Toplumun Amacı - 1. 1-1 (1984)
Toplumun Amacı - 2. 1-2 (1984)
Dost Sevgisine Dair. 2 (1984)
Dost Sevgisi – 1. 3 (1984)
Her biri Dostuna Yardım Etti. 4 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralı Bize Ne Verir?. 5 (1984)
Dost Sevgisi - 2. 6 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralına Dair Açıklanana Göre. 7 (1984)
Tora ve Mitzvot’u Yerine Getirmede Hangisi Kalbi Arındırır?. 8 (1984)
Kişi Her Zaman Evinin Kirişlerini Satmalıdır. 9 (1984)
Kişinin Reenkarne Olmamak İçin Ulaşması Gereken Derece Nedir?. 10 (1984)
Atalardan Kalan Erdem. 11 (1984)
Toplumun Önemine Dair. 12 (1984)
Bazen Maneviyata ‘Ruh’ Denir. 13 (1984)
Kişi Daima Sahip Olduğu Herşeyi Satıp Bilge Bir Öğrencinin Kızıyla Evlenmelidir. 14 (1984)
Yukarıdan Aşağıya Negatif Bir Şey Gelir Mi?. 15 (1984)
İhsan Etmeye Dair. 16 (1984)
Dostların Önemine Dair. 17-1 (1984)
Toplantının Gündemi. 17-2 (1984)
Tanrının Sana Bahşettiği Topraklara Geldiğin Zaman. 18 (1984)
Bugün Ayakta Duruyorsunuz, Hepiniz. 19 (1984)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 1. 1 (1985)
Dal ve Kökün Anlamı. 2 (1985)
Gerçeğin ve İnancın Anlamı. 3 (1985)
Bunlar Nuh’un Nesilleri. 4 (1985)
Topraklarından Uzağa Git. 5 (1985)
Ve Tanrı Ona Mamre’nin Ağacı Altında Göründü. 6 (1985)
Sara’nın Yaşamı. 7 (1985)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 2. 8 (1985)
Ve Çocukları Onun İçinde Mücadele Ettiler. 9 (1985)
Yakup Ayrıldı. 10 (1985)
Yakup İle Laban Arasındaki Mücadele. 11 (1985)
Yakup Babasının Yaşadığı Topraklara Geldi. 12 (1985)
Kurtuluşumun Kudretli Kayası. 13 (1985)
Ben İlk Ve Son Olanım. 14 (1985)
Hezekiah Yüzünü Duvara Döndü. 15 (1985)
Onlara Daha Fazla Eziyet Edildikçe. 16 (1985)
Bugünü Bil Ve Kalbine Kulak Ver. 17 (1985)
Kötüleyenlerle İlgili. 18 (1985)
Firavun'a Doğru Gel - 1. 19 (1985)
Kalbini Katılaştıran. 20 (1985)
Daima Tora ve Çalışma Arasında Ayırım Yapmalıyız. 21 (1985)
Tüm Tora Tek Kutsal Addır. 22 (1985)
Gece Yatağımda. 23 (1985)
Çalışmada Üç Zaman. 24 (1985)
Her Şeyde, Işık ve Kli Arasındaki Farkı Görmeliyiz. 25 (1985)
Bana İhtişamını Göster. 26 (1985)
Tövbe. 27 (1985)
Ajanlar. 28 (1985)
Yaradan, O'nu Çağıranlara Yakındır. 29 (1985)
Üç Dua. 30 (1985)
Kişi Kendini Kötü Olarak Görmez. 31 (1985)
Alıcıların Ödülüne Dair. 32 (1985)
İsrail'in Suçluları. 33 (1985)
Ve Yaradan'a Yalvardım. 34 (1985)
Kişi, Yaradan Korkusunun Ne Olduğunu Bildiğinde. 35 (1985)
Akşam Vardı ve Sabah Vardı. 36 (1985)
Kişiye Kim Tanıklık Eder. 37 (1985)
Mutlu Olan Erdemli ve Acı Çeken Erdemli. 38 (1985)
Sesimizi Duy. 39 (1985)
Musa Gitti. 1 (1986)
Kulak Ver, Ey Tanrım. 2 (1986)
İnsan, Tora Sayesinde Erdemlilik ve Barış ile Ödüllendirilir. 3 (1986)
Hesed'e Dair. 4 (1986)
Babaya Saygı Göstermeye Dair. 5 (1986)
Güven. 6 (1986)
Çoğunluğun Duasının Önemi. 7 (1986)
Yukarıdan Gelen Yardıma Dair. 8 (1986)
Hanuka Mumuna Dair. 9 (1986)
Duaya Dair. 10 (1986)
Gerçek Dua Gerçek Eksiklik Üzerinedir. 11 (1986)
Kişinin Dua Etmesi Gereken Temel Eksiklik Nedir?. 12 (1986)
Firavun’a Doğru Gel - 2. 13 (1986)
Mısırlılardan Kelim Ödünç Alma İhtiyacı Nedir?. 14 (1986)
Çoğunluğun Duası. 15 (1986)
Efendi, Yakup’u Kendisi İçin Seçti. 16 (1986)
Toplantının Gündemi -2. 17 (1986)
Kim Duaya Neden Olur. 18 (1986)
Sevince Dair. 19 (1986)
Kişi Günah İşlemeli ve Suçlu Olmalıdır. 20 (1986)
Mantık Ötesine Dair. 21 (1986)
Bir Kadın Döllenirse. 22 (1986)
Korku ve Sevince Dair. 23 (1986)
Sadaka ve Hediye Arasındaki Fark. 24 (1986)
Mitzvot'u Uygulamanın Ölçüsü. 25 (1986)
Yakın Bir Yol ve Uzak bir Yol. 26 (1986)
Yaradan ve İsrail Sürgüne Gitti. 27 (1986)
Topluluk On Kişiden Az Olmaz. 28 (1986)
Lişma ve Lo Lişma. 29 (1986)
Meyveden Önce Gelen Klipa. 30 (1986)
Yenika ve İbur Hakkında. 31 (1986)
Dua Boyunca Bacakları Düzeltmenin ve Başı Örtmenin Sebebi. 32 (1986)
Kişinin Ayaklarıyla Çiğnediği Emirler Nelerdir?. 33 (1986)
Hâkimler ve Görevliler. 34 (1986)
Av’ın Onbeşi. 35 (1986)
Selihot (Affedilmek) İçin Hazırlık Nedir?. 36 (1986)
Kötüye de İyiye de, İyilik Yapan İyi. 1 (1987)
Kötülüğün Farkındalığının Önemi. 2 (1987)
Tüm İsrail’in Bir Sonraki Dünyada Payı Vardır. 3 (1987)
Kötü Bir Kişiden İyi Bir Şey Duymak Yasak Mıdır?. 4 (1987)
Ödülden Daha Ziyade Çalışmanın Faydası Nedir?. 5 (1987)
Daimî İnancın Önemi. 6 (1987)
Hanuka Mucizesi. 7 (1987)
