Toplumun Amacı - 1. 1-1 (1984)
Toplumun Amacı - 2. 1-2 (1984)
Dost Sevgisine Dair. 2 (1984)
Dost Sevgisi – 1. 3 (1984)
Her biri Dostuna Yardım Etti. 4 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralı Bize Ne Verir?. 5 (1984)
Dost Sevgisi - 2. 6 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralına Dair Açıklanana Göre. 7 (1984)
Tora ve Mitzvot’u Yerine Getirmede Hangisi Kalbi Arındırır?. 8 (1984)
Kişi Her Zaman Evinin Kirişlerini Satmalıdır. 9 (1984)
Kişinin Reenkarne Olmamak İçin Ulaşması Gereken Derece Nedir?. 10 (1984)
Atalardan Kalan Erdem. 11 (1984)
Toplumun Önemine Dair. 12 (1984)
Bazen Maneviyata ‘Ruh’ Denir. 13 (1984)
Kişi Daima Sahip Olduğu Herşeyi Satıp Bilge Bir Öğrencinin Kızıyla Evlenmelidir. 14 (1984)
Yukarıdan Aşağıya Negatif Bir Şey Gelir Mi?. 15 (1984)
İhsan Etmeye Dair. 16 (1984)
Dostların Önemine Dair. 17-1 (1984)
Toplantının Gündemi. 17-2 (1984)
Tanrının Sana Bahşettiği Topraklara Geldiğin Zaman. 18 (1984)
Bugün Ayakta Duruyorsunuz, Hepiniz. 19 (1984)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 1. 1 (1985)
Dal ve Kökün Anlamı. 2 (1985)
Gerçeğin ve İnancın Anlamı. 3 (1985)
Bunlar Nuh’un Nesilleri. 4 (1985)
Topraklarından Uzağa Git. 5 (1985)
Ve Tanrı Ona Mamre’nin Ağacı Altında Göründü. 6 (1985)
Sara’nın Yaşamı. 7 (1985)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 2. 8 (1985)
Ve Çocukları Onun İçinde Mücadele Ettiler. 9 (1985)
Yakup Ayrıldı. 10 (1985)
Yakup İle Laban Arasındaki Mücadele. 11 (1985)
Yakup Babasının Yaşadığı Topraklara Geldi. 12 (1985)
Kurtuluşumun Kudretli Kayası. 13 (1985)
Ben İlk Ve Son Olanım. 14 (1985)
Hezekiah Yüzünü Duvara Döndü. 15 (1985)
Onlara Daha Fazla Eziyet Edildikçe. 16 (1985)
Bugünü Bil Ve Kalbine Kulak Ver. 17 (1985)
Kötüleyenlerle İlgili. 18 (1985)
Firavun'a Doğru Gel - 1. 19 (1985)
Kalbini Katılaştıran. 20 (1985)
Daima Tora ve Çalışma Arasında Ayırım Yapmalıyız. 21 (1985)
Tüm Tora Tek Kutsal Addır. 22 (1985)
Gece Yatağımda. 23 (1985)
Çalışmada Üç Zaman. 24 (1985)
Her Şeyde, Işık ve Kli Arasındaki Farkı Görmeliyiz. 25 (1985)
Bana İhtişamını Göster. 26 (1985)
Tövbe. 27 (1985)
Ajanlar. 28 (1985)
Yaradan, O'nu Çağıranlara Yakındır. 29 (1985)
Üç Dua. 30 (1985)
Kişi Kendini Kötü Olarak Görmez. 31 (1985)
Alıcıların Ödülüne Dair. 32 (1985)
İsrail'in Suçluları. 33 (1985)
Ve Yaradan'a Yalvardım. 34 (1985)
Kişi, Yaradan Korkusunun Ne Olduğunu Bildiğinde. 35 (1985)
Akşam Vardı ve Sabah Vardı. 36 (1985)
Kişiye Kim Tanıklık Eder. 37 (1985)
Mutlu Olan Erdemli ve Acı Çeken Erdemli. 38 (1985)
Sesimizi Duy. 39 (1985)
Musa Gitti. 1 (1986)
Kulak Ver, Ey Tanrım. 2 (1986)
İnsan, Tora Sayesinde Erdemlilik ve Barış ile Ödüllendirilir. 3 (1986)
Hesed'e Dair. 4 (1986)
Babaya Saygı Göstermeye Dair. 5 (1986)
Güven. 6 (1986)
Çoğunluğun Duasının Önemi. 7 (1986)
Yukarıdan Gelen Yardıma Dair. 8 (1986)
Hanuka Mumuna Dair. 9 (1986)
Duaya Dair. 10 (1986)
Gerçek Dua Gerçek Eksiklik Üzerinedir. 11 (1986)
Kişinin Dua Etmesi Gereken Temel Eksiklik Nedir?. 12 (1986)
Firavun’a Doğru Gel - 2. 13 (1986)
Mısırlılardan Kelim Ödünç Alma İhtiyacı Nedir?. 14 (1986)
Çoğunluğun Duası. 15 (1986)
Efendi, Yakup’u Kendisi İçin Seçti. 16 (1986)
Toplantının Gündemi -2. 17 (1986)
Kim Duaya Neden Olur. 18 (1986)
Sevince Dair. 19 (1986)
Kişi Günah İşlemeli ve Suçlu Olmalıdır. 20 (1986)
Mantık Ötesine Dair. 21 (1986)
Bir Kadın Döllenirse. 22 (1986)
Korku ve Sevince Dair. 23 (1986)
Sadaka ve Hediye Arasındaki Fark. 24 (1986)
Mitzvot'u Uygulamanın Ölçüsü. 25 (1986)
Yakın Bir Yol ve Uzak bir Yol. 26 (1986)
Yaradan ve İsrail Sürgüne Gitti. 27 (1986)
Topluluk On Kişiden Az Olmaz. 28 (1986)
Lişma ve Lo Lişma. 29 (1986)
Meyveden Önce Gelen Klipa. 30 (1986)
Yenika ve İbur Hakkında. 31 (1986)
Dua Boyunca Bacakları Düzeltmenin ve Başı Örtmenin Sebebi. 32 (1986)
Kişinin Ayaklarıyla Çiğnediği Emirler Nelerdir?. 33 (1986)
Hâkimler ve Görevliler. 34 (1986)
Av’ın Onbeşi. 35 (1986)
Selihot (Affedilmek) İçin Hazırlık Nedir?. 36 (1986)
Kötüye de İyiye de, İyilik Yapan İyi. 1 (1987)
Kötülüğün Farkındalığının Önemi. 2 (1987)
Tüm İsrail’in Bir Sonraki Dünyada Payı Vardır. 3 (1987)
Kötü Bir Kişiden İyi Bir Şey Duymak Yasak Mıdır?. 4 (1987)
Ödülden Daha Ziyade Çalışmanın Faydası Nedir?. 5 (1987)
Daimî İnancın Önemi. 6 (1987)
Hanuka Mucizesi. 7 (1987)
