Toplumun Amacı - 1. 1-1 (1984)
Toplumun Amacı - 2. 1-2 (1984)
Dost Sevgisine Dair. 2 (1984)
Dost Sevgisi – 1. 3 (1984)
Her biri Dostuna Yardım Etti. 4 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralı Bize Ne Verir?. 5 (1984)
Dost Sevgisi - 2. 6 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralına Dair Açıklanana Göre. 7 (1984)
Tora ve Mitzvot’u Yerine Getirmede Hangisi Kalbi Arındırır?. 8 (1984)
Kişi Her Zaman Evinin Kirişlerini Satmalıdır. 9 (1984)
Kişinin Reenkarne Olmamak İçin Ulaşması Gereken Derece Nedir?. 10 (1984)
Atalardan Kalan Erdem. 11 (1984)
Toplumun Önemine Dair. 12 (1984)
Bazen Maneviyata ‘Ruh’ Denir. 13 (1984)
Kişi Daima Sahip Olduğu Herşeyi Satıp Bilge Bir Öğrencinin Kızıyla Evlenmelidir. 14 (1984)
Yukarıdan Aşağıya Negatif Bir Şey Gelir Mi?. 15 (1984)
İhsan Etmeye Dair. 16 (1984)
Dostların Önemine Dair. 17-1 (1984)
Toplantının Gündemi. 17-2 (1984)
Tanrının Sana Bahşettiği Topraklara Geldiğin Zaman. 18 (1984)
Bugün Ayakta Duruyorsunuz, Hepiniz. 19 (1984)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 1. 1 (1985)
Dal ve Kökün Anlamı. 2 (1985)
Gerçeğin ve İnancın Anlamı. 3 (1985)
Bunlar Nuh’un Nesilleri. 4 (1985)
Topraklarından Uzağa Git. 5 (1985)
Ve Tanrı Ona Mamre’nin Ağacı Altında Göründü. 6 (1985)
Sara’nın Yaşamı. 7 (1985)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 2. 8 (1985)
Ve Çocukları Onun İçinde Mücadele Ettiler. 9 (1985)
Yakup Ayrıldı. 10 (1985)
Yakup İle Laban Arasındaki Mücadele. 11 (1985)
Yakup Babasının Yaşadığı Topraklara Geldi. 12 (1985)
Kurtuluşumun Kudretli Kayası. 13 (1985)
Ben İlk Ve Son Olanım. 14 (1985)
Hezekiah Yüzünü Duvara Döndü. 15 (1985)
Onlara Daha Fazla Eziyet Edildikçe. 16 (1985)
Bugünü Bil Ve Kalbine Kulak Ver. 17 (1985)
Kötüleyenlerle İlgili. 18 (1985)
Firavun'a Doğru Gel - 1. 19 (1985)
Kalbini Katılaştıran. 20 (1985)
Daima Tora ve Çalışma Arasında Ayırım Yapmalıyız. 21 (1985)
Tüm Tora Tek Kutsal Addır. 22 (1985)
Gece Yatağımda. 23 (1985)
Çalışmada Üç Zaman. 24 (1985)
Her Şeyde, Işık ve Kli Arasındaki Farkı Görmeliyiz. 25 (1985)
Bana İhtişamını Göster. 26 (1985)
Tövbe. 27 (1985)
Ajanlar. 28 (1985)
Yaradan, O'nu Çağıranlara Yakındır. 29 (1985)
Üç Dua. 30 (1985)
Kişi Kendini Kötü Olarak Görmez. 31 (1985)
Alıcıların Ödülüne Dair. 32 (1985)
İsrail'in Suçluları. 33 (1985)
Ve Yaradan'a Yalvardım. 34 (1985)
Kişi, Yaradan Korkusunun Ne Olduğunu Bildiğinde. 35 (1985)
Akşam Vardı ve Sabah Vardı. 36 (1985)
Kişiye Kim Tanıklık Eder. 37 (1985)
Mutlu Olan Erdemli ve Acı Çeken Erdemli. 38 (1985)
Sesimizi Duy. 39 (1985)
Musa Gitti. 1 (1986)
Kulak Ver, Ey Tanrım. 2 (1986)
İnsan, Tora Sayesinde Erdemlilik ve Barış ile Ödüllendirilir. 3 (1986)
Hesed'e Dair. 4 (1986)
Babaya Saygı Göstermeye Dair. 5 (1986)
Güven. 6 (1986)
Çoğunluğun Duasının Önemi. 7 (1986)
Yukarıdan Gelen Yardıma Dair. 8 (1986)
Hanuka Mumuna Dair. 9 (1986)
Duaya Dair. 10 (1986)
Gerçek Dua Gerçek Eksiklik Üzerinedir. 11 (1986)
Kişinin Dua Etmesi Gereken Temel Eksiklik Nedir?. 12 (1986)
Firavun’a Doğru Gel - 2. 13 (1986)
Mısırlılardan Kelim Ödünç Alma İhtiyacı Nedir?. 14 (1986)
Çoğunluğun Duası. 15 (1986)
Efendi, Yakup’u Kendisi İçin Seçti. 16 (1986)
Toplantının Gündemi -2. 17 (1986)
Kim Duaya Neden Olur. 18 (1986)
Sevince Dair. 19 (1986)
Kişi Günah İşlemeli ve Suçlu Olmalıdır. 20 (1986)
Mantık Ötesine Dair. 21 (1986)
Bir Kadın Döllenirse. 22 (1986)
Korku ve Sevince Dair. 23 (1986)
Sadaka ve Hediye Arasındaki Fark. 24 (1986)
Mitzvot'u Uygulamanın Ölçüsü. 25 (1986)
Yakın Bir Yol ve Uzak bir Yol. 26 (1986)
Yaradan ve İsrail Sürgüne Gitti. 27 (1986)
Topluluk On Kişiden Az Olmaz. 28 (1986)
Lişma ve Lo Lişma. 29 (1986)
Meyveden Önce Gelen Klipa. 30 (1986)
Yenika ve İbur Hakkında. 31 (1986)
Dua Boyunca Bacakları Düzeltmenin ve Başı Örtmenin Sebebi. 32 (1986)
Kişinin Ayaklarıyla Çiğnediği Emirler Nelerdir?. 33 (1986)
Hâkimler ve Görevliler. 34 (1986)
Av’ın Onbeşi. 35 (1986)
Selihot (Affedilmek) İçin Hazırlık Nedir?. 36 (1986)
Kötüye de İyiye de, İyilik Yapan İyi. 1 (1987)
Kötülüğün Farkındalığının Önemi. 2 (1987)
Tüm İsrail’in Bir Sonraki Dünyada Payı Vardır. 3 (1987)
Kötü Bir Kişiden İyi Bir Şey Duymak Yasak Mıdır?. 4 (1987)
Ödülden Daha Ziyade Çalışmanın Faydası Nedir?. 5 (1987)
Daimî İnancın Önemi. 6 (1987)
Hanuka Mucizesi. 7 (1987)
