Toplumun Amacı - 1. 1-1 (1984)
Toplumun Amacı - 2. 1-2 (1984)
Dost Sevgisine Dair. 2 (1984)
Dost Sevgisi – 1. 3 (1984)
Her biri Dostuna Yardım Etti. 4 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralı Bize Ne Verir?. 5 (1984)
Dost Sevgisi - 2. 6 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralına Dair Açıklanana Göre. 7 (1984)
Tora ve Mitzvot’u Yerine Getirmede Hangisi Kalbi Arındırır?. 8 (1984)
Kişi Her Zaman Evinin Kirişlerini Satmalıdır. 9 (1984)
Kişinin Reenkarne Olmamak İçin Ulaşması Gereken Derece Nedir?. 10 (1984)
Atalardan Kalan Erdem. 11 (1984)
Toplumun Önemine Dair. 12 (1984)
Bazen Maneviyata ‘Ruh’ Denir. 13 (1984)
Kişi Daima Sahip Olduğu Herşeyi Satıp Bilge Bir Öğrencinin Kızıyla Evlenmelidir. 14 (1984)
Yukarıdan Aşağıya Negatif Bir Şey Gelir Mi?. 15 (1984)
İhsan Etmeye Dair. 16 (1984)
Dostların Önemine Dair. 17-1 (1984)
Toplantının Gündemi. 17-2 (1984)
Tanrının Sana Bahşettiği Topraklara Geldiğin Zaman. 18 (1984)
Bugün Ayakta Duruyorsunuz, Hepiniz. 19 (1984)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 1. 1 (1985)
Dal ve Kökün Anlamı. 2 (1985)
Gerçeğin ve İnancın Anlamı. 3 (1985)
Bunlar Nuh’un Nesilleri. 4 (1985)
Topraklarından Uzağa Git. 5 (1985)
Ve Tanrı Ona Mamre’nin Ağacı Altında Göründü. 6 (1985)
Sara’nın Yaşamı. 7 (1985)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 2. 8 (1985)
Ve Çocukları Onun İçinde Mücadele Ettiler. 9 (1985)
Yakup Ayrıldı. 10 (1985)
Yakup İle Laban Arasındaki Mücadele. 11 (1985)
Yakup Babasının Yaşadığı Topraklara Geldi. 12 (1985)
Kurtuluşumun Kudretli Kayası. 13 (1985)
Ben İlk Ve Son Olanım. 14 (1985)
Hezekiah Yüzünü Duvara Döndü. 15 (1985)
Onlara Daha Fazla Eziyet Edildikçe. 16 (1985)
Bugünü Bil Ve Kalbine Kulak Ver. 17 (1985)
Kötüleyenlerle İlgili. 18 (1985)
Firavun'a Doğru Gel - 1. 19 (1985)
Kalbini Katılaştıran. 20 (1985)
Daima Tora ve Çalışma Arasında Ayırım Yapmalıyız. 21 (1985)
Tüm Tora Tek Kutsal Addır. 22 (1985)
Gece Yatağımda. 23 (1985)
Çalışmada Üç Zaman. 24 (1985)
Her Şeyde, Işık ve Kli Arasındaki Farkı Görmeliyiz. 25 (1985)
Bana İhtişamını Göster. 26 (1985)
Tövbe. 27 (1985)
Ajanlar. 28 (1985)
Yaradan, O'nu Çağıranlara Yakındır. 29 (1985)
Üç Dua. 30 (1985)
Kişi Kendini Kötü Olarak Görmez. 31 (1985)
Alıcıların Ödülüne Dair. 32 (1985)
İsrail'in Suçluları. 33 (1985)
Ve Yaradan'a Yalvardım. 34 (1985)
Kişi, Yaradan Korkusunun Ne Olduğunu Bildiğinde. 35 (1985)
Akşam Vardı ve Sabah Vardı. 36 (1985)
Kişiye Kim Tanıklık Eder. 37 (1985)
Mutlu Olan Erdemli ve Acı Çeken Erdemli. 38 (1985)
Sesimizi Duy. 39 (1985)
Musa Gitti. 1 (1986)
Kulak Ver, Ey Tanrım. 2 (1986)
İnsan, Tora Sayesinde Erdemlilik ve Barış ile Ödüllendirilir. 3 (1986)
Hesed'e Dair. 4 (1986)
Babaya Saygı Göstermeye Dair. 5 (1986)
Güven. 6 (1986)
Çoğunluğun Duasının Önemi. 7 (1986)
Yukarıdan Gelen Yardıma Dair. 8 (1986)
Hanuka Mumuna Dair. 9 (1986)
Duaya Dair. 10 (1986)
Gerçek Dua Gerçek Eksiklik Üzerinedir. 11 (1986)
Kişinin Dua Etmesi Gereken Temel Eksiklik Nedir?. 12 (1986)
Firavun’a Doğru Gel - 2. 13 (1986)
Mısırlılardan Kelim Ödünç Alma İhtiyacı Nedir?. 14 (1986)
Çoğunluğun Duası. 15 (1986)
Efendi, Yakup’u Kendisi İçin Seçti. 16 (1986)
Toplantının Gündemi -2. 17 (1986)
Kim Duaya Neden Olur. 18 (1986)
Sevince Dair. 19 (1986)
Kişi Günah İşlemeli ve Suçlu Olmalıdır. 20 (1986)
Mantık Ötesine Dair. 21 (1986)
Bir Kadın Döllenirse. 22 (1986)
Korku ve Sevince Dair. 23 (1986)
Sadaka ve Hediye Arasındaki Fark. 24 (1986)
Mitzvot'u Uygulamanın Ölçüsü. 25 (1986)
Yakın Bir Yol ve Uzak bir Yol. 26 (1986)
Yaradan ve İsrail Sürgüne Gitti. 27 (1986)
Topluluk On Kişiden Az Olmaz. 28 (1986)
Lişma ve Lo Lişma. 29 (1986)
Meyveden Önce Gelen Klipa. 30 (1986)
Yenika ve İbur Hakkında. 31 (1986)
Dua Boyunca Bacakları Düzeltmenin ve Başı Örtmenin Sebebi. 32 (1986)
Kişinin Ayaklarıyla Çiğnediği Emirler Nelerdir?. 33 (1986)
Hâkimler ve Görevliler. 34 (1986)
Av’ın Onbeşi. 35 (1986)
Selihot (Affedilmek) İçin Hazırlık Nedir?. 36 (1986)
Kötüye de İyiye de, İyilik Yapan İyi. 1 (1987)
Kötülüğün Farkındalığının Önemi. 2 (1987)
Tüm İsrail’in Bir Sonraki Dünyada Payı Vardır. 3 (1987)
Kötü Bir Kişiden İyi Bir Şey Duymak Yasak Mıdır?. 4 (1987)
Ödülden Daha Ziyade Çalışmanın Faydası Nedir?. 5 (1987)
Daimî İnancın Önemi. 6 (1987)
Hanuka Mucizesi. 7 (1987)
