Toplumun Amacı - 1. 1-1 (1984)
Toplumun Amacı - 2. 1-2 (1984)
Dost Sevgisine Dair. 2 (1984)
Dost Sevgisi – 1. 3 (1984)
Her biri Dostuna Yardım Etti. 4 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralı Bize Ne Verir?. 5 (1984)
Dost Sevgisi - 2. 6 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralına Dair Açıklanana Göre. 7 (1984)
Tora ve Mitzvot’u Yerine Getirmede Hangisi Kalbi Arındırır?. 8 (1984)
Kişi Her Zaman Evinin Kirişlerini Satmalıdır. 9 (1984)
Kişinin Reenkarne Olmamak İçin Ulaşması Gereken Derece Nedir?. 10 (1984)
Atalardan Kalan Erdem. 11 (1984)
Toplumun Önemine Dair. 12 (1984)
Bazen Maneviyata ‘Ruh’ Denir. 13 (1984)
Kişi Daima Sahip Olduğu Herşeyi Satıp Bilge Bir Öğrencinin Kızıyla Evlenmelidir. 14 (1984)
Yukarıdan Aşağıya Negatif Bir Şey Gelir Mi?. 15 (1984)
İhsan Etmeye Dair. 16 (1984)
Dostların Önemine Dair. 17-1 (1984)
Toplantının Gündemi. 17-2 (1984)
Tanrının Sana Bahşettiği Topraklara Geldiğin Zaman. 18 (1984)
Bugün Ayakta Duruyorsunuz, Hepiniz. 19 (1984)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 1. 1 (1985)
Dal ve Kökün Anlamı. 2 (1985)
Gerçeğin ve İnancın Anlamı. 3 (1985)
Bunlar Nuh’un Nesilleri. 4 (1985)
Topraklarından Uzağa Git. 5 (1985)
Ve Tanrı Ona Mamre’nin Ağacı Altında Göründü. 6 (1985)
Sara’nın Yaşamı. 7 (1985)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 2. 8 (1985)
Ve Çocukları Onun İçinde Mücadele Ettiler. 9 (1985)
Yakup Ayrıldı. 10 (1985)
Yakup İle Laban Arasındaki Mücadele. 11 (1985)
Yakup Babasının Yaşadığı Topraklara Geldi. 12 (1985)
Kurtuluşumun Kudretli Kayası. 13 (1985)
Ben İlk Ve Son Olanım. 14 (1985)
Hezekiah Yüzünü Duvara Döndü. 15 (1985)
Onlara Daha Fazla Eziyet Edildikçe. 16 (1985)
Bugünü Bil Ve Kalbine Kulak Ver. 17 (1985)
Kötüleyenlerle İlgili. 18 (1985)
Firavun'a Doğru Gel - 1. 19 (1985)
Kalbini Katılaştıran. 20 (1985)
Daima Tora ve Çalışma Arasında Ayırım Yapmalıyız. 21 (1985)
Tüm Tora Tek Kutsal Addır. 22 (1985)
Gece Yatağımda. 23 (1985)
Çalışmada Üç Zaman. 24 (1985)
Her Şeyde, Işık ve Kli Arasındaki Farkı Görmeliyiz. 25 (1985)
Bana İhtişamını Göster. 26 (1985)
Tövbe. 27 (1985)
Ajanlar. 28 (1985)
Yaradan, O'nu Çağıranlara Yakındır. 29 (1985)
Üç Dua. 30 (1985)
Kişi Kendini Kötü Olarak Görmez. 31 (1985)
Alıcıların Ödülüne Dair. 32 (1985)
İsrail'in Suçluları. 33 (1985)
Ve Yaradan'a Yalvardım. 34 (1985)
Kişi, Yaradan Korkusunun Ne Olduğunu Bildiğinde. 35 (1985)
Akşam Vardı ve Sabah Vardı. 36 (1985)
Kişiye Kim Tanıklık Eder. 37 (1985)
Mutlu Olan Erdemli ve Acı Çeken Erdemli. 38 (1985)
Sesimizi Duy. 39 (1985)
Musa Gitti. 1 (1986)
Kulak Ver, Ey Tanrım. 2 (1986)
İnsan, Tora Sayesinde Erdemlilik ve Barış ile Ödüllendirilir. 3 (1986)
Hesed'e Dair. 4 (1986)
Babaya Saygı Göstermeye Dair. 5 (1986)
Güven. 6 (1986)
Çoğunluğun Duasının Önemi. 7 (1986)
Yukarıdan Gelen Yardıma Dair. 8 (1986)
Hanuka Mumuna Dair. 9 (1986)
Duaya Dair. 10 (1986)
Gerçek Dua Gerçek Eksiklik Üzerinedir. 11 (1986)
Kişinin Dua Etmesi Gereken Temel Eksiklik Nedir?. 12 (1986)
Firavun’a Doğru Gel - 2. 13 (1986)
Mısırlılardan Kelim Ödünç Alma İhtiyacı Nedir?. 14 (1986)
Çoğunluğun Duası. 15 (1986)
Efendi, Yakup’u Kendisi İçin Seçti. 16 (1986)
Toplantının Gündemi -2. 17 (1986)
Kim Duaya Neden Olur. 18 (1986)
Sevince Dair. 19 (1986)
Kişi Günah İşlemeli ve Suçlu Olmalıdır. 20 (1986)
Mantık Ötesine Dair. 21 (1986)
Bir Kadın Döllenirse. 22 (1986)
Korku ve Sevince Dair. 23 (1986)
Sadaka ve Hediye Arasındaki Fark. 24 (1986)
Mitzvot'u Uygulamanın Ölçüsü. 25 (1986)
Yakın Bir Yol ve Uzak bir Yol. 26 (1986)
Yaradan ve İsrail Sürgüne Gitti. 27 (1986)
Topluluk On Kişiden Az Olmaz. 28 (1986)
Lişma ve Lo Lişma. 29 (1986)
Meyveden Önce Gelen Klipa. 30 (1986)
Yenika ve İbur Hakkında. 31 (1986)
Dua Boyunca Bacakları Düzeltmenin ve Başı Örtmenin Sebebi. 32 (1986)
Kişinin Ayaklarıyla Çiğnediği Emirler Nelerdir?. 33 (1986)
Hâkimler ve Görevliler. 34 (1986)
Av’ın Onbeşi. 35 (1986)
Selihot (Affedilmek) İçin Hazırlık Nedir?. 36 (1986)
Kötüye de İyiye de, İyilik Yapan İyi. 1 (1987)
Kötülüğün Farkındalığının Önemi. 2 (1987)
Tüm İsrail’in Bir Sonraki Dünyada Payı Vardır. 3 (1987)
Kötü Bir Kişiden İyi Bir Şey Duymak Yasak Mıdır?. 4 (1987)
Ödülden Daha Ziyade Çalışmanın Faydası Nedir?. 5 (1987)
Daimî İnancın Önemi. 6 (1987)
Hanuka Mucizesi. 7 (1987)
