Lişma'nın Eşiğinde – Kaynaklardan Seçilmiş Alıntılar

1) Baal HaSulam, Şamati 20, “Lişma (O’nun Rızası İçin)”

Lişma’ya (O’nun rızası için) dair. Kişinin Lişma’yı edinmesi için, yukarıdan bir uyanışa ihtiyacı vardır çünkü bu yukarıdan gelen bir aydınlanmadır ve bu, insan aklının anlayabileceği bir şey değildir. Bilakis tadan bilir. Bu konuda, “Tadın ve görün, Efendi iyidir” denilmiştir.

Bu nedenle, cennetin krallığının yükünü üstlendiğinde, kişi bunun tam bir bütünlük içinde olmasına ihtiyaç duyar, bu da sadece ihsan etmek ve hiç almamak anlamına gelir. Eğer kişi organlarının bu görüşle aynı fikirde olmadığını görürse, dua etmekten başka çaresi yoktur -kalbini Yaradan'a dökerek bedeninin kendisini Yaradan'a teslim etmeye rıza göstermesi için ona yardım etmelidir.

2) Baal HaSulam, Şamati 5,  “Lişma Yukarı’dan Gelen Bir Uyanıştır ve Neden Aşağıdan Bir Uyanışa İhtiyaç Vardır?”

Yaradan’dan Lişma’yı almak için kişinin çalışmasında duyduğu ihtiyaç, sadece bir eksiklik ve Kli (kap) formundadır. Ancak, kişi bu doyumu asla kendi başına edinemez, bu daha ziyade Yaradan’dan bir armağandır.

Ancak, dua kalbin derinliğinden gelen bütün bir dua olmalıdır. Bu demektir ki, kişi dünyada kendisine Yaradan’dan başka yardımcı olacak hiç kimsenin olmadığını yüzde yüz bilir.

Peki, kişi bunu, Yaradan’dan başka hiç kimsenin yardımcı olamayacağını nasıl bilebilir? Kişi bu farkındalığı net olarak, ancak elindeki tüm gücü harcadıktan sonra, kendisine hiçbir şeyin yardımcı olmadığını görünce edinebilir. Dolayısıyla, kişi dünyada “Yaradan rızası için” koşulunu edinmek için mümkün olan her şeyi yapmalıdır. O zaman kişi tüm kalbiyle dua edebilir ve Yaradan duasını ancak o zaman duyar.

3) RABAŞ, Makale 12 (1988), “Yaradan’ın Yolunda, Tora ve Çalışma Nedir?”

Tora’nın içindeki canlılığı hissetmek, büyük bir hazırlığı, bedeni Tora’nın hayatını hissedebilmek için hazırlamayı gerektirir. Bu nedenle bilgelerimiz Lo Lişma’da başlamamız gerektiğini söylemişlerdir, henüz Lo Lişma’da iken edindiği Tora’nın ışığı, kişiyi Lişma’ya getirir, zira onun içindeki ışık, ıslah eder. Böylece kişi Lişma’yı yani Tora uğruna çalışıp öğrenebilir, buna “Tora’nın hayatı,” denir. Kişi zaten Tora’nın içindeki hayatı edindiği için, Tora’nın ışığı ona öyle nitelikler verir ki kişi Tora’nın içindeki hayatı artık hissedebilir. 

4) RABAŞ, Not 587, “Üstteki Alttakinin Amacını Dikkatle İnceler”

Kişi, üst olandan Lişma’da çalışma gücünü almalıdır çünkü alttaki çalışmaya başlamak için güçsüzdür, ancak yalnızca “alma arzusu” olarak adlandırılan, Lo Lişma [O’nun rızası için değil] formundadır, çünkü yalnızca Lo Lişma, kişiye maddi zevklerde yeterli lezzet bulamadığında, aşağıda olana ilk hareket gücünü verir, kişi manevi zevkleri aramaya başlar.

