Toplumun Amacı - 1. 1-1 (1984)
Toplumun Amacı - 2. 1-2 (1984)
Dost Sevgisine Dair. 2 (1984)
Dost Sevgisi – 1. 3 (1984)
Her biri Dostuna Yardım Etti. 4 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralı Bize Ne Verir?. 5 (1984)
Dost Sevgisi - 2. 6 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralına Dair Açıklanana Göre. 7 (1984)
Tora ve Mitzvot’u Yerine Getirmede Hangisi Kalbi Arındırır?. 8 (1984)
Kişi Her Zaman Evinin Kirişlerini Satmalıdır. 9 (1984)
Kişinin Reenkarne Olmamak İçin Ulaşması Gereken Derece Nedir?. 10 (1984)
Atalardan Kalan Erdem. 11 (1984)
Toplumun Önemine Dair. 12 (1984)
Bazen Maneviyata ‘Ruh’ Denir. 13 (1984)
Kişi Daima Sahip Olduğu Herşeyi Satıp Bilge Bir Öğrencinin Kızıyla Evlenmelidir. 14 (1984)
Yukarıdan Aşağıya Negatif Bir Şey Gelir Mi?. 15 (1984)
İhsan Etmeye Dair. 16 (1984)
Dostların Önemine Dair. 17-1 (1984)
Toplantının Gündemi. 17-2 (1984)
Tanrının Sana Bahşettiği Topraklara Geldiğin Zaman. 18 (1984)
Bugün Ayakta Duruyorsunuz, Hepiniz. 19 (1984)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 1. 1 (1985)
Dal ve Kökün Anlamı. 2 (1985)
Gerçeğin ve İnancın Anlamı. 3 (1985)
Bunlar Nuh’un Nesilleri. 4 (1985)
Topraklarından Uzağa Git. 5 (1985)
Ve Tanrı Ona Mamre’nin Ağacı Altında Göründü. 6 (1985)
Sara’nın Yaşamı. 7 (1985)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 2. 8 (1985)
Ve Çocukları Onun İçinde Mücadele Ettiler. 9 (1985)
Yakup Ayrıldı. 10 (1985)
Yakup İle Laban Arasındaki Mücadele. 11 (1985)
Yakup Babasının Yaşadığı Topraklara Geldi. 12 (1985)
Kurtuluşumun Kudretli Kayası. 13 (1985)
Ben İlk Ve Son Olanım. 14 (1985)
Hezekiah Yüzünü Duvara Döndü. 15 (1985)
Onlara Daha Fazla Eziyet Edildikçe. 16 (1985)
Bugünü Bil Ve Kalbine Kulak Ver. 17 (1985)
Kötüleyenlerle İlgili. 18 (1985)
Firavun'a Doğru Gel - 1. 19 (1985)
Kalbini Katılaştıran. 20 (1985)
Daima Tora ve Çalışma Arasında Ayırım Yapmalıyız. 21 (1985)
Tüm Tora Tek Kutsal Addır. 22 (1985)
Gece Yatağımda. 23 (1985)
Çalışmada Üç Zaman. 24 (1985)
Her Şeyde, Işık ve Kli Arasındaki Farkı Görmeliyiz. 25 (1985)
Bana İhtişamını Göster. 26 (1985)
Tövbe. 27 (1985)
Ajanlar. 28 (1985)
Yaradan, O'nu Çağıranlara Yakındır. 29 (1985)
Üç Dua. 30 (1985)
Kişi Kendini Kötü Olarak Görmez. 31 (1985)
Alıcıların Ödülüne Dair. 32 (1985)
İsrail'in Suçluları. 33 (1985)
Ve Yaradan'a Yalvardım. 34 (1985)
Kişi, Yaradan Korkusunun Ne Olduğunu Bildiğinde. 35 (1985)
Akşam Vardı ve Sabah Vardı. 36 (1985)
Kişiye Kim Tanıklık Eder. 37 (1985)
Mutlu Olan Erdemli ve Acı Çeken Erdemli. 38 (1985)
Sesimizi Duy. 39 (1985)
Musa Gitti. 1 (1986)
Kulak Ver, Ey Tanrım. 2 (1986)
İnsan, Tora Sayesinde Erdemlilik ve Barış ile Ödüllendirilir. 3 (1986)
Hesed'e Dair. 4 (1986)
Babaya Saygı Göstermeye Dair. 5 (1986)
Güven. 6 (1986)
Çoğunluğun Duasının Önemi. 7 (1986)
Yukarıdan Gelen Yardıma Dair. 8 (1986)
Hanuka Mumuna Dair. 9 (1986)
Duaya Dair. 10 (1986)
Gerçek Dua Gerçek Eksiklik Üzerinedir. 11 (1986)
Kişinin Dua Etmesi Gereken Temel Eksiklik Nedir?. 12 (1986)
Firavun’a Doğru Gel - 2. 13 (1986)
Mısırlılardan Kelim Ödünç Alma İhtiyacı Nedir?. 14 (1986)
Çoğunluğun Duası. 15 (1986)
Efendi, Yakup’u Kendisi İçin Seçti. 16 (1986)
Toplantının Gündemi -2. 17 (1986)
Kim Duaya Neden Olur. 18 (1986)
Sevince Dair. 19 (1986)
Kişi Günah İşlemeli ve Suçlu Olmalıdır. 20 (1986)
Mantık Ötesine Dair. 21 (1986)
Bir Kadın Döllenirse. 22 (1986)
Korku ve Sevince Dair. 23 (1986)
Sadaka ve Hediye Arasındaki Fark. 24 (1986)
Mitzvot'u Uygulamanın Ölçüsü. 25 (1986)
Yakın Bir Yol ve Uzak bir Yol. 26 (1986)
Yaradan ve İsrail Sürgüne Gitti. 27 (1986)
Topluluk On Kişiden Az Olmaz. 28 (1986)
Lişma ve Lo Lişma. 29 (1986)
Meyveden Önce Gelen Klipa. 30 (1986)
Yenika ve İbur Hakkında. 31 (1986)
Dua Boyunca Bacakları Düzeltmenin ve Başı Örtmenin Sebebi. 32 (1986)
Kişinin Ayaklarıyla Çiğnediği Emirler Nelerdir?. 33 (1986)
Hâkimler ve Görevliler. 34 (1986)
Av’ın Onbeşi. 35 (1986)
Selihot (Affedilmek) İçin Hazırlık Nedir?. 36 (1986)
Kötüye de İyiye de, İyilik Yapan İyi. 1 (1987)
Kötülüğün Farkındalığının Önemi. 2 (1987)
Tüm İsrail’in Bir Sonraki Dünyada Payı Vardır. 3 (1987)
Kötü Bir Kişiden İyi Bir Şey Duymak Yasak Mıdır?. 4 (1987)
Ödülden Daha Ziyade Çalışmanın Faydası Nedir?. 5 (1987)
Daimî İnancın Önemi. 6 (1987)
Hanuka Mucizesi. 7 (1987)