Gerçek ile Merhamet ve Gerçek Olmayan Merhamet Arasındaki Fark. 8 (1987)
Kişinin Yüceliği İnancının Gelecekteki Ölçüsüne Bağlıdır. 9 (1987)
Kötü Sözün Özü Nedir ve Ona Karşı Kim Durur. 10 (1987)
Purim Ve Emir, O Bilmeyene Kadar. 11 (1987)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 1. 12 (1987)
Matzot Bayramına Neden Pesah Denir. 13 (1987)
Pesah, Matza ve Maror Arasındaki Bağlantı. 14 (1987)
Kutsallıktaki İki Anlayış . 15 (1987)
Genel Halkın Çalışması ve Bireyin Çalışması Arasındaki Fark. 16 (1987)
Putperestlere Tora’yı Öğretmekteki Katı Yasağın Anlamı. 17 (1987)
Tora’nın Edinilmesine Hazırlık Nedir? - 1. 18 (1987)
Yaradan'ın Çalışmasında İfşa Edilenler ve Gizlenenler Nelerdir?. 19 (1987)
İnsanın Özel Mülkiyeti Nedir?. 20 (1987)
Yaradan Çalışmasında Kirli Eller Nedir?. 21 (1987)
Kişinin Yaradan’dan İstediği Hediye Nedir?. 22 (1987)
Anlaşmazlıktan Sonra Gelen Barış Hiç Anlaşmazlık Olmamasından Çok Daha Önemlidir. 23 (1987)
Çalışmada Asılsız Nefret Nedir?. 24 (1987)
Çalışmada Başın Ağırlığı Nedir?. 25 (1987)
Hafif Bir Emir Nedir?. 26 (1987)
Çalışmada ‘Kutsama’ ve ‘Lanet’ Nedir?. 27 (1987)
Çalışmada Ekleme Yapmamak ve Çıkarmamak Nedir? . 28 (1987)
“Ödül Kedere Göredir” Nedir?. 29 (1987)
Çalışmada Otorite Savaşı Nedir? -1. 30 (1987)
Çalışmada Antlaşma Yapmak Nedir?. 31 (1987)
Yaşamın İki Anlayışa Ayrılmasının Nedeni. 1 (1988)
Teşuva’nın (Tövbe) Ölçüsü Nedir?. 2 (1988)
Yaradan’ın Adının ‘Hakikat’ Olması Ne Demektir?. 3 (1988)
Çalışmada Yardım ve Bağışlanma İçin Dua Nedir?. 4 (1988)
Çalışmada “İsrail Sürgündeyken Şehina Onlarla Beraberdir” Nedir?. 5 (1988)
Çalışmada Bir Tarla ve Tarla Adamı Arasındaki Fark Nedir?. 6 (1988)
Damadın Suçlarının Bağışlanmasının Önemi Nedir?. 7 (1988)
Dua Eden Kişi Sözlerini Düzgün Şekilde Açıklamalı Ne Demektir?. 8 (1988)
Çalışmada Doğru Olanın Izdırap Çekmesi Ne Demektir?. 9 (1988)
Çalışmada, "Öğrenim Yerine Gidenlerin Dört Niteliği" Nedir?. 10 (1988)
Lişma’dan Önceki İki Muhakeme Nedir? . 11 (1988)
Yaradan Yolunda Tora ve Çalışma Nedir?. 12 (1988)
Çalışmada “Halkın Çobanı Bütün Halktır” Nedir?. 13 (1988)
Dost Sevgisi İhtiyacı. 14 (1988)
Çalışmada “Boş bir Mekânda Kutsama Yoktur” Ne Demektir?. 15 (1988)
Keduşa’nın (Kutsallığın) İnşa Edildiği Temel Nedir?. 16 (1988)
Tanrısal bir Ruh ile Hayvansal bir Ruh Arasındaki Temel Fark. 17 (1988)
Çalışmada Kişi Ne Zaman “Yaradan'ın Hizmetkarı” Olarak Kabul Edilir?. 18 (1988)
Çalışmada, Gümüş, Altın, İsrail, Kalan Diğer Milletler nedir?. 19 (1988)
İhsan Etme Çalışmasında Ödül Nedir? . 20 (1988)
Çalışmada Tora Karanlıktan Verildi Ne Demek? . 21 (1988)
Çalışmada Erdemlinin Faziletleri ve Kötülükleri Nelerdir?. 22 (1988)
Çalışmaya Lo Lişma’da Başlamak Ne Demektir?. 23 (1988)
Çalışmada "Gizli Şeyler Efendi'ye Aittir, İfşa Olan Şeyler Bize Aittir" Nedir?. 24 (1988)
Çalışmada, Şabat Arifesinde Hazırlık Nedir?. 25 (1988)
Çalışmada Kanun ve Yargı Arasındaki Fark Nedir?. 26 (1988)
Çalışmada, “Yaradan Gururu Tolere Etmez” Nedir?. 27 (1988)
“O’nun Rehberliği Gizli ve Açıktır” Nedir?. 28 (1988)
Yaratana Hizmet Edeni O'na Hizmet Etmeyenden Nasıl Ayırabiliriz?. 29 (1988)
Dostlar Meclisinde Ne Aranmalıdır?. 30 (1988)
Çalışmada, İnsanın, Yaratan'a Atfedilen İnsanın Çalışması Nedir?. 31 (1988)
Bir Düşüş Esnasındaki İki Eylem Nelerdir?. 32 (1988)
Yaradan'ın Çalışmasında Genel ve Birey Arasındaki Fark Nedir?. 33 (1988)
Çalışmada Gün ve Gece Nelerdir?. 34 (1988)
Çalışmada Yaratandan İstemeniz Gereken Yardım Nedir?. 35 (1988)
Tövbenin Ölçüsü Nedir?. 1 (1989)
Çalışmada Büyük ya da Küçük Bir Günah Nedir?. 2 (1989)
Gözyaşı Kapısı ile Geri Kalan Kapılar Arasındaki Fark Nedir?. 3 (1989)
Çalışmada Su Seli Nedir?. 4 (1989)
Dünyanın Yaratılışının İhsan Etme Yoluyla Olması Ne Demektir?. 5 (1989)
Çalışmada Mantık Ötesi Nedir?. 6 (1989)
Çalışmada “Şabat Arifesinde Çaba Sarf Etmeyen, Şabat Günü Ne Yiyecek” Nedir?. 7 (1989)
Çalışmada, İyi Büyürse Kötü de Büyür Ne Demektir?. 8 (1989)
Çalışmada “Kötülerin Üzerine Gelen Felaket Erdemlilerle Başlar” Nedir?. 9 (1989)
Çalışmada, “Merdiven Diyagonaldir (Çaprazdır)” Ne Demektir?. 10 (1989)
Çalışmada Gerekli Olan Kuvvetler Nelerdir?. 11 (1989)
Damadın Yemeği Nedir? . 12 (1989)
Çalışmada, 'Kem Gözlü Adamın Ekmeği' Nedir?. 13 (1989)
"Kalbine Yanıt Ver" Ne Demektir?. 14 (1989)
