Mektup 1
Mektup 2
Mektup 3
Mektup 4
Mektup 5
Mektup 6
Mektup 7
Mektup 8
Mektup 9
Mektup 10
Mektup 11
Mektup 12-1
Mektup 12-2
Mektup 13
Mektup 14
Mektup 15
Mektup 16
Mektup 17
Mektup 18
Mektup 19
Mektup 20
Mektup 21
Mektup 22
Mektup 23
Mektup 24
Mektup 25
Mektup 26
Mektup 27
Mektup 28
Mektup 29
Mektup 30
Mektup 31
Mektup 32
Mektup 33
Mektup 34
Mektup 35
Mektup 36
Mektup 37
Mektup 38-1
Mektup 38-2
Mektup 39
Mektup 40
Mektup 41
Mektup 42
Mektup 43
Mektup 44
Mektup 45
Mektup 46
Mektup 47
Mektup 48
Mektup 49
Mektup 50
Mektup 51
Mektup 52
Mektup 53
Mektup 54
Mektup 55
Mektup 56
Mektup 57
Mektup 58
Mektup 59
Mektup 60
Mektup 61
Mektup 62
Mektup 63
Mektup 64
Mektup 65
Mektup 66
Mektup 67
Mektup 68
Mektup 69
Mektup 70
Mektup 71
Mektup 72
Mektup 73
Mektup 74
Mektup 75
Mektup 76
Mektup 77
Mektup 78
Kütüphanechevron_right
Rabash/Letters
chevron_right
Mektup 1
 

MEKTUP - 1

“Ve ilmin özüyle Doldurduğum tüm erdemli-kalplere konuşacaksın.”

Saygıdeğer Babama, mutlu ve uzun yaşasın.

Arınmışlık içinde yerine getirilen Kabala Çalışmasıyla ilgili konuştuklarımızla alakalı olarak, bilmediğim şeyleri size söyleyeceğim, ama siz de bütün sorularıma cevap vereceksiniz.

Görüyorum ki genel şeylerden başka yazacak fazla bir şeyim yok. Esas yol, pek çok kuşkudan emin olduklarımızı değil, emin olduklarımızdan kuşkuları çıkarmak olduğundan, arınmışlıkta tek kelime bile öğrenemem fakat akabinde kişi doğru çalışmaya gelir.

Bu, kişinin hali hazırda bunun için nitelikli olup olmamasına, yani alma arzusunun arınmışlıkta olmasına, ihsan etmek için almasına bağlıdır. Bu derecede olmayan kişinin kabala çalışması arınmışlık içinde olmaz, şöyle yazdığı gibi “Ve ilmin özüyle doldurduğum tüm erdemli-kalplerle konuşacaksın,” yani Yaradan’ın özüyle kalbi arınmış olanlarla.

Aksi takdirde bu kesinlikle imkânsızdır, atalarımızın söylediği gibi, “İnsan yalnızca aptallık ruhu içine girdiğinde günah işler.” Bundan kişi ilmin özüne sahip olmadıkça ona günahkâr denilemez sonucu çıkar. İnsanın sonsuza kadar günahkâr olduğunu hissetmemesi kendi eksikliğini görmediği içindir. Oysa gerçek şudur ki, ilmin özüyle ödüllendirilmediği sürece ona günahkâr denilir. Bu ister istemez böyledir ve kesinlikle bu Yaradan’ın onu doldurmasına bağlıdır…

(Mektubun geri kalanı kayıptır.)