Toplumun Amacı - 1. 1-1 (1984)
Toplumun Amacı - 2. 1-2 (1984)
Dost Sevgisine Dair. 2 (1984)
Dost Sevgisi – 1. 3 (1984)
Her biri Dostuna Yardım Etti. 4 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralı Bize Ne Verir?. 5 (1984)
Dost Sevgisi - 2. 6 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralına Dair Açıklanana Göre. 7 (1984)
Tora ve Mitzvot’u Yerine Getirmede Hangisi Kalbi Arındırır?. 8 (1984)
Kişi Her Zaman Evinin Kirişlerini Satmalıdır. 9 (1984)
Kişinin Reenkarne Olmamak İçin Ulaşması Gereken Derece Nedir?. 10 (1984)
Atalardan Kalan Erdem. 11 (1984)
Toplumun Önemine Dair. 12 (1984)
Bazen Maneviyata ‘Ruh’ Denir. 13 (1984)
Kişi Daima Sahip Olduğu Herşeyi Satıp Bilge Bir Öğrencinin Kızıyla Evlenmelidir. 14 (1984)
Yukarıdan Aşağıya Negatif Bir Şey Gelir Mi?. 15 (1984)
İhsan Etmeye Dair. 16 (1984)
Dostların Önemine Dair. 17-1 (1984)
Toplantının Gündemi. 17-2 (1984)
Tanrının Sana Bahşettiği Topraklara Geldiğin Zaman. 18 (1984)
Bugün Ayakta Duruyorsunuz, Hepiniz. 19 (1984)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 1. 1 (1985)
Dal ve Kökün Anlamı. 2 (1985)
Gerçeğin ve İnancın Anlamı. 3 (1985)
Bunlar Nuh’un Nesilleri. 4 (1985)
Topraklarından Uzağa Git. 5 (1985)
Ve Tanrı Ona Mamre’nin Ağacı Altında Göründü. 6 (1985)
Sara’nın Yaşamı. 7 (1985)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 2. 8 (1985)
Ve Çocukları Onun İçinde Mücadele Ettiler. 9 (1985)
Yakup Ayrıldı. 10 (1985)
Yakup İle Laban Arasındaki Mücadele. 11 (1985)
Yakup Babasının Yaşadığı Topraklara Geldi. 12 (1985)
Kurtuluşumun Kudretli Kayası. 13 (1985)
Ben İlk Ve Son Olanım. 14 (1985)
Hezekiah Yüzünü Duvara Döndü. 15 (1985)
Onlara Daha Fazla Eziyet Edildikçe. 16 (1985)
Bugünü Bil Ve Kalbine Kulak Ver. 17 (1985)
Kötüleyenlerle İlgili. 18 (1985)
Firavun'a Doğru Gel - 1. 19 (1985)
Kalbini Katılaştıran. 20 (1985)
Daima Tora ve Çalışma Arasında Ayırım Yapmalıyız. 21 (1985)
Tüm Tora Tek Kutsal Addır. 22 (1985)
Gece Yatağımda. 23 (1985)
Çalışmada Üç Zaman. 24 (1985)
Her Şeyde, Işık ve Kli Arasındaki Farkı Görmeliyiz. 25 (1985)
Bana İhtişamını Göster. 26 (1985)
Tövbe. 27 (1985)
Ajanlar. 28 (1985)
Yaradan, O'nu Çağıranlara Yakındır. 29 (1985)
Üç Dua. 30 (1985)
Kişi Kendini Kötü Olarak Görmez. 31 (1985)
Alıcıların Ödülüne Dair. 32 (1985)
İsrail'in Suçluları. 33 (1985)
Ve Yaradan'a Yalvardım. 34 (1985)
Kişi, Yaradan Korkusunun Ne Olduğunu Bildiğinde. 35 (1985)
Akşam Vardı ve Sabah Vardı. 36 (1985)
Kişiye Kim Tanıklık Eder. 37 (1985)
Mutlu Olan Erdemli ve Acı Çeken Erdemli. 38 (1985)
Sesimizi Duy. 39 (1985)
Musa Gitti. 1 (1986)
Kulak Ver, Ey Tanrım. 2 (1986)
İnsan, Tora Sayesinde Erdemlilik ve Barış ile Ödüllendirilir. 3 (1986)
Hesed'e Dair. 4 (1986)
Babaya Saygı Göstermeye Dair. 5 (1986)
Güven. 6 (1986)
Çoğunluğun Duasının Önemi. 7 (1986)
Yukarıdan Gelen Yardıma Dair. 8 (1986)
Hanuka Mumuna Dair. 9 (1986)
Duaya Dair. 10 (1986)
Gerçek Dua Gerçek Eksiklik Üzerinedir. 11 (1986)
Kişinin Dua Etmesi Gereken Temel Eksiklik Nedir?. 12 (1986)
Firavun’a Doğru Gel - 2. 13 (1986)
Mısırlılardan Kelim Ödünç Alma İhtiyacı Nedir?. 14 (1986)
Çoğunluğun Duası. 15 (1986)
Efendi, Yakup’u Kendisi İçin Seçti. 16 (1986)
Toplantının Gündemi -2. 17 (1986)
Kim Duaya Neden Olur. 18 (1986)
Sevince Dair. 19 (1986)
Kişi Günah İşlemeli ve Suçlu Olmalıdır. 20 (1986)
Mantık Ötesine Dair. 21 (1986)
Bir Kadın Döllenirse. 22 (1986)
Korku ve Sevince Dair. 23 (1986)
Sadaka ve Hediye Arasındaki Fark. 24 (1986)
Mitzvot'u Uygulamanın Ölçüsü. 25 (1986)
Yakın Bir Yol ve Uzak bir Yol. 26 (1986)
Yaradan ve İsrail Sürgüne Gitti. 27 (1986)
Topluluk On Kişiden Az Olmaz. 28 (1986)
Lişma ve Lo Lişma. 29 (1986)
Meyveden Önce Gelen Klipa. 30 (1986)
Yenika ve İbur Hakkında. 31 (1986)
Dua Boyunca Bacakları Düzeltmenin ve Başı Örtmenin Sebebi. 32 (1986)
Kişinin Ayaklarıyla Çiğnediği Emirler Nelerdir?. 33 (1986)
Hâkimler ve Görevliler. 34 (1986)
Av’ın Onbeşi. 35 (1986)
Selihot (Affedilmek) İçin Hazırlık Nedir?. 36 (1986)
Kötüye de İyiye de, İyilik Yapan İyi. 1 (1987)
Kötülüğün Farkındalığının Önemi. 2 (1987)
Tüm İsrail’in Bir Sonraki Dünyada Payı Vardır. 3 (1987)
Kötü Bir Kişiden İyi Bir Şey Duymak Yasak Mıdır?. 4 (1987)
Ödülden Daha Ziyade Çalışmanın Faydası Nedir?. 5 (1987)
Daimî İnancın Önemi. 6 (1987)
Hanuka Mucizesi. 7 (1987)