Çalışmada ‘Erdemliler Günahkârlar Sayesinde Görünür Hale Gelir’ Ne Demektir?. 15 (1989)
Çalışmada Boş bir Masada Kutsama Yasağı Nedir?. 16 (1989)
Çalışmada, Yaradan’ı Kutsamadan Önce Selam Verme Yasağı Nedir?. 17 (1989)
Çalışmada “Sayılanda Kutsama Yoktur Ne Demektir?. 18 (1989)
Çalışmada Şabat'a Neden Şin-Bat Denir?. 19 (1989)
Çalışmada Kötü Eğilimin Yükselmesi ve İftira Etmesi Ne Demektir?. 20 (1989)
Çalışmada "Sarhoş Bir Adam Dua Etmemelidir" Nedir? . 21 (1989)
Neden Özellikle Pesah Gecesinde Dört Soru Sorulur?. 22 (1989)
Çalışmada Kişi Acı Otu Yutarsa, Çıkamaz Nedir?. 23 (1989)
Çalışmada "Eğitimsiz Birinin Kutsamasını Hafife Almayın" Nedir?. 24 (1989)
Çalışmada "Kusuru Olan [Fedakârlık] Etmez" Nedir?. 25 (1989)
Çalışmada "Kendini Kirleten, Yukarıdan Kirletilir" Ne Demektir?. 26 (1989)
Çalışmada Acı Çekmek Ne Anlama Gelir?. 27 (1989)
Kişinin Testi Geçtiğini Kim Bilmelidir?. 28 (1989)
Çalışmada Tora'yı Almak İçin Yapılan Hazırlık Nedir? - 2. 29 (1989)
Menorayı Yakmanın Çalışmadaki Anlamı Nedir?. 30 (1989)
Çalışmada, Putperestlere Tora’yı Öğretme Yasağı Nedir? . 31 (1989)
Çalışmada Yağ "İyi Eylemler" Olarak Adlandırılır Ne Demektir?. 32 (1989)
Çalışmada Casuslar Nedir?. 33 (1989)
Çalışmada Barış Nedir?. 34 (1989)
Çalışmada "Oğulları Olmayan Kişi" Nedir?. 35 (1989)
Çalışmada “Çünkü Bu, Milletlerin Gözünde Sizin Bilgeliğiniz ve Anlayışınızdır” Nedir?. 36 (1989)
Çalışmada "Başlangıcı Dikenli Sonu Düzlük Olan Yol" Ne Demektir?. 37 (1989)
Çalışmada Hâkimler ve Görevliler Nedir?. 38 (1989)
Çalışmada "Tora Sadece Kötü Eğilimin Aleyhinde Konuşur" Nedir?. 39 (1989)
Çalışmada "Onlar Her Gün Gözünüzde Yeni Gibi Olacaklar" Nedir?. 40 (1989)
Günlük Program. 41 (1989)
Çalışmada "Kuyruk Değil Baş Olalım" Ne Anlama Gelir?. 1 (1990)
Çalışmada Başarısızlığın Anlamı Nedir?. 2 (1990)
Dünyanın Tora İçin Yaratılmış Olması Ne Anlama Gelir?. 3 (1990)
Çalışmada Erdemlinin Nesilleri İyi İşlerdir Ne Anlama Gelir?. 4 (1990)
Çalışmada İnsan Yaratılmadan Önce Toprak Meyve Vermiyordu Ne Anlama Gelir?. 5 (1990)
Kişi Çalışmada Gururu Ne Zaman Kullanmalıdır?. 6 (1990)
Çalışmada Dua ve Şükür Zamanı Nedir?. 7 (1990)
Çalışmada Esav’ın "Tarla Adamı" Olarak Adlandırılması Ne Anlama Gelir. 8 (1990)
Çalışmada "Yeryüzüne Bir Merdiven Kurulur ve Üstü Cennete Ulaşır" Ne Demektir?. 9 (1990)
Çalışmada Bilgelerimizin "Kral Davud'un Bir Hayatı Yoktu" Demesi Ne Anlama Geliyor?. 10 (1990)
Çalışmada, Hanuka Mumunu Sola Yerleştirmenin Anlamı Nedir?. 11 (1990)
Çalışmada Tora Neden "Orta Çizgi" Olarak Adlandırılır? - 1. 12 (1990)
Yaradan ve Şehina'nın Birleşmesi ile Tüm Kötülüklerin Kefaretinin Ödenmesi Ne Anlama Gelir?. 13 (1990)
Çalışmada Gerçek Hesed Nedir?. 14 (1990)
Çalışmada, Mısır’ın Vekili Düşmeden Önce, Onların Haykırışları Cevaplanmadı Ne Demektir?. 15 (1990)
Çalışmada "Moral Eksikliği ve Ağır Çalışma" Nedir?. 16 (1990)
Çalışmada Arınmak İçin Gelen Kişinin Aldığı Yardım Nedir?. 17 (1990)
Şabat Konuşması Neden Hafta İçi Konuşması Gibi Olmamalıdır?. 18 (1990)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 2. 19 (1990)
Çalışmada Yarım Kuruş Nedir? - 2. 20 (1990)
Çalışmada "Ben Hiçbir Şey İçin Varım, Sen de Hiçbir Şey İçin Varsın" Ne Demektir?. 21 (1990)
Amalek'i Silme Sırası Nedir?. 22 (1990)
Çalışmada Musa'nın Ay'ın Doğuşuyla İlgili Kafasının Karışık Olması Ne Anlama Gelir?. 23 (1990)
Çalışmada "Yanmış Bir Sunu Olmaya Gelen Her Şey Erkektir" Ne Anlama Gelir?. 24 (1990)
Çalışmada "Bütün Uluslar Efendimize Şükredin" Ne Demektir?. 25 (1990)
Çalışmada "Efendimiz Kadar Kutsal Olan Yoktur, Çünkü Senden Başkası Yoktur" Nedir?. 26 (1990)
Çalışmada "Her Çimen Tanesinin Üstünde Ona Vuran ve Büyümesini Söyleyen Bir Görevli Vardır!" Ne Demektir?. 27 (1990)
Çalışmada “Büyükleri Küçükler Hakkında Uyarmak” Nedir?. 28 (1990)
Çalışmada "Tora İnsanın Gücünü Tüketir" Ne Demektir?. 29 (1990)
Çalışmada Yaradan'ın Adının "Yasa ve Emir" Olması Ne Anlama Gelir?. 30 (1990)
Çalışmada ‘Sayılmış Olanda Kutsama Yoktur’ Ne Demektir. 31 (1990)
Çalışmada "İsrail Yaradan'ın Arzusunu Yerine Getiriyor" Ne Anlama Gelir?. 32 (1990)
Çalışmada "Yeryüzü Korktu ve Hareketsiz Kaldı" Ne Demektir?. 33 (1990)
Çalışmada "Sıradan Bir Kişinin Kapları" Nedir?. 34 (1990)
Çalışmada, "Damadın Yemeğinin Tadını Çıkaran Kimse" Ne Demektir?. 35 (1990)