Gerçek ile Merhamet ve Gerçek Olmayan Merhamet Arasındaki Fark. 8 (1987)
Kişinin Yüceliği İnancının Gelecekteki Ölçüsüne Bağlıdır. 9 (1987)
Kötü Sözün Özü Nedir ve Ona Karşı Kim Durur. 10 (1987)
Purim Ve Emir, O Bilmeyene Kadar. 11 (1987)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 1. 12 (1987)
Matzot Bayramına Neden Pesah Denir. 13 (1987)
Pesah, Matza ve Maror Arasındaki Bağlantı. 14 (1987)
Kutsallıktaki İki Anlayış . 15 (1987)
Genel Halkın Çalışması ve Bireyin Çalışması Arasındaki Fark. 16 (1987)
Putperestlere Tora’yı Öğretmekteki Katı Yasağın Anlamı. 17 (1987)
Tora’nın Edinilmesine Hazırlık Nedir? - 1. 18 (1987)
Yaradan'ın Çalışmasında İfşa Edilenler ve Gizlenenler Nelerdir?. 19 (1987)
İnsanın Özel Mülkiyeti Nedir?. 20 (1987)
Yaradan Çalışmasında Kirli Eller Nedir?. 21 (1987)
Kişinin Yaradan’dan İstediği Hediye Nedir?. 22 (1987)
Anlaşmazlıktan Sonra Gelen Barış Hiç Anlaşmazlık Olmamasından Çok Daha Önemlidir. 23 (1987)
Çalışmada Asılsız Nefret Nedir?. 24 (1987)
Çalışmada Başın Ağırlığı Nedir?. 25 (1987)
Hafif Bir Emir Nedir?. 26 (1987)
Çalışmada ‘Kutsama’ ve ‘Lanet’ Nedir?. 27 (1987)
Çalışmada Ekleme Yapmamak ve Çıkarmamak Nedir? . 28 (1987)
“Ödül Kedere Göredir” Nedir?. 29 (1987)
Çalışmada Otorite Savaşı Nedir? -1. 30 (1987)
Çalışmada Antlaşma Yapmak Nedir?. 31 (1987)
Yaşamın İki Anlayışa Ayrılmasının Nedeni. 1 (1988)
Teşuva’nın (Tövbe) Ölçüsü Nedir?. 2 (1988)
Yaradan’ın Adının ‘Hakikat’ Olması Ne Demektir?. 3 (1988)
Çalışmada Yardım ve Bağışlanma İçin Dua Nedir?. 4 (1988)
Çalışmada “İsrail Sürgündeyken Şehina Onlarla Beraberdir” Nedir?. 5 (1988)
Çalışmada Bir Tarla ve Tarla Adamı Arasındaki Fark Nedir?. 6 (1988)
Damadın Suçlarının Bağışlanmasının Önemi Nedir?. 7 (1988)
Dua Eden Kişi Sözlerini Düzgün Şekilde Açıklamalı Ne Demektir?. 8 (1988)
Çalışmada Doğru Olanın Izdırap Çekmesi Ne Demektir?. 9 (1988)
Çalışmada, "Öğrenim Yerine Gidenlerin Dört Niteliği" Nedir?. 10 (1988)
Lişma’dan Önceki İki Muhakeme Nedir? . 11 (1988)
Yaradan Yolunda Tora ve Çalışma Nedir?. 12 (1988)
Çalışmada “Halkın Çobanı Bütün Halktır” Nedir?. 13 (1988)
Dost Sevgisi İhtiyacı. 14 (1988)
Çalışmada “Boş bir Mekânda Kutsama Yoktur” Ne Demektir?. 15 (1988)
Keduşa’nın (Kutsallığın) İnşa Edildiği Temel Nedir?. 16 (1988)
Tanrısal bir Ruh ile Hayvansal bir Ruh Arasındaki Temel Fark. 17 (1988)
Çalışmada Kişi Ne Zaman “Yaradan'ın Hizmetkarı” Olarak Kabul Edilir?. 18 (1988)
Çalışmada, Gümüş, Altın, İsrail, Kalan Diğer Milletler nedir?. 19 (1988)
İhsan Etme Çalışmasında Ödül Nedir? . 20 (1988)
Çalışmada Tora Karanlıktan Verildi Ne Demek? . 21 (1988)
Çalışmada Erdemlinin Faziletleri ve Kötülükleri Nelerdir?. 22 (1988)
Çalışmaya Lo Lişma’da Başlamak Ne Demektir?. 23 (1988)
Çalışmada "Gizli Şeyler Efendi'ye Aittir, İfşa Olan Şeyler Bize Aittir" Nedir?. 24 (1988)
Çalışmada, Şabat Arifesinde Hazırlık Nedir?. 25 (1988)
Çalışmada Kanun ve Yargı Arasındaki Fark Nedir?. 26 (1988)
Çalışmada, “Yaradan Gururu Tolere Etmez” Nedir?. 27 (1988)
“O’nun Rehberliği Gizli ve Açıktır” Nedir?. 28 (1988)
Yaratana Hizmet Edeni O'na Hizmet Etmeyenden Nasıl Ayırabiliriz?. 29 (1988)
Dostlar Meclisinde Ne Aranmalıdır?. 30 (1988)
Çalışmada, İnsanın, Yaratan'a Atfedilen İnsanın Çalışması Nedir?. 31 (1988)
Bir Düşüş Esnasındaki İki Eylem Nelerdir?. 32 (1988)
Yaradan'ın Çalışmasında Genel ve Birey Arasındaki Fark Nedir?. 33 (1988)
Çalışmada Gün ve Gece Nelerdir?. 34 (1988)
Çalışmada Yaratandan İstemeniz Gereken Yardım Nedir?. 35 (1988)
Tövbenin Ölçüsü Nedir?. 1 (1989)
Çalışmada Büyük ya da Küçük Bir Günah Nedir?. 2 (1989)
Gözyaşı Kapısı ile Geri Kalan Kapılar Arasındaki Fark Nedir?. 3 (1989)
Çalışmada Su Seli Nedir?. 4 (1989)
Dünyanın Yaratılışının İhsan Etme Yoluyla Olması Ne Demektir?. 5 (1989)
Çalışmada Mantık Ötesi Nedir?. 6 (1989)
Çalışmada “Şabat Arifesinde Çaba Sarf Etmeyen, Şabat Günü Ne Yiyecek” Nedir?. 7 (1989)
Çalışmada, İyi Büyürse Kötü de Büyür Ne Demektir?. 8 (1989)
Çalışmada “Kötülerin Üzerine Gelen Felaket Erdemlilerle Başlar” Nedir?. 9 (1989)
Çalışmada, “Merdiven Diyagonaldir (Çaprazdır)” Ne Demektir?. 10 (1989)
Çalışmada Gerekli Olan Kuvvetler Nelerdir?. 11 (1989)
Damadın Yemeği Nedir? . 12 (1989)
Çalışmada, 'Kem Gözlü Adamın Ekmeği' Nedir?. 13 (1989)
"Kalbine Yanıt Ver" Ne Demektir?. 14 (1989)