Gerçek ile Merhamet ve Gerçek Olmayan Merhamet Arasındaki Fark. 8 (1987)
Kişinin Yüceliği İnancının Gelecekteki Ölçüsüne Bağlıdır. 9 (1987)
Kötü Sözün Özü Nedir ve Ona Karşı Kim Durur. 10 (1987)
Purim Ve Emir, O Bilmeyene Kadar. 11 (1987)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 1. 12 (1987)
Matzot Bayramına Neden Pesah Denir. 13 (1987)
Pesah, Matza ve Maror Arasındaki Bağlantı. 14 (1987)
Kutsallıktaki İki Anlayış . 15 (1987)
Genel Halkın Çalışması ve Bireyin Çalışması Arasındaki Fark. 16 (1987)
Putperestlere Tora’yı Öğretmekteki Katı Yasağın Anlamı. 17 (1987)
Tora’nın Edinilmesine Hazırlık Nedir? - 1. 18 (1987)
Yaradan'ın Çalışmasında İfşa Edilenler ve Gizlenenler Nelerdir?. 19 (1987)
İnsanın Özel Mülkiyeti Nedir?. 20 (1987)
Yaradan Çalışmasında Kirli Eller Nedir?. 21 (1987)
Kişinin Yaradan’dan İstediği Hediye Nedir?. 22 (1987)
Anlaşmazlıktan Sonra Gelen Barış Hiç Anlaşmazlık Olmamasından Çok Daha Önemlidir. 23 (1987)
Çalışmada Asılsız Nefret Nedir?. 24 (1987)
Çalışmada Başın Ağırlığı Nedir?. 25 (1987)
Hafif Bir Emir Nedir?. 26 (1987)
Çalışmada ‘Kutsama’ ve ‘Lanet’ Nedir?. 27 (1987)
Çalışmada Ekleme Yapmamak ve Çıkarmamak Nedir? . 28 (1987)
“Ödül Kedere Göredir” Nedir?. 29 (1987)
Çalışmada Otorite Savaşı Nedir? -1. 30 (1987)
Çalışmada Antlaşma Yapmak Nedir?. 31 (1987)
Yaşamın İki Anlayışa Ayrılmasının Nedeni. 1 (1988)
Teşuva’nın (Tövbe) Ölçüsü Nedir?. 2 (1988)
Yaradan’ın Adının ‘Hakikat’ Olması Ne Demektir?. 3 (1988)
Çalışmada Yardım ve Bağışlanma İçin Dua Nedir?. 4 (1988)
Çalışmada “İsrail Sürgündeyken Şehina Onlarla Beraberdir” Nedir?. 5 (1988)
Çalışmada Bir Tarla ve Tarla Adamı Arasındaki Fark Nedir?. 6 (1988)
Damadın Suçlarının Bağışlanmasının Önemi Nedir?. 7 (1988)
Dua Eden Kişi Sözlerini Düzgün Şekilde Açıklamalı Ne Demektir?. 8 (1988)
Çalışmada Doğru Olanın Izdırap Çekmesi Ne Demektir?. 9 (1988)
Çalışmada, "Öğrenim Yerine Gidenlerin Dört Niteliği" Nedir?. 10 (1988)
Lişma’dan Önceki İki Muhakeme Nedir? . 11 (1988)
Yaradan Yolunda Tora ve Çalışma Nedir?. 12 (1988)
Çalışmada “Halkın Çobanı Bütün Halktır” Nedir?. 13 (1988)
Dost Sevgisi İhtiyacı. 14 (1988)
Çalışmada “Boş bir Mekânda Kutsama Yoktur” Ne Demektir?. 15 (1988)
Keduşa’nın (Kutsallığın) İnşa Edildiği Temel Nedir?. 16 (1988)
Tanrısal bir Ruh ile Hayvansal bir Ruh Arasındaki Temel Fark. 17 (1988)
Çalışmada Kişi Ne Zaman “Yaradan'ın Hizmetkarı” Olarak Kabul Edilir?. 18 (1988)
Çalışmada, Gümüş, Altın, İsrail, Kalan Diğer Milletler nedir?. 19 (1988)
İhsan Etme Çalışmasında Ödül Nedir? . 20 (1988)
Çalışmada Tora Karanlıktan Verildi Ne Demek? . 21 (1988)
Çalışmada Erdemlinin Faziletleri ve Kötülükleri Nelerdir?. 22 (1988)
Çalışmaya Lo Lişma’da Başlamak Ne Demektir?. 23 (1988)
Çalışmada "Gizli Şeyler Efendi'ye Aittir, İfşa Olan Şeyler Bize Aittir" Nedir?. 24 (1988)
Çalışmada, Şabat Arifesinde Hazırlık Nedir?. 25 (1988)
Çalışmada Kanun ve Yargı Arasındaki Fark Nedir?. 26 (1988)
Çalışmada, “Yaradan Gururu Tolere Etmez” Nedir?. 27 (1988)
“O’nun Rehberliği Gizli ve Açıktır” Nedir?. 28 (1988)
Yaratana Hizmet Edeni O'na Hizmet Etmeyenden Nasıl Ayırabiliriz?. 29 (1988)
Dostlar Meclisinde Ne Aranmalıdır?. 30 (1988)
Çalışmada, İnsanın, Yaratan'a Atfedilen İnsanın Çalışması Nedir?. 31 (1988)
Bir Düşüş Esnasındaki İki Eylem Nelerdir?. 32 (1988)
Yaradan'ın Çalışmasında Genel ve Birey Arasındaki Fark Nedir?. 33 (1988)
Çalışmada Gün ve Gece Nelerdir?. 34 (1988)
Çalışmada Yaratandan İstemeniz Gereken Yardım Nedir?. 35 (1988)
Tövbenin Ölçüsü Nedir?. 1 (1989)
Çalışmada Büyük ya da Küçük Bir Günah Nedir?. 2 (1989)
Gözyaşı Kapısı ile Geri Kalan Kapılar Arasındaki Fark Nedir?. 3 (1989)
Çalışmada Su Seli Nedir?. 4 (1989)
Dünyanın Yaratılışının İhsan Etme Yoluyla Olması Ne Demektir?. 5 (1989)
Çalışmada Mantık Ötesi Nedir?. 6 (1989)
Çalışmada “Şabat Arifesinde Çaba Sarf Etmeyen, Şabat Günü Ne Yiyecek” Nedir?. 7 (1989)
Çalışmada, İyi Büyürse Kötü de Büyür Ne Demektir?. 8 (1989)
Çalışmada “Kötülerin Üzerine Gelen Felaket Erdemlilerle Başlar” Nedir?. 9 (1989)
Çalışmada, “Merdiven Diyagonaldir (Çaprazdır)” Ne Demektir?. 10 (1989)
Çalışmada Gerekli Olan Kuvvetler Nelerdir?. 11 (1989)
Damadın Yemeği Nedir? . 12 (1989)
Çalışmada, 'Kem Gözlü Adamın Ekmeği' Nedir?. 13 (1989)
"Kalbine Yanıt Ver" Ne Demektir?. 14 (1989)