Gerçek ile Merhamet ve Gerçek Olmayan Merhamet Arasındaki Fark. 8 (1987)
Kişinin Yüceliği İnancının Gelecekteki Ölçüsüne Bağlıdır. 9 (1987)
Kötü Sözün Özü Nedir ve Ona Karşı Kim Durur. 10 (1987)
Purim Ve Emir, O Bilmeyene Kadar. 11 (1987)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 1. 12 (1987)
Matzot Bayramına Neden Pesah Denir. 13 (1987)
Pesah, Matza ve Maror Arasındaki Bağlantı. 14 (1987)
Kutsallıktaki İki Anlayış . 15 (1987)
Genel Halkın Çalışması ve Bireyin Çalışması Arasındaki Fark. 16 (1987)
Putperestlere Tora’yı Öğretmekteki Katı Yasağın Anlamı. 17 (1987)
Tora’nın Edinilmesine Hazırlık Nedir? - 1. 18 (1987)
Yaradan'ın Çalışmasında İfşa Edilenler ve Gizlenenler Nelerdir?. 19 (1987)
İnsanın Özel Mülkiyeti Nedir?. 20 (1987)
Yaradan Çalışmasında Kirli Eller Nedir?. 21 (1987)
Kişinin Yaradan’dan İstediği Hediye Nedir?. 22 (1987)
Anlaşmazlıktan Sonra Gelen Barış Hiç Anlaşmazlık Olmamasından Çok Daha Önemlidir. 23 (1987)
Çalışmada Asılsız Nefret Nedir?. 24 (1987)
Çalışmada Başın Ağırlığı Nedir?. 25 (1987)
Hafif Bir Emir Nedir?. 26 (1987)
Çalışmada ‘Kutsama’ ve ‘Lanet’ Nedir?. 27 (1987)
Çalışmada Ekleme Yapmamak ve Çıkarmamak Nedir? . 28 (1987)
“Ödül Kedere Göredir” Nedir?. 29 (1987)
Çalışmada Otorite Savaşı Nedir? -1. 30 (1987)
Çalışmada Antlaşma Yapmak Nedir?. 31 (1987)
Yaşamın İki Anlayışa Ayrılmasının Nedeni. 1 (1988)
Teşuva’nın (Tövbe) Ölçüsü Nedir?. 2 (1988)
Yaradan’ın Adının ‘Hakikat’ Olması Ne Demektir?. 3 (1988)
Çalışmada Yardım ve Bağışlanma İçin Dua Nedir?. 4 (1988)
Çalışmada “İsrail Sürgündeyken Şehina Onlarla Beraberdir” Nedir?. 5 (1988)
Çalışmada Bir Tarla ve Tarla Adamı Arasındaki Fark Nedir?. 6 (1988)
Damadın Suçlarının Bağışlanmasının Önemi Nedir?. 7 (1988)
Dua Eden Kişi Sözlerini Düzgün Şekilde Açıklamalı Ne Demektir?. 8 (1988)
Çalışmada Doğru Olanın Izdırap Çekmesi Ne Demektir?. 9 (1988)
Çalışmada, "Öğrenim Yerine Gidenlerin Dört Niteliği" Nedir?. 10 (1988)
Lişma’dan Önceki İki Muhakeme Nedir? . 11 (1988)
Yaradan Yolunda Tora ve Çalışma Nedir?. 12 (1988)
Çalışmada “Halkın Çobanı Bütün Halktır” Nedir?. 13 (1988)
Dost Sevgisi İhtiyacı. 14 (1988)
Çalışmada “Boş bir Mekânda Kutsama Yoktur” Ne Demektir?. 15 (1988)
Keduşa’nın (Kutsallığın) İnşa Edildiği Temel Nedir?. 16 (1988)
Tanrısal bir Ruh ile Hayvansal bir Ruh Arasındaki Temel Fark. 17 (1988)
Çalışmada Kişi Ne Zaman “Yaradan'ın Hizmetkarı” Olarak Kabul Edilir?. 18 (1988)
Çalışmada, Gümüş, Altın, İsrail, Kalan Diğer Milletler nedir?. 19 (1988)
İhsan Etme Çalışmasında Ödül Nedir? . 20 (1988)
Çalışmada Tora Karanlıktan Verildi Ne Demek? . 21 (1988)
Çalışmada Erdemlinin Faziletleri ve Kötülükleri Nelerdir?. 22 (1988)
Çalışmaya Lo Lişma’da Başlamak Ne Demektir?. 23 (1988)
Çalışmada "Gizli Şeyler Efendi'ye Aittir, İfşa Olan Şeyler Bize Aittir" Nedir?. 24 (1988)
Çalışmada, Şabat Arifesinde Hazırlık Nedir?. 25 (1988)
Çalışmada Kanun ve Yargı Arasındaki Fark Nedir?. 26 (1988)
Çalışmada, “Yaradan Gururu Tolere Etmez” Nedir?. 27 (1988)
“O’nun Rehberliği Gizli ve Açıktır” Nedir?. 28 (1988)
Yaratana Hizmet Edeni O'na Hizmet Etmeyenden Nasıl Ayırabiliriz?. 29 (1988)
Dostlar Meclisinde Ne Aranmalıdır?. 30 (1988)
Çalışmada, İnsanın, Yaratan'a Atfedilen İnsanın Çalışması Nedir?. 31 (1988)
Bir Düşüş Esnasındaki İki Eylem Nelerdir?. 32 (1988)
Yaradan'ın Çalışmasında Genel ve Birey Arasındaki Fark Nedir?. 33 (1988)
Çalışmada Gün ve Gece Nelerdir?. 34 (1988)
Çalışmada Yaratandan İstemeniz Gereken Yardım Nedir?. 35 (1988)
Tövbenin Ölçüsü Nedir?. 1 (1989)
Çalışmada Büyük ya da Küçük Bir Günah Nedir?. 2 (1989)
Gözyaşı Kapısı ile Geri Kalan Kapılar Arasındaki Fark Nedir?. 3 (1989)
Çalışmada Su Seli Nedir?. 4 (1989)
Dünyanın Yaratılışının İhsan Etme Yoluyla Olması Ne Demektir?. 5 (1989)
Çalışmada Mantık Ötesi Nedir?. 6 (1989)
Çalışmada “Şabat Arifesinde Çaba Sarf Etmeyen, Şabat Günü Ne Yiyecek” Nedir?. 7 (1989)
Çalışmada, İyi Büyürse Kötü de Büyür Ne Demektir?. 8 (1989)
Çalışmada “Kötülerin Üzerine Gelen Felaket Erdemlilerle Başlar” Nedir?. 9 (1989)
Çalışmada, “Merdiven Diyagonaldir (Çaprazdır)” Ne Demektir?. 10 (1989)
Çalışmada Gerekli Olan Kuvvetler Nelerdir?. 11 (1989)
Damadın Yemeği Nedir? . 12 (1989)
Çalışmada, 'Kem Gözlü Adamın Ekmeği' Nedir?. 13 (1989)
"Kalbine Yanıt Ver" Ne Demektir?. 14 (1989)