Çalışmada ‘Erdemliler Günahkârlar Sayesinde Görünür Hale Gelir’ Ne Demektir?. 15 (1989)
Çalışmada Boş bir Masada Kutsama Yasağı Nedir?. 16 (1989)
Çalışmada, Yaradan’ı Kutsamadan Önce Selam Verme Yasağı Nedir?. 17 (1989)
Çalışmada “Sayılanda Kutsama Yoktur Ne Demektir?. 18 (1989)
Çalışmada Şabat'a Neden Şin-Bat Denir?. 19 (1989)
Çalışmada Kötü Eğilimin Yükselmesi ve İftira Etmesi Ne Demektir?. 20 (1989)
Çalışmada "Sarhoş Bir Adam Dua Etmemelidir" Nedir? . 21 (1989)
Neden Özellikle Pesah Gecesinde Dört Soru Sorulur?. 22 (1989)
Çalışmada Kişi Acı Otu Yutarsa, Çıkamaz Nedir?. 23 (1989)
Çalışmada "Eğitimsiz Birinin Kutsamasını Hafife Almayın" Nedir?. 24 (1989)
Çalışmada "Kusuru Olan [Fedakârlık] Etmez" Nedir?. 25 (1989)
Çalışmada "Kendini Kirleten, Yukarıdan Kirletilir" Ne Demektir?. 26 (1989)
Çalışmada Acı Çekmek Ne Anlama Gelir?. 27 (1989)
Kişinin Testi Geçtiğini Kim Bilmelidir?. 28 (1989)
Çalışmada Tora'yı Almak İçin Yapılan Hazırlık Nedir? - 2. 29 (1989)
Menorayı Yakmanın Çalışmadaki Anlamı Nedir?. 30 (1989)
Çalışmada, Putperestlere Tora’yı Öğretme Yasağı Nedir? . 31 (1989)
Çalışmada Yağ "İyi Eylemler" Olarak Adlandırılır Ne Demektir?. 32 (1989)
Çalışmada Casuslar Nedir?. 33 (1989)
Çalışmada Barış Nedir?. 34 (1989)
Çalışmada "Oğulları Olmayan Kişi" Nedir?. 35 (1989)
Çalışmada “Çünkü Bu, Milletlerin Gözünde Sizin Bilgeliğiniz ve Anlayışınızdır” Nedir?. 36 (1989)
Çalışmada "Başlangıcı Dikenli Sonu Düzlük Olan Yol" Ne Demektir?. 37 (1989)
Çalışmada Hâkimler ve Görevliler Nedir?. 38 (1989)
Çalışmada "Tora Sadece Kötü Eğilimin Aleyhinde Konuşur" Nedir?. 39 (1989)
Çalışmada "Onlar Her Gün Gözünüzde Yeni Gibi Olacaklar" Nedir?. 40 (1989)
Günlük Program. 41 (1989)
Çalışmada "Kuyruk Değil Baş Olalım" Ne Anlama Gelir?. 1 (1990)
Çalışmada Başarısızlığın Anlamı Nedir?. 2 (1990)
Dünyanın Tora İçin Yaratılmış Olması Ne Anlama Gelir?. 3 (1990)
Çalışmada Erdemlinin Nesilleri İyi İşlerdir Ne Anlama Gelir?. 4 (1990)
Çalışmada İnsan Yaratılmadan Önce Toprak Meyve Vermiyordu Ne Anlama Gelir?. 5 (1990)
Kişi Çalışmada Gururu Ne Zaman Kullanmalıdır?. 6 (1990)
Çalışmada Dua ve Şükür Zamanı Nedir?. 7 (1990)
Çalışmada Esav’ın "Tarla Adamı" Olarak Adlandırılması Ne Anlama Gelir. 8 (1990)
Çalışmada "Yeryüzüne Bir Merdiven Kurulur ve Üstü Cennete Ulaşır" Ne Demektir?. 9 (1990)
Çalışmada Bilgelerimizin "Kral Davud'un Bir Hayatı Yoktu" Demesi Ne Anlama Geliyor?. 10 (1990)
Çalışmada, Hanuka Mumunu Sola Yerleştirmenin Anlamı Nedir?. 11 (1990)
Çalışmada Tora Neden "Orta Çizgi" Olarak Adlandırılır? - 1. 12 (1990)
Yaradan ve Şehina'nın Birleşmesi ile Tüm Kötülüklerin Kefaretinin Ödenmesi Ne Anlama Gelir?. 13 (1990)
Çalışmada Gerçek Hesed Nedir?. 14 (1990)
Çalışmada, Mısır’ın Vekili Düşmeden Önce, Onların Haykırışları Cevaplanmadı Ne Demektir?. 15 (1990)
Çalışmada "Moral Eksikliği ve Ağır Çalışma" Nedir?. 16 (1990)
Çalışmada Arınmak İçin Gelen Kişinin Aldığı Yardım Nedir?. 17 (1990)
Şabat Konuşması Neden Hafta İçi Konuşması Gibi Olmamalıdır?. 18 (1990)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 2. 19 (1990)
Çalışmada Yarım Kuruş Nedir? - 2. 20 (1990)
Çalışmada "Ben Hiçbir Şey İçin Varım, Sen de Hiçbir Şey İçin Varsın" Ne Demektir?. 21 (1990)
Amalek'i Silme Sırası Nedir?. 22 (1990)
Çalışmada Musa'nın Ay'ın Doğuşuyla İlgili Kafasının Karışık Olması Ne Anlama Gelir?. 23 (1990)
Çalışmada "Yanmış Bir Sunu Olmaya Gelen Her Şey Erkektir" Ne Anlama Gelir?. 24 (1990)
Çalışmada "Bütün Uluslar Efendimize Şükredin" Ne Demektir?. 25 (1990)
Çalışmada "Efendimiz Kadar Kutsal Olan Yoktur, Çünkü Senden Başkası Yoktur" Nedir?. 26 (1990)
Çalışmada "Her Çimen Tanesinin Üstünde Ona Vuran ve Büyümesini Söyleyen Bir Görevli Vardır!" Ne Demektir?. 27 (1990)
Çalışmada “Büyükleri Küçükler Hakkında Uyarmak” Nedir?. 28 (1990)
Çalışmada "Tora İnsanın Gücünü Tüketir" Ne Demektir?. 29 (1990)
Çalışmada Yaradan'ın Adının "Yasa ve Emir" Olması Ne Anlama Gelir?. 30 (1990)
Çalışmada ‘Sayılmış Olanda Kutsama Yoktur’ Ne Demektir. 31 (1990)
Çalışmada "İsrail Yaradan'ın Arzusunu Yerine Getiriyor" Ne Anlama Gelir?. 32 (1990)
Çalışmada "Yeryüzü Korktu ve Hareketsiz Kaldı" Ne Demektir?. 33 (1990)
Çalışmada "Sıradan Bir Kişinin Kapları" Nedir?. 34 (1990)
Çalışmada, "Damadın Yemeğinin Tadını Çıkaran Kimse" Ne Demektir?. 35 (1990)
