Toplumun Amacı - 1. 1-1 (1984)
Toplumun Amacı - 2. 1-2 (1984)
Dost Sevgisine Dair. 2 (1984)
Dost Sevgisi – 1. 3 (1984)
Her biri Dostuna Yardım Etti. 4 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralı Bize Ne Verir?. 5 (1984)
Dost Sevgisi - 2. 6 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralına Dair Açıklanana Göre. 7 (1984)
Tora ve Mitzvot’u Yerine Getirmede Hangisi Kalbi Arındırır?. 8 (1984)
Kişi Her Zaman Evinin Kirişlerini Satmalıdır. 9 (1984)
Kişinin Reenkarne Olmamak İçin Ulaşması Gereken Derece Nedir?. 10 (1984)
Atalardan Kalan Erdem. 11 (1984)
Toplumun Önemine Dair. 12 (1984)
Bazen Maneviyata ‘Ruh’ Denir. 13 (1984)
Kişi Daima Sahip Olduğu Herşeyi Satıp Bilge Bir Öğrencinin Kızıyla Evlenmelidir. 14 (1984)
Yukarıdan Aşağıya Negatif Bir Şey Gelir Mi?. 15 (1984)
İhsan Etmeye Dair. 16 (1984)
Dostların Önemine Dair. 17-1 (1984)
Toplantının Gündemi. 17-2 (1984)
Tanrının Sana Bahşettiği Topraklara Geldiğin Zaman. 18 (1984)
Bugün Ayakta Duruyorsunuz, Hepiniz. 19 (1984)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 1. 1 (1985)
Dal ve Kökün Anlamı. 2 (1985)
Gerçeğin ve İnancın Anlamı. 3 (1985)
Bunlar Nuh’un Nesilleri. 4 (1985)
Topraklarından Uzağa Git. 5 (1985)
Ve Tanrı Ona Mamre’nin Ağacı Altında Göründü. 6 (1985)
Sara’nın Yaşamı. 7 (1985)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 2. 8 (1985)
Ve Çocukları Onun İçinde Mücadele Ettiler. 9 (1985)
Yakup Ayrıldı. 10 (1985)
Yakup İle Laban Arasındaki Mücadele. 11 (1985)
Yakup Babasının Yaşadığı Topraklara Geldi. 12 (1985)
Kurtuluşumun Kudretli Kayası. 13 (1985)
Ben İlk Ve Son Olanım. 14 (1985)
Hezekiah Yüzünü Duvara Döndü. 15 (1985)
Onlara Daha Fazla Eziyet Edildikçe. 16 (1985)
Bugünü Bil Ve Kalbine Kulak Ver. 17 (1985)
Kötüleyenlerle İlgili. 18 (1985)
Firavun'a Doğru Gel - 1. 19 (1985)
Kalbini Katılaştıran. 20 (1985)
Daima Tora ve Çalışma Arasında Ayırım Yapmalıyız. 21 (1985)
Tüm Tora Tek Kutsal Addır. 22 (1985)
Gece Yatağımda. 23 (1985)
Çalışmada Üç Zaman. 24 (1985)
Her Şeyde, Işık ve Kli Arasındaki Farkı Görmeliyiz. 25 (1985)
Bana İhtişamını Göster. 26 (1985)
Tövbe. 27 (1985)
Ajanlar. 28 (1985)
Yaradan, O'nu Çağıranlara Yakındır. 29 (1985)
Üç Dua. 30 (1985)
Kişi Kendini Kötü Olarak Görmez. 31 (1985)
Alıcıların Ödülüne Dair. 32 (1985)
İsrail'in Suçluları. 33 (1985)
Ve Yaradan'a Yalvardım. 34 (1985)
Kişi, Yaradan Korkusunun Ne Olduğunu Bildiğinde. 35 (1985)
Akşam Vardı ve Sabah Vardı. 36 (1985)
Kişiye Kim Tanıklık Eder. 37 (1985)
Mutlu Olan Erdemli ve Acı Çeken Erdemli. 38 (1985)
Sesimizi Duy. 39 (1985)
Musa Gitti. 1 (1986)
Kulak Ver, Ey Tanrım. 2 (1986)
İnsan, Tora Sayesinde Erdemlilik ve Barış ile Ödüllendirilir. 3 (1986)
Hesed'e Dair. 4 (1986)
Babaya Saygı Göstermeye Dair. 5 (1986)
Güven. 6 (1986)
Çoğunluğun Duasının Önemi. 7 (1986)
Yukarıdan Gelen Yardıma Dair. 8 (1986)
Hanuka Mumuna Dair. 9 (1986)
Duaya Dair. 10 (1986)
Gerçek Dua Gerçek Eksiklik Üzerinedir. 11 (1986)
Kişinin Dua Etmesi Gereken Temel Eksiklik Nedir?. 12 (1986)
Firavun’a Doğru Gel - 2. 13 (1986)
Mısırlılardan Kelim Ödünç Alma İhtiyacı Nedir?. 14 (1986)
Çoğunluğun Duası. 15 (1986)
Efendi, Yakup’u Kendisi İçin Seçti. 16 (1986)
Toplantının Gündemi -2. 17 (1986)
Kim Duaya Neden Olur. 18 (1986)
Sevince Dair. 19 (1986)
Kişi Günah İşlemeli ve Suçlu Olmalıdır. 20 (1986)
Mantık Ötesine Dair. 21 (1986)
Bir Kadın Döllenirse. 22 (1986)
Korku ve Sevince Dair. 23 (1986)
Sadaka ve Hediye Arasındaki Fark. 24 (1986)
Mitzvot'u Uygulamanın Ölçüsü. 25 (1986)
Yakın Bir Yol ve Uzak bir Yol. 26 (1986)
Yaradan ve İsrail Sürgüne Gitti. 27 (1986)
Topluluk On Kişiden Az Olmaz. 28 (1986)
Lişma ve Lo Lişma. 29 (1986)
Meyveden Önce Gelen Klipa. 30 (1986)
Yenika ve İbur Hakkında. 31 (1986)
Dua Boyunca Bacakları Düzeltmenin ve Başı Örtmenin Sebebi. 32 (1986)
Kişinin Ayaklarıyla Çiğnediği Emirler Nelerdir?. 33 (1986)
Hâkimler ve Görevliler. 34 (1986)
Av’ın Onbeşi. 35 (1986)
Selihot (Affedilmek) İçin Hazırlık Nedir?. 36 (1986)
Kötüye de İyiye de, İyilik Yapan İyi. 1 (1987)
Kötülüğün Farkındalığının Önemi. 2 (1987)
Tüm İsrail’in Bir Sonraki Dünyada Payı Vardır. 3 (1987)
Kötü Bir Kişiden İyi Bir Şey Duymak Yasak Mıdır?. 4 (1987)
Ödülden Daha Ziyade Çalışmanın Faydası Nedir?. 5 (1987)
Daimî İnancın Önemi. 6 (1987)
Hanuka Mucizesi. 7 (1987)