Çalışmada ‘Erdemliler Günahkârlar Sayesinde Görünür Hale Gelir’ Ne Demektir?. 15 (1989)
Çalışmada Boş bir Masada Kutsama Yasağı Nedir?. 16 (1989)
Çalışmada, Yaradan’ı Kutsamadan Önce Selam Verme Yasağı Nedir?. 17 (1989)
Çalışmada “Sayılanda Kutsama Yoktur Ne Demektir?. 18 (1989)
Çalışmada Şabat'a Neden Şin-Bat Denir?. 19 (1989)
Çalışmada Kötü Eğilimin Yükselmesi ve İftira Etmesi Ne Demektir?. 20 (1989)
Çalışmada "Sarhoş Bir Adam Dua Etmemelidir" Nedir? . 21 (1989)
Neden Özellikle Pesah Gecesinde Dört Soru Sorulur?. 22 (1989)
Çalışmada Kişi Acı Otu Yutarsa, Çıkamaz Nedir?. 23 (1989)
Çalışmada "Eğitimsiz Birinin Kutsamasını Hafife Almayın" Nedir?. 24 (1989)
Çalışmada "Kusuru Olan [Fedakârlık] Etmez" Nedir?. 25 (1989)
Çalışmada "Kendini Kirleten, Yukarıdan Kirletilir" Ne Demektir?. 26 (1989)
Çalışmada Acı Çekmek Ne Anlama Gelir?. 27 (1989)
Kişinin Testi Geçtiğini Kim Bilmelidir?. 28 (1989)
Çalışmada Tora'yı Almak İçin Yapılan Hazırlık Nedir? - 2. 29 (1989)
Menorayı Yakmanın Çalışmadaki Anlamı Nedir?. 30 (1989)
Çalışmada, Putperestlere Tora’yı Öğretme Yasağı Nedir? . 31 (1989)
Çalışmada Yağ "İyi Eylemler" Olarak Adlandırılır Ne Demektir?. 32 (1989)
Çalışmada Casuslar Nedir?. 33 (1989)
Çalışmada Barış Nedir?. 34 (1989)
Çalışmada "Oğulları Olmayan Kişi" Nedir?. 35 (1989)
Çalışmada “Çünkü Bu, Milletlerin Gözünde Sizin Bilgeliğiniz ve Anlayışınızdır” Nedir?. 36 (1989)
Çalışmada "Başlangıcı Dikenli Sonu Düzlük Olan Yol" Ne Demektir?. 37 (1989)
Çalışmada Hâkimler ve Görevliler Nedir?. 38 (1989)
Çalışmada "Tora Sadece Kötü Eğilimin Aleyhinde Konuşur" Nedir?. 39 (1989)
Çalışmada "Onlar Her Gün Gözünüzde Yeni Gibi Olacaklar" Nedir?. 40 (1989)
Günlük Program. 41 (1989)
Çalışmada "Kuyruk Değil Baş Olalım" Ne Anlama Gelir?. 1 (1990)
Çalışmada Başarısızlığın Anlamı Nedir?. 2 (1990)
Dünyanın Tora İçin Yaratılmış Olması Ne Anlama Gelir?. 3 (1990)
Çalışmada Erdemlinin Nesilleri İyi İşlerdir Ne Anlama Gelir?. 4 (1990)
Çalışmada İnsan Yaratılmadan Önce Toprak Meyve Vermiyordu Ne Anlama Gelir?. 5 (1990)
Kişi Çalışmada Gururu Ne Zaman Kullanmalıdır?. 6 (1990)
Çalışmada Dua ve Şükür Zamanı Nedir?. 7 (1990)
Çalışmada Esav’ın "Tarla Adamı" Olarak Adlandırılması Ne Anlama Gelir. 8 (1990)
Çalışmada "Yeryüzüne Bir Merdiven Kurulur ve Üstü Cennete Ulaşır" Ne Demektir?. 9 (1990)
Çalışmada Bilgelerimizin "Kral Davud'un Bir Hayatı Yoktu" Demesi Ne Anlama Geliyor?. 10 (1990)
Çalışmada, Hanuka Mumunu Sola Yerleştirmenin Anlamı Nedir?. 11 (1990)
Çalışmada Tora Neden "Orta Çizgi" Olarak Adlandırılır? - 1. 12 (1990)
Yaradan ve Şehina'nın Birleşmesi ile Tüm Kötülüklerin Kefaretinin Ödenmesi Ne Anlama Gelir?. 13 (1990)
Çalışmada Gerçek Hesed Nedir?. 14 (1990)
Çalışmada, Mısır’ın Vekili Düşmeden Önce, Onların Haykırışları Cevaplanmadı Ne Demektir?. 15 (1990)
Çalışmada "Moral Eksikliği ve Ağır Çalışma" Nedir?. 16 (1990)
Çalışmada Arınmak İçin Gelen Kişinin Aldığı Yardım Nedir?. 17 (1990)
Şabat Konuşması Neden Hafta İçi Konuşması Gibi Olmamalıdır?. 18 (1990)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 2. 19 (1990)
Çalışmada Yarım Kuruş Nedir? - 2. 20 (1990)
Çalışmada "Ben Hiçbir Şey İçin Varım, Sen de Hiçbir Şey İçin Varsın" Ne Demektir?. 21 (1990)
Amalek'i Silme Sırası Nedir?. 22 (1990)
Çalışmada Musa'nın Ay'ın Doğuşuyla İlgili Kafasının Karışık Olması Ne Anlama Gelir?. 23 (1990)
Çalışmada "Yanmış Bir Sunu Olmaya Gelen Her Şey Erkektir" Ne Anlama Gelir?. 24 (1990)
Çalışmada "Bütün Uluslar Efendimize Şükredin" Ne Demektir?. 25 (1990)
Çalışmada "Efendimiz Kadar Kutsal Olan Yoktur, Çünkü Senden Başkası Yoktur" Nedir?. 26 (1990)
Çalışmada "Her Çimen Tanesinin Üstünde Ona Vuran ve Büyümesini Söyleyen Bir Görevli Vardır!" Ne Demektir?. 27 (1990)
Çalışmada “Büyükleri Küçükler Hakkında Uyarmak” Nedir?. 28 (1990)
Çalışmada "Tora İnsanın Gücünü Tüketir" Ne Demektir?. 29 (1990)
Çalışmada Yaradan'ın Adının "Yasa ve Emir" Olması Ne Anlama Gelir?. 30 (1990)
Çalışmada ‘Sayılmış Olanda Kutsama Yoktur’ Ne Demektir. 31 (1990)
Çalışmada "İsrail Yaradan'ın Arzusunu Yerine Getiriyor" Ne Anlama Gelir?. 32 (1990)
Çalışmada "Yeryüzü Korktu ve Hareketsiz Kaldı" Ne Demektir?. 33 (1990)
Çalışmada "Sıradan Bir Kişinin Kapları" Nedir?. 34 (1990)
Çalışmada, "Damadın Yemeğinin Tadını Çıkaran Kimse" Ne Demektir?. 35 (1990)