Gerçek ile Merhamet ve Gerçek Olmayan Merhamet Arasındaki Fark. 8 (1987)
Kişinin Yüceliği İnancının Gelecekteki Ölçüsüne Bağlıdır. 9 (1987)
Kötü Sözün Özü Nedir ve Ona Karşı Kim Durur. 10 (1987)
Purim Ve Emir, O Bilmeyene Kadar. 11 (1987)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 1. 12 (1987)
Matzot Bayramına Neden Pesah Denir. 13 (1987)
Pesah, Matza ve Maror Arasındaki Bağlantı. 14 (1987)
Kutsallıktaki İki Anlayış . 15 (1987)
Genel Halkın Çalışması ve Bireyin Çalışması Arasındaki Fark. 16 (1987)
Putperestlere Tora’yı Öğretmekteki Katı Yasağın Anlamı. 17 (1987)
Tora’nın Edinilmesine Hazırlık Nedir? - 1. 18 (1987)
Yaradan'ın Çalışmasında İfşa Edilenler ve Gizlenenler Nelerdir?. 19 (1987)
İnsanın Özel Mülkiyeti Nedir?. 20 (1987)
Yaradan Çalışmasında Kirli Eller Nedir?. 21 (1987)
Kişinin Yaradan’dan İstediği Hediye Nedir?. 22 (1987)
Anlaşmazlıktan Sonra Gelen Barış Hiç Anlaşmazlık Olmamasından Çok Daha Önemlidir. 23 (1987)
Çalışmada Asılsız Nefret Nedir?. 24 (1987)
Çalışmada Başın Ağırlığı Nedir?. 25 (1987)
Hafif Bir Emir Nedir?. 26 (1987)
Çalışmada ‘Kutsama’ ve ‘Lanet’ Nedir?. 27 (1987)
Çalışmada Ekleme Yapmamak ve Çıkarmamak Nedir? . 28 (1987)
“Ödül Kedere Göredir” Nedir?. 29 (1987)
Çalışmada Otorite Savaşı Nedir? -1. 30 (1987)
Çalışmada Antlaşma Yapmak Nedir?. 31 (1987)
Yaşamın İki Anlayışa Ayrılmasının Nedeni. 1 (1988)
Teşuva’nın (Tövbe) Ölçüsü Nedir?. 2 (1988)
Yaradan’ın Adının ‘Hakikat’ Olması Ne Demektir?. 3 (1988)
Çalışmada Yardım ve Bağışlanma İçin Dua Nedir?. 4 (1988)
Çalışmada “İsrail Sürgündeyken Şehina Onlarla Beraberdir” Nedir?. 5 (1988)
Çalışmada Bir Tarla ve Tarla Adamı Arasındaki Fark Nedir?. 6 (1988)
Damadın Suçlarının Bağışlanmasının Önemi Nedir?. 7 (1988)
Dua Eden Kişi Sözlerini Düzgün Şekilde Açıklamalı Ne Demektir?. 8 (1988)
Çalışmada Doğru Olanın Izdırap Çekmesi Ne Demektir?. 9 (1988)
Çalışmada, "Öğrenim Yerine Gidenlerin Dört Niteliği" Nedir?. 10 (1988)
Lişma’dan Önceki İki Muhakeme Nedir? . 11 (1988)
Yaradan Yolunda Tora ve Çalışma Nedir?. 12 (1988)
Çalışmada “Halkın Çobanı Bütün Halktır” Nedir?. 13 (1988)
Dost Sevgisi İhtiyacı. 14 (1988)
Çalışmada “Boş bir Mekânda Kutsama Yoktur” Ne Demektir?. 15 (1988)
Keduşa’nın (Kutsallığın) İnşa Edildiği Temel Nedir?. 16 (1988)
Tanrısal bir Ruh ile Hayvansal bir Ruh Arasındaki Temel Fark. 17 (1988)
Çalışmada Kişi Ne Zaman “Yaradan'ın Hizmetkarı” Olarak Kabul Edilir?. 18 (1988)
Çalışmada, Gümüş, Altın, İsrail, Kalan Diğer Milletler nedir?. 19 (1988)
İhsan Etme Çalışmasında Ödül Nedir? . 20 (1988)
Çalışmada Tora Karanlıktan Verildi Ne Demek? . 21 (1988)
Çalışmada Erdemlinin Faziletleri ve Kötülükleri Nelerdir?. 22 (1988)
Çalışmaya Lo Lişma’da Başlamak Ne Demektir?. 23 (1988)
Çalışmada "Gizli Şeyler Efendi'ye Aittir, İfşa Olan Şeyler Bize Aittir" Nedir?. 24 (1988)
Çalışmada, Şabat Arifesinde Hazırlık Nedir?. 25 (1988)
Çalışmada Kanun ve Yargı Arasındaki Fark Nedir?. 26 (1988)
Çalışmada, “Yaradan Gururu Tolere Etmez” Nedir?. 27 (1988)
“O’nun Rehberliği Gizli ve Açıktır” Nedir?. 28 (1988)
Yaratana Hizmet Edeni O'na Hizmet Etmeyenden Nasıl Ayırabiliriz?. 29 (1988)
Dostlar Meclisinde Ne Aranmalıdır?. 30 (1988)
Çalışmada, İnsanın, Yaratan'a Atfedilen İnsanın Çalışması Nedir?. 31 (1988)
Bir Düşüş Esnasındaki İki Eylem Nelerdir?. 32 (1988)
Yaradan'ın Çalışmasında Genel ve Birey Arasındaki Fark Nedir?. 33 (1988)
Çalışmada Gün ve Gece Nelerdir?. 34 (1988)
Çalışmada Yaratandan İstemeniz Gereken Yardım Nedir?. 35 (1988)
Tövbenin Ölçüsü Nedir?. 1 (1989)
Çalışmada Büyük ya da Küçük Bir Günah Nedir?. 2 (1989)
Gözyaşı Kapısı ile Geri Kalan Kapılar Arasındaki Fark Nedir?. 3 (1989)
Çalışmada Su Seli Nedir?. 4 (1989)
Dünyanın Yaratılışının İhsan Etme Yoluyla Olması Ne Demektir?. 5 (1989)
Çalışmada Mantık Ötesi Nedir?. 6 (1989)
Çalışmada “Şabat Arifesinde Çaba Sarf Etmeyen, Şabat Günü Ne Yiyecek” Nedir?. 7 (1989)
Çalışmada, İyi Büyürse Kötü de Büyür Ne Demektir?. 8 (1989)
Çalışmada “Kötülerin Üzerine Gelen Felaket Erdemlilerle Başlar” Nedir?. 9 (1989)
Çalışmada, “Merdiven Diyagonaldir (Çaprazdır)” Ne Demektir?. 10 (1989)
Çalışmada Gerekli Olan Kuvvetler Nelerdir?. 11 (1989)
Damadın Yemeği Nedir? . 12 (1989)
Çalışmada, 'Kem Gözlü Adamın Ekmeği' Nedir?. 13 (1989)
"Kalbine Yanıt Ver" Ne Demektir?. 14 (1989)
