişle, onların yaptıkları her şey hayvanlar gibi sadece kendi iyilikleri içindir. Ve kişinin kendi iyiliği için alma arzusunda Tzimtzum ve gizlilik olduğu için, O'nun adına, haz ve memnuniyet zaten Keduşa'da [kutsallık] ifşa edilmiş olmasına rağmen, orada ışık ve Kli [kap] arasında form eşitliği olduğu için, yaratılan daha aşağıda olanlar, "İnsan, vahşi bir eşek olarak doğar" diye yazıldığı üzere, hâlâ insan niteliğine sahip değildir. Bu da onun Tzimtzum'un ve ışığın ifşa edilmediği gizliliğin altına yerleştirildiği anlamına gelir.

Böylece, yaratılış amacındaki tüm haz ve memnuniyet O'nun tarafından ortaya çıkarılmış ve ifşa edilmiş olmasına rağmen, bunların hepsi aşağı olanlardan gizlenmiştir. Onlar hiçbir haz ve memnuniyet görmezler, sadece Klipot'a [kabuklara] düşen Keduşa'dan gelen küçük bir ışık görürler ve tüm fiziksel dünya bunun üzerinde varlığını sürdürür.

Bununla, Zohar'ın "Tomurcuklar yeryüzünde belirir" ayetinin yorumuyla ilgili sorduğumuz soruyu yorumlayabiliriz. Yaradan dünyayı yarattığında, onun hak ettiği tüm gücü yeryüzüne yerleştirdi. Her şey yeryüzündeydi ama insan yaratılana kadar meyve vermedi." Yaradan'ın bakış açısından her şey ortaya çıkmış olsa da hepsinin Tzimtzum ve gizlilik altında olduğunu, yani gizlilik her şeyi engellediği ve dünyada haz ve mutluluk olduğunu görmedikleri için bundan zevk alabilecek kimsenin olmadığını yorumlamalıyız.

"İnsan yaratıldığında, dünyada her şey ortaya çıktı ve toprak meyvelerini gösterdi." Bu, bir kişi "insan" niteliğini edindiğinde, Tanrı korkusuna sahip olduğunda, yani yaptığı her şeyi Yaradan'ın rızası için yaptığında, gizliliğin ondan kalktığı ve kişinin "insan" niteliğini edinmeden önce görmediği, dünyada var olan tüm meyveleri gördüğü anlamına gelir.

"Aynı şekilde, insan gelene kadar sema yeryüzüne güç bahşetmedi" dendiğinde, bunun anlamı şudur: kişi "insan" niteliğiyle ödüllendirilmeden önce, yeryüzüne güç verildiğine dair kalıcı bir inanca sahip olamaz. Yani, onlar yukarıdan aşağıya, yaratılan varlıklara kutsallık basamaklarında yükselebilmeleri için güç verirler. Ancak kişi daha sonra "insan" niteliğiyle ödüllendirildiğinde, yeryüzünde, aşağılarda var olan her şeyin yukarıdan geldiğini görür ve o zaman buna inanması gerekmez, çünkü o zaman bunu edinir.

Bu, insan niteliği geldiğinde, dünyada her şeyin ifşa olması olarak kabul edilir. Bu, şu anda yenilenmiş olan her şeyin daha önce de var olduğu, ancak kişinin bunu görmediği anlamına gelir. "Ve gökler durdu ve insan yokken yeryüzüne yağmur yağmadı" sözlerinin anlamı budur. Yani, insan niteliği ortaya çıkmadan önce, kişi, Yaradan'a her zaman dua ettiğini, ancak kendisine yukarıdan cevap verilmediğini söyleyecektir. Buna "ve gökler durdu ve yağmur yağmadı" denir, yani duaları için hiçbir şey alamadı.

Kişinin kendisine cevap verilip verilmediğini görememesinin nedeni, henüz insan niteliğine sahip olmamasıdır. Bu nedenle, her şey ondan gizlenmiştir ve o sadece Yaradan'ın her ağzın duasını işittiğine inanabilir. Ancak daha sonra, insan ortaya çıktığında, derhal "toprakta tomurcuklar belirdi." Başka bir deyişle, o zamana kadar gizlenmiş olan her şey görünür hale geldi. İnsan niteliği geldiğinde, her şey görünür oldu. Yani, o zaman yaratılış amacında olan haz ve mutluluğun dünyada çoktan ifşa edilmiş olduğunu görürüz.

