Toplumun Amacı - 1. 1-1 (1984)
Toplumun Amacı - 2. 1-2 (1984)
Dost Sevgisine Dair. 2 (1984)
Dost Sevgisi – 1. 3 (1984)
Her biri Dostuna Yardım Etti. 4 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralı Bize Ne Verir?. 5 (1984)
Dost Sevgisi - 2. 6 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralına Dair Açıklanana Göre. 7 (1984)
Tora ve Mitzvot’u Yerine Getirmede Hangisi Kalbi Arındırır?. 8 (1984)
Kişi Her Zaman Evinin Kirişlerini Satmalıdır. 9 (1984)
Kişinin Reenkarne Olmamak İçin Ulaşması Gereken Derece Nedir?. 10 (1984)
Atalardan Kalan Erdem. 11 (1984)
Toplumun Önemine Dair. 12 (1984)
Bazen Maneviyata ‘Ruh’ Denir. 13 (1984)
Kişi Daima Sahip Olduğu Herşeyi Satıp Bilge Bir Öğrencinin Kızıyla Evlenmelidir. 14 (1984)
Yukarıdan Aşağıya Negatif Bir Şey Gelir Mi?. 15 (1984)
İhsan Etmeye Dair. 16 (1984)
Dostların Önemine Dair. 17-1 (1984)
Toplantının Gündemi. 17-2 (1984)
Tanrının Sana Bahşettiği Topraklara Geldiğin Zaman. 18 (1984)
Bugün Ayakta Duruyorsunuz, Hepiniz. 19 (1984)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 1. 1 (1985)
Dal ve Kökün Anlamı. 2 (1985)
Gerçeğin ve İnancın Anlamı. 3 (1985)
Bunlar Nuh’un Nesilleri. 4 (1985)
Topraklarından Uzağa Git. 5 (1985)
Ve Tanrı Ona Mamre’nin Ağacı Altında Göründü. 6 (1985)
Sara’nın Yaşamı. 7 (1985)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 2. 8 (1985)
Ve Çocukları Onun İçinde Mücadele Ettiler. 9 (1985)
Yakup Ayrıldı. 10 (1985)
Yakup İle Laban Arasındaki Mücadele. 11 (1985)
Yakup Babasının Yaşadığı Topraklara Geldi. 12 (1985)
Kurtuluşumun Kudretli Kayası. 13 (1985)
Ben İlk Ve Son Olanım. 14 (1985)
Hezekiah Yüzünü Duvara Döndü. 15 (1985)
Onlara Daha Fazla Eziyet Edildikçe. 16 (1985)
Bugünü Bil Ve Kalbine Kulak Ver. 17 (1985)
Kötüleyenlerle İlgili. 18 (1985)
Firavun'a Doğru Gel - 1. 19 (1985)
Kalbini Katılaştıran. 20 (1985)
Daima Tora ve Çalışma Arasında Ayırım Yapmalıyız. 21 (1985)
Tüm Tora Tek Kutsal Addır. 22 (1985)
Gece Yatağımda. 23 (1985)
Çalışmada Üç Zaman. 24 (1985)
Her Şeyde, Işık ve Kli Arasındaki Farkı Görmeliyiz. 25 (1985)
Bana İhtişamını Göster. 26 (1985)
Tövbe. 27 (1985)
Ajanlar. 28 (1985)
Yaradan, O'nu Çağıranlara Yakındır. 29 (1985)
Üç Dua. 30 (1985)
Kişi Kendini Kötü Olarak Görmez. 31 (1985)
Alıcıların Ödülüne Dair. 32 (1985)
İsrail'in Suçluları. 33 (1985)
Ve Yaradan'a Yalvardım. 34 (1985)
Kişi, Yaradan Korkusunun Ne Olduğunu Bildiğinde. 35 (1985)
Akşam Vardı ve Sabah Vardı. 36 (1985)
Kişiye Kim Tanıklık Eder. 37 (1985)
Mutlu Olan Erdemli ve Acı Çeken Erdemli. 38 (1985)
Sesimizi Duy. 39 (1985)
Musa Gitti. 1 (1986)
Kulak Ver, Ey Tanrım. 2 (1986)
İnsan, Tora Sayesinde Erdemlilik ve Barış ile Ödüllendirilir. 3 (1986)
Hesed'e Dair. 4 (1986)
Babaya Saygı Göstermeye Dair. 5 (1986)
Güven. 6 (1986)
Çoğunluğun Duasının Önemi. 7 (1986)
Yukarıdan Gelen Yardıma Dair. 8 (1986)
Hanuka Mumuna Dair. 9 (1986)
Duaya Dair. 10 (1986)
Gerçek Dua Gerçek Eksiklik Üzerinedir. 11 (1986)
Kişinin Dua Etmesi Gereken Temel Eksiklik Nedir?. 12 (1986)
Firavun’a Doğru Gel - 2. 13 (1986)
Mısırlılardan Kelim Ödünç Alma İhtiyacı Nedir?. 14 (1986)
Çoğunluğun Duası. 15 (1986)
Efendi, Yakup’u Kendisi İçin Seçti. 16 (1986)
Toplantının Gündemi -2. 17 (1986)
Kim Duaya Neden Olur. 18 (1986)
Sevince Dair. 19 (1986)
Kişi Günah İşlemeli ve Suçlu Olmalıdır. 20 (1986)
Mantık Ötesine Dair. 21 (1986)
Bir Kadın Döllenirse. 22 (1986)
Korku ve Sevince Dair. 23 (1986)
Sadaka ve Hediye Arasındaki Fark. 24 (1986)
Mitzvot'u Uygulamanın Ölçüsü. 25 (1986)
Yakın Bir Yol ve Uzak bir Yol. 26 (1986)
Yaradan ve İsrail Sürgüne Gitti. 27 (1986)
Topluluk On Kişiden Az Olmaz. 28 (1986)
Lişma ve Lo Lişma. 29 (1986)
Meyveden Önce Gelen Klipa. 30 (1986)
Yenika ve İbur Hakkında. 31 (1986)
Dua Boyunca Bacakları Düzeltmenin ve Başı Örtmenin Sebebi. 32 (1986)
Kişinin Ayaklarıyla Çiğnediği Emirler Nelerdir?. 33 (1986)
Hâkimler ve Görevliler. 34 (1986)
Av’ın Onbeşi. 35 (1986)
Selihot (Affedilmek) İçin Hazırlık Nedir?. 36 (1986)
Kötüye de İyiye de, İyilik Yapan İyi. 1 (1987)
Kötülüğün Farkındalığının Önemi. 2 (1987)
Tüm İsrail’in Bir Sonraki Dünyada Payı Vardır. 3 (1987)
Kötü Bir Kişiden İyi Bir Şey Duymak Yasak Mıdır?. 4 (1987)
Ödülden Daha Ziyade Çalışmanın Faydası Nedir?. 5 (1987)
Daimî İnancın Önemi. 6 (1987)
Hanuka Mucizesi. 7 (1987)
