Toplumun Amacı - 1. 1-1 (1984)
Toplumun Amacı - 2. 1-2 (1984)
Dost Sevgisine Dair. 2 (1984)
Dost Sevgisi – 1. 3 (1984)
Her biri Dostuna Yardım Etti. 4 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralı Bize Ne Verir?. 5 (1984)
Dost Sevgisi - 2. 6 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralına Dair Açıklanana Göre. 7 (1984)
Tora ve Mitzvot’u Yerine Getirmede Hangisi Kalbi Arındırır?. 8 (1984)
Kişi Her Zaman Evinin Kirişlerini Satmalıdır. 9 (1984)
Kişinin Reenkarne Olmamak İçin Ulaşması Gereken Derece Nedir?. 10 (1984)
Atalardan Kalan Erdem. 11 (1984)
Toplumun Önemine Dair. 12 (1984)
Bazen Maneviyata ‘Ruh’ Denir. 13 (1984)
Kişi Daima Sahip Olduğu Herşeyi Satıp Bilge Bir Öğrencinin Kızıyla Evlenmelidir. 14 (1984)
Yukarıdan Aşağıya Negatif Bir Şey Gelir Mi?. 15 (1984)
İhsan Etmeye Dair. 16 (1984)
Dostların Önemine Dair. 17-1 (1984)
Toplantının Gündemi. 17-2 (1984)
Tanrının Sana Bahşettiği Topraklara Geldiğin Zaman. 18 (1984)
Bugün Ayakta Duruyorsunuz, Hepiniz. 19 (1984)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 1. 1 (1985)
Dal ve Kökün Anlamı. 2 (1985)
Gerçeğin ve İnancın Anlamı. 3 (1985)
Bunlar Nuh’un Nesilleri. 4 (1985)
Topraklarından Uzağa Git. 5 (1985)
Ve Tanrı Ona Mamre’nin Ağacı Altında Göründü. 6 (1985)
Sara’nın Yaşamı. 7 (1985)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 2. 8 (1985)
Ve Çocukları Onun İçinde Mücadele Ettiler. 9 (1985)
Yakup Ayrıldı. 10 (1985)
Yakup İle Laban Arasındaki Mücadele. 11 (1985)
Yakup Babasının Yaşadığı Topraklara Geldi. 12 (1985)
Kurtuluşumun Kudretli Kayası. 13 (1985)
Ben İlk Ve Son Olanım. 14 (1985)
Hezekiah Yüzünü Duvara Döndü. 15 (1985)
Onlara Daha Fazla Eziyet Edildikçe. 16 (1985)
Bugünü Bil Ve Kalbine Kulak Ver. 17 (1985)
Kötüleyenlerle İlgili. 18 (1985)
Firavun'a Doğru Gel - 1. 19 (1985)
Kalbini Katılaştıran. 20 (1985)
Daima Tora ve Çalışma Arasında Ayırım Yapmalıyız. 21 (1985)
Tüm Tora Tek Kutsal Addır. 22 (1985)
Gece Yatağımda. 23 (1985)
Çalışmada Üç Zaman. 24 (1985)
Her Şeyde, Işık ve Kli Arasındaki Farkı Görmeliyiz. 25 (1985)
Bana İhtişamını Göster. 26 (1985)
Tövbe. 27 (1985)
Ajanlar. 28 (1985)
Yaradan, O'nu Çağıranlara Yakındır. 29 (1985)
Üç Dua. 30 (1985)
Kişi Kendini Kötü Olarak Görmez. 31 (1985)
Alıcıların Ödülüne Dair. 32 (1985)
İsrail'in Suçluları. 33 (1985)
Ve Yaradan'a Yalvardım. 34 (1985)
Kişi, Yaradan Korkusunun Ne Olduğunu Bildiğinde. 35 (1985)
Akşam Vardı ve Sabah Vardı. 36 (1985)
Kişiye Kim Tanıklık Eder. 37 (1985)
Mutlu Olan Erdemli ve Acı Çeken Erdemli. 38 (1985)
Sesimizi Duy. 39 (1985)
Musa Gitti. 1 (1986)
Kulak Ver, Ey Tanrım. 2 (1986)
İnsan, Tora Sayesinde Erdemlilik ve Barış ile Ödüllendirilir. 3 (1986)
Hesed'e Dair. 4 (1986)
Babaya Saygı Göstermeye Dair. 5 (1986)
Güven. 6 (1986)
Çoğunluğun Duasının Önemi. 7 (1986)
Yukarıdan Gelen Yardıma Dair. 8 (1986)
Hanuka Mumuna Dair. 9 (1986)
Duaya Dair. 10 (1986)
Gerçek Dua Gerçek Eksiklik Üzerinedir. 11 (1986)
Kişinin Dua Etmesi Gereken Temel Eksiklik Nedir?. 12 (1986)
Firavun’a Doğru Gel - 2. 13 (1986)
Mısırlılardan Kelim Ödünç Alma İhtiyacı Nedir?. 14 (1986)
Çoğunluğun Duası. 15 (1986)
Efendi, Yakup’u Kendisi İçin Seçti. 16 (1986)
Toplantının Gündemi -2. 17 (1986)
Kim Duaya Neden Olur. 18 (1986)
Sevince Dair. 19 (1986)
Kişi Günah İşlemeli ve Suçlu Olmalıdır. 20 (1986)
Mantık Ötesine Dair. 21 (1986)
Bir Kadın Döllenirse. 22 (1986)
Korku ve Sevince Dair. 23 (1986)
Sadaka ve Hediye Arasındaki Fark. 24 (1986)
Mitzvot'u Uygulamanın Ölçüsü. 25 (1986)
Yakın Bir Yol ve Uzak bir Yol. 26 (1986)
Yaradan ve İsrail Sürgüne Gitti. 27 (1986)
Topluluk On Kişiden Az Olmaz. 28 (1986)
Lişma ve Lo Lişma. 29 (1986)
Meyveden Önce Gelen Klipa. 30 (1986)
Yenika ve İbur Hakkında. 31 (1986)
Dua Boyunca Bacakları Düzeltmenin ve Başı Örtmenin Sebebi. 32 (1986)
Kişinin Ayaklarıyla Çiğnediği Emirler Nelerdir?. 33 (1986)
Hâkimler ve Görevliler. 34 (1986)
Av’ın Onbeşi. 35 (1986)
Selihot (Affedilmek) İçin Hazırlık Nedir?. 36 (1986)
Kötüye de İyiye de, İyilik Yapan İyi. 1 (1987)
Kötülüğün Farkındalığının Önemi. 2 (1987)
Tüm İsrail’in Bir Sonraki Dünyada Payı Vardır. 3 (1987)
Kötü Bir Kişiden İyi Bir Şey Duymak Yasak Mıdır?. 4 (1987)
Ödülden Daha Ziyade Çalışmanın Faydası Nedir?. 5 (1987)
Daimî İnancın Önemi. 6 (1987)
Hanuka Mucizesi. 7 (1987)
