Toplumun Amacı - 1. 1-1 (1984)
Toplumun Amacı - 2. 1-2 (1984)
Dost Sevgisine Dair. 2 (1984)
Dost Sevgisi – 1. 3 (1984)
Her biri Dostuna Yardım Etti. 4 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralı Bize Ne Verir?. 5 (1984)
Dost Sevgisi - 2. 6 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralına Dair Açıklanana Göre. 7 (1984)
Tora ve Mitzvot’u Yerine Getirmede Hangisi Kalbi Arındırır?. 8 (1984)
Kişi Her Zaman Evinin Kirişlerini Satmalıdır. 9 (1984)
Kişinin Reenkarne Olmamak İçin Ulaşması Gereken Derece Nedir?. 10 (1984)
Atalardan Kalan Erdem. 11 (1984)
Toplumun Önemine Dair. 12 (1984)
Bazen Maneviyata ‘Ruh’ Denir. 13 (1984)
Kişi Daima Sahip Olduğu Herşeyi Satıp Bilge Bir Öğrencinin Kızıyla Evlenmelidir. 14 (1984)
Yukarıdan Aşağıya Negatif Bir Şey Gelir Mi?. 15 (1984)
İhsan Etmeye Dair. 16 (1984)
Dostların Önemine Dair. 17-1 (1984)
Toplantının Gündemi. 17-2 (1984)
Tanrının Sana Bahşettiği Topraklara Geldiğin Zaman. 18 (1984)
Bugün Ayakta Duruyorsunuz, Hepiniz. 19 (1984)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 1. 1 (1985)
Dal ve Kökün Anlamı. 2 (1985)
Gerçeğin ve İnancın Anlamı. 3 (1985)
Bunlar Nuh’un Nesilleri. 4 (1985)
Topraklarından Uzağa Git. 5 (1985)
Ve Tanrı Ona Mamre’nin Ağacı Altında Göründü. 6 (1985)
Sara’nın Yaşamı. 7 (1985)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 2. 8 (1985)
Ve Çocukları Onun İçinde Mücadele Ettiler. 9 (1985)
Yakup Ayrıldı. 10 (1985)
Yakup İle Laban Arasındaki Mücadele. 11 (1985)
Yakup Babasının Yaşadığı Topraklara Geldi. 12 (1985)
Kurtuluşumun Kudretli Kayası. 13 (1985)
Ben İlk Ve Son Olanım. 14 (1985)
Hezekiah Yüzünü Duvara Döndü. 15 (1985)
Onlara Daha Fazla Eziyet Edildikçe. 16 (1985)
Bugünü Bil Ve Kalbine Kulak Ver. 17 (1985)
Kötüleyenlerle İlgili. 18 (1985)
Firavun'a Doğru Gel - 1. 19 (1985)
Kalbini Katılaştıran. 20 (1985)
Daima Tora ve Çalışma Arasında Ayırım Yapmalıyız. 21 (1985)
Tüm Tora Tek Kutsal Addır. 22 (1985)
Gece Yatağımda. 23 (1985)
Çalışmada Üç Zaman. 24 (1985)
Her Şeyde, Işık ve Kli Arasındaki Farkı Görmeliyiz. 25 (1985)
Bana İhtişamını Göster. 26 (1985)
Tövbe. 27 (1985)
Ajanlar. 28 (1985)
Yaradan, O'nu Çağıranlara Yakındır. 29 (1985)
Üç Dua. 30 (1985)
Kişi Kendini Kötü Olarak Görmez. 31 (1985)
Alıcıların Ödülüne Dair. 32 (1985)
İsrail'in Suçluları. 33 (1985)
Ve Yaradan'a Yalvardım. 34 (1985)
Kişi, Yaradan Korkusunun Ne Olduğunu Bildiğinde. 35 (1985)
Akşam Vardı ve Sabah Vardı. 36 (1985)
Kişiye Kim Tanıklık Eder. 37 (1985)
Mutlu Olan Erdemli ve Acı Çeken Erdemli. 38 (1985)
Sesimizi Duy. 39 (1985)
Musa Gitti. 1 (1986)
Kulak Ver, Ey Tanrım. 2 (1986)
İnsan, Tora Sayesinde Erdemlilik ve Barış ile Ödüllendirilir. 3 (1986)
Hesed'e Dair. 4 (1986)
Babaya Saygı Göstermeye Dair. 5 (1986)
Güven. 6 (1986)
Çoğunluğun Duasının Önemi. 7 (1986)
Yukarıdan Gelen Yardıma Dair. 8 (1986)
Hanuka Mumuna Dair. 9 (1986)
Duaya Dair. 10 (1986)
Gerçek Dua Gerçek Eksiklik Üzerinedir. 11 (1986)
Kişinin Dua Etmesi Gereken Temel Eksiklik Nedir?. 12 (1986)
Firavun’a Doğru Gel - 2. 13 (1986)
Mısırlılardan Kelim Ödünç Alma İhtiyacı Nedir?. 14 (1986)
Çoğunluğun Duası. 15 (1986)
Efendi, Yakup’u Kendisi İçin Seçti. 16 (1986)
Toplantının Gündemi -2. 17 (1986)
Kim Duaya Neden Olur. 18 (1986)
Sevince Dair. 19 (1986)
Kişi Günah İşlemeli ve Suçlu Olmalıdır. 20 (1986)
Mantık Ötesine Dair. 21 (1986)
Bir Kadın Döllenirse. 22 (1986)
Korku ve Sevince Dair. 23 (1986)
Sadaka ve Hediye Arasındaki Fark. 24 (1986)
Mitzvot'u Uygulamanın Ölçüsü. 25 (1986)
Yakın Bir Yol ve Uzak bir Yol. 26 (1986)
Yaradan ve İsrail Sürgüne Gitti. 27 (1986)
Topluluk On Kişiden Az Olmaz. 28 (1986)
Lişma ve Lo Lişma. 29 (1986)
Meyveden Önce Gelen Klipa. 30 (1986)
Yenika ve İbur Hakkında. 31 (1986)
Dua Boyunca Bacakları Düzeltmenin ve Başı Örtmenin Sebebi. 32 (1986)
Kişinin Ayaklarıyla Çiğnediği Emirler Nelerdir?. 33 (1986)
Hâkimler ve Görevliler. 34 (1986)
Av’ın Onbeşi. 35 (1986)
Selihot (Affedilmek) İçin Hazırlık Nedir?. 36 (1986)
Kötüye de İyiye de, İyilik Yapan İyi. 1 (1987)
Kötülüğün Farkındalığının Önemi. 2 (1987)
Tüm İsrail’in Bir Sonraki Dünyada Payı Vardır. 3 (1987)
Kötü Bir Kişiden İyi Bir Şey Duymak Yasak Mıdır?. 4 (1987)
Ödülden Daha Ziyade Çalışmanın Faydası Nedir?. 5 (1987)
Daimî İnancın Önemi. 6 (1987)
Hanuka Mucizesi. 7 (1987)