Çalışmada ‘Erdemliler Günahkârlar Sayesinde Görünür Hale Gelir’ Ne Demektir?. 15 (1989)
Çalışmada Boş bir Masada Kutsama Yasağı Nedir?. 16 (1989)
Çalışmada, Yaradan’ı Kutsamadan Önce Selam Verme Yasağı Nedir?. 17 (1989)
Çalışmada “Sayılanda Kutsama Yoktur Ne Demektir?. 18 (1989)
Çalışmada Şabat'a Neden Şin-Bat Denir?. 19 (1989)
Çalışmada Kötü Eğilimin Yükselmesi ve İftira Etmesi Ne Demektir?. 20 (1989)
Çalışmada "Sarhoş Bir Adam Dua Etmemelidir" Nedir? . 21 (1989)
Neden Özellikle Pesah Gecesinde Dört Soru Sorulur?. 22 (1989)
Çalışmada Kişi Acı Otu Yutarsa, Çıkamaz Nedir?. 23 (1989)
Çalışmada "Eğitimsiz Birinin Kutsamasını Hafife Almayın" Nedir?. 24 (1989)
Çalışmada "Kusuru Olan [Fedakârlık] Etmez" Nedir?. 25 (1989)
Çalışmada "Kendini Kirleten, Yukarıdan Kirletilir" Ne Demektir?. 26 (1989)
Çalışmada Acı Çekmek Ne Anlama Gelir?. 27 (1989)
Kişinin Testi Geçtiğini Kim Bilmelidir?. 28 (1989)
Çalışmada Tora'yı Almak İçin Yapılan Hazırlık Nedir? - 2. 29 (1989)
Menorayı Yakmanın Çalışmadaki Anlamı Nedir?. 30 (1989)
Çalışmada, Putperestlere Tora’yı Öğretme Yasağı Nedir? . 31 (1989)
Çalışmada Yağ "İyi Eylemler" Olarak Adlandırılır Ne Demektir?. 32 (1989)
Çalışmada Casuslar Nedir?. 33 (1989)
Çalışmada Barış Nedir?. 34 (1989)
Çalışmada "Oğulları Olmayan Kişi" Nedir?. 35 (1989)
Çalışmada “Çünkü Bu, Milletlerin Gözünde Sizin Bilgeliğiniz ve Anlayışınızdır” Nedir?. 36 (1989)
Çalışmada "Başlangıcı Dikenli Sonu Düzlük Olan Yol" Ne Demektir?. 37 (1989)
Çalışmada Hâkimler ve Görevliler Nedir?. 38 (1989)
Çalışmada "Tora Sadece Kötü Eğilimin Aleyhinde Konuşur" Nedir?. 39 (1989)
Çalışmada "Onlar Her Gün Gözünüzde Yeni Gibi Olacaklar" Nedir?. 40 (1989)
Günlük Program. 41 (1989)
Çalışmada "Kuyruk Değil Baş Olalım" Ne Anlama Gelir?. 1 (1990)
Çalışmada Başarısızlığın Anlamı Nedir?. 2 (1990)
Dünyanın Tora İçin Yaratılmış Olması Ne Anlama Gelir?. 3 (1990)
Çalışmada Erdemlinin Nesilleri İyi İşlerdir Ne Anlama Gelir?. 4 (1990)
Çalışmada İnsan Yaratılmadan Önce Toprak Meyve Vermiyordu Ne Anlama Gelir?. 5 (1990)
Kişi Çalışmada Gururu Ne Zaman Kullanmalıdır?. 6 (1990)
Çalışmada Dua ve Şükür Zamanı Nedir?. 7 (1990)
Çalışmada Esav’ın "Tarla Adamı" Olarak Adlandırılması Ne Anlama Gelir. 8 (1990)
Çalışmada "Yeryüzüne Bir Merdiven Kurulur ve Üstü Cennete Ulaşır" Ne Demektir?. 9 (1990)
Çalışmada Bilgelerimizin "Kral Davud'un Bir Hayatı Yoktu" Demesi Ne Anlama Geliyor?. 10 (1990)
Çalışmada, Hanuka Mumunu Sola Yerleştirmenin Anlamı Nedir?. 11 (1990)
Çalışmada Tora Neden "Orta Çizgi" Olarak Adlandırılır? - 1. 12 (1990)
Yaradan ve Şehina'nın Birleşmesi ile Tüm Kötülüklerin Kefaretinin Ödenmesi Ne Anlama Gelir?. 13 (1990)
Çalışmada Gerçek Hesed Nedir?. 14 (1990)
Çalışmada, Mısır’ın Vekili Düşmeden Önce, Onların Haykırışları Cevaplanmadı Ne Demektir?. 15 (1990)
Çalışmada "Moral Eksikliği ve Ağır Çalışma" Nedir?. 16 (1990)
Çalışmada Arınmak İçin Gelen Kişinin Aldığı Yardım Nedir?. 17 (1990)
Şabat Konuşması Neden Hafta İçi Konuşması Gibi Olmamalıdır?. 18 (1990)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 2. 19 (1990)
Çalışmada Yarım Kuruş Nedir? - 2. 20 (1990)
Çalışmada "Ben Hiçbir Şey İçin Varım, Sen de Hiçbir Şey İçin Varsın" Ne Demektir?. 21 (1990)
Amalek'i Silme Sırası Nedir?. 22 (1990)
Çalışmada Musa'nın Ay'ın Doğuşuyla İlgili Kafasının Karışık Olması Ne Anlama Gelir?. 23 (1990)
Çalışmada "Yanmış Bir Sunu Olmaya Gelen Her Şey Erkektir" Ne Anlama Gelir?. 24 (1990)
Çalışmada "Bütün Uluslar Efendimize Şükredin" Ne Demektir?. 25 (1990)
Çalışmada "Efendimiz Kadar Kutsal Olan Yoktur, Çünkü Senden Başkası Yoktur" Nedir?. 26 (1990)
Çalışmada "Her Çimen Tanesinin Üstünde Ona Vuran ve Büyümesini Söyleyen Bir Görevli Vardır!" Ne Demektir?. 27 (1990)
Çalışmada “Büyükleri Küçükler Hakkında Uyarmak” Nedir?. 28 (1990)
Çalışmada "Tora İnsanın Gücünü Tüketir" Ne Demektir?. 29 (1990)
Çalışmada Yaradan'ın Adının "Yasa ve Emir" Olması Ne Anlama Gelir?. 30 (1990)
Çalışmada ‘Sayılmış Olanda Kutsama Yoktur’ Ne Demektir. 31 (1990)
Çalışmada "İsrail Yaradan'ın Arzusunu Yerine Getiriyor" Ne Anlama Gelir?. 32 (1990)
Çalışmada "Yeryüzü Korktu ve Hareketsiz Kaldı" Ne Demektir?. 33 (1990)
Çalışmada "Sıradan Bir Kişinin Kapları" Nedir?. 34 (1990)
Çalışmada, "Damadın Yemeğinin Tadını Çıkaran Kimse" Ne Demektir?. 35 (1990)