Gerçek ile Merhamet ve Gerçek Olmayan Merhamet Arasındaki Fark. 8 (1987)
Kişinin Yüceliği İnancının Gelecekteki Ölçüsüne Bağlıdır. 9 (1987)
Kötü Sözün Özü Nedir ve Ona Karşı Kim Durur. 10 (1987)
Purim Ve Emir, O Bilmeyene Kadar. 11 (1987)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 1. 12 (1987)
Matzot Bayramına Neden Pesah Denir. 13 (1987)
Pesah, Matza ve Maror Arasındaki Bağlantı. 14 (1987)
Kutsallıktaki İki Anlayış . 15 (1987)
Genel Halkın Çalışması ve Bireyin Çalışması Arasındaki Fark. 16 (1987)
Putperestlere Tora’yı Öğretmekteki Katı Yasağın Anlamı. 17 (1987)
Tora’nın Edinilmesine Hazırlık Nedir? - 1. 18 (1987)
Yaradan'ın Çalışmasında İfşa Edilenler ve Gizlenenler Nelerdir?. 19 (1987)
İnsanın Özel Mülkiyeti Nedir?. 20 (1987)
Yaradan Çalışmasında Kirli Eller Nedir?. 21 (1987)
Kişinin Yaradan’dan İstediği Hediye Nedir?. 22 (1987)
Anlaşmazlıktan Sonra Gelen Barış Hiç Anlaşmazlık Olmamasından Çok Daha Önemlidir. 23 (1987)
Çalışmada Asılsız Nefret Nedir?. 24 (1987)
Çalışmada Başın Ağırlığı Nedir?. 25 (1987)
Hafif Bir Emir Nedir?. 26 (1987)
Çalışmada ‘Kutsama’ ve ‘Lanet’ Nedir?. 27 (1987)
Çalışmada Ekleme Yapmamak ve Çıkarmamak Nedir? . 28 (1987)
“Ödül Kedere Göredir” Nedir?. 29 (1987)
Çalışmada Otorite Savaşı Nedir? -1. 30 (1987)
Çalışmada Antlaşma Yapmak Nedir?. 31 (1987)
Yaşamın İki Anlayışa Ayrılmasının Nedeni. 1 (1988)
Teşuva’nın (Tövbe) Ölçüsü Nedir?. 2 (1988)
Yaradan’ın Adının ‘Hakikat’ Olması Ne Demektir?. 3 (1988)
Çalışmada Yardım ve Bağışlanma İçin Dua Nedir?. 4 (1988)
Çalışmada “İsrail Sürgündeyken Şehina Onlarla Beraberdir” Nedir?. 5 (1988)
Çalışmada Bir Tarla ve Tarla Adamı Arasındaki Fark Nedir?. 6 (1988)
Damadın Suçlarının Bağışlanmasının Önemi Nedir?. 7 (1988)
Dua Eden Kişi Sözlerini Düzgün Şekilde Açıklamalı Ne Demektir?. 8 (1988)
Çalışmada Doğru Olanın Izdırap Çekmesi Ne Demektir?. 9 (1988)
Çalışmada, "Öğrenim Yerine Gidenlerin Dört Niteliği" Nedir?. 10 (1988)
Lişma’dan Önceki İki Muhakeme Nedir? . 11 (1988)
Yaradan Yolunda Tora ve Çalışma Nedir?. 12 (1988)
Çalışmada “Halkın Çobanı Bütün Halktır” Nedir?. 13 (1988)
Dost Sevgisi İhtiyacı. 14 (1988)
Çalışmada “Boş bir Mekânda Kutsama Yoktur” Ne Demektir?. 15 (1988)
Keduşa’nın (Kutsallığın) İnşa Edildiği Temel Nedir?. 16 (1988)
Tanrısal bir Ruh ile Hayvansal bir Ruh Arasındaki Temel Fark. 17 (1988)
Çalışmada Kişi Ne Zaman “Yaradan'ın Hizmetkarı” Olarak Kabul Edilir?. 18 (1988)
Çalışmada, Gümüş, Altın, İsrail, Kalan Diğer Milletler nedir?. 19 (1988)
İhsan Etme Çalışmasında Ödül Nedir? . 20 (1988)
Çalışmada Tora Karanlıktan Verildi Ne Demek? . 21 (1988)
Çalışmada Erdemlinin Faziletleri ve Kötülükleri Nelerdir?. 22 (1988)
Çalışmaya Lo Lişma’da Başlamak Ne Demektir?. 23 (1988)
Çalışmada "Gizli Şeyler Efendi'ye Aittir, İfşa Olan Şeyler Bize Aittir" Nedir?. 24 (1988)
Çalışmada, Şabat Arifesinde Hazırlık Nedir?. 25 (1988)
Çalışmada Kanun ve Yargı Arasındaki Fark Nedir?. 26 (1988)
Çalışmada, “Yaradan Gururu Tolere Etmez” Nedir?. 27 (1988)
“O’nun Rehberliği Gizli ve Açıktır” Nedir?. 28 (1988)
Yaratana Hizmet Edeni O'na Hizmet Etmeyenden Nasıl Ayırabiliriz?. 29 (1988)
Dostlar Meclisinde Ne Aranmalıdır?. 30 (1988)
Çalışmada, İnsanın, Yaratan'a Atfedilen İnsanın Çalışması Nedir?. 31 (1988)
Bir Düşüş Esnasındaki İki Eylem Nelerdir?. 32 (1988)
Yaradan'ın Çalışmasında Genel ve Birey Arasındaki Fark Nedir?. 33 (1988)
Çalışmada Gün ve Gece Nelerdir?. 34 (1988)
Çalışmada Yaratandan İstemeniz Gereken Yardım Nedir?. 35 (1988)
Tövbenin Ölçüsü Nedir?. 1 (1989)
Çalışmada Büyük ya da Küçük Bir Günah Nedir?. 2 (1989)
Gözyaşı Kapısı ile Geri Kalan Kapılar Arasındaki Fark Nedir?. 3 (1989)
Çalışmada Su Seli Nedir?. 4 (1989)
Dünyanın Yaratılışının İhsan Etme Yoluyla Olması Ne Demektir?. 5 (1989)
Çalışmada Mantık Ötesi Nedir?. 6 (1989)
Çalışmada “Şabat Arifesinde Çaba Sarf Etmeyen, Şabat Günü Ne Yiyecek” Nedir?. 7 (1989)
Çalışmada, İyi Büyürse Kötü de Büyür Ne Demektir?. 8 (1989)
Çalışmada “Kötülerin Üzerine Gelen Felaket Erdemlilerle Başlar” Nedir?. 9 (1989)
Çalışmada, “Merdiven Diyagonaldir (Çaprazdır)” Ne Demektir?. 10 (1989)
Çalışmada Gerekli Olan Kuvvetler Nelerdir?. 11 (1989)
Damadın Yemeği Nedir? . 12 (1989)
Çalışmada, 'Kem Gözlü Adamın Ekmeği' Nedir?. 13 (1989)
"Kalbine Yanıt Ver" Ne Demektir?. 14 (1989)