Çalışmada ‘Erdemliler Günahkârlar Sayesinde Görünür Hale Gelir’ Ne Demektir?. 15 (1989)
Çalışmada Boş bir Masada Kutsama Yasağı Nedir?. 16 (1989)
Çalışmada, Yaradan’ı Kutsamadan Önce Selam Verme Yasağı Nedir?. 17 (1989)
Çalışmada “Sayılanda Kutsama Yoktur Ne Demektir?. 18 (1989)
Çalışmada Şabat'a Neden Şin-Bat Denir?. 19 (1989)
Çalışmada Kötü Eğilimin Yükselmesi ve İftira Etmesi Ne Demektir?. 20 (1989)
Çalışmada "Sarhoş Bir Adam Dua Etmemelidir" Nedir? . 21 (1989)
Neden Özellikle Pesah Gecesinde Dört Soru Sorulur?. 22 (1989)
Çalışmada Kişi Acı Otu Yutarsa, Çıkamaz Nedir?. 23 (1989)
Çalışmada "Eğitimsiz Birinin Kutsamasını Hafife Almayın" Nedir?. 24 (1989)
Çalışmada "Kusuru Olan [Fedakârlık] Etmez" Nedir?. 25 (1989)
Çalışmada "Kendini Kirleten, Yukarıdan Kirletilir" Ne Demektir?. 26 (1989)
Çalışmada Acı Çekmek Ne Anlama Gelir?. 27 (1989)
Kişinin Testi Geçtiğini Kim Bilmelidir?. 28 (1989)
Çalışmada Tora'yı Almak İçin Yapılan Hazırlık Nedir? - 2. 29 (1989)
Menorayı Yakmanın Çalışmadaki Anlamı Nedir?. 30 (1989)
Çalışmada, Putperestlere Tora’yı Öğretme Yasağı Nedir? . 31 (1989)
Çalışmada Yağ "İyi Eylemler" Olarak Adlandırılır Ne Demektir?. 32 (1989)
Çalışmada Casuslar Nedir?. 33 (1989)
Çalışmada Barış Nedir?. 34 (1989)
Çalışmada "Oğulları Olmayan Kişi" Nedir?. 35 (1989)
Çalışmada “Çünkü Bu, Milletlerin Gözünde Sizin Bilgeliğiniz ve Anlayışınızdır” Nedir?. 36 (1989)
Çalışmada "Başlangıcı Dikenli Sonu Düzlük Olan Yol" Ne Demektir?. 37 (1989)
Çalışmada Hâkimler ve Görevliler Nedir?. 38 (1989)
Çalışmada "Tora Sadece Kötü Eğilimin Aleyhinde Konuşur" Nedir?. 39 (1989)
Çalışmada "Onlar Her Gün Gözünüzde Yeni Gibi Olacaklar" Nedir?. 40 (1989)
Günlük Program. 41 (1989)
Çalışmada "Kuyruk Değil Baş Olalım" Ne Anlama Gelir?. 1 (1990)
Çalışmada Başarısızlığın Anlamı Nedir?. 2 (1990)
Dünyanın Tora İçin Yaratılmış Olması Ne Anlama Gelir?. 3 (1990)
Çalışmada Erdemlinin Nesilleri İyi İşlerdir Ne Anlama Gelir?. 4 (1990)
Çalışmada İnsan Yaratılmadan Önce Toprak Meyve Vermiyordu Ne Anlama Gelir?. 5 (1990)
Kişi Çalışmada Gururu Ne Zaman Kullanmalıdır?. 6 (1990)
Çalışmada Dua ve Şükür Zamanı Nedir?. 7 (1990)
Çalışmada Esav’ın "Tarla Adamı" Olarak Adlandırılması Ne Anlama Gelir. 8 (1990)
Çalışmada "Yeryüzüne Bir Merdiven Kurulur ve Üstü Cennete Ulaşır" Ne Demektir?. 9 (1990)
Çalışmada Bilgelerimizin "Kral Davud'un Bir Hayatı Yoktu" Demesi Ne Anlama Geliyor?. 10 (1990)
Çalışmada, Hanuka Mumunu Sola Yerleştirmenin Anlamı Nedir?. 11 (1990)
Çalışmada Tora Neden "Orta Çizgi" Olarak Adlandırılır? - 1. 12 (1990)
Yaradan ve Şehina'nın Birleşmesi ile Tüm Kötülüklerin Kefaretinin Ödenmesi Ne Anlama Gelir?. 13 (1990)
Çalışmada Gerçek Hesed Nedir?. 14 (1990)
Çalışmada, Mısır’ın Vekili Düşmeden Önce, Onların Haykırışları Cevaplanmadı Ne Demektir?. 15 (1990)
Çalışmada "Moral Eksikliği ve Ağır Çalışma" Nedir?. 16 (1990)
Çalışmada Arınmak İçin Gelen Kişinin Aldığı Yardım Nedir?. 17 (1990)
Şabat Konuşması Neden Hafta İçi Konuşması Gibi Olmamalıdır?. 18 (1990)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 2. 19 (1990)
Çalışmada Yarım Kuruş Nedir? - 2. 20 (1990)
Çalışmada "Ben Hiçbir Şey İçin Varım, Sen de Hiçbir Şey İçin Varsın" Ne Demektir?. 21 (1990)
Amalek'i Silme Sırası Nedir?. 22 (1990)
Çalışmada Musa'nın Ay'ın Doğuşuyla İlgili Kafasının Karışık Olması Ne Anlama Gelir?. 23 (1990)
Çalışmada "Yanmış Bir Sunu Olmaya Gelen Her Şey Erkektir" Ne Anlama Gelir?. 24 (1990)
Çalışmada "Bütün Uluslar Efendimize Şükredin" Ne Demektir?. 25 (1990)
Çalışmada "Efendimiz Kadar Kutsal Olan Yoktur, Çünkü Senden Başkası Yoktur" Nedir?. 26 (1990)
Çalışmada "Her Çimen Tanesinin Üstünde Ona Vuran ve Büyümesini Söyleyen Bir Görevli Vardır!" Ne Demektir?. 27 (1990)
Çalışmada “Büyükleri Küçükler Hakkında Uyarmak” Nedir?. 28 (1990)
Çalışmada "Tora İnsanın Gücünü Tüketir" Ne Demektir?. 29 (1990)
Çalışmada Yaradan'ın Adının "Yasa ve Emir" Olması Ne Anlama Gelir?. 30 (1990)
Çalışmada ‘Sayılmış Olanda Kutsama Yoktur’ Ne Demektir. 31 (1990)
Çalışmada "İsrail Yaradan'ın Arzusunu Yerine Getiriyor" Ne Anlama Gelir?. 32 (1990)
Çalışmada "Yeryüzü Korktu ve Hareketsiz Kaldı" Ne Demektir?. 33 (1990)
Çalışmada "Sıradan Bir Kişinin Kapları" Nedir?. 34 (1990)
Çalışmada, "Damadın Yemeğinin Tadını Çıkaran Kimse" Ne Demektir?. 35 (1990)
Çalışmada "Esav ve İsmail'in Çocukları Tora'yı Almak İstemediler" Ne Demektir?. 36 (1990)