Gerçek ile Merhamet ve Gerçek Olmayan Merhamet Arasındaki Fark. 8 (1987)
Kişinin Yüceliği İnancının Gelecekteki Ölçüsüne Bağlıdır. 9 (1987)
Kötü Sözün Özü Nedir ve Ona Karşı Kim Durur. 10 (1987)
Purim Ve Emir, O Bilmeyene Kadar. 11 (1987)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 1. 12 (1987)
Matzot Bayramına Neden Pesah Denir. 13 (1987)
Pesah, Matza ve Maror Arasındaki Bağlantı. 14 (1987)
Kutsallıktaki İki Anlayış . 15 (1987)
Genel Halkın Çalışması ve Bireyin Çalışması Arasındaki Fark. 16 (1987)
Putperestlere Tora’yı Öğretmekteki Katı Yasağın Anlamı. 17 (1987)
Tora’nın Edinilmesine Hazırlık Nedir? - 1. 18 (1987)
Yaradan'ın Çalışmasında İfşa Edilenler ve Gizlenenler Nelerdir?. 19 (1987)
İnsanın Özel Mülkiyeti Nedir?. 20 (1987)
Yaradan Çalışmasında Kirli Eller Nedir?. 21 (1987)
Kişinin Yaradan’dan İstediği Hediye Nedir?. 22 (1987)
Anlaşmazlıktan Sonra Gelen Barış Hiç Anlaşmazlık Olmamasından Çok Daha Önemlidir. 23 (1987)
Çalışmada Asılsız Nefret Nedir?. 24 (1987)
Çalışmada Başın Ağırlığı Nedir?. 25 (1987)
Hafif Bir Emir Nedir?. 26 (1987)
Çalışmada ‘Kutsama’ ve ‘Lanet’ Nedir?. 27 (1987)
Çalışmada Ekleme Yapmamak ve Çıkarmamak Nedir? . 28 (1987)
“Ödül Kedere Göredir” Nedir?. 29 (1987)
Çalışmada Otorite Savaşı Nedir? -1. 30 (1987)
Çalışmada Antlaşma Yapmak Nedir?. 31 (1987)
Yaşamın İki Anlayışa Ayrılmasının Nedeni. 1 (1988)
Teşuva’nın (Tövbe) Ölçüsü Nedir?. 2 (1988)
Yaradan’ın Adının ‘Hakikat’ Olması Ne Demektir?. 3 (1988)
Çalışmada Yardım ve Bağışlanma İçin Dua Nedir?. 4 (1988)
Çalışmada “İsrail Sürgündeyken Şehina Onlarla Beraberdir” Nedir?. 5 (1988)
Çalışmada Bir Tarla ve Tarla Adamı Arasındaki Fark Nedir?. 6 (1988)
Damadın Suçlarının Bağışlanmasının Önemi Nedir?. 7 (1988)
Dua Eden Kişi Sözlerini Düzgün Şekilde Açıklamalı Ne Demektir?. 8 (1988)
Çalışmada Doğru Olanın Izdırap Çekmesi Ne Demektir?. 9 (1988)
Çalışmada, "Öğrenim Yerine Gidenlerin Dört Niteliği" Nedir?. 10 (1988)
Lişma’dan Önceki İki Muhakeme Nedir? . 11 (1988)
Yaradan Yolunda Tora ve Çalışma Nedir?. 12 (1988)
Çalışmada “Halkın Çobanı Bütün Halktır” Nedir?. 13 (1988)
Dost Sevgisi İhtiyacı. 14 (1988)
Çalışmada “Boş bir Mekânda Kutsama Yoktur” Ne Demektir?. 15 (1988)
Keduşa’nın (Kutsallığın) İnşa Edildiği Temel Nedir?. 16 (1988)
Tanrısal bir Ruh ile Hayvansal bir Ruh Arasındaki Temel Fark. 17 (1988)
Çalışmada Kişi Ne Zaman “Yaradan'ın Hizmetkarı” Olarak Kabul Edilir?. 18 (1988)
Çalışmada, Gümüş, Altın, İsrail, Kalan Diğer Milletler nedir?. 19 (1988)
İhsan Etme Çalışmasında Ödül Nedir? . 20 (1988)
Çalışmada Tora Karanlıktan Verildi Ne Demek? . 21 (1988)
Çalışmada Erdemlinin Faziletleri ve Kötülükleri Nelerdir?. 22 (1988)
Çalışmaya Lo Lişma’da Başlamak Ne Demektir?. 23 (1988)
Çalışmada "Gizli Şeyler Efendi'ye Aittir, İfşa Olan Şeyler Bize Aittir" Nedir?. 24 (1988)
Çalışmada, Şabat Arifesinde Hazırlık Nedir?. 25 (1988)
Çalışmada Kanun ve Yargı Arasındaki Fark Nedir?. 26 (1988)
Çalışmada, “Yaradan Gururu Tolere Etmez” Nedir?. 27 (1988)
“O’nun Rehberliği Gizli ve Açıktır” Nedir?. 28 (1988)
Yaratana Hizmet Edeni O'na Hizmet Etmeyenden Nasıl Ayırabiliriz?. 29 (1988)
Dostlar Meclisinde Ne Aranmalıdır?. 30 (1988)
Çalışmada, İnsanın, Yaratan'a Atfedilen İnsanın Çalışması Nedir?. 31 (1988)
Bir Düşüş Esnasındaki İki Eylem Nelerdir?. 32 (1988)
Yaradan'ın Çalışmasında Genel ve Birey Arasındaki Fark Nedir?. 33 (1988)
Çalışmada Gün ve Gece Nelerdir?. 34 (1988)
Çalışmada Yaratandan İstemeniz Gereken Yardım Nedir?. 35 (1988)
Tövbenin Ölçüsü Nedir?. 1 (1989)
Çalışmada Büyük ya da Küçük Bir Günah Nedir?. 2 (1989)
Gözyaşı Kapısı ile Geri Kalan Kapılar Arasındaki Fark Nedir?. 3 (1989)
Çalışmada Su Seli Nedir?. 4 (1989)
Dünyanın Yaratılışının İhsan Etme Yoluyla Olması Ne Demektir?. 5 (1989)
Çalışmada Mantık Ötesi Nedir?. 6 (1989)
Çalışmada “Şabat Arifesinde Çaba Sarf Etmeyen, Şabat Günü Ne Yiyecek” Nedir?. 7 (1989)
Çalışmada, İyi Büyürse Kötü de Büyür Ne Demektir?. 8 (1989)
Çalışmada “Kötülerin Üzerine Gelen Felaket Erdemlilerle Başlar” Nedir?. 9 (1989)
Çalışmada, “Merdiven Diyagonaldir (Çaprazdır)” Ne Demektir?. 10 (1989)
Çalışmada Gerekli Olan Kuvvetler Nelerdir?. 11 (1989)
Damadın Yemeği Nedir? . 12 (1989)
Çalışmada, 'Kem Gözlü Adamın Ekmeği' Nedir?. 13 (1989)
"Kalbine Yanıt Ver" Ne Demektir?. 14 (1989)