Çalışmada "Esav ve İsmail'in Çocukları Tora'yı Almak İstemediler" Ne Demektir?. 36 (1990)
Çalışmada "Şehina İsrail İçin Tanıklıktır" Ne Demektir?. 37 (1990)
Çalışmada “Kutsama Kabı Dolu Olmalıdır” Nedir?. 38 (1990)
"Kudüs İçin Yas Tutan, Onun Sevincini Görmekle Ödüllendirilir" Sözü Çalışmada Ne Anlama Gelir?. 39 (1990)
Çalışmada “Sen tüm insanların en aşağıda en önemsiz olanısın,” Nedir? . 40 (1990)
Çalışmada Kişinin Topuklarıyla Çiğnediği Hafif Mitzvot Nedir?. 41 (1990)
Çalışmada Kutsama ve Lanet Nedir?. 42 (1990)
Çalışmada “Sunağın Yanına Kendin İçin Bir Aşera Dikmeyeceksin” Nedir?. 43 (1990)
Çalışmada İsteğe Bağlı Savaş Nedir - 2. 44 (1990)
Çalışmada "Gizli Şeyler Tanrımız Efendimize Aittir" Ne Demektir?. 45 (1990)
Baal HaSulam'dan Çalışmanın Düzeni. 46 (1990)
Çalışmada "Bizim Senden Başka Kralımız Yok" Ne Demektir?. 1 (1991)
Çalışmada "Ey İsrail, Tanrın Efendine Dön" Ne Demektir?. 2 (1991)
Çalışmada " Günahkârlar Hazırlayacak ve Erdemliler Giyecek" Ne Demektir?. 3 (1991)
Çalışmada “Sabotajcı Selde Kaldı ve Öldürüldü,” Ne Demektir?. 4 (1991)
Çalışmada "Erdemlilerin İyi İşleri Nesillerdir" Ne Demektir?. 5 (1991)
Çalışmada "Avram'ın Sığırlarının Çobanları ve Lut'un Sığırlarının Çobanları" Nedir?. 6 (1991)
Çalışmada "İnsan" Nedir ve "Hayvan" Nedir?. 7 (1991)
Çalışmada Geçen "Ve İbrahim Çok Yaşlanmıştı, Birçok Gün Geçirmişti" İfadesi Nedir?. 8 (1991)
Çalışmada "Giysilerinin Kokusu" Nedir?. 9 (1991)
Çalışmada, Mahsul Olgunlaştığında Kral Tarlasında Ayakta Durur Ne Demektir?. 10 (1991)
Çalışmada İyi Eğilimin ve Kötü Eğilimin Kişiyi Koruması Ne Anlama Gelir?. 11 (1991)
Bu Kandiller Kutsaldır. 12 (1991)
Çalışmada ‘Zayıf Olanın Eline Güçlüyü Verdin’ Ne Demektir. 13 (1991)
Çalışmada İnsanın Kutsanmasının Oğulların Kutsanması Olması Ne Demektir?. 14 (1991)
Çalışmada "Bu Yerde Benim İçin Bir Mucize Yaratan" Kutsaması Nedir?. 15 (1991)
Çalışmada Efendi'nin Tanrı Olduğunu Bilmek İçin Neden "Kalbine Cevap Vermeye" İhtiyacımız Var?. 16 (1991)
Çalışmada, “Onun Kalbini Katılaştırdığım İçin,” Nedir?. 17 (1991)
Çalışmada Sağ Elimizi Sol Elimizin Üzerine Kaldırmalıyız Ne Anlama Gelir?. 18 (1991)
Çalışmada "Kalk Ey Efendimiz ve Düşmanların Dağılsın" Ne Anlama Gelir?. 19 (1991)
Çalışmada “Yeri Olmayan Hiçbir Şey Yoktur” Nedir?. 20 (1991)
Çalışmada, Purim'den Önce, Zahor (Hatırlama) Bölümünü Okumamızın Anlamı Nedir?. 21 (1991)
Çalışmada "Dikenlerin Arasındaki Zambak" Nedir?. 22 (1991)
Çalışmada Bir İneğin Küllerinin Arındırılması Ne Demektir?. 23 (1991)
Çalışmada Kişinin Bir Oğul ve Bir Kız Çocuk Doğurması Ne Anlama Gelir?. 24 (1991)
Tövbe Eden Kişinin Mutluluk İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 25 (1991)
Çalışmada Bir Kısım İfşa Etmek ve İki Kısım Gizlemek Nedir?. 26 (1991)
Önce Kadın Döllenirse Erkek Çocuk Doğurur" Ne Anlama Gelir?. 27 (1991)
Çalışmada Kutsallık ve Saflık Nedir?. 28 (1991)
Çalışmada Bir Başrahibin Bakire Bir Eş Alması Ne Anlama Gelir?. 29 (1991)
Çalışmada, Uzak Bir Yolda Olan Birinin İkinci Bir Pesah'a Ertelenmesi Ne Anlama Gelir?. 30 (1991)
Çalışmada Yoksullara Verilen Sadakanın Kutsal Adı Yapması Ne Anlama Gelir?. 31 (1991)
Çalışmada Sancak Nedir?. 32 (1991)
Çalışmada Yaradan'ın Birini Kayırması Ne Anlama Gelir?. 33 (1991)
Çalışmada Meyvelerini Bu Dünyada Yemek ve Aslını Öbür Dünya İçin Saklamak Nedir?. 34 (1991)
Çalışmada "Casuslar" Ne Anlama Geliyor?. 35 (1991)
Çalışmada "Barış, Barış, Uzaklara ve Yakınlara" Nedir?. 36 (1991)
Çalışmada "Tora" Nedir ve "Tora'nın Yasası" Nedir?. 37 (1991)
Çalışmada "Sağ Çizgi" Nedir?. 38 (1991)
Çalışmada Sağın Soldan Daha Büyük Olması Ne Anlama Geliyor?. 39 (1991)
Çalışmada Gerçek ve Yalan Nedir?. 40 (1991)
Kişi Kötü Niteliklerle Doğmuşsa Ne Yapmalıdır?. 41 (1991)
Çalışmada "Öküz Sahibini Bilir, vs, İsrail Bilmez" Ne Demektir?. 42 (1991)
Çalışmada "Sırtımı Göreceksiniz, Ama Yüzüm Görünmeyecek" Ne Demektir? . 43 (1991)
Çalışmada İsrail'in Toprağın Mirası ile Ödüllendirilmesinin Sebebi Nedir?. 44 (1991)
Çalışmada Yargıcın Mutlak Surette Doğru Hüküm Vermesi Ne Anlama Gelir?. 45 (1991)
Çalışmada Sevilenin Oğlu ve Nefret Edilenin Oğlu Nedir?. 46 (1991)
Çalışmada Sağ ve Solun Zıtlık İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 47 (1991)
Kütüphanechevron_right
Rabash/Articles
chevron_right
Tora’nın Edinilmesine Hazırlık Nedir? - 1
 