Gerçek ile Merhamet ve Gerçek Olmayan Merhamet Arasındaki Fark. 8 (1987)
Kişinin Yüceliği İnancının Gelecekteki Ölçüsüne Bağlıdır. 9 (1987)
Kötü Sözün Özü Nedir ve Ona Karşı Kim Durur. 10 (1987)
Purim Ve Emir, O Bilmeyene Kadar. 11 (1987)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 1. 12 (1987)
Matzot Bayramına Neden Pesah Denir. 13 (1987)
Pesah, Matza ve Maror Arasındaki Bağlantı. 14 (1987)
Kutsallıktaki İki Anlayış . 15 (1987)
Genel Halkın Çalışması ve Bireyin Çalışması Arasındaki Fark. 16 (1987)
Putperestlere Tora’yı Öğretmekteki Katı Yasağın Anlamı. 17 (1987)
Tora’nın Edinilmesine Hazırlık Nedir? - 1. 18 (1987)
Yaradan'ın Çalışmasında İfşa Edilenler ve Gizlenenler Nelerdir?. 19 (1987)
İnsanın Özel Mülkiyeti Nedir?. 20 (1987)
Yaradan Çalışmasında Kirli Eller Nedir?. 21 (1987)
Kişinin Yaradan’dan İstediği Hediye Nedir?. 22 (1987)
Anlaşmazlıktan Sonra Gelen Barış Hiç Anlaşmazlık Olmamasından Çok Daha Önemlidir. 23 (1987)
Çalışmada Asılsız Nefret Nedir?. 24 (1987)
Çalışmada Başın Ağırlığı Nedir?. 25 (1987)
Hafif Bir Emir Nedir?. 26 (1987)
Çalışmada ‘Kutsama’ ve ‘Lanet’ Nedir?. 27 (1987)
Çalışmada Ekleme Yapmamak ve Çıkarmamak Nedir? . 28 (1987)
“Ödül Kedere Göredir” Nedir?. 29 (1987)
Çalışmada Otorite Savaşı Nedir? -1. 30 (1987)
Çalışmada Antlaşma Yapmak Nedir?. 31 (1987)
Yaşamın İki Anlayışa Ayrılmasının Nedeni. 1 (1988)
Teşuva’nın (Tövbe) Ölçüsü Nedir?. 2 (1988)
Yaradan’ın Adının ‘Hakikat’ Olması Ne Demektir?. 3 (1988)
Çalışmada Yardım ve Bağışlanma İçin Dua Nedir?. 4 (1988)
Çalışmada “İsrail Sürgündeyken Şehina Onlarla Beraberdir” Nedir?. 5 (1988)
Çalışmada Bir Tarla ve Tarla Adamı Arasındaki Fark Nedir?. 6 (1988)
Damadın Suçlarının Bağışlanmasının Önemi Nedir?. 7 (1988)
Dua Eden Kişi Sözlerini Düzgün Şekilde Açıklamalı Ne Demektir?. 8 (1988)
Çalışmada Doğru Olanın Izdırap Çekmesi Ne Demektir?. 9 (1988)
Çalışmada, "Öğrenim Yerine Gidenlerin Dört Niteliği" Nedir?. 10 (1988)
Lişma’dan Önceki İki Muhakeme Nedir? . 11 (1988)
Yaradan Yolunda Tora ve Çalışma Nedir?. 12 (1988)
Çalışmada “Halkın Çobanı Bütün Halktır” Nedir?. 13 (1988)
Dost Sevgisi İhtiyacı. 14 (1988)
Çalışmada “Boş bir Mekânda Kutsama Yoktur” Ne Demektir?. 15 (1988)
Keduşa’nın (Kutsallığın) İnşa Edildiği Temel Nedir?. 16 (1988)
Tanrısal bir Ruh ile Hayvansal bir Ruh Arasındaki Temel Fark. 17 (1988)
Çalışmada Kişi Ne Zaman “Yaradan'ın Hizmetkarı” Olarak Kabul Edilir?. 18 (1988)
Çalışmada, Gümüş, Altın, İsrail, Kalan Diğer Milletler nedir?. 19 (1988)
İhsan Etme Çalışmasında Ödül Nedir? . 20 (1988)
Çalışmada Tora Karanlıktan Verildi Ne Demek? . 21 (1988)
Çalışmada Erdemlinin Faziletleri ve Kötülükleri Nelerdir?. 22 (1988)
Çalışmaya Lo Lişma’da Başlamak Ne Demektir?. 23 (1988)
Çalışmada "Gizli Şeyler Efendi'ye Aittir, İfşa Olan Şeyler Bize Aittir" Nedir?. 24 (1988)
Çalışmada, Şabat Arifesinde Hazırlık Nedir?. 25 (1988)
Çalışmada Kanun ve Yargı Arasındaki Fark Nedir?. 26 (1988)
Çalışmada, “Yaradan Gururu Tolere Etmez” Nedir?. 27 (1988)
“O’nun Rehberliği Gizli ve Açıktır” Nedir?. 28 (1988)
Yaratana Hizmet Edeni O'na Hizmet Etmeyenden Nasıl Ayırabiliriz?. 29 (1988)
Dostlar Meclisinde Ne Aranmalıdır?. 30 (1988)
Çalışmada, İnsanın, Yaratan'a Atfedilen İnsanın Çalışması Nedir?. 31 (1988)
Bir Düşüş Esnasındaki İki Eylem Nelerdir?. 32 (1988)
Yaradan'ın Çalışmasında Genel ve Birey Arasındaki Fark Nedir?. 33 (1988)
Çalışmada Gün ve Gece Nelerdir?. 34 (1988)
Çalışmada Yaratandan İstemeniz Gereken Yardım Nedir?. 35 (1988)
Tövbenin Ölçüsü Nedir?. 1 (1989)
Çalışmada Büyük ya da Küçük Bir Günah Nedir?. 2 (1989)
Gözyaşı Kapısı ile Geri Kalan Kapılar Arasındaki Fark Nedir?. 3 (1989)
Çalışmada Su Seli Nedir?. 4 (1989)
Dünyanın Yaratılışının İhsan Etme Yoluyla Olması Ne Demektir?. 5 (1989)
Çalışmada Mantık Ötesi Nedir?. 6 (1989)
Çalışmada “Şabat Arifesinde Çaba Sarf Etmeyen, Şabat Günü Ne Yiyecek” Nedir?. 7 (1989)
Çalışmada, İyi Büyürse Kötü de Büyür Ne Demektir?. 8 (1989)
Çalışmada “Kötülerin Üzerine Gelen Felaket Erdemlilerle Başlar” Nedir?. 9 (1989)
Çalışmada, “Merdiven Diyagonaldir (Çaprazdır)” Ne Demektir?. 10 (1989)
Çalışmada Gerekli Olan Kuvvetler Nelerdir?. 11 (1989)
Damadın Yemeği Nedir? . 12 (1989)
Çalışmada, 'Kem Gözlü Adamın Ekmeği' Nedir?. 13 (1989)
"Kalbine Yanıt Ver" Ne Demektir?. 14 (1989)
Çalışmada ‘Erdemliler Günahkârlar Sayesinde Görünür Hale Gelir’ Ne Demektir?. 15 (1989)