Çalışmada "Esav ve İsmail'in Çocukları Tora'yı Almak İstemediler" Ne Demektir?. 36 (1990)
Çalışmada "Şehina İsrail İçin Tanıklıktır" Ne Demektir?. 37 (1990)
Çalışmada “Kutsama Kabı Dolu Olmalıdır” Nedir?. 38 (1990)
"Kudüs İçin Yas Tutan, Onun Sevincini Görmekle Ödüllendirilir" Sözü Çalışmada Ne Anlama Gelir?. 39 (1990)
Çalışmada “Sen tüm insanların en aşağıda en önemsiz olanısın,” Nedir? . 40 (1990)
Çalışmada Kişinin Topuklarıyla Çiğnediği Hafif Mitzvot Nedir?. 41 (1990)
Çalışmada Kutsama ve Lanet Nedir?. 42 (1990)
Çalışmada “Sunağın Yanına Kendin İçin Bir Aşera Dikmeyeceksin” Nedir?. 43 (1990)
Çalışmada İsteğe Bağlı Savaş Nedir - 2. 44 (1990)
Çalışmada "Gizli Şeyler Tanrımız Efendimize Aittir" Ne Demektir?. 45 (1990)
Baal HaSulam'dan Çalışmanın Düzeni. 46 (1990)
Çalışmada "Bizim Senden Başka Kralımız Yok" Ne Demektir?. 1 (1991)
Çalışmada "Ey İsrail, Tanrın Efendine Dön" Ne Demektir?. 2 (1991)
Çalışmada " Günahkârlar Hazırlayacak ve Erdemliler Giyecek" Ne Demektir?. 3 (1991)
Çalışmada “Sabotajcı Selde Kaldı ve Öldürüldü,” Ne Demektir?. 4 (1991)
Çalışmada "Erdemlilerin İyi İşleri Nesillerdir" Ne Demektir?. 5 (1991)
Çalışmada "Avram'ın Sığırlarının Çobanları ve Lut'un Sığırlarının Çobanları" Nedir?. 6 (1991)
Çalışmada "İnsan" Nedir ve "Hayvan" Nedir?. 7 (1991)
Çalışmada Geçen "Ve İbrahim Çok Yaşlanmıştı, Birçok Gün Geçirmişti" İfadesi Nedir?. 8 (1991)
Çalışmada "Giysilerinin Kokusu" Nedir?. 9 (1991)
Çalışmada, Mahsul Olgunlaştığında Kral Tarlasında Ayakta Durur Ne Demektir?. 10 (1991)
Çalışmada İyi Eğilimin ve Kötü Eğilimin Kişiyi Koruması Ne Anlama Gelir?. 11 (1991)
Bu Kandiller Kutsaldır. 12 (1991)
Çalışmada ‘Zayıf Olanın Eline Güçlüyü Verdin’ Ne Demektir. 13 (1991)
Çalışmada İnsanın Kutsanmasının Oğulların Kutsanması Olması Ne Demektir?. 14 (1991)
Çalışmada "Bu Yerde Benim İçin Bir Mucize Yaratan" Kutsaması Nedir?. 15 (1991)
Çalışmada Efendi'nin Tanrı Olduğunu Bilmek İçin Neden "Kalbine Cevap Vermeye" İhtiyacımız Var?. 16 (1991)
Çalışmada, “Onun Kalbini Katılaştırdığım İçin,” Nedir?. 17 (1991)
Çalışmada Sağ Elimizi Sol Elimizin Üzerine Kaldırmalıyız Ne Anlama Gelir?. 18 (1991)
Çalışmada "Kalk Ey Efendimiz ve Düşmanların Dağılsın" Ne Anlama Gelir?. 19 (1991)
Çalışmada “Yeri Olmayan Hiçbir Şey Yoktur” Nedir?. 20 (1991)
Çalışmada, Purim'den Önce, Zahor (Hatırlama) Bölümünü Okumamızın Anlamı Nedir?. 21 (1991)
Çalışmada "Dikenlerin Arasındaki Zambak" Nedir?. 22 (1991)
Çalışmada Bir İneğin Küllerinin Arındırılması Ne Demektir?. 23 (1991)
Çalışmada Kişinin Bir Oğul ve Bir Kız Çocuk Doğurması Ne Anlama Gelir?. 24 (1991)
Tövbe Eden Kişinin Mutluluk İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 25 (1991)
Çalışmada Bir Kısım İfşa Etmek ve İki Kısım Gizlemek Nedir?. 26 (1991)
Önce Kadın Döllenirse Erkek Çocuk Doğurur" Ne Anlama Gelir?. 27 (1991)
Çalışmada Kutsallık ve Saflık Nedir?. 28 (1991)
Çalışmada Bir Başrahibin Bakire Bir Eş Alması Ne Anlama Gelir?. 29 (1991)
Çalışmada, Uzak Bir Yolda Olan Birinin İkinci Bir Pesah'a Ertelenmesi Ne Anlama Gelir?. 30 (1991)
Çalışmada Yoksullara Verilen Sadakanın Kutsal Adı Yapması Ne Anlama Gelir?. 31 (1991)
Çalışmada Sancak Nedir?. 32 (1991)
Çalışmada Yaradan'ın Birini Kayırması Ne Anlama Gelir?. 33 (1991)
Çalışmada Meyvelerini Bu Dünyada Yemek ve Aslını Öbür Dünya İçin Saklamak Nedir?. 34 (1991)
Çalışmada "Casuslar" Ne Anlama Geliyor?. 35 (1991)
Çalışmada "Barış, Barış, Uzaklara ve Yakınlara" Nedir?. 36 (1991)
Çalışmada "Tora" Nedir ve "Tora'nın Yasası" Nedir?. 37 (1991)
Çalışmada "Sağ Çizgi" Nedir?. 38 (1991)
Çalışmada Sağın Soldan Daha Büyük Olması Ne Anlama Geliyor?. 39 (1991)
Çalışmada Gerçek ve Yalan Nedir?. 40 (1991)
Kişi Kötü Niteliklerle Doğmuşsa Ne Yapmalıdır?. 41 (1991)
Çalışmada "Öküz Sahibini Bilir, vs, İsrail Bilmez" Ne Demektir?. 42 (1991)
Çalışmada "Sırtımı Göreceksiniz, Ama Yüzüm Görünmeyecek" Ne Demektir? . 43 (1991)
Çalışmada İsrail'in Toprağın Mirası ile Ödüllendirilmesinin Sebebi Nedir?. 44 (1991)
Çalışmada Yargıcın Mutlak Surette Doğru Hüküm Vermesi Ne Anlama Gelir?. 45 (1991)
Çalışmada Sevilenin Oğlu ve Nefret Edilenin Oğlu Nedir?. 46 (1991)
Çalışmada Sağ ve Solun Zıtlık İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 47 (1991)
Kütüphanechevron_right
Rabash/Articles
chevron_right
Tüm İsrail’in Bir Sonraki Dünyada Payı Vardır
 