Gerçek ile Merhamet ve Gerçek Olmayan Merhamet Arasındaki Fark. 8 (1987)
Kişinin Yüceliği İnancının Gelecekteki Ölçüsüne Bağlıdır. 9 (1987)
Kötü Sözün Özü Nedir ve Ona Karşı Kim Durur. 10 (1987)
Purim Ve Emir, O Bilmeyene Kadar. 11 (1987)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 1. 12 (1987)
Matzot Bayramına Neden Pesah Denir. 13 (1987)
Pesah, Matza ve Maror Arasındaki Bağlantı. 14 (1987)
Kutsallıktaki İki Anlayış . 15 (1987)
Genel Halkın Çalışması ve Bireyin Çalışması Arasındaki Fark. 16 (1987)
Putperestlere Tora’yı Öğretmekteki Katı Yasağın Anlamı. 17 (1987)
Tora’nın Edinilmesine Hazırlık Nedir? - 1. 18 (1987)
Yaradan'ın Çalışmasında İfşa Edilenler ve Gizlenenler Nelerdir?. 19 (1987)
İnsanın Özel Mülkiyeti Nedir?. 20 (1987)
Yaradan Çalışmasında Kirli Eller Nedir?. 21 (1987)
Kişinin Yaradan’dan İstediği Hediye Nedir?. 22 (1987)
Anlaşmazlıktan Sonra Gelen Barış Hiç Anlaşmazlık Olmamasından Çok Daha Önemlidir. 23 (1987)
Çalışmada Asılsız Nefret Nedir?. 24 (1987)
Çalışmada Başın Ağırlığı Nedir?. 25 (1987)
Hafif Bir Emir Nedir?. 26 (1987)
Çalışmada ‘Kutsama’ ve ‘Lanet’ Nedir?. 27 (1987)
Çalışmada Ekleme Yapmamak ve Çıkarmamak Nedir? . 28 (1987)
“Ödül Kedere Göredir” Nedir?. 29 (1987)
Çalışmada Otorite Savaşı Nedir? -1. 30 (1987)
Çalışmada Antlaşma Yapmak Nedir?. 31 (1987)
Yaşamın İki Anlayışa Ayrılmasının Nedeni. 1 (1988)
Teşuva’nın (Tövbe) Ölçüsü Nedir?. 2 (1988)
Yaradan’ın Adının ‘Hakikat’ Olması Ne Demektir?. 3 (1988)
Çalışmada Yardım ve Bağışlanma İçin Dua Nedir?. 4 (1988)
Çalışmada “İsrail Sürgündeyken Şehina Onlarla Beraberdir” Nedir?. 5 (1988)
Çalışmada Bir Tarla ve Tarla Adamı Arasındaki Fark Nedir?. 6 (1988)
Damadın Suçlarının Bağışlanmasının Önemi Nedir?. 7 (1988)
Dua Eden Kişi Sözlerini Düzgün Şekilde Açıklamalı Ne Demektir?. 8 (1988)
Çalışmada Doğru Olanın Izdırap Çekmesi Ne Demektir?. 9 (1988)
Çalışmada, "Öğrenim Yerine Gidenlerin Dört Niteliği" Nedir?. 10 (1988)
Lişma’dan Önceki İki Muhakeme Nedir? . 11 (1988)
Yaradan Yolunda Tora ve Çalışma Nedir?. 12 (1988)
Çalışmada “Halkın Çobanı Bütün Halktır” Nedir?. 13 (1988)
Dost Sevgisi İhtiyacı. 14 (1988)
Çalışmada “Boş bir Mekânda Kutsama Yoktur” Ne Demektir?. 15 (1988)
Keduşa’nın (Kutsallığın) İnşa Edildiği Temel Nedir?. 16 (1988)
Tanrısal bir Ruh ile Hayvansal bir Ruh Arasındaki Temel Fark. 17 (1988)
Çalışmada Kişi Ne Zaman “Yaradan'ın Hizmetkarı” Olarak Kabul Edilir?. 18 (1988)
Çalışmada, Gümüş, Altın, İsrail, Kalan Diğer Milletler nedir?. 19 (1988)
İhsan Etme Çalışmasında Ödül Nedir? . 20 (1988)
Çalışmada Tora Karanlıktan Verildi Ne Demek? . 21 (1988)
Çalışmada Erdemlinin Faziletleri ve Kötülükleri Nelerdir?. 22 (1988)
Çalışmaya Lo Lişma’da Başlamak Ne Demektir?. 23 (1988)
Çalışmada "Gizli Şeyler Efendi'ye Aittir, İfşa Olan Şeyler Bize Aittir" Nedir?. 24 (1988)
Çalışmada, Şabat Arifesinde Hazırlık Nedir?. 25 (1988)
Çalışmada Kanun ve Yargı Arasındaki Fark Nedir?. 26 (1988)
Çalışmada, “Yaradan Gururu Tolere Etmez” Nedir?. 27 (1988)
“O’nun Rehberliği Gizli ve Açıktır” Nedir?. 28 (1988)
Yaratana Hizmet Edeni O'na Hizmet Etmeyenden Nasıl Ayırabiliriz?. 29 (1988)
Dostlar Meclisinde Ne Aranmalıdır?. 30 (1988)
Çalışmada, İnsanın, Yaratan'a Atfedilen İnsanın Çalışması Nedir?. 31 (1988)
Bir Düşüş Esnasındaki İki Eylem Nelerdir?. 32 (1988)
Yaradan'ın Çalışmasında Genel ve Birey Arasındaki Fark Nedir?. 33 (1988)
Çalışmada Gün ve Gece Nelerdir?. 34 (1988)
Çalışmada Yaratandan İstemeniz Gereken Yardım Nedir?. 35 (1988)
Tövbenin Ölçüsü Nedir?. 1 (1989)
Çalışmada Büyük ya da Küçük Bir Günah Nedir?. 2 (1989)
Gözyaşı Kapısı ile Geri Kalan Kapılar Arasındaki Fark Nedir?. 3 (1989)
Çalışmada Su Seli Nedir?. 4 (1989)
Dünyanın Yaratılışının İhsan Etme Yoluyla Olması Ne Demektir?. 5 (1989)
Çalışmada Mantık Ötesi Nedir?. 6 (1989)
Çalışmada “Şabat Arifesinde Çaba Sarf Etmeyen, Şabat Günü Ne Yiyecek” Nedir?. 7 (1989)
Çalışmada, İyi Büyürse Kötü de Büyür Ne Demektir?. 8 (1989)
Çalışmada “Kötülerin Üzerine Gelen Felaket Erdemlilerle Başlar” Nedir?. 9 (1989)
Çalışmada, “Merdiven Diyagonaldir (Çaprazdır)” Ne Demektir?. 10 (1989)
Çalışmada Gerekli Olan Kuvvetler Nelerdir?. 11 (1989)
Damadın Yemeği Nedir? . 12 (1989)
Çalışmada, 'Kem Gözlü Adamın Ekmeği' Nedir?. 13 (1989)
"Kalbine Yanıt Ver" Ne Demektir?. 14 (1989)