Çalışmada Boş bir Masada Kutsama Yasağı Nedir?. 16 (1989)
Çalışmada, Yaradan’ı Kutsamadan Önce Selam Verme Yasağı Nedir?. 17 (1989)
Çalışmada “Sayılanda Kutsama Yoktur Ne Demektir?. 18 (1989)
Çalışmada Şabat'a Neden Şin-Bat Denir?. 19 (1989)
Çalışmada Kötü Eğilimin Yükselmesi ve İftira Etmesi Ne Demektir?. 20 (1989)
Çalışmada "Sarhoş Bir Adam Dua Etmemelidir" Nedir? . 21 (1989)
Neden Özellikle Pesah Gecesinde Dört Soru Sorulur?. 22 (1989)
Çalışmada Kişi Acı Otu Yutarsa, Çıkamaz Nedir?. 23 (1989)
Çalışmada "Eğitimsiz Birinin Kutsamasını Hafife Almayın" Nedir?. 24 (1989)
Çalışmada "Kusuru Olan [Fedakârlık] Etmez" Nedir?. 25 (1989)
Çalışmada "Kendini Kirleten, Yukarıdan Kirletilir" Ne Demektir?. 26 (1989)
Çalışmada Acı Çekmek Ne Anlama Gelir?. 27 (1989)
Kişinin Testi Geçtiğini Kim Bilmelidir?. 28 (1989)
Çalışmada Tora'yı Almak İçin Yapılan Hazırlık Nedir? - 2. 29 (1989)
Menorayı Yakmanın Çalışmadaki Anlamı Nedir?. 30 (1989)
Çalışmada, Putperestlere Tora’yı Öğretme Yasağı Nedir? . 31 (1989)
Çalışmada Yağ "İyi Eylemler" Olarak Adlandırılır Ne Demektir?. 32 (1989)
Çalışmada Casuslar Nedir?. 33 (1989)
Çalışmada Barış Nedir?. 34 (1989)
Çalışmada "Oğulları Olmayan Kişi" Nedir?. 35 (1989)
Çalışmada “Çünkü Bu, Milletlerin Gözünde Sizin Bilgeliğiniz ve Anlayışınızdır” Nedir?. 36 (1989)
Çalışmada "Başlangıcı Dikenli Sonu Düzlük Olan Yol" Ne Demektir?. 37 (1989)
Çalışmada Hâkimler ve Görevliler Nedir?. 38 (1989)
Çalışmada "Tora Sadece Kötü Eğilimin Aleyhinde Konuşur" Nedir?. 39 (1989)
Çalışmada "Onlar Her Gün Gözünüzde Yeni Gibi Olacaklar" Nedir?. 40 (1989)
Günlük Program. 41 (1989)
Çalışmada "Kuyruk Değil Baş Olalım" Ne Anlama Gelir?. 1 (1990)
Çalışmada Başarısızlığın Anlamı Nedir?. 2 (1990)
Dünyanın Tora İçin Yaratılmış Olması Ne Anlama Gelir?. 3 (1990)
Çalışmada Erdemlinin Nesilleri İyi İşlerdir Ne Anlama Gelir?. 4 (1990)
Çalışmada İnsan Yaratılmadan Önce Toprak Meyve Vermiyordu Ne Anlama Gelir?. 5 (1990)
Kişi Çalışmada Gururu Ne Zaman Kullanmalıdır?. 6 (1990)
Çalışmada Dua ve Şükür Zamanı Nedir?. 7 (1990)
Çalışmada Esav’ın "Tarla Adamı" Olarak Adlandırılması Ne Anlama Gelir. 8 (1990)
Çalışmada "Yeryüzüne Bir Merdiven Kurulur ve Üstü Cennete Ulaşır" Ne Demektir?. 9 (1990)
Çalışmada Bilgelerimizin "Kral Davud'un Bir Hayatı Yoktu" Demesi Ne Anlama Geliyor?. 10 (1990)
Çalışmada, Hanuka Mumunu Sola Yerleştirmenin Anlamı Nedir?. 11 (1990)
Çalışmada Tora Neden "Orta Çizgi" Olarak Adlandırılır? - 1. 12 (1990)
Yaradan ve Şehina'nın Birleşmesi ile Tüm Kötülüklerin Kefaretinin Ödenmesi Ne Anlama Gelir?. 13 (1990)
Çalışmada Gerçek Hesed Nedir?. 14 (1990)
Çalışmada, Mısır’ın Vekili Düşmeden Önce, Onların Haykırışları Cevaplanmadı Ne Demektir?. 15 (1990)
Çalışmada "Moral Eksikliği ve Ağır Çalışma" Nedir?. 16 (1990)
Çalışmada Arınmak İçin Gelen Kişinin Aldığı Yardım Nedir?. 17 (1990)
Şabat Konuşması Neden Hafta İçi Konuşması Gibi Olmamalıdır?. 18 (1990)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 2. 19 (1990)
Çalışmada Yarım Kuruş Nedir? - 2. 20 (1990)
Çalışmada "Ben Hiçbir Şey İçin Varım, Sen de Hiçbir Şey İçin Varsın" Ne Demektir?. 21 (1990)
Amalek'i Silme Sırası Nedir?. 22 (1990)
Çalışmada Musa'nın Ay'ın Doğuşuyla İlgili Kafasının Karışık Olması Ne Anlama Gelir?. 23 (1990)
Çalışmada "Yanmış Bir Sunu Olmaya Gelen Her Şey Erkektir" Ne Anlama Gelir?. 24 (1990)
Çalışmada "Bütün Uluslar Efendimize Şükredin" Ne Demektir?. 25 (1990)
Çalışmada "Efendimiz Kadar Kutsal Olan Yoktur, Çünkü Senden Başkası Yoktur" Nedir?. 26 (1990)
Çalışmada "Her Çimen Tanesinin Üstünde Ona Vuran ve Büyümesini Söyleyen Bir Görevli Vardır!" Ne Demektir?. 27 (1990)
Çalışmada “Büyükleri Küçükler Hakkında Uyarmak” Nedir?. 28 (1990)
Çalışmada "Tora İnsanın Gücünü Tüketir" Ne Demektir?. 29 (1990)
Çalışmada Yaradan'ın Adının "Yasa ve Emir" Olması Ne Anlama Gelir?. 30 (1990)
Çalışmada ‘Sayılmış Olanda Kutsama Yoktur’ Ne Demektir. 31 (1990)
Çalışmada "İsrail Yaradan'ın Arzusunu Yerine Getiriyor" Ne Anlama Gelir?. 32 (1990)
Çalışmada "Yeryüzü Korktu ve Hareketsiz Kaldı" Ne Demektir?. 33 (1990)
Çalışmada "Sıradan Bir Kişinin Kapları" Nedir?. 34 (1990)
Çalışmada, "Damadın Yemeğinin Tadını Çıkaran Kimse" Ne Demektir?. 35 (1990)
Çalışmada "Esav ve İsmail'in Çocukları Tora'yı Almak İstemediler" Ne Demektir?. 36 (1990)