Çalışmada "Esav ve İsmail'in Çocukları Tora'yı Almak İstemediler" Ne Demektir?. 36 (1990)
Çalışmada "Şehina İsrail İçin Tanıklıktır" Ne Demektir?. 37 (1990)
Çalışmada “Kutsama Kabı Dolu Olmalıdır” Nedir?. 38 (1990)
"Kudüs İçin Yas Tutan, Onun Sevincini Görmekle Ödüllendirilir" Sözü Çalışmada Ne Anlama Gelir?. 39 (1990)
Çalışmada “Sen tüm insanların en aşağıda en önemsiz olanısın,” Nedir? . 40 (1990)
Çalışmada Kişinin Topuklarıyla Çiğnediği Hafif Mitzvot Nedir?. 41 (1990)
Çalışmada Kutsama ve Lanet Nedir?. 42 (1990)
Çalışmada “Sunağın Yanına Kendin İçin Bir Aşera Dikmeyeceksin” Nedir?. 43 (1990)
Çalışmada İsteğe Bağlı Savaş Nedir - 2. 44 (1990)
Çalışmada "Gizli Şeyler Tanrımız Efendimize Aittir" Ne Demektir?. 45 (1990)
Baal HaSulam'dan Çalışmanın Düzeni. 46 (1990)
Çalışmada "Bizim Senden Başka Kralımız Yok" Ne Demektir?. 1 (1991)
Çalışmada "Ey İsrail, Tanrın Efendine Dön" Ne Demektir?. 2 (1991)
Çalışmada " Günahkârlar Hazırlayacak ve Erdemliler Giyecek" Ne Demektir?. 3 (1991)
Çalışmada “Sabotajcı Selde Kaldı ve Öldürüldü,” Ne Demektir?. 4 (1991)
Çalışmada "Erdemlilerin İyi İşleri Nesillerdir" Ne Demektir?. 5 (1991)
Çalışmada "Avram'ın Sığırlarının Çobanları ve Lut'un Sığırlarının Çobanları" Nedir?. 6 (1991)
Çalışmada "İnsan" Nedir ve "Hayvan" Nedir?. 7 (1991)
Çalışmada Geçen "Ve İbrahim Çok Yaşlanmıştı, Birçok Gün Geçirmişti" İfadesi Nedir?. 8 (1991)
Çalışmada "Giysilerinin Kokusu" Nedir?. 9 (1991)
Çalışmada, Mahsul Olgunlaştığında Kral Tarlasında Ayakta Durur Ne Demektir?. 10 (1991)
Çalışmada İyi Eğilimin ve Kötü Eğilimin Kişiyi Koruması Ne Anlama Gelir?. 11 (1991)
Bu Kandiller Kutsaldır. 12 (1991)
Çalışmada ‘Zayıf Olanın Eline Güçlüyü Verdin’ Ne Demektir. 13 (1991)
Çalışmada İnsanın Kutsanmasının Oğulların Kutsanması Olması Ne Demektir?. 14 (1991)
Çalışmada "Bu Yerde Benim İçin Bir Mucize Yaratan" Kutsaması Nedir?. 15 (1991)
Çalışmada Efendi'nin Tanrı Olduğunu Bilmek İçin Neden "Kalbine Cevap Vermeye" İhtiyacımız Var?. 16 (1991)
Çalışmada, “Onun Kalbini Katılaştırdığım İçin,” Nedir?. 17 (1991)
Çalışmada Sağ Elimizi Sol Elimizin Üzerine Kaldırmalıyız Ne Anlama Gelir?. 18 (1991)
Çalışmada "Kalk Ey Efendimiz ve Düşmanların Dağılsın" Ne Anlama Gelir?. 19 (1991)
Çalışmada “Yeri Olmayan Hiçbir Şey Yoktur” Nedir?. 20 (1991)
Çalışmada, Purim'den Önce, Zahor (Hatırlama) Bölümünü Okumamızın Anlamı Nedir?. 21 (1991)
Çalışmada "Dikenlerin Arasındaki Zambak" Nedir?. 22 (1991)
Çalışmada Bir İneğin Küllerinin Arındırılması Ne Demektir?. 23 (1991)
Çalışmada Kişinin Bir Oğul ve Bir Kız Çocuk Doğurması Ne Anlama Gelir?. 24 (1991)
Tövbe Eden Kişinin Mutluluk İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 25 (1991)
Çalışmada Bir Kısım İfşa Etmek ve İki Kısım Gizlemek Nedir?. 26 (1991)
Önce Kadın Döllenirse Erkek Çocuk Doğurur" Ne Anlama Gelir?. 27 (1991)
Çalışmada Kutsallık ve Saflık Nedir?. 28 (1991)
Çalışmada Bir Başrahibin Bakire Bir Eş Alması Ne Anlama Gelir?. 29 (1991)
Çalışmada, Uzak Bir Yolda Olan Birinin İkinci Bir Pesah'a Ertelenmesi Ne Anlama Gelir?. 30 (1991)
Çalışmada Yoksullara Verilen Sadakanın Kutsal Adı Yapması Ne Anlama Gelir?. 31 (1991)
Çalışmada Sancak Nedir?. 32 (1991)
Çalışmada Yaradan'ın Birini Kayırması Ne Anlama Gelir?. 33 (1991)
Çalışmada Meyvelerini Bu Dünyada Yemek ve Aslını Öbür Dünya İçin Saklamak Nedir?. 34 (1991)
Çalışmada "Casuslar" Ne Anlama Geliyor?. 35 (1991)
Çalışmada "Barış, Barış, Uzaklara ve Yakınlara" Nedir?. 36 (1991)
Çalışmada "Tora" Nedir ve "Tora'nın Yasası" Nedir?. 37 (1991)
Çalışmada "Sağ Çizgi" Nedir?. 38 (1991)
Çalışmada Sağın Soldan Daha Büyük Olması Ne Anlama Geliyor?. 39 (1991)
Çalışmada Gerçek ve Yalan Nedir?. 40 (1991)
Kişi Kötü Niteliklerle Doğmuşsa Ne Yapmalıdır?. 41 (1991)
Çalışmada "Öküz Sahibini Bilir, vs, İsrail Bilmez" Ne Demektir?. 42 (1991)
Çalışmada "Sırtımı Göreceksiniz, Ama Yüzüm Görünmeyecek" Ne Demektir? . 43 (1991)
Çalışmada İsrail'in Toprağın Mirası ile Ödüllendirilmesinin Sebebi Nedir?. 44 (1991)
Çalışmada Yargıcın Mutlak Surette Doğru Hüküm Vermesi Ne Anlama Gelir?. 45 (1991)
Çalışmada Sevilenin Oğlu ve Nefret Edilenin Oğlu Nedir?. 46 (1991)
Çalışmada Sağ ve Solun Zıtlık İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 47 (1991)
Kütüphanechevron_right
Rabash/Articles
chevron_right
Çalışmada “Sabotajcı Selde Kaldı ve Öldürüldü,” Ne Demektir?
 

