107) Her gün bir haberci dünyadaki tüm insanlara seslenir, "Bu mesele size kalmıştır," yazıldığı üzere, "Aranızdan Efendi için bir bağış alın." Eğer siz, bu meselenin sizin için zor olduğunu söyleyecekseniz, "Cömert bir kalbi olan, bırakın o, onu getirsin."
108) Bundan dolayı bu duanın anlamı: Efendisinden korkan ve kalbiyle niyet eden kişi, üst düzeltmeleri düzeltecek bir duanın- üst meleklerin yukarıda dedikleri o şeyleri önce şarkı söyleyerek ve överek- içinde olacaktır. Ve bu övgülerin düzeni, İsrail'in aşağıda dediği bu şeylerdir, Malhut, kendisini düzeltmelerle süsler, kendisini kocası için süsleyen bir kadın gibi.
109) Bu duanın düzeni, bu duanın düzeltmesinde otururken, kutsamadan "Işığı Yapan"dan "On sekiz dua” ya kadar, ayakta dururken, onlar tüm şu bakireleri belirlemişlerdir, Malhut'un yedi genç kızını ve onunla beraber süslenecek olanların hepsini. Bir defa her şey belirlendikten ve düzene konduktan sonra, "Doğru ve sağlam," sözlerine erişildiği zaman, her şey düzeltilir, o ve onun bakireleri, "İsrail'in Kurtarıcısı" sözlerine erişene kadar. Sonra herkes ayağa kalkmak zorundadır.
110) Bu böyledir, çünkü, kişi "Doğru ve sağlam," sözlerine erişildiği zaman, her şey belirlenir, bakireler Malhut'u taşır ve o da kendini yukarı Kral'a, ZA'ya taşır. "İsrail’in Kurtarıcısı" sözlerine erişildiği zaman, kutsal yukarı Kral kendi kademelerinde üç çizginin düzeninde gezer, bu yalnızca yolculuk sırasında aydınlatır ve O, Malhut'u karşılamak için dışarı çıkar.
111) Ve yüksek Kral'ın önünde, biz korku ve titreme ile ayağa kalkmalıyız ve böylece O, sağ elini onu kutsamak için ona uzatır, "Abraham'ın Koruyucusu," bu sağ çizgidir. Sonra solunu, kutsamak için onun başının altına koyar, "Sen güçlüsün," sol çizgidir. Ve sonra her ikisi öpüşerek ve kutsayarak sarılırlar, "Kutsal Tanrı," orta çizgi. Oradan son üçe kadar onlar öpüşürler. Bunlar On sekiz Duanın ilk üç kutsamasıdır. Kişi kalbini ve iradesini koymalıdır ve ağzını, kalbini ve iradesini beraberce bu düzeltmelere ve duaların düzenine amaçlamalıdır.
112) Şimdi yukarı Kral ve Malhut bu öpüşmeler içinde mutludurlar, soru sormak ve dilekte bulunmak isteyenler, bunları istemelidirler, çünkü bu iyi niyetin zamanıdır. Kişi, bir kere, Kral ve kraliçenin önünde 12 orta kutsamanın içinde ricada bulunur ve gizlenmiş olan mutluğu uyandıran son üç kutsama için, kendini yukarıya kalbinin ve iradesinin içine yerleştirecektir. Bu böyledir, çünkü bu üç kutsamadan, o başka bir Dvekut ile, Zivug ile kutsanır. Ve adam, onların önünden çıkıp gelmek ve onları bu üç kutsamanın içindeki gizli mutluluğun içine yerleştirmek için, kendini düzeltmelidir. Bu nedenle, onun isteği, şu aşağıda olanların bu gizli mutluluk ile kutsanması olmalıdır.
113) Malhut ruhları ve canları yakaladığı zaman, onun yüzüne düşecek ve ona ruhunu verecektir. Bu, ruhunun arasında olduğu, yakaladığı tüm ruhlara adamanın zamanıdır, bundan sonra hayatın demeti, Malhut, olması gerektiği gibi olacaktır.
114) Bu meseleyi Rabbi Şimon'un sırlarının arasında duydum ve sizler sadık olanlar dışında kimseye açık etmeme izin verilmedi. Malhut, insanların ruhlarını ve canlarını Dvekut [birleşmek] için tek bir istekle yakaladığı zaman, adam kalbini ve iradesini buna verir ve bu istek ile ruhunu Dvekut'a verir, ruhunu Dvekut'a dahil etmek için. Eğer o zaman ruhunu adaması, ruhlar [Nefashot, Nefeş'in çoğulu] ve canlar [Ruchot, Ruach'ın çoğulu] ve onun tuttuğu ruhlar [Neşamot, Neshama'nın çoğulu] iradesi tarafından kabul görürse, o, bu dünyadaki ve sonraki dünyadaki hayatın demetinin içinde derlenmiş bir adam olmuş olur.