Çalışmada ‘Erdemliler Günahkârlar Sayesinde Görünür Hale Gelir’ Ne Demektir?. 15 (1989)
Çalışmada Boş bir Masada Kutsama Yasağı Nedir?. 16 (1989)
Çalışmada, Yaradan’ı Kutsamadan Önce Selam Verme Yasağı Nedir?. 17 (1989)
Çalışmada “Sayılanda Kutsama Yoktur Ne Demektir?. 18 (1989)
Çalışmada Şabat'a Neden Şin-Bat Denir?. 19 (1989)
Çalışmada Kötü Eğilimin Yükselmesi ve İftira Etmesi Ne Demektir?. 20 (1989)
Çalışmada "Sarhoş Bir Adam Dua Etmemelidir" Nedir? . 21 (1989)
Neden Özellikle Pesah Gecesinde Dört Soru Sorulur?. 22 (1989)
Çalışmada Kişi Acı Otu Yutarsa, Çıkamaz Nedir?. 23 (1989)
Çalışmada "Eğitimsiz Birinin Kutsamasını Hafife Almayın" Nedir?. 24 (1989)
Çalışmada "Kusuru Olan [Fedakârlık] Etmez" Nedir?. 25 (1989)
Çalışmada "Kendini Kirleten, Yukarıdan Kirletilir" Ne Demektir?. 26 (1989)
Çalışmada Acı Çekmek Ne Anlama Gelir?. 27 (1989)
Kişinin Testi Geçtiğini Kim Bilmelidir?. 28 (1989)
Çalışmada Tora'yı Almak İçin Yapılan Hazırlık Nedir? - 2. 29 (1989)
Menorayı Yakmanın Çalışmadaki Anlamı Nedir?. 30 (1989)
Çalışmada, Putperestlere Tora’yı Öğretme Yasağı Nedir? . 31 (1989)
Çalışmada Yağ "İyi Eylemler" Olarak Adlandırılır Ne Demektir?. 32 (1989)
Çalışmada Casuslar Nedir?. 33 (1989)
Çalışmada Barış Nedir?. 34 (1989)
Çalışmada "Oğulları Olmayan Kişi" Nedir?. 35 (1989)
Çalışmada “Çünkü Bu, Milletlerin Gözünde Sizin Bilgeliğiniz ve Anlayışınızdır” Nedir?. 36 (1989)
Çalışmada "Başlangıcı Dikenli Sonu Düzlük Olan Yol" Ne Demektir?. 37 (1989)
Çalışmada Hâkimler ve Görevliler Nedir?. 38 (1989)
Çalışmada "Tora Sadece Kötü Eğilimin Aleyhinde Konuşur" Nedir?. 39 (1989)
Çalışmada "Onlar Her Gün Gözünüzde Yeni Gibi Olacaklar" Nedir?. 40 (1989)
Günlük Program. 41 (1989)
Çalışmada "Kuyruk Değil Baş Olalım" Ne Anlama Gelir?. 1 (1990)
Çalışmada Başarısızlığın Anlamı Nedir?. 2 (1990)
Dünyanın Tora İçin Yaratılmış Olması Ne Anlama Gelir?. 3 (1990)
Çalışmada Erdemlinin Nesilleri İyi İşlerdir Ne Anlama Gelir?. 4 (1990)
Çalışmada İnsan Yaratılmadan Önce Toprak Meyve Vermiyordu Ne Anlama Gelir?. 5 (1990)
Kişi Çalışmada Gururu Ne Zaman Kullanmalıdır?. 6 (1990)
Çalışmada Dua ve Şükür Zamanı Nedir?. 7 (1990)
Çalışmada Esav’ın "Tarla Adamı" Olarak Adlandırılması Ne Anlama Gelir. 8 (1990)
Çalışmada "Yeryüzüne Bir Merdiven Kurulur ve Üstü Cennete Ulaşır" Ne Demektir?. 9 (1990)
Çalışmada Bilgelerimizin "Kral Davud'un Bir Hayatı Yoktu" Demesi Ne Anlama Geliyor?. 10 (1990)
Çalışmada, Hanuka Mumunu Sola Yerleştirmenin Anlamı Nedir?. 11 (1990)
Çalışmada Tora Neden "Orta Çizgi" Olarak Adlandırılır? - 1. 12 (1990)
Yaradan ve Şehina'nın Birleşmesi ile Tüm Kötülüklerin Kefaretinin Ödenmesi Ne Anlama Gelir?. 13 (1990)
Çalışmada Gerçek Hesed Nedir?. 14 (1990)
Çalışmada, Mısır’ın Vekili Düşmeden Önce, Onların Haykırışları Cevaplanmadı Ne Demektir?. 15 (1990)
Çalışmada "Moral Eksikliği ve Ağır Çalışma" Nedir?. 16 (1990)
Çalışmada Arınmak İçin Gelen Kişinin Aldığı Yardım Nedir?. 17 (1990)
Şabat Konuşması Neden Hafta İçi Konuşması Gibi Olmamalıdır?. 18 (1990)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 2. 19 (1990)
Çalışmada Yarım Kuruş Nedir? - 2. 20 (1990)
Çalışmada "Ben Hiçbir Şey İçin Varım, Sen de Hiçbir Şey İçin Varsın" Ne Demektir?. 21 (1990)
Amalek'i Silme Sırası Nedir?. 22 (1990)
Çalışmada Musa'nın Ay'ın Doğuşuyla İlgili Kafasının Karışık Olması Ne Anlama Gelir?. 23 (1990)
Çalışmada "Yanmış Bir Sunu Olmaya Gelen Her Şey Erkektir" Ne Anlama Gelir?. 24 (1990)
Çalışmada "Bütün Uluslar Efendimize Şükredin" Ne Demektir?. 25 (1990)
Çalışmada "Efendimiz Kadar Kutsal Olan Yoktur, Çünkü Senden Başkası Yoktur" Nedir?. 26 (1990)
Çalışmada "Her Çimen Tanesinin Üstünde Ona Vuran ve Büyümesini Söyleyen Bir Görevli Vardır!" Ne Demektir?. 27 (1990)
Çalışmada “Büyükleri Küçükler Hakkında Uyarmak” Nedir?. 28 (1990)
Çalışmada "Tora İnsanın Gücünü Tüketir" Ne Demektir?. 29 (1990)
Çalışmada Yaradan'ın Adının "Yasa ve Emir" Olması Ne Anlama Gelir?. 30 (1990)
Çalışmada ‘Sayılmış Olanda Kutsama Yoktur’ Ne Demektir. 31 (1990)
Çalışmada "İsrail Yaradan'ın Arzusunu Yerine Getiriyor" Ne Anlama Gelir?. 32 (1990)
Çalışmada "Yeryüzü Korktu ve Hareketsiz Kaldı" Ne Demektir?. 33 (1990)
Çalışmada "Sıradan Bir Kişinin Kapları" Nedir?. 34 (1990)
Çalışmada, "Damadın Yemeğinin Tadını Çıkaran Kimse" Ne Demektir?. 35 (1990)