Gerçek ile Merhamet ve Gerçek Olmayan Merhamet Arasındaki Fark. 8 (1987)
Kişinin Yüceliği İnancının Gelecekteki Ölçüsüne Bağlıdır. 9 (1987)
Kötü Sözün Özü Nedir ve Ona Karşı Kim Durur. 10 (1987)
Purim Ve Emir, O Bilmeyene Kadar. 11 (1987)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 1. 12 (1987)
Matzot Bayramına Neden Pesah Denir. 13 (1987)
Pesah, Matza ve Maror Arasındaki Bağlantı. 14 (1987)
Kutsallıktaki İki Anlayış . 15 (1987)
Genel Halkın Çalışması ve Bireyin Çalışması Arasındaki Fark. 16 (1987)
Putperestlere Tora’yı Öğretmekteki Katı Yasağın Anlamı. 17 (1987)
Tora’nın Edinilmesine Hazırlık Nedir? - 1. 18 (1987)
Yaradan'ın Çalışmasında İfşa Edilenler ve Gizlenenler Nelerdir?. 19 (1987)
İnsanın Özel Mülkiyeti Nedir?. 20 (1987)
Yaradan Çalışmasında Kirli Eller Nedir?. 21 (1987)
Kişinin Yaradan’dan İstediği Hediye Nedir?. 22 (1987)
Anlaşmazlıktan Sonra Gelen Barış Hiç Anlaşmazlık Olmamasından Çok Daha Önemlidir. 23 (1987)
Çalışmada Asılsız Nefret Nedir?. 24 (1987)
Çalışmada Başın Ağırlığı Nedir?. 25 (1987)
Hafif Bir Emir Nedir?. 26 (1987)
Çalışmada ‘Kutsama’ ve ‘Lanet’ Nedir?. 27 (1987)
Çalışmada Ekleme Yapmamak ve Çıkarmamak Nedir? . 28 (1987)
“Ödül Kedere Göredir” Nedir?. 29 (1987)
Çalışmada Otorite Savaşı Nedir? -1. 30 (1987)
Çalışmada Antlaşma Yapmak Nedir?. 31 (1987)
Yaşamın İki Anlayışa Ayrılmasının Nedeni. 1 (1988)
Teşuva’nın (Tövbe) Ölçüsü Nedir?. 2 (1988)
Yaradan’ın Adının ‘Hakikat’ Olması Ne Demektir?. 3 (1988)
Çalışmada Yardım ve Bağışlanma İçin Dua Nedir?. 4 (1988)
Çalışmada “İsrail Sürgündeyken Şehina Onlarla Beraberdir” Nedir?. 5 (1988)
Çalışmada Bir Tarla ve Tarla Adamı Arasındaki Fark Nedir?. 6 (1988)
Damadın Suçlarının Bağışlanmasının Önemi Nedir?. 7 (1988)
Dua Eden Kişi Sözlerini Düzgün Şekilde Açıklamalı Ne Demektir?. 8 (1988)
Çalışmada Doğru Olanın Izdırap Çekmesi Ne Demektir?. 9 (1988)
Çalışmada, "Öğrenim Yerine Gidenlerin Dört Niteliği" Nedir?. 10 (1988)
Lişma’dan Önceki İki Muhakeme Nedir? . 11 (1988)
Yaradan Yolunda Tora ve Çalışma Nedir?. 12 (1988)
Çalışmada “Halkın Çobanı Bütün Halktır” Nedir?. 13 (1988)
Dost Sevgisi İhtiyacı. 14 (1988)
Çalışmada “Boş bir Mekânda Kutsama Yoktur” Ne Demektir?. 15 (1988)
Keduşa’nın (Kutsallığın) İnşa Edildiği Temel Nedir?. 16 (1988)
Tanrısal bir Ruh ile Hayvansal bir Ruh Arasındaki Temel Fark. 17 (1988)
Çalışmada Kişi Ne Zaman “Yaradan'ın Hizmetkarı” Olarak Kabul Edilir?. 18 (1988)
Çalışmada, Gümüş, Altın, İsrail, Kalan Diğer Milletler nedir?. 19 (1988)
İhsan Etme Çalışmasında Ödül Nedir? . 20 (1988)
Çalışmada Tora Karanlıktan Verildi Ne Demek? . 21 (1988)
Çalışmada Erdemlinin Faziletleri ve Kötülükleri Nelerdir?. 22 (1988)
Çalışmaya Lo Lişma’da Başlamak Ne Demektir?. 23 (1988)
Çalışmada "Gizli Şeyler Efendi'ye Aittir, İfşa Olan Şeyler Bize Aittir" Nedir?. 24 (1988)
Çalışmada, Şabat Arifesinde Hazırlık Nedir?. 25 (1988)
Çalışmada Kanun ve Yargı Arasındaki Fark Nedir?. 26 (1988)
Çalışmada, “Yaradan Gururu Tolere Etmez” Nedir?. 27 (1988)
“O’nun Rehberliği Gizli ve Açıktır” Nedir?. 28 (1988)
Yaratana Hizmet Edeni O'na Hizmet Etmeyenden Nasıl Ayırabiliriz?. 29 (1988)
Dostlar Meclisinde Ne Aranmalıdır?. 30 (1988)
Çalışmada, İnsanın, Yaratan'a Atfedilen İnsanın Çalışması Nedir?. 31 (1988)
Bir Düşüş Esnasındaki İki Eylem Nelerdir?. 32 (1988)
Yaradan'ın Çalışmasında Genel ve Birey Arasındaki Fark Nedir?. 33 (1988)
Çalışmada Gün ve Gece Nelerdir?. 34 (1988)
Çalışmada Yaratandan İstemeniz Gereken Yardım Nedir?. 35 (1988)
Tövbenin Ölçüsü Nedir?. 1 (1989)
Çalışmada Büyük ya da Küçük Bir Günah Nedir?. 2 (1989)
Gözyaşı Kapısı ile Geri Kalan Kapılar Arasındaki Fark Nedir?. 3 (1989)
Çalışmada Su Seli Nedir?. 4 (1989)
Dünyanın Yaratılışının İhsan Etme Yoluyla Olması Ne Demektir?. 5 (1989)
Çalışmada Mantık Ötesi Nedir?. 6 (1989)
Çalışmada “Şabat Arifesinde Çaba Sarf Etmeyen, Şabat Günü Ne Yiyecek” Nedir?. 7 (1989)
Çalışmada, İyi Büyürse Kötü de Büyür Ne Demektir?. 8 (1989)
Çalışmada “Kötülerin Üzerine Gelen Felaket Erdemlilerle Başlar” Nedir?. 9 (1989)
Çalışmada, “Merdiven Diyagonaldir (Çaprazdır)” Ne Demektir?. 10 (1989)
Çalışmada Gerekli Olan Kuvvetler Nelerdir?. 11 (1989)
Damadın Yemeği Nedir? . 12 (1989)
Çalışmada, 'Kem Gözlü Adamın Ekmeği' Nedir?. 13 (1989)
"Kalbine Yanıt Ver" Ne Demektir?. 14 (1989)