Tora’nın Edinilmesine Hazırlık Nedir? - 1

Makale 18, 1987

Şöyle yazar: "Ve Tanrı Sina Dağı'nın tepesine indi." Halk ile ilgili ise: "Ve onlar da dağın eteklerinde duruyorlardı".

Yaradan'ın "inmesi"nin bir alçalma, küçülme anlamına geldiğini bilmeliyiz. Neticede bu, Tora verildiği zaman gerçekleşmiştir. Öyleyse bunun haz dolu bir zaman olması gerekirken neden Yaradan için bir iniş olarak kabul edilmelidir?

Bilgelerimiz "onlar duruyor,” hakkında bunun, şunu gösterdiğini söylemişlerdir, "O, Dağı onların üzerine bir kubbe olmaya zorladı" ve "Eğer Tora'yı edinirseniz ne mutlu size, ama eğer edinmezseniz burası size mezar olacak," dedi. (Şabat 88). O, Tosfot’ta onlara şunu sormuştur, duymadan önce yapmış olmalarına rağmen, neden, "Dağı onların üzerine kubbe olmaya zorladı”? Bu soruya birçok cevap mevcuttur; ama çalışmada, dağı onların üzerine bir kubbe olmaya zorlamasının ne demek olduğunu anlamamız gerekmektedir.

Yukarıdakileri anlamak için bir Kli (kap) olmaksızın ışığın olmayacağı kuralını hatırlamalıyız. Yani eksiklik olmadan doldurma olmaz. Bir şeye özlem duymadan ondan haz almak mümkün değildir. Bir şeye olan özleme, eksiklik anlamını taşıyan "hazırlık" denir. Bir şeye olan ihtiyaç özlemi belirler ve hazzın seviyesi özlemin seviyesine karşılık gelir.

Bu nedenle Tora'nın verilmesinden önce Tora'nın edinilmesi için bir hazırlık olması gerekiyordu. Aksi hâlde Tora'dan haz alınamazdı. Yani Tora'yı edinmek için bir eksiklik oluşturmaları gerekliydi ve bu eksiklik yukarıda bahsedilen özlemdir. Özlemin seviyesi ile Tora'dan alınabilen hazzın ölçüsü paraleldir. Bununla birlikte Tora'nın edinilmesine olan ihtiyacın gerçekten ne olduğunu bilmeliyiz.

Bilgelerimiz: "Yaradan kötü eğilimi ve onun için de bir şifa yaratmıştır." der (Baba Batra 16). RAŞİ günah düşüncelerinin önünü keserek "Tora'yı onun için bir şifa olarak yarattı" diye yorumlar. Söylediğimiz gibi: "Bu zalimle karşılaşırsan onu yatağa çek" (Kiduşin 30). Kiduşin'de: "Yaradan İsrail'e şöyle dedi: 'Kötü eğilimi ben yarattım ve onun için Tora'nın tadını yarattım. Eğer Tora ile meşgul olursanız onun ellerine düşmezsiniz.', yani söylediğimiz gibi: 'Eğer becerebilirseniz.'. 'Ama eğer Tora ile meşgul olmazsanız onun ellerine düşeceksiniz.', yani söylediğimiz gibi: 'Günah kapıda çömeliyor.' "

Buna göre Tora'nın kötü eğilimin yönetiminden meydana gelen bir ıslah olduğunu görüyoruz. Bu ona verdiği direktifleriyle birlikte kötü eğilimi olduğunu hisseden bir kişi için ona nasıl mutlu olacağını ve hayattan keyif alacağını söyleyerek ona zarar vermeyi amaçladığı anlamına gelir. Yani "Yaradan ile Dvekut (Bağlılık)" olarak adlandırılan gerçek iyiliğe ulaşmaktan kişiyi alıkoyar. Bu yüzden bir kişi bu eğilimin iyi değil, kötü olduğunu söyler.

Ancak bunu söylemek bir kişi için oldukça zordur. Yani kötü eğilim kişinin hayattaki hazzının, yaptığı şeylerden aldığı zevkin, tüm eylemlerinin yalnızca kendi iyiliği, menfaati için olduğunu anlamasını sağlar. O, kişiye verdiği tüm direktiflerin yalnızca tek bir şey için olduğu kuralını bilmesi gerektiğini ona hatırlatır: Sadece kendi yararı için... Bazen başkaları için bir şeyler yapması gerektiğini söyler. Kişiye bir başkasının lehine çalışmasını söylemesinin iyi bir nedeni vardır. Bu eylemin kendisine fayda sağlayacağı daha önceden hesaplanmıştır. Bu nedenle kendi iyiliği dışında başka bir amacı olmadığına kişiyi inandırdığında kişi ona nasıl kötü bir eğilim diyebilir?