Tüm İsrail’in Bir Sonraki Dünyada Payı Vardır

Makale No. 3, 1987

Zohar, Nuh’da (Madde 2) şöyle yazılmıştır: “Gel ve gör: ‘Tüm İsrail’in bir sonraki dünyada payı vardır.’ Sorar, ‘Bunun sebebi nedir?’ Şöyle der: ‘Çünkü onlar dünyanın üzerinde durduğu anlaşmayı muhafaza ediyorlar, yazıldığı üzere, ‘Benim anlaşmam gündüz ve gece boyunca değilse, cennet ve dünyanın yasalarını belirlemiş olmam.” Bu nedenle, bunu üstlendikleri için anlaşmayı muhafaza etmekte olan İsrail’in bir sonraki dünyada payı vardır.”

Anlamalıyız ki, ilk olarak şu denildiğinden: “Bütün İsrail’in bir payı vardır”, yani “İsrail” ismi ile çağrılan biri, hiçbir ön koşul olmadan, bir sonraki dünyada bir paya sahiptir. Daha sonra bütün İsrail’in kastedilmediği yorumunda bulunuyor. Daha ziyade, bir şart koşuyor, sadece anlaşmayı muhafaza edenleri kastediyor. Ayetten bir kanıt sunuyor, şöyle ki, “Benim anlaşmam gündüz ve gece boyunca değilse, cennet ve dünyanın yasalarını belirlemiş olmam,” diye yazıldığından, anlaşmayı muhafaza edenleri kastediyor. Ayrıca, bu ayetten anlamalıyız ki, “Benim anlaşmam gündüz ve gece boyunca değilse” ile kastedilen bu anlaşmadır.

Pesahim’de yazılan: “Rabbi Elazar şöyle der, ‘Tora olmasaydı, cennet ve dünya var olmazdı,’ denildiğinden ‘Benim anlaşmam gündüz ve gece boyunca değilse, cennet ve dünyanın emirlerini belirlemedim.’ RAŞİ şöyle yorumlar; “Benim anlaşmam gündüz ve gece boyunca değilse” ile kastedilen Tora çalışması olup hakkında yazılan “Ve onu gece ve gündüz tefekkür edeceksin.” Bu yüzden, anlaşmaya ‘Tora’ denir. Ve burada Zohar anlaşmayı manevi arınma olarak yorumlar ve bu anlaşmayı muhafaza eder.

İbrahim’in anlaşmayı yapmasına ilişkin olarak “Ve onunla anlaşmayı yaptı” yazıldığından, atalarımız, Yaradan’ın anlaşmanın yapılmasına yardım ettiğini, çünkü tek başına anlaşmayı yapamayacağını açıkladılar. Daha ziyade, Yaradan ona yardım etti. Çalışmada bunun ne anlama geldiğini anlamalıyız, Yaradan’ın yardımı olmadan o anlaşmayı yapamazdı.

İbrahim ve Avimelek hakkında şu yazılmıştır: “Ve ikisi bir anlaşma yaptılar.” Baal HaSulam sordu: “Eğer iki kişi, birbirlerini sevmenin zahmete değer olduğunu anlıyorlarsa, neden bir anlaşma yapsınlar ki? Görünürde bir sözleşme imzalamanın ne gibi bir yardımı olabilir ki? Bize ne katar?” Daha sonra dedi ki: “Bir anlaşma yaptığımızda kastettiğimiz, onları bir şeyin ayırması mümkün olduğundan, şimdi bir anlaşma yapıyorlar, böylece şimdiki gibi aralarında sevgi ve eşitliğin olduğunu anlıyorlar, daha sonra onları ayıran bir şeyler olduğunda bile bu anlaşma geçerliliğini korur. Yine de, şu anda kurdukları bağ kalıcı olur. Buna göre, diyebiliriz ki, daha sonra onları ayıran bir şeyler olduğunda, her birinin mantık ötesi gitmesi gerektiğini ve mantık dâhilinde gördüklerini dikkate almayıp mantık ötesine gideceklerini söyleyebiliriz. Ancak bu şekilde anlaşma geçerliliğini korur ve aralarında bir ayrılık olmaz.