Çalışmada "Esav ve İsmail'in Çocukları Tora'yı Almak İstemediler" Ne Demektir?. 36 (1990)
Çalışmada "Şehina İsrail İçin Tanıklıktır" Ne Demektir?. 37 (1990)
Çalışmada “Kutsama Kabı Dolu Olmalıdır” Nedir?. 38 (1990)
"Kudüs İçin Yas Tutan, Onun Sevincini Görmekle Ödüllendirilir" Sözü Çalışmada Ne Anlama Gelir?. 39 (1990)
Çalışmada “Sen tüm insanların en aşağıda en önemsiz olanısın,” Nedir? . 40 (1990)
Çalışmada Kişinin Topuklarıyla Çiğnediği Hafif Mitzvot Nedir?. 41 (1990)
Çalışmada Kutsama ve Lanet Nedir?. 42 (1990)
Çalışmada “Sunağın Yanına Kendin İçin Bir Aşera Dikmeyeceksin” Nedir?. 43 (1990)
Çalışmada İsteğe Bağlı Savaş Nedir - 2. 44 (1990)
Çalışmada "Gizli Şeyler Tanrımız Efendimize Aittir" Ne Demektir?. 45 (1990)
Baal HaSulam'dan Çalışmanın Düzeni. 46 (1990)
Çalışmada "Bizim Senden Başka Kralımız Yok" Ne Demektir?. 1 (1991)
Çalışmada "Ey İsrail, Tanrın Efendine Dön" Ne Demektir?. 2 (1991)
Çalışmada " Günahkârlar Hazırlayacak ve Erdemliler Giyecek" Ne Demektir?. 3 (1991)
Çalışmada “Sabotajcı Selde Kaldı ve Öldürüldü,” Ne Demektir?. 4 (1991)
Çalışmada "Erdemlilerin İyi İşleri Nesillerdir" Ne Demektir?. 5 (1991)
Çalışmada "Avram'ın Sığırlarının Çobanları ve Lut'un Sığırlarının Çobanları" Nedir?. 6 (1991)
Çalışmada "İnsan" Nedir ve "Hayvan" Nedir?. 7 (1991)
Çalışmada Geçen "Ve İbrahim Çok Yaşlanmıştı, Birçok Gün Geçirmişti" İfadesi Nedir?. 8 (1991)
Çalışmada "Giysilerinin Kokusu" Nedir?. 9 (1991)
Çalışmada, Mahsul Olgunlaştığında Kral Tarlasında Ayakta Durur Ne Demektir?. 10 (1991)
Çalışmada İyi Eğilimin ve Kötü Eğilimin Kişiyi Koruması Ne Anlama Gelir?. 11 (1991)
Bu Kandiller Kutsaldır. 12 (1991)
Çalışmada ‘Zayıf Olanın Eline Güçlüyü Verdin’ Ne Demektir. 13 (1991)
Çalışmada İnsanın Kutsanmasının Oğulların Kutsanması Olması Ne Demektir?. 14 (1991)
Çalışmada "Bu Yerde Benim İçin Bir Mucize Yaratan" Kutsaması Nedir?. 15 (1991)
Çalışmada Efendi'nin Tanrı Olduğunu Bilmek İçin Neden "Kalbine Cevap Vermeye" İhtiyacımız Var?. 16 (1991)
Çalışmada, “Onun Kalbini Katılaştırdığım İçin,” Nedir?. 17 (1991)
Çalışmada Sağ Elimizi Sol Elimizin Üzerine Kaldırmalıyız Ne Anlama Gelir?. 18 (1991)
Çalışmada "Kalk Ey Efendimiz ve Düşmanların Dağılsın" Ne Anlama Gelir?. 19 (1991)
Çalışmada “Yeri Olmayan Hiçbir Şey Yoktur” Nedir?. 20 (1991)
Çalışmada, Purim'den Önce, Zahor (Hatırlama) Bölümünü Okumamızın Anlamı Nedir?. 21 (1991)
Çalışmada "Dikenlerin Arasındaki Zambak" Nedir?. 22 (1991)
Çalışmada Bir İneğin Küllerinin Arındırılması Ne Demektir?. 23 (1991)
Çalışmada Kişinin Bir Oğul ve Bir Kız Çocuk Doğurması Ne Anlama Gelir?. 24 (1991)
Tövbe Eden Kişinin Mutluluk İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 25 (1991)
Çalışmada Bir Kısım İfşa Etmek ve İki Kısım Gizlemek Nedir?. 26 (1991)
Önce Kadın Döllenirse Erkek Çocuk Doğurur" Ne Anlama Gelir?. 27 (1991)
Çalışmada Kutsallık ve Saflık Nedir?. 28 (1991)
Çalışmada Bir Başrahibin Bakire Bir Eş Alması Ne Anlama Gelir?. 29 (1991)
Çalışmada, Uzak Bir Yolda Olan Birinin İkinci Bir Pesah'a Ertelenmesi Ne Anlama Gelir?. 30 (1991)
Çalışmada Yoksullara Verilen Sadakanın Kutsal Adı Yapması Ne Anlama Gelir?. 31 (1991)
Çalışmada Sancak Nedir?. 32 (1991)
Çalışmada Yaradan'ın Birini Kayırması Ne Anlama Gelir?. 33 (1991)
Çalışmada Meyvelerini Bu Dünyada Yemek ve Aslını Öbür Dünya İçin Saklamak Nedir?. 34 (1991)
Çalışmada "Casuslar" Ne Anlama Geliyor?. 35 (1991)
Çalışmada "Barış, Barış, Uzaklara ve Yakınlara" Nedir?. 36 (1991)
Çalışmada "Tora" Nedir ve "Tora'nın Yasası" Nedir?. 37 (1991)
Çalışmada "Sağ Çizgi" Nedir?. 38 (1991)
Çalışmada Sağın Soldan Daha Büyük Olması Ne Anlama Geliyor?. 39 (1991)
Çalışmada Gerçek ve Yalan Nedir?. 40 (1991)
Kişi Kötü Niteliklerle Doğmuşsa Ne Yapmalıdır?. 41 (1991)
Çalışmada "Öküz Sahibini Bilir, vs, İsrail Bilmez" Ne Demektir?. 42 (1991)
Çalışmada "Sırtımı Göreceksiniz, Ama Yüzüm Görünmeyecek" Ne Demektir? . 43 (1991)
Çalışmada İsrail'in Toprağın Mirası ile Ödüllendirilmesinin Sebebi Nedir?. 44 (1991)
Çalışmada Yargıcın Mutlak Surette Doğru Hüküm Vermesi Ne Anlama Gelir?. 45 (1991)
Çalışmada Sevilenin Oğlu ve Nefret Edilenin Oğlu Nedir?. 46 (1991)
Çalışmada Sağ ve Solun Zıtlık İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 47 (1991)
Kütüphanechevron_right
Rabash/Articles
chevron_right
Çalışmada Dua ve Şükür Zamanı Nedir?
 