Buna göre, aşağıdakinin çalışmasının kökü alma arzusudur ve MAN olarak adlandırılan, dua yükseltilir ve sonra üst olan bu MAN’ı düzeltir ve ona, amacının ihsan etmek olduğunu daha alttaki kişi bilmeden önce bolluğu erteleme arzusu olan Masah’ın gücünü yerleştirir.

Yani, üst olan, alttakine ihsan etme arzusunda iyi bir tat ve haz verir.

5) RABAŞ, Not 223, “Çalışmaya Giriş”

Kişi, ancak Lo Lişma denen dereceye ulaştıktan sonra, daha yüce bir seviyeye geldiğinde başka fenomenlerle ödüllendirilir. Yani, o zaman insan kendini düşünmez, bütün hesapları ve düşünceleri gerçektir.

Başka bir deyişle, kişinin niyeti, yalnızca Kral'a hizmet etmesi gerektiğini hissettiği asıl gerçeklik önünde kendini iptal etmektir çünkü Kral’ın yüceliğini, büyüklüğünü ve önemini hisseder. O zaman, kişi kendini unutur yani kendisi hakkında endişe duymasına gerek kalmaz çünkü kendi benliği, hissettiği Yaradan’ın varlığı karşısında meşalenin önündeki mum gibi iptal olur. O zaman, kişi, Yaradan’ın memnuniyeti anlamına gelen, Lişma (O’nun rızası için) koşulundadır. Ve bütün endişeleri ve özlemleri, kendi varlığını yani alma arzusunu, hiç hesaba katmadan, Yaradan’ı nasıl memnun edebileceğiyle ilgilidir. Bu durumda kişi, “ihsan etmek için, ihsan etme” koşulundadır. 

6) RABAŞ, Makale 23 (1987), “Anlaşmazlıktan Sonra Gelen Barış Hiç Anlaşmazlık Olmamasından Çok Daha Önemlidir”

Bilmeliyiz ki, Lo Lişma derecesi çok önemli bir derecedir ve bizlerin Tora ve Mitzvot Lo Lişma’nın önemini takdir edecek aklımız yoktur. Baal HaSulam, “Kişi, önemli bir çalışma olan Lişma çalışmasını ne kadar takdir ederse etsin, bilmelidir ki Lo Lişma, kişinin Lişma’ya atfettiği önemden çok daha önemlidir, zira Tora ve Mitzvot’u, Lişma’da yerine getirmek gerekse de kişi Lo Lişma’da bile Tora ve Mitzvot’u yerine getirmenin önemini uygun bir şekilde değerlendiremez” demiştir.

7) Baal HaSulam, Şamati 5, “Lişma Yukarı’dan Gelen Bir Uyanıştır ve Neden Aşağıdan Bir Uyanışa İhtiyaç Vardır?”

Kişi bilmelidir ki, Lişma’yı edinmek için çaba sarf ederken, tümüyle ihsan etmeyi yani hiçbir şey almadan sadece ihsan etmek için çalışmak istemeyi üstlenmelidir. Kişi ancak o zaman organlarının bu fikre karşı olduğunu görmeye başlar.

Kişi bundan net bir farkındalığa gelebilir ve bedenini tamamen iptal etmeye ikna edemediğini gördüğünden, bedeninin kendini koşulsuzca Yaradan’a teslim etmeyi kabul etmesini sağlamak adına, Yaradan’ın kendisine yardım etmesi için, Yaradan’a kalbini açmaktan başka bir çaresi olmadığını görür.

8) Baal HaSulam, “Tek Emir”

Kişinin, Lişma’da, Yaradan çalışmasına başlamasını sağlayacak bir çözümün bulunacağı zamanı beklemek umutsuzdur. Geçmişte olduğu gibi, şimdi de böyledir ve böyle de olacaktır: Yaradan’ın her hizmetkârı çalışmaya Lo Lişma’da başlamalı ve bundan Lişma’ya ulaşmalıdır.