Bu nedenle, denilir ki, anlaşma Tora’dır ya da anlaşma manevi arınmadır desek de bu, kişinin sadece Yaradan’la anlaşma yaptığı ve Yaradan’la olan anlaşmasından ayrılmayacağı anlamına gelmez, yani kalbinin Yaradan’la dolacağı anlamına gelmez. Daha ziyade, hem Tora, hem de manevi arınma anlaşmaya bağlılığı için verilir, kişinin kalbinin Yaradan’la dolması gerektiğinde ve O’na tutunup düşmemesi için, yazıldığı üzere, “Benim anlaşmam gündüz ve gece boyunca değilse, cennet ve dünyanın yasalarını belirlemiş olmam.” Bu böyledir, çünkü dünya ve cennetin yaratılışının özü, O’nun yarattıklarına iyilik yapması niyetiyledir ve yaratılanlar form eşitliğine erişmeden haz ve zevk alamazlar, yani kişinin bütün eylemleri ihsan etmek amacıyla olmalıdır. Aksi takdirde, Yaradan ve yaratılanlar arasında bir ayrılık olur.

Bu yüzden bize iki anlaşma verildi- manevi arınma ve Tora’nın anlaşması- bunlarla, mantık ötesine geçerek Yaradan ile anlaşma yapmaya gelebiliriz ve her şeyi ihsan etmek için yapabiliriz.

“Eğer Benim anlaşmam değilse” sözünün anlamı şudur, yani eğer form eşitliğine ulaşmak için tavsiyeler yaratmasaydım, haz ve zevk almak mümkün olmazdı ki bu yaradılışın amacının tümü, yarattıklarıma iyilik yapmak. Ve eğer form eşitliğine ulaşmak için yollar hazırlamasaydım cenneti ve dünyayı yaratmam gerekmezdi, çünkü onlar yaratılıştan herhangi bir yarar sağlayamazdı ve yaratılışın tamamı anlamsız olurdu, çünkü haz alacak kimse olmazdı. Bu anlaşmada - ki hiçbir zaman bozulmayacak bir anlaşma yaptı - İbrahim’in O’nun yardımına ihtiyacı oldu. Yaradan’ın ona yardım etmesinin anlamı budur. Ayrıca “Ve onunla anlaşma yaptı” sözünün anlamı da budur, yani Yaradan mantık ötesine geçmesi için ona yardım etti.

Mantık ötesi çalışmada üç farkına varış vardır:

  1. Çalışmasında bir eksiklik duymaz, böylece mantık ötesine gitmeye ihtiyaç duymaz.

  2. Eksikliğini hisseder, fakat bir dişi, yani dişi gibi zayıftır, üstesinden gelip mantık ötesine gitmeye gücü yoktur.

  3. Eril olarak nitelendirilir. Bu demektir ki üstesinden gelip mantık ötesine geçmeye gücü vardır.

1) Örneğin, bir kişi şafaktan önce uyanmak isterse ve uyandırılırsa, bazen kişi bunu duyar fakat önemsemez ve uyumaya devam eder. Böyle bir zamanda, ondaki eksikliği kimse hissetmez, çünkü hemen uykuya daldı ve bu yüzden eksikliği hissetmek için vakti yoktur. Bu nedenle, henüz insan olarak nitelendirilmez ki ancak böyle bir durumda dişi ve eril arasında bir ayrımın yapılması mümkündür. Adem [adam/insan], İş Adama [bu dünyanın insanı] kelimesinden türetilmiştir, bu şu anlama gelir: böylece insanları bakıp besleyecek ekin ve meyve elde etsin diye o halen toprağı sürüyor.

Bu ancak kendindeki eksikliği hisseden için söylenebilir, ki o, bu eksikliği düzeltmek için çalışmaya başlar. Fakat kişi kendindeki eksikliği hissetmediğinde, bahsedilecek kimse yoktur. Şöyle ki, ona eksikliğini söylesen bile, o duymaz, çünkü her şey için bir sürü bahane bulur. Doğal olarak, ona verilen engelleri aşacak kudreti edinmesi için Yaradan’ın yardımını talep edecek duaya yeri yoktur.

2) Uyandırıldığı zaman, kişi şunu düşünür: “Dostuma beni uyandır dediğim doğru, fakat dostuma şafaktan önce uyanmak istediğimi söylediğimde, uyanıp çalışmak için bir isteğe sahiptim; Tora’dan edineceğim hazza hasrettim. Tora çalışmaktan dolayı muazzam bir haz duyacağımı zaten düşünmüyordum, yine de yataktan çıkma eziyeti ve dinlenme hazzından vaz geçme eziyetim yok. Dostuma beni uyandırmasını söylediğimde, sadece Tora’yı çalışarak elde edeceğim hazzı düşünüyordum; bu yüzden ondan bunu talep ettim. Fakat şimdi battaniyenin altında yatıyorken ve dışarıda yağmur ve rüzgâr olduğunda, dinlenmekten dolayı haz duyacağım kesin. Ancak şimdi kalkmam gerekiyor. Peki ama Tora’yı öğrenmekten duyacağım hazzın daha büyük olacağını nereden bilebilirim ki? Bu nedenle, ‘oturup hiçbir şey yapmamak’ benim için daha iyi, çünkü emin olmayı kuşku duymaya yeğlerim, dinlenmenin bana haz verdiği kesin, öte yandan benim için Tora aynı cazibeye sahip değil.”

Fakat daha sonradan, ona düşünceler gelir: “Mantık ötesi çalışmamız gerektiğini öğrendik, yani aldığım hazzı göz önüne almamalıyım ve benim ölçüm bu olacak. Daha ziyade, Yaradan için çalışmalıyız. O zaman neden kendim için, yani bundan ne kadar yarar elde edeceğim diye hesap yapıyorum? Onun yerine, Yaradan’ın emrine uyup uymadığımın ve O’nu önemsememden duyduğu hazzın hesabını yapmalıyım. Ve neden kendimi-sevme düşüncesine sahibim? Ama şimdi bu düşüncelerimi aşamadığımdan, ne yapabilirim ki?