Çalışmada "Şehina İsrail İçin Tanıklıktır" Ne Demektir?. 37 (1990)
Çalışmada “Kutsama Kabı Dolu Olmalıdır” Nedir?. 38 (1990)
"Kudüs İçin Yas Tutan, Onun Sevincini Görmekle Ödüllendirilir" Sözü Çalışmada Ne Anlama Gelir?. 39 (1990)
Çalışmada “Sen tüm insanların en aşağıda en önemsiz olanısın,” Nedir? . 40 (1990)
Çalışmada Kişinin Topuklarıyla Çiğnediği Hafif Mitzvot Nedir?. 41 (1990)
Çalışmada Kutsama ve Lanet Nedir?. 42 (1990)
Çalışmada “Sunağın Yanına Kendin İçin Bir Aşera Dikmeyeceksin” Nedir?. 43 (1990)
Çalışmada İsteğe Bağlı Savaş Nedir - 2. 44 (1990)
Çalışmada "Gizli Şeyler Tanrımız Efendimize Aittir" Ne Demektir?. 45 (1990)
Baal HaSulam'dan Çalışmanın Düzeni. 46 (1990)
Çalışmada "Bizim Senden Başka Kralımız Yok" Ne Demektir?. 1 (1991)
Çalışmada "Ey İsrail, Tanrın Efendine Dön" Ne Demektir?. 2 (1991)
Çalışmada " Günahkârlar Hazırlayacak ve Erdemliler Giyecek" Ne Demektir?. 3 (1991)
Çalışmada “Sabotajcı Selde Kaldı ve Öldürüldü,” Ne Demektir?. 4 (1991)
Çalışmada "Erdemlilerin İyi İşleri Nesillerdir" Ne Demektir?. 5 (1991)
Çalışmada "Avram'ın Sığırlarının Çobanları ve Lut'un Sığırlarının Çobanları" Nedir?. 6 (1991)
Çalışmada "İnsan" Nedir ve "Hayvan" Nedir?. 7 (1991)
Çalışmada Geçen "Ve İbrahim Çok Yaşlanmıştı, Birçok Gün Geçirmişti" İfadesi Nedir?. 8 (1991)
Çalışmada "Giysilerinin Kokusu" Nedir?. 9 (1991)
Çalışmada, Mahsul Olgunlaştığında Kral Tarlasında Ayakta Durur Ne Demektir?. 10 (1991)
Çalışmada İyi Eğilimin ve Kötü Eğilimin Kişiyi Koruması Ne Anlama Gelir?. 11 (1991)
Bu Kandiller Kutsaldır. 12 (1991)
Çalışmada ‘Zayıf Olanın Eline Güçlüyü Verdin’ Ne Demektir. 13 (1991)
Çalışmada İnsanın Kutsanmasının Oğulların Kutsanması Olması Ne Demektir?. 14 (1991)
Çalışmada "Bu Yerde Benim İçin Bir Mucize Yaratan" Kutsaması Nedir?. 15 (1991)
Çalışmada Efendi'nin Tanrı Olduğunu Bilmek İçin Neden "Kalbine Cevap Vermeye" İhtiyacımız Var?. 16 (1991)
Çalışmada, “Onun Kalbini Katılaştırdığım İçin,” Nedir?. 17 (1991)
Çalışmada Sağ Elimizi Sol Elimizin Üzerine Kaldırmalıyız Ne Anlama Gelir?. 18 (1991)
Çalışmada "Kalk Ey Efendimiz ve Düşmanların Dağılsın" Ne Anlama Gelir?. 19 (1991)
Çalışmada “Yeri Olmayan Hiçbir Şey Yoktur” Nedir?. 20 (1991)
Çalışmada, Purim'den Önce, Zahor (Hatırlama) Bölümünü Okumamızın Anlamı Nedir?. 21 (1991)
Çalışmada "Dikenlerin Arasındaki Zambak" Nedir?. 22 (1991)
Çalışmada Bir İneğin Küllerinin Arındırılması Ne Demektir?. 23 (1991)
Çalışmada Kişinin Bir Oğul ve Bir Kız Çocuk Doğurması Ne Anlama Gelir?. 24 (1991)
Tövbe Eden Kişinin Mutluluk İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 25 (1991)
Çalışmada Bir Kısım İfşa Etmek ve İki Kısım Gizlemek Nedir?. 26 (1991)
Önce Kadın Döllenirse Erkek Çocuk Doğurur" Ne Anlama Gelir?. 27 (1991)
Çalışmada Kutsallık ve Saflık Nedir?. 28 (1991)
Çalışmada Bir Başrahibin Bakire Bir Eş Alması Ne Anlama Gelir?. 29 (1991)
Çalışmada, Uzak Bir Yolda Olan Birinin İkinci Bir Pesah'a Ertelenmesi Ne Anlama Gelir?. 30 (1991)
Çalışmada Yoksullara Verilen Sadakanın Kutsal Adı Yapması Ne Anlama Gelir?. 31 (1991)
Çalışmada Sancak Nedir?. 32 (1991)
Çalışmada Yaradan'ın Birini Kayırması Ne Anlama Gelir?. 33 (1991)
Çalışmada Meyvelerini Bu Dünyada Yemek ve Aslını Öbür Dünya İçin Saklamak Nedir?. 34 (1991)
Çalışmada "Casuslar" Ne Anlama Geliyor?. 35 (1991)
Çalışmada "Barış, Barış, Uzaklara ve Yakınlara" Nedir?. 36 (1991)
Çalışmada "Tora" Nedir ve "Tora'nın Yasası" Nedir?. 37 (1991)
Çalışmada "Sağ Çizgi" Nedir?. 38 (1991)
Çalışmada Sağın Soldan Daha Büyük Olması Ne Anlama Geliyor?. 39 (1991)
Çalışmada Gerçek ve Yalan Nedir?. 40 (1991)
Kişi Kötü Niteliklerle Doğmuşsa Ne Yapmalıdır?. 41 (1991)
Çalışmada "Öküz Sahibini Bilir, vs, İsrail Bilmez" Ne Demektir?. 42 (1991)
Çalışmada "Sırtımı Göreceksiniz, Ama Yüzüm Görünmeyecek" Ne Demektir? . 43 (1991)
Çalışmada İsrail'in Toprağın Mirası ile Ödüllendirilmesinin Sebebi Nedir?. 44 (1991)
Çalışmada Yargıcın Mutlak Surette Doğru Hüküm Vermesi Ne Anlama Gelir?. 45 (1991)
Çalışmada Sevilenin Oğlu ve Nefret Edilenin Oğlu Nedir?. 46 (1991)
Çalışmada Sağ ve Solun Zıtlık İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 47 (1991)
Kütüphanechevron_right
Rabash/Articles
chevron_right
Çalışmada Yargıcın Mutlak Surette Doğru Hüküm Vermesi Ne Anlama Gelir?
 