Çalışmada ‘Erdemliler Günahkârlar Sayesinde Görünür Hale Gelir’ Ne Demektir?. 15 (1989)
Çalışmada Boş bir Masada Kutsama Yasağı Nedir?. 16 (1989)
Çalışmada, Yaradan’ı Kutsamadan Önce Selam Verme Yasağı Nedir?. 17 (1989)
Çalışmada “Sayılanda Kutsama Yoktur Ne Demektir?. 18 (1989)
Çalışmada Şabat'a Neden Şin-Bat Denir?. 19 (1989)
Çalışmada Kötü Eğilimin Yükselmesi ve İftira Etmesi Ne Demektir?. 20 (1989)
Çalışmada "Sarhoş Bir Adam Dua Etmemelidir" Nedir? . 21 (1989)
Neden Özellikle Pesah Gecesinde Dört Soru Sorulur?. 22 (1989)
Çalışmada Kişi Acı Otu Yutarsa, Çıkamaz Nedir?. 23 (1989)
Çalışmada "Eğitimsiz Birinin Kutsamasını Hafife Almayın" Nedir?. 24 (1989)
Çalışmada "Kusuru Olan [Fedakârlık] Etmez" Nedir?. 25 (1989)
Çalışmada "Kendini Kirleten, Yukarıdan Kirletilir" Ne Demektir?. 26 (1989)
Çalışmada Acı Çekmek Ne Anlama Gelir?. 27 (1989)
Kişinin Testi Geçtiğini Kim Bilmelidir?. 28 (1989)
Çalışmada Tora'yı Almak İçin Yapılan Hazırlık Nedir? - 2. 29 (1989)
Menorayı Yakmanın Çalışmadaki Anlamı Nedir?. 30 (1989)
Çalışmada, Putperestlere Tora’yı Öğretme Yasağı Nedir? . 31 (1989)
Çalışmada Yağ "İyi Eylemler" Olarak Adlandırılır Ne Demektir?. 32 (1989)
Çalışmada Casuslar Nedir?. 33 (1989)
Çalışmada Barış Nedir?. 34 (1989)
Çalışmada "Oğulları Olmayan Kişi" Nedir?. 35 (1989)
Çalışmada “Çünkü Bu, Milletlerin Gözünde Sizin Bilgeliğiniz ve Anlayışınızdır” Nedir?. 36 (1989)
Çalışmada "Başlangıcı Dikenli Sonu Düzlük Olan Yol" Ne Demektir?. 37 (1989)
Çalışmada Hâkimler ve Görevliler Nedir?. 38 (1989)
Çalışmada "Tora Sadece Kötü Eğilimin Aleyhinde Konuşur" Nedir?. 39 (1989)
Çalışmada "Onlar Her Gün Gözünüzde Yeni Gibi Olacaklar" Nedir?. 40 (1989)
Günlük Program. 41 (1989)
Çalışmada "Kuyruk Değil Baş Olalım" Ne Anlama Gelir?. 1 (1990)
Çalışmada Başarısızlığın Anlamı Nedir?. 2 (1990)
Dünyanın Tora İçin Yaratılmış Olması Ne Anlama Gelir?. 3 (1990)
Çalışmada Erdemlinin Nesilleri İyi İşlerdir Ne Anlama Gelir?. 4 (1990)
Çalışmada İnsan Yaratılmadan Önce Toprak Meyve Vermiyordu Ne Anlama Gelir?. 5 (1990)
Kişi Çalışmada Gururu Ne Zaman Kullanmalıdır?. 6 (1990)
Çalışmada Dua ve Şükür Zamanı Nedir?. 7 (1990)
Çalışmada Esav’ın "Tarla Adamı" Olarak Adlandırılması Ne Anlama Gelir. 8 (1990)
Çalışmada "Yeryüzüne Bir Merdiven Kurulur ve Üstü Cennete Ulaşır" Ne Demektir?. 9 (1990)
Çalışmada Bilgelerimizin "Kral Davud'un Bir Hayatı Yoktu" Demesi Ne Anlama Geliyor?. 10 (1990)
Çalışmada, Hanuka Mumunu Sola Yerleştirmenin Anlamı Nedir?. 11 (1990)
Çalışmada Tora Neden "Orta Çizgi" Olarak Adlandırılır? - 1. 12 (1990)
Yaradan ve Şehina'nın Birleşmesi ile Tüm Kötülüklerin Kefaretinin Ödenmesi Ne Anlama Gelir?. 13 (1990)
Çalışmada Gerçek Hesed Nedir?. 14 (1990)
Çalışmada, Mısır’ın Vekili Düşmeden Önce, Onların Haykırışları Cevaplanmadı Ne Demektir?. 15 (1990)
Çalışmada "Moral Eksikliği ve Ağır Çalışma" Nedir?. 16 (1990)
Çalışmada Arınmak İçin Gelen Kişinin Aldığı Yardım Nedir?. 17 (1990)
Şabat Konuşması Neden Hafta İçi Konuşması Gibi Olmamalıdır?. 18 (1990)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 2. 19 (1990)
Çalışmada Yarım Kuruş Nedir? - 2. 20 (1990)
Çalışmada "Ben Hiçbir Şey İçin Varım, Sen de Hiçbir Şey İçin Varsın" Ne Demektir?. 21 (1990)
Amalek'i Silme Sırası Nedir?. 22 (1990)
Çalışmada Musa'nın Ay'ın Doğuşuyla İlgili Kafasının Karışık Olması Ne Anlama Gelir?. 23 (1990)
Çalışmada "Yanmış Bir Sunu Olmaya Gelen Her Şey Erkektir" Ne Anlama Gelir?. 24 (1990)
Çalışmada "Bütün Uluslar Efendimize Şükredin" Ne Demektir?. 25 (1990)
Çalışmada "Efendimiz Kadar Kutsal Olan Yoktur, Çünkü Senden Başkası Yoktur" Nedir?. 26 (1990)
Çalışmada "Her Çimen Tanesinin Üstünde Ona Vuran ve Büyümesini Söyleyen Bir Görevli Vardır!" Ne Demektir?. 27 (1990)
Çalışmada “Büyükleri Küçükler Hakkında Uyarmak” Nedir?. 28 (1990)
Çalışmada "Tora İnsanın Gücünü Tüketir" Ne Demektir?. 29 (1990)
Çalışmada Yaradan'ın Adının "Yasa ve Emir" Olması Ne Anlama Gelir?. 30 (1990)
Çalışmada ‘Sayılmış Olanda Kutsama Yoktur’ Ne Demektir. 31 (1990)
Çalışmada "İsrail Yaradan'ın Arzusunu Yerine Getiriyor" Ne Anlama Gelir?. 32 (1990)
Çalışmada "Yeryüzü Korktu ve Hareketsiz Kaldı" Ne Demektir?. 33 (1990)
Çalışmada "Sıradan Bir Kişinin Kapları" Nedir?. 34 (1990)
Çalışmada, "Damadın Yemeğinin Tadını Çıkaran Kimse" Ne Demektir?. 35 (1990)