Çalışmada “Sabotajcı Selde Kaldı ve Öldürüldü,” Ne Demektir?

Makale 4, 1991

Zohar'da şöyle yazar, Nuh: “Bir sel vardı ve sabotajcı içinde oturuyordu.” Baal HaSulam sabotajcının öldürülmesi ile selin öldürmesi arasındaki farkın ne olduğunu sordu. Selin bedensel acıya neden olduğunu, sabotajcının ise manevi acıya neden olduğunu söyledi. Başka bir deyişle, bedensel ıstırabın içinde kişinin maneviyatını öldüren bir sabotajcı vardır, yani bedenin işkenceleri kişiye yabancı düşünceler getirir, ta ki bu düşünceler maneviyatı sabote edip öldürene kadar.

Onun sözlerini yorumlamalıyız. Sel ve yağmura " ifşa olan" denir, yani sabotajcının insanları öldürdüğü gözlerimizle görülebilir. Demek ki bir kişi, eğer alma arzusunun talep ettiği şeye, yani inanca değil de bilgiye sahip olsaydı, alma arzusunun gerektirdiği gibi O'nun rehberliği hakkındaki her şeyi anlayabilseydi, Yaradan'a doğru bir şekilde hizmet edeceğini düşünecekti. Ancak, bu böyle değildir ve sonuç olarak, bir kişi için acı çekmek zor olduğundan, Hayatların Hayatından uzaklaşır ve Yaradan'ın kendisine sadece haz vermesini ister. İşte bu yüzden uzaklaşır.

Bununla birlikte, bedensel ıstırabın içinde, yani kişinin O'nun rehberliğini anlayamaması, Yaradan'ın ona alma arzusunun vermesi gerektiğini düşündüğüı şeyi neden vermediğini anlayamaması ve acı çekmesinden, bundan maneviyatta ölüm yani maneviyatta ölüme neden olan manevi ıstırap uzanır. Başka bir deyişle, kişi sapkınlığa düşer.

Gerçek şudur ki, kişi bedensel acı çeker çünkü Yaradan ona düşündüğünü vermemiştir ve bu ona acı vermiştir, bu acılar da bedensellikte ölüme neden olur, “Ölü de ölü kadar önemlidir, oğlu olmayan da ölü kadar önemlidir” diye yazıldığı gibi. Ancak daha sonra manevi ıstıraba gelir yani kişi inancın üstesinden gelemez ve Yaradan'a, dünyayı iyi ve iyilik yapan rehberliği ile yönettiğine inanmaz. İşte o zaman sapkınlığa düşer.

Kişi Sitra Ahra'nın [diğer tarafın] boş alanına düştüğünde buna "manevi ölüm" denir. Daha sonra, kişi çalışmaya yeniden girdiğinde, bu "ölülerin dirilişi" olarak kabul edilir. O zaman kişi çalışmaya bir kez daha başlamış olmasının, kendi gücüyle olmadığına, aksine yukarıdan "diriliş damlacığını" aldığına inanmalıdır. Bu, yukarıdan bir uyanış aldığı için ödüllendirildiği "ölülerin dirilişi" olarak kabul edilir. Bu nedenle kişi her gün, "Ölü bedenlere ruhlarını geri veren Tanrım, Sen kutsalsın" demelidir. Ayrıca, kişi (On Sekiz Dua'da), "Sen ölüleri mutlaka diriltirsin" demelidir.

Dolayısıyla, burada acı çekmekle ilgili iki şey vardır: 1) Bedensel ıstırap, kişi ihtiyaç duyduğu şey yüzünden bedensel konularda acı çektiği ve bu yüzden ölümle karşılaştığı zamandır, "Ölü de ölü kadar önemlidir, oğlu olmayan da ölü kadar önemlidir" vb.de olduğu gibi. Buradan bu ölümün maneviyatla ilgili olmadığı sonucu çıkar. Ancak, daha sonra, Yaradan’ın dünyayı iyi ve iyilik yapan bir şekilde yönettiğine inanamadığı için bu, kişinin manevi ölümüne neden olur.

Bunun, bedensel ölüm değil, manevi ölüm olduğu sonucu çıkar. Bu, bedensel ıstırap olan yağmur selinde, daha sonra İlahi Takdiri haklı çıkaramadığı zaman manevi ıstıraba geldiğini ve bu nedenle manevi ölüme düştüğünün söylemesinin anlamıdır.