Çalışmada Yargıcın Mutlak Surette Doğru Hüküm Vermesi Ne Anlama Gelir?

Makale No. 45, 1991

Bilgelerimiz şöyle der (Şabat 10): "Mutlak surette doğru hüküm veren her yargıç, yaratılış işinde Yaradan'a ortak olmuş gibidir."

Aşağıdakileri anlamamız gerekir:

1) "Doğru hüküm" nedir ve "mutlak surette doğru hüküm" nedir? Görünüşe göre doğru bir hüküm olabilir, ancak genel olarak doğru olmasına rağmen "mutlak" yine de eksik olacaktır. Ayrıca, "mutlak surette" ne anlama gelmektedir? Yani, "mutlak surette" bize ne katar?

2) "Sanki yaratma işinde Yaradan'a ortak olur" ifadesinin anlamı nedir?

3) Neden özellikle "mutlak surette doğru" ise yaratma işinde Yaradan'a ortak olabilirken, sadece "doğru" ise ortak olamaz? Bunun nedenini, yani "mutlak surette doğru" olmak ile yaratma işi arasındaki bağlantıyı anlamalıyız.

Bilindiği gibi yaratma işi, yani dünyanın ve içindekilerin yaratılması, O'nun yarattıklarına iyilik yapmak amacıyla gerçekleşmiştir. Bu anlamda dünya hem eksiklik hem de eksikliğin giderilmesi ile ortaya çıkmıştır. Buna "Ein Sof [sonsuzluk/sonu olmayan] dünya" denir. O zaman, üst ışık yaratılışın tüm gerçekliğini doldurmuştur.

Ancak, utanç meselesini önlemek için, Tzimtzum [kısıtlama] adı verilen bir ıslah vardı, bu bir gizleme ve saklamadır, böylece Yaradan'ın yaratılanlara vermek istediği haz ve zevk, Yaradan'a memnuniyet bahşetmeyi amaçlamadan önce dünyada görünmeyecektir.

Bu nedenle, utanç meselesini ıslah etmek yaratılışa düşer, yani ihsan etmeyi amaçlamaları gerekir. Yaratılanlar kendileri için alma arzusuna sahip bir doğayla yaratıldıklarından, Yaradan yaratılanların onlara vermek istediği bolluktan zevk almalarını istediğinden, onlarda bu konuda bir arzu ve özlem yaratmıştır. Bu nedenle, eğer yaratılanlar tam tersine hareket etmek, ihsan etmek amacıyla almak zorundaysa, bu çok fazla çalışma gerektirir. Bunun için zevk ve hazzı almaya uygun Kelim'i [kapları] yapmamız gerektiği ve zevkleri alırken herhangi bir utanç olmayacağı düşünülür.

Dolayısıyla, Yaradan'dan bolluğu alması gereken Kli'nin [kabın] iki farkındalıktan oluştuğu sonucuna varılır: 1) haz alma arzusu, 2) niyetin ihsan etmek için olması gerekir.

Yaratılışın amacının gerçekleştirilmesi için, yani yaratılanların haz ve zevk alması için, Kelim'in yapımındaki iki ortağa dikkat etmeliyiz: 1) alma arzusunu veren Yaradan, 2) yaratılanların aldıkları şeyi hangi niyetle almaları gerektiği. Buna "ihsan etmek için almak" denir.

Hazzı ve zevki almaya uygun olan Kli bu ikisinden oluşur.

Buna göre, sorduğumuz şeyi yorumlamalıyız: "Sanki yaratma işinde Yaradan'a ortak olur" demeleri ne anlama gelir? "Sanki" demelerinin bize ne anlattığını anlamalıyız. Mesele şudur ki, haz ve zevk olan ışığın perspektifinden bakıldığında, sadece Yaradan verir. Bu konuda bir ortaklıktan söz edemeyiz. Ancak Kli ile ilgili olarak, burada bir ortaklıktan söz edebiliriz çünkü Yaradan alma arzusunu ve haz alma özlemini vermiştir ve yaratılanlar da Kli'nin diğer yarısını, yani ihsan etme arzusunu vermiş olurlar. Başka bir deyişle, Kli'nin alma arzusu olan kısmını Yaradan'a atfederiz ve Kli'nin diğer kısmı olan ihsan etme arzusunu da yaratılanlara atfederiz; bu yaratılanların yaptığı şeydir. Dolayısıyla, Kli'de iki ortak vardır.

Bu, Zohar'da ("Zohar Kitabı'na Giriş," Madde 67) yazıldığı gibidir, "'Ve Siyon'a, 'Sen Benim halkımsın' dersin. 'Sen Benim halkımsın [Ami]' demeyin, 'Sen Benimlesin [İmi]' deyin, Ayin'de bir Hirik ile, bu Benimle ortaklık anlamına gelir. Ben yeri ve göğü konuşmamla yarattığım gibi, siz de Benimle birliktesiniz." Yani, Ben yaratmaya alma arzusunu yaratarak başladım ve siz de tamamlamalısınız, yani alma arzusunun üzerine ihsan etme niyetini yerleştirmelisiniz. Buna "ortaklık" denir.

Ortaklığın öncelikle Tzimtzum'un ve alma kapları üzerinde yapılan gizliliğin bir sonucu olarak ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Yani, Tzimtzum'un ıslahı nedeniyle ışık ayrılmıştır, ancak "ihsan etmek için" denilen ıslah sayesinde, Kli'nin ihsan etme arzusu olduğu ölçüde, ışık bir kez daha parlayabilir.