Çalışmada "Esav ve İsmail'in Çocukları Tora'yı Almak İstemediler" Ne Demektir?. 36 (1990)
Çalışmada "Şehina İsrail İçin Tanıklıktır" Ne Demektir?. 37 (1990)
Çalışmada “Kutsama Kabı Dolu Olmalıdır” Nedir?. 38 (1990)
"Kudüs İçin Yas Tutan, Onun Sevincini Görmekle Ödüllendirilir" Sözü Çalışmada Ne Anlama Gelir?. 39 (1990)
Çalışmada “Sen tüm insanların en aşağıda en önemsiz olanısın,” Nedir? . 40 (1990)
Çalışmada Kişinin Topuklarıyla Çiğnediği Hafif Mitzvot Nedir?. 41 (1990)
Çalışmada Kutsama ve Lanet Nedir?. 42 (1990)
Çalışmada “Sunağın Yanına Kendin İçin Bir Aşera Dikmeyeceksin” Nedir?. 43 (1990)
Çalışmada İsteğe Bağlı Savaş Nedir - 2. 44 (1990)
Çalışmada "Gizli Şeyler Tanrımız Efendimize Aittir" Ne Demektir?. 45 (1990)
Baal HaSulam'dan Çalışmanın Düzeni. 46 (1990)
Çalışmada "Bizim Senden Başka Kralımız Yok" Ne Demektir?. 1 (1991)
Çalışmada "Ey İsrail, Tanrın Efendine Dön" Ne Demektir?. 2 (1991)
Çalışmada " Günahkârlar Hazırlayacak ve Erdemliler Giyecek" Ne Demektir?. 3 (1991)
Çalışmada “Sabotajcı Selde Kaldı ve Öldürüldü,” Ne Demektir?. 4 (1991)
Çalışmada "Erdemlilerin İyi İşleri Nesillerdir" Ne Demektir?. 5 (1991)
Çalışmada "Avram'ın Sığırlarının Çobanları ve Lut'un Sığırlarının Çobanları" Nedir?. 6 (1991)
Çalışmada "İnsan" Nedir ve "Hayvan" Nedir?. 7 (1991)
Çalışmada Geçen "Ve İbrahim Çok Yaşlanmıştı, Birçok Gün Geçirmişti" İfadesi Nedir?. 8 (1991)
Çalışmada "Giysilerinin Kokusu" Nedir?. 9 (1991)
Çalışmada, Mahsul Olgunlaştığında Kral Tarlasında Ayakta Durur Ne Demektir?. 10 (1991)
Çalışmada İyi Eğilimin ve Kötü Eğilimin Kişiyi Koruması Ne Anlama Gelir?. 11 (1991)
Bu Kandiller Kutsaldır. 12 (1991)
Çalışmada ‘Zayıf Olanın Eline Güçlüyü Verdin’ Ne Demektir. 13 (1991)
Çalışmada İnsanın Kutsanmasının Oğulların Kutsanması Olması Ne Demektir?. 14 (1991)
Çalışmada "Bu Yerde Benim İçin Bir Mucize Yaratan" Kutsaması Nedir?. 15 (1991)
Çalışmada Efendi'nin Tanrı Olduğunu Bilmek İçin Neden "Kalbine Cevap Vermeye" İhtiyacımız Var?. 16 (1991)
Çalışmada, “Onun Kalbini Katılaştırdığım İçin,” Nedir?. 17 (1991)
Çalışmada Sağ Elimizi Sol Elimizin Üzerine Kaldırmalıyız Ne Anlama Gelir?. 18 (1991)
Çalışmada "Kalk Ey Efendimiz ve Düşmanların Dağılsın" Ne Anlama Gelir?. 19 (1991)
Çalışmada “Yeri Olmayan Hiçbir Şey Yoktur” Nedir?. 20 (1991)
Çalışmada, Purim'den Önce, Zahor (Hatırlama) Bölümünü Okumamızın Anlamı Nedir?. 21 (1991)
Çalışmada "Dikenlerin Arasındaki Zambak" Nedir?. 22 (1991)
Çalışmada Bir İneğin Küllerinin Arındırılması Ne Demektir?. 23 (1991)
Çalışmada Kişinin Bir Oğul ve Bir Kız Çocuk Doğurması Ne Anlama Gelir?. 24 (1991)
Tövbe Eden Kişinin Mutluluk İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 25 (1991)
Çalışmada Bir Kısım İfşa Etmek ve İki Kısım Gizlemek Nedir?. 26 (1991)
Önce Kadın Döllenirse Erkek Çocuk Doğurur" Ne Anlama Gelir?. 27 (1991)
Çalışmada Kutsallık ve Saflık Nedir?. 28 (1991)
Çalışmada Bir Başrahibin Bakire Bir Eş Alması Ne Anlama Gelir?. 29 (1991)
Çalışmada, Uzak Bir Yolda Olan Birinin İkinci Bir Pesah'a Ertelenmesi Ne Anlama Gelir?. 30 (1991)
Çalışmada Yoksullara Verilen Sadakanın Kutsal Adı Yapması Ne Anlama Gelir?. 31 (1991)
Çalışmada Sancak Nedir?. 32 (1991)
Çalışmada Yaradan'ın Birini Kayırması Ne Anlama Gelir?. 33 (1991)
Çalışmada Meyvelerini Bu Dünyada Yemek ve Aslını Öbür Dünya İçin Saklamak Nedir?. 34 (1991)
Çalışmada "Casuslar" Ne Anlama Geliyor?. 35 (1991)
Çalışmada "Barış, Barış, Uzaklara ve Yakınlara" Nedir?. 36 (1991)
Çalışmada "Tora" Nedir ve "Tora'nın Yasası" Nedir?. 37 (1991)
Çalışmada "Sağ Çizgi" Nedir?. 38 (1991)
Çalışmada Sağın Soldan Daha Büyük Olması Ne Anlama Geliyor?. 39 (1991)
Çalışmada Gerçek ve Yalan Nedir?. 40 (1991)
Kişi Kötü Niteliklerle Doğmuşsa Ne Yapmalıdır?. 41 (1991)
Çalışmada "Öküz Sahibini Bilir, vs, İsrail Bilmez" Ne Demektir?. 42 (1991)
Çalışmada "Sırtımı Göreceksiniz, Ama Yüzüm Görünmeyecek" Ne Demektir? . 43 (1991)
Çalışmada İsrail'in Toprağın Mirası ile Ödüllendirilmesinin Sebebi Nedir?. 44 (1991)
Çalışmada Yargıcın Mutlak Surette Doğru Hüküm Vermesi Ne Anlama Gelir?. 45 (1991)
Çalışmada Sevilenin Oğlu ve Nefret Edilenin Oğlu Nedir?. 46 (1991)
Çalışmada Sağ ve Solun Zıtlık İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 47 (1991)
Kütüphanechevron_right
Rabash/Articles
chevron_right
Çalışmada Casuslar Nedir?
 

