Altıncı Emir
219) Altıncı emir, çoğalma ile meşgul olmaktır. Çoğalmayla meşgul olan herkes, o nehrin yani Yesod de ZA’nın daima akmasına neden olur. Onun suları kesilmez ve deniz yani Malhut her taraftan dolar. Ve yeni ruhlar yenilenir ve o ağaçtan ortaya çıkar ve “Sular canlı yaratık sürüleriyle dolup taşsın.” diye yazıldığı gibi, yukarıda birçok melek onları korumak için, bu ruhlarla birlikte çoğalır. Bu, kutsal antlaşmanın simgesidir, Aden’den çıkan ve suları kabaran ve o hayvan için sürülerle dolup taşan nehirdir.
Bu böyledir çünkü aşağıdaki uyanışla, o, yukarıyı uyandırır ve Yaradan ile O’nun Şehinası’nın (Kutsallığının) birleşmesine neden olur. O zaman, nehir yani Yesod de ZA daima MAD ile akacak ve suları Nukva’ya ihsan etmekten asla vazgeçmeyecektir. Ve deniz yani Nukva de ZA, dünyaları canlandırmak için çiftleşme tarafından ve ruhları doğurmanın tarafından, her yandan doldurulacaktır. Ve yeni ruhlar yenilenir ve o ağaçtan ortaya çıkar.
Yani, aslında yeni ruhlar değil, Adam HaRişon’da zaten bulunan ve bilgi ağacı günahından dolayı ondan düşen eski ruhlardır. Onlar, o ağaç tarafından yani ZA tarafından yenilenirler. Onlara “yeni ruhlar” denir çünkü gerçek yeni ruhlar, dünyaya ancak bilgi ağacının günahının ıslahı tamamlandıktan sonra gelirler. Ve her bir ruhla birlikte, birkaç melek ortaya çıktığı için, yukarıda bu ruhlarla birlikte birçok ordu yayılır. Ayrıca dünyaları canlandırmak için yapılan çiftleşmelerde de melekler ortaya çıkar.
Şöyle yazılmıştır: “Sular canlı yaratık sürüleriyle dolup taşsın.” Bu, Aden’den uzanan ve ortaya çıkan nehir olan, kutsal antlaşmanın simgesidir çünkü canlı yaratıklarla dolup taşmak, “antlaşmanın simgesi” olarak adlandırılan Yesod de ZA’yı ima eder. Bu, bahçeyi, onun Nukva’sını sulamak için AVİ’yi, Aden’i giydiren ZA’dan uzanan ve ortaya çıkan bir nehirdir. “… suları artan ve sürülerle dolup taşan” demek, “sürüler” olarak adlandırılan Zivugim de VAK anlamına gelmektedir. “Sürülerle dolup taşma” ifadesinin anlamı budur. Ruhların doğması için GAR’ın çiftleşmeleri ile ilgili olarak, o hayvan için “Ve ruhların çoğalması” denildi. Ve o, “Canlı yaratık [ayrıca İbranice’de “canlı ruh” da denir] olarak adlandırılan kişidir.
220) O hayvana, Malhut’a giren o ruhlarla birlikte, birkaç kuş, melek ortaya çıkar. Onlar, dünyanın her yerinde uçarlar, dolaşırlar ve bu dünyada bir ruh ortaya çıktığında, uçan kuş da onunla birlikte çıkar ve o ağaçtan ruhuyla birlikte çıkar. Her ruhla birlikte kaç tane melek ortaya çıkar? İki – biri sağda ve biri solda. Eğer kişi ödüllendirilirse, melekler onu korurlar, yazıldığı gibi “Çünkü O, sizi korumak için meleklerine, sizin üzerinizde görev verecek.” Ve eğer ödüllendirilmezse, onlar ona iftira atarlar.
Rabbi Pinhas şöyle dedi: “Kişi ödüllendirildiğinde, onu üç melek korur, yazıldığı gibi ‘Eğer ona vekil olacak bir melek varsa, o kişinin doğruluğundan bahseden binde birdir.’ “Eğer melek varsa” birdir, “vekil” ikidir, “doğruluğundan bahseden binde bir” üçtür.