Çalışmada "Esav ve İsmail'in Çocukları Tora'yı Almak İstemediler" Ne Demektir?. 36 (1990)
Çalışmada "Şehina İsrail İçin Tanıklıktır" Ne Demektir?. 37 (1990)
Çalışmada “Kutsama Kabı Dolu Olmalıdır” Nedir?. 38 (1990)
"Kudüs İçin Yas Tutan, Onun Sevincini Görmekle Ödüllendirilir" Sözü Çalışmada Ne Anlama Gelir?. 39 (1990)
Çalışmada “Sen tüm insanların en aşağıda en önemsiz olanısın,” Nedir? . 40 (1990)
Çalışmada Kişinin Topuklarıyla Çiğnediği Hafif Mitzvot Nedir?. 41 (1990)
Çalışmada Kutsama ve Lanet Nedir?. 42 (1990)
Çalışmada “Sunağın Yanına Kendin İçin Bir Aşera Dikmeyeceksin” Nedir?. 43 (1990)
Çalışmada İsteğe Bağlı Savaş Nedir - 2. 44 (1990)
Çalışmada "Gizli Şeyler Tanrımız Efendimize Aittir" Ne Demektir?. 45 (1990)
Baal HaSulam'dan Çalışmanın Düzeni. 46 (1990)
Çalışmada "Bizim Senden Başka Kralımız Yok" Ne Demektir?. 1 (1991)
Çalışmada "Ey İsrail, Tanrın Efendine Dön" Ne Demektir?. 2 (1991)
Çalışmada " Günahkârlar Hazırlayacak ve Erdemliler Giyecek" Ne Demektir?. 3 (1991)
Çalışmada “Sabotajcı Selde Kaldı ve Öldürüldü,” Ne Demektir?. 4 (1991)
Çalışmada "Erdemlilerin İyi İşleri Nesillerdir" Ne Demektir?. 5 (1991)
Çalışmada "Avram'ın Sığırlarının Çobanları ve Lut'un Sığırlarının Çobanları" Nedir?. 6 (1991)
Çalışmada "İnsan" Nedir ve "Hayvan" Nedir?. 7 (1991)
Çalışmada Geçen "Ve İbrahim Çok Yaşlanmıştı, Birçok Gün Geçirmişti" İfadesi Nedir?. 8 (1991)
Çalışmada "Giysilerinin Kokusu" Nedir?. 9 (1991)
Çalışmada, Mahsul Olgunlaştığında Kral Tarlasında Ayakta Durur Ne Demektir?. 10 (1991)
Çalışmada İyi Eğilimin ve Kötü Eğilimin Kişiyi Koruması Ne Anlama Gelir?. 11 (1991)
Bu Kandiller Kutsaldır. 12 (1991)
Çalışmada ‘Zayıf Olanın Eline Güçlüyü Verdin’ Ne Demektir. 13 (1991)
Çalışmada İnsanın Kutsanmasının Oğulların Kutsanması Olması Ne Demektir?. 14 (1991)
Çalışmada "Bu Yerde Benim İçin Bir Mucize Yaratan" Kutsaması Nedir?. 15 (1991)
Çalışmada Efendi'nin Tanrı Olduğunu Bilmek İçin Neden "Kalbine Cevap Vermeye" İhtiyacımız Var?. 16 (1991)
Çalışmada, “Onun Kalbini Katılaştırdığım İçin,” Nedir?. 17 (1991)
Çalışmada Sağ Elimizi Sol Elimizin Üzerine Kaldırmalıyız Ne Anlama Gelir?. 18 (1991)
Çalışmada "Kalk Ey Efendimiz ve Düşmanların Dağılsın" Ne Anlama Gelir?. 19 (1991)
Çalışmada “Yeri Olmayan Hiçbir Şey Yoktur” Nedir?. 20 (1991)
Çalışmada, Purim'den Önce, Zahor (Hatırlama) Bölümünü Okumamızın Anlamı Nedir?. 21 (1991)
Çalışmada "Dikenlerin Arasındaki Zambak" Nedir?. 22 (1991)
Çalışmada Bir İneğin Küllerinin Arındırılması Ne Demektir?. 23 (1991)
Çalışmada Kişinin Bir Oğul ve Bir Kız Çocuk Doğurması Ne Anlama Gelir?. 24 (1991)
Tövbe Eden Kişinin Mutluluk İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 25 (1991)
Çalışmada Bir Kısım İfşa Etmek ve İki Kısım Gizlemek Nedir?. 26 (1991)
Önce Kadın Döllenirse Erkek Çocuk Doğurur" Ne Anlama Gelir?. 27 (1991)
Çalışmada Kutsallık ve Saflık Nedir?. 28 (1991)
Çalışmada Bir Başrahibin Bakire Bir Eş Alması Ne Anlama Gelir?. 29 (1991)
Çalışmada, Uzak Bir Yolda Olan Birinin İkinci Bir Pesah'a Ertelenmesi Ne Anlama Gelir?. 30 (1991)
Çalışmada Yoksullara Verilen Sadakanın Kutsal Adı Yapması Ne Anlama Gelir?. 31 (1991)
Çalışmada Sancak Nedir?. 32 (1991)
Çalışmada Yaradan'ın Birini Kayırması Ne Anlama Gelir?. 33 (1991)
Çalışmada Meyvelerini Bu Dünyada Yemek ve Aslını Öbür Dünya İçin Saklamak Nedir?. 34 (1991)
Çalışmada "Casuslar" Ne Anlama Geliyor?. 35 (1991)
Çalışmada "Barış, Barış, Uzaklara ve Yakınlara" Nedir?. 36 (1991)
Çalışmada "Tora" Nedir ve "Tora'nın Yasası" Nedir?. 37 (1991)
Çalışmada "Sağ Çizgi" Nedir?. 38 (1991)
Çalışmada Sağın Soldan Daha Büyük Olması Ne Anlama Geliyor?. 39 (1991)
Çalışmada Gerçek ve Yalan Nedir?. 40 (1991)
Kişi Kötü Niteliklerle Doğmuşsa Ne Yapmalıdır?. 41 (1991)
Çalışmada "Öküz Sahibini Bilir, vs, İsrail Bilmez" Ne Demektir?. 42 (1991)
Çalışmada "Sırtımı Göreceksiniz, Ama Yüzüm Görünmeyecek" Ne Demektir? . 43 (1991)
Çalışmada İsrail'in Toprağın Mirası ile Ödüllendirilmesinin Sebebi Nedir?. 44 (1991)
Çalışmada Yargıcın Mutlak Surette Doğru Hüküm Vermesi Ne Anlama Gelir?. 45 (1991)
Çalışmada Sevilenin Oğlu ve Nefret Edilenin Oğlu Nedir?. 46 (1991)
Çalışmada Sağ ve Solun Zıtlık İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 47 (1991)
Kütüphanechevron_right
Rabash/Articles
chevron_right
Çalışmada Başın Ağırlığı Nedir?
 