Çalışmada Casuslar Nedir?

Makale No. 33, 1989

Zohar’da (Şlah, Madde 18’de): şöyle yazılmıştır “Bu ayete baktım, çünkü Süleyman şöyle dedi: 'Çünkü insanoğullarının kaderi ile hayvanların kaderi aynıdır. Biri ölürken diğeri de ölür ve herkes için tek bir ruh vardır,' çünkü burada inançsızlar için bir açılma vardır. Şöyle yanıt verir, 'Dünyanın aptallarının söylediği şu sözleri tekrarlar: Bu dünya tesadüflerle yönetilir ve Yaradan bunları denetlemez. Aslında insanın ve hayvanın kaderi aynıdır.' Süleyman onlara ne söylemişti? Şöyle demiştir, ‘'İnsanoğlunun ruhunun yukarıya doğru yükseldiğini kim bilebilir? Peki ya hayvanın ruhunun aşağıya, yeryüzüne doğru indiğini? Yukarı doğru, yüksek yerlere mi çıkar ya da hayvanın ruhu, aşağıya doğru, yeryüzüne mi alçalır, bunun hakkında şöyle yazıldığı gibidir, 'O, insanı Tanrı'nın suretinde yarattı', ve şöyle yazılmıştır, 'İnsanın ruhu, Yaradan’ın mumu.'”

Buradan bir soru ortaya çıkar: Süleyman şöyle dediğine göre, “Çünkü insanoğullarının kaderi ile hayvanların kaderi aynıdır. Biri ölürken diğeri de ölür ve herkes için tek bir ruh vardır.” Zohar şunu sorar: Bu, Süleyman'ın inançsızlara bir kapı açtığı anlamına mı gelir? Süleyman'ın bunu aptalların gözünden söylemiş olduğu yanıtını verir. Süleyman aptallara baktığında onları "hayvan" olarak adlandırdı, şöyle yazıldığı gibi, “İnsanoğulları hakkında kendi kendime şöyle dedim: ‘Tanrı onları, yalnızca bir hayvandan başka hiçbir şey olmadıklarını görmeleri için ayırdı.’” “Ayırdı” burada, Yaradan onları yalnız kalmaları, insanlarla bağ kurmamaları ve bu bakış açısını insanlara ulaştırmamaları için ayırdı anlamındadır.

Süleyman onlara ne cevap verdi? "İnsanoğlunun ruhunun yukarıya doğru yükseldiğini kim bilebilir?" yani yüksek, kutsal bir yere, üst ışıktan beslenmek üzere, bunun yanı sıra hayvanın ruhunun ise aşağıya, yeryüzüne doğru alçaldığını, insanoğlu için olmayan o yere doğru alçaldığını kim bilebilir?