Bu, "Zohar Kitabı'na Giriş "de (Madde 138) yazıldığı gibidir, “Islahın sona ermesinden önce, Malhut'a 'iyilik ve kötülüğü bilme ağacı' denir, çünkü Malhut Yaradan'ın bu dünyadaki rehberliğidir. Alıcılar, O'nun tüm lütfunu alabilecek şekilde tamamlanmadıkları sürece, rehberlik iyi ve kötü, ödül ve ceza formunda olmalıdır. Bu böyledir çünkü alma kaplarımız hala kendi için almakla lekelenmiştir. Bu nedenle, İlahi Takdir'in bizimle ilgili faaliyetlerinde zorunlu olarak kötülük hissederiz. Yaratılanın, Yaradan'dan ifşa edilmiş kötülüğü alamayacağı bir yasadır, çünkü yaratılanın O'nu kötülük yapan olarak algılaması Yaradan'ın görkeminde bir kusurdur, zira bu tam Operatöre yakışmaz. Bu nedenle, kişi kendini kötü hissettiğinde, Yaradan'ın rehberliğini inkâr etmiş ve üs Operatör de aynı ölçüde ondan gizlenmiş olur. Bu, dünyadaki en kötü cezadır.”

Bu nedenle, kişi O'ndan kötü bir şey aldığında, bu,  O'nun gizlenmesine neden olur. Buna maneviyatta "ölüm" denir. Peki O'ndan kötülük görmesine kim sebep olmuştur? Neden kötülük görmüştür? Çünkü o Kelim [kaplar] hala kendisi için almakla kirliydi. Dolayısıyla, gizlenme ve saklanma tarzında bir rehberlik olmalıdır. Bu nedenle ıstırap maneviyatta ölüme neden olur.

Bu yüzden, kişi mantık ötesi gitmeli ve gördüğü ve kutsallıktaki çalışmasını üzerine inşa ettiği mantıktan etkilenmemelidir, ki böylece Keduşa'ya [kutsallığa] girerek ödüllendirilebilsin, zira bu mantık kötülükleri aldığı için gelmiştir ve mantığa göre, eğer Yaradan iyi ve iyilik yapan ise, neden kişiye ihtiyacı olduğunu düşündüğü şeyi vermiyor da bunun yerine Yaradan istediğini yapıyordur? Bundan, aklın, iyi ve kötünün rehberliği temelinde inşa edildiği sonucu çıkar. Bu nedenle, kişinin tek seçeneği, mantığın kendisine söylediği şeyin yanlış olduğunu söylemesidir, bunun hakkında söylendiği gibi, "Çünkü Benim düşüncelerim sizin düşünceleriniz değil, sizin yollarınız da Benim yollarım değil." Bunun yerine, kişi mantıktan dolayı endişeye kapılmamalı ve mantık ötesi gittiğini söylemelidir.

Bununla birlikte, Yaradan'a yaklaşma hissiyle ilgili olarak, ayırt edilmesi gereken iki yol vardır: 1) Bazen ihtiyaç duyduğu bir şeyi elde etmesi gerektiği konusunda endişelenir. Normalde, bir kişi bir şeye ihtiyaç duyduğunda, ihtiyacını karşılaması için Yaradan'a dua eder. Eğer bu şeye ihtiyacı varsa ve onu elde etmenin doğal bir yolunu göremiyorsa ve bir mucize olup da istediği şeyi elde ederse, kişi o şeyi elde etmesine yardım ettiği için Yaradan'a sevgisiyle dolar ve onu elde etmeyi Yaradan'a atfeder. Bu da Yaradan'a yaklaşmanın ona haz ve memnuniyet almakla geldiğini gösterir; bu Yaradan'a yaklaşmanın sebebidir.

Aynı şey iyileşen hasta bir kişi için de geçerlidir. Zaten umutsuzdur ve aniden daha iyiye doğru bir değişim meydana gelir ve iyileşir. O da bazen Yaradan'a yaklaşır, zira Yaradan'dan gelen iyiliği almak onu Yaradan'a yaklaştırmıştır.

Bazen de tam tersi olur. Kişi acı çeker ve bu acılar onu Yaradan'a yaklaşmaya iter. Yani, eğer Tora ve Mitzvot'un [emirlerin/iyi işlerin] yükünü üzerine alırsa, Yaradan'ın onu sıkıntılarından kurtaracağı düşünür.  Buradan, ıstırabın Yaradan'a yaklaşmaya sebep olduğu sonucu çıkar. Bu konuda şunu söylemek gerekir ki, bir sıkıntı anında kişi alçaklık koşulu içindedir, zira "Efendi yücedir ve alçak olanlar görecektir" diye yazılmıştır, başına gelen sıkıntılar ve azaplardan dolayı alçaklık içinde olduğu gerçeğinden, yukarıdan yardım almaya hazırdır, yazıldığı gibi zira "Efendi yücedir ve alçak olanlar görecektir" Bununla birlikte, genellikle, ıstırabın kişiyi Yaradan'dan uzaklaştırdığını görürüz çünkü ıstırabı iyi ve iyilik yapana atfedemez. Dolayısıyla, bu onun maneviyatta ölmesine neden olur.

Bununla birlikte, aşağılık ile ilgili birçok yorum var. Başka bir deyişle, kişi kendini alçalttığı zaman soru şudur: Alçaklık nedir? Bir kişinin alçaklık içinde olduğu nasıl ifade edilir? Gerçek anlamı, alçaklığın kişinin kendini bastırması ve mantık ötesinde çalışmasıdır. Kişi kendi aklını alçalttığı ve aklının değersiz olduğunu söylediği zaman, buna “alçaklık” denir.

Başka bir deyişle, insanın mantığı, Yaradan’ın ona tüm ihtiyaçlarını karşıladığı durumda Yaradan’ı sevebileceğini belirtir, alma arzusu bunu hak ettiğini düşünür.  Yani, Yaradan onu seviyor, çünkü tüm ihtiyaçlarını karşılıyor. Eğer karşılamıyorsa, kişi kendini alçaltıp ve aklının değersiz olduğunu söyleyemez. Aksine, o zaman, Yaradan’dan uzaklaşır ve “eğer O dileklerimi yerine getirmiyorsa O’na hizmet etmenin bir değeri yoktur” der. Buna “gurur” denir, zira eğer beden talep ettiğini almazsa, kişi Yaradan’ın, “iyi ve iyilik yapar” denen yolunu anlamak ister. Yaradan böyle gururlu bir kişi hakkında “O ve ben aynı yerde yaşayamam” der.