Çalışmada Dua ve Şükür Zamanı Nedir?

Makale No. 7, 1990

Bilgelerimiz şöyle der (Berahot 32): "Kişi her zaman Yaradan'ı övmeli ve sonra dua etmelidir." Ayrıca (Roş Aşana 35), "Rabbi Elazar, 'Kişi her zaman duasını oluşturmalı ve sonra dua etmelidir' dedi."

Neden önce Yaradan'a övgüde bulunmamız gerektiğini anlamalıyız. Kişi bir eksiklik koşulundaysa ve eksikliğini gidermek için Yaradan'a dua etmek istiyorsa, o zaman O'nun yardımına ihtiyaç duyar. Öyleyse, neden önce Yaradan'a övgüde bulunmalıdır?

Etten kemikten bir kral söz konusu olduğunda, önce krala saygımızı göstermemiz gerektiğini anlayabiliriz, böylece kral bizim onu sevenler arasında olduğumuzu görecek ve bu nedenle dileğimizi yerine getirecektir. Fakat bu Yaradan'la ilgili olarak nasıl söylenebilir? Yaradan'ın bir kişinin Yaradan'ı sevenler arasında olduğunu göstermesine ihtiyacı var mıdır ki, o zaman ona yardım etsin, aksi takdirde etmesin?

Sonuçta, Yaradan merhametli ve bağışlayıcıdır. Kişi değersiz olsa da Yaradan Kendisine dua edenlere yardım eder, Baal HaSulam'ın On Sekiz Dua'da söylediğimizi açıkladığı gibi, "Çünkü Sen her ağzın duasını duyarsın," yani hangi ağzın dua ettiği önemli değil, herhangi bir ağzın duasını, bu ağız önemsiz olsa bile, Yaradan yine de duyar. Öyleyse, neden önce Yaradan'a övgüyü oluşturmalıyız?

Bunu yorumlamak için, öncelikle Zohar'ın (Chayei Sarah, Madde 224) sözlerini aktarmalıyız, " Gel ve gör, 'Ve o konuşmasını bitirmeden önce, işte, Rebeka çıktı. 'Geldi' denmesi gerekirdi, 'kızı Rahel geldi' diye yazıldığı gibi. Neden 'çıktı' deniyor? Bunun, Yaradan'ın onu, hepsi kötü olan şehir halkının arasından çıkardığını ve Rebeka'nın çıkıp şehirdeki diğer insanlardan ayrıldığını, çünkü onun erdemli olduğunu gösterdiğini söyler."

RAŞİ, " Varsayalım ki kadın yürümüyor" ayetini (Yaratılış 24:39) yorumlar. Şöyle yazar: "'Bana' diyor [İbranice'de "varsayalım" ve "bana" aynı şekilde yazılır]. Eliezer'in bir kızı vardı. İbrahim'in onun kızıyla evlenmesi için kendisine dönmesi amacıyla bir neden arıyordu. İbrahim ona şöyle dedi: 'Benim oğlum kutsanmış, sen lanetlisin ve lanetliler kutsanmışlara tutunmaz."

Çalışmada İshak ve Rebeka'nın anlamının yanı sıra Eliezer'in kızı meselesinin anlamını da yorumlamalıyız. Zohar şöyle yazar (Chayei Sarah, Madde 94), "Ona dedi ki, 'Efendim, Mişna yazarlarının ruhla ilgili olarak yorumladıkları bu bölümü nasıl söylediklerini duyarsa, İbrahim'in ruh ve Sara'nın beden olduğunu söyleyecektir."