Bu nedenle bir insanın bir kişinin dünyada içindeki alıcıdan ki Kral Süleyman buna "düşman" derdi, daha büyük bir düşmanı olmadığı gerçeğini bileceği ölçüde alma arzusunun kötü olduğunu hissetmeye gelmek için çok fazla çalışması gerekmektedir. "Düşmanınız açsa ona ekmek verin." diye yazıldığı gibi... Kişinin kötü olduğunu ve alıcının yoluna tamamıyla zıt olan doğru yolda yürümeyi başaramadığını saptaması kesin olarak çok zordur. Çünkü gerçeğin yolu alıcı sadece almak istemesine rağmen, sadece ihsan etmektir. Burası birinin bir şeyi "iyi" ya da "kötü" olarak adlandırması gereken yerdir.

Bilgelerimiz şöyle söyledi: "Rabbi Hanina Bar Papa dedi ki: 'Hamilelik için görevlendirilmiş meleğe Laila (İbranice: Gece) denir. Bir damla alır ve onu Yaradan'ın huzuruna götürüp şöyle der: 'Dünyanın efendisi bu damla ne olacak? Kudretli biri mi, yoksa zayıf karakterli mi? Bilge biri mi, yoksa aptal mı; zengin mi, fakir mi?', ancak 'kötü ya da erdemli' demez. Bunun yerine bu, insanın tercihine bırakılmıştır.' "

Bu seçimin bir kişideki alıcıyı belirlemek, karar vermek ve onu isimlendirmek anlamına geldiği ya da kişinin faydasına çalıştığı ve bir dakikalığına bile başkalarının yararına doğru kaymadığı için onun gerçekten iyi bir eğilim olduğu yorumunu yapmalıyız. Bu nedenle onu dinlemeye değer. Çünkü sadece kişinin kendi iyiliğini, mutluluğunu önemser. Bu yüzden ona güvenilmeli ve onun yönünü sağa ya da sola kaydırmamalı. Tüm emirleri yerine getirilmeli ve o hiç saptırılmamalıdır.

Bunun tam tersi bir görüş de mevcuttur. Onu dinleyerek ve kendini sevmekle meşgul olarak Yaradan ile form eşitliğinden uzaklaştığımız için onun kötü olduğunu ifade eder. Bu durumda kararın niteliği bir kişinin üzerinedir ki bu da O'nun yarattıklarına iyi davranmanın ışığında yapılan Tzimtzum'un (kısıtlama) ıslahı ile yapılır. Bu nedenle öz sevginin olduğu yerde ifşa edilemez ve bu nedenle bir kişi öz sevginin kendisi için kötü ve zarar verici olduğuna ilk ve son olarak karar vermelidir.

Ancak soru şu ki; kişi alıcının o günden itibaren onu dinlemeyeceği kadar kötü olduğunu söylemeye karar verme gücünü nereden alabilir?

Gerçek şu ki bu nedenle, ona kendisi için almanın insanın gerçek kötülüğü ve düşmanı olduğu gerçeğini göstermesi için Yaradan'ın yardımına ihtiyacı vardır. Bir kişi bunu hissetmeye geldiğinde günah işlemekten muaf olur. Sonra bütün gizlilikler ve cezalandırmalar onun için kalkar; çünkü bunun ölüm meleği olduğunu bildiği zaman kesinlikle ölümden kaçacaktır. Bu, yaratılışın amacındaki haz ve zevkin ifşa edilebileceği zamandır. O zaman kişi ‘’İyi ve İyilik Yapan’’ olarak bilinen Yaradan'a ulaşır.

Buna göre yazılanı yorumlamalıyız: "Ve Tanrı içinden şöyle dedi: 'İnsanlar yüzünden yeryüzünü bir daha lanetlemeyeceğim. Çünkü insan yüreğindeki eğilimler çocukluğundan beri kötüdür.'" (Yaratılış 8:21) Nahmanides "yüreğinden" ifadesini ‘’O zaman durumu peygambere ifşa etmemiş olması’’ olarak yorumlar. Ezra bile "Sonradan sırrı Nuh'a ifşa etmiştir" diyerek ekleme yapar.

Bu âyeti anlamak zordur. Yaradan "insanın yüreğindeki eğilimin çocukluğundan beri kötü" olduğunu ancak şimdi mi görmüştü ve bunun öncesinde bilmiyor muydu?

Çalışmada bir insanın gerçeği elde etme arzusunu uyandırmaya uğraştığı tüm bu çalışmadan sonra Yaradan'ın şimdi ifşa ettiği yorumunu yapmalıyız. Yani neden doğduğunu, hangi amaca ulaşması gerektiğini bilmesi için Yaradan ona alıcı olan, çocukluğundan beri kötü olan kalbindeki eğilimi ifşa etmiştir. Eğilimin kötüleştiğini şimdi görmüş olması söz konusu değildir. Aksine o, çocukluğundan beri kötüdür. Başka bir deyişle bazen eğilimini dinlerdi ve artık bunun kendisinin düşmanı olduğunu ve eğilimin ona tavsiye ettiği her şeyin kendi zararına olduğunu bildiğini söyler.

Ancak daha sonra eğilimin değeri tekrar artar ve yine kişi onu dinler. Tüm kalbiyle onun için çalışır. "Kustuğunu geri yiyen bir köpek" gibi olduğunu hisseder. Yani eğilimin ona verdiği tüm yiyecekler insan için değil, hayvanlar için uygun olduğundan onu dinlemenin kendisine uygun olmadığını zaten saptamıştır. Fakat birdenbire hayvan yiyeceklerine geri döner ve daha önce aldığı karar ve görüşlerin hepsini unutuverir.

Daha sonra pişman olduğunda "kötü" olarak nitelenen eğilimin gerçekten de kötü olduğunu görmesini sağlayacak olanın sadece Yaradan olduğunu görür. Yaradan bu bilgiyi ona bir kez verdiğinde tekrar yoldan sapmaz; ama Yaradan'dan onu saptırmaya çalışan bu eğilimin her zaman üstesinden gelme gücünü ona vermesini ister. Böylece onun üstesinden gelme gücüne sahip olur.