Çalışmada "Şehina İsrail İçin Tanıklıktır" Ne Demektir?. 37 (1990)
Çalışmada “Kutsama Kabı Dolu Olmalıdır” Nedir?. 38 (1990)
"Kudüs İçin Yas Tutan, Onun Sevincini Görmekle Ödüllendirilir" Sözü Çalışmada Ne Anlama Gelir?. 39 (1990)
Çalışmada “Sen tüm insanların en aşağıda en önemsiz olanısın,” Nedir? . 40 (1990)
Çalışmada Kişinin Topuklarıyla Çiğnediği Hafif Mitzvot Nedir?. 41 (1990)
Çalışmada Kutsama ve Lanet Nedir?. 42 (1990)
Çalışmada “Sunağın Yanına Kendin İçin Bir Aşera Dikmeyeceksin” Nedir?. 43 (1990)
Çalışmada İsteğe Bağlı Savaş Nedir - 2. 44 (1990)
Çalışmada "Gizli Şeyler Tanrımız Efendimize Aittir" Ne Demektir?. 45 (1990)
Baal HaSulam'dan Çalışmanın Düzeni. 46 (1990)
Çalışmada "Bizim Senden Başka Kralımız Yok" Ne Demektir?. 1 (1991)
Çalışmada "Ey İsrail, Tanrın Efendine Dön" Ne Demektir?. 2 (1991)
Çalışmada " Günahkârlar Hazırlayacak ve Erdemliler Giyecek" Ne Demektir?. 3 (1991)
Çalışmada “Sabotajcı Selde Kaldı ve Öldürüldü,” Ne Demektir?. 4 (1991)
Çalışmada "Erdemlilerin İyi İşleri Nesillerdir" Ne Demektir?. 5 (1991)
Çalışmada "Avram'ın Sığırlarının Çobanları ve Lut'un Sığırlarının Çobanları" Nedir?. 6 (1991)
Çalışmada "İnsan" Nedir ve "Hayvan" Nedir?. 7 (1991)
Çalışmada Geçen "Ve İbrahim Çok Yaşlanmıştı, Birçok Gün Geçirmişti" İfadesi Nedir?. 8 (1991)
Çalışmada "Giysilerinin Kokusu" Nedir?. 9 (1991)
Çalışmada, Mahsul Olgunlaştığında Kral Tarlasında Ayakta Durur Ne Demektir?. 10 (1991)
Çalışmada İyi Eğilimin ve Kötü Eğilimin Kişiyi Koruması Ne Anlama Gelir?. 11 (1991)
Bu Kandiller Kutsaldır. 12 (1991)
Çalışmada ‘Zayıf Olanın Eline Güçlüyü Verdin’ Ne Demektir. 13 (1991)
Çalışmada İnsanın Kutsanmasının Oğulların Kutsanması Olması Ne Demektir?. 14 (1991)
Çalışmada "Bu Yerde Benim İçin Bir Mucize Yaratan" Kutsaması Nedir?. 15 (1991)
Çalışmada Efendi'nin Tanrı Olduğunu Bilmek İçin Neden "Kalbine Cevap Vermeye" İhtiyacımız Var?. 16 (1991)
Çalışmada, “Onun Kalbini Katılaştırdığım İçin,” Nedir?. 17 (1991)
Çalışmada Sağ Elimizi Sol Elimizin Üzerine Kaldırmalıyız Ne Anlama Gelir?. 18 (1991)
Çalışmada "Kalk Ey Efendimiz ve Düşmanların Dağılsın" Ne Anlama Gelir?. 19 (1991)
Çalışmada “Yeri Olmayan Hiçbir Şey Yoktur” Nedir?. 20 (1991)
Çalışmada, Purim'den Önce, Zahor (Hatırlama) Bölümünü Okumamızın Anlamı Nedir?. 21 (1991)
Çalışmada "Dikenlerin Arasındaki Zambak" Nedir?. 22 (1991)
Çalışmada Bir İneğin Küllerinin Arındırılması Ne Demektir?. 23 (1991)
Çalışmada Kişinin Bir Oğul ve Bir Kız Çocuk Doğurması Ne Anlama Gelir?. 24 (1991)
Tövbe Eden Kişinin Mutluluk İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 25 (1991)
Çalışmada Bir Kısım İfşa Etmek ve İki Kısım Gizlemek Nedir?. 26 (1991)
Önce Kadın Döllenirse Erkek Çocuk Doğurur" Ne Anlama Gelir?. 27 (1991)
Çalışmada Kutsallık ve Saflık Nedir?. 28 (1991)
Çalışmada Bir Başrahibin Bakire Bir Eş Alması Ne Anlama Gelir?. 29 (1991)
Çalışmada, Uzak Bir Yolda Olan Birinin İkinci Bir Pesah'a Ertelenmesi Ne Anlama Gelir?. 30 (1991)
Çalışmada Yoksullara Verilen Sadakanın Kutsal Adı Yapması Ne Anlama Gelir?. 31 (1991)
Çalışmada Sancak Nedir?. 32 (1991)
Çalışmada Yaradan'ın Birini Kayırması Ne Anlama Gelir?. 33 (1991)
Çalışmada Meyvelerini Bu Dünyada Yemek ve Aslını Öbür Dünya İçin Saklamak Nedir?. 34 (1991)
Çalışmada "Casuslar" Ne Anlama Geliyor?. 35 (1991)
Çalışmada "Barış, Barış, Uzaklara ve Yakınlara" Nedir?. 36 (1991)
Çalışmada "Tora" Nedir ve "Tora'nın Yasası" Nedir?. 37 (1991)
Çalışmada "Sağ Çizgi" Nedir?. 38 (1991)
Çalışmada Sağın Soldan Daha Büyük Olması Ne Anlama Geliyor?. 39 (1991)
Çalışmada Gerçek ve Yalan Nedir?. 40 (1991)
Kişi Kötü Niteliklerle Doğmuşsa Ne Yapmalıdır?. 41 (1991)
Çalışmada "Öküz Sahibini Bilir, vs, İsrail Bilmez" Ne Demektir?. 42 (1991)
Çalışmada "Sırtımı Göreceksiniz, Ama Yüzüm Görünmeyecek" Ne Demektir? . 43 (1991)
Çalışmada İsrail'in Toprağın Mirası ile Ödüllendirilmesinin Sebebi Nedir?. 44 (1991)
Çalışmada Yargıcın Mutlak Surette Doğru Hüküm Vermesi Ne Anlama Gelir?. 45 (1991)
Çalışmada Sevilenin Oğlu ve Nefret Edilenin Oğlu Nedir?. 46 (1991)
Çalışmada Sağ ve Solun Zıtlık İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 47 (1991)
Kütüphanechevron_right
Rabash/Articles
chevron_right
Çalışmada Efendi'nin Tanrı Olduğunu Bilmek İçin Neden "Kalbine Cevap Vermeye" İhtiyacımız Var?
 