Çalışmada ‘Erdemliler Günahkârlar Sayesinde Görünür Hale Gelir’ Ne Demektir?. 15 (1989)
Çalışmada Boş bir Masada Kutsama Yasağı Nedir?. 16 (1989)
Çalışmada, Yaradan’ı Kutsamadan Önce Selam Verme Yasağı Nedir?. 17 (1989)
Çalışmada “Sayılanda Kutsama Yoktur Ne Demektir?. 18 (1989)
Çalışmada Şabat'a Neden Şin-Bat Denir?. 19 (1989)
Çalışmada Kötü Eğilimin Yükselmesi ve İftira Etmesi Ne Demektir?. 20 (1989)
Çalışmada "Sarhoş Bir Adam Dua Etmemelidir" Nedir? . 21 (1989)
Neden Özellikle Pesah Gecesinde Dört Soru Sorulur?. 22 (1989)
Çalışmada Kişi Acı Otu Yutarsa, Çıkamaz Nedir?. 23 (1989)
Çalışmada "Eğitimsiz Birinin Kutsamasını Hafife Almayın" Nedir?. 24 (1989)
Çalışmada "Kusuru Olan [Fedakârlık] Etmez" Nedir?. 25 (1989)
Çalışmada "Kendini Kirleten, Yukarıdan Kirletilir" Ne Demektir?. 26 (1989)
Çalışmada Acı Çekmek Ne Anlama Gelir?. 27 (1989)
Kişinin Testi Geçtiğini Kim Bilmelidir?. 28 (1989)
Çalışmada Tora'yı Almak İçin Yapılan Hazırlık Nedir? - 2. 29 (1989)
Menorayı Yakmanın Çalışmadaki Anlamı Nedir?. 30 (1989)
Çalışmada, Putperestlere Tora’yı Öğretme Yasağı Nedir? . 31 (1989)
Çalışmada Yağ "İyi Eylemler" Olarak Adlandırılır Ne Demektir?. 32 (1989)
Çalışmada Casuslar Nedir?. 33 (1989)
Çalışmada Barış Nedir?. 34 (1989)
Çalışmada "Oğulları Olmayan Kişi" Nedir?. 35 (1989)
Çalışmada “Çünkü Bu, Milletlerin Gözünde Sizin Bilgeliğiniz ve Anlayışınızdır” Nedir?. 36 (1989)
Çalışmada "Başlangıcı Dikenli Sonu Düzlük Olan Yol" Ne Demektir?. 37 (1989)
Çalışmada Hâkimler ve Görevliler Nedir?. 38 (1989)
Çalışmada "Tora Sadece Kötü Eğilimin Aleyhinde Konuşur" Nedir?. 39 (1989)
Çalışmada "Onlar Her Gün Gözünüzde Yeni Gibi Olacaklar" Nedir?. 40 (1989)
Günlük Program. 41 (1989)
Çalışmada "Kuyruk Değil Baş Olalım" Ne Anlama Gelir?. 1 (1990)
Çalışmada Başarısızlığın Anlamı Nedir?. 2 (1990)
Dünyanın Tora İçin Yaratılmış Olması Ne Anlama Gelir?. 3 (1990)
Çalışmada Erdemlinin Nesilleri İyi İşlerdir Ne Anlama Gelir?. 4 (1990)
Çalışmada İnsan Yaratılmadan Önce Toprak Meyve Vermiyordu Ne Anlama Gelir?. 5 (1990)
Kişi Çalışmada Gururu Ne Zaman Kullanmalıdır?. 6 (1990)
Çalışmada Dua ve Şükür Zamanı Nedir?. 7 (1990)
Çalışmada Esav’ın "Tarla Adamı" Olarak Adlandırılması Ne Anlama Gelir. 8 (1990)
Çalışmada "Yeryüzüne Bir Merdiven Kurulur ve Üstü Cennete Ulaşır" Ne Demektir?. 9 (1990)
Çalışmada Bilgelerimizin "Kral Davud'un Bir Hayatı Yoktu" Demesi Ne Anlama Geliyor?. 10 (1990)
Çalışmada, Hanuka Mumunu Sola Yerleştirmenin Anlamı Nedir?. 11 (1990)
Çalışmada Tora Neden "Orta Çizgi" Olarak Adlandırılır? - 1. 12 (1990)
Yaradan ve Şehina'nın Birleşmesi ile Tüm Kötülüklerin Kefaretinin Ödenmesi Ne Anlama Gelir?. 13 (1990)
Çalışmada Gerçek Hesed Nedir?. 14 (1990)
Çalışmada, Mısır’ın Vekili Düşmeden Önce, Onların Haykırışları Cevaplanmadı Ne Demektir?. 15 (1990)
Çalışmada "Moral Eksikliği ve Ağır Çalışma" Nedir?. 16 (1990)
Çalışmada Arınmak İçin Gelen Kişinin Aldığı Yardım Nedir?. 17 (1990)
Şabat Konuşması Neden Hafta İçi Konuşması Gibi Olmamalıdır?. 18 (1990)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 2. 19 (1990)
Çalışmada Yarım Kuruş Nedir? - 2. 20 (1990)
Çalışmada "Ben Hiçbir Şey İçin Varım, Sen de Hiçbir Şey İçin Varsın" Ne Demektir?. 21 (1990)
Amalek'i Silme Sırası Nedir?. 22 (1990)
Çalışmada Musa'nın Ay'ın Doğuşuyla İlgili Kafasının Karışık Olması Ne Anlama Gelir?. 23 (1990)
Çalışmada "Yanmış Bir Sunu Olmaya Gelen Her Şey Erkektir" Ne Anlama Gelir?. 24 (1990)
Çalışmada "Bütün Uluslar Efendimize Şükredin" Ne Demektir?. 25 (1990)
Çalışmada "Efendimiz Kadar Kutsal Olan Yoktur, Çünkü Senden Başkası Yoktur" Nedir?. 26 (1990)
Çalışmada "Her Çimen Tanesinin Üstünde Ona Vuran ve Büyümesini Söyleyen Bir Görevli Vardır!" Ne Demektir?. 27 (1990)
Çalışmada “Büyükleri Küçükler Hakkında Uyarmak” Nedir?. 28 (1990)
Çalışmada "Tora İnsanın Gücünü Tüketir" Ne Demektir?. 29 (1990)
Çalışmada Yaradan'ın Adının "Yasa ve Emir" Olması Ne Anlama Gelir?. 30 (1990)
Çalışmada ‘Sayılmış Olanda Kutsama Yoktur’ Ne Demektir. 31 (1990)
Çalışmada "İsrail Yaradan'ın Arzusunu Yerine Getiriyor" Ne Anlama Gelir?. 32 (1990)
Çalışmada "Yeryüzü Korktu ve Hareketsiz Kaldı" Ne Demektir?. 33 (1990)
Çalışmada "Sıradan Bir Kişinin Kapları" Nedir?. 34 (1990)
Çalışmada, "Damadın Yemeğinin Tadını Çıkaran Kimse" Ne Demektir?. 35 (1990)
Çalışmada "Esav ve İsmail'in Çocukları Tora'yı Almak İstemediler" Ne Demektir?. 36 (1990)