Buna göre, şunu sormalıyız: "Tüm dünya O'nun ihtişamıyla doludur" diye yazılmıştır ve Zohar'da da "O'ndan boş bir yer yoktur" (Yaradan'ın olmadığı hiçbir yer yoktur) diye yazılmıştır. Bu, dünyada hiçbir gizlilik veya Tzimtzum yeri olmadığı anlamına gelir. Yine de, kişi bir düşüşe geçtiğinde, gizlilik ve Tzimtzum'un hükmü altında olduğunu ve maneviyatı hissetmediğini görürüz.

Mesele şu ki, Yaradan'ın bakış açısından Tzimtzum yoktur ve "Tüm dünya O'nun ihtişamıyla doludur." Ancak, "Dünya yaratılana kadar Sen varsın ve dünya yaratıldıktan sonra da Sen varsın." Nasıl ki dünya yaratılmadan önce (Olam [dünya] He'elem [gizlenme] ve saklanma anlamına gelir), Yaradan hala tüm gerçekliği dolduruyordu; aynı şekilde, "dünya yaratıldıktan sonra (gizlenme ve saklanma yaratıldığında), Yaradan da tüm gerçekliği doldurur ve Yaradan'dan boş bir yer yoktur. Bununla birlikte, O yaratılanlardan gizlenmiştir; ıslah nedeniyle O'nu hissetmezler, ki böylece utanç söz konusu olmasın.

Buradan şu sonuç çıkar ki, kişinin çalışmada hissettiği gizlilik ve saklanma, özellikle Yaradan'la Dvekut [bütünleşme] ile ödüllendirilmek istediğinde başlar, şöyle yazıldığı gibi, "ve O'na bağlanmak için", ki bu form eşitliği meselesidir. Bu, Yaradan'ın yarattıklarını memnun etmek istediği gibi, insanın da Yaradan'a memnuniyet getirmeyi hayattaki tek kaygısı haline getirmeye çalışması gerektiği anlamına gelir.

Kişinin kendini kandırmaması ve kendisi için hiçbir kaygısı olmadığını ve niyetinin sadece Yaradan'a ihsan etmek olduğunu söylememesi için, yukarıdan bir düşüş verildiğinde, Tora ve Mitzvot'ta [emirler/iyi işler] herhangi bir lezzet hissetmediğinde, gerçek durumunu, kendisi için bir arzusu olup olmadığını ve tüm düşüncelerinin Yaradan'ın iyiliği için mi yoksa kendi iyiliği için mi olduğunu görebilir. Düşüş sırasında kişi şöyle demelidir: "Tora ve Mitzvot ile meşgul olduğumda nasıl hissettiğim umurumda değil, zira tüm düşüncelerim Yaradan'a fayda sağlamak içindir. Bu nedenle, üzerime düşeni yapıyorum ve Yaradan'ın bundan keyif alacağına inanıyorum. Bu şekilde düşünmemiz gerektiği yönündeki düşünceye gelince, bunu bilgelere olan inancımdan alıyorum." Diğer taraftan, amacı kendi yararı olduğunda, kişi bunun aksini söyler.

Bu, Baal HaSulam'ın "Çalışmanın Düzeni" makalesinde (Madde 4) yazıldığı gibidir, "Çalışmayı Yaradan'a atfederken, kişi çalışmanın nasıl göründüğüne bakmaksızın Yaradan'ın çalışmamızı kabul ettiğine inanmalıdır." Kişi çalışmayı sadece Yaradan'a atfetmelidir; bu yeterlidir.

Bu nedenle, düşüş sırasında, kişi çalışmadaki gerçek durumunu görebilir. Ancak asıl önemli olan nokta, o anda kendisini "Tüm dünya O'nun ihtişamıyla doludur" inancıyla güçlendirmesi gerektiğidir. Bu nedenle, kişi alçaklık durumunda olsa bile, bu yerde "Tüm dünya O'nun ihtişamıyla doludur" diyemeyiz dememelidir. Aksine, kişi "O'nun ihtişamı dünyayı doldurur" diye yazıldığına ve bunun sadece kendisinden gizlendiğine ve bunun seçim yapabilmesi ve kendi iyiliği için değil, ihsan etmek için çalışması için yapıldığına inanmalıdır, çünkü kendi yararını amaçladığı için severek çalışamaz, zira kendisi için alma arzusu herhangi bir tat hissetmez.

Bu durumda, kişi artık sadece Yaradan'ın rızası için çalıştığını söyleyebileceği bir yere sahip olduğu için memnun olabilir. Eğer bu çalışmanın üstesinden gelemiyor ve mutlu olamıyorsa, şöyle demelidir: "Gerçeği, gerçeğin çalışmasından uzak olduğumu gördüğüm için mutluyum. Dolayısıyla, şimdi Yaradan'dan kalbimin derinliklerinden bana yardım etmesini isteme şansım var. Aksi takdirde, kaybolacağım çünkü üstesinden gelmek ve kendim için alma arzusunun yönetiminden çıkmak için güçsüz olduğumu görüyorum."

Bu nedenle, çalışmanın sırasının, kişinin Tora ve Mitzvot'taki çalışması için ödül istemesi olduğunu görürüz, bu sayede Yaradan rızası için çalışmayı başaracaktır. Yaratılışın amacı "O'nun yarattıklarına iyilik yapmak" olduğu için, kişinin haz ve zevk alabileceği ihsan etme kaplarını edinmesi gerektiği düşünülür.

Bilgelerimizin dediği gibi, "Tora ve Mitzvot sadece İsrail'i arındırmak için verildi." Yani, Tora ve Mitzvot'u yerine getirmeleri karşılığında istedikleri ödül arınmaktır, yani Tora ve Mitzvot'u yerine getirerek, bilgelerimizin dediği gibi, "İçindeki ışık onu ıslah eder" arzusuyla ödüllendirilecekleri niyettir.

Buna göre, sorduğumuz soruyu şöyle yorumlamalıyız: "Mutlak surette doğru hüküm veren her yargıç, yaratma işinde Yaradan'a ortak olur" demeleri ne anlama gelir? Soru şudur: "Doğru" nedir ve "mutlak doğru" nedir?

Bunun cevabı, yazdığım gibi (Makale No. 44, Tav-Shin-Nun-Aleph), "Yaradan'ın rızası için" ile ilgili iki anlayış vardır: 1) Kişi insanların saygısı ya da para için çalışmaz. Aksine, Tanrınız Efendiniz ile alçakgönüllülükle çalışmaktadır ve tüm çalışması Yaradan'ın bize emrettiği Tora ve Mitzvot'u yerine getirmek içindir. Bu nedenle, kişi Yaradan'dan kendisine bu dünyada yaşam, sağlık, rızık ve benzeri şeyler vermesini ister. Ayrıca, Tora'da yazdığı gibi, "Eğer itaat edersen, tarlana ot vereceğim" diyerek onu bir sonraki dünyada ödüllendirmelidir. Yani, Yaradan onu ödüllendirecektir. Bu da demek oluyor ki, yerine getirdiği Mitzvotlar sadece Yaradan'ın rızası içindir.