Gerçek ile Merhamet ve Gerçek Olmayan Merhamet Arasındaki Fark. 8 (1987)
Kişinin Yüceliği İnancının Gelecekteki Ölçüsüne Bağlıdır. 9 (1987)
Kötü Sözün Özü Nedir ve Ona Karşı Kim Durur. 10 (1987)
Purim Ve Emir, O Bilmeyene Kadar. 11 (1987)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 1. 12 (1987)
Matzot Bayramına Neden Pesah Denir. 13 (1987)
Pesah, Matza ve Maror Arasındaki Bağlantı. 14 (1987)
Kutsallıktaki İki Anlayış . 15 (1987)
Genel Halkın Çalışması ve Bireyin Çalışması Arasındaki Fark. 16 (1987)
Putperestlere Tora’yı Öğretmekteki Katı Yasağın Anlamı. 17 (1987)
Tora’nın Edinilmesine Hazırlık Nedir? - 1. 18 (1987)
Yaradan'ın Çalışmasında İfşa Edilenler ve Gizlenenler Nelerdir?. 19 (1987)
İnsanın Özel Mülkiyeti Nedir?. 20 (1987)
Yaradan Çalışmasında Kirli Eller Nedir?. 21 (1987)
Kişinin Yaradan’dan İstediği Hediye Nedir?. 22 (1987)
Anlaşmazlıktan Sonra Gelen Barış Hiç Anlaşmazlık Olmamasından Çok Daha Önemlidir. 23 (1987)
Çalışmada Asılsız Nefret Nedir?. 24 (1987)
Çalışmada Başın Ağırlığı Nedir?. 25 (1987)
Hafif Bir Emir Nedir?. 26 (1987)
Çalışmada ‘Kutsama’ ve ‘Lanet’ Nedir?. 27 (1987)
Çalışmada Ekleme Yapmamak ve Çıkarmamak Nedir? . 28 (1987)
“Ödül Kedere Göredir” Nedir?. 29 (1987)
Çalışmada Otorite Savaşı Nedir? -1. 30 (1987)
Çalışmada Antlaşma Yapmak Nedir?. 31 (1987)
Yaşamın İki Anlayışa Ayrılmasının Nedeni. 1 (1988)
Teşuva’nın (Tövbe) Ölçüsü Nedir?. 2 (1988)
Yaradan’ın Adının ‘Hakikat’ Olması Ne Demektir?. 3 (1988)
Çalışmada Yardım ve Bağışlanma İçin Dua Nedir?. 4 (1988)
Çalışmada “İsrail Sürgündeyken Şehina Onlarla Beraberdir” Nedir?. 5 (1988)
Çalışmada Bir Tarla ve Tarla Adamı Arasındaki Fark Nedir?. 6 (1988)
Damadın Suçlarının Bağışlanmasının Önemi Nedir?. 7 (1988)
Dua Eden Kişi Sözlerini Düzgün Şekilde Açıklamalı Ne Demektir?. 8 (1988)
Çalışmada Doğru Olanın Izdırap Çekmesi Ne Demektir?. 9 (1988)
Çalışmada, "Öğrenim Yerine Gidenlerin Dört Niteliği" Nedir?. 10 (1988)
Lişma’dan Önceki İki Muhakeme Nedir? . 11 (1988)
Yaradan Yolunda Tora ve Çalışma Nedir?. 12 (1988)
Çalışmada “Halkın Çobanı Bütün Halktır” Nedir?. 13 (1988)
Dost Sevgisi İhtiyacı. 14 (1988)
Çalışmada “Boş bir Mekânda Kutsama Yoktur” Ne Demektir?. 15 (1988)
Keduşa’nın (Kutsallığın) İnşa Edildiği Temel Nedir?. 16 (1988)
Tanrısal bir Ruh ile Hayvansal bir Ruh Arasındaki Temel Fark. 17 (1988)
Çalışmada Kişi Ne Zaman “Yaradan'ın Hizmetkarı” Olarak Kabul Edilir?. 18 (1988)
Çalışmada, Gümüş, Altın, İsrail, Kalan Diğer Milletler nedir?. 19 (1988)
İhsan Etme Çalışmasında Ödül Nedir? . 20 (1988)
Çalışmada Tora Karanlıktan Verildi Ne Demek? . 21 (1988)
Çalışmada Erdemlinin Faziletleri ve Kötülükleri Nelerdir?. 22 (1988)
Çalışmaya Lo Lişma’da Başlamak Ne Demektir?. 23 (1988)
Çalışmada "Gizli Şeyler Efendi'ye Aittir, İfşa Olan Şeyler Bize Aittir" Nedir?. 24 (1988)
Çalışmada, Şabat Arifesinde Hazırlık Nedir?. 25 (1988)
Çalışmada Kanun ve Yargı Arasındaki Fark Nedir?. 26 (1988)
Çalışmada, “Yaradan Gururu Tolere Etmez” Nedir?. 27 (1988)
“O’nun Rehberliği Gizli ve Açıktır” Nedir?. 28 (1988)
Yaratana Hizmet Edeni O'na Hizmet Etmeyenden Nasıl Ayırabiliriz?. 29 (1988)
Dostlar Meclisinde Ne Aranmalıdır?. 30 (1988)
Çalışmada, İnsanın, Yaratan'a Atfedilen İnsanın Çalışması Nedir?. 31 (1988)
Bir Düşüş Esnasındaki İki Eylem Nelerdir?. 32 (1988)
Yaradan'ın Çalışmasında Genel ve Birey Arasındaki Fark Nedir?. 33 (1988)
Çalışmada Gün ve Gece Nelerdir?. 34 (1988)
Çalışmada Yaratandan İstemeniz Gereken Yardım Nedir?. 35 (1988)
Tövbenin Ölçüsü Nedir?. 1 (1989)
Çalışmada Büyük ya da Küçük Bir Günah Nedir?. 2 (1989)
Gözyaşı Kapısı ile Geri Kalan Kapılar Arasındaki Fark Nedir?. 3 (1989)
Çalışmada Su Seli Nedir?. 4 (1989)
Dünyanın Yaratılışının İhsan Etme Yoluyla Olması Ne Demektir?. 5 (1989)
Çalışmada Mantık Ötesi Nedir?. 6 (1989)
Çalışmada “Şabat Arifesinde Çaba Sarf Etmeyen, Şabat Günü Ne Yiyecek” Nedir?. 7 (1989)
Çalışmada, İyi Büyürse Kötü de Büyür Ne Demektir?. 8 (1989)
Çalışmada “Kötülerin Üzerine Gelen Felaket Erdemlilerle Başlar” Nedir?. 9 (1989)
Çalışmada, “Merdiven Diyagonaldir (Çaprazdır)” Ne Demektir?. 10 (1989)
Çalışmada Gerekli Olan Kuvvetler Nelerdir?. 11 (1989)
Damadın Yemeği Nedir? . 12 (1989)
Çalışmada, 'Kem Gözlü Adamın Ekmeği' Nedir?. 13 (1989)
"Kalbine Yanıt Ver" Ne Demektir?. 14 (1989)