Çalışmada ‘Erdemliler Günahkârlar Sayesinde Görünür Hale Gelir’ Ne Demektir?. 15 (1989)
Çalışmada Boş bir Masada Kutsama Yasağı Nedir?. 16 (1989)
Çalışmada, Yaradan’ı Kutsamadan Önce Selam Verme Yasağı Nedir?. 17 (1989)
Çalışmada “Sayılanda Kutsama Yoktur Ne Demektir?. 18 (1989)
Çalışmada Şabat'a Neden Şin-Bat Denir?. 19 (1989)
Çalışmada Kötü Eğilimin Yükselmesi ve İftira Etmesi Ne Demektir?. 20 (1989)
Çalışmada "Sarhoş Bir Adam Dua Etmemelidir" Nedir? . 21 (1989)
Neden Özellikle Pesah Gecesinde Dört Soru Sorulur?. 22 (1989)
Çalışmada Kişi Acı Otu Yutarsa, Çıkamaz Nedir?. 23 (1989)
Çalışmada "Eğitimsiz Birinin Kutsamasını Hafife Almayın" Nedir?. 24 (1989)
Çalışmada "Kusuru Olan [Fedakârlık] Etmez" Nedir?. 25 (1989)
Çalışmada "Kendini Kirleten, Yukarıdan Kirletilir" Ne Demektir?. 26 (1989)
Çalışmada Acı Çekmek Ne Anlama Gelir?. 27 (1989)
Kişinin Testi Geçtiğini Kim Bilmelidir?. 28 (1989)
Çalışmada Tora'yı Almak İçin Yapılan Hazırlık Nedir? - 2. 29 (1989)
Menorayı Yakmanın Çalışmadaki Anlamı Nedir?. 30 (1989)
Çalışmada, Putperestlere Tora’yı Öğretme Yasağı Nedir? . 31 (1989)
Çalışmada Yağ "İyi Eylemler" Olarak Adlandırılır Ne Demektir?. 32 (1989)
Çalışmada Casuslar Nedir?. 33 (1989)
Çalışmada Barış Nedir?. 34 (1989)
Çalışmada "Oğulları Olmayan Kişi" Nedir?. 35 (1989)
Çalışmada “Çünkü Bu, Milletlerin Gözünde Sizin Bilgeliğiniz ve Anlayışınızdır” Nedir?. 36 (1989)
Çalışmada "Başlangıcı Dikenli Sonu Düzlük Olan Yol" Ne Demektir?. 37 (1989)
Çalışmada Hâkimler ve Görevliler Nedir?. 38 (1989)
Çalışmada "Tora Sadece Kötü Eğilimin Aleyhinde Konuşur" Nedir?. 39 (1989)
Çalışmada "Onlar Her Gün Gözünüzde Yeni Gibi Olacaklar" Nedir?. 40 (1989)
Günlük Program. 41 (1989)
Çalışmada "Kuyruk Değil Baş Olalım" Ne Anlama Gelir?. 1 (1990)
Çalışmada Başarısızlığın Anlamı Nedir?. 2 (1990)
Dünyanın Tora İçin Yaratılmış Olması Ne Anlama Gelir?. 3 (1990)
Çalışmada Erdemlinin Nesilleri İyi İşlerdir Ne Anlama Gelir?. 4 (1990)
Çalışmada İnsan Yaratılmadan Önce Toprak Meyve Vermiyordu Ne Anlama Gelir?. 5 (1990)
Kişi Çalışmada Gururu Ne Zaman Kullanmalıdır?. 6 (1990)
Çalışmada Dua ve Şükür Zamanı Nedir?. 7 (1990)
Çalışmada Esav’ın "Tarla Adamı" Olarak Adlandırılması Ne Anlama Gelir. 8 (1990)
Çalışmada "Yeryüzüne Bir Merdiven Kurulur ve Üstü Cennete Ulaşır" Ne Demektir?. 9 (1990)
Çalışmada Bilgelerimizin "Kral Davud'un Bir Hayatı Yoktu" Demesi Ne Anlama Geliyor?. 10 (1990)
Çalışmada, Hanuka Mumunu Sola Yerleştirmenin Anlamı Nedir?. 11 (1990)
Çalışmada Tora Neden "Orta Çizgi" Olarak Adlandırılır? - 1. 12 (1990)
Yaradan ve Şehina'nın Birleşmesi ile Tüm Kötülüklerin Kefaretinin Ödenmesi Ne Anlama Gelir?. 13 (1990)
Çalışmada Gerçek Hesed Nedir?. 14 (1990)
Çalışmada, Mısır’ın Vekili Düşmeden Önce, Onların Haykırışları Cevaplanmadı Ne Demektir?. 15 (1990)
Çalışmada "Moral Eksikliği ve Ağır Çalışma" Nedir?. 16 (1990)
Çalışmada Arınmak İçin Gelen Kişinin Aldığı Yardım Nedir?. 17 (1990)
Şabat Konuşması Neden Hafta İçi Konuşması Gibi Olmamalıdır?. 18 (1990)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 2. 19 (1990)
Çalışmada Yarım Kuruş Nedir? - 2. 20 (1990)
Çalışmada "Ben Hiçbir Şey İçin Varım, Sen de Hiçbir Şey İçin Varsın" Ne Demektir?. 21 (1990)
Amalek'i Silme Sırası Nedir?. 22 (1990)
Çalışmada Musa'nın Ay'ın Doğuşuyla İlgili Kafasının Karışık Olması Ne Anlama Gelir?. 23 (1990)
Çalışmada "Yanmış Bir Sunu Olmaya Gelen Her Şey Erkektir" Ne Anlama Gelir?. 24 (1990)
Çalışmada "Bütün Uluslar Efendimize Şükredin" Ne Demektir?. 25 (1990)
Çalışmada "Efendimiz Kadar Kutsal Olan Yoktur, Çünkü Senden Başkası Yoktur" Nedir?. 26 (1990)
Çalışmada "Her Çimen Tanesinin Üstünde Ona Vuran ve Büyümesini Söyleyen Bir Görevli Vardır!" Ne Demektir?. 27 (1990)
Çalışmada “Büyükleri Küçükler Hakkında Uyarmak” Nedir?. 28 (1990)
Çalışmada "Tora İnsanın Gücünü Tüketir" Ne Demektir?. 29 (1990)
Çalışmada Yaradan'ın Adının "Yasa ve Emir" Olması Ne Anlama Gelir?. 30 (1990)
Çalışmada ‘Sayılmış Olanda Kutsama Yoktur’ Ne Demektir. 31 (1990)
Çalışmada "İsrail Yaradan'ın Arzusunu Yerine Getiriyor" Ne Anlama Gelir?. 32 (1990)
Çalışmada "Yeryüzü Korktu ve Hareketsiz Kaldı" Ne Demektir?. 33 (1990)
Çalışmada "Sıradan Bir Kişinin Kapları" Nedir?. 34 (1990)
Çalışmada, "Damadın Yemeğinin Tadını Çıkaran Kimse" Ne Demektir?. 35 (1990)
Çalışmada "Esav ve İsmail'in Çocukları Tora'yı Almak İstemediler" Ne Demektir?. 36 (1990)