Çalışmada "Şehina İsrail İçin Tanıklıktır" Ne Demektir?. 37 (1990)
Çalışmada “Kutsama Kabı Dolu Olmalıdır” Nedir?. 38 (1990)
"Kudüs İçin Yas Tutan, Onun Sevincini Görmekle Ödüllendirilir" Sözü Çalışmada Ne Anlama Gelir?. 39 (1990)
Çalışmada “Sen tüm insanların en aşağıda en önemsiz olanısın,” Nedir? . 40 (1990)
Çalışmada Kişinin Topuklarıyla Çiğnediği Hafif Mitzvot Nedir?. 41 (1990)
Çalışmada Kutsama ve Lanet Nedir?. 42 (1990)
Çalışmada “Sunağın Yanına Kendin İçin Bir Aşera Dikmeyeceksin” Nedir?. 43 (1990)
Çalışmada İsteğe Bağlı Savaş Nedir - 2. 44 (1990)
Çalışmada "Gizli Şeyler Tanrımız Efendimize Aittir" Ne Demektir?. 45 (1990)
Baal HaSulam'dan Çalışmanın Düzeni. 46 (1990)
Çalışmada "Bizim Senden Başka Kralımız Yok" Ne Demektir?. 1 (1991)
Çalışmada "Ey İsrail, Tanrın Efendine Dön" Ne Demektir?. 2 (1991)
Çalışmada " Günahkârlar Hazırlayacak ve Erdemliler Giyecek" Ne Demektir?. 3 (1991)
Çalışmada “Sabotajcı Selde Kaldı ve Öldürüldü,” Ne Demektir?. 4 (1991)
Çalışmada "Erdemlilerin İyi İşleri Nesillerdir" Ne Demektir?. 5 (1991)
Çalışmada "Avram'ın Sığırlarının Çobanları ve Lut'un Sığırlarının Çobanları" Nedir?. 6 (1991)
Çalışmada "İnsan" Nedir ve "Hayvan" Nedir?. 7 (1991)
Çalışmada Geçen "Ve İbrahim Çok Yaşlanmıştı, Birçok Gün Geçirmişti" İfadesi Nedir?. 8 (1991)
Çalışmada "Giysilerinin Kokusu" Nedir?. 9 (1991)
Çalışmada, Mahsul Olgunlaştığında Kral Tarlasında Ayakta Durur Ne Demektir?. 10 (1991)
Çalışmada İyi Eğilimin ve Kötü Eğilimin Kişiyi Koruması Ne Anlama Gelir?. 11 (1991)
Bu Kandiller Kutsaldır. 12 (1991)
Çalışmada ‘Zayıf Olanın Eline Güçlüyü Verdin’ Ne Demektir. 13 (1991)
Çalışmada İnsanın Kutsanmasının Oğulların Kutsanması Olması Ne Demektir?. 14 (1991)
Çalışmada "Bu Yerde Benim İçin Bir Mucize Yaratan" Kutsaması Nedir?. 15 (1991)
Çalışmada Efendi'nin Tanrı Olduğunu Bilmek İçin Neden "Kalbine Cevap Vermeye" İhtiyacımız Var?. 16 (1991)
Çalışmada, “Onun Kalbini Katılaştırdığım İçin,” Nedir?. 17 (1991)
Çalışmada Sağ Elimizi Sol Elimizin Üzerine Kaldırmalıyız Ne Anlama Gelir?. 18 (1991)
Çalışmada "Kalk Ey Efendimiz ve Düşmanların Dağılsın" Ne Anlama Gelir?. 19 (1991)
Çalışmada “Yeri Olmayan Hiçbir Şey Yoktur” Nedir?. 20 (1991)
Çalışmada, Purim'den Önce, Zahor (Hatırlama) Bölümünü Okumamızın Anlamı Nedir?. 21 (1991)
Çalışmada "Dikenlerin Arasındaki Zambak" Nedir?. 22 (1991)
Çalışmada Bir İneğin Küllerinin Arındırılması Ne Demektir?. 23 (1991)
Çalışmada Kişinin Bir Oğul ve Bir Kız Çocuk Doğurması Ne Anlama Gelir?. 24 (1991)
Tövbe Eden Kişinin Mutluluk İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 25 (1991)
Çalışmada Bir Kısım İfşa Etmek ve İki Kısım Gizlemek Nedir?. 26 (1991)
Önce Kadın Döllenirse Erkek Çocuk Doğurur" Ne Anlama Gelir?. 27 (1991)
Çalışmada Kutsallık ve Saflık Nedir?. 28 (1991)
Çalışmada Bir Başrahibin Bakire Bir Eş Alması Ne Anlama Gelir?. 29 (1991)
Çalışmada, Uzak Bir Yolda Olan Birinin İkinci Bir Pesah'a Ertelenmesi Ne Anlama Gelir?. 30 (1991)
Çalışmada Yoksullara Verilen Sadakanın Kutsal Adı Yapması Ne Anlama Gelir?. 31 (1991)
Çalışmada Sancak Nedir?. 32 (1991)
Çalışmada Yaradan'ın Birini Kayırması Ne Anlama Gelir?. 33 (1991)
Çalışmada Meyvelerini Bu Dünyada Yemek ve Aslını Öbür Dünya İçin Saklamak Nedir?. 34 (1991)
Çalışmada "Casuslar" Ne Anlama Geliyor?. 35 (1991)
Çalışmada "Barış, Barış, Uzaklara ve Yakınlara" Nedir?. 36 (1991)
Çalışmada "Tora" Nedir ve "Tora'nın Yasası" Nedir?. 37 (1991)
Çalışmada "Sağ Çizgi" Nedir?. 38 (1991)
Çalışmada Sağın Soldan Daha Büyük Olması Ne Anlama Geliyor?. 39 (1991)
Çalışmada Gerçek ve Yalan Nedir?. 40 (1991)
Kişi Kötü Niteliklerle Doğmuşsa Ne Yapmalıdır?. 41 (1991)
Çalışmada "Öküz Sahibini Bilir, vs, İsrail Bilmez" Ne Demektir?. 42 (1991)
Çalışmada "Sırtımı Göreceksiniz, Ama Yüzüm Görünmeyecek" Ne Demektir? . 43 (1991)
Çalışmada İsrail'in Toprağın Mirası ile Ödüllendirilmesinin Sebebi Nedir?. 44 (1991)
Çalışmada Yargıcın Mutlak Surette Doğru Hüküm Vermesi Ne Anlama Gelir?. 45 (1991)
Çalışmada Sevilenin Oğlu ve Nefret Edilenin Oğlu Nedir?. 46 (1991)
Çalışmada Sağ ve Solun Zıtlık İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 47 (1991)
Kütüphanechevron_right
Rabash/Articles
chevron_right
Çalışmada Bilgelerimizin "Kral Davud'un Bir Hayatı Yoktu" Demesi Ne Anlama Geliyor?
 