2) Kişi Yaradan'ın rızası için çalışır ve niyeti bile Yaradan'ın rızası içindir. Yani, herhangi bir ödül istemez ama her şey Yaradan'ın rızası içindir. Bu, amacın da Yaradan'ın rızası için olması olarak kabul edilir.

Bu nedenle, salt "doğru"nun kişinin sadece eylemlerinin Yaradan'ın rızası için olduğu anlamına geldiğini, ancak yine de niyetini Yaradan'ın rızası için yapamayacağı şeklinde yorumlamalıyız. Bu nedenle, çalışma açısından konuşurken, kendini yargılamak ve çalışmadaki durumunu görmek isteyen herhangi bir kişinin dürüst bir yargıç olması gerektiği anlamına gelir.

Kişi tüm eylemlerinin Yaradan'ın rızası için olduğunu gören dürüst bir yargıç olsa da, bu yargıç yine de "yaratma işinde Yaradan'a ortak olmuş gibi" olamaz. Bu demektir ki, yaratma işi, niyetin O'nun yarattıklarını memnun etmek olduğu dünyanın yaratılmasıdır. Utanç ekmeğinden kaçınmak için, yaratılanların ihsan etmek için amaç olan Kli'nin diğer yarısını yapması gerektiği şeklinde bir ıslah yapılmıştır. Ve kişi doğru hüküm verdiği için, henüz zevk ve hazzı almaya uygun değildir, çünkü ışıkla arasında hala form eşitsizliği vardır. Dolayısıyla, ortak olamaz.

Tersine, mutlak surette doğru yargılayan bir yargıç, yani niyeti aynı zamanda Yaradan'ın rızası için olan bir yargıç söz konusu olduğunda, o zaman zaten alma kaplarında bir ıslah vardır, dolayısıyla Kli ile ışık arasında bir eşitlik vardır. Bu durumda, ışık o Kli'de parlayabilir ve o yargıç bir ortak olur, çünkü Kli'nin ortaklığını yani alma arzusunun Kli'sinde olan ihsan etme arzusunu vermiştir, buna "ihsan etmek için almak" denir. Bu, kişinin ancak şimdi Kli'yi tamamlamış olması nedeniyle, yaratma işi olan yaratılışın amacının alttakilere ifşa edilebileceği anlamına gelir, çünkü utanç meselesi ıslah edilmiştir, zira onlar zaten ihsan etmek üzere her şeyi alabilirler.

Ancak, kişi durumunu değerlendirmesi, Yaradan'ın sevgisini kendine olan sevgiye tercih edip etmediğini görmesi için bir yargıç yerleştirdiğinde ve yargıç meselenin gerçeğini belirlemesi gerektiğinde, bu onun asıl çalışması olmamalıdır. Aksine, asıl çalışması "doğru" olanı yapmak, yani Tora ve Mitzvot'la meşgul olmak ve Tora ve Mitzvot'la meşgul olmakla ödüllendirildiği için bundan bütünlük ve sevinç almak olmalıdır. O anda Tora ve Mitzvot'a ne kadar sevgi duyduğu önemli değildir. Aksine, Mitzvot'u herhangi bir koşul olmaksızın yerine getirmenin, kişinin yaptığı çalışmanın şekli ne olursa olsun, bu çalışmayı Yaradan'a atfetmesinin harika bir şey olduğuna inanır, çünkü Yaradan her şeyi kabul eder.

Bu çalışmaya "sağ" ve "bütünlük" denir ve kişi bundan canlılık alır, daha sonra ""solda"" da yürüyecek güce sahip olur, yani çalışmasının gerçek doğası hakkında doğru bir yargıda bulunacak bir yargıç yerleştirir. Ancak bu, Yaradan'a hizmet etmeye ayırdığı zamanın sadece bir kısmı olmalıdır. Çalışma zamanının çoğunluğu sağda olmalıdır. Bu iki ayak olarak kabul edilir, zira tek ayak üzerinde yürümek ve çalışmada ilerlemek mümkün değildir.

Bununla yazılanları yorumlamalıyız, " 'Barış, barış, uzaklara ve yakınlara' dedi Efendi, 've onu şifalandıracağım." Çalışmada "uzak" ve "yakın "ı yorumlamalıyız. "Uzak" sol çizgi anlamına gelir. Yani, kişi çalışmada nasıl davrandığını yargılamak üzere bir yargıç yerleştirdiğinde, Yaradan'dan ne kadar uzakta olduğunu görür. "Yakına" kişinin sağ çizgide çalışmaya döndüğü zaman, yani sadece bütünlüğü gördüğü zaman anlamına gelir. Bu demektir ki, kişi çalışmaya değer verir ve Tora ve Mitzvot'a birazcık olsun tutunmayı bile bir servet olarak görür, zira azıcık bir yakınlığı bile hak etmemektedir. Dolayısıyla, " sağ" koşulunda, kişi "Yaradan'a yakın" olarak kabul edilir.

Ancak bu iki çizgi birbiriyle çeliştiği için birbirine zıttır. O zaman orta çizgi gelir ve aralarında karar verir ve barış yapar. Yaradan'ın "orta çizgi" olarak adlandırıldığı bilindiğinden, bu Yaradan'ın ikisi arasında barış yapması olarak kabul edilir.

Çalışmanın sırasının tek bir çizgi üzerinde çalışmaya başlamak olduğu bilinmektedir, bu da sadece eyleme bakan genel halkın çalışmasıdır. Orada herkes çalışmadan az ya da çok memnundur. Bilmeliyiz ki tek bir çizgi üzerinde, Saran Işık genel olarak parlar, bu da uzaktan parlayan ışıktır. Yani kişi henüz form eşitliğinden uzaktır ama bu ışıktan aydınlanma alır. O zaman, onda "birbirini inkâr eden iki yazı" meselesi yoktur, çünkü kişinin sadece tek bir yolu vardır.

Ancak kişi sol çizgiye geçtiğinde, tövbe etmek istediğinde, bu ancak durumunu incelemesi için bir yargıç yerleştirdiğinde olabilir. Eğer yargıç dürüstse, kendisinin iyi olmadığını, yani yaptığı her şeyin kendi çıkarı için olduğunu görür. O zaman kişinin tövbe etmek, yani Yaradan'a dönmek, Yaradan'a bağlı kalmak ve ayrılmamak için dua edecek yeri olur. Böylece onun tek çizgisi sağ çizgi haline gelir.

Yukarıdakilere göre, bilgelerimizin söylediklerini yorumlamalıyız (Midraş Rabbah 19), Reuben tövbe ile başladığında, şöyle yazıldığı gibidir, "Çocuk gitti ve ben, nereye gideyim?" Bunu, tövbe sırasının kişinin "Çocuk gitti" demesiyle başladığına işaret ettiği şeklinde yorumlamalıyız.