Çalışmada ‘Erdemliler Günahkârlar Sayesinde Görünür Hale Gelir’ Ne Demektir?. 15 (1989)
Çalışmada Boş bir Masada Kutsama Yasağı Nedir?. 16 (1989)
Çalışmada, Yaradan’ı Kutsamadan Önce Selam Verme Yasağı Nedir?. 17 (1989)
Çalışmada “Sayılanda Kutsama Yoktur Ne Demektir?. 18 (1989)
Çalışmada Şabat'a Neden Şin-Bat Denir?. 19 (1989)
Çalışmada Kötü Eğilimin Yükselmesi ve İftira Etmesi Ne Demektir?. 20 (1989)
Çalışmada "Sarhoş Bir Adam Dua Etmemelidir" Nedir? . 21 (1989)
Neden Özellikle Pesah Gecesinde Dört Soru Sorulur?. 22 (1989)
Çalışmada Kişi Acı Otu Yutarsa, Çıkamaz Nedir?. 23 (1989)
Çalışmada "Eğitimsiz Birinin Kutsamasını Hafife Almayın" Nedir?. 24 (1989)
Çalışmada "Kusuru Olan [Fedakârlık] Etmez" Nedir?. 25 (1989)
Çalışmada "Kendini Kirleten, Yukarıdan Kirletilir" Ne Demektir?. 26 (1989)
Çalışmada Acı Çekmek Ne Anlama Gelir?. 27 (1989)
Kişinin Testi Geçtiğini Kim Bilmelidir?. 28 (1989)
Çalışmada Tora'yı Almak İçin Yapılan Hazırlık Nedir? - 2. 29 (1989)
Menorayı Yakmanın Çalışmadaki Anlamı Nedir?. 30 (1989)
Çalışmada, Putperestlere Tora’yı Öğretme Yasağı Nedir? . 31 (1989)
Çalışmada Yağ "İyi Eylemler" Olarak Adlandırılır Ne Demektir?. 32 (1989)
Çalışmada Casuslar Nedir?. 33 (1989)
Çalışmada Barış Nedir?. 34 (1989)
Çalışmada "Oğulları Olmayan Kişi" Nedir?. 35 (1989)
Çalışmada “Çünkü Bu, Milletlerin Gözünde Sizin Bilgeliğiniz ve Anlayışınızdır” Nedir?. 36 (1989)
Çalışmada "Başlangıcı Dikenli Sonu Düzlük Olan Yol" Ne Demektir?. 37 (1989)
Çalışmada Hâkimler ve Görevliler Nedir?. 38 (1989)
Çalışmada "Tora Sadece Kötü Eğilimin Aleyhinde Konuşur" Nedir?. 39 (1989)
Çalışmada "Onlar Her Gün Gözünüzde Yeni Gibi Olacaklar" Nedir?. 40 (1989)
Günlük Program. 41 (1989)
Çalışmada "Kuyruk Değil Baş Olalım" Ne Anlama Gelir?. 1 (1990)
Çalışmada Başarısızlığın Anlamı Nedir?. 2 (1990)
Dünyanın Tora İçin Yaratılmış Olması Ne Anlama Gelir?. 3 (1990)
Çalışmada Erdemlinin Nesilleri İyi İşlerdir Ne Anlama Gelir?. 4 (1990)
Çalışmada İnsan Yaratılmadan Önce Toprak Meyve Vermiyordu Ne Anlama Gelir?. 5 (1990)
Kişi Çalışmada Gururu Ne Zaman Kullanmalıdır?. 6 (1990)
Çalışmada Dua ve Şükür Zamanı Nedir?. 7 (1990)
Çalışmada Esav’ın "Tarla Adamı" Olarak Adlandırılması Ne Anlama Gelir. 8 (1990)
Çalışmada "Yeryüzüne Bir Merdiven Kurulur ve Üstü Cennete Ulaşır" Ne Demektir?. 9 (1990)
Çalışmada Bilgelerimizin "Kral Davud'un Bir Hayatı Yoktu" Demesi Ne Anlama Geliyor?. 10 (1990)
Çalışmada, Hanuka Mumunu Sola Yerleştirmenin Anlamı Nedir?. 11 (1990)
Çalışmada Tora Neden "Orta Çizgi" Olarak Adlandırılır? - 1. 12 (1990)
Yaradan ve Şehina'nın Birleşmesi ile Tüm Kötülüklerin Kefaretinin Ödenmesi Ne Anlama Gelir?. 13 (1990)
Çalışmada Gerçek Hesed Nedir?. 14 (1990)
Çalışmada, Mısır’ın Vekili Düşmeden Önce, Onların Haykırışları Cevaplanmadı Ne Demektir?. 15 (1990)
Çalışmada "Moral Eksikliği ve Ağır Çalışma" Nedir?. 16 (1990)
Çalışmada Arınmak İçin Gelen Kişinin Aldığı Yardım Nedir?. 17 (1990)
Şabat Konuşması Neden Hafta İçi Konuşması Gibi Olmamalıdır?. 18 (1990)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 2. 19 (1990)
Çalışmada Yarım Kuruş Nedir? - 2. 20 (1990)
Çalışmada "Ben Hiçbir Şey İçin Varım, Sen de Hiçbir Şey İçin Varsın" Ne Demektir?. 21 (1990)
Amalek'i Silme Sırası Nedir?. 22 (1990)
Çalışmada Musa'nın Ay'ın Doğuşuyla İlgili Kafasının Karışık Olması Ne Anlama Gelir?. 23 (1990)
Çalışmada "Yanmış Bir Sunu Olmaya Gelen Her Şey Erkektir" Ne Anlama Gelir?. 24 (1990)
Çalışmada "Bütün Uluslar Efendimize Şükredin" Ne Demektir?. 25 (1990)
Çalışmada "Efendimiz Kadar Kutsal Olan Yoktur, Çünkü Senden Başkası Yoktur" Nedir?. 26 (1990)
Çalışmada "Her Çimen Tanesinin Üstünde Ona Vuran ve Büyümesini Söyleyen Bir Görevli Vardır!" Ne Demektir?. 27 (1990)
Çalışmada “Büyükleri Küçükler Hakkında Uyarmak” Nedir?. 28 (1990)
Çalışmada "Tora İnsanın Gücünü Tüketir" Ne Demektir?. 29 (1990)
Çalışmada Yaradan'ın Adının "Yasa ve Emir" Olması Ne Anlama Gelir?. 30 (1990)
Çalışmada ‘Sayılmış Olanda Kutsama Yoktur’ Ne Demektir. 31 (1990)
Çalışmada "İsrail Yaradan'ın Arzusunu Yerine Getiriyor" Ne Anlama Gelir?. 32 (1990)
Çalışmada "Yeryüzü Korktu ve Hareketsiz Kaldı" Ne Demektir?. 33 (1990)
Çalışmada "Sıradan Bir Kişinin Kapları" Nedir?. 34 (1990)
Çalışmada, "Damadın Yemeğinin Tadını Çıkaran Kimse" Ne Demektir?. 35 (1990)
Çalışmada "Esav ve İsmail'in Çocukları Tora'yı Almak İstemediler" Ne Demektir?. 36 (1990)