Bu nedenle, kişi mücadeleden kaçmamaya ve Yaradan'ın kendisine yardım etmek istemediğini söylememeye dikkat etmelidir, zira ondan birçok kez yardım istediğini görmüş ve sanki kendisine yukarıdan bakılmadığını düşünmüştür. Ancak, kişi dua ediyor olsun ya da olmasın, her şey aynıdır, değişmez. Bu nedenle kendisine yardım eden hiçbir şey görmez. Bunun yerine, hiçbir şeyi olmayan boş bir Kli [kap] gibi olduğunu ve Yaradan ne yapmak isterse, onu yapacağını görür. Ama insan açısından, o hiçbir şey yapamayacak kadar güçsüzdür.

Bir kural vardır: Kişi hiçbir ilerleme görmediği yerde, hiçbir çaba gösteremez. O zaman tek yol, bize çalışmanın düzeninin böyle olduğuna, kişinin ne yaptığını görmemesi gerektiğine inanmamız gerektiğini söyleyen bilgelere inanmaktır. Kişi bu gizliliğin kendi iyiliği için olduğuna, kendisini Yaradan'a Dvekut [bütünleşme] ile ödüllendirmeye götüreceğine inanmalıdır. Eğer üstesinden gelir ve her şeyin kendi iyiliği için olduğuna ve Yaradan'ın her ağzın duasını duyduğuna ancak aşağıdan bir uyanış olması gerektiğine inanırsa, "ve Efendinin kurtarışı bir göz açıp kapayıncaya kadardır", yani tüm kıvılcımlar toplandığında, kişi dikkatle incelemeli ve onların Keduşa'ya girmesini istemelidir ve o zaman hemen yardım alır.

Ancak kişi kendini boş hissettiğinde, yani ne Tora'ya ne Mitzvot'a [emirlere/iyi işlere] ne de herhangi iyi bir eyleme sahip olmadığını hissettiğinde, ne yapabilir? O zaman, Yaradan'dan kendisi için parlamasını istemelidir ki Yaradan'ın büyüklüğünü ve yüceliğini mantık ötesinde edinebilsin. Başka bir deyişle, henüz "insan" niteliği ile ödüllendirilmediği için Yaradan'ın büyüklüğünü ve yüceliğini hissetmeye layık olmasa da ve "Yüzünü benden saklama" diye yazıldığı gibi Yaradan'ın Tzimtzum'u ve gizliliği hâlâ üzerinde olsa da yine de Yaradan'dan kendisine Yaradan'ın büyüklüğünü ve yüceliğini mantık ötesi olarak alma gücü vermesini ister.

Baal HaSulam'ın, bilgelerimizin söyledikleri hakkında (İruvin 19), "Aranızdaki boş olanlar bile nar gibi Mitzvot ile doludur" dediği gibi. Rimon'un [nar] Romemut [yücelik] kelimesinden geldiğini, bunun da mantık ötesi olduğunu söylemiştir. Dolayısıyla, "Aranızdaki boş olanlar bile nar gibi Mitzvot ile doldurulur" ifadesinin anlamı, dolumun ölçüsünün, "yücelik" olarak adlandırılan mantık ötesine geçme yeteneğine bağlı olduğudur.

Başka bir deyişle, boşluk tam olarak varlığın olmadığı ve kişinin Tora'dan, Mitzvot'tan ve iyi eylemlerden yoksun olduğunu hissettiği yerde olabilir. Bu durum zaman içinde devam ettiğinde, kişi kendisi için değil de Yaradan rızası için çalışmak istediğinde, o zaman yaptığı her şeyin Yaradan rızası için değil de sadece kendi menfaati için olduğunu görür. Bu durumda, hiçbir şeye sahip olmadığını ve tamamen boş olduğunu ve bu yeri sadece bir narla doldurabileceğini yani "Yaradan'ın yüceliği" olarak adlandırılan mantık ötesine geçerse doldurabileceğini hisseder. Başka bir deyişle, Yaradan'dan kendisine Yaradan'ın yüceliğine mantık ötesi inanma gücü vermesini istemelidir. Yani Yaradan'ın yüceliğini istiyor olması, "Eğer Yaradan'ın yüceliğine ve büyüklüğüne erişmeme izin verirsen, çalışmayı kabul edeceğim" dediği anlamına gelmez. Daha ziyade, Yaradan'ın kendisine Yaradan'ın yüceliğine inanma gücü vermesini ister ve bununla şu anda içinde bulunduğu boşluğu doldurur.