Çalışmada Başın Ağırlığı Nedir?

Makale 25, 1987

Bilgelerimiz şöyle dediler (Berahot 30b): ‘Kişi başın ağırlığı olmadan dua etmez.’

RAŞİ, başın ağırlığı, boyun eğmek demektir şeklinde değerlendirir. Bilgelerimiz de orada ‘Kişi üzüntüden ve başın hafifliğinden dua etmez’ dediler. RAŞİ, başın hafifliğinin, başın ağırlığının tam tersi anlamına geldiği şeklinde yorum yapmıştır.

‘Yalnızca başın ağırlığından’ dediğinde, bunun başın ağırlığı mı yoksa kişinin dua etmemesi gerektiği anlamına geldiğini anlamalıyız. Ancak daha sonra şöyle yazılmıştır: ‘Kişi dua etmez ve bu başın hafifliğinden değildir.’ Bu demektir ki, kişi, başın hafifliği olmadığı zaman dua edebilir ve başın ağırlığını beklemesine gerek yoktur.

Daha doğrusu bu, kişi başın hafifliğine sahip değilse, o zaman başın ağırlığına sahiptir, anlamına gelir. Ayrıca tam tersine, başın ağırlığı yoksa, o zaman kişinin başı zaten hafiftir. Yani, başın ağırlığı ve başın hafifliği arasında ortada hiçbir şey yoktur. Bu nedenle ifadeler arasında herhangi bir çelişki de yoktur. Bununla birlikte başın ağırlığı ve başın hafifliği arasında hiçbir şey olmamasının nasıl mümkün olduğunu anlamalıyız.

Esas olarak bilgelerimizin söylediği koşullara göre ‘…olmadıkça, kişi dua etmez,’ dedikleri duanın ne olduğunu anlamalıyız. Başka bir deyişle dua nedir? Orada bu koşullar olmalıdır, aksi taktirde dua etmek imkânsızdır.

Bilgelerimiz şöyle demiştir (Taanit 2): ‘Efendiniz olan Tanrınızı sevmek ve O’na bütün kalbinizle hizmet etmek için.’ Kalpteki çalışma nedir? Duadır.

Tora’daki Mitzvot’un (emirler) geri kalanından daha çok bir duaya, neden ‘kalpteki çalışma’ dendiğini anlamalıyız. Tora çalışması dua kadar yüce değil midir?

Ayrıca neden özellikle duaya ‘kalpteki çalışma’ dendiğini de anlamalıyız. Duanın yalnızca kalbe ait olup, Tora’ya ait olmadığını söyleyemeyiz, zira Tora da kalbe aittir. Rabbi Eben Ezra’nın şöyle söylediği gibi (Panim Masbirot kitabına girişte sunulmuştur): ‘Bilin ki, Tora yalnızca kalbin adamlarına verilmiştir.’

Bu nedenle şunları anlamalıyız: 1)‘Bir ‘dua’nın neden Mitzvot’un geri kalanından daha çok bir çalışma olarak kabul edildiğini anlamalıyız. 2) Neden özellikle duaya, ‘akıldaki çalışma’ değil de ‘kalpteki çalışma’ denir. Kalpteki çalışma olan duaya dair bilgelerimiz şöyle demiştir: ‘Başın ağırlığı olmadan kişi dua etmez.’ Bu demektir ki, özellikle bu sayede kişinin duası usulüne uygun olur. Bu nedenle ‘başın ağırlığı’nın ne olduğunu anlamalıyız.

Yukarıdakileri anlamak için, yaratılış amacıyla ilgili olanı tekrarlamalıyız. Bu net olmasına rağmen amacı hatırlamak için tekrar etmeliyiz, bu da amacı ıskalamamanın garantisidir. Yaratılış amacıyla ilgili olarak, sadece şu iki konudan bahsetmeliyiz: a) Veren, Yaradan b) Yaratılanlar, bolluğun alıcıları.

‘O’nun yarattıklarına iyilik yapmak arzusu’ olan yaratılış amacı, yaratılanları O’nun vermek istediği şeyi yani onlara vermek istediği hazzı almaları için yaratmasıdır. İyilik yapmanın anlamı budur, zira kişinin haz almadan iyi bir şey aldığı söylenemez. Başka bir deyişle kişi eğer haz almıyorsa, bu neden iyi olarak kabul edilir?