Çalışmada "Şehina İsrail İçin Tanıklıktır" Ne Demektir?. 37 (1990)
Çalışmada “Kutsama Kabı Dolu Olmalıdır” Nedir?. 38 (1990)
"Kudüs İçin Yas Tutan, Onun Sevincini Görmekle Ödüllendirilir" Sözü Çalışmada Ne Anlama Gelir?. 39 (1990)
Çalışmada “Sen tüm insanların en aşağıda en önemsiz olanısın,” Nedir? . 40 (1990)
Çalışmada Kişinin Topuklarıyla Çiğnediği Hafif Mitzvot Nedir?. 41 (1990)
Çalışmada Kutsama ve Lanet Nedir?. 42 (1990)
Çalışmada “Sunağın Yanına Kendin İçin Bir Aşera Dikmeyeceksin” Nedir?. 43 (1990)
Çalışmada İsteğe Bağlı Savaş Nedir - 2. 44 (1990)
Çalışmada "Gizli Şeyler Tanrımız Efendimize Aittir" Ne Demektir?. 45 (1990)
Baal HaSulam'dan Çalışmanın Düzeni. 46 (1990)
Çalışmada "Bizim Senden Başka Kralımız Yok" Ne Demektir?. 1 (1991)
Çalışmada "Ey İsrail, Tanrın Efendine Dön" Ne Demektir?. 2 (1991)
Çalışmada " Günahkârlar Hazırlayacak ve Erdemliler Giyecek" Ne Demektir?. 3 (1991)
Çalışmada “Sabotajcı Selde Kaldı ve Öldürüldü,” Ne Demektir?. 4 (1991)
Çalışmada "Erdemlilerin İyi İşleri Nesillerdir" Ne Demektir?. 5 (1991)
Çalışmada "Avram'ın Sığırlarının Çobanları ve Lut'un Sığırlarının Çobanları" Nedir?. 6 (1991)
Çalışmada "İnsan" Nedir ve "Hayvan" Nedir?. 7 (1991)
Çalışmada Geçen "Ve İbrahim Çok Yaşlanmıştı, Birçok Gün Geçirmişti" İfadesi Nedir?. 8 (1991)
Çalışmada "Giysilerinin Kokusu" Nedir?. 9 (1991)
Çalışmada, Mahsul Olgunlaştığında Kral Tarlasında Ayakta Durur Ne Demektir?. 10 (1991)
Çalışmada İyi Eğilimin ve Kötü Eğilimin Kişiyi Koruması Ne Anlama Gelir?. 11 (1991)
Bu Kandiller Kutsaldır. 12 (1991)
Çalışmada ‘Zayıf Olanın Eline Güçlüyü Verdin’ Ne Demektir. 13 (1991)
Çalışmada İnsanın Kutsanmasının Oğulların Kutsanması Olması Ne Demektir?. 14 (1991)
Çalışmada "Bu Yerde Benim İçin Bir Mucize Yaratan" Kutsaması Nedir?. 15 (1991)
Çalışmada Efendi'nin Tanrı Olduğunu Bilmek İçin Neden "Kalbine Cevap Vermeye" İhtiyacımız Var?. 16 (1991)
Çalışmada, “Onun Kalbini Katılaştırdığım İçin,” Nedir?. 17 (1991)
Çalışmada Sağ Elimizi Sol Elimizin Üzerine Kaldırmalıyız Ne Anlama Gelir?. 18 (1991)
Çalışmada "Kalk Ey Efendimiz ve Düşmanların Dağılsın" Ne Anlama Gelir?. 19 (1991)
Çalışmada “Yeri Olmayan Hiçbir Şey Yoktur” Nedir?. 20 (1991)
Çalışmada, Purim'den Önce, Zahor (Hatırlama) Bölümünü Okumamızın Anlamı Nedir?. 21 (1991)
Çalışmada "Dikenlerin Arasındaki Zambak" Nedir?. 22 (1991)
Çalışmada Bir İneğin Küllerinin Arındırılması Ne Demektir?. 23 (1991)
Çalışmada Kişinin Bir Oğul ve Bir Kız Çocuk Doğurması Ne Anlama Gelir?. 24 (1991)
Tövbe Eden Kişinin Mutluluk İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 25 (1991)
Çalışmada Bir Kısım İfşa Etmek ve İki Kısım Gizlemek Nedir?. 26 (1991)
Önce Kadın Döllenirse Erkek Çocuk Doğurur" Ne Anlama Gelir?. 27 (1991)
Çalışmada Kutsallık ve Saflık Nedir?. 28 (1991)
Çalışmada Bir Başrahibin Bakire Bir Eş Alması Ne Anlama Gelir?. 29 (1991)
Çalışmada, Uzak Bir Yolda Olan Birinin İkinci Bir Pesah'a Ertelenmesi Ne Anlama Gelir?. 30 (1991)
Çalışmada Yoksullara Verilen Sadakanın Kutsal Adı Yapması Ne Anlama Gelir?. 31 (1991)
Çalışmada Sancak Nedir?. 32 (1991)
Çalışmada Yaradan'ın Birini Kayırması Ne Anlama Gelir?. 33 (1991)
Çalışmada Meyvelerini Bu Dünyada Yemek ve Aslını Öbür Dünya İçin Saklamak Nedir?. 34 (1991)
Çalışmada "Casuslar" Ne Anlama Geliyor?. 35 (1991)
Çalışmada "Barış, Barış, Uzaklara ve Yakınlara" Nedir?. 36 (1991)
Çalışmada "Tora" Nedir ve "Tora'nın Yasası" Nedir?. 37 (1991)
Çalışmada "Sağ Çizgi" Nedir?. 38 (1991)
Çalışmada Sağın Soldan Daha Büyük Olması Ne Anlama Geliyor?. 39 (1991)
Çalışmada Gerçek ve Yalan Nedir?. 40 (1991)
Kişi Kötü Niteliklerle Doğmuşsa Ne Yapmalıdır?. 41 (1991)
Çalışmada "Öküz Sahibini Bilir, vs, İsrail Bilmez" Ne Demektir?. 42 (1991)
Çalışmada "Sırtımı Göreceksiniz, Ama Yüzüm Görünmeyecek" Ne Demektir? . 43 (1991)
Çalışmada İsrail'in Toprağın Mirası ile Ödüllendirilmesinin Sebebi Nedir?. 44 (1991)
Çalışmada Yargıcın Mutlak Surette Doğru Hüküm Vermesi Ne Anlama Gelir?. 45 (1991)
Çalışmada Sevilenin Oğlu ve Nefret Edilenin Oğlu Nedir?. 46 (1991)
Çalışmada Sağ ve Solun Zıtlık İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 47 (1991)
Kütüphanechevron_right
Rabash/Articles
chevron_right
Çalışmada Esav’ın "Tarla Adamı" Olarak Adlandırılması Ne Anlama Gelir
 