Çalışmada Efendi'nin Tanrı Olduğunu Bilmek İçin Neden "Kalbine Cevap Vermeye" İhtiyacımız Var?

Makale 16, 1991

Zohar sorar (VaEra, Madde 89-90), "'Bu günü bil ve kalbine cevap ver ki Efendi, O Tanrı'dır'. Şöyle sorar: 'Bu ayet, 'Bugün bil ki Efendi, O Tanrı'dır' demeli ve sonunda 'Ve kalbine cevap ver' demeliydi, çünkü Efendi'nin Tanrı olduğunu bilmek, kişiyi kalbine cevap vermek için yeterli kılar. Ve eğer kişi zaten kalbine cevap verdiyse, özellikle de zaten bilgiye sahipse bu böyledir. Ayrıca, 'kalbine' [çift Bet ile] yerine 'kalbine cevap ver' [tek Bet ile] denmeliydi. O da şöyle yanıtlar: 'Musa dedi ki, eğer bu konuda ısrar etmek ve Efendi'nin Tanrı olduğunu bilmek istiyorsanız, o zaman 'kalbinize cevap verin'. Kalbin [çift Bet ile], kalpte bulunan iyi eğilim ve kötü eğilimin birbirine karıştığı ve bir olduğu anlamına geldiğini bilin, böylece kötü eğilimin kötü nitelikleri iyi olacak, yani onlarla Efendi'ye hizmet edecek ve onlar aracılığıyla günah işlemeyecektir. O zaman Efendi'nin [HaVaYaH] Tanrı olduğunu, 'Tanrı' olarak adlandırılan yargı niteliğinin, merhamet niteliği olan HaVaYaH'a dahil olduğunu göreceksiniz."

Zohar, bir kişinin "Kalbine cevap verme" derecesine ulaşmadan önce "Efendi'nin Tanrı olduğunu" bilmesinin mümkün olmadığını söylediğinde bize ne öğretmek istediğini anlamalıyız. Çalışmadaki "Tanrı" niteliğinin ne olduğunu ve HaVaYaH olarak adlandırılan çalışmadaki merhamet niteliğinin ne olduğunu bilmeliyiz. Ayrıca çalışmadaki kötü eğilimin ne olduğunu ve çalışmadaki iyi eğilimin ne olduğunu da anlamalıyız. Başka bir deyişle, bir kişi Yaradan'la Dvekut'u [bütünleşme] edinmek istediğinde, çalışmadaki kötü eğilim nedir ve iyi eğilim nedir?

Genel halk için bu basittir: Tora ve Mitzvot'u [emirleri/iyi işleri] yerine getirenler iyi eğilimin yolunu izliyor olarak kabul edilirler. Eğer Tora ve Mitzvot'u çiğnerlerse, bu kötü eğilimin tavsiyesine uymak olarak kabul edilir. Peki, Yaradan'la Dvekut'a ulaşma yolunda yürürken, çalışmada ne vardır?

Yaratılanların, kişinin kendi iyiliği için alma arzusu denilen bir doğayla doğdukları bilinmektedir. Bu nedenle, insan kendisi için bir fayda sağlamayan hiçbir şey yapamaz. Bu nedenle Tora bize şöyle der: "Tora'ya ve Mitzvot'a uyarsanız, sizi ödüllendireceğim, çünkü şöyle yazılmıştır: 'Eğer emirlerime gerçekten itaat ederseniz, toprağınıza mevsiminde yağmur yağdıracağım ve yiyip doyacaksınız."

Maimonides şöyle der (Hilchot Teshuva, Bölüm 5), "Onlara sadece korkudan ve ödül almak için çalışmaları öğretilir. Çok bilgi edinene ve çok bilgelik kazanana kadar, onlara bu sır azar azar öğretilir." Buradan çıkan sonuca göre, halkın geneli için kötü eğilim ve iyi eğilim sadece Tora ve Mitzvot'un yerine getirilmesiyle ilgilidir, ancak ödül almak için çalışma yasağından hiç bahsetmezler.

Ancak, ihsan etme çalışmasından bahsederken, kötü eğilim ve iyi eğilimin tamamen farklı anlamları vardır. İyi eğilim, kişiyi O'nun yarattıklarına vermeyi dilediği hazzı ve memnuniyeti edinmeye yöneltmesi anlamına gelir, çünkü yaratılışın amacının O'nun yarattıklarına iyilik yapma arzusundan kaynaklandığı yazılıdır. Ancak utançtan kaçınmak için Tzimtzum [kısıtlama] ve yaratılanların Dvekut adı verilen form eşitliğine sahip olmadan önce iyiliği alamayacakları bir gizlilik vardır. Bu, her şeyi Yaradan'ın rızası için yaparak edinilir. O zaman, Tzimtzum kaldırılır ve iyinin içinde yayılması için yer açılır. Buna "iyi eğilim" denir.