Oysa kişinin yalnızca özlem duyduğu şeyden haz aldığını görüyoruz. O bu nedenle yarattıklarında haz almaya özlem duyma arzusu yarattı. Buna ‘kişinin kendi menfaati için alma arzusu’ denir. Üst dünyalarda kişinin kendi menfaati için alma arzusuna, Malhut ve ayrıca Aviut (kalınlık) denir. Kendisi için alma arzusu, yetkisiz kılındığında, ıslah olmadan bu Kli’yi (kap) kullanmak yasaklanmıştır.

Ancak Yaradan’la aralarındaki form eşitsizliği nedeniyle, doğduğu zamanki ilk kökündeki yani yaratılışında ortaya çıktığı gibi kullanmamak için alma arzusunun üzerine bir ıslah yerleştirildi, çünkü Yaradan verendir ve yaratılanlar alacaktır.

Form eşitliğine gelmek yani alanın da veren olarak kabul edilmesi için aksi taktirde form eşitliği olmayacağından, yaratılanların haz ve memnuniyet alımlarında ‘utanç’ denen hoşnutsuzluğu hissetmeleri sağlandı. Yaratılanları bu utançtan kurtarmak için ‘ihsan etmek için almak’ denen bir ıslah yapıldı. Bu demektir ki, kişi, ‘özlem’ denen Kli’siyle almasına rağmen, yani onu almaya özlem duymadığı sürece, bu yararın tadını çıkarması imkânsızdır; ancak ıslah, eylemin üzerine bir niyet konulmasının gerekmesidir. Yani kişi alma arzusu tam güçte olmasına rağmen, onu yapana memnuniyet ihsan etmeyi amaçlayamazsa, özlemine rağmen bu hazdan vazgeçtiğini görmelidir.

Kişinin ondan vazgeçmesinin sebebi, Yaradan’la ‘form eşitliği’ denen Dvekut’u istediği için olmalıdır; bilgelerimizin şöyle söylediği gibi: ‘O merhametli olduğu için sen merhametlisin.’ Bu ıslahtan bizlere Tzimtzum (kısıtlama) ve gizlilik uzanır. Yani aşağıdakiler bu amaca sahip olmadan ve en büyük hazlardan bile vazgeçmeden önce, Yaradan’a ihsan etmeye yönelemezlerse, dünyada karanlık olur.

Diğer bir deyişle Yaradan yarattıklarından gizlidir ve O’nu hissetmezler. Yine de mantık ötesi olarak O’nun yarattıklarıyla bir bağı olduğuna ve onları haz ve memnuniyet vermek için yarattığına inanmalıyız. Gözümüze görünür olan şeyler söz konusu olduğunda bu böyle değildir. İhsan etmeyi amaçlamadan önce, bizler karanlığın yönetimi altına giriyoruz ve manevi olan hiçbir şey aydınlatmıyor. O zaman O’nun yarattıklarına iyilik yapmak olan yaratılış amacı, ifşa olmuyor, çünkü o zaman dünyada yalnızca ızdırap ve acı görüyorlar ve İyilik Yapan İyi’nin rehberliğini görmüyorlar. Yine de yarattıklarına iyilik yapmak olan yaratılış amacının mutlak gerçek olduğuna ve bunu görmememizin sebebinin, ‘Tzimtzum ve yüzün gizliliği’ denen bir ıslah yüzünden olduğuna inanmalıyız.

Şöyle söylediği gibi (Kabala Bilgeliğine Önsöz, madde 10): Bu nedenle bedende kıyafetlenen yaşam ışığı olan bu ruhun, yokluktan varoluşa uzandığını görürsünüz. ABYA’nın dört dünyasını geçerken, Guf (beden) denen ona tayin edilmiş Kli’ye gelene kadar, O’nun yüzünün ışığından giderek uzaklaşır. İçindeki ışık çok azalmışsa, kaynağı tespit edilemeyecek hale gelir …’

Bu bizlerin inanç üzerinde çalışmamıza neden olur, çünkü artık ruhumuzun Yaradan’dan geldiği anlaşılamaz. Bunun yerine Yaradan’a, bütün yaratılanlara yol gösterenin O olduğuna inanmak için özel bir çalışmaya ihtiyacımız vardır. Dolayısıyla ihsan etme çalışmasında hissettiğimiz bütün ağırlık, ‘alma arzusu’ denen doğamız nedeniyle, ödül olmadan çalışmanın bizler için zor olmasından kaynaklanmaz. Aksine burada tamamıyla farklı bir mesele vardır, zira Baal HaSulam’ın söylediği kurala göre, doğamızda, altta olanın, onun için en önemli olan üsttekinin önünde kendini iptal etmek istemesi özelliği vardır. Sıradan bir insan, önemli bir insana hizmet etmekten haz alır, bilgelerimizin şöyle söylediği gibi (Kiduşin 7): ‘Önemli biriyle verir ve şöyle der, ‘Böylelikle kutsandın.’ Kişinin ona vereni mutlu etmek için alması, tam ihsan etme ve ona vermek olarak kabul edilir.

Bunun sebebi, doğası gereği bir kişinin önemli bir kişiye vermekten ve ihsan etmekten hoşlanmasıdır. Bu soruyu getirir: ‘İhsan etmek için Tora ve Mitzvot’u izlemek, bizler için neden zor?’ Cevap şudur; utanç ekmeği ıslahı nedeniyle, ‘Tzimtzum, gizlilik ve karanlık’ denen bir ıslah yapılmıştır. Böylece yaratılanlar kendisi için almanın kontrolünde oldukları sürece köklerinden çok uzaklaşmışlar ve kaynakları tespit edilemez olmuştur.

Bunun yerine bizlere mantık ötesi çalışma verilmiştir. Manevi olan herhangi bir şeyi hissetmememize ve görmememize rağmen, her şeyi mantık ötesi yapmalıyız. Bu da ihsan etme çalışmasında ağırlığa neden olur. Bu nedenle çalışmada hakikat yolunda yürümek istediğimizde, Yaradan’dan bizlere inancın gücünü vermesini istemeliyiz.

Şöyle yazılmıştır (Rabbi Elimeleh’in ‘Duadan önce dua’ duasında): ‘Kalplerimize sonsuza dek ve durmaksızın inancını yerleştir.’ Bu demektir ki, Kralların Kralı’na hizmet ettiğimizi hissetmemiz için Yaradan bize inancın gücünü verecek ve bedenimiz kesinlikle ‘bir meşalenin önündeki mum gibi’ iptal edilecektir.