Bunu çalışmada anlamalıyız. Yani, bunu, tüm bu koşulları içeren, tüm bu koşullardan oluşan yani tüm bu sorulara sahip olan bir kişide nasıl öğreneceğimizi anlamalıyız. Mesele şu ki, kişi Tora ve Mitzvot'u (emirleri/iyi eylemleri) gözetmeye başlamak istediğinde, Yaradan çalışması hakkında casusluk yapmaları için yani bunun değerli olup olmadığını görmek adına casuslar gönderilir. O zaman kötü eğilim kişiye Tora ve Mitzvot ile meşgul olanların görüntülerini, onların yalnızca kendi çıkarlarını umursadıklarının görüntülerini gösterir. Onlar Yaradan’ın hizmetkârı olduklarını söylemektedir ancak kişi onların kendileri için çalıştığını görür. Tek fark, onlar, yaptıkları çalışmanın karşılığında Yaradan'ın kendilerine ödeme yapmasını istediklerini söylerler, dünyasal insanlar ise yaptıkları bir iş karşılığında yalnızca kendileri gibi insan olan bir kişiden ödeme kabul ederler. Yine de hepsi kendi çıkarları için çalışırlar.

Ancak bilgelerimizin şöyle söylediğini duyduk, “Kötüler, kendi yaşamlarında “ölü” olarak adlandırılır” çünkü Yaradan verendir ve kendi çıkarları için çalışanlar Hayatların Hayatından ayrılırlar ve bu nedenle “ölü” olarak adlandırılırlar. Hatta bilgelerimizin sözlerine delil olarak sundukları şu ifadeler vardır (Berahot 17), “Tora ile Lo Lişma’da (O’nun rızası için değil) meşgul olan bir kimse doğmamış olsa daha iyidir.”

Bu nedenle Zohar, Süleyman’ın, insanın içindeki casuslar hakkında şunları söylediğini söylemiştir, yani dünyanın aptallarının söyledikleri şu sözleri tekrarladı, bu dünya tesadüflerle yönetilir ve Yaradan bunları denetlemez, aslında insanın ve hayvanın kaderi aynıdır, biri öldüğü gibi, diğeri de ölür ve hepsi aynı ruha sahiptir. Yani her ikisi de "ölü" olarak adlandırılır; dindar veya dünyevi olsun, hepsi kendi çıkarları için çalışır.

Süleyman şöyle söyledi: "İnsanoğlunun ruhunun yukarı doğru yükseldiğini kim bilebilir? Peki ya hayvanın ruhunun aşağıya, yeryüzüne doğru indiğini?” Yani, bilgelerimizin (Pesahim 50’de) söylediği şu sözlere inanmalıyız, "Kişi Lo Lişma’da olsa bile her zaman Tora ve Mitzvot ile meşgul olmalıdır, çünkü Lo Lişma'dan Lişma'ya [Onun rızası için] gelir."

Bu nedenle, çalışmaya başladığında Lo Lişma'da yani kendi iyiliği için koşulunda başlasa dahi, yani tıpkı bir hayvan gibi yalnızca hayvani arzularıyla meşgul olan insanlar şeklinde başlasa dahi, bu hayvani arzularıyla meşgul olan kişiler sonuçta hangi dereceye ulaşacaklar? Süleyman bununla ilgili olarak şunları söylemiştir, onlar “aşağıya, yeryüzüne inen” “hayvanın ruhu” derecesine ulaşacaklar. Yani onlar dünyevilikte, kendileri için alma kaplarında kalacaklar ki bu da "toprak" denen en aşağı şeydir.

Ancak Tora ve Mitzvot ile meşgul olanlar, Lo Lişma’da yani kendi iyilikleri için olsa dahi, yine de Lo Lişma'dan Lişma'ya gelirler. Bu nedenle, öz sevgiden ortaya çıkacaklar ve “Yaradan ile Dvekut [bütünleşme]” denilen form eşitliğine ulaşacaklar ve yaşamla ödüllendirilecekler, şöyle yazıldığı gibi "Ve sizler, Tanrınız Yaradan’a sarılanlar, bugün her biriniz hayattasınız."

Bu nedenle Süleyman şöyle söylemiştir, “İnsanoğlunun ruhunun yukarıya doğru, yüksek bir yere yükseldiğini kim bilebilir?” "Kim bilebilir", "Ve Lo Lişma'dan Lişma'ya gelir" ve "Arınmaya gelene yardım edilir" diyen bilgelerimizin sözlerine inanmamız gerektiği anlamına gelir. Böylelikle bunu nasıl takdir edeceğini bilen ve bilgelerimizin sözlerine inanan kişi, “insanın ruhu” olarak kabul edilen Yaradan ile Dvekut'a ulaşacaktır. Yani, bunlar, hâlâ "hayvan" niteliğinde olmalarına, hâlâ yalnızca kendi çıkarları için çalışıyor olmalarına rağmen "insan" niteliğiyle meşgul olanlardır.

Baal HaSulam, "bilgelere, bilgelik verecektir" ayetini yorumlamıştır. Yaygın bir soru şudur: "Aptallara bilgelik verecektir" denmeliydi. Buna cevap olarak, bilge olmak isteyen bir kişi hâlihazırda "bilge" olarak adlandırılır demiştir. Ancak bilgeliğe yönelik bir arzusu olmayan kişiye "aptal" denir, şöyle yazıldığı gibi: "Aptalın anlamaya yönelik hiçbir arzusu yoktur."

Bu nedenle, “insan” olmak isteyenler denmiştir, bilgelerimizin söylediği üzere, “Size ‘insan’ denir, dünya uluslarına ise “insan” denmez, burada "dünya ulusları" kişinin içindeki öz sevgi anlamına gelir; buna “dünya ulusları” denir. Ancak “İsrail”, Yaşar-El [Yaradan'a doğru] anlamına gelir, bu da “Israil” içerisinde sahip olduğu her şeyin doğrudan Yaradan’a yönelik olduğu anlamına gelir.

Bu nedenle, “insan” niteliğine ulaşma yolunda yürümek isteyen bir kişi hakkında ayet şöyle söyler: “insanoğullarının ruhu yukarıya doğru yükselirse”, yani yüksek bir yere, yani Yaradan’a, bu konu hakkında şöyle yazılmıştır, “O, insanı Tanrı’nın suretinde yarattı” ve “İnsanın ruhu, Yaradan’ın mumu”.