Bu durumda Yaradan'ın ona hem Kli (kap) hem de ışığı vermesi gerekir. Yani hem eğilimin kötü olduğunun hem de onun egemenliğinden çıkmanın bir gereklilik olduğunun farkındalığı... Bunun için gereken ıslah Tora'dır. "Kötü eğilimi ben yarattım, Tora'yı bir şifa olarak yarattım." diye yazıldığı gibi... Buna göre Yaradan kişiye hem Tora'ya olan ihtiyacı hem de Tora'yı vermiştir. Bu: "ona hem ışığı hem de Kli'yi veren Yaradan" olarak bilinir.

Üstteki "Tanrı içinden söyledi" âyetini yukarıdakilere göre yorumlamalıyız. Yorumcular konuyu peygambere ifşa etmemenin "içinden" demek olduğu yorumunu yapmışlardır. Daha sonra sırrını ifşa eder. Sır nedir? İnsanın yüreğindeki eğilimlerin çocukluğundan beri kötü olmasıdır.

Dolayısıyla düzen kişinin kalbindeki eğilimin niteliğinin "kötü" olduğunu öncelikle kendisinin görmesi, buna karar vermesi ve saptaması gerektiğidir. Daha sonra kişi sözüne geri dönemeyeceğini kesin olarak tespit edemediğini görür ve eğilimin iyi bir şey olduğunu, dinlemeye değer olduğunu, vs. söyler. O zaman Yaradan'ın "içinden" söylemesi insanın yüreğindeki eğilimin çocukluğundan beri kötü olduğu, fakat seçimle ilgilenen bir kişiye Yaradan'ın yine de kötü olduğu için "kötü" olarak adlandırılan eğilim sırrını ifşa etmemesiyle ilişkilendirilir. Bu, insanın seçimi için yer vermek ve onun kötü olduğunu belirlemek için yapılır.

Ancak daha sonra kişi onun tamamen kötü olduğunu söyleyemediğini ve sürekli pişmanlık duyduğunu gördüğünde: "Bana yardım et!" diye Yaradan'a feryat ettiği bir koşula gelir. Bu, "Daha sonra O, sırrını Nuh'a ifşa etti" diyen Ezra'nın söyledikleriyle aynı anlamdadır. Yani Nuh'a "Yaradan'a hizmet etmek" denir. Yaradan bir kişiye eğiliminin çocukluğundan beri kötü olduğunu ifşa ettiğinde, “kötü eğilimin kötü olduğu, yeni bir şey değildir, ama sana daha önce söylemedim. Mademki şimdi İnsanın eğiliminin kötü olduğu sırrını sana söylüyorum, artık onu dinlemeyeceğinden emin olabilirsin; çünkü bunu sana kendim ifşa ettim. Bu yüzden artık lanetlemeyeceğim." çünkü artık daha fazla cezaya gerek olmayacak, her şey güzel olacak, söylendiği gibi: "Artık tüm yaratılışa daha önce yaptığım gibi darbe indirmeyeceğim".

Bu, Yaradan'ın bir insanın kalbindeki eğilimin kötü olduğunu ifşa edişinden önce bazı iniş ve çıkışların olması gerektiği anlamını taşır. Yani işin başlangıcında canlılığınız vardı, fakat doğru yolda yürümeleri için tüm yaşayanlara darbe vurulması gerekti, yani sizden çalışmadaki canlılığınızı aldım ve siz oradan aşağıda bir yere indiniz. Çünkü kötü eğilim olan kötülüğünüz vardır. Sonra "Kötü eğilimi ben yarattım, şifa olarak Tora'yı yarattım." olabilir. Ama kişi bu kötü eğilime sahip olmadan önce Tora'ya bir ihtiyaç hisseder. Bu nedenle ancak Yaradan'ın, insanın kalbindeki eğilimin kötü olduğu sırrını ifşa etmesinden sonra Tora'nın verilişi mümkün olabilir; çünkü Kelim (Kaplar) olmadan ışık da olmaz. Yalnızca ihtiyacın olduğu yerde ihtiyaçları karşılamak mümkündür.

Ancak Yaradan'ın insanın kalbindeki eğilimin kötü olduğunu ifşa etmesi aynı zamanda "ışık" olarak adlandırılır. Anlamı dolmak, doldurmaktır. Eksiklik olmadan doldurma da olmaz. Bu nedenle bir kişi ona ihtiyaç hissetmeden önce Yaradan'ın ona kötüyü ifşa etmesiyle ödüllendirilemez, çünkü gereksiz yere eylem yapma tarzının insana ait olmadığına dair bir kural vardır. Bu daha çok gereksiz yere hiçbir şey yapmayan Yaradan'ın özelliğidir.

Buna göre bir kişi Yaradan'ın yukarıda bahsedilen sırrı ona ifşa etmesi için gereken ihtiyacı nereden edinebilir? Bunun için kişinin çalışmaya başlaması ve alma arzusunun kötü olduğunu, onun hükmünden çıkması gerektiğini bilmelidir. Tora'da ve dua olarak yaptığı her şey ya da Mitzvot (emirler/iyi işler) ile meşgul olduğu zaman tüm bu eylemleri yapmanın onu kötülüğün ifşasına getirdiğini anlar. Kötü olduğunu ve ihsan etme eylemlerinde bulunmak istediğini hissettiğinde canlılık kazanmaya başlar. Bulunduğu seviyeden düştüğünde canlılığını kaybeder.

Onu bulunduğu seviyeden düşüren Yaradan'ın kendisidir; çünkü içindeki gerçek kötülüğü hâlâ görmemiştir. Ancak her düştüğünde bu düşüşler vasıtasıyla alma arzusunun kötü olduğunu ve bundan sonra kullanılmaması gerektiğini Yaradan'ın ona kesin olarak ifşa etmesini ister.

Yaradan'ın ona gönderdiği düşüşler "Artık tüm yaratılışı vurmayacağım" ifadesinde olduğu gibi Tora'da kişiden canlılığını almak ve onu Keduşa'nın (kutsallık) canlılığından mahrum bırakmaktır; çünkü insan Yaradan'ın ona kötülüğü kalıcı olarak idrak etmesine yardımcı olması için bu ihtiyaçla tamamlanmıştır. Böylece kötünün sesini dinlemek için bir kez daha özlem duymayacaktır. Bu böyledir; çünkü insan Yaradan'ın kendisine yardım etmesi için ihtiyaç duyma noktasına gelmiştir. Bunun nedeni onun artık kötü eğilime düşkün olmamasının, onu dinlemek istememesinin, sonsuz bir şekilde yoldan sapmasının imkânsız olduğunu şimdi görmesidir. Bu, Yaradan'ın onun içindeki eğilimin kötü olduğunu anlaması için yardım etmesine şimdi ihtiyaç duymasının sebebidir. Yaradan'ın yaratılanlar için meydana getirdiği haz ve zevke erişememesinin nedeni de budur.