Bu dereceyi elde etmenin yolu zamanla sınırlı değil, niteleyiciler ve kişinin kalbi üzerindeki kontrolünün ölçüsü ile sınırlıdır. Bu nedenle, birçoğu Lo Lişma çalışma alanında düştü ve düşecek ve bilgelik olmadan ölecektir. Buna rağmen, onların ödülleri yine de büyüktür çünkü kişinin aklı, Yaradan’a memnuniyet getirmenin gerçek erdemini ve değerini anlayamaz. Kişi bu koşulda çalışmasa bile, başka türlü layık olmadığından, yine de Yaradan’a memnuniyet getirir. Buna “istemeyerek” denir.

9) Baal HaSulam, Şamati 22, “Tora Lişma”

Tora, öncelikle kişi bir yargıcın ve yargının var olduğunu, mantık dâhilinde, hakikatin berraklığından hiçbir şüphesi olmadan mutlak bir kesinlikle bilmek için öğrendiği zaman, Lişma (O’nun rızası için] olarak adlandırılır. Bir yargının olması, kişinin realiteyi gözüne göründüğü gibi gördüğü anlamına gelir. Bu demektir ki, inanç ve ihsan etmede çalıştığımızda, her zaman daha iyisine doğru bir değişim gördüğümüz için, günbegün yükseldiğimizi ve büyüdüğümüzü görürüz.

Bunun tam tersi de geçerlidir. Bilgi ve alma formunda çalıştığımızda, her gün aşağıya doğru realitenin en aşağılık seviyesine düştüğümüzü görürüz.

Bu iki koşulu incelediğimizde, bir yargıcın ve bir yargının olduğunu görürüz, zira hakikatin Tora’sının yasalarını takip etmediğimiz zaman, anında cezalandırılırız. Bu durumda, yalnızca bir yargının var olduğunu görürüz. Başka bir deyişle, bunun açıkça hakikate ulaşabileceğimiz en iyi yol olduğunu görürüz.

Bu adil bir yargı olarak kabul edilir, ancak bu şekilde nihai amaca gelebiliriz. “Tam ve mutlak bir anlayışla, amaca erişmede inanç ve ihsan etmekten daha yüce bir yol olmadığını, mantık dâhilinde anlayarak.”

Dolayısıyla, eğer kişi bu amaçla, bir yargının ve bir yargıcın olduğunu anlamak amacıyla çalışırsa, buna Tora Lişma denir.

10) RABAŞ, Not 587, “Üstte Olan, Alttakinin Amacını İnceler”

Bununla aşağı olan O'nun yüceliğini hisseder. O zaman, O’nun huzurunda kendini hükümsüz kılmanın ve O’nun huzurunda varlığını iptal etmenin değerli olduğunu anlamaya başlar. O zaman realitede var olan her şeyin, sadece O isteği olduğu için olduğunu,  Yaradan’ın alttakinin var olmasını istediğini, ancak kendisi için varlığını iptal etmek istediğini hisseder. Bundan sonra, hissettiği tüm canlılık kendisi için değil, Lişma olarak kabul edilir.

Bunu hissettiğinde, zaten MAN’ın ıslahına sahip olduğu ve o zaman MAD’ı almaya da uygun olduğu kabul edilir, zira aralarında artık bir zıtlık yoktur çünkü alttaki de kendi yararını değil, üstte olanın yararını ister.

Üstte olan, alttakine Mohin’i verdiğinde, aynı zamanda ona Mohin’in giysisini de verdiği yani alttakine bolluğu ve ayrıca ihsan etme arzusu olan Masah’ın gücünü verdiği düşünülür. Bu, “Lo Lişma’dan, Lişma’ya gelmek” sözünün anlamıdır.

11) RABAŞ, Not 279, “İsrail Neden Bir Zeytin Ağacıyla Kıyaslanır?”

Kişi, alma eylemleriyle canlılık elde edemeyeceğini gördüğünde, ihsan etme eylemleri ona haz versin diye, ihsan etme eylemlerini gerçekleştirmeye başlar.