Bu demektir ki “Tanrı’nın suretinde” demek Yaradan veren, ihsan eden olduğundan insan da veren yani ihsan eden olduğu bu dereceye ulaşmalıdır. Ancak, insan çalışmaya Lo Lişma’da başladığından, veren yani ihsan eden olduğu bir dereceye nasıl ulaşabilir? Cevap bilgelerimizin söylediği gibidir, “Arınmaya gelene yardım edilir”. Zohar şöyle sorar, "Ne ile?" ve şöyle cevaplar, “kutsal bir ruh ile”. Yani Yaradan ona bir ruh verir böylece kişi bu ruh vasıtası ile yardım alır. Bu, "İnsanın ruhu, Yaradan'ın mumu" anlamına gelir.

“İnsanoğulları hakkında kendi kendime şöyle dedim: ‘Yaradan onları ayırdı’” ayetinin anlamı budur. Zohar, "ayırdı" ifadesini, Yaradan’ın, onları yalnız kalacakları ve insanoğullarıyla bağlantı kurmayacakları bir şekilde ayırdığı anlamına geldiği şeklinde yorumlar ki böylece tüm bu görüşlerini insanlara açıklamayacaklardır. Çalışmada bu, kişinin, kendisine hayvan bakış açısını benimsetmek isteyen, insan bakış açısına ise aldırış etmemesi gerektiğini söyleyen casusların argümanlarına karşı dikkatli olması gerektiği anlamına gelir yani beden insan niteliğine ulaşabilir ve onların hayvani bakış açıları, insani bakış açısını dikkate almalarına izin vermez. Bu nedenle, Süleyman onları bu görüşlere kapılmamaları için ekstra özen göstermeleri gerektiği konusunda uyarır.

Bu nedenle “ayırdı” denmiştir, yani onları tek başlarına kalacak şekilde ayırdı. Bu demektir ki, casuslar aynı kadere sahip olduklarına dair şikâyetlerle gelir, bu, her ikisinin de "ölü" olarak kalması, yani ayrı oldukları anlamına gelir, çünkü her ikisi de kendi menfaatleri için çalışır ve her ikisine de “hayatlarındaki kötü ‘ölü’ olarak adlandırılır” denir. Ancak kendimizi hazırlamalı ve casusları dinlememeliyiz veya bu çalışmanın boşuna olduğunu söylediklerinde ya da her halükârda “hayatlarındaki kötü 'ölü' olarak adlandırılır” olarak kalacaksın, o halde hiçbir şey elde edemeyeceğini bile bile neden boşuna çalışasın ki dediklerinde, onların görüşlerini dikkate almamalıyız. Bu yolla, hayvanlar gibi olan bu akılsızlar, insanın bedenini yönetirler.

Ancak casusların temel argümanı şudur; Tora ve Mitzvot'un tadı en azından hayvani arzulardan alınan hazzın açığa çıktığı ölçüde açığa çıksaydı, Yaradan rızası için çalışmak değerli olurdu. Ancak görüyoruz ki, "Onlar bizim hayatlarımız ve günlerimizin uzunluğudur" dediğimiz Tora ve Mitzvot'ta hiçbir duygunun tadına sahip değiliz, oysa hayvani arzularda var olan tadı hissederiz. Peki, Yaradan neden önümüze böyle bir gizleme koymuştur? Kendisini alt seviyedekilere ifşa etse kesinlikle daha iyi olurdu. İnancın yolu insanları Yaradan yolunda yürümekten uzaklaştırsa dahi, neden her şeyi inanç ile yapmamız gereklidir? Bu nedenle casuslar bu yolun tamamen kabul edilemez olduğunu söylerler.

Baal HaSulam bunun hakkında şöyle söylemiştir, eğer Tora ve Mitzvot'un tadı ortaya çıksaydı, özgür seçime sahip olmak, yani Yaradan adına bir şeyler yapmak imkânsız olurdu. Bedensel hazlarda görüyoruz ki, ARİ’nin de söylediği gibi, bedensellikte sahip olduğumuz tüm tatlar, maneviyatta bulunanlarla karşılaştırıldığında küçücük birer ışıktır ve onları ihsan etmek için yönlendirmek ne kadar zordur. Büyük hazları ise ihsan etmek amacı ile gözetmek kesinlikle imkânsız olacaktır.

Şunu sorabiliriz: Eğer O'nun İlahi Takdiri, İyilik Yapan İyi şeklinde açığa çıksaydı, tüm yaratılanlar O'nun önünde tıpkı bir "meşalenin önündeki mum gibi" iptal olurdu. Cevabı şudur; haz ve mutluluk hissettiğinde, alma arzusu utanca bakmaz. Bunun yerine, utanca rağmen almak ister, tıpkı bedensel arzularda olduğu gibi kişi hiçbir utanca bakmaz ve tutkusu onu her ne olursa olsun almaya yönlendirir. Ancak, daha sonra pişman olur, yani tutku onu terk ettikten sonra hiç utanmadan, tıpkı bir hayvan gibi davrandığı için utanmaya başlar. Bilgelerimizin şu sözlerinin anlamı budur: "Kötüler pişmanlıkla doludur" çünkü çalışmada "kötü", kişinin kendisinin kötü olduğunu hissetmeye başlaması anlamına gelir. Ancak bunun sonrasında yaptığı şeyden utanmaya başlar.

Bu, maneviyatta da böyledir. Eğer haz ve mutluluk açığa çıksaydı, kişi bunu almak için alırdı. Ancak sonra yani arzusunu tatmin ettikten sonra utanç duyardı. Ve kendisini ıslah edebilmesinin hiçbir yolu olmazdı. Ancak bir gizlenme olduğunda ve çalışmaya mantık ötesi bir inançla başlarken, kişi, kendisi için almayı yasaklayan egzersizler yapmaya başlar. Bu nedenle, kişi ihsan etmek uğruna çalışma konusunda çaba gösterdiğinde, bu dereceyi yukarıdan gelen yardım olmadan elde edemese de yardım istediğinde, kendisine ihsan etmek için alma gücüne sahip olabilmesi için yardım verilmesini talep eder. Bu nedenle kişinin Yaradan'ın büyüklüğünü göreceği ve O'nun önünde iptal olacağı söylenemez. Aksine, kendisi için alma arzusunun hazzını alacaktır.