Kötü eğilim, eğilimin kişiye sadece kendi yararı için, yani sadece almak için çalışmasını tavsiye ettiği durumdur. Bu, arzusu sadece ihsan etmek olan Yaradan'dan farklı bir form olduğundan ve bu form eşitsizliği insanın asla haz ve memnuniyet alamamasına neden olduğundan, bu eğilim "kötü" olarak adlandırılır çünkü ihsan etmek için çalışmasına izin vermeyerek kişiye zarar vermektedir, bu da kişinin haz ve memnuniyet alamamasına neden olmaktadır.

Yukarıdakilere göre, bir kişinin Yaradan'ı her iki eğilimle de sevmek için kendisiyle çalışması gerektiğinin ne anlama geldiğini yorumlayabiliriz. Mesele şu ki, kişi iki eğilime sahip olduğu sürece, bunlar ihtilafa düşer. Bazen iyi olan üstün gelir, bazen de kötü olan. Bu da iki gücün insanın içinde bir karışım halinde çalıştığını gösterir. Buna "ışık ve karanlığın birlikte çalışması" denir. Kötü olan teslim olmadığı sürece, kötü eğilimin Kelim'i [kapları] üzerinde bulunan Tzimtzum ve gizlilik -"kendisi için alma arzusu" olarak adlandırılır - kişiyi kontrol eder ve kişi haz ve memnuniyeti alamaz.

Dolayısıyla kişi iyiyi edinemez. Bu nedenle, "yargı" koşulundadır, yani Yaradan'ın merhametini görmediğini söyler, ki böylece Yaradan'ın dünyayı merhamet niteliğiyle yönettiğini söyleyebilsin, ancak kişi O'nun rehberliğini haz ve memnuniyet olarak göremediği için yargı niteliğiyle yönettiğini söyleyebilecektir.

Böylelikle, kişi ihsan etme kaplarına sahip olmadığı sürece, haz ve memnuniyet alabileceği bir Kelim'e sahip değildir. Doğal olarak, haz ve memnuniyetten yoksun kalır.

Kişi şöyle der: "Bunun için kim suçlanmalı? Sadece Yaradan, çünkü yaratılanlara vermesi gerekeni vermedi." Yani, yaratılış O'nun yarattıklarını memnun etmek için yaratıldığından, utanç ekmeği olmaması için yapılan ıslah nedeniyle, yaratılanlar, çalışmada "kötü eğilim" olarak adlandırılan insandaki doğuştan gelen kötülük nedeniyle bunu görmeye uygun değildir.

Buna göre, ne sorduğumuzu anlayabiliriz, "Çalışmada yargı nedir ve merhamet nedir? Ayrıca çalışmada iyi eğilim nedir ve kötü eğilim nedir?" "Yargı", "kendisi için alma arzusu" olarak adlandırılan alma kapları üzerinde bir yargıya varıldığı, ışığın onun içinde parlamadığı anlamına gelir. Buna göre, dünyada yargı olduğunu söylediğimizde, bu, dünyada hazzı ve memnuniyeti alabilecek ihsan etme kaplarının olmadığı anlamına gelir. Bu nedenle dünyada acı ve yokluk hüküm sürer.

Ancak dünyada "merhamet" olarak adlandırılan ihsan etme kapları olduğunda, bilgelerimizin "Ve O'na tutunmak için, O nasıl merhametliyse, siz de öyle merhametlisiniz" ayeti hakkında söyledikleri gibi, yani Yaradan veren olduğu için, insan kendisinin ihsan etme kaplarına sahip olduğunu görmelidir. İnsan ihsan etme kaplarına sahip olduğunda, Yaradan'ın merhamet niteliği ortaya çıkar, yani Yaradan, yaratılanların sahip olduğu merhamet Kelim'inde yaratılanlara haz ve memnuniyet ihsan eder.

Böylece, bir kişi ihsan etme kaplarını edindiğinde, yani kötü eğilim iyiye teslim olduğunda, bu kötü eğilimin zaten ihsan etmek için çalışmak istediği anlamına gelir. Buna "Kalbine cevap vermek" denir, yani her iki kalbe de. O zaman kişi "Efendinin [HaVaYaH], O'nun Tanrı olduğunu" fark eder. Başka bir deyişle, şimdiye kadar sadece merhamet vardı, yargı yoktu. Yani, gördüğü şey, O'nun rehberliğinin yargı olduğuydu, şimdi ise bunun merhamet niteliğine gelmek için bir neden olduğunu görür. Bu nedenle, şimdi " Efendinin, O'nun Tanrı olduğunu", yargı niteliğinin tümüyle merhamet olan HaVaYaH'a dahil olduğunu görür. Ancak "Kalbine cevap verme" koşuluna ulaşmadan önce, O'nun rehberliği kişiye iyi ve kötü olarak görünüyordu.

Bununla ayetin anlamını yorumlayabiliriz, "Ve Tanrı onu kendisinden korkulsun diye yarattı." Yani, Yaradan, Klipot'a [kabuklara] hükmedilsin diye bunu kasten yaptı, böylece "O'ndan korkulacaktı", yani Yaradan'ın yüceliğini edinme ihtiyacı yaratacaktı. Aksi takdirde, herkes Keduşa [kutsallık] bilgisi olmadan hareketsiz kalır ve Yaradan'ın yüceliğiyle ödüllendirilmek için çalışmaya ihtiyaç duymadan Tora ve Mitzvot'u yerine getirme çalışmasıyla yetinirdi. Onlar küçük bir çocukken sahip oldukları zihinle kalırlar ve Yaradan'ın yardımına ihtiyaç duymazlardı.

Bilgelerimizin ne dediğini bilmeli ve anlamalıyız: "Kötü eğilimi Ben yarattım; Tora'yı ise bir şifa olarak yarattım." Bu demektir ki, bir kişi sadece kötü eğilime sahip olduğunda, Tora'da bulunan şifaya ihtiyaç duyar. Aksi takdirde, Tora'ya ihtiyacı yoktur, çünkü Tora olmadan da Mitzvot'u yerine getirebilir. Ancak kişi kötü eğilime sahip olduğunda ve gelip "Bu çalışma senin için nedir?" diye sorduğunda veya Firavun'un " Efendi kim ki O'nun sesine itaat edeyim?" sorusunu sorduğunda ve onu yenmesi gerektiğinde, o zaman O'nun yardımına ihtiyaç duyar.

Zohar, Yaradan'ın yardımının Tora'nın ışığı olduğunu söyler. Bu, ona yukarıdan bir ruh verildiği ve bu sayede içindeki kötülüğün üstesinden gelebileceği anlamına gelir. Eğer Klipot olmasaydı, insanın yukarıdan Tora'nın yardımını almaya ihtiyacı olmazdı. Buna "Ve Tanrı kendisinden korkulsun diye onu yarattı" denir.