Şöyle devam edilir, o, Yaradan’ın hizmetkârı olarak nitelendirilir, yabancı düşünceleri aşmak istiyordur, yani bu düşünceler Tora’nın yoluna yabancıdır. Bu dişi olmak diye nitelendirilir, yani dişi olarak zayıftır, üstesinden gelecek güce sahip değildir.

3) O erildir, yani üstesinden gelecek güce sahiptir. Daha doğrusu, uyandırıldığında, ona düşünceler gelirse- “Haz duyduğun dinlenme halinden neden kalkasın? Sanırım, yataktan çıkıp çalışmaya gittiğinde, şu andan daha çok haz duyacağını hissediyorsun, ama bunun öyle olacağını nereden biliyorsun ki?” Anında bunun öyle olup olmadığını denemesini tavsiye eder. Fakat sonra ona der ki: “Çalışmada şu anda ne tat alıyorsun ki, daha sonra tat almayı umasın?” ve kişi anında öyle bir tat alır ki, dünya onun nezdinde kararır, yani kısıtlamanın tasviri kişiye gelir ve ondan Tora’nın canlılığını gizler. O zaman beden ona sorar: “Söyle bana, özlemini çektiğin durumlar bunlar mı?”

Eğer o erilse, bu “savaş adamı” olarak adlandırılır, bedene şunu der: Dediğin her şey doğru. Yani, senin görüşüne göre, sen haklısın. Fakat benim Tora ve Mitzvot [emirler] ile ilişki kurduğum temel, mantık ötesindedir. Bu demek oluyor ki, haz ve zevk alma isteğinin çalışmaya değer olup olmadığını mantık öngörüyor ve mantık ötesi de ihsan etmek için çalışmayı öngörüyor. Başka bir deyişle, alma isteğinin bununla mutabık olması gerekmez, fakat bunu ihsan etme isteği belirler.

Bu demek oluyor ki, şimdi yapmak istediği çalışmanın Yaradan’ı tatmin edeceğine inanıyorsa, derhal, gecikmeksizin onu yapmaya istekli olur. Vücut her ne kadar aksini iddia etse de, yine de üstesinden gelecek gücü vardır. Buna “eril” denir.

Fakat kişi çalışmasında bu üç farkına varışı tamamladığında- 1) Kendi eksikliğini hissetmediğinden Yaradan’dan yardım istemez, 2) kendi eksikliğini hisseder fakat üstesinden gelecek gücü yoktur ki buna “dişi” denir ve 3) eril, savaş adamı olduğunda, yani eksikliğinin üstesinden geldiğinde,- Şabat haline gelir, yani çalışmasına ara verir. Buna “Altı gün çalışacaksın ama yedinci günde dinleneceksin” denir.

Bununla şunu yorumlayabiliriz: “Bunlar Nuh’un neslidir, erdemli insan.” Zohar’da yazıldığı üzere, Nuh, Naiha [dinlenme] olarak nitelendirilir. Bu yüzden ona “erdemli” denir, onda huzur ve sükûnet vardır. Zohar der ki; “Nerede çalışma varsa, orada Sitra Ahra [diğer taraf] vardır. Bu yüzden, doğal olarak, erdemli olanın çalışması yoktur. Baal HaSulam’ın dediği gibi, Keduşa’nın [kutsallık] parladığı yerde, mumun meşale huzurunda iptal olduğu gibi, kişi iptal olur ve orada bedenin çalışması gerektiği söylenemez, çünkü Keduşa haz ve zevkin kaynağıdır.

Fakat biraz olsun Sitra Ahra’nın yakalayışı varsa, bu, kişiyi kendini-sevme haline büründürür, buna “almak için almak” denir, bu durumda Tzimtzum [kısıtlama] ve gizlilik vardır, Keduşa açığa çıkamaz. Burada sadece gizlilik vardır, yani haz ve zevk orada parlamaz, aksine tam tersi bir durum vardır.

Şunu dediğimizde: “Onlar bizim hayatımız, ömrümüzündür, gece ve gündüz onları düşünürüz” veya şunu dediğimizde: “Onlar altından da daha iyi ve daha saftır, baldan, bal peteğinden damlayandan da daha tatlıdır”. Bu, kişinin, “ihsan etmek kapları,” denen Kelim’i olduğu durumdur. Bu bize form eşitliği verir, ki bu durumda, haz alma kapları ihsan etmek içindir. Aksi takdirde, yani ışık ve bolluk alma kaplarında aydınlatsaydı, alanlar Yaradan’dan daha çok uzaklaşırlardı. Amaç, bizim Yaradan’a tutunmak zorunda oluşumuzdur, yazıldığı üzere; “Efendisine tutunanlar için, her biriniz için, o gün, Tanrı’nız can bulur.”

Bu yüzden şöyle devam edilir, erdemli olanda, Sitra Ahra’ya yer yoktur, ama ruhun huzur bulması için yer vardır. Şabat’ın anlamı budur, yazıldığı üzere; “onun içinde yok oldu ve huzur buldu”, Şabat’ın kutsallığı nedeniyle, çalışmaya yer yoktur.

Fakat atalarımız söyle demiştir (Avoda Zarak 3a), “Yaradan onlara dedi ki: ‘Budalalar, Şabat arifesinde zahmete girenler, Şabat’ta yemek yiyeceklerdir. Şabat arifesinde zahmete girmeyenler, Şabat’ta nereden yiyecekler?”

Bu şu demektir, Lişma yolunda ilerlemesine engel olan, Sitra Ahra ile uğraşıp zahmete giren, bu çalışma sırasında kendi kötülüğünü aşamayacağını hisseder, çünkü halen Keduşa mertebesi ile ödüllendirilmemiştir. Fakat Keduşa’ya ulaşır ulaşmaz, meşalenin karşısındaki mum misali Sitra Ahra’nın iptal olacağına ve Sitra Ahra ile hiçbir bağlantısı kalmayacağına inanır. Bu durumda, kişi tek bir şeyin eksik olduğunu biliyordur; Yaradan’ın ona yardım etmesi ve Keduşa’ya ulaşmasına izin vermesi ve böylece her şey yoluna girecektir.

Bu nedenle, çalışma ve emek sırasında Yaradan’ın ona yardım etmesi için kalbinin derininden dua eder. O zaman, Yaradan’ın yardımı olmadan o hiçbir şey edinemeyeceğini hisseder. Sahip olduğu bu his, yani yalnız Yaradan’ın ona yardım edebileceği hissi, kişide Yaradan’dan almak için Kli’nin [kap] oluşmasına neden olur, çünkü eksiklik dolum almak için olan Kli diye adlandırılır. Bu nedenle, Yaradan’a olan inancı, yazıldığı üzere; “Sen her ağızdan çıkan duayı duyarsın” yoluyla, yardım alması için Kli’yi oluşturur.