Istırap, kişiyi ıslah eder, bu demektir ki haz alacak hiçbir şeye sahip olmadığında hissettiği ıstırap, onu ıslah eder yani ihsan etme eylemleri gerçekleştirir, çünkü “ıslah olmak” ihsan etmek demektir. “Kalbim iyi bir şeyle taşar, ‘Çalışmam yalnızca Kral içindir.’ derim.” diye yazıldığı gibi, kastedilen ihsan etmektir.

Bunun sonucu olarak, kişi, hiçbir canlılığa sahip olmadığı için çektiği ıstırap vasıtasıyla, kendisi için yeni bir yol seçer ve ihsan etme ile meşgul olmaya başlar.

Her ne kadar bu da alma amacıyla olsa da, Lişma’ya [O’nun rızası içim] yakın olan Lo Lişma [O’nun rızası için değil] olarak adlandırılır. “Lo Lişma’dan Lişma’ya geliriz” sözünün anlamı budur, çünkü “İçindeki ışık onu ıslah eder.” Kişi ihsan etmek için hareket ettiğinden, bununla ihsan etme eylemlerinde ışık hissetmeye başlar ve bu ışık onun ihsan etmesini sağlayabilir.

12) RABAŞ, Not 269, “Kişi Bir Yemek İçin Uğraşmaz İse Onu Kaçırır “

Tavsiye şudur, kişi hala Lişma’yı çalışamadığını görürse, Lo Lişma’daki eylemlerini artırmalıdır çünkü kişi Lo Lişma’da birçok eylem yaptığını gördüğünde, tövbe edip Lişma’da çalışmaktan başka seçeneği kalmayacaktır aksi halde tüm çalışması boşuna olacaktır.

Kural şudur ki, kişi yemek için uğraşmaz  ise onu  kaçırır. Bu nedenle, eğer kişi Lo Lişma’da birçok eylem yapmışsa, tüm çektiği sıkıntıların boşa gitmesini istemeyecektir, bu yüzden Keduşa’ya girmesi için tüm çalışmalarını düzeltmesi gerekecektir.

Ama Lo Lişma’da çalışan ve çok çalışma yapmayan yani Tora’ya fazla zaman ayırmayan ve Lo Lişma’da çalışan biri, kaybedecek o kadar da çok eylemi olmayacağı için, tövbe etmeye böyle bir ihtiyacı olmayacaktır. Bu nedenle, Lo Lişma’da bile birçok iyi eylem yapmaya çalışmalıyız çünkü kişinin tövbe etme ve Lişma çalışma ihtiyacı duyacak olmasının nedeni budur.

13) Baal HaSulam, Şamati 79, “Atzilut ve BYA”

Bilgelerimiz “Lo Lişma’dan (O’nun rızası için değil) Lişma’ya (O’nun rızası için) geliriz.” derler. Bu demektir ki, Tora ve Mitzvot’a (emirler) bağlanmaya, “Bize bu dünyanın zenginliklerini ver” diyerek başlar ve daha sonra “Bize bir sonraki dünyanın zenginliğini ver” deriz.

Bu yolda çalışırken kişi, Tora için Lişma çalışmasına gelmeli yani Tora, ona Yaradan’ın yollarını öğretmelidir. Kişi, öncelikle Bina’daki Malhut’u tatlandırmalı yani “alma arzusu” denen Malhut’u, “ihsan etmek” olarak kabul edilen Bina’ya yükseltmelidir. Demek ki, kişinin tüm çalışması yalnız ihsan etmek için olacaktır.

O zaman onun için karanlık olur. Kişi, dünyanın karardığını hisseder, zira beden ihsan etme formunda çalışamaya değil, yalnız alma formunda çalışmaya güç verir. Bu durumda, kişinin Yaradan’a, ihsan etmek formunda çalışabilsin diye gözlerini açması için dua etmekten başka seçeneği kalmaz.