Bu şekilde, Zohar'da (Chayei Sarah, Madde 249) yazıldığı gibi, İshak ve Rebeka meselesini yorumlamalıyız, "Rabbi Yehuda, 'Annesi Sarah' dedi, çünkü İshak'ın formu İbrahim'in formu gibiydi, benzer şekilde Rebeka'nın formu da Sarah'ınki gibiydi. Bu yüzden 'Annesi Sara' diye yazılmıştır."

Bununla aynı zamanda İshak'ın ruh, Rebeka'nın ise beden olduğunu da yorumlamalıyız. İnsanın çalışma düzeninde, kişi Yaradan'la Dvekut'u [bütünleşme] edinmek istediğinde, her zaman iki çizgi üzerinde yürümelidir -sağ ve sol. "Sağ" bütünlük anlamına gelir, kişi yaptığı çalışmadan memnuniyet duyduğu ve kendisini Kral'ın hizmetkârları arasında olmakla ödüllendirdiği için Yaradan'a överek şükrettiği zamandır. Kişi maneviyatta bir dereceye ulaştığını görür ki bu Yaradan'ın diğer işçileri açısından böyle değildir. Yine de kendi alçaklığının farkındadır ve Yaradan'ın kendisini neden bu dereceye ulaşmamış diğer insanlara tercih ettiğini bilmez. Bu nedenle Kral'a şükreder ve övgüler sunar ve "Efendiye sevinçle hizmet edin" diye yazılanları yerine getirebilir. O anda Yaradan'a kendisine yardım etmesi için dua edecek hiçbir şeyi yoktur, zira içinde bulunduğu durumda hiçbir eksiklik hissetmez.

Ancak daha sonra, kişi sol çizgide çalışmaya başladığında, içinde bulunduğu durumu sorguladığında ve zihninde ve kalbinde kusurlu olduğunu gördüğünde ve daha da kötüsü, bazen normalden daha fazla kendini sevmeye dalmış olduğunu gördüğünde, o kadar alçalır ki Yaradan'ın kendisini bu alçaklıktan kurtarmasını istemez. Aksine, maddesel yaşamdan haz ve memnuniyet alamadığı için öfkelenir. Bundan dolayı, bazen sol kişinin dua etmesine ve Yaradan'dan bir şey istemesine bile izin vermez. Öyleyse, kişi kendisini nasıl bütün bir insan olarak hissedebilir ve Yaradan'a teşekkür edebilir?

Bununla birlikte, çalışmanın esas olarak yükseliş sırasında olduğunu bilmeliyiz, çünkü sadece yükseliş sırasında insanın çalışmasının sağ ve sol olmak üzere iki çizgide olduğundan bahsedebiliriz. Diğer taraftan, kişi düşüş sırasında ölü olarak kabul edilir. Bir ölüyle konuştuğumuzu ya da ölüden bir şey istediğimizi, onun bir şey yapacağını söyleyebilir miyiz?

Bu nedenle, kişi çalışma halindeyken, iki şekilde çalışması gerektiği söylenebilir: 1) sağ, 2) sol. "Sağ", öncelikle kişinin içindeki bütünlüğün mantık ötesi üzerine inşa edildiği, solun ise akıl ve zekâ üzerine inşa edildiği anlamına gelir. Yani, o sırada kendini gördüğü gibi yargılar, bilgelerimizin şöyle dediği gibi, "Bir yargıç sadece gözlerinin gördüğüne sahiptir" (Baba Batra 131).

Görünen o ki, kişi sol ile meşgul olduğunda ve gerçeği, ne kadar alçak ve kendine sevgiye dalmış olduğunu gördüğünde, o zaman nasıl bütünlük halinde olduğunu ve kendisine Keduşa [kutsallık] içinde olduğu böylesine büyük bir armağan verdiği için Yaradan'a minnettar olduğunu söyleyebilir? Bu gördüğü gerçeğin tam tersidir ve kişi gerçeği gördüğünde nasıl mutlu olabilir?

Buna iki şekilde cevap verilebilir: 1) Tav-Şin-Gimel'in (Şamati, Makale No. 40, 1943) öğretmenine inançla ilgili makalesinde, Baal HaSulam'ın bir kişinin bilgelere, onların bizim için düzenledikleri şekilde, inançla gitmesi gerektiğini söylediği yazılıdır. Sözleri biraz değiştirilerek şöyledir: Öğrenci, "sağ " ve bütünlük yolunda yürümek için öğretmeninin ona söylediklerine inanmalıdır. Öğrenci, Yaradan'a tam bir inançla zaten ödüllendirilmiş olduğunu ve Yaradan'ın tüm dünyayı İyilik Yapan İyi olarak yönettiğini organlarında zaten hissettiğini kendine tasvir etmelidir. Bu demektir ki, tüm dünya O'ndan sadece iyilik alır ve kişi kendisine baktığında çıplak ve yoksul olduğunu görmesine ve dünyaya baktığında da dünyanın çile çektiğini görmesine rağmen -her biri kendi derecesine göre çile çeker- bu konuda "Gözleri var ama görmezler" diye yazılmış olanı söylemelidir. Yani, kişi "onlar" koşulunda olduğu yani "onların" iki otoritesi olduğu sürece, "onlar" gerçeği göremezler. Bu nedenle kişi kendisinin ve tüm dünyanın bir bütünlük içinde olduğuna mantık ötesi bir şekilde inanmalıdır.

Dolayısıyla bu şekilde Yaradan'a bize bolluk verdiği için teşekkür edebilir ve etmelidir. Buna sol çizginin tam tersi olan "sağ çizgi" denir. Yani, sol çizgide, "Bir yargıç sadece gözlerinin gördüğüne sahiptir" denildiği üzere, mantık dahilinde yürürüz. Başka bir deyişle, bu özellikle akılla birliktedir ve aklın üzerinde değildir. Ancak "sağ" ile çalışmaya geçildiğinde, sol, sağın mantığın ötesinde bir temel üzerine inşa edilmesinin nedenidir.

Bilgelerimizin şöyle dediği gibi: "Sol iter ve sağ yaklaştırır." Başka bir deyişle, "sol" koşulu kişinin nasıl reddedildiğini ve Yaradan'ın çalışmasından nasıl ayrıldığını gösterir. "Sağ yaklaştırır" ise ona Yaradan'ın çalışmasına yakın olduğunu gösterir. Bu demektir ki, kişi solla meşgul olduğunda, sol onu reddedilme koşulunu, reddedildiğini ve çalışmadan ayrıldığını görmeye getirmelidir. Sağla meşgul olduğunda ise, Yaradan'a yakın olduğunu gördüğü bir koşula gelmelidir. Kişi "sağ" için Yaradan'a şükretmeli ve "sol" için Yaradan'a dua etmelidir çünkü kişi maddeselliğin içinde sadece iki ayak üzerinde yürüyebilir. Bu, kişinin iki çizgi üzerinde yürümesi gerektiğini gösteren maneviyattan uzanır.