Dolayısıyla, eğer bu boşluk olmasaydı, yani kişi, Dvekut'u yani "ihsan etmek için" denilen form eşitliğini edinme yolunda çalışmasaydı, daha ziyade yerine getirdikleri uygulamalarla yetinen genel halk gibi çalışsaydı, bu kişiler kendilerini boş olarak değil, Mitzvot'la dolu olarak hissederlerdi.

Ancak, özellikle ihsan etmek isteyenler, içlerindeki boşluğu hissederler ve Yaradan'ın yüceliğine ihtiyaç duyarlar. Bu boşluğu, özellikle Yaradan'dan kendilerine "yücelik" olarak adlandırılan mantık ötesine geçebilme gücünü vermesini istedikleri ölçüde, "Mitzvot dolu" olarak adlandırılan yücelikle doldurabilirler. Başka bir deyişle, Yaradan'dan kendilerine yücelikte güç vermesini isterler ki bu da Yaradan'ın büyüklüğü ve önemi açısından mantık ötesidir. Yaradan'ın bunu edinmelerine izin vermesini istemezler, çünkü kendilerine koşulsuz teslimiyetle boyun eğdirmek isterler, ama Yaradan'dan yardım isterler ve bu ölçüde boş yeri Mitzvot ile doldurabilirler. "Nar gibi Mitzvot ile dolu" ifadesinin anlamı budur.

Yukarıdakilere göre, Zohar'ın (VaYera, Madde 167) şu sözlerini yorumlamalıyız: "Yaradan bir kişiyi sevdiğinde, ona bir hediye gönderir. Hediye nedir? Bir fakir, ki O'nun tarafından ödüllendirilsin. Ve kişi O'nun tarafından ödüllendirildiğinde, Yaradan onun üzerine sağ tarafından uzanan, başının üzerine yayılan ve onu kaydeden bir lütuf ipi uzatır, öyle ki Din [yargı] dünyaya geldiğinde, o sabotajcı ona zarar vermemek adına dikkatli olacaktır. Bu nedenle Yaradan önce kişiye ödüllendirileceği bir şey verir."

Çalışmada neyin fakir olduğunu, neyin "bir lütuf ipi" olduğunu ve dünyaya gelen yargının ne olduğunu anlamalıyız. "Fakir"in bilgide fakir anlamına geldiği bilinmektedir. Bilgi bakımından fakir olan nedir? Çalışmada iki kategori vardır:

1) Öncelikle uygulamayla ilgili olan genel halk. Her şeyi Yaradan'ın rızası için yapma niyeti söz konusu olduğunda, buna hiç dikkat etmezler. Tora ve Mitzvot ile meşgul olurlar ve genellikle bütündürler, kendilerinde hiçbir eksiklik hissetmezler. Ancak bilgelerimiz kişinin alçakgönüllü olması gerektiğini söyledikleri için, "Çok ama çok alçakgönüllü ol" (Avot 4:4) sözüne uymak için kendilerinde eksiklikler ararlar.

2) Tora ve Mitzvot ile meşgul olmak ve ihsan etmek için çalışmak isteyenler, böylece her şeyi kendi iyilikleri için değil, ihsan etmek için yapabileceklerdir. Bilgelerimizin dediği gibi, " Kötü eğilimi Ben yarattım; Tora'yı bir şifa olarak yarattım." Böylece bu işçiler her gün ilerlemeleri, bilgi açısından zengin olmaları gerektiğini, yani her seferinde sadece ihsan etmek için çalışmanın değerli olduğunu anlarlar. Yine de aslında, her şeyin sadece Yaradan'ın rızası için olduğu yolda yürümek istedikleri her gün, bedenin her seferinde farklı anladığını görürler. Kişinin kendi iyiliği için çalışmasının Yaradan'ın rızası için çalışmasından daha iyi olduğunu anlamaya başlar. O zaman, neden düşündüklerinin tam tersinin ortaya çıktığına şaşırırlar. Yaradan'a kendilerine anlayış ve bilgi göndermesi için dua ederler, böylece beden Yaradan rızası için çalışmanın değerli olduğunu anlayacaktır. Ancak, aksini görürler ve çoğu zaman Yaradan dualarını duymadığı için umutsuzluğa kapılırlar ve bazen de mücadeleden kaçmak isterler.