14) RABAŞ, Mektup 16

Baal HaSulam, Lişma (Onun Adı için) ile ödüllendirilmek için, önce en büyük Lo Lişma (Onun Adı için değil) için hazırlanmamız gerektiğini ve sonra Lişma’ya ulaşabileceğimizi söylemiştir. Benzer şekilde,  Lo Lişma’ya “yalan”, Lişma’ya “gerçek” denir.

Yalan küçük olduğunda ve Mitzvot ve iyi eylemler az olduğunda, kişinin küçük bir Lo Lişma’sı vardır ve o zaman gerçeği göremez. Dolayısıyla, bu koşul içinde, iyi ve doğru yolda yürüdüğünü yani Lişma’da çalıştığını söyler.

Fakat kişi, Lo Lişma’da bütün gün ve bütün gece Tora ile meşgul olduğunda, o zaman gerçeği görebilir çünkü yalanların birikmesi sonucu, yalanları artar ve gerçekten yanlış yolda yürüdüğünü görür.

Ve o zaman eylemlerini düzeltmeye başlar. Diğer bir deyişle yaptığı her şeyin sadece Lo Lişma’da olduğunu hisseder. Bu noktadan sonra kişi gerçeğin yoluna, Lişma’ya geçer. Sadece burada, bu noktada “Lo Lişma’dan Lişma’ya gelinir” meselesi başlar.

15) Baal HaSulam, “Arvut (Karşılıklı Garanti)”, Madde 22

İnsan ve Yaradan arasındaki Mitzvot’u gerçekleştirirken kişiye gelen izlenim, insan ve insan arasındaki Mitzvot’u gerçekleştirdiği andaki izlenim ile tamamen aynıdır. Çünkü kişi tüm Mitzvot Lişma’yı (O’nun rızası için)  hiçbir kişisel-sevgi umudu olmadan gerçekleştirmekle yükümlüdür yani kişiye çektiği sıkıntıdan dolayı ödül ya da onur şeklinde hiçbir ışık ya da umut ona geri dönmez. Burada, bu yüce noktada, Yaradan sevgisi ile dost sevgisi birleşir ve gerçekten bir olur.

16) Maimonides, Mişna Tora

“Bilgelerimiz şöyle dediler: ‘Lo Lişma’da [O’nun rızası için değil] olsa bile, kişi her zaman Tora ile meşgul olmalıdır çünkü o, Lo Lişma’dan, Lişma’ya [O’nun rızası için] gelir.’ Bu nedenle, gençlere, kadınlara ve eğitimsizlere öğretilirken, onlara sadece korkudan çalışmaları ve ödül almaları öğretilir. Bilgi toplayıp ve bilgelik kazanıncaya kadar, bu sır onlara azar azar anlatılır ve böylece O’na kavuşup, O’nu tanıyıncaya ve O’na sevgiyle hizmet edinceye kadar bu meseleye kolaylıkla alışırlar.”

17) Mişna, Masehet Avot, 6:1

Rabbi Meir der ki, “Her kim O’nun rızası için Tora ile meşgul olursa, pek çok şeyle mükâfatlandırılır.   Dahası, tüm dünyayı hak eder. Ona dost, can denir, o, Yaradan’ı sever, insanları sever, Yaradan’ı hoşnut eder, insanları hoşnut eder. Tora onu alçakgönüllülük ve korkuyla giydirir ve onu erdemli, saygıdeğer, dürüst ve sadık olarak nitelendirir. Onu günahtan uzaklaştırır, erdeme yaklaştırır. Öğüt ve sağlam bilgelik, anlayış ve güç ondan faydalanabilir; şöyle denildiği gibi, ‘Öğüt ve sağlam bilgelik benimdir; anlayışlıyım, güç benimdir.” Ona krallık, hükümdarlık, hükümde keskinlik verir ve Tora’nın sırları ona ifşa edilir. Kişi, hiç durmadan akan bir pınar, hiç dinmeyen bir nehir olur. Alçakgönüllüdür, sabırlıdır, hakareti-aşağılamayı affeder ve bu onu tüm eylemlerin üzerine çıkarır ve yükseltir.