Çalışmada Bilgelerimizin "Kral Davud'un Bir Hayatı Yoktu" Demesi Ne Anlama Geliyor?

Makale No. 10, 1990

Zohar şöyle der (VaYişlah, Madde 52-54): "Rabbi Şimon der ki, 'Kral Davud'un, dünyaya gelmeden önce Adam Harişon'un kendisininkinden ona verdiği yetmiş yıl dışında hiçbir hayatı olmadığını öğrendik.' Başka bir yorum: Ataların her biri ona hayatlarından verdiler. İbrahim ona hayatından verdi, Yakup ve Yusuf da öyle. İshak ona hiçbir şey bırakmadı, çünkü Kral Davud, onun tarafından geldi."

Yorum: "Kral Davud, ışık olmayıp karanlık olduğunda, sol taraftan gelen Nukva olduğu için bir hayatı yoktu zira sadece sağ taraftan, 'Hayat Ağacı' olarak adlandırılan ZA'den, hayat vardır. İshak da sol taraftandı ama 'İbrahim İshak'ı doğurdu' diye yazıldığı gibi İbrahim'e dahil edildi, bu nedenle ve ayrıca [İshak'ın] bağlanması nedeniyle hayatı vardı. Ve bu sadece kendisi içindi ama esasen sol çizgiden olduğu için Davud'a hayat veremezdi."

"Sadece sağ taraftan hayat vardır" dediğindeki "sağ"ın ne olduğunu ve "ışık değil karanlıktır" dediğindeki "sol"un ne olduğunu anlamalıyız. Ayrıca sol olan İshak'ın neden hayata sahip olup yine de İbrahim olan sağ ile Hitkalelut'a [kaynaşmaya/dahiliyete] ihtiyaç duyduğunu, oysa Davud'un hiç hayatı olmayıp her birinin kendi hayatından Davud'a vermesi gerektiğini de anlamalıyız.

Çalışmada bunu anlamak için, öğrendiklerimizi; önümüzde iki şey olduğunu hatırlamalıyız: 1) Yarattıklarına iyilik yapmak olan yaratılışın amacı. Bu, tüm yaratılanların amaca ulaşması ve Yaradan'ın amacında var olan, O'nun yarattığı, haz ve memnuniyet ile ödüllendirilmesi gerektiği anlamına gelir. 2) Yaratılışın ıslahı, ki bu utanç ekmeği olmamasıdır. Bu amaçla, Or Hozer [Yansıyan Işık] adı verilen bir ıslah oluşturuldu, bu da alttakilerin ihsanı Yaradan'a iade etmesi anlamına gelir. Yani, haz ve memnuniyeti kendi iyilikleri için değil, ihsan etmek için almak isterler.

Bu ikisi birbirine zıttır çünkü Yaradan yaratılanlarda kendileri için alma arzusu yaratmıştır, yani yaratılanlar haz alacaktır, öğrendiğimiz üzere, O'nun tüm amacı buydu. Islah, kendileri için alma arzusu ile yaratılmış olan yaratılanların niteliğinin tam tersidir, bu nedenle şimdi, yaratılanlar doğalarına aykırı bir şey yapmalıdır, yani ihsan etmelidir.

Başka bir deyişle, çalışma alttakilerin ihsan etme eylemlerini ve ihsan etme niyetini gerçekleştirmek zorunda kalmalarıyla başlar. Daha sonra, ihsan etme niyetiyle haz ve memnuniyet alabilecekleri çalışma başlar.

İhsan etmeyi amaçlayabilsinler diye çalışma ve seçim için bir yer olması amacıyla Tzimtzum [kısıtlama] ve gizlilik yapılmıştır. Bu demektir ki, ihsan etmeyi amaçlayamadığı sürece kişi gizlilik altına alınır. Başka bir deyişle, ihsan etmeyi amaçlayamaması ve sadece kendi iyiliği için çalışmak istemesinin yanı sıra, bu gizleme yoluyla başka bir şey daha gerçekleşmiştir ve bu en zor olanıdır –mantık üstü inançla ödüllendirilmesi için insanın sıkı çalışma yapması gerekir çünkü gizlilik nedeniyle yaratılanların Yaradan'dan aldıkları haz ve memnuniyeti mantık dahilinde göremez oysa yaratılışın tüm amacı O'nun yarattıklarına iyilik yapma arzusu nedeniyleydi. Ne var ki, bu iyiliği ne kendisi ne de diğer insanlar açısından göremez.