Bu nedenle bir kişi birçok kez düşer; çünkü bunun yardımıyla Yaradan'ın yüreğindeki eğilimin kötü olduğunu hissetmesi amacıyla ona yardım etmesine özlem duyması için içinde bir arzu oluşur.

Şimdi ne sorduğumuzu anlayabiliriz: Tora'nın edinilmesine hazırlık nedir? Cevap: Kötü Eğilim'dir. Bir kişi Yaradan kendisini bu konuda bilgilendirdikten sonra içinde kötülük olduğunu bildiğinde insanın içinde yeni bir ihtiyaç doğar: Bunu yenme ihtiyacı... Yine de bu yalnızca Tora vasıtasıyla olabilir. Bilgelerimizin dediği gibi: "Kötü eğilimi ben yarattım, Tora'yı bir şifa olarak yarattım". Bu, Tora'nın edinilmesi için hazırlıktır. Yani Tora'ya olan ihtiyaç "Tora'nın edinilmesi için hazırlık" olarak adlandırılır.

Bununla "Ve Tanrı Sina Dağı'nın tepesine indi" kelimelerinin anlamıyla ilgili sorduğumuz şeyleri anlayacağız. "Dağın tepesi" nedir? Yaradan'ın indiği nasıl söylenebilir? Maneviyatta ismin eyleme göre olduğu bilinir. Manoah ve ona: "Neden adımı istiyorsun?" diyen melekle ilgili yazıldığı gibi… Daha ziyade o, eyleme göredir.

Örneğin şifa veren bir melek, Melek Rafael (Yaradan'ın Şifası) olarak adlandırılacaktır. Aynı şekilde Yaradan birine şifa yolladığında Yaradan'a "Hasta iyileştiren" denir. Yukarıdakilere göre insanın yüreğindeki eğilimin kötü olduğunu ona ifşa eden Yaradan, insanın doğuştan içinde bulunduğu düşüş koşulunu ona ifşa eden Yaradan olarak kabul edilir. "Çocukluğundan beri kötü", yani doğduğu günden beri... İnsanın alçak konumunu ona gösterme eyleminden sonra Yaradan için "Ve Tanrı Sina Dağı'na indi." denir.

Burada iki farklı anlatım biçimine rastlıyoruz: 1) Yaradan ile ilgili... Örneği: "Ve Tanrı Sina Dağı'nın tepesine indi." 2) İnsanlarla ilgili... Örneği: "Ve onlar dağın eteklerinde durdular."

"Dağ"ın ne anlama geldiğini bilmeliyiz. Har (dağ) kelimesi insanın aklı demek olan Hirhurim (düşünceler) kelimesinden gelir. Akılda olan her şey "gizli" olarak kabul edilir. Daha sonra eylem olarak gerçeğe dönüşür. Buna göre "Ve Tanrı Sina Dağı'nın tepesine indi" ifadesini insanın düşüncesi ve aklı olarak yorumlayabiliriz. Yani Yaradan insanın kalbindeki eğilimin çocukluğundan beri kötü olduğunu tüm insanlara bildirdi. Yaradan onları gizlilikle bilgilendirdikten sonra, yani dağın tepesinde gizli olan, eylem olarak gerçeğe dönüştü.

Bu nedenle insanlar gerçekten hissetmeye, herkes şimdi Tora'ya ihtiyaç duymaya başlamıştır. "Kötü eğilimi ben yarattım, Tora'nın tadını yarattım". Aslında seçim hakkı olmaksızın Tora'yı kabul etmek zorunda kaldıklarını hissetmişlerdi; çünkü eğer Tora'yı edinirlerse haz ve zevk alabileceklerini, eğer edinmezlerse oranın onlara mezar olacağını görmüşlerdi. Başka bir deyişle; eğer şu anki durumumuzda kalırsak hayatlarımız hayat değil, bize birer mezar olacaktır.

Buna göre "Ve Tanrı dağın tepesine indi" ifadesini, Yaradan onları dağda, akıllarında, kötü olanın insanın kalbi olduğu konusunda bir kez bilgilendirdiğinde ve bu bir kez onların akıllarına, düşüncelerine yerleştirildiğinde hemen çalışmaya başlamıştır. "Ve onlar dağın eteklerinde durdular". Başka bir deyişle dağdaki iniş onların üzerinde çalışmış ve onlar dağın eteklerinde durmuşlardır. Yani yukarıda bahsedilen inişler onları yönetmiştir.

"Dağı onların üzerine bir kubbe olmaya zorladı" ifadesi iniş ve dağda aldıkları bilgi anlamını taşır. Yani kendileriyle ilgili düşünce ile şimdi Tora'yı edinmek zorunda olacaklar; çünkü bu dağ, yani bu iniş onların Tora'yı edinmeye ihtiyaç duymalarını sağlamıştır. Böylelikle kalplerindeki kötülüğün üstesinden gelebilirler.

"Onların üzerine ... zorladı" ifadesinin anlamı şimdi Tora'yı edinmek zorunda olmaları ve başka bir seçeneklerinin olmamasıdır. Yani aldıkları bilgi düşünce ve akıllarındadır. Düşüş koşulundalardır; çünkü kalplerinde kötülük vardır. Kubbe gibidir, yani zorlayıcıdır ve başka seçenekleri yoktur. Bu, onları eteğinde kontrol eden dağ olarak kabul edilir.

Buna göre bunun Purim'deki mucize açısından ne anlama geldiğini sormamız gerekir. Bilgelerimiz şöyle der: "Yerine getirildi ve alındı" mı?

Şimdiye kadar zorla, bundan böyle isteyerektir (Şabat 88). "Raba: 'Yine de nesil bunu Ahasuerus günlerinde almıştır' dedi. 'Yahudiler yerine getirdiler ve alındılar' diye yazılır.' " RAŞİ bunun onlar için gerçekleştirilen sevgi mucizesi için olduğu yorumunu yapmıştır.

Bunu "On Sefirot'un Çalışılmasına Giriş" (s. 41)'de yazıldığı gibi açıklamalıyız: "Kişinin Tora ve Mitzvot'ta hissettiği hazdan kaynaklanan koşullu sevgi vardır ve kişi bunları yerine getirir. Ancak “koşulsuz sevgi” olarak adlandırılan, mucizeden kaynaklanan daha üst bir seviye vardır ve hiçbir şey olmaksızın Tora ve Mitzvot'u yerine getirmeyi üstlenirler."