Mektup 1
Mektup 2
Mektup 3
Mektup 4
Mektup 5
Mektup 6
Mektup 7
Mektup 8
Mektup 9
Mektup 10
Mektup 11
Mektup 12-1
Mektup 12-2
Mektup 13
Mektup 14
Mektup 15
Mektup 16
Mektup 17
Mektup 18
Mektup 19
Mektup 20
Mektup 21
Mektup 22
Mektup 23
Mektup 24
Mektup 25
Mektup 26
Mektup 27
Mektup 28
Mektup 29
Mektup 30
Mektup 31
Mektup 32
Mektup 33
Mektup 34
Mektup 35
Mektup 36
Mektup 37
Mektup 38-1
Mektup 38-2
Mektup 39
Mektup 40
Mektup 41
Mektup 42
Mektup 43
Mektup 44
Mektup 45
Mektup 46
Mektup 47
Mektup 48
Mektup 49
Mektup 50
Mektup 51
Mektup 52
Mektup 53
Mektup 54
Mektup 55
Mektup 56
Mektup 57
Mektup 58
Mektup 59
Mektup 60
Mektup 61
Mektup 62
Mektup 63
Mektup 64
Mektup 65
Mektup 66
Mektup 67
Mektup 68
Mektup 69
Mektup 70
Mektup 71
Mektup 72
Mektup 73
Mektup 74
Mektup 75
Mektup 76
Mektup 77
Mektup 78
Kütüphanechevron_right
Rabash/Letters
chevron_right
Mektup 53
 

MEKTUP - 53

19 Aralık 1960, Bnei Brak

Dostuma,

Sen ve ailen ile ilgili haber almaya özlem duyuyorum. Benim verecek bir haberim yok, iyi haberler almada Yaradan’a güvenmeliyiz. Mektubuma Tora sözleriyle başlayacağım.

Atalarımız der ki, “Hanuka nedir?” Hanuka, Hanu (durmak/mola) ve Koh (burası/buraya kadar) kelimelerinden oluşur, onlar Kislev’in 25. günü savaşta mola verdiler, mola özellikle çalışmanın ortasında verilir. Mola çalışmaya tekrar devam edebilmek ve güç kazanabilmek içindir.

İlk savaşı tamamladıklarında, tüm savaşı bitirdiklerini söyleyene kadar daha neye ihtiyaçları olduğunu anlamak zorundayız.

İkinci Tapınak sırasında Romalıların İsrail’e hükmettiğini, Tora ve Mitzvot’a bağlanmalarına izin vermediklerini görürüz. Öyle anlaşılıyor ki, mucize savaştan sonra Tora ve Mitzvot’a bağlanabilmeleriydi ve bu maneviyatta olma mucizesi olarak kabul edilir.

Fakat Punim’de mucize bedendedir, yani maddesellikte. Bu sebeple Hanuka’da mucizeleri neşe ve bayramla değil, dua ve şükranla kutlarız. Fakat Purim’le ilgili şöyle yazılıdır “sevinç ve mutluluk,” yani mucize, maddesellik denilen bedenlerde olduğundan, bedenle ilgili şeyleri kutlarız.

Tüm bunları Yaradan çalışması açısından anlamalıyız. Atalarımız şöyle der, “Tüm kalbinle—her iki eğiliminle, kötü eğilim ve iyi eğilim.” Kötü eğilimle Yaradan’a nasıl hizmet edeceğimizi anlamalıyız. Daha önce söylediğimiz gibi kötü eğilim kendisi için alma arzusudur. Bu demektir ki, insanın kendine haz vermek istemesi, günah işlemesine sebep olur. Yasaları ihlal etmek istemesi sadece kendisi için almak istemesidir, bu nedenle de çalar, yalan söyler ve manevi krallığın yükünü üzerine almak istemez, çünkü “bir köle rahat bırakıldığında mutludur.”

Oysa iyi eğilim başkalarını mutlu etmektir: ya insanları ya da Yaradan’ı memnun etmek istemek. Bu, insan ve insan, Yaradan ve insan arasındaki işleyişin anlamıdır.

Yaradan dünyayı Yarattıklarına iyilik yapmak için yarattı. Bu sebeple haz alma arzusu—hazzı sadece kendine almak—yaratılanlara işlenmiştir. Dolayısıyla kişinin başkalarını memnun etmek için çalışması onun için zordur, çünkü bu doğasına karşıdır.

Tora’nın yükümlülüğü ihsanı sadece ıslah olmak, utanç ekmeğinden kaçınmak amacıyla çalışmaktır, fakat Yaradan bize vermeyi istediği hazda bütünlük ister. Bu sebeple O, bize herkes çalışmasına göre alsın diye çalışma ve çaba vermiştir. Kişi sadece onu yapana memnuniyet verme niyetiyle hazzı alabileceği dereceyi elde ettiğinde bu hazda bütünlük olur.

Bu sebeple iki çalışmamız var:

1) Kişinin kendisi için almak istemediği, tüm eylemlerinin ihsana yönelik olduğu ve bu nedenle dua ettiği ve Mitzvot’a bağlandığı iyi eğilim çalışması. Buna “ruh”, “maneviyat” denir. Bu, Hahuka’da verilen derecedir, yani Romalılar onların Tora ve Mitzvot’a bağlanmalarına izin vermedi ve onlar çalışmada mola aldılar.

2) Ancak, savaş henüz bitmemiştir. Şimdi Yaradan’ın almalarını istediği tüm hazları Yaradan’a memnuniyet verme niyetiyle alabildikleri bir dereceyi elde etmek için çalışmaları gerekir. Tüm hazları almaları Yaradan’a kötü eğilimle hizmet etmek olarak kabul edilir, yani kişi, bedenle haz alarak Mitzva yerine getirmektedir.

Dolayısıyla, başardıklarında ve Yaradan’ın vermek istediği her şeyi alabildiklerinde, “bedenlerin kurtuluşu” denilen mucize gerçekleşir.

Bu sebeple Purim’le ilgili olarak, bedene ait mucizeleri işaret etmek için “sevinç ve mutluluk” denilmiştir. Böylece çalışmanın sonu olarak kabul edilen Purim’de almış olurlar. Fakat Hanuka savaşta sadece bir moladır ve devam edilmesi gerekir. Bu sebeple Hanuka’ya Hanu-Koh (burada dur) denir.

Dileyelim Yaradan gözlerimizi açsın ve bizi tam kurtuluşla ödüllendirsin.

Baruh Şalom HaLevi Aşlag