Ama eğer kendisini alçaltır ve “Yaradan’ın yollarını anlayamam,” derse ve aklının dikte ettiği şeylerin değersiz olduğunu söyler ve mantık ötesi giderse, buna “alçaklık” denir. Bunun hakkındaki ayette şöyle denir: "Efendi yücedir ve alçak olanlar görecektir" Kişi, Yaradan’ın onu Kendisine yaklaştırmasıyla ödüllendirilir.

Buna göre, bilgelerimizin "Kim yücelik peşinde koşarsa, yücelik ondan kaçar" (İruvin 13)  sözünü yorumlayabiliriz. Kişi şöyle der: "Bana yücelik göndermesi koşuluyla Yaradan'a hizmet edebilirim. Yani eğer O'nun yüceliğini hissedersem, Yaradan rızası için çalışabilirim. Aksi takdirde, Yaradan rızası için çalışamam." Ona "yücelik ondan kaçar" denir.

Ama kişi, “Şimdi Yaradan'ın koşulsuz bir hizmetkârı olmak istiyorum ve büyüklüğe ihtiyacım yok” dediğinde, Yaradan’a tam bir alçaklığa yani Yaradan'ın yüceliği duygusuna sahip olmamasına rağmen, "alçaklık" denen mantık ötesi hizmet etmek istiyorsa, o zaman büyüklükle ödüllendirilir çünkü o kendini alçaltır zira kendisi için değil, sadece Yaradan rızası için çalışmak ister.

Dolayısıyla, Yaradan'ın yüceliğini hissetmedikçe çalışamayacağını söylediğinde, alma arzusunun, Yaradan'ın yüceliğini mantık dahilinde anlamazsa, Yaradan rızası için çalışamayacağını söylediği sonucu çıkar. Buradan, sadece alma arzusunun işleten olduğu sonucu çıkar, ancak alma arzusu üzerinde Tzimtzum [kısıtlama] ve gizleme vardı. Bu nedenle, büyüklükle ödüllendirilmek tamamen imkânsızdır. Bunun yerine, kişi her zaman büyüklükten kaçmalıdır. O zaman, "Kim onurdan kaçarsa, onur onu kovalar" denildiği gibi denilebilir.

Dolayısıyla burada çalışmanın sıralamasında birkaç aşama olduğu sonucu çıkar: 1) Kişi önce yücelik ve onur peşinde koşmalıdır, aksi takdirde onur ve yücelik için hiçbir Kelim'e [kabı] sahip değildir, zira düşünce kişinin talep ettiği şeye göre hareket eder. Eğer mantık için Kelim'i yoksa, nasıl mantık ötesi gidebilir? Bu nedenle, bir kişi çalışmaya başladığında, Yaradan'ın yüceliğini nasıl alacağını düşünmelidir, böylece Yaradan'ın yüceliğini hissettiğinde, beden direnmeyecektir çünkü küçük olanın büyük olanın önünde iptal olması doğaldır.

Ama eğer mantık için özlem duymuyorsa yani büyük bir Krala hizmet etmek istiyorsa o zaman çalışması sadece eylemdedir ve Yaradan’ın ona yardım etmesine ihtiyacı yoktur, zira o zaman sadece ödül almak için çalışır. Ödül ve cezaya inandığı ölçüde, o ölçüde çalışabilir ve Yaradan'ın yüceliğine ihtiyacı yoktur. Başka bir deyişle, Kral o kadar büyük olmasa da, ödülü verene değil, ödüle baktığı için aldırmaz.

Eğer kişi Yaradan rızası için çalışmaya başlarsa, o zaman Kral’ın yüceliğine ihtiyacı vardır. Dolayısıyla, eğer Kral’ın yüceliğine özlem duymuyorsa, bu onun Yaradan rızası için çalışmadığının bir işaretidir. Bu nedenle, özellikle yüceliğin peşinden koştuğunda bu, onun tüm eylemlerinin Yaradan rızası için olduğunu söyleyebileceği bir duruma ulaşmak istediğinin işaretidir. Daha sonra, yüce ve önemli bir Kral’ı olduğunu bilmesi gerektiğini hissettiğinde ve bunun kendisi için ana bozguncu olan alma arzusunun üstesinden gelebilmek için ihtiyaç duyduğu şey olduğunu gördüğünde, ikinci safhaya gelir. Bu kişinin, yücelikten kaçmak zorunda kaldığı ve koşulsuz olarak Yaradan rızası için çalışmak istediği aşamadır ki buna mantık ötesi denir.

Başka bir deyişle, mantığı ona, “Görüyorsun ki sen sadece küçük bir krala inanıyorsun,” dese de kişi, yine de şunu demelidir: “Sen benim için yüce bir Kral’sın, sanki böyle hissettim. Hissettiğim gibi Senin büyük bir Kral olduğuna mantığımın üzerinde inanıyorum." Dolayısıyla, bu aşamada, yücelikten ve onurdan kaçar ve sonra yücelik ve onur onu kovalar ve yüceliği almak istememesine rağmen onu yakalar çünkü ancak o zaman Yaradan'la eşitlik vardır.

Bu, Zivug de Hakaa [çarparak çiftleşme] hakkında öğrendiklerimizle aynıdır: Masah [perde] ışığı reddettiği ölçüde, Aviut'a [kalınlık] sahip olmasına rağmen yani ışığa karşı bir arzu ve özlem duymasına rağmen, yine de onu almaz çünkü alan değil veren olmak ister. Dolayısıyla, Masah'taki reddetmeyle, onun içinde Ohr Hozer [Yansıyan Işık] doğar ve bu, Ohr Hozer'de ışığı almak için yeni bir Kli [kap] alır.

Burada da durum aynıdır. İlk olarak, kişinin Yaradan'ın yüceliğini edinmek için bir arzu ve özlem edinmesi gerekir ve sonra kişi yüceliği reddetmek için güç edinmeli ve onu almak istememelidir çünkü kişi form eşitliği ister. O zaman Ohr Hozer'i edinir ve bu Ohr Hozer'de büyüklüğü ve gücü alır.

Burada üç aşama olduğu anlaşılmaktadır:

1) Özellikle Yaratan'ın büyüklüğünü istemek.

2) Özlem fikrini reddetmek yani Yaradan'ın yüceliğine dair gerçek bir hisse sahip olduğunda, bedenin kutsal çalışmayı yapmak için teslim olacağını anlamasına rağmen. Yine de, onurdan ve yücelikten kaçar ve Yaradan rızası için çalışmak istediğini söyler. Hiçbir hissi olmamasına rağmen, Yaradan'dan kendisine alma arzusunu yenebilmesi için güç vermesini ister, buna karşı çıksa bile.