Bununla şu konuyu anlarız: “Şabat arifesinde zahmete girmeyen”, yani ihsan etmek için kendisi üzerinde çalışma yapmayıp, Yaradan’ın yardımı olmadan kazanamayacağını anlamayan kişinin, doğal olarak, dua etmek için bir yeri yoktur, bu O’nun yardımını almak için olan Kli’dir. Kural, ışık olmadan Kli olmayacağı şeklinde olduğundan, Şabat günü yiyecek bir şeye sahip olmak için hazırlık yapmalıyız, altı çalışma günü Şabat’ta ışığı almak içindir ve Şabat, O’nun yardımını bekleyen boş Kelim’i doldurmak için verilen bolluk olarak nitelendirilir.

Yazıldığı üzere, “İçindeki ışık onu ıslah eder,” Şabat hakkında yazıldığı üzere, “Bütün yargılamaları O telkin etmiştir ve bütün dünyaları yöneten O’ndan başkası değildir” (Şabat gecesindeki Kegavna). Bu yüzden, Sitra Ahra ile uğraştıktan sonra, Kelim denen eksikliği hissettiklerinde, Şabat’ı alabilirler ki buna “sona erme” ve “huzur bulma,” denir.

Şimdi sorduğumuzu anlayabiliriz. O der ki; “Tüm Israil’in bir sonraki dünyada payı vardır,” hiçbir koşul olmaksızın. Daha sonra, der ki, özellikle anlaşmayı tutanlar ve bütün İsrail değil.

Yisrail [İsrail] sözcüğünü Yaşar-El [doğrudan Yaradan’a] olarak yorumlamalıyız. Bu şu demektir, kişi yaptığı her şeyde, tüm çalışmasının doğrudan Yaradan’a yönelik olmasını ister, kendi yararına olmasını istemez. Şu ayet hakkında yaptığımız açıklama gibi: “Senin içinde yabancı Tanrı olmayacak ve yabancı bir Tanrı’nın önünde eğilmeyeceksin.”

Atalarımız dedi ki (Şabat 105b); “Kişinin bedenindeki yabancı Tanrı kimdir? Kötü eğilimdir.”

Bunu anlamalıyız. Nihayetinde iyi eğilim de kişinin bedenidir, yazıldığı üzere (Zohar, Leh Leha, Madde 86), “Biz kardeşiz, yani iyi eğilim ve kötü eğilim birbirine yakındır. Biri kişinin sağında, diğeri solunda durur. Kötü eğilim solda ve iyi eğilim sağda durur.”

Böylece, iyi eğiliminin de kişinin bedeninde olduğunu görüyoruz. Öyleyse, kötü eğilim kişinin bedenindedir dendiğinde kastedilen nedir? Bunu kendi yolumuza göre yorumlamalıyız: Kötü eğilim bedene almak için yapılan her şeyle ilgilenir ve bunu arzular, niyeti tamamen kendine yarar sağlamaktır ki bu “kendi bedeninin içine” olarak değerlendirilir. Tam tersi, iyi eğilim, bütün eylemlerinin bedenin dışında olması için çabalar. Bu, bütün çalışmalarını, kendi yararına değil de, Yaradan için yapmaya ulaşmayı arzulamak olarak değerlendirilir. Bununla İsrail kelimesini Yaşar-El olarak, yani bütün eylemlerinin sadece Yaradan için olması şeklinde yorumlayabiliriz.

Aynı şekilde, atalarımızın yorumlarında sunulduğu üzere (Yerulşalmi 9a): “Rabbi Levi der ki; ‘Kalp ve göz günahların iki arabulucusudur, şöyle yazıldığı üzere, Yaradan şöyle der, ‘Bana kalbini ver, oğlum! Ve gözlerinin benim yollumla zevk duymasına izin ver. Bana kalbini ve gözlerini verirsen, senin bana ait olduğunu bilirim.’”

Bu demektir ki, şunu dediğimizde, “Kim O’nun halkını, İsrail’i seçer,” kişi ne zaman Yaradan’ın halkına ait olarak addedilir? Kişi kalbini ve gözlerini oraya yerleştirdiğinde, bu olur, yani baktığı her şeyi ve kalbinin hasret duyduğu her şeyi, Yaradan yararına yapmaya, kendi yararına yapmamaya çalışır. Buna “Sen benimsin” denir, yani “Sen Bana aitsin.” O zaman O’nun halkına, Yaşar-El’e dâhil olur.

Aynı şekilde, şunu da yorumlamalıyız: “Tüm İsrail’in bir sonraki dünyada payı vardır” ve daha sonra kimin İsrail olarak nitelendirildiğini yorumlar ve der ki dünyanın üzerinde var olduğu anlaşmayı tutana, koruyana İsrail denir. Aksi takdirde, yani dünyanın onun üzerinde var olduğu anlaşmaya uymayan, İsrail’in parçası değildir, dünyadaki ulusların bir parçasıdır.

Ve dünyanın onun üzerinde var olduğu anlaşma nedir? Kişi bütün çalışmalarının Yaradan’ın yararı için olacağına dair, O’nunla bir anlaşma yapar. Buna “ihsan etmek için” denir ve sadece bununla dünyanın var oluşu gerçekleşir. Bu demektir ki, dünya O’nun yarattıklarına iyilik yapmak için yaratılmıştır ve form eşitliği olmadığı sürece, yaratılanlar zevk ve hazza bürünemezler.

Şöyle, dünyanın yaratılışının tamamı, O’nun yarattıklarına iyilik yapmak içindi, boşluk içindeydi çünkü haz ve zevki alacak kimse yoktu. Fakat Yaradan’la anlaşma yaparak yaratılanlar haz ve zevki alacak hale geleceklerdir.

Anlaşmayı gerçekleştirmek için, Tora ve manevi arınma vardır, yani yaptığımız her şeyde, bunu yaparak Yaradan ile sonsuz bir anlaşma yapmakla ödüllendirilmeye niyet etmeliyiz. Özellikle, inanmalıyız ki, Yaradan her ağızdan çıkan duayı duyar ve biz bununla kurtarılacağız.