221) Rabbi Şimon dedi ki: “Onlar beş melektir, çünkü aynı zamanda şöyle de yazılıdır ‘Ve onu bağışlasın’ ve ‘Onu çukura inmekten kurtar, bir kefaret buldum’ desin.” ‘Ve onu bağışlasın’ birdir; ‘Ve desin’ ikidir, böylelikle beştir.” Ona şöyle cevap verdi: “Bu öyle değil. Aksine, ‘Ve onu bağışlasın’ yalnızca Yaradan’dır, bir melek değildir çünkü O’ndan başka hiç kimse onu bağışlama iznine sahip değildir.”
Ruhlarla birlikte birkaç melek doğar ve ortaya çıkar. Onlara “kuşlar” denir ve ruhların, erdem tarafına geçmelerine yardımcı olurlar ya da tam tersine onlara iftira atar ve onları kusur tarafına iterler. Dünyanın her yerinde uçup dolaşırlar ve Yaradan’ın dünyadaki tüm insanlar üzerindeki rehberliğini, O’nun tarafından nasıl yönetildiklerini görürler ve ruhu uyarırlar. Eğer ruh ödüllendirilirse, kendisini ve tüm dünyayı erdem tarafına mahkûm eder. Eğer ödüllendirilmezse, kendisini ve tüm dünyayı kusur tarafına mahkûm eder. Bunun için, o, “Her bir ruhla birlikte kaç melek ortaya çıkar?” diye sorar.
Rabbi Pinhas, ruhla birlikte yalnızca iki kuşun doğduğunu söyleyerek, Rabbi Şimon’a karşı çıkmaz. Bunun yerine, o, yalnızca bu iki kuşa sahip olduğu sürece, kendisini tamamen erdem tarafına mahkûm edemeyeceğini ama yargıdan merhamete ve merhametten yargıya savrulduğunu söyler. Ancak, iyi eylemler vasıtasıyla, onun için üçüncü bir melek doğar ve o zaman merhamet tarafına hüküm verilerek ödüllendirilir. Bu nedenle (ödüllendirildiğinde) üç meleğin bir kişiyi koruduğunu, çünkü üç melek olmasa ödüllendirilemeyeceğini söylemiştir.
222) Çoğalmaktan kaçınan kişi, tüm formları içeren formu yani insan formunu küçültür ve o nehrin suyunun -ZA’nın Yesod’unun- durmasına neden olur ve kutsal anlaşmayı her yönden lekeler. Onun hakkında şöyle yazılıdır: “O zaman gidip Bana karşı suç işleyen adamların cesetlerine bakacaklar.” Gerçekten de “Bana” ve bu, bedenle ilgilidir, ancak onun ruhu Masah’a, Yaradan’ın alanına girmez ve o, dünyadan kovulur.
Malhut, “form” olarak adlandırılır. Bu tüm formları içerir çünkü erdemlilerin NRN’sinin tüm formları ve üç BYA dünyasının melekleri, onun vasıtasıyla çekilir. Bunlar, onun birlikleri ve ordularıdır. Bu nedenle, çoğalmayla meşgul olmayan kişi, Malhut’un görüntüsünü küçültür ve onu birliklerini ve ordularını ortaya çıkarmaktan alıkoyar, zira aşağıdan uyanış yukarıdan buna karşılık gelen bir uyanışı uyandırır ki bu, NRN’i ve BYA’daki melekleri doğurmak için Yaradan’ın ve O’nun Şehina’sının Zivug’una sebebiyet verir.
Çoğalmaktan kaçınan kişi, o nehrin, Yesod de ZA’nın suyunun çekilmemesine neden olur. Bu, ZA’nın Yesod’unun kutsal Şehina’ya MAD vermemesine neden olur ve bu, VAK tarafından ve GAR tarafından olmak üzere iki çiftleşmeyi engellediği için, içindeki tüm safhalarda kutsal antlaşmayı lekeler. Bununla ilgili şöyle yazılıdır: “O zaman gidip Bana karşı suç işleyen adamların cesetlerine bakacaklar,” çünkü çoğalma emri, onun ruhunu kalıcı olarak yükseltir.
Ayrıca bununla, kişi bedenini sonsuza dek yener, bu, ölülerin canlanmasında da öyle olacaktır. Ve çoğalma ile meşgul olmayan kişi ise bedenini bir ceset gibi yapar, onun ruhu Yaradan’ın alanına girmez ve o kişi öteki dünyadan kovulur.