Bütünlükle ilgili olarak, başka bir yol daha vardır. Eğer kişi hem zihin hem de kalp olarak geride olduğu için çıplak ve yoksul olduğunu gördüğü yani kendini sevmeye dalmış olduğunu ve Yaradan rızası için çalışmak için herhangi bir arzusu olan tek bir organı bile olmadığını gördüğü bir koşula gelirse, o zaman artık "kötülüğün tanınması" denilen kendi gerçek durumuna gelmiş olduğunu görür.

Bu gerçeğin, yani kötülüğün farkına varmasının ona yukarıdan bir armağan olduğunu ve kendisine gerçeğin gösterildiğini söyler. Aksi takdirde kendini kandıracak ve yolunu değiştirmesine gerek olmadığını, çünkü kesinlikle hakikat yolunda yürüdüğünü düşünecekti. Böylece kötülüğünü sonsuza dek sürdürebilirdi. Ama şimdi, gerçeği görmesi için ona yukarıdan bir ifşa gelmiştir.

Bu, Zohar'da "Ya da günahını ona bildir" ayeti hakkında yazıldığı gibidir. Bu, Yaradan'ın kişiye günah işlediğini bildirdiği, yani yukarıdan kendisine günah işlediğinin bildirildiği şeklinde yorumlanır. Başka bir deyişle, kötülüğün tanınması yukarıdan gelen bir ifşadır. Bu nedenle, kişi Yaradan'ın kendisiyle ilgilendiği, ona rehberlik ettiği ve ona gerçek durumunu gösterdiği için sevinir. Bu kişiye Yaradan'ın ellerinde gerçeğin ifşasıyla ödüllendirilmenin bütünlüğünü verir. Bütünlüğü aldığı bu anlayış, Yaradan'ın onu yaklaştırdığını ve ona gerçeği gösterdiğini söylediği anlamına gelir.

Dolayısıyla, şimdi Yaradan'ın onu kötü hissettiği için Keduşa'dan reddettiğini söyleyecek bir durumda değildir. Aksine, bu ona Yaradan'ın onu daha yakına çektiğini hissettirir. Buna "sağ yaklaştırır" denir. Doğal olarak, bu durumda, tamamen kötü olduğunu gördüğünde, üstesinden gelebilir ve bu kötülükten nasıl çıkacağına dair tavsiye isteyebilir. Dolayısıyla Yaradan'a şükreder ve O'nu över.

Sonuç olarak, kötülüğün tanınması konusunda yukarıdan bir farkındalık aldığını gördüğü için artık kutsanmış olarak kabul edilir. Yaradan'a teşekkür ettiğinde, Yaradan'dan bir kutsama aldığı için kesinlikle "kutsanmış" olarak adlandırılır ve o zaman Yaradan'la Dvekut'a gelebilir zira "kutsanmış olan kutsal olana tutunur".

Bu, Baal HaSulam'ın bilgelerimizin "Dünya ya tam günahkârlar ya da tam erdemliler için yaratıldı" (Berachot 61) sözünü yorumladığı gibidir. "Bunun tam erdemliler için olduğunu anlayabiliriz, ama 'tam günahkârlar için' denebilir mi?" diye sordu.

Kişinin kendisinin kötü olduğunu bildiği zaman, kesinlikle tövbe etmek için elinden geleni yapacağını açıklamıştır. "Tam erdemliler için" sözlerini, Yaradan'ın dünyanın yaratılışı sırasında vermek istediği haz ve memnuniyetle ödüllendirildikleri için dünyadan zevk alan kişiler olarak yorumlamalıyız, zira onlar zaten ihsan etmek için Yaradan'ın ışığını alacak Kelim'e [kaplara] sahiptirler, çünkü bu Kelim'lerde yaratılışın amacı ifşa olur ki buna "O'nun yarattıklarına iyilik yapma arzusu" denir.

Aynı şekilde, kişi zaten kötülüğün tanınmasıyla ödüllendirildiğinde, bu kötü durumdan çıkmak için elinden geleni yapmaya yönelik içsel bir güdüye sahip olduğu için Kelim'dir. Ancak kötülüğü hissetmediğinde, bu kötü durumdan çıkması için onu uyandıracak kimse yoktur, zira bu durumdan çıkmak için elinden geleni yapmasını gerektirecek kadar kötü hissetmez.

Bundan şu sonuç çıkar ki, kişinin kendisinin tamamen kötü olduğunu gördüğü bir duruma gelmiş olmasının zaten büyük bir değeri vardır. Bunun kanıtı, "Dünya ya tam günahkârlar için yaratılmıştır" denildiği üzere, dünyanın kendisi için yaratıldığını zaten söyleyebilmesidir. Ancak kötü durumu keşfetmeden önce, "Dünya ya tam günahkârlar ya da tam erdemliler için yaratılmıştır" denildiği gibi, dünyada var olma hakkı yoktu. Buradan kötülüğün farkına varmadan önce dünyada var olmaya hakkı olmadığı sonucu çıkar.

Bu nedenle, kişi kötülüğün tanınmasına ulaşmışsa, bu, onun halihazırda dünyada bir kavrayışa sahip olduğu şeklinde değerlendirilir. Bu bakımdan, kişinin bütünlüğe sahip olduğu ve bunun için Yaradan'ı zaten övüp şükredebildiği ve Yaradan'la zaten bir bağı olduğu düşünülür ve ona zaten "kutsanmış" denebilir ve "kutsanmış olan kutsal olana tutunur".

Bu durumda olabilir ve bu onun derece olarak yükselebileceği zamandır, yani memnuniyet zamanında, eksiklikleri için ettiği tüm duaları alabilir. Bilgelerimizin şöyle dediği gibi, "'Şehina' [Kutsallık] sadece sevinç sırasında hazır bulunur." "Ve o, çalan bir müzisyen gibi olacak ve Efendimizin ruhu onun üzerinde olacak." Buradan, kişinin Şehina'yı aşılamakla ödüllendirildiği birincil zamanın özellikle bütünlük zamanı olduğu sonucu çıkar, çünkü özellikle bütünlük zamanı ruhunu alabileceği zamandır.