Bunun cevabı, der Zohar, "Yaradan bir kişiyi sevdiğinde, ona bir hediye gönderir. Peki bu hediye nedir? Bir fakir." Başka bir deyişle, kişi bilgide fakir olduğunu, bedeninin neden kendi iyiliği için değil de Yaradan'ın rızası için çalışması gerektiğini anlamadığını gördüğünde, Yaradan onu sevdiği için ona fakir olduğu düşüncesi ve hissini hediye olarak gönderir. Peki Yaradan onu neden sever? Çünkü Yaradan rızası için çalışmak istemektedir. Bu nedenle Yaradan onu sever.

Ancak, kişi istese de yapamaz, zira bu doğasına aykırıdır. İnsan kendi yararı için alma arzusuyla doğmuştur. Kişi hakikat yolunda yürümeye hazır olmadığı sürece, kendisine zarar vereceği için hakikati göremeyeceğine dair bir ıslah olduğundan, ihsan etme yolunda yürümeye niyetli olmayan kişilere hakikat gösterilmez, alma arzusunun doğasına karşı gelmekten aciz oldukları gösterilmez. Onlar, tek eksiklerinin biraz arzu olduğunu yani Yaradan'ın rızası yolunda yürümeyi kabul ederlerse, Yaradan'ın rızası için her şeyi yapabileceklerini düşünürler. Bu nedenle, bir kişi kendi başına yapabileceğini düşündüğü herhangi bir şeyi, kolay olduğu için yapmamaktan dolayı acı çekmez. Dolayısıyla, her şeyi Yaradan'ın rızası için yapmamız gerektiğini bilmesine rağmen, Yaradan'ın rızası için çalışmadığı için acı çekmez.

Bu, bilgelerimizin söylediği şu kuraldan kaynaklanır: "Tahsil edilmek üzere olan her şey tahsil edilmiş sayılır" (kişi borçludan geri alacağı herhangi bir borcunu sanki çoktan almış gibidir çünkü alacağı kesindir). Dolayısıyla, istediği zaman Yaradan rızası için her şeyi yapabileceğini bildiği için, halen yapmıyor olmasına rağmen bir eksiklik hissetmez. Bu, genel halk tarzında çalışanlar için bir ıslahtır.

Ancak, her şeyi ihsan etmek için yapma yolunda gerçekten yürümek isteyenleri, Yaradan sever, Zohar'da yazıldığı gibi, Yaradan onlara bir hediye gönderir. Hediye nedir? Bir fakir, yani bilgi bakımından fakir. Başka bir deyişle, beden Yaradan rızası için çalışabileceğimiz böyle bir şeyin nasıl olabileceğini anlamaz, çünkü bu doğasına aykırıdır. O zaman, eylemlerde bile fakir olduğunu görür. Yani, sadece bilgide değil, uygulamada da fakirdir. Başka bir deyişle, tek bir eyleminin bile Yaradan'ın rızası için olmadığını görür. Aksine, her şey kendi çıkarı içindir.

O zaman kişi Yaradan'ın kendisine yardım etmesine muhtaç hale gelir çünkü hem zihnen hem de kalben herkesin en fakiridir. Bu durumda kendisinin gerçekten kötü olduğunu görür, yani Yaradan'ın kendisine nasıl davrandığını haklı çıkaramaz ve Yaradan'a ettiği duaların bile sanki Yaradan dualarını duymuyormuş gibi olduğunu görür ve çoğu zaman umutsuzluğa düşer. Ancak, kişi hissettiği tüm bu duyguların kendisine yukarıdan geldiğine, Yaradan'ın bunları kendisine gönderdiğine ve bunların yukarıdan bir hediye olduğuna inanmalıdır.

"Ve hediye nedir?" demenin anlamı budur. O'nun tarafından ödüllendirilecek bir fakir." Soru şudur: Yoksulluğun bir armağan olduğunu nasıl söyleyebiliriz? Buna "O'nun tarafından ödüllendirilmek için" diye cevap verir. Başka bir deyişle, kişi fakir olduğunu, hiçbir şeyi olmadığını görerek, tam bir eksikliğe sahip olur, yani Yaradan'ın yardımı için tam bir arzuya sahip olur, çünkü Yaradan'dan doyum almak için kişinin tam bir arzuya ihtiyacı vardır -Yaradan'dan başka kimsenin yardım edemeyeceğini gördüğünde. Kişi böylece, yoksulluk yoluyla, alma kaplarını Yaradan'a layık hale getirme ihtiyacı edinir ve bu da ona alma arzusu yerine ihsan etme arzusu verir.