Yukarıdan gelen yardımla ilgili birçok mesele vardır:

1) Yardım basittir: Yaradan kişiye "kalıcı inanç" denilen cennetin krallığını verir. Bir kişi ihsan etme kaplarıyla ödüllendirilmeden önce, yaratılan ile Yaradan arasında form eşitsizliği olduğu için inanca sahip olmak imkânsız olduğundan, kişi henüz iyiyi almaya uygun değildir. Bu nedenle, kötüyü aldığında, sahip olduğu inanç ölçüsünü kaybetmelidir, zira bu kişinin Yaradan'a iftira atmaması için bir ıslahtır. Bu nedenle, kişi inançla ödüllendirilmeden önce, ihsan etme kaplarına sahip olmalıdır, çünkü kişi form eşitliğine sahip olduğunda, alma kapları üzerindeki Tzimtzum ondan kalkar ve kişi haz ve memnuniyet alır. Kişi ancak o zaman kalıcı inanç derecesine ulaşabilir. Buradan Yaradan'ın ilk yardımı vererek ona "ikinci doğa" olarak adlandırılan ihsan etme kaplarını vermesi gerektiği sonucu çıkar.

2) Kişi Klipot'tan sürekli rahatsızlık duyarak, her zaman Yaradan'ın yardımına ihtiyaç duyar. Bu sayede, kişi Yaradan'ın yardımına ihtiyaç duyar ve her seferinde yukarıdan aldığı yardım sayesinde, ruhunda sahip olduğu NRNHY'nin ona ifşa olması mümkün olur. Bilinir ki ihtiyaç olmadan dolum olmaz. Bu nedenle, Klipot Keduşa'nın ifşa olmasının sebebidir, "Ve Tanrı onu kendisinden korkulsun diye yarattı" diye yazıldığı gibi.

Yukarıdakilere göre, Klipot'un kişiye gönderdiği düşünceler kişide eksikliklere neden olur ve eksikliklere "Kelim'deki eksikliği dolduracak doyumu alacak Kelim" denir. Başka bir deyişle, Klipot'un sorduğu sorular, ki bunlar kötülerin soruları ve Firavun'un sorularıdır, "Kim" ve "Ne" olarak adlandırılır, kişide bir eksikliğe neden olur ve bu da onu Yaradan'dan bu soruların üstesinden gelmesine yardım etmesini istemeye iter. Dolayısıyla bu Klipot kişinin Yaradan'la Dvekut'a giden doğru yolda yürümesini sağlar. O zaman, Klipot'un çalışma sırasında göründüğü gibi Keduşa'nın düşmanları olmadığını görürüz. Aksine, şimdi Keduşa ile ödüllendirilmeye neden olanların onlar olduğunu görüyoruz.

Bunun bir benzeri Zohar'da (Beresheet, Madde 175) yer alır, "'Ve Benimle birlikte Tanrı yoktur' SAM ve yılan olan diğer tanrıları ifade eder, çünkü o zaman SAM ve yılanın Yaradan ve O'nun Şehina'sı [Kutsallığı] arasında asla ayrım yapmadığı ve ruhlarımızın kurtarılması için koşturan bir hizmetkâr olduğu ortaya çıkacaktır. Yaradan'ın başlangıçtaki rehberliği tüm dünyada ortaya çıkacak ve o zaman, 'Günahkârlar yeryüzünden silinecek ve kötüler artık olmayacaktır'. Demek ki, 6,000 yıl boyunca bize görünenin, Keduşa'ya karşı çıkan bir yönetim olduğunun -ki bunlar SAM ve yılandır- tersine."

Buradan anlıyoruz ki, Keduşa'nın devam ettirmesi gereken Klipot meselesi, "Tanrı birini diğerinin zıttı yaptı" ifadesinde olduğu gibi, Klipot'un Keduşa'ya yardım eden bir hizmetkâr olmasına ihtiyaç duymamızdır. Bu ancak genel halka ve bireylere yönelik ıslahın sonunda, çalışmanın sonunda ifşa olur. O zaman, "ruhlarımızın kurtarılması için koşturan bir hizmetkârdan başka bir şey değildi" dediği üzere, mesele geriye dönüp bakıldığında ifşa olur.

Zohar'da (Tazria, Madde 6), "'Onun fiyatı incilerin çok üstündedir' denir. 'Değer' demeliydi, yani onu satın almak incilerden daha zor olmalıydı; neden 'fiyatı' deniyor' diye sorar. O da şöyle yanıtlar: " O, kendisine tam olarak bağlanmayan ve onunla bütünleşmeyen herkesi satar ve başka uluslara teslim eder. Ve böylece hepsi Tora'nın sırları ve içselliği olan o yüksek ve kutsal incilerden uzak kalırlar, çünkü onlarda hiçbir payları olmaz. 'Onun fiyatı incilerin çok üstündedir' sözünün anlamı budur."

Bu nedenle, diğer uluslar olan Klipot'un onları sattığı sonucu çıkar. Yani, "diğer uluslar" niteliği olduğu için, kişi Dvekut'u edinme yolunda yürümeye başladığında ve çalışmanın ortasında çalışmada ihmalkâr hale geldiğinde, yani onu kontrol eden ulusların yönetimi altına girdiğinde, onların kontrolünden çıkamaz ve Yaradan'la "form eşitliği" denilen Dvekut'u edinemez. O zaman, kişi bu çalışmayı yapamadığını ve bu yüzden onların yönetimi altında olduğunu düşünür.

Bu durumda yazı bize, kişinin diğer ulusların kontrolü altına girmesinin kendi iyiliği için olduğunu söyler, böylece kişi doğru yolda yürüdüğünü düşünerek kendini kandırmayacak ve yanlış yolda yürüdüğünü hissetmeden bu durumda devam edebilecektir. Bu nedenle, Keduşa'nın dışında "diğer uluslar" olarak adlandırılan Klipotlar vardır ve o zaman kişi bir düşüş durumunda olduğunu ve Keduşa ile hiçbir bağının olmadığını görür. Bu durumda, kişi onlardan nasıl kurtulacağı konusunda tavsiye almalı ve Yaradan'la Dvekut'a götüren doğru yolda ilerlemelidir. Buradan Klipa'nın [Klipot'un tekili] Keduşa'yı koruduğu sonucu çıkar.

Bunun anlamı şudur: Eğer Şehina'nın kişiyi kendi yönetimi altında olması için satabileceği bir Klipa olmasaydı, insan aşağılık halinde kalacak ve Dvekut'a giden yolda ilerlediğini düşünecekti. Ancak içinde bulunduğu eksiklikler kendisine yukarıdan gösterildiğinde, yolunu düzeltmesi gerektiğini hissedebilir. "Onun fiyatı incilerden çok daha yüksektir" sözlerinin anlamı budur, yani insanı Klipa'nın otoritesi altına sokan Şehina'dır.