Çalışmada Esav’ın "Tarla Adamı" Olarak Adlandırılması Ne Anlama Gelir

Makale 8, 1990

Zohar (Toldot, Madde 75’te) şöyle söyler, “Burada ‘Becerikli bir avcı, tarla adamı’ yazılmıştır ve orada (Nemrut hakkında) ‘O, Efendi’nin önünde güçlü bir avcıydı' diye yazılmıştır. Orada yazıldığı anlamı ile bu insanların zihinlerini avlıyor ve onları Yaradan'a isyan etmeleri için yanıltıyordu anlamına gelir, burada ise ‘Tarla adamı” insanları soymak ve öldürmek anlamına gelir. Esav, kendisinin de İshak gibi dua etmek için sahada olduğunu söylemiştir, şöyle yazıldığı gibi 'Ve İshak sahada dolaşmaya ve avlanmaya çıktı ve İshak'ı kandırdı."

Çalışmada Esav hakkında söylenen iki şeyin ne olduğunu, yani “becerikli bir avcı” ile “tarla adamı” arasındaki farkın ne olduğunu anlamalıyız. Ayrıca Zohar’ın neden “saha adamı, çünkü onun payı yaşanan bir mekânda değil ıssız bir yerdedir, çölde, sahadadır ve bu nedenle o ‘saha adamı’ olarak adlandırılır” dediğini anlamalıyız. Fakat Nuh’a da “toprağın adamı” deniyordu, şöyle yazıldığı gibi "Ve Nuh, yeryüzünün adamı, başladı." Ayrıca, İshak’ın kendisi hakkında da şöyle yazılmıştır “Ve İshak sahada dolaşmak için dışarı çıktı." Ayrıca İshak’ın Yakup hakkında şu yazılanları söylediği yazılmıştır “Ve dedi ki, ‘'Bakın, oğlumun kokusu, Efendi’nin kutsadığı tarlanın kokusu gibidir.'" O halde, Esav söz konusu olduğunda “saha adamı” sözlerinin insanları soymak ve öldürmek anlamına geldiği nereden yola çıkarak ima edilmiştir? Bunu çalışmada yorumlamalıyız.

Şöyle yazılmıştır “Tanrı’nın yapmak için yarattığı.” Yani, Yaradan dünyayı yarattıklarına iyilik yapmak amacıyla yaratmıştır. Ve bu amaç için “haz ve mutluluk alma arzusu” adında yeni bir şey yaratmıştır. Öğrendiğimiz üzere, O'nun vermek istediği haz ve mutluluğun tadını çıkarabilmek için alınacak haz, o şeye duyulan ihtiyaç ve özleme göredir, zira kişinin o şeyden alabileceği hazzın ölçüsünü, o şeye karşı duyduğu özlem belirler.

Dolayısıyla ilk olarak bu yokluktan varlığı alma arzusu ortaya çıktı. Bu “Tanrı’nın yapmak için yarattığı” olarak adlandırılır. “Yapmak” yaratılışın ıslahıdır, çünkü bununla İhsan Eden ile alan arasında bir fark olur. Bu nedenle utanç ekmeği konusu yani utanç meselesi vardır. Bu sayede ihsan etme amacını edinebiliriz yani bu hazzı ve mutluluğu almaya yönelik duyulan büyük özleme rağmen almama anlamına gelir. Yine de utanç hissetmemeleri için yaratılanlara bu çalışma verilmiştir.