Öyle anlaşılıyor ki, kişi, çalışıp form eşitliğini edinmek, yani ihsan etme kaplarına sahip olmak zorunda olmasının yanı sıra, Yaradan'ın, O'nun dünyasına iyi ve iyilik yapan formunda rehberlik ettiği inancıyla ödüllendirilmek için çalışmak zorundadır. Peki tüm bunlara kim sebep oldu? Her şey, yaratılışın ıslahı nedeniyle yerleştirilen Tzimtzum ve gizlilik ile yapılmıştır.

Ancak burada ciddi bir soru ortaya çıkıyor: Gizliliğin, yaratılışı ıslah etmek amacıyla gerçekleştiğini söylüyoruz ama bu gizliliğin bir sonucu olarak iki anlayış ortaya çıkıyor: 1) inanç eksikliği meselesi, 2) kendisi için alma arzusunu kullanma yasağı, ki bunlara genel olarak "akıl ve kalp" denir. Soru şudur: Kim önce gelir? Yani, kişi önce inançla ödüllendirilip sonra kendi iyiliği için değil de Yaradan'ın rızası için çalışmakla mı ödüllendirilmelidir, yoksa tam tersi mi olmalıdır?

Mantıklı olan, kişinin önce imanla ödüllendirilmiş olması gerektiğidir ve daha sonra benliğini iptal ettiği ve kendi çıkarı için değil, sadece Yaradan'ın yararına çalıştığı söylenebilir. Bu mesele, yani kişinin her şeyi sadece Yaradan rızası için yapması gerektiği, kişinin Yaradan'ın yüceliğine ne kadar inandığına bağlıdır. O ölçüde Yaradan için çalıştığı söylenebilir. Bu, önemli olmayan bir şey için büyük çaba sarf etmenin imkânsız olduğu anlamına gelir çünkü daha önemli bir şey için daha fazla çaba sarf etmemiz doğaldır.

Bu, kişinin verebileceği emeğin nesnenin önemine bağlı olduğu anlamına gelir. Doğal olarak, kişinin kendisi için alma arzusunu terkedip sadece Yaradan için çalışması için, Yaradan kişi için ne kadar önemliyse, O'nun için çalışmak da o kadar kolay olur. Buradan şu sonuç çıkar ki, kişinin kendi hazzını bırakıp yükselebilmesi ve Yaradan rızası için çalışabilmesi için, Yaradan'a inançla ödüllendirilmesi gerekir. Sonrasında, kişi Yaradan'ın önünde kendini iptal edebilecek ve her şeyi Yaradan rızası için yapabilecektir. Sağduyunun dikte ettiği budur, yani çalışmanın düzeni böyle olmalıdır.

Ancak, Sulam'da [Zohar'a Merdiven Yorumu'nda] ("Zohar Kitabı'na Giriş", Madde 138) yazılana göre bunun tam tersi gibi görünmektedir: Bir kişi Kelim'ini [kaplarını] "form eşitliği" olarak adlandırılan ihsan etmek için çalışmaya ıslah etmekle ödüllendirilmeden önce inanca sahip olamaz. Orada, ihsan etme kaplarına sahip olmadığı sürece kişinin Yaradan'dan haz ve memnuniyeti alamayacağını ve Yaradan'ın dünyaya İyilik Yapan İyi olarak yönettiğine inanamayacağını söylüyor. Bundan şu sonuç çıkar ki, kişi Yaradan'a iftira atmaktadır. Bu nedenle, o zaman artık Yaradan'ın dünyaya İyilik Yapan İyi olarak yönettiğine inanmaz.

Daha da kötüsü, O'nun İlahi Takdiri'ni inkâr etmektedir, şöyle yazıldığı gibi: "Islahtan önce, Malhut'a 'iyiyle kötüyü bilme ağacı [bilgi ağacı]' denir çünkü Malhut O'nun bu dünyadaki rehberliğidir. Alıcılar, yaratılış düşüncesinde O'nun bizim lehimize tasarladığı tüm iyiliğini alabilecek şekilde tamamlanmadıkları sürece, rehberlik iyi ve kötü şeklinde olmalıdır.

..."'Efendi her şeyi kendi amacı için yaratmıştır' diye yazılmıştır fakat biz tam tersini söylüyoruz. Bu nedenle, O'nun iyilik ve kötülük rehberliğini ödül ve ceza rehberliği olarak tadarız, zira bunlar birbirine bağlıdır; şöyle ki, alma kaplarını kullandığımız için İlahi Takdir'in işleyişinin bizim için kötü olduğunu zorunlu olarak hissederiz.Yaratılanın Yaradan'dan ifşa edilmiş kötülüğü alamayacağı bir yasadır, çünkü yaratılanın O'nu kötü olarak algılaması bu tam olan Operatör'e yakışmadığı için Yaradan'ın yüceliğinde bir kusurdur. Bu nedenle, kişi kendini kötü hissettiğinde, Yaradan'ın rehberliğini inkâr etmiş olur ve üstün Operatör de aynı ölçüde ondan gizlenmiş olur. Bu dünyadaki en büyük cezadır.

"Böylece, O'nun rehberliğine ilişkin iyi ve kötü hissi beraberinde ödül ve ceza hissini de getirir, çünkü Yaradan'a olan inançtan ayrılmamak için çaba gösteren kişi İlahi Takdir'de kötü bir tat aldığında bile ödüllendirilir. Ve eğer çaba göstermezse O'na olan inançtan ayrıldığı için bir ceza alacaktır. Bundan şu sonuç çıkar ki, tüm işleri tek başına O yapar, yapıyor ve yapacak olsa da yine de bu, iyiyi ve kötüyü hissedenlerden gizli kalır, çünkü kötülük sırasında Sitra Ahra'ya [diğer tarafa] O'nun rehberliğini ve inancı gizleme gücü verilir. Böylece kişi ayrılığın müthiş cezasıyla karşı karşıya kalır ve sapkın düşüncelerle dolar. Ve tövbe edildiğinde kişi, buna karşılık gelen ödülü alıp bir kez daha Yaradan'a tutunabilir."

Böylece, kişi ihsan etme kapları ile ödüllendirilmeden önce Yaradan'a inanca sahip olmasının imkânsız olduğunu görürüz, çünkü ancak o zaman kişi tam bir inanca sahip olur. Öyleyse soru şudur: Eğer bir kişinin inancı yoksa, Yaradan'a inanca sahip olmadan önce her şeyi Yaradan rızası için nasıl yapabilir?