Ancak bizler, bizler için neyin iyi, neyin kötü olduğunu söyleyen liderimiz, rehberimiz olan yaratılıştan gelen bir akıl ve mantıkla doğduğumuzdan, bu nedenle mantık dahilinde anlamadığımız herhangi bir şeyin bizim için iyi olmadığını söyler.

Dolayısıyla bize mantık ötesi inanç çalışması verildiğinde, mantığımız gelir ve bu yolda yürümememiz gerektiğini söyler. Bunun yerine şunu iddia eder: ‘Yaradan bize aklı sebepsiz yere mi verdi? O her şeyi bizim iyiliğimiz için yarattı,’ yani haz alalım diye. Şu ayeti de kanıt olarak getirir: ‘Kişi kendi aklına göre övmelidir.’

Ansızın kişi gelir ve bedene şunu söyler: ‘Şu ana kadar rehberim olduğun ve asla mantığa karşı hiçbir şey yapmadığım, yani senin emirlerini yerine getirdiğim doğru. Ama bundan sonra bana yapmamı söylediğin herhangi bir şeyi, seni dinlemeyeceğimi, yalnızca kitaplardan ve yazarlardan duyduğuma göre hareket edeceğimi bil. Cennet krallığının yükünü mantık ötesi olarak üstleniyorum ve yüce bir krala yakışır bir şekilde Yaradan’a hizmet etmek istiyorum. Şu andan itibaren bütün bunlarla ilgilenmek istemiyorum, ancak bütün düşüncelerim yalnızca Senin, Yaradan’ın iyiliği için olacaktır.’

Dolayısıyla hakikate ulaşabilmek için kişinin tek eksiği, mantık ötesi inançtır. Beden buna tüm gücüyle direnir ve bundan Yaradan çalışmasındaki ilerlemenin eksikliği uzanır. Buna ‘başın ağırlığı’ denir, çünkü ‘baş,’ insanın mantığı anlamına gelir. Eğer bir insan mantığının ona söylediğini dinlerse, buna ‘başın hafif olması’ denir, yani bu, mantığın tahammül etmesinin kolay olduğu bir şeydir, çünkü kişi mantığının ona dikte ettiği şeyi yapıyordur.

Ancak kişi mantık ötesi gitmek isterse, buna ‘başın ağırlığı’ denir, yani kişi mantığa karşı gelmek istediğinde, ‘baş’ denen mantık için buna tahammül etmek zordur ve bunu bir yük ve ağırlık olarak kabul eder. Buna ‘başın ağırlığı’ denir.

Böylece şu yazılanları yorumlayabiliriz: ‘Kişi başın ağırlığı olmadan dua etmez.’ Diğer bir deyişle bilgelerimiz kişinin nasıl dua etmesi gerektiğine dair tavsiye verir. Bize şunu söylerler: ‘Yalnızca başın ağırlığı ile.’ Bu demektir ki, kişi duadan önce neye ihtiyaç duyduğunu görmelidir ve bu eksiklik üzerine Yaradan’ın onun eksikliğini gidermesi için dua etmelidir.

Bu nedenle kişi öncelikle kendini ‘başın ağırlığı’ denen mantık ötesi inanç içinde yürümeyi kendi üstüne alıp alamadığına dair kontrol etmelidir. Ancak o zaman Yaradan’ın, kendi kalbinde inancı tesis etmesi için dua edecektir, çünkü eğer mantık ötesi inanç varsa, o zaman küçük olanın büyük olanın önünde iptal edildiğinin söylendiği gibi kişi her şeye sahiptir.

RAŞİ’nin söylediği şeyin, başın ağırlığının, boyun eğmek anlamına gelmesinin anlamı budur. Boyun eğmek nedir? Kişinin büyük olanın önünde boyun eğmesi ve büyük olanın görüşüne kulak vermesidir. Bu demektir ki, eğer küçük bir çocuk, bir yetişkine bir şeyler söyler ve yetişkin olan, çocuğun söylediğinin mantıklı olduğunu görürse, yetişkin olan kesinlikle onu dinleyecektir. Yine de bu demek değildir ki yetişkin, küçük olanın önünde boyun eğdi.

O halde boyun eğmek nedir? Eğer kişi ne yapması gerektiğine dair, büyük olanın tavsiyesini arar, büyük olan ona ‘Bunu ve şunu yap,’ der, kişi bunun hiçte mantıklı olmadığını görür ve büyük olanın söylediğini dinleyip dinlememesi gerektiğini birilerine sorarsa, o kişi bunun mantıklı olmadığını ve onu dinlememesi gerektiğini söyler, yine de kişi kendini bastırır, yani büyük olanın mantığına zıt olan kendi mantığına ve genelin mantığına boyun eğdirir ve onu dinlerse, büyük olanı mantık ötesi olarak dinlediği zaman buna ‘boyun eğmek’ denir.

Bunu yapmak çok zordur ve buna ‘Yapmak için çok zor bir şey’ denir. Ayrıca Musa hakkında ‘Ben ağır ağızlı ve ağır dilliyim’ de denir. Musa’ya ‘inançlı çoban’ denir, zira Musa ‘inanç’ olarak adlandırılır ve inançta ağız ya da dil yoktur, çünkü ağız ve dil, kişi, Musa mantık ötesi inanç iken, meseleyi akıl ve mantıkla açıklıyor demektir.

Bundan RAŞİ’nin başın hafifliğinin, başın ağırlığının tam tersi olduğuyla ilgili yaptığı yorumu ve neden doğrudan yorumlamayıp başın ağırlığının tam tersidir, dediğini anlayabiliriz. Bu böyledir, çünkü başın ağırlığını, bunun mantık ötesi inançla ilgili olduğunu daha net bir şekilde değerlendirmek ister. Bu nedenle başın hafifliğinin, mantık ötesi inancın tam tersi olduğunu söyler.

Başka bir deyişle bize aralarında hiçbir şey olmadığını, ya ‘başın ağırlığı’ denen mantık ötesi inancın ya da ‘başın hafifliği’ denen mantık dahilindenin olduğunu açıklar, zira kişinin bu eylemleri yapması için akılda ve mantıkta kıyafetlenen bir şeyi, başın kabul etmesi kolaydır, bunlar da dışsal aklın anladığı bir temel üzerine inşa edilmiştir.