115) Ve Kral ve kraliçe, Tora ve Mitzva, yukarıdaki ve aşağıdaki her tarafa, bir Zivug ile dahil olmak ve ana ruhlarını verenler [Neşamot] tarafından yukarıda Neşamot ile ve aşağıda Neşamot ile taçlandırılmak zorundadırlar. Eğer kişi kalbini ve iradesini tüm bunlara yöneltirse ve Nefeş'ini aşağıdan Dvekut için isteyerek verirse, Yaratan ona aşağıda, yukarıdaki- Yesod- gibi huzur gönderir, bu kraliçeyi kutsar, onu dahil eder ve her yönden taçlandırır.
116) Benzer olarak, Yaratan bu adamı Huzur diye adlandırır, yazıldığı üzere "Ve Yaratan onu Şalom [huzur/barış]," diye adlandırdı. Ve onun tüm günleri, yukarıdan adlandırıldığı gibi "huzur" dur, çünkü yukarıdaki bu huzur, Yesod, gibi aşağıda kraliçeyi dâhil etmiş ve taçlandırmıştır.
117) O kişi, bu dünyadan ayrıldığı zaman, ruhu yükselir ve tüm gök kubbeleri aşar geçer, onu durduran hiç kimse olmaz. Yaratan onu çağırır ve der ki, "Haydi Huzur, gel." Ve Şehina der ki, "Bırak onlar yataklarında dinlensinler" ve 13 Trabzon hurması dağı onun önünde açılır ve orada onu durduracak hiç kimse olmayacaktır. Bu nedenle, kalbini ve aklını buna adayan kişi mutludur. Ve bu nedenle yazılmıştır ki, "Cömert bir kalbi olanı, onu bırakın, onu Yaratanın bağışı olarak getirsin," (yukarı Krala).
118) Rabbi Aba dedi ki," Yazıklar olsun Rabbi Şimon, sen canlısın ve ben senin için ağlıyorum. Senin arkandan ağlamıyorum, ama dostlar için ağlıyorum ve senin ayrılışından sonra öksüz kalacak olan dünya için ağlıyorum." Rabbi Şimon, yukarıda yanan ve aşağıda yanan kandil ışığı gibidir. Bu dünyadaki tüm insanlar, alttan aydınlatan bu ışıkta parlar. Bu aşağıdaki ışık ayrılıp yukarıdaki ışık haline geldiği zaman yazıklar olsun bu dünyaya. Bu dünya için Tora ışığını kim parlatacak?
119) "Ve bırakın içinizde kalbi bilge olan her adam gelsin ve Efendinin emrettiklerinin hepsini yapsın." Yaratan Musa'ya "Kabilelerinden bilge, zeki ve bilgi dolu olan erkekleri seç," o etrafına bakındı ve zeki birilerini bulamadı. Yazılmıştır ki, "Ve ben kabilelerinizin başkanlarını, bilge ve bilgi dolu adamları aldım," ama "zeki" diye yazmaz. Zeki biri bilge birinden daha yüksek bir kademedir, bu nedenle, zeki birisi, bilge birisinden daha önemli olduğu için, zeki birilerini bulamaz.
120) Bilge ile zeki arasındaki fark nedir? Öğretmenini bilge yapan çömez bile bilge sayılır. "Bilge" kendisini ve tüm ihtiyaçlarını bilen kişi demektir. "Zeki" pek çok kademeden oluşur, çünkü her şeye bakar ve kendisi hakkında ve başkaları hakkında bilgi sahibidir, yazıldığı üzere, "Dürüst olan kendi hayvanının ruhunu bilir." Dürüst olan, Yesod, Malhut'a, HaVaYaH-de-BON'a, pay verir, hayvan [İbranice Behama] Gematria'da (52) BON olduğu için. Şu da yazılmıştır, "Dürüst olan Tanrı korkusuna hükmeder." Dürüst olan, Yesod, "Tanrı korkusu" diye adlandırılan Malhut'a hükmeder ve verir.
"Kalbi bilge" olan diye adlandırılan Malhut'a göre bilgelik kalptedir, çünkü Hohma [bilgelik] Malhut'un kalbindedir, başka bir yerde değildir. Zeki aşağıda ve yukarıda demektir, kendine ve başkalarınınkine bakmaktır. Zeki olan Malhut'dur, ondan Hohma belirir ve zeki olan Yesod'dur, dürüsttür ve Malhut'dan daha yüksektir.
Malhut içindeki Hohma'nın yalnızca aşağıdan yukarıya aydınlattığı bilinir, bu nedenle dürüst olan kendisini ve tüm ihtiyaçlarını bilir denmiştir, yani yalnızca kendisi için bilir ve aşağıya başkalarına bağışlayamaz. Başka yeri değil, ama yalnızca kalbi bilgedir, çünkü kalp, Malhut yukarıdan aşağıya değil, ama aşağıdan yukarıya alır, bu başka bir yerdir. Yesod, zeki olan, yukarıdan aşağıya Hassadim verir, kendisi için alıp aşağıya başkalarına, Malhut'a vererek, yazıldığı üzere, Dürüst olan kendi hayvanının ruhunu bilir," ve yazıldığı üzere, "Dürüst olan Tanrı korkusuna hükmeder."