"Ve O'nun tarafından ödüllendirildiğinde" sözlerinin anlamı budur, yani kişi fakirlik aracılığıyla tam bir ihtiyaç ve eksiklik edinir, o zaman "Yaradan ona sağ taraftan uzanan bir lütuf ipi uzatır." Başka bir deyişle, Yaradan ona Hesed yani "sağ" yani "veren" olarak adlandırılan ihsan etme arzusunu verir, bu da "ihsan etme arzusu" olarak adlandırılan ikinci doğayı aldığı anlamına gelir.

"Başının üzerine yayılır" sözlerinin anlamı budur. "Baş" bilgi anlamına gelir. Kişinin aldığı Hesed başının üzerindedir, yani başının üstünde, yani mantığın üstündedir. Hesed'in ipi sayesinde, kişi mantık ötesinde yürüyebilir.

"Din [yargı] dünyaya geldiğinde, o sabotajcı ona zarar vermemek adına dikkatli olacaktır" der. Bunun anlamı şudur: Hesed'in ipi onun başında olduğu için, yani kişi mantık ötesi bir inanca sahip olduğu için, yargı -yani içinde ışık parlamayan bir yargı olan alma arzusu- geldiğinde ve bir kişiye sorularıyla zarar vermek istediğinde, "mantık ötesi inanç" olarak adlandırılan Hesed'in ipi o kişinin başının üzerinde gerili olduğu için, artık ona zarar veremez. Sabotajcı, "yargı niteliği" olarak adlandırılan alma arzusunun argümanlarıyla gelir, yani kişinin aklıyla tartışır. Dolayısıyla, kişi hem aklında hem de kalbinde Hesed ipiyle ödüllendirildiğinde ve Hesed ipi sayesinde her konuda mantık ötesi gittiğinde, artık ona zarar veremez.

Ancak, kişi fakir olduğunu hissettiğinde, yani Yaradan rızası için çalışmak istediğinde hiçbir korku duymadığında, tam tersine, o zaman Şehina'nın [Kutsallığın] onun için toz içinde olduğunu görür. Bu, onun için toz formuna sahip olduğu anlamına gelir. "Toz" yılan hakkında yazıldığı gibidir, Yaradan yılana "Hayatın boyunca toz yiyeceksin" demiştir. Bilgelerimiz, yılan ne yerse yesin, tozun tadını aldığını açıklamışlardır. Bu çalışmada, kişi bilgi ağacının günahını ıslah etmediği sürece, tozun tadını tadacağı anlamına gelir. Kişi, " tozun içindeki Şehina" olarak adlandırılan, ihsan etmek için eylemlerini yapmak istediğinde, "alma arzusu" olarak adlandırılan bedenine bunu söylememelidir.

Başka bir deyişle, kendisi için alma arzusuna maneviyatla ilgili herhangi bir korku hissetmediğini söylememelidir. Hatta alma arzusuyla çalışma konularını bile tartışmamalıdır çünkü alma arzusuyla hiçbir tartışmanın kendisine yardımcı olmayacağını bilmelidir. Bu nedenle, bir kişi fakirlik durumuna geldiğinde, sadece Yaradan'dan kendisine yardım etmesini ve bunun üstesinden gelme gücü vermesini istemelidir.

Bu, bilgelerimizin söylediği gibidir (Avot de Rabbi Natan, 7. Bölümün sonu), "Eğer bir adam seminere gelir ve kendisine saygısızca davranılırsa, gidip karısına söylememelidir." Bunun bize çalışmada ne öğrettiğini anlamalıyız. Ayrıca, kişinin saygı talep etmesine izin verilir mi? Ne de olsa bilgelerimiz "Çok ama çok alçakgönüllü olun" demişlerdir.

Seminere Tora öğrenmek için gelen bir kişi için Tora'yı, "çünkü onlar bizim hayatımız ve günlerimizin uzunluğudur" şeklinde yorumlamalıyız. Başka bir deyişle, Tora'ya saygı duyulur çünkü tüm iyi şeyler onun içindedir. Kişi seminere gelmiş ama Tora ona saygı göstermemiştir. Yani, Tora ondan gizlenmiş ve Tora'da bulunan yücelik ve önemin hiçbiri ona gösterilmemiştir. Bunun yerine tozun tadını almıştır. Bu nedenle, devam edip etmemesi gerektiğini öğrenmek için alma arzusuna danışmak ister. "Gidip karısına söylememeli" derler, yani alma arzusuna. Bunun yerine, her şeyi Yaradan'a anlatmalıdır, yani Yaradan onun gözlerini açacak ve Tora'nın ihtişamıyla ödüllendirilecektir.