Çalışmada "Şehina İsrail İçin Tanıklıktır" Ne Demektir?. 37 (1990)
Çalışmada “Kutsama Kabı Dolu Olmalıdır” Nedir?. 38 (1990)
"Kudüs İçin Yas Tutan, Onun Sevincini Görmekle Ödüllendirilir" Sözü Çalışmada Ne Anlama Gelir?. 39 (1990)
Çalışmada “Sen tüm insanların en aşağıda en önemsiz olanısın,” Nedir? . 40 (1990)
Çalışmada Kişinin Topuklarıyla Çiğnediği Hafif Mitzvot Nedir?. 41 (1990)
Çalışmada Kutsama ve Lanet Nedir?. 42 (1990)
Çalışmada “Sunağın Yanına Kendin İçin Bir Aşera Dikmeyeceksin” Nedir?. 43 (1990)
Çalışmada İsteğe Bağlı Savaş Nedir - 2. 44 (1990)
Çalışmada "Gizli Şeyler Tanrımız Efendimize Aittir" Ne Demektir?. 45 (1990)
Baal HaSulam'dan Çalışmanın Düzeni. 46 (1990)
Çalışmada "Bizim Senden Başka Kralımız Yok" Ne Demektir?. 1 (1991)
Çalışmada "Ey İsrail, Tanrın Efendine Dön" Ne Demektir?. 2 (1991)
Çalışmada " Günahkârlar Hazırlayacak ve Erdemliler Giyecek" Ne Demektir?. 3 (1991)
Çalışmada “Sabotajcı Selde Kaldı ve Öldürüldü,” Ne Demektir?. 4 (1991)
Çalışmada "Erdemlilerin İyi İşleri Nesillerdir" Ne Demektir?. 5 (1991)
Çalışmada "Avram'ın Sığırlarının Çobanları ve Lut'un Sığırlarının Çobanları" Nedir?. 6 (1991)
Çalışmada "İnsan" Nedir ve "Hayvan" Nedir?. 7 (1991)
Çalışmada Geçen "Ve İbrahim Çok Yaşlanmıştı, Birçok Gün Geçirmişti" İfadesi Nedir?. 8 (1991)
Çalışmada "Giysilerinin Kokusu" Nedir?. 9 (1991)
Çalışmada, Mahsul Olgunlaştığında Kral Tarlasında Ayakta Durur Ne Demektir?. 10 (1991)
Çalışmada İyi Eğilimin ve Kötü Eğilimin Kişiyi Koruması Ne Anlama Gelir?. 11 (1991)
Bu Kandiller Kutsaldır. 12 (1991)
Çalışmada ‘Zayıf Olanın Eline Güçlüyü Verdin’ Ne Demektir. 13 (1991)
Çalışmada İnsanın Kutsanmasının Oğulların Kutsanması Olması Ne Demektir?. 14 (1991)
Çalışmada "Bu Yerde Benim İçin Bir Mucize Yaratan" Kutsaması Nedir?. 15 (1991)
Çalışmada Efendi'nin Tanrı Olduğunu Bilmek İçin Neden "Kalbine Cevap Vermeye" İhtiyacımız Var?. 16 (1991)
Çalışmada, “Onun Kalbini Katılaştırdığım İçin,” Nedir?. 17 (1991)
Çalışmada Sağ Elimizi Sol Elimizin Üzerine Kaldırmalıyız Ne Anlama Gelir?. 18 (1991)
Çalışmada "Kalk Ey Efendimiz ve Düşmanların Dağılsın" Ne Anlama Gelir?. 19 (1991)
Çalışmada “Yeri Olmayan Hiçbir Şey Yoktur” Nedir?. 20 (1991)
Çalışmada, Purim'den Önce, Zahor (Hatırlama) Bölümünü Okumamızın Anlamı Nedir?. 21 (1991)
Çalışmada "Dikenlerin Arasındaki Zambak" Nedir?. 22 (1991)
Çalışmada Bir İneğin Küllerinin Arındırılması Ne Demektir?. 23 (1991)
Çalışmada Kişinin Bir Oğul ve Bir Kız Çocuk Doğurması Ne Anlama Gelir?. 24 (1991)
Tövbe Eden Kişinin Mutluluk İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 25 (1991)
Çalışmada Bir Kısım İfşa Etmek ve İki Kısım Gizlemek Nedir?. 26 (1991)
Önce Kadın Döllenirse Erkek Çocuk Doğurur" Ne Anlama Gelir?. 27 (1991)
Çalışmada Kutsallık ve Saflık Nedir?. 28 (1991)
Çalışmada Bir Başrahibin Bakire Bir Eş Alması Ne Anlama Gelir?. 29 (1991)
Çalışmada, Uzak Bir Yolda Olan Birinin İkinci Bir Pesah'a Ertelenmesi Ne Anlama Gelir?. 30 (1991)
Çalışmada Yoksullara Verilen Sadakanın Kutsal Adı Yapması Ne Anlama Gelir?. 31 (1991)
Çalışmada Sancak Nedir?. 32 (1991)
Çalışmada Yaradan'ın Birini Kayırması Ne Anlama Gelir?. 33 (1991)
Çalışmada Meyvelerini Bu Dünyada Yemek ve Aslını Öbür Dünya İçin Saklamak Nedir?. 34 (1991)
Çalışmada "Casuslar" Ne Anlama Geliyor?. 35 (1991)
Çalışmada "Barış, Barış, Uzaklara ve Yakınlara" Nedir?. 36 (1991)
Çalışmada "Tora" Nedir ve "Tora'nın Yasası" Nedir?. 37 (1991)
Çalışmada "Sağ Çizgi" Nedir?. 38 (1991)
Çalışmada Sağın Soldan Daha Büyük Olması Ne Anlama Geliyor?. 39 (1991)
Çalışmada Gerçek ve Yalan Nedir?. 40 (1991)
Kişi Kötü Niteliklerle Doğmuşsa Ne Yapmalıdır?. 41 (1991)
Çalışmada "Öküz Sahibini Bilir, vs, İsrail Bilmez" Ne Demektir?. 42 (1991)
Çalışmada "Sırtımı Göreceksiniz, Ama Yüzüm Görünmeyecek" Ne Demektir? . 43 (1991)
Çalışmada İsrail'in Toprağın Mirası ile Ödüllendirilmesinin Sebebi Nedir?. 44 (1991)
Çalışmada Yargıcın Mutlak Surette Doğru Hüküm Vermesi Ne Anlama Gelir?. 45 (1991)
Çalışmada Sevilenin Oğlu ve Nefret Edilenin Oğlu Nedir?. 46 (1991)
Çalışmada Sağ ve Solun Zıtlık İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 47 (1991)
Kütüphanechevron_right
Rabash/Articles
chevron_right
Çalışmada "Esav ve İsmail'in Çocukları Tora'yı Almak İstemediler" Ne Demektir?
 