Yukarıdakilere göre bilgelerimizin söylediklerini şöyle yorumlayabiliriz: "Eliezer'in bir kızı vardı. Onun İshak'a eş olmasını istiyordu." Kelimenin tam anlamıyla bunu anlamak zordur. Ne de olsa Eliezer'in kızı bir bilgenin kızıydı, bilgelerimizin şöyle dediği gibi (Yoma 28b), "Ve İbrahim hizmetkârına, evinin büyüğüne, kendisine ait olan her şeyi yöneten kişiye dedi ki. Rabbi Eliezer, efendisinin öğretisinin yöneticisinin Eliezer'in ev halkından olduğunu söyledi." Orada ayrıca, "İbrahim'in hizmetkârı Eliezer yaşlıydı ve bir ilahiyat okulunda oturuyordu" dediler.

İbrahim bu eşleşmeyi kabul etmedi ve "Lanetlenmiş olan kutsanmış olana tutunmaz" diye yanıtladı. Betuel'in kızı ve kötü Lavan'ın kız kardeşi olan Rebeka'yla evlilik konusunda durum böyle değildi. Bilgelerimiz Betuel'in Eliezer'e ölüm iksirini içirmeye çalıştığını, böylece servetin onlara kalacağını söylerler. Başka bir deyişle, o sadece kötü değildi; aynı zamanda bir katildi. Yine de Cebrail geldi ve kâseyi değiştirip Betuel'e verdi ve Betuel öldü.

Rebeka da kötü bir çevreden gelmesine rağmen, "Ve Rebeka çıktı" diye yazıldığı gibi, bu eşleşme iyi bir eşleşmedir. Başka bir deyişle, Yaradan onu kötü olan tüm kasaba halkının arasından çıkardı. "Rebeka çıktı" çünkü o erdemliydi. Gerçekte, bir kişiye iki eş sunulursa, biri bir bilgenin kızı, diğeri ise kötü insanların evinden ve kötü insanların şehrinden geliyorsa, elbette bilgenin kızını seçecektir.

Ancak çalışmada, Eliezer'in durumunun bir "sol" durumu olduğunu yorumlamalıyız, çünkü sürekli "Eli [Tanrım], Ezer [yardım et!], çünkü kötülüğün yönetimi altındayım" diye haykırıyordu. Dolayısıyla solun kızı olan bu kadın, Neşama [ruh] olarak adlandırılan İshak'ın niteliğini, yani ruhu almak için beden olan "eş" olarak kendisine verilmesi için dua ettiğinde, İbrahim bunu kabul etmedi çünkü bir kişi solda olduğunda ve "Tanrım, kötülükten kurtulmama yardım et" diye haykırdığında, o beden "lanetlenmiş" koşulundadır. Ona İshak'ın, yani ruhun "kutsanmış" olduğunu ve "lanetlenmiş olanın kutsanmış olana tutunamayacağını" söyledi.

Zohar'da (Toldot, Madde 49) şöyle yazar: Bu nedenle, Eliezer bir bilge olmasına rağmen, hakikat niteliğinden yoksun olduğunu hissetti. Her zaman "sol" koşulundaydı ve her zaman Yaradan'ın onu neden duymadığı ve ona bir ruh vermediği konusunda şikâyetleri vardı, zira "içindeki ışık onu ıslah eder". Her ne kadar sol "doğru konuşsa da", her şey "yargıç sadece gözlerinin gördüğüne sahiptir" denildiği üzere mantık üzerine inşa edildiğinden, gerçekte lanetlenmiştir.

Bu nedenle İbrahim ona, "Lanetli", yani "lanetli" durumdaki beden, kişinin kişisel ruhu olarak kabul edilen Şehina'nın aşılanmasını alamaz demiştir. Bu böyledir çünkü Şehina, ruhların toplamı olan Malhut olarak adlandırılır. Bu nedenle Malhut'a "İsrail'in meclisi" denir. Dolayısıyla, bu durumda beden, "ruh" olarak adlandırılan İshak'ın niteliğini almaya uygun değildir, tıpkı bedenin "eş" ve ruhun "koca" olarak adlandırıldığı söylendiği gibi.

Bununla birlikte, Rebeka, çalışmada, bedenin solun ona gösterdiği her şeyi, gerçek durumunu, tüm organlarının kötü olduğunu, sadece kendini sevmeyi ilgilendiren şeyleri anladığını, ancak Yaradan'ın yararı ile ilgili olarak, "solun" ona gösterdiği gibi hiçbir şey yapamayacağını ifade eder.

"Kentin bütün halkı günahkârdı" sözünün anlamı budur, çünkü bedene "kent" denir, çünkü şöyle yazılmıştır (Vaiz 9:14): "Küçük bir kentti, içinde az insan vardı. Büyük bir kral geldi ve orada bilgeliğiyle kenti kurtaran yoksul bir bilge buldu." Tek başına yaşayan erdemli bir kadın olan Rebeka, kent halkının arasından çıktı.

Neden "çıktı" deniyor? "Bu, Yaradan'ın onu tüm kent halkı arasından çıkardığını gösterir" diyor. Bu, bu bedenin kendisini bütün olarak, yani erdemli olarak hissettiği anlamına gelir, çünkü Yaradan ona gerçeği bildirmiştir. Bundan dolayı mutludur ve bu kendi içinde bütünlük olarak kabul edilir, Yaradan ona bildirmiştir, ya da yukarıda bahsedilen ikinci nedenden dolayı, mantığın ötesinde bütünlüğe sahip olduğuna inanır çünkü öğretmenine olan inancıyla mantığın ötesine geçmemiz ve "Gözleri var ama görmezler" dememiz gerektiğine inanır.

Bütünlük durumunda, "ruh" olarak adlandırılan İshak'ın koşuluyla ödüllendirilebiliriz. Bu, iki zıttın tek bir bedende ama iki zamanda olduğu anlamına gelir. Bize en önemlisinin, biraz sol çizgiye sahip olduktan sonra, sağ çizgide yürümek olduğu söylenir. Bu, "Kişi her zaman Yaradan'a övgüyü oluşturmalıdır" sözünün anlamıdır, buna "sağ" denir, "ve sonra dua", buna "sol" denir ve kişi sonrasında sağa döner.