3) Yaradan'ın yüceliğinin hissine ihtiyaç duymadığı ve Yaradan rızası için koşulsuz çalıştığı zaman. O zaman, Yaradan'ın yüceliği ve Yaradan'ın görkemi ile ödüllendirilir. O zaman, "Kim onurdan ve yücelikten kaçarsa, onur onu kovalar ve ona yapışmak ister" sözleri gerçekleşir çünkü o zaten form eşitliğine sahiptir, yani kişi ihsan etmek için çalışmak ister.

Buna göre, kişi bir kez Yaradan'ın yüceliğini hissetmenin değerli olduğunu anladığında, zira o zaman beden Kral'a hizmet etmeyi kabul edecektir ve bir kez bunun için bir talebi olduğunda, Yaradan rızası için çalışmak istediğinde ama beden buna direndiğinde, zira Yaradan'ın yüceliğini hissetmediği sürece, mantık ötesi inanmak istemez, o zaman kişinin bundan kaçması gereken bir durum gelir çünkü bu sadece alma arzusunun bir argümanıdır.

Ancak kişi Yaradan'ın yüceliğini hissetmediği zaman, beden bu çalışmayı kabul etmez ve o zaman kişi şöyle demelidir: "Ama bilgelerimiz 'Kim yücelik peşinde koşarsa, yücelik ondan kaçar' demişlerdir." zira beden çalışmadan haz almasa bile kişi Yaradan'ın rızası için çalışmalıdır çünkü Yaradan'ın rızası kişinin kendi menfaatini hiçbir şekilde düşünmemesi demektir.

Bu, "Zohar Kitabı'na Giriş"de (Madde 199) yazıldığı gibidir, "Bütün sevgi, ister yargıda ister merhamette olsun, her iki tarafta da bütündür. Ve O, sizin ruhunuzu alsa bile, Yaradan'a olan sevginiz tam bir bütünlük içindedir, tıpkı O'nun size bolluk verdiği zamanki gibi. O'nu serveti, uzun ömrü, çevresinde oğulları, düşmanlarına karşı üstünlüğü ve yolunda başarısı olsun diye seven vardır. Bu yüzden O'nu sever. Eğer bunun tersi olsaydı ve Yaradan sert bir yargıyla talihini tersine çevirseydi, O'ndan nefret ederdi ve O'nu hiçbir şekilde sevmezdi. Bu nedenle, bu sevgi temeli olan bir sevgi değildir. Tam sevgi her iki tarafta da, yargıda veya merhamette ve başarılı yollarda sevgidir. Kişi Yaradan'ı, O'ndan ruhunu alsa da öğrendiğimiz gibi sevecektir. Bu sevgi tamdır."

Kişinin Yaradan'ı yükselişte sevmesi gerektiğini yorumlamalıyız - Yaradan'ın dünyayı İyi ve İyilik Yapan olarak yönettiğini hissettiğinde, zira yükseliş sırasında kişi O'nun önünde kayıtsız şartsız iptal etmek ister - ancak bu bir meşalenin önündeki mum gibidir, kişi herhangi bir akıl veya mantık olmadan fesheder. Bu, bir ruha sahip olduğunda Yaradan'a hizmet eden bir kişi olarak kabul edilir.

Yükseliş, kişinin canlı olduğu ve yaşam nefesine sahip olduğu anlamına gelir. O zaman kişinin Yaradan'a karşı sevgisi vardır ve bu, çalışmada "iyiliğin tarafı" olarak adlandırılır.

Ancak kişi Yaradan ruhunu yani Yaradan ondan yaşam nefesini aldığında da Yaradan'ı sevmelidir. Buna kişinin canlılık hissi kalmadığında, ruhu ondan alındığında ve canlılığı kalmadığında "düşüş zamanı" denir,. Eğer kişi böyle bir durumda da Yaradan'a karşı sevgi duyuyorsa, buna "tam sevgi" denir.

Böyle bir şey ancak mantık ötesinde olabilir, çünkü kişinin mantık dahilinde üstesinden gelme gücüne sahip olacağı bir canlılığı yoktur. Bu nedenle, kişi Yaradan'ın herhangi bir yakınlığını elde etmeden önce yücelik ve onurdan kaçmak için hazırlık sırasında çalışmalıdır. Yani, sadece Yaradan ona yaşam nefesi verirse ihsan etmek için çalışabileceğini söylememelidir, ancak canlılık olmadan, yani yaşam ruhu olmadan, Yaradan rızası için çalışamaz. Tora'nın görüşü bu değildir.

Aksine, kişi Yaradan'dan ruhunu aldığında ve cansız kaldığında bile Yaradan'ı sevme gücü vermesini istemelidir ki her koşulda üstesinden gelebilsin ve Yaradan'ı sevebilsin.

Yukarıdakilere göre, "O karanlığı saklanma yeri yaptı" ifadesinin anlamını yorumlamalıyız. Bunun anlamı şudur: Yaradan Kendisini bir insandan saklamak istediğinde, ki bu kesinlikle insanın iyiliği içindir, çünkü o hala ifşaya hazır değildir, kişiye karanlığı verir. Yani, ondan yaşam nefesini alır ve kişi Keduşa'nın ışığının parlamadığı karanlık bir yere düşer.

Kişi bunun bir gizlilik olduğuna inanmalıdır. Gizlilik şu anlama gelir: Dünyayı iyi ve iyilik yapan bir şekilde yöneten yüce bir Yaradan olduğuna inanır ama bu kendisinden gizlenir. Kişi bunun sadece bir gizlilik olduğuna inanmalıdır ve eğer bunun sadece bir gizlilik olduğuna ama gerçekte gördüğü gibi olmadığına inanmayı başarırsa, o zaman bu Kisse [örtü] üzerinde parlayan ışıkla ödüllendirilir, yani ışık bu karanlığın içinde parlar.

Buna göre, kişi düşüş durumundan ve yükseliş durumundan öğrenmelidir. Yani, düşüş durumu kişiye Yaradan'la Dvekut'a [bütünleşme] ulaşmak için büyük çaba sarf etmek istediğinde gelir. Ancak, kişi başka türlü görür, sanki hiçbir şey yapmamış gibidir, ihsan etmek amacıyla çalışmaya başlamadan önceki haliyle aynı durumdadır. O zaman, kişi bilgelere ve onların söylediklerine inanmalıdır, kişinin düşündüklerine ve söylediklerine değil, çünkü bu düşüşler ona yükselmek ve Yaradan'a yaklaşmak için yer açar.