Çalışmada "Esav ve İsmail'in Çocukları Tora'yı Almak İstemediler" Ne Demektir?

Makale No. 36, 1990

Zohar'da (Balak, Madde 138) şöyle yazılmıştır: "Yaradan, İsrail'e Tora'yı vermek istediğinde, gidip Esav'ın çocuklarını davet etti ve onlar kabul etmediler, 'Efendi Sina'dan geldi ve Seir'den onların üzerine doğdu' diye yazıldığı gibi, bu onların Tora'yı almak istemedikleri anlamına gelir. O, İsmail'in çocuklarına gitti ve onlar onu almak istemediler, 'Paran Dağı'ndan göründü' diye yazıldığı gibi. Onlar istemediği için, O İsrail'e geri döndü."

Zohar'da (Balak, Madde 140) şöyle denir, "Rabbi Şimon ona şöyle dedi: 'Bu soru halledilmiştir. Efendi Sina'dan geldi ve Sina'dan geldi ve onlara ifşa oldu. 'Ve Seir'den onlara göründü' demek, Seir sakinlerinin söylediklerinden, almak istemedikleri şeyden, bundan İsrail için gösterildi ve onlara çok fazla ışık ve sevgi kattı demektir. Aynı şekilde O, Paran Dağı'ndan İsrail'e göründü ve gösterildi, Paran sakinlerinin almak istemediklerini söyledikleri şeyden, bundan İsrail'e ekstra sevgi ve aydınlanma eklendi, aynen olması gerektiği gibi."

Esav ve İsmail'in çocukları Tora'yı almayı reddettikleri için, bunun İsrail'e ekstra sevgi ve aydınlanma kattığını neden söylediğini anlamalıyız. Sanki hiç kimse Tora'yı almak istememiş ve sadece İsrail günü kurtarmış gibi görünüyor ve bu yüzden İsrail için gösterildi ve onlara daha fazla ışık ekledi. Öyle görünüyor ki, aksi takdirde İsrail'de ek sevgi ve aydınlanma eksik olacaktı.

Maddesel dünyada, bazen bir kişinin birine güzel bir şey vermek istediğini, ancak almak isteyen kimsenin olmadığını ve bunun kişiye acı verdiğini söyleyebiliriz. Bu nedenle, birileri onun için üzülür ve bunu kabul eder ve sonra kişi, o şeyi kabul ederek kendisine iyilik yapan kişiyi sever. Fakat Yaradan'la ilgili olarak böyle bir şey, Yaradan'ın İsrail'e verdiği ekstra sevgi ve aydınlanmanın, Esav ve İsmail'in çocukları Tora'yı almak istemezken, İsrail'in almasından kaynaklandığı nasıl söylenebilir?

Çalışmada bunu anlamak için, çalışmada insanın kendisinin küçük bir dünya olduğunu hatırlamalıyız, Zohar'da şöyle yazıldığı gibi, "İnsan yetmiş ulusun hepsinden oluşur ve Esav niteliğini, İsmail niteliğini ve İsrail niteliğini içerir." Öğrendiğimize göre, İsrail niteliği dünyanın yetmiş ulusunun yönetimi altında sürgünde bulunmaktadır; bu uluslara genel olarak "kendisi için alma arzusu" denirken, İsrail'e "Yaradan'a ihsan etme arzusu" denmektedir.

İki anlayış olduğu bilinmektedir:

1) Yaratılışın amacı, O'nun yarattıklarına iyilik yapmak, yani yaratılanların haz ve zevk almasıdır. Yaradan'ın ihsan etme arzusu, yaratılanlarda haz ve zevk alma arzusu yaratmıştır, yani yaratılan varlık nerede zevk alacak bir şey olduğunu görse, hemen o zevki almak için can atar. Buna "Yaradan'ın yarattığı Kli [kap]" denir, çünkü "Tanrı'nın yarattığı" diye yazılmıştır.

2) Yaratılışın ıslahı. Bununla birlikte, yaratılışın ıslahı meselesi vardır, yani utancı önlemek için, bir ıslah gerçekleşmiştir, burada Yaradan'ın yarattığı ve "kendisi için alma arzusu" olarak adlandırılan Kli ile almak mümkün değildir. Bunun yerine, insan, arzusu yarattıklarına ihsan etmek olan Yaradan gibi, "ihsan etme arzusu" olarak adlandırılan yeni bir Kli yapmalıdır. Aynı şekilde, yaratılanlar da bu Kli'yi yapmalıdır, yoksa Yaradan'ın yarattıklarına vermek istediği haz ve zevk gizlenir ve saklanır. "Tanrı'nın yarattığı" sözlerinin anlamı budur, yani alma arzusu, "yapmak", yani yaratılanların yapması gereken şey, yaratılanlarda olmayan ihsan etme arzusudur ve bunu yapmaları gerekir, böylece ihsan etme arzusuna sahip olurlar.

Şunu sormalıyız: Yaradan'ın yarattığı şeyin, yani kişinin kendisi için alma arzusunun tersini yapmak nasıl mümkün olabilir? Yaradan'ın "alma arzusu" denen çalışmasını iptal etmek ve tam tersini yapmak nasıl mümkün olabilir? Öyle görünüyor ki, kişi Yaradan'a karşı hareket ediyor?