Buna “çalışma” denir çünkü bu, Yaradan'ın yaratılışı yarattığı doğaya aykırıdır, Yaratılışın amacı O'nun yarattıklarına iyilik yapmasıdır demek kişinin aldığı söylenebilecek her şey yani kişinin almaya yönelik arzusunun olduğu her şey, bu doğayı yaratmış olan Yaradan’dan gelir. Bunun aksine, Yaradan'ın vermek istediği haz ve mutluluğu alamamayı ise yaratılmış varlıklara atfederiz. Bu nedenle, ihsan etme amacımız olmadığı sürece haz ve mutluluğu almama yönündeki bu ıslah “yapmak” olarak adlandırılır ve yaratılanlar, doğaya aykırı olsa dahi bunu yapmak zorundadırlar.

Bu alma arzusu, Malhut olarak adlandırılır çünkü bilindiği üzere ışıkları alacak olan Kli'ye (kap) Malhut denir. Öğrendiklerimize istinaden, bu Malhut'un üzerinde bir Tzimtzum (kısıtlama) ve gizlilik vardı ve Malhut, kendisi için alma arzusu açısından ışıksız kalmıştı. Ancak yalnızca üzerine ihsan etme arzusunu yerleştirmek mümkün olduğu zaman, o ölçüde, Tzimtzum ve gizlilik ondan ayrılır ve o bolluğu alabilir. Aksi takdirde Malhut'a, ışık olmayan "boş alan" adı verilir. Buradan, "Tanrı birini diğerinin karşısında yarattı" örneğinde olduğu gibi daha sonra iki sistemin oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Diğer bir deyişle, tıpkı Keduşa'nın (kutsallığın) ABYA'sı olduğu gibi onun karşısında da Tuma'a'nın (kirliliğin) ABYA'sı vardır.

Malhut'un, aldığı şeye bağlı olarak çeşitli isimleri vardır: “toprak”, “yeryüzü”, “deniz” ve “toz”. İnsan “yeryüzü” adı verilen bu Malhut’tan uzanır, şöyle yazıldığı gibi “Ve Efendimiz Tanrı insanı yeryüzündeki tozdan yarattı.” Bu, hakkında “Her şey tozdandı” denilen Malhut’tur. Zohar'da (Tzav, Madde 173) şöyle söylenmiştir "Her şey tozdandı, hatta güneşin çarkı bile." Bu, konuştuğumuzda yalnızca Kelim'e (kaplara) bürünmüş ışıklardan bahsettiğimiz anlamına gelir, çünkü Kli olmadan ışığın olmadığı ve tüm Kelim'in alma arzusu olan Malhut'tan uzandığı bilinmektedir.

Bu, sözünü ettiğimiz her şeyin yalnızca Keduşa'da ya da Klipa'da [kabukta] bulunan alma arzusu olan Malhut'tan olduğu anlamına gelir. Tek fark, Keduşa'nın, ihsan etmek için çalışan bir arzuyu üzerine yerleştirmedikçe veya alma arzusunu kullanmaktan kendini kısıtlamadıkça, alma arzusunu kullanmamasıdır. Bunun aksine Klipa, alma arzusunu almak için kullanmak ister. Bu demektir ki, bir kişinin ihsan etme kaplarını kullandığı söylendiğinde, bu, ihsan etme kaplarının bir şeyler yaptığı anlamına gelmez çünkü alma arzusunda ihsan etme kapları yoktur, yaratılışın bütünü tek bir alma arzusu olarak kabul edilir, bilindiği üzere alma arzusu dışındaki her şeyi Yaradan'a atfederiz.

Yaratılış, “yokluktan var olma” olarak adlandırılır ve bu, özellikle Yaradan’ın yarattığı eksiklikle ilgilidir. Ancak, kişinin ihsan etme arzusunu kullandığını söylediğimizde bu, kişinin alma arzusunun kendi niteliğini değil, arzusu hiçbir şey almak değil yalnızca ihsan etmek olan Yaradan’ın arzusunu kullandığı anlamına gelir.

Yukarıdakilere istinaden, “saha adamı” olarak adlandırılan Esav hakkında söylenen “saha” kelimesinin anlamını anlayabiliriz. İshak’ın da sahaya çıkmış olduğunu görüyoruz ve ayrıca Yakup hakkında İshak’ın şöyle söylediği yazılmıştır “Bakın, oğlumun kokusu, Efendi’nin kutsadığı tarlanın kokusu gibidir.” Bu, “tarla” kelimesinin, alma arzusu olan Malhut demek olduğu anlamına gelir ve orada Keduşa olarak adlandırılan, ihsan etme amacıyla çalışmaya doğru ıslah edilip edilmeyeceğine dair bir seçim meselesi vardır. Bu, İshak’ın “Efendi’nin kutsadığı tarla gibi” sözleri ile ilgilidir.

Onu ihsan etmek için çalışmak üzere ıslah etmez ve almak için almak ile meşgul olursak buna “saha adamı” denir ve bu bir Klipa’dır, şöyle söylendiği gibi “saha adamı, insanları soymak ve öldürmek için.” Bu Esav'la ilgilidir. Ancak İshak hakkında şöyle yazılmıştır “Ve İshak tarlada dolaşmaya çıktı.” O, alma arzusu olan Malhut niteliğinin, ihsan etme amacıyla çalışabilmesi için Malhut olan alanı ıslah etmeye gitmiştir. Bu, "dünyayı Shadai krallığıyla ıslah etmek" olarak adlandırılır. Shadai isminin Yesod anlamına geldiği bilinmektedir, Yesod ise İhsan Eden olan Yesod Tzadik [erdemli] olarak adlandırılır. Niyet, almak olan Malhut'u ıslah etmektir, böylece o, ihsan etmeyi amaçlayan Yesod niteliğine benzer hale gelir. Bu, “İshak tarlada dolaşmaya çıktı” sözünün anlamıdır.

Benzer şekilde, Yakup hakkında da Yakup’un şöyle söylediği yazılmıştır “Bakın, oğlumun kokusu, Efendi’nin kutsadığı tarlanın kokusu gibidir.” Diğer bir deyişle İshak, Yakup'un Malhut'u ıslah ettiğini gördü, böylelikle Malhut olan tarlada Yaradan'ın kutsamasını görmek mümkün oldu.