Bunun cevabı, insanın kısmi inanca yani genel halktan aldığı inanca sahip olduğudur. İsrail'deki genel halkta, Saran Işık formunda bir inanç vardır. Bu, genel olarak İsrail'in bütününde parlayan inanç ışığıdır ve her biri bu inançtan alır. Buna "kısmi inanç" denir ve "Keduşa'nın [kutsallığın] cansızı" olarak adlandırılır. Herkes çalışmasına "cansız" şeklinde başlar.

Bu yazıldığı gibidir ("On Sefirot'un Çalışılmasına Giriş", Madde 14): "Bir keresinde bilgelerimizin şu sözünü yorumlamıştım: 'Tora'sı zanaatı olan kişi.' Onun inancının ölçüsü Tora'yı uygulamasında aşikardır, zira Umanuto [işi/zanaatı] kelimesinin harfleri, Emunato [inancı] kelimesinin harfleriyle aynıdır. Bu, arkadaşına güvenen ve ona borç para veren kişinin durumu gibidir. Bir sterlin söz konusu ise ona güvenebilir ama iki sterlin isterse ona borç vermeyi reddeder. Tüm mal varlığını ona zerre kadar şüphe duymadan da emanet edebilir. Bu son inanç 'tam inanç' olarak kabul edilir ve önceki formlar 'eksik inanç' daha doğrusu 'kısmi inanç’ olarak kabul edilir.”

Bu nedenle kişi çalışmasına, Saran Işık şeklinde inanca sahip olan İsrail'in bütününün inancıyla başlar. Bu inançtan, her biri çalışmasına başlaması, bireyin çalışmasına başlamak istemesi için yeterli olan inancın bir parçasını alır, yani kişi "Ve Tanrın Efendi'ni seveceksin" olarak adlandırılan İç Işık formundaki inançla ödüllendirilecektir. "Tanrın", bireysel bir idraktir, kişinin inancı genel halk üzerine inşa edilmediği zamandır, ki oradan yalnızca "kısmi inanç" adı verilen kısmı alır. Bununla birlikte, bireysel inançla ödüllendirilir ve buna "tam inanç" denir, genel halka ihtiyacı olmadığı zamandır.

Tam inançla ödüllendirilmek için kişi önce form eşitliği şeklinde çalışmalıdır, yani tüm çalışması ihsan etmek için olacaktır. Bir kez ihsan etme kaplarını elde etmekle ödüllendirildiğinde, ancak o zaman tam inançla ödüllendirilebilir çünkü o zaman "Ve Tanrın Efendi'ni tüm kalbinle seveceksin." diye yazılanı yerine getirebilir.

Ancak, bir kişi tam inançla ödüllendirilmek için form eşitliği şeklinde çalışmaya başladığı zaman çalışma "akıl" ve "kalp" olarak adlandırılan iki yönde gider. Yani, büyük ve önemli bir kişiye ihsan etmek istemediğimiz sürece ihsan etmek için çalışmak imkânsızdır. Bu nedenle, kişi zamanının bir kısmını "akılda" ve bir kısmını da "kalpte" çalışmaya vermelidir.

İşte gerçek çalışma burada, kişi bireysel inançla çalışmak istediğinde başlar, çünkü burada inişler ve çıkışlar vardır, çünkü bu çalışmanın temeli Yaradan'ın rızası için çalışmaktır, ki bu da kendi iyiliği için alma arzusuyla yaratılmış olan insan doğasının tam tersidir. Dolayısıyla, eğilime karşı gerçek savaş burada başlar. Bu nedenle, çalışmada bir düzen olmalıdır, aksi takdirde bu yolda devam edemez, yani Yaradan ile Dvekut'a [bütünleşmeye] ulaşamaz.

Kişi, çalışmanın zor olduğunu görür çünkü her zaman mantık üstü gitmelidir, yani her zaman mantığı ona kendi iyiliği için olmadıkça çalışmaya değmeyeceğini düşündürmektedir ve her seferinde mantığı onun şunu görmesini sağlar: "Kendin için alma arzusuyla doğduğunu görüyorsun, öyleyse nasıl kendini iptal etmek ve kendi yararını değil, Yaradan'ın yararını düşünmek istersin? Yaradan uğruna çalışmaktan ne elde edeceksin?" Mantığımız, kişinin ödül almak için Tora ve Mitzvot'ta [emirler/iyi işler] kutsal çalışmayı yapmasını anlayabilir. Bu normal bir yoldur, birileri için çalışırız ve patronun kim olduğu önemli değildir, ancak her zaman iş için ne kadar ücret aldığımızı düşünürüz, çünkü belirleyici olan ödüldür. Bu genel halkın çalışmasıdır.

Ancak, kişi ihsan etmek için çalışıp bununla kendisine tam bir inanç bahşedilmesini istediği zaman burada yükselişler ve düşüşler başlar, çünkü ödül olmadan çalışmak imkânsızdır. Peki, kişi ne zaman ödül olmadan çalışabilir? Sadece, önemli bir kişiye ihsan etmek istediği zaman. Bunu bir ödül olarak görür. Bu, bilgelerimizin "kişinin ondan aldığı haz" hakkında söylediği gibidir, yani kişi, önemli birinin onun hediyesini kabul etmesinden keyif alır.

Bu, daha küçük olanın Kral'a hizmet edebilmesi durumunda keyif almasının doğal olduğu anlamına gelir. Bundan şu sonuç çıkar ki, kişi ihsan etmek için çalışmak istediği zaman Yaradan'ı takdir etmelidir ki böylece Yaradan'a ihsan edebilsin ve O'nun rızası için çalışma gücüne sahip olsun. O halde, Yaradan'ın önemini kaybettiğinde – Zohar buna "Şehina [Kutsallık] toz içinde" der, Keduşa'nın önemini hissetmeyip onu toz olarak gördüğü zamandır – o zaman ihsan etmek için çalışmak için güçsüzdür. Bu yüzden çalışma hem akılda hem de kalptedir.