Cevap, insanın Yaradan'ın yarattığı alma arzusunu geri çeviremeyeceğidir. O halde, doğamıza aykırı olduğu halde, neden bizden her şeyi Yaradan'ın rızası için yapmamız isteniyor?

Bununla birlikte, bir de ışık ve Kli meselesi vardır. Kli'ye "arzu" denir ve arzuya "eksiklik" denir ve "ışık" da eksikliğin doyurulmasıdır. Kural şudur: "Kli olmadan ışık olmaz." Dolayısıyla, yaratılanlar kendileri için bir Kli, yani bir eksiklik sağlamalıdır, çünkü herhangi bir eksikliğin Yaradan'a değil, özellikle yaratılanlara ait olduğuna dair bir kural vardır.

Buradan yaratılanların eylemlerde bulunmaları ve kendilerinde bir eksiklik bulmanın yollarını aramaları gerektiği sonucu çıkar ki bu da tüm eylemlerinin Yaradan'ın rızası için olmasını istemeleri ama bunu yapamamalarıdır, bu yüzden yaratılanlar kendi başlarına edinemeyecekleri bir ihsan etme arzusunun eksikliğini görür ve hissederler.

Ancak, ihsan etme arzusunu edinemeyeceklerinin açık olması için, yaratılanların önce kendi başlarına çaba göstermeleri gerekir. Aksi takdirde, bu eksikliği kendi başlarına edinemeyeceklerini nasıl bilebilirler? Ancak şunu sormalıyız: İnsanın ihsan etme arzusunu kendi başına elde etmekten aciz olduğuna dair bu farkındalığa kimin ihtiyacı var?

Cevap, insanın kendisinin bu farkındalığa ihtiyacının olmasıdır. Aksi takdirde, Yaradan'dan kendisine yardım etmesini istemeyecektir, zira ihsan etmek için her şeyi yapacak zamanı olduğunu düşünecektir, çünkü istediği zaman ihsan etmek için her şeyi yapmak kendi gücü dahilindedir.

Bu nedenle, insan ihsan etme arzusunu edinmek için önce kendi başına çalışmalıdır ve ancak o zaman içten, samimi bir dua edebilir, yani Yaradan'ın kurtarışı için gerçek bir ihtiyaç duyar, öyle ki Yaradan ona her şeyi Yaradan rızası için yapma arzusunu versin.

Bununla yazılanları (Mezmurlar 119) yorumlayabiliriz, "Ne mutlu O'nun tanıklığına değer verenlere, O'nu bütün kalbiyle isteyenlere." "Ne mutlu O'nun tanıklığına değer verenlere," yani Tora'nın Mitzvot'unu [emirlerini/iyi işlerini] yerine getirenlere ve "tüm kalbiyle O'ndan talep edenlere," sözleri arasındaki bağlantıyı anlamalıyız. Yukarıda belirtildiği gibi, ihsan etme arzusundan yoksun olduğumuzu hissetmek için bir ihtiyaç edinmeliyiz. Bunu edinmeden önce, yani ihsan etme arzusunu edinmeden önce, Yaradan'ın yaratılan varlıklara vermek istediği hazzı ve zevki almaya uygun değilizdir.

Ancak, kişi bu eksikliği nasıl edinebilir? Bize Tora'nın Mitzvotlarını yerine getirmenin, kişiye ihsan etme arzusunu edinmesi gerektiğine dair bu farkındalığı getirebileceği söylenir. Yani, kişi Tora ve Mitzvot'u gözlemleyerek Yaradan'a yaklaşmayı, yani "form eşitliği" olarak adlandırılan Dvekut'u [bütünleşmeyi] edinmeyi amaçladığında, bu ona ihsan etme arzusunun eksikliğini hissettirebilir. "Ne mutlu O'nun tanıklığına değer verenlere" diye yazılmıştır, yani bu kişiye daha sonra Yaradan'dan kendisine bu eksikliği vermesini isteyebileceği bir eksiklik verecektir.

"O'ndan tüm kalbiyle talep edenler" sözlerinin anlamı budur, bunun anlamı kişinin daha sonra Yaradan'dan kendisine bunu yani ihsan etme arzusunu vermesini tüm kalbiyle talep edebileceğidir, böylece kişinin Yaradan için yaptığı her şey tüm kalbiyle yapılmış olacaktır. O zaman, Tora ve Mitzvot'u gözlemleyerek, Yaradan'dan kendisine "tüm kalbiyle" niteliğini yani bunun Yaradan için olmasını talep edebileceği bir duruma gelecektir. Başka bir deyişle, kişi Yaradan'dan kendisine "tüm kalbiyle" denilen ihsan etme arzusunu vermesini talep eder, zira Tora ve Mitzvot'u yerine getirmenin karşılığında talep ettiği tek ödül budur.

Dolayısıyla insanın çalışması, Yaradan'ın kendisine yaratılışta verdiği alma arzusu yerine ihsan etme arzusu vereceği bir eksiklik ve ihtiyaç edinmektir, çünkü bu sayede Yaradan'la Dvekut ile ödüllendirilecektir. Bundan dolayı, Yaradan'ın ona verdiğinden farklı bir arzu istemesine rağmen, Yaradan bunu ister. Baal HaSulam bu konuda Yaradan'ın şöyle dediğini söylemiştir: "Oğullarım Beni yendi," Onlar, Yaradan'ın onlara verdiğinden farklı bir arzu istediler, yani Yaradan'dan onlara başlangıçta verdiğinden farklı bir arzu vermesini talep ettiler.

Yine de Yaradan'ın verdiği ve "yokluktan var oluş" olarak adlandırılan alma arzusu, tüm yaratılışın eksenidir. Bununla birlikte, alma arzusu ıslahtan geçmelidir ki buna "yaratılışın ıslahı" denir. Yani yaratılış "kendisi için alma arzusu" olarak adlandırılır ve bunun üzerine ihsan etme niyeti yerleştirilir. Sonuçta, alma arzusu kalır, ancak ihsan etme amacının ıslahını edinmiştir.

Buradan şu soruyu sormalıyız: Yukarıdakilere göre, bir kişi Yaradan'dan kendisine ihsan etme arzusu vermesini istemeye başladığında, yani tüm eylemlerini Yaradan'ın rızası için yapabildiğinde, Yaradan neden kişinin talep ettiği ve istediği gibi ona ihsan etme arzusunu vermez? Çalışmanın düzeninde, ihsan etme arzusunu edinme yolunda yürümek istediğinde, kişinin ileriye değil, geriye doğru gittiğini görürüz. Bu demektir ki, kötülük onda ödül almak için çalışırken ifşa olduğundan daha yoğun bir şekilde ortaya çıkar.