Ancak Zohar'ın Esav'a ilişkin olarak, bu alandan neden kınayan bir şekilde bahsettiğini anlamalıyız. Bunun “becerikli bir avcı” ve sonra da “tarla adamı” yazılmış olmasından kaynaklandığı şeklinde yorumlamalıyız. "Becerikli bir avcı" Nemrut’tan gelir şeklinde yorumlar çünkü Nemrut “Efendi’nin önünde güçlü bir avcıydı.” Zohar bunu "İnsanların zihinlerini avlıyor ve onları Yaradan'a isyan etmeleri için yanıltıyordu" şeklinde yorumlar.

Yetenekli bir avcı ile tarla adamı arasındaki farkı anlamalıyız. Öğrendiklerimize istinaden, akıl ile kalp arasında bir fark vardır. Baal HaSulam şöyle açıklar, zihin mantık ötesi inancı ifade eder. Kalp ise yalnızca kendi iyiliği için çalışan kalpteki arzu anlamına gelir. Bu, yani kendi iyiliği için demek kişinin çabasının karşılığında alacağı ödüle değdiğini gördüğü sürece, dünyadaki her işi yapmaya istekli olması demektir. Buradan şu sonuç çıkar "becerikli bir avcı" veya "tarla adamı" denildiğinde bunlar çalışmada "zihin" ve "kalp" olarak adlandırılan iki şeydir.

Artık yazılanların, Esav hakkında, onun yetenekli bir avcı olduğunu söyleyip söylemediğini anlayabiliriz ve biz Nemrut'tan avlanmanın ne anlama geldiğini, insanların zihinlerini avladığını ve onları Yaradan'a karşı isyan etmeleri için yanlış yönlendirdiğini öğreniyorsak, bu zihindeki, yani inançtaki bir kusurdur. Bundan “Tarla adamı” cümlesini nasıl yorumlayacağımızı biliyoruz. Bu demektir ki, o, zihni kusurlu kıldığı gibi kalbi de kusurlu kılmıştır. Bu nedenle “tarla adamı” cümlesini kendini sevmek anlamında yorumlarız yani onun tarlası insanları soymak ve öldürmekle ilgiliydi. Tarlada, iyilik yönünde bir seçim yapmak zorundaydı ki böylelikle orada kutsama olsun. Ancak o tam tersini yaptı, ölümü ve öldürmeyi o tarlaya yaydı.

Bunu çalışmada yorumlamalıyız. İnsan alma arzusu ile yaratıldığından ve bunu ihsan etmek için çalışmaya doğru ıslah etmesi gerektiğinden, bunu ıslah edebilmek için yani bir seçim şansı olabilmesi için yani kişinin Tora ve Mitzvot’u [emirleri ve iyi eylemleri] kendi menfaati için değil ihsan etmek için gözetebilmesi için bir Tzimtzum ve gizlilik yapılmıştır. Gizlilik aklın içine, mantık dâhiline yerleştirildiğinden, burada kişi çalışmaya mantık ötesi inanç biçiminde başlamalıdır.

Bu, seçimle ilgili çalışmanın başladığı zamandır, yani kişi, bir yük olan cennetin krallığının yükünü tıpkı “bir öküzün yükü yüklendiği gibi” kabul etmelidir. Diğer bir deyişle, beden, yaptığı çalışma ile ne yapıldığını görmedikçe hiçbir şey yapmayı kabul etmese dahi bu böyledir çünkü bu “Tanrı’nın yapmak için yarattığı” doğadır yani kişi ne yaptığını görmelidir yani çalışması ile ne yapıldığını görmelidir. Yaptığı çalışmadan kimin haz aldığını görmelidir.

Bu nedenle, kişi Tora ve Mitzvot ile meşgul olduğunda çalışmasını kimin aldığını görmek ister. Islah amacıyla bir gizlilik ve saklanma yapıldığından, kişi çalışmasını kimin aldığını görmez ve hissetmez ve çalışmasını Yaradan'ın aldığına mantık ötesi bir şekilde inanmalıdır. Ancak beden buna inanmak istemez.

Bu nedenle bu çalışma bize “öküzün yüke koşulması gibi” verilmiştir. Başka bir deyişle, öküzün zorlamayla çalışması ve sahibinin istediğine itaat etmesi gibi, insan da bedenine Tora ve Mitzvot'un yükünü almak isteyip istemediğini sormamalıdır. Aksine onu zorlamalı, bilgelerimize ve hakikatin yolunun bu olduğuna inanmalıdır.

Ayrıca bir de “yük taşıyan eşek gibi” anlayışı vardır yani bu, kalbin niteliğidir. Diğer bir deyişle, kişi ödül almak için çalışmamalıdır. Dolayısıyla, bedene hiçbir karşılık beklemeden çalışması söylendiğinde, bu çalışma ona yük olur ve insanın acı çekmesini istediği beden bu yükten kurtulmak ister. Yani böylece beden, bu çalışmanın karşılığında alacağı şüpheli ve kesin olmayan bir ödül için bile yükü taşıyabileceğini anlar. Ancak “Karşılıksız çalışın ve yükleri taşıyın” denildiğinde her saniye bu çalışmadan kurtulmak ister. O zaman “yük taşıyan eşek gibi” denilmiştir. Yani kişi, bedeni aynı fikirde olmasa dahi bu yönde yürümek zorundadır.

Buradan emeğin iki şekilde olduğu çıkar: 1) öküzün yüke olduğu gibi 2) eşeğin yüke olduğu gibi. Bir kimse Esav'ın yolundan yürürse ona "usta bir avcı, tarla adamı" denir. Yani, bedeni Yaradan'a olan inanca isyan etmek istediğinde, tıpkı "becerikli bir avcı" olarak adlandırılan Nemrut gibi inançtan yoksundur ve bu da “akıl” niteliğini lekelemektedir. Ayrıca o “tarla adamıdır” yani insanları soyar. Bu, kişinin kendi içindeki “insanı” soyduğu ve başkalarını değil yalnızca kendini düşünen bir hayvan olarak kaldığı anlamına gelir.

Şöyle yazılmıştır “tarla adamı, insanları soymak ve öldürmek için”. Bunun anlamı, kişi eğer içindeki insanı soyar ve kendisi için alma arzusu olan “kötü” koşuluna girerse, o zaman “Hayatlarındaki kötülere ‘ölü’ denir” durumundadır çünkü onlar Hayatların Hayatından ayrılmışlardır. Buna “kalp” denir. Baal HaSulam, gerçekte kalp niteliğinin insanın birincil niteliği olduğunu, yani bunun kök olduğunu ancak insanın buna inanmak istemediğini çünkü insanın gördüğünde ve hissettiğinde daha çok haz aldığını söylemiştir. Bu nedenle, kendini küçük düşürmek, gözleri kapalı ilerlemek ve bilgelerimizin söylediği her şeye inanmak istemez.