Ancak, çalışma sırasında, kişi Yaradanla Dvekut ile ödüllendirilmek olan hedefe ulaşmak için çalıştığı zaman düzen, maddesellikte olduğu gibidir; kişi, sağ ve sol, her iki bacağını kullanmadığı sürece yürüyemez. Bu, bilgelerimizin dediği gibidir (Sotah 47): "Sol her zaman uzağa itmeli ve sağ yakına çekmelidir." "Sağ", Yaradan'a yaklaştıran demektir, yani kişinin Yaradan'a yakın hissettiği zamandır. Hala bu duyguya sahip olmasa bile "Ve payından memnundur ve 'kutsanmış' olarak adlandırılır." diye söylendiği gibi (Makale No. 9, Tav-Şin-Nun), sanki tamamen bütün hissediyormuş gibi mantık ötesi gitmelidir.

O zaman, “Kutsanmış olan, Kutsal Olan’a tutunur" ve bundan canlılık alır çünkü Yaradan'a yakındır. Buna "hayat ağacına tutunmak" denir, üzerinde Tzimtzum veya yargı olmayan ihsan etme kaplarını kullandığı zamandır. Bu nedenle insan, "bütünlük" olarak adlandırılan sağ taraftan, Hayatların Hayatı’ndan hayatı uzatır.

Buna karşılık, "sol" ıslah gerektiren bir şeydir. Kişinin, çalışmasını eleştirdiği zamandır, ve hatalarını (görür). Hiçbir şeyinde bütünlüğe sahip olmadığı için Keduşa'dan reddedildiğini görür. Doğal olarak, lanetli olduğunu görür ve "lanetli, Kutsal Olan’a tutunmaz”. Dolayısıyla kişi, o zaman Yaradan'dan ayrılır ve doğal olarak hayatı yoktur. Solda, mantık dahilinde hesaplamasını yaptığında, çıplak ve yoksul olduğunu görür. Bu nedenle, bir kişi sol çizgide yürüdüğünde hayatı yoktur.

Yukarıdakilere göre, Zohar'ın, Kral Davud'un dünyaya gelmeden önce hiçbir hayatı olmadığına dair sözleri hakkında sorduğumuz soruyu yorumlayabiliriz. Bunun nedeni şudur: Kral Davud üzerinde bir Tzimtzum bulunan Malhut olduğu ve Davud "Malhut'un bütünü" olarak kabul edildiği için, ki bu da ıslah gerektirir, yani alma kaplarında bulunan alma arzusunun tamamı ıslah edilmelidir, bu nedenle, içinde ihsan etme kaplarının bulunduğu Kelim'e [kaplara] dahil edilmesi gerekiyordu. Böylece, genel Malhut da düzeltilecektir.

Buna "ıslahın sonu" denir, yani Kral Mesih'e "ıslahın sonu" denir. Bu, genel Malhut'un ihsan etmek için çalışmak üzere ıslah edilmesi anlamına gelir. Bu yüzden Zohar yalnızca, yargı niteliğinden olmayan İbrahim, Yakup ve Yusuf'un kendi niteliklerinden Davud'a verdiklerini söyledi, ki böylece hayatı olsun diye. Yani, onlar sayesinde "sağ" a ait olan, Hesed [merhamet] olan ihsan etme kaplarına sahip olacaktı, bu da yargı niteliğinin zıttı olan alma kaplarıdır. Bu yüzden sol olan İshak'tan alma kapları olan yargı niteliğini almamıştır.

"Solda hayat yoktur"un anlamı budur çünkü bir kişi "sol" şeklinde yürüdüğünde, bu demektir ki, kişi eksiklerini görür ve bir eksikliğe "yargı niteliği" denir, bu nedenle solda hayat yoktur. Daha ziyade sağdadır, "Çünkü o merhameti arzuluyor" formuna bağlandığı ve hiçbir şeyden yoksun olmadığında; bu, insanın yaşadığını hissettiği zamandır. Fakat bir kişi çıplak ve yoksul olduğu bir koşulda olduğu zaman, hayatının olmadığı kabul edilir. Kişi, hatalarını hissettiğinde ve gelecek onun için parlamadığında – eksikliklerini hiç gideremeyecek – o zaman kişi "Yaşamaktansa ölmeyi tercih ederim" der.

Bununla, "Kral Davud'un hayatı yoktu" diye yazılanı yorumlamalıyız. Bu demektir ki, dünyanın yaratılışıyla ilgili tüm mesele, yaratılanların haz ve memnuniyeti alması içindir. Bu nedenle, çalışmanın düzeni şudur; kişi önce yaratılışın amacına, yani yaratılanların haz ve memnuniyet almasının Yaradan'ın arzusu olduğuna inanmalıdır. Eğer buna inanıyorsa, "Yaradan'ın almamı istediği haz ve memnuniyete sahip olmamamın sebebi nedir?" diye düşünmelidir.

Sonuç olarak, eğer kişi, alması gerektiğine inanırsa, o ölçüde yokluğu hisseder. Yokluğu hissettiğinde eksikliğini giderememesinin sebebini aramaya gider. O zaman, eksiğimizin Dvekut, yani form eşitliği olduğunu söyleyen bilgelerimizin sözlerine inanmalıyız, "O merhametli olduğu gibi, siz de merhametlisiniz." diye yazıldığı gibi.

Bu demektir ki, kişi, Yaradan’ın bütün dünyaya bolluk bahşettiğine inandığı ölçüde, kendisi de o ölçüde Yaradan'a ihsan etmelidir. Sonra, kişi Yaradan'ın tüm dünyaya verdiğine inandığında, bundan tıpkı önemli insanlara hizmet etmenin büyük bir ayrıcalık olduğunu gördüğümüz bedensellikteki önemli bir kişi gibi Yaradan'ın önemini ve büyüklüğünü almalıdır ve bu hizmetin kendisinden haz ve memnuniyet alır ve başka bir ödüle ihtiyaç duymaz. O halde, "akıl"a olan inancı ölçüsünde, o ölçüde inançla da çalışabilir.

Ancak, insan kendisi için alma arzusu olarak doğduğundan, bu şekilde hayat yoktur. Bundan, kalpteki nokta olan Kral Davud niteliğinin hayatı olmadığı sonucu çıkar. Başka bir deyişle, hayat ışığı orada parlayamaz.

Bu nedenle, ihsan etmek olan "sağ" niteliği Kral Davud niteliği ile birleştiği zaman yargı niteliği olan Malhut'un "sağ" niteliğinden hayat alacağı yazıldığı gibi, "merhamet niteliğinin yargı ile birleşmesi" gerçekleşmiştir. Dolayısıyla alma kapları demek olan "sol" niteliği olan İshak değil, Hesed ve merhamet niteliği olan İbrahim, Yakup ve Yusuf niteliği, Kral Davud niteliğine yerleştirildi