Mesele şu ki, ihsan etme arzusunun sadece yaratılışın ıslahı olduğunu ve yaratılışın amacı olmadığını bilmeliyiz, çünkü yaratılışın amacı O'nun yarattıklarına iyilik yapma arzusudur, yani yaratılanların zevk ve haz almasıdır. Dolayısıyla, eğer onlara istedikleri şeyi, yani ihsan etme arzusunu hemen verseydi, Yaradan'a ihsan ettikleri ve Yaradan'la Dvekut'a sahip oldukları için çalışmadan tatmin olurlardı, böylece başka neye ihtiyaçları olurdu ki? Kendileri için hiçbir şeye ihtiyaçları olmazdı, buna "merhameti arzulamak" denir ve Yaradan'dan hiçbir şey almaya ihtiyaçları yoktur, dolayısıyla yaratılışın amacı olan O'nun onlara verme arzusu meselesi dokunulmadan kalır.

Ama yaratılışın amacı, yani hedef, bilindiği üzere her şey amaca göre hesaplanır, araçlara göre değil, çünkü ihsan etme arzusu sadece amaca ulaşmak için bir araçtır, bu yüzden kişi ihsan etme arzusunu alsaydı, bununla tatmin olacaktı ve amaç devrilmemiş bir taş olarak kalacaktı, zira hiç kimse buna ihtiyaç duymayacaktı, çünkü zaten çalışmadan tatmin olacaklardı.

Bu, Bir Bilgenin Meyvesi kitabında (Cilt 1, s 118) yazıldığı gibidir: "Yukarıdakilerin hepsinden, ruhun 620 kutsal ismin tamamını, gelmeden önce sahip olduğundan 620 kat daha fazla olan tüm yapısını edinmeye mahkûm olduğunu görürsünüz. Onun yapısı, Tora'nın ışığının kıyafetlendiği 620 Mitzvot'ta ve Tora'nın kolektif ışığında Yaradan'da görünür. Böylece 'Tora, Yaradan ve İsrail'in' bir olduğunu görürsünüz."

Bu, yaratılışın amacının bu olduğu anlamına gelir -kişinin tamamlanma aşamasına ulaşması ve Yaradan'ın isimlerine uygun olarak Tora ile ödüllendirilmesi. Kişinin Yaradan'a ihsan etmek istemesi yeterli değildir. Bu harika bir şey olsa da amaç bu değildir. Aksine, insan bir bedene bürünmeden önce ruhunun sahip olduğu miktarın 620 katını edinmelidir. Ancak, kişi birkaç dua ve ayinden sonra ihsan etme arzusunu hemen edinecek olsaydı, uğruna yaratıldığı hedefi edinmesine gerek kalmazdı. Bir kişinin ihsan etme arzusunu alamamasının ve dahası, ihsan etme çalışmasına başlamadan önce sahip olduğundan daha da büyük bir ihsan etme arzusu aldığını görmesinin nedeni budur.

Ancak, kişi Yaradan'a yaklaşmak için çaba gösterdikten sonra, ki bu Dvekut denilen form eşitliği anlamına gelir, "Ve O'na tutunmak için" diye yazıldığı ve "O'nun niteliklerine tutunun, O nasıl merhametliyse, siz de öyle merhametlisiniz" diye açıklandığı gibi, kişinin istediğini, yani ihsan etme arzusunu almamış olmasının neden yeterli olduğunu anlamalıyız. Peki şimdi neden her seferinde kendisine ihsan etme arzusu verilmesi için dua etmeden önce sahip olduğundan daha fazla miktarda alma arzusu elde ediyor? Sanki bu yukarıdan gelen bir hata gibi görünmektedir, sanki yukarıda kişi alma arzusu istemiş ve bu nedenle kendisine daha büyük bir alma arzusu verilmiş gibi düşünülmektedir. Ama kişi ihsan etme arzusu istemiştir, o halde neden yukarıdan kendisine daha büyük bir alma arzusu verilmiştir?

Cevap şudur: kişinin yaratılış amacını alması, "Yaradan'ın isimleri" olarak adlandırılan Tora ile ödüllendirilmesi için, kendisine her seferinde daha büyük bir alma arzusu verilir. Yani, ihsan etme arzusunu edinmek için bir şeyler yaptığı ölçüde, yukarıdan alma arzusu alır. Ve yukarıdan yardım istediğinde, onun kontrolünden çıkamayacağını gördüğüne göre, bu yardım nedir? Zohar'da "Arınmak için gelene yardım edilir" sözleri hakkında söylendiği gibidir. "Nasıl yardım edilir?" diye sorar. "Kutsal bir ruhla" diye yanıtlar. Eğer kişi daha fazla ödüllendirilirse, ona Ruah verilir." Yani, yukarıdan aldığı yardım sayesinde, NRNHY'ını edinene kadar yardım alarak ödüllendirilir. Sonuç olarak, kişi her seferinde daha fazla kötülüğe sahip olduğunu görür ve her seferinde daha fazla yardım istemelidir.

İbrahim'le ilgili yazılanlar hakkında (Yaratılış 15) Baal HaSulam'dan duyduklarım şöyledir: "Ve ona dedi ki, 'Ben sana bu toprakları miras olarak verecek olan Efendinim'. Ve o şöyle dedi: 'Onu miras alacağımı nasıl bileceğim? Ve İbrahim'e şöyle dedi: 'Kesin olarak bil ki, senin soyundan gelenler, kendilerine ait olmayan bir ülkede yabancı olacaklar ve dört yüz yıl köleleştirilip işkence görecekler ve sonrasında birçok mal mülkle çıkacaklar."

İsrail halkının Mısır'da sürgünde olacağını Yaradan'ın kendisine verdiği "Nasıl bileceğim" cevabı hakkında sordu. Bu demektir ki, İbrahim'in, kendilerine ait olmayan bir toprakta bulunma eyleminden sonra, bu toprakları miras alacaklarını kesin olarak bilmesini sağlayan garanti budur. "Yanıt nedir?" diye sordu, yani İbrahim bunun doğru yanıt olduğunu anladı. Gördüğümüz gibi, İbrahim sürekli "Acaba?" diye sorduğu Sodom'da Yaradan'la tartışabilirdi. Ancak burada bunun doğru cevap olduğunu anladığı ve daha fazla soru sormadığı ima edilmektedir.