Başka bir deyişle, kişi o anda kendini sevgiye ne kadar kaptırdığını ve veren olmak için hiçbir arzusu olmadığını görür. Yani, kendini sevmeye o kadar dalmıştır ki, kendisinin bu kadar aşağılık, en kötü insan olduğunu hiç düşünmemiştir. "Ve Tanrı onu kendisinden korkulsun diye yarattı" sözlerini, özellikle bu Klipa aracılığıyla, kendisini yönettiğini gördüğünde, bu onu Yaradan'la Dvekut'a ulaşmak için elinden geleni yapmaya iter şeklinde yorumlamamız gerektiği sonucuna varırız.

Ancak, kişi Klipot'un yönetimi altında olduğunu gördüğünde, kendisine "Kim" ve "Ne" gibi bilinen soruları gönderenlerin onlar olduğunu gördüğünden ve onlara kalbe yerleşecek doğru cevapları veremediğinden, bu basit soruları cevaplayamayacak kadar alçak olması gerektiğini düşünür. O zaman, kişi bunun düşündüğü gibi olmadığını, bu soruların gerçekten zor olduğunu bilmelidir.

Bu böyledir çünkü Yaradan Klipot'a zor sorular sorması için güç vermiştir, böylece kişi gerçek durumunu, Yaradan'dan farklı bir formda yaratıldığını ve form eşitliğine ulaşması gerektiğini bilecektir. Bu, insanın bu sorulara cevap veremeyeceği, dolayısıyla Yaradan'a ihtiyaç duyacağı, yani sadece Yaradan'ın ona cevap verebilmesi amacıyla yapılmıştır çünkü insanın tüm aklı her şeyi mantık dahilinde yapma temeli üzerine inşa edilmiştir ve insanın aklı sadece kendi menfaatini ilgilendiren şeyleri anlar. Bu nedenle onlar haklıdır.

Ancak şunu bilmeliyiz ki, bize mantık ötesinde Tora ve Mitzvot'a uyma yolu verilmiştir, çünkü aklımız sadece kendi yararımıza olan şeyleri anlar. Buna " mantık ötesi inanç" denir. Bir kişi mantığın ötesine geçmeden önce, ona gelen ve bedenin mantığı üzerine inşa edilmiş sorular soran herhangi birine, aklın anlayacağı şekilde cevap vermek imkânsızdır.

Bu nedenle, Klipa neden gelip bir insanın kesinlikle yanıtlayamayacağı bu soruları sordu? Klipot bunların doğru olduğunu ve bunlara yanıt alamayacaklarını bilir. Ancak soru, çalışmada bilinen kurala göre, Klipa'nın gelip bu soruları sorması, "Ve Tanrı kendisinden korkulsun diye yarattı" denildiği gibi, Keduşa tarafından gelir.

O halde kişiye bu sorular neden gelir? Cevap, ona bu soruların yukarıdan gönderilmiş olmasıdır, çünkü özellikle bu sorular aracılığıyla, mantık ötesi inanç Mitzvasını gözlemleyebilir. "Tanrı kendisinden korkulsun diye yarattı" ifadesinin anlamı budur. Bu, soruların ona, mantık ötesi inanç meselesini açığa çıkarabilmesi için bir fırsat vermek üzere geldiği anlamına gelir. Eğer soruları yoksa, mantık ötesi gittiğini bilemez. Ancak kişi bu soruları gördüğünde ve aklın zorunlu kıldığı yanıtları vermek istemediğinde, "Şimdi bu sorular bana geldiğine göre, mantık ötesi inanç emrini yerine getirebilirim ve bu fırsatı değerlendirmek istiyorum" der.

Buna göre, Yaradan bunların bir insanın akılla cevap veremeyeceği zor sorular olduğunu biliyorsa, bunları neden gönderdiğini anlayabiliriz? Cevap, şöyle yazıldığı gibidir: "Ve Tanrı bunu kendisinden korkulsun diye yaptı." Yani, özellikle bu sorular aracılığıyla, kişi "Yaradan'dan korkmak" olarak adlandırılan inanç emrini yerine getirebilir. Diğer bir deyişle, özellikle şimdi mantık ötesi inanç Mitzvasını yerine getirme fırsatına sahiptir.

Bilgelerimiz, "Kucağınıza düşen bir Mitzva'yı kaçırmayın" demişlerdir. "Kucağınıza düşen bir Mitzva "yı, "Kim" ve "Ne" soruları aracılığıyla "kucağınıza gelen" inanç Mitzvası olarak yorumlamalıyız. "Bunu kaçırmayın", aksine hemen kabul edin ve bu sorularla tartışmayın ve sorulara cevap vermeyi düşünmeyin. Aksine, soruları olduğu gibi kabul edin, çünkü şimdi inanç Mitzvasını yerine getirmek için bir fırsatınız var, bu yüzden soruları tüm sertliğiyle olduğu gibi kabul ederek "kaçırmayın".

Bu böyledir çünkü akılla, aklın savunduğu şeyle çelişen hiçbir şey bu yolda mantık ötesi inançla yürümeye değmez ve akıl daha üstündür. İşte bu yüzden "Bunu kaçırmayın" dediler, onların soruları aracılığıyla elde ettiğiniz fırsatı kaçırmayın.

Bu nedenle, "Bu çalışma senin için nedir" diyen günahkârların sorusu olan "Ne" sorusu aracılığıyla, sadece ihsan etmek için mi çalışmak istiyorsun? "Bundan ne kazanacaksın?" diye sorar. Yalnızca kendi çıkarın için çalışmalısın." Bu bir Kli [kap], yani Yaradan'ın ona eksiklik yerine vermesi için bir eksikliktir, çünkü günahkârın sorusu onu ihsan etmek için çalışma gücüne sahip olmaktan alıkoyar, buna "ikinci bir doğa ile ödüllendirilmek" denir, buna "ihsan etmek için" denir. "Kalbine cevap ver" ifadesinin anlamı budur, yani kötü eğilim de ihsan etmek için çalışacaktır.

" Efendi kim ki O'nun sesine itaat edeyim?" diyen Firavun'un soruları aracılığıyla, kişi bu sorunun üstesinden geldiğinde, Zohar'ın dediği gibi, "Kalbine cevap ver" ile ödüllendirildikten sonra, kalıcı inançla ödüllendirilir. O zaman, " Efendi, O Tanrı'dır" derecesine gelir.