Ama kişiye akla ve mantığa karşıt olan şeyleri yapması söylenirse, bu başın ağırlığıdır. Yani bu, akıl için katlanılması ağır bir yüktür. Bu nedenle kişiye cennet krallığının yükünü ‘bir öküzün yükü çektiği ve bir eşeğin yükü yüklendiği’ gibi üstlenmesi söylendiğinde, kişi buna itiraz eder.

Yukarıdakilere göre Mişna’nın neden ‘Kişi başın ağırlığı olmadan dua etmez’ dediğini anlayabiliriz. Bu demektir ki, eğer kişi başın ağırlığı yoksa dua etmemelidir. Gemara şöyle der: ‘Kişi başın hafifliğinden dua etmez.’

Merak ediyorduk; çünkü burada kişide başın hafifliği yoksa, başın ağırlığı olmasa bile zaten dua edebileceği anlamına geliyor. Bu demektir ki, aralarında hiçbir şey yok. Yukarıdakilere göre aralarında gerçekten de hiçbir şey yok. Aksine kişi ya ‘başın ağırlığı’ denen mantık ötesi inanca sahiptir ya da ‘başın hafifliği’ denen mantık dahilindeki inanca sahiptir, zira aklın, kişiyi bu eylemleri yapmaya, aklın zorunlu kılıp kılmadığını anlaması ve hemfikir olması kolaydır.

Ancak aralarında hiçbir şey yoktur. Bu nedenle Yaradan’a dua etmek isteyen kişinin, kesinlikle inancı olmalıdır, yoksa duaya gelemez. Ancak, a) Kişi, RAŞİ’nin kişinin boyun eğmediği şeklinde yorum yaptığı üzere ya ‘Başın hafifliği’ denen mantık dahilindeki inanç temelinde dua eder, b) ya da boyun eğdiğinde başın ağırlığı ile dua eder. Yani kişi kendi mantığına boyun eğdirir ve ona bakmaz, o sanki değersizdir ve bütün temeli, mantık ötesi inanç üzerine inşa edilmiştir.

Şimdi sorduğumuz soruyu, duaya neden ‘çalışma’ dendiğini anlayabiliriz. Dahası buna ‘kalpteki çalışma’ denir. ‘Çalışma’nın kişinin, bedenin yapmaktan hoşlanmadığı bir şeyleri yapması gerektiği anlamına geldiği biliniyor. Buna ‘çalışma’ denir. Bu nedenle kişi ödül olmadan çalışamaz. Ama kişi çalışmaktan hoşlanırsa, bu çaba olarak kabul edilmez.

Bu demektir ki, kişinin yaptığı aynı eylem, bunu yapmaktan hoşlanmayan kişi için, ‘emek’ olarak kabul edilir ve yaptığı şeyden hoşlanan bir başkası içinse emek ya da çalışma olarak kabul edilmez. Bu nedenle doğal olarak kişinin bunun karşılığında herhangi bir ödül almasına gerek yoktur. Çünkü kişi haz olmadan hiçbir şey yapamaz. Peki, kişi hoşlanmadığı bir şeyleri yaptığında bunu neden yapar?

Cevap şudur; kişi şu an yaptığı çalışmadan sonraki bir zamanda fayda sağlamayı umar, yani çalışması için ödül alacak ve bundan hoşlanacaktır. Peki kişi haz olmadan bir şey yaptığında, çalışma gücünü nereden alır? Kişinin ödüle baktığını ve bunun çalışma için ona yakıt verdiğini söylemeliyiz.

Örneğin Lubaviç’in manevi liderinin havaalanına indiğini ve bir bavulu olduğunu varsayın. Bavulunu, işi bavulu taksiye götürmek olan bir taşıyıcıya verir. Taşıyıcı daha sonra çalışması karşılığında ödeme talep eder. Bu böyledir, çünkü rabbinin öneminin farkına varmaz. Oysa rabbi bavulunu takipçilerinden birine verseydi ve çalışması karşılığında ona ödeme yapmak isteseydi, takipçisi almak istemeyecekti, zira rabbiye hizmet etmenin bir servet olduğunu düşündüğünden, çalışırken zaten zevk almıştır.

Açıkladığımız üzere dua, başın ağırlığı ile olmalıdır, kişi mantık ötesi inanca sahip olmadığını düşündüğünde yani mantığı onu ihsan etmek için çalışmaya zorunlu kılmadığında, kişi yine de birincil hedefinin Yaradan’la Dvekut’la (bütünleşme) ödüllendirilmek olması gerektiğini anlar. Mantık, buna itiraz ettiğinden kişi mantığına karşı gelmek zorundadır ve bu çok zor bir çalışmadır.

Kişi Yaradan’dan bütün organlarının itiraz edeceği bir şeyleri ona vermesini istediği için, Yaradan’a ettiği her bir dua, özel bir çalışmadır. Bu nedenle duaya ‘kalpteki çalışma’ denir, yani kişi ona tam tersini söyleyen aklına ve zihnine karşı gitmek ister.

Bu nedenle buna ‘beyindeki çalışma’ denmez, zira beyin çalışması demek, kişi bir şeyleri aklı ve mantığı ile anlamaya çaba gösteriyor demektir. Ama burada kişi, Yaradan’a bilme koşulunda hizmet etmemiz gerektiğini mantığı ile anlamak istemez. Tam tersine Yaradan’a özellikle mantık ötesi inanç ile hizmet etmek ister. Bu nedenle duaya ‘kalpteki çalışma’ denir.

Buna göre dua bir eksiklik olduğu için ‘Kişi dua etmez’ ifadesini yorumlamalıyız. Kişi bir şeyin eksikliğini hissettiğinde ama kendi başına dileğini elde edemediğinde başkalarından ona yardım etmesini ister. Bu nedenle kişi yardım etmesi için Yaradan’a dua etmeye geldiğinde, öncelikle gerçekten neye ihtiyacı olduğunu görmelidir, yani istediği şey ona verilirse, hiçbir eksiklik duymayan tam ve bütün bir kişi olacaktır.

Bu özellikle inançla ilgilidir, çünkü kişi mantık ötesi inançla kalıcı olarak ödüllendirildiğinde her şeyle ödüllendirilir. Bu nedenle şöyle demişlerdir: ‘Kişi başın ağırlığının eksikliği olmadan dua etmez,’ yani Yaradan’ın ona inancın ışığını vermesini istemez.