Ancak birincil temel, bilgelere olan inançtır, şöyle yazıldığı gibi (Şabat 31) “Şammai'ye gelen ve 'Senin kaç kanunun [Tora] var?' diyen bir yabancı hakkında bir hikâye vardır. Şöyle yanıt verdi ‘İki, yazılı Tora ve sözlü Tora.’ Ona şöyle dedi, ’Yazılı Tora hakkında sana inanıyorum ancak sözlü Tora ile ilgili sana inanmıyorum. Yazılı Tora’yı bana öğretmek için beni dönüştür.' Ona kızdı ve azarlayarak onu kovdu. Hillel'e geldi: 'Beni dönüştür'. İlk gün ona 'Alef, Bet, Gimel, Dalet' dedi. Ertesi gün onları, ona tersine çevirdi (Tav, Şin, Reiş, Kof gibi). Ona, ‘Fakat dün bunları bana bu şekilde söylemedin mi?’ dedi. Şöyle söyledi: ‘Bana güvenmiyor musun? Bu yüzden sözlü olan ile ilgili de bana güven.’” RASHI “Bana güvenmiyor musun” sözlerini şöyle yorumlar “Bunun Alef, bunun da Bet olduğunu nereden biliyorsun? Ancak bunu ben sana öğrettiğim ve sen bana güvendiğin için ‘sözlü konusunda da bana güven.’” Buradan, Hillel’in ona, bilgelere inanmadıkça hiçbir şey olmadığını söylediğini görüyoruz.

Ancak inanç, aklın argümanıdır. Yani, kişi der ki “Her şey mantık dâhilinde olsaydı, mantık ötesi inanmak zorunda olmasaydım, hiç ara vermeden ilerlerdim.” Ancak Baal HaSulam, gerçekte onun inanamamasının nedeninin alma arzusu –yani kişinin bir hayvan gibi yalnızca kendi iyiliği için çalışmak istemesi olduğunu söylemiştir. Bu şu anlama gelir, kişi mantık ötesine geçmenin kendisi için zor olduğunu iddia ettiğinde, bu, insanın içindeki hayvan olan kendine sevgiden kaynaklanır. Buna engel olan tek şey budur. Bu nedenle “Yüke koşulan öküz ve yükü yüklenen eşek gibi” yazıldığı üzere akıl ve kalp olmak üzere iki kuvvete ihtiyaç vardır.

Bu nedenle, eğer zihnimizde ya da kalbimizde “kişinin kendisi için alma arzusu” olarak adlandırılan, Malhut anlamına gelen tarlayı ıslah edersek buna Yakup hakkında söylenen “Efendi’nin kutsadığı tarla” adı verilir. Ve benzer şekilde, İshak hakkında da şöyle yazılmıştır “Ve İshak tarlada dolaşmaya çıktı." Bu Malhut’un ıslah edilmesidir. Fakat “tarla adamı” olarak adlandırılan Esav, eylemde sanki o tarlayı ıslah edecekmiş gibi görünür, ancak “ihsan etmek için” denilen ve Malhut’un tüm ıslahı olan niyette, kişinin kendini kandırması için yer vardır, çünkü bu kalbe verilen bir şeydir ve bunu izlemenin mümkün olduğu dışarıdan belli değildir.

Dışarıdan görülebilen eylemlerde durum böyle değildir, kişi kendini aldatıp aldatmadığını kontrol edebilir. Bu nedenle Zohar şöyle yorumlar “Ve Esav, İshak gibi dua edebilmek için tarlada olduğunu söyledi" şöyle yazıldığı gibi “Ve İshak tarlada dolaşmaya ve avlanmaya çıktı ve İshak'ı aldattı.” Bu demektir ki, tarlaya dua etmek için gitti yani o tarlayı ıslah etmek için oraya gitti, tıpkı İshak gibi, ancak “avlanmak” demek tıpkı insanların zihinlerini Yaradan'a isyan etmeye yönlendiren Nemrut gibi avlandı demektir. Bununla Esav kendisini de yanıltmıştır ve bu da "insanları soymak için" denildiği üzere soygunculuğa kadar uzanır.

Bu, bilgelerimizin Adam HaRişon hakkında söylediği gibidir. Bilgi ağacından yediği için hırsız olduğunu, onu tekil otoriteden yani Yaradan'ın otoritesinden çıkardığını söylemişlerdir. Diğer bir deyişle, her şey Yaradan’ın rızası için olmalıdır ve bilgi ağacından yiyerek kendi otoritesine düşmüş yani her şeyi kendisi için almak istemiştir.

Aynı şey Malhut'u ıslah etmek amacıyla tarlaya giren Esav için de geçerlidir. Dışarıdan bakıldığında onun ihsan etmek için çalışmadığı belli olmuyordu. Yazıldığı üzere Esav, tıpkı İshak gibi dua etmek için girdiğini, yani Malhut olan tarlayı ıslah etmek için girdiğini söylemişti.

Ancak, kendini kandırmıştır. Tekil otorite için yani Yaradan’ın rızası için olması gereken niyet, “insanları soymak için” olmuştur. Yani, tıpkı Adam HaRishon'un hırsızlık yapması ve hırsız olması gibi Esav da her şeyi kendi iyiliği için yaptı. Bu "insanları soymak" olarak adlandırılır.

Bu nedenle, kutsal çalışmayı yapmaya, yani her şeyi Keduşa'ya çevirmeye başlayan bir kişi dışsallığa dikkat etmelidir böylelikle çalışmasında eylemlerini Lo Lişma’da [O’nun rızası için değil] gerçekleştirirken kendini kandırmaz. Bedenine şunu söylemelidir “Tora ve Mitzvot Lo Lişma ile meşgul oluyorum ve bununla Lişma [O’nun rızası için] hedefine gelmek istiyorum.” Şöyle söyleyen bilgelerimizin sözlerine inanır "Kişi her zaman Tora ve Mitzvot Lo Lişma ile meşgul olmalı ve Lo Lişma'dan Lişma'ya gelmek isteriz." "İçindeki ışık kişiyi ıslah eder" diyen bilgelerimize inanır ve bununla ödüllendirilir.