İnsanın içinde iki güç olduğu bilinmektedir: 1) yaşlı ve aptal bir kral, 2) zavallı bir çocuk, şöyle yazıldığı gibi (Vaiz 4), "Zavallı ve bilge bir çocuk, yaşlı ve aptal bir kraldan daha iyidir." Bu, kişi tövbe etmeye başladığında, neye tövbe edeceğini bilmesi gerektiği anlamına gelir. Ruben'in, "Çocuk gitti, ben nereye gideyim?" sözü bunu ima eder. Yani, "iyi eğilim" olarak adlandırılan çocuk gitmiştir ve kişinin gördüğü tek şey bedenin tamamen "kötü eğilim" olan yaşlı ve aptal kral tarafından kontrol edildiğidir ve iyi eğilimin "ihsan etme arzusu" ve kötü eğilimin "alma arzusu" olarak adlandırıldığı bilinmektedir.

Dolayısıyla, kişi alma arzusunun kendisini kontrol ettiğini ve bu kontrolün kendisine zarar vererek Yaradan'dan uzaklaşmasına neden olduğunu görmeden önce, halen tövbe edecek bir şeyi yoktur. Sadece "çocuğun gittiğini" gördüğünde, tövbe edecek bir eksiklik yeri edinir, yani Yaradan'a geri döner ki buna "Yaradan'la Dvekut [bütünleşme]" denir. Bu demektir ki, daha önce Yaradan'dan uzak olduğu yerde, şimdi Yaradan'a yakın hale gelmiştir ve buna "tövbe" denir.

Buna "Islah gerektiren her şeye 'sol' denir." kuralına uygun olarak, "sol çizgi" de denir. Kişinin aynı zamanda "sağ" denilen bütünlük içinde olması gerektiğinden, "birbirini inkâr eden iki yazı yaratır, böylece üçüncü yazı gelecek ve aralarında karar verecektir." Başka bir deyişle, o zaman Yaradan kişiye ihsan etme arzusunu verir ve kişi böylece gerçek bütünlüğü elde eder. Yani, o zaman "Tora, İsrail ve Yaradan birdir" denilen Tora ile ödüllendirilir.

Ancak, unutmamalıdır ki çalışma esas olarak "bütünlük" olarak adlandırılan sağda olmalıdır, kişi sağdan yakıt alır, yine de çalışmadaki ilerleme, yani haz ve zevk alma hedefinin tamlığına ulaşmak, özellikle sola bağlıdır, çünkü orada kişi eksikliğini görür ve Yaradan'ın eksikliğini tatmin etmesi için dua ederek bu eksikliği giderebileceği bir yeri vardır. Kişi sadece Yaradan'ın yardımıyla ilerler, Zohar'ın yazdığı gibi, yukarıdan gelen yardıma "kutsal bir ruh" denir. Kişi yaratılışın amacı olan haz ve zevke ulaşarak ödüllendirilene kadar bu şekilde ilerler.

Şimdi yazılanları yorumlayabiliriz (Mezmurlar 78), "O, hizmetkârı Davut'u seçti ve onu ağıllardan aldı, süt emen kuzuların bakımından, halkı Yakup'a ve mirası İsrail'e çobanlık etmesi için yetiştirdi." Davut'u neden hizmetkâr olarak seçtiğini yorumlamalıyız; onun diğerlerine göre ne gibi erdemleri vardı? Bu konuda şöyle der: "Ve onu ağıllardan aldı." "Ağılları" yiyecek olarak yorumlamalıyız. Peki, onun yiyeceği neydi? Koyun diyor. Baal HaSulam'a göre koyun, "çıkışlar" anlamına gelir.

Demek ki, kişi Yaradan'ın çalışmasından çıktığını, düşüşte olduğunu hissettiğinde, bundan endişe duymamalıdır. Aksine, bu ona Yaradan'a kendisini kötülüğün kontrolünden kurtarması ve O'na yaklaştırması için dua etme fırsatı verir. Bu nedenle, yaşadığı her çıkış kişiye yakıt ve ne için dua edilmesi gerektiğini verir. Diğer taraftan, kişi her zaman yükselişte olduğunda, ilerlemeye ihtiyaç duymaz. "Ve onu koyun ağıllarından aldı" sözlerinin anlamı budur.

Ayrıca, "Onu yukarı çıkardı" diye de yazılmıştır. "Yukarı" sözcüğünü yükselmek olarak yorumlamalıyız. "Onu yukarı çıkardı", yükselişlerden sonra, yani düşüşlerden sonra, onu "halkı Yakup'a çobanlık etmesi için" getirdi anlamına gelir. "Yakup" Yod-Akev [topuk] olarak kabul edilir, zira topuk "inanç" olarak adlandırılır ve kişinin topuklarıyla çiğnediği bir şeydir. Yani, daha düşük öneme sahip bir şeydir. Başka bir deyişle, özellikle yükselişlerden sonra gelen ve düşüşler olan durumlardan, özellikle de düşüşlerden, inancına çobanlık edecektir.

Bu, düşüşlerden inancı genişletmek için güç aldığı anlamına gelir. "Yakup O'nun halkı" yani Yaradan'ın halkı sözlerinin anlamı budur. "Ve İsrail O'nun mirası", inanç olan Yod-Akev durumuna düşüşler aracılığıyla ödüllendirildikten sonra, "toprağın mirası" ile ödüllendirildiği anlamına gelir. Bu yüzden "İsrail" diye yazılmıştır, çünkü daha sonra Yaşar-El [İsrail, anlamı: Yaradan'a doğru] derecesini elde etmiştir. Sonra da yaratılışın amacı olan toprağın mirasını edinmiştir. "İsrail O'nun mirasıdır" sözlerinin anlamı budur.

Ancak, çalışmadaki birincil önemin sağ çizgiye verilmesi gerektiğini unutmamalıyız. Biz sol koşulunda da ilerleriz, ama sağ olmadan yürüyemeyiz, çünkü "Efendinize sevinç içinde hizmet edin" diye yazıldığı gibi, kişi sevinç içinde olmalıdır ve bunu sadece sağ çizgiden alabilir. Her ne kadar bu sol çizgiyle çelişse de, kişi yüksek ruh halinde olmalıdır, bu da ancak kişi Yaradan'a ve bize kişinin tüm eylemlerini takdir etmeye çalışması gerektiğini söyleyen bilgelere inandığında elde edilir, bunlar hala olması gerektiği şekilde olmasa bile, kişi yapabildiği küçük şeyler için bile Yaradan'a teşekkür ettiği ölçüde, bu onu Yaradan'a bağlar.