Ancak kişi, ihsan etmek için ilk önce gizlilik döneminde çalıştığında Yaradan'a şöyle der, “Senin büyüklüğünü hissetmesem bile Sana koşulsuz hizmet etmek istiyorum. Senin büyüklüğüne ve hizmet etmeye değer olduğuna inanmak istiyorum.” Böylelikle, Yaradan’a koşulsuz olarak hizmet etmeyi kabul eder. Bunu yapamasa bile, hiçbir hissiyata sahip olmadan dahi olsa, yalnızca Yaradan'ın rızası için hizmet edebilsin diye Yaradan'dan kendisine bu gücü vermesini ister.

Kişi herhangi bir ödül olmadan çalışmaya istekli olduğu bu seviyeye ulaştığında, bilgelerimiz bu çalışmaya herhangi bir ödül olmaksızın "Tora Lişma" adını verir. O zaman kişi Tora'nın sırlarının açığa çıkmasıyla ödüllendirilir.

Bu noktada, yani hâlihazırda yemeği görebilir hale geldiği zaman, Masahim [perdeler] çalışması başlar. Ancak bu noktada yemeğin ne kadarını ihsan etmek için alabileceğini hesaplamalıdır. Ancak o kadarını almalıdır, daha fazlasını değil.

Burayı, örneğin, kendisine beş tabak yemeğin verildiğini gördüğü şeklinde anlamalıyız. Ancak onları yalnızca görmektedir. Hiçbirinin tadını bilmez çünkü hiçbirini tatmamıştır. Ancak inançlı bir insan olduğundan, yani almak için almayacağından emin olduğundan, almak için almama derecesine ulaştığından zaten yemeği görebiliyordur.

Bu nedenle yemeği görse dahi, “niyet” olarak adlandırılan bir Zivug de Hakaa [çarpma yolu ile eşleşme] inşa etmeden, yemeğin ne kadarını ihsan etmek için alabileceğini bilmeden yine de tadına bakmaz. Zivug de Hakaa'yı inşa ettikten sonra yemeğin tadına bakar. Ancak hâlâ ihsan etmek için alamıyorsa, Tzimtzum (kısıtlama) ve gizlilik hâlâ kişinin üzerindedir ve o hiçbir şey göremez. Bu nedenle, kişi, tam olarak herhangi bir sebep veya mantık olmaksızın, yalnızca Lişma adı verilen mantığın ötesinde çalışabildiğinde Tora'nın sırlarıyla ödüllendirilir.

Buradan çıkan sonuç şudur; casusların en büyük günahı, yalan değil doğruları söyleseler dahi, akıl ve mantık doğrultusunda konuştuklarından, bu nedenle, tüm günahları, Yaradan'ın herkese yardım ettiğine ve bizim de “Yaradan’ın tüm düşmüş olanlara yardım ettiğine” inanmamız gerektiğine inanmamalarıdır. Eğer kişi Yaradan'ın ona yardım edemeyeceği kadar alçak olduğunu söylerse, o kişi inancını lekeliyor demektir, çünkü Yaradan'ın her şeye kadir olduğuna inanmamaktadır. Böyle durumlarda insanın aklına bu tür düşüncelerin gelmesi kişi için oldukça zordur.

Ve en zor olan da kişinin gerçeği gördüğünü düşünmesidir. Çalışmadan kaçması ile ilgili kimseyi suçlamaz ancak şöyle söyler, “Yaradan’ın erdemli olduğu doğrudur, ancak kötü niteliklerim diğerlerininki gibi olmadığından, alma arzumu yenecek güce sahip değilsem ne yapabilirim ki? Bu nedenle çalışmayı bırakmalıyım ve umut edecek başka bir şeyim kalmadı".

Ancak bazen de aksini söyler: "Dostlarımın daha iyi olduklarını söylemiyorum. Daha ziyade gerçekten hakikati görmüyorlar ve maneviyatta bir şeyler yaptıklarını düşünüyorlar. Bu nedenle, mevcut koşuldaki durumu yani bir adım bile ileri gitmediklerini hissetmiyorlar. Bu nedenle çalışmaya devam edebiliyorlar ve çalışmalarında herhangi bir eksiklik görülmüyor. Bu nedenle her zaman memnuniyet içindeler.”

Kişinin çalışmadan kaçmasının sebebinin ne olduğu hiç önemli değildir. Önemli olan, öyle bir koşulda kişi için Yaradan'ın herkese yardım edebileceğine inanmak yani O'nun yalnızca büyüklere yardım edeceğinin, küçüklere ise yardım etmeyeceğinin söylenemeyeceğine inanmak oldukça zordur. Bununla kişi Yaradan'a olan inancı lekelemektedir. Bunun yerine kişi, "Yaradan tüm düşenleri destekler" sözüne inanmalıdır.

Dolayısıyla buradan casuslar meselesinin inanç eksikliğinden kaynaklandığı sonucu çıkar. Yani insana bahsettikleri tüm hatalar: 1) bu, bedenin doğasına aykırı olduğu için çok zor olmasından kaynaklanır, çünkü beden var olmak ister ve burada Yaradan'a “tüm kalbinizle ve tüm ruhunuzla” hizmet etmeniz gerektiği anlatılır. Bu, kalbin bakış açısındandır. 2) Tüm çalışmaların mantık ötesi bir temele dayandığına inanmalıyız. O halde, bu yolda yürüyebilmek nasıl mümkün olabilir?

Böylelikle, bu casusların yalan söylemediklerini görürüz. Öyleyse İsrail topraklarını kötüleyen casusların sözlerindeki günah nedir, Zohar'ın söylediği gibi, İsrail toprakları demek, “İsrail toprakları” olarak adlandırılan cennetin krallığı anlamına gelir ve bu yalnızca “İsrail” niteliği ile mi ilgilidir? Ancak onlar, “Yukarıdaki iki nedenden dolayı, bununla ödüllendirilmenin mümkün olmadığını görüyoruz” dediler. Dolayısıyla günah, Yaradan'ın büyüklüğüne, O'nun her şeye kadir olduğuna ve "Arınmaya gelene yardım edilir" diyen bilgelere inanmamalarıdır.

Bu nedenle, ıslah Yaradan'a dua etmektir, yani bu konuda yalnızca O’nun yardım edebileceğine ve “Sen her ağzın duasını işitirsin” sözlerine inanmaktır, Baal HaSulam’ın açıkladığı üzere burada “her ağız” mümkün olan en alçak ağzın bile duasını işitir anlamındadır.