Mektup 1
Mektup 2
Mektup 3
Mektup 4
Mektup 5
Mektup 6
Mektup 7
Mektup 8
Mektup 9
Mektup 10
Mektup 11
Mektup 12-1
Mektup 12-2
Mektup 13
Mektup 14
Mektup 15
Mektup 16
Mektup 17
Mektup 18
Mektup 19
Mektup 20
Mektup 21
Mektup 22
Mektup 23
Mektup 24
Mektup 25
Mektup 26
Mektup 27
Mektup 28
Mektup 29
Mektup 30
Mektup 31
Mektup 32
Mektup 33
Mektup 34
Mektup 35
Mektup 36
Mektup 37
Mektup 38-1
Mektup 38-2
Mektup 39
Mektup 40
Mektup 41
Mektup 42
Mektup 43
Mektup 44
Mektup 45
Mektup 46
Mektup 47
Mektup 48
Mektup 49
Mektup 50
Mektup 51
Mektup 52
Mektup 53
Mektup 54
Mektup 55
Mektup 56
Mektup 57
Mektup 58
Mektup 59
Mektup 60
Mektup 61
Mektup 62
Mektup 63
Mektup 64
Mektup 65
Mektup 66
Mektup 67
Mektup 68
Mektup 69
Mektup 70
Mektup 71
Mektup 72
Mektup 73
Mektup 74
Mektup 75
Mektup 76
Mektup 77
Mektup 78
Kütüphanechevron_right
Rabash/Letters
chevron_right
Mektup 55
 

MEKTUP - 55

19 Ocak 1962 Roş Haşanah Gecesi, Bnei Brak

Dostuma en iyi dileklerimle,

Düğün daveti için teşekkür ederim. Senin sevincine ortak olamayacağım için üzgünüm, ama sevinç manevi bir konu olduğu ve maneviyatta mesafeler sözkonusu olmadığından, sana buradan katılacağım. Sadece maddesellikte mesafeler uzaklaştırır ya da yakınlaştırır oysa maneviyatta uzakta olsam bile sevincine eşlik edebilirim, çünkü ihtiyacımız olan sadece kalplerin yakınlaşmasıdır. Gelin ve damadı kutlarım, sonsuza kadar mutlu olsunlar.

Bu arada sana Şevat’ın on beşinci günüyle ilgili söylediklerimi yazacağım. Atalarımız der ki, “Rabbi Yohanan dedi ki, ‘Neden şöyle yazılmıştır ‘İnsan toprağın ağacı olduğu için?’ İnsan toprağın ağacı mıdır? Fakat yazılıdır ki ondan yiyebilirsin fakat kesemezsin, şöyle yazdığı gibi, ‘Bunu yok edecek ve keseceksin,’ peki bu nasıl olacak? Eğer o, bilge bir öğrenciyse bundan yiyecek fakat kesmeyecek. Eğer değilse, ‘Bunu yok edecek ve kesecek.’’”

Bilge bir öğrenci ve toprağın ağacı arasındaki bağı anlamalıyız. Ayet der ki, “Sen onun ağacını ona bir balta vurarak kesemezsin; ama ondan yiyebilirsin… Sadece meyve ağacı olmadığını bildiğin ağaçları yok edebilir ve kesebilirsin.” Burada ayet, ağaçtan bahsediyor, peki bunun insanla ilgisi nedir?

Kutsal Zohar der ki, “‘Başka tanrı verimsizdir, meyve vermez.’ Bu demektir ki, Yaradan için çalışmayan, çalışmasından meyve alamaz. Meyve nedir? Midraş’ta şöyle yazılıdır: ‘Bunlar Nuh’un neslidir.’ Şöyle yazdığı gibi, ‘Erdemlinin meyvesi, yaşam ağacıdır.’ Erdemlinin meyvesi nedir? Mitzvot ve iyi ameller.”

Gemara’da şöyle yazar: “Rabbi Banaa der ki, ‘Tora’ya Lişma’da bağlanana, Tora’sı yaşam iksiri olur, şöyle denildiği gibi, ‘Onu tutanlar için o, yaşam ağacıdır’ ve yine şöyle denir, ‘Bu senin etin için şifa olacak.’ Tora’ya LoLişma’da bağlanana ise o, ölüm iksiri olur, şöyle yazdığı gibi, ‘Cezam yağmur gibi başımı kessin’ ‘Ve onlar bilgileriyle buzağının başını orada kestiler.’” Bu konuların önemini anlamak zorundayız.

Rabbi Yohanan sorar, “İnsan toprağın ağacı mıdır?” İnsanla toprağın ağacı arasında ne benzerlik vardır? Bu kıyaslamadan ne öğreniriz? Rabbi Yohanan bilge bir öğrenciyi kastederek “Ondan yeme ve onu kesme” diyerek bize delil sunar. Eğer kişi Lişma’da öğreniyorsa, bu demektir ki çalışma onun meyve vermesine neden olacak, yani Mitzvot ve iyi ameller yerine getirmesine. Bununla o yaşam iksiriyle ödüllendirilir. Bu “Ondan yiyebilirsin fakat kesemezsin,” sözünün anlamıdır. Eğer öğrendiklerinin, Mitzvot ve iyi ameller yerine getirmene engel olduğunu görürsen, bil ki bu Keduşa’ya (kutsallık) değil, Sitra Ahra’ya (öbür taraf) aittir.

Şavat’ın on beşinde meyve yeme geleneğinin sebebi budur, kutsallık yolunda olmanın işareti.

Sana ve ailene en iyi dileklerimle

Baruh Şalom HaLevi Aşlag