Bunun cevabının İbrahim'in sorduğu soru olduğunu söylemiştir. Bu kafa karıştırıcıdır. Hakkında "Ve Efendiye inandı" diye yazılan İbrahim'le ilgili bir soru vardır, o halde neden birdenbire "Miras alacağımı nereden bileceğim?" gibi bir soru sormuştur? İbrahim'in Yaradan'ın kendisine hangi mirası vermek istediğini, yani toprağın mirasını gördüğünü ve yaratılışın tüm amacının bu topraklara dahil olduğunu söyledi. Ancak Kli olmadan ışık olmaz, yani eksiklik olmadan doyum olmaz diye bir kural olduğundan, bu nedenle ihtiyaçları yokken toprağı miras almalarının nasıl mümkün olacağını sordu. Onlar biraz manevi aydınlanma alır almaz tatmin olacaklar ve Yaradan'a sevinçle hizmet edecekler ve daha fazlasına ihtiyaçları olmadığı için hiçbir şey için endişelenmeyeceklerdi. Böylece, yaratılışın amacı olan bu toprakları miras almaya ihtiyaçları kalmayacaktı. Bu nedenle soru, herhangi bir ihtiyaçları olacağını görmediğiydi ve ihtiyaç olmadan hiçbir şey özellikle de toprağın mirası gibi ciddi bir şey verilmez.

Yaradan buna şöyle cevap verdi: "Şunu kesin olarak bil ki, senin soyundan gelenler kendilerine ait olmayan bir toprakta yabancı olacaklar." Eretz [Toprak] Ratzon [arzu] anlamına gelir. Yani, İsrail halkına değil, Mısır'a ait olan alma arzusunun egemenliği altında olacaklar ve buna "onların olmayan bir toprak" denecek. Ve dört yüz yıl işkence görecekler. "Dört" tam bir derecedir, HaVaYaH'ın dört Behinot'u [anlayışları/nitelikleri], ihsan etme kapları olarak kabul edilen Bina'dan gelir. "İşkence gördüler" ifadesi, Mısırlıların onların ihsan etme kaplarıyla çalışmalarına izin vermedikleri anlamına gelir. "Köleleştirilecekler ve işkence görecekler," ne içinde? "Dört yüz yıl" içinde, yani Bina'nın Sefirot'unda.

Sefirot kitabından Malhut'un "birimler", ZA'nın onlar ve Bina'nın yüzler olarak adlandırıldığı bilinir. "Dört yüz "ün anlamı budur, çalışmalarına izin verilmemesidir. Onlar galip geldiklerinde ve ihsan etme kapları olan Bina niteliğinde çalıştıklarında, Mısırlılarla büyük bir savaş yaptılar. İsrail halkı ihsan etme tarzında çalıştığında Mısır İsrail'i köleleştirdi ve ardından sürgünde olduklarını hissettiler. Ama ihsan etme kaplarıyla çalışmadığımız zaman, Mısırlıların bu çalışmaya direndiğini bilemeyiz.

"Ve İsrail oğulları çalışmadan dolayı iç çektiler ve feryat ettiler ve feryatları çalışmadan Tanrı'ya yükseldi" (Mısır'dan Çıkış 2:23) sözünün anlamı budur. Yani, yardım istediklerinde onlara her seferinde yeni ışıklar verilmeliydi, Zohar'da söylediği gibi, yukarıdan verilen yardım "kutsal bir ruh" olarak kabul edilir ve bununla İsrail halkı büyük ışıklara ihtiyaç duyacaktır çünkü aksi takdirde Mısırlıların kontrolünden çıkamazlar.

Dolayısıyla Yaradan'ın cevabı, onlara yardım isteme ihtiyacı vereceğidir, yani her seferinde onlara daha kötüsünü gösterecektir, bu yüzden sürekli daha büyük yardım istemeleri gerekecektir. Bu sayede, yaratılış amacının ışığı onlara ifşa edilecektir. Buna "miras almak için bu topraklar" denir. Bundan şu sonuç çıkar ki, istedikleri zaman yukarıdan ihsan etme arzusu almış olsalardı, memnun olurlardı ve toprağı miras almaya ihtiyaçları olmazdı. Ama onlara ihsan etme arzusu değil de alma arzusu verdiği için, Yaradan'ın yardımına ihtiyaç duydular ve bu sayede tatmin olmayacakları ama toprağın mirasını alacakları kesinleşti.

Buradan, özellikle alçak bir durumda olmalarının, büyük ışıkları almalarına neden olduğu sonucu çıkar. Bu, neden ihsan etme arzusu istediklerinde kendilerine alma arzusu verildiğini açıklar; yani alma arzusu, daha düşük olanların istediklerinde ihsan etme arzusunu almaları gereken yerde büyür. Dolayısıyla, kişi duasının yukarıda işitilmediğini gördüğünü ve bunun kanıtının da kendisine ihsan etme arzusunun verilmemesi olduğunu söyleyemez. Bunun yerine, duasının dikkate alındığını bilmelidir ve bunun kanıtı, şimdi bütünlüğe ihtiyaç duyacağından, artık kendisi için iyi olanın verilmesi yoluyla ona yukarıdan bir yanıt verilmesidir.

Yukarıdakilere göre, sorduğumuz soruyu yorumlamalıyız: Zohar neden "ve Seir'den üzerlerine doğdu" der, yani Seir sakinleri almak istemediklerini söylediği için, İsrail'i aydınlatarak onlara çok fazla ışık ve sevgi kattı? Aynı şekilde, "İsrail'e Paran Dağı'ndan göründü ve gösterdi", Paran sakinlerinin almak istemediklerini söylemeleri, olması gerektiği gibi İsrail'e ekstra sevgi ve aydınlanma kattı.

Böyle bir şey Yaradan'a ait olabilir mi diye sorduk, yani gerçekte İsrailoğulları bu kadar ışık ve sevgi verilmesini hak etmediler mi? Çünkü onlar Tora'yı almak istemediler, bu nedenle O İsrail'e verdi, yani onlara ekledi. Aksi takdirde, İsrail'e çok fazla ışık ve sevgi ekleyemezdi.

Çalışma hakkında konuştuğumuzda, tek bir kişiden söz ederiz. Yani, bir kişideki Esav'ın çocukları ve bir kişideki İsmail'in çocukları Tora'ya direnmeyip ihsan etme arzusunu üzerlerine almayı kabul etseydi, kişinin içindeki İsrail niteliği tatmin olur ve Yaradan'ın İbrahim'e verdiği cevapta belirtildiği gibi, "Şunu kesin olarak bil ki [senin soyun] yabancı olacaktır" diyerek yaratılış amacına ihtiyaç duymazdı. Özellikle Mısır'ın yönetimi altında köleleştirildiklerinde, kendilerine yardım edilmesini isteme ihtiyacı duyacaklardır. Ve bu yardım sayesinde onlara yaratılışın amacını açıklamak mümkün olacaktır. Bu da tam olarak bedende direnç olduğunda, Tora'yı almak istemediğimizde, Yaradan'ın onlara çok fazla ışık ve sevgi katmasını sağlar.