1. O'ndan Başkası Yok
2. Kutsallık Sürgünde
3. Manevi Edinim Meselesi
4. Manevi Çalışmada Kişinin Kendisini Yaradan’a Karşı İlga Ederken Hissettiği Ağırlığın Nedeni Nedir?
5. Lişma Yukarı'dan Gelen Bir Uyanıştır ve Neden Aşağıdan Bir Uyanışa İhtiyaç Vardır?
6. Çalışmada, Tora'dan Işık'tan Destek Nedir?
7. Alışkanlık İkinci Doğa Olur Ne Demektir?
8. Keduşa'nın (Tanrısallığın) Gölgesi ile Sitra Ahra'nın Gölgesi Arasındaki Fark Nedir?
9. Manevi Çalışmada Kişinin Aklını Geliştiren Üç Şey Nedir?
10. Sevgilim Çalışmada Neyi Acele İle Yapar?
11. Titreten Bir Sevgi
12. Kişinin Manevi Çalışmasının Özü
13. Nar
14. Yaradan’ın Büyüklüğü Nedir?
15. Çalışmada “Diğer Tanrılar” Nedir?
16. Çalışmada Efendi’nin Günü ve Efendi’nin Gecesi Nedir?
17. Sitra Ahra’ya “Taçsız Malhut” Denmesi Ne Demektir?
18. Çalışmada, “Ruhum Gizlice Ağlayacak,” nedir? - 1
19. “Manevi Çalışmada Yaradan Bedenlerden Nefret eder” Ne Demektir?
20. Lişma (O’nun Adı İçin)
21. Kişi Kendini Yükseliş Durumunda Hissettiği Zaman
22. Manevi Çalışmada Lişma (O’nun Adı İçin)
23. Siz Yaradan'ı Sevenler, Günahtan Nefret Edin
24. Kötünün Elinden
25. Kalpten Gelen Şeyler
26. Kişinin Geleceği Geçmişe Duyduğu Minnete Dayanmakta ve Bağlı Bulunmakta
27. “Yaratan Yüksek ve Alçak Görecek” Nedir? - 1
28. Ölmeyeceğim Ama Yaşayacağım
29. Kişiye Düşünceler Gelince
30. En Önemlisi Yalnız İhsan Etmeyi İstemek
31. Yaratılanların Ruhunu Mutlu Etmek
32. Yukarıdan Bir Kısmet Uyanması
33. Haman İle Kefaret Günlerinin Kuraları
34. Toprağın Kazancı
35. Maneviyatın (Kutsallığın) Yaşam Gücü
36. İnsandaki Üç Beden
37. Purim Üzerine Bir Makale
38. Yaradan Korkusu O’nun Hazinesidir
39. Ve Onlar İncir Yapraklarını Diktiler
40. Rav’a İnanmanın Ölçüsü Nedir?
41. İnancın Büyüklüğü ve Küçüklüğü Nedir
42. Bu Çalışmada ELUL Kısaltması Nedir?
43. Gerçek ve İnanç
44. Akıl ve Kalp
45. Tora’da ve Çalışmada İki Farkındalık
46. Maneviyatın Kötü Eğilim Üzerindeki Hâkimiyeti
47. O’nun Yüceliğini Bulduğun Yerde
48. Temel Unsur
49. En Önemlisi Akıl ve Kalp
50. İki Durum
51. Eğer Bu Cani İle Karşılaşırsan
52. Bir Günah
53. Kısıtlama Meselesi
54. Manevi Çalışmanın Amacı - 1
55. Tora'daki Haman Nereden?
56. Tora'ya Göstermek Denir
57. O'nun Rızası İçin
58. Mutluluk Yapılan İyi Şeylerin Yansımasıdır
59. Asa ve Yılan
60. Günah Yoluyla Gelen Islah-Sevap
61. Onun Etrafında Şiddetli Fırtına Olur
62. İnişler Ve Teşvikler, Çıkışlar Ve Şikâyetler
63. Borçluydum ve Geri Ödedim
64. Lolişma'dan Lişma'ya
65. İfşa Olan Ve Gizli Olan Hakkında
66. Tora'nın (Maneviyatın) Verilmesi - 1
67. Günahtan Uzak Dur
68. İnsanın Sefirot’la Bağlantısı
69. Önce Dünyanın Islahı Olacak
70. Güçlü Bir El ve Taşkın Bir Gazapla
71. Ruhum Gizlice Gözyaşı Döker - 2
72. Güven Işığı Örten Şaldır
73. Tzimtzum’dan (Kısıtlamadan) Sonra
74. Dünya, Yıl, Ruh
75. Bir Gelecek Dünya Anlayışı Vardır Ve Bir De Bu Dünya Anlayışı Vardır
76. Tüm Adaklarınızla Tuz Da Sunacaksınız
77. Kişi Kendi Ruhundan Öğrenir
78. Tora, Yaradan ve İsrail Birdir
79. Atzilut ve BYA
80. Arka Arkaya Hakkında
81. MAN’ı Yükseltmek Hakkında
82. Kişinin Daima Etmesi Gereken Dua
83. Sağ Vav ve Sol Vav İle İlgili
84. "Adamı hayat ağacından da almasın diye dışarı attı." Ne Demektir?
85. Çalışmada Makbul Ağaçların Meyvesi Nedir?
86. Ve Onlar Ambar Şehirler İnşa Ettiler
87. Şabat Şekalim
88. Tüm Çalışma Sadece İki Yolun Olduğu Yerdedir - 1
89. Kutsal Zohar´ın Sözlerini Anlamak İçin
90. Zohar’da Bereşit’te
91. Değiştirilebilen Hakkında
92. Kader Anlayışının Açıklanması
93. Yüzgeçler Ve Pullarla İlgili
94. Ve Ruhlarınızı Koruyacaksınız
95. Sünnet Derisinin Kesilip Çıkarılmasıyla İlgili
96. Çalışmada Ambar Ve Şarap İsrafı Nedir
97. Ambar Ve Şaraphane İsrafı
98. Asla Kaybolmayan Manevilik
99. O Günahkâr Veya Hak’tan Yana Olan Demedi
100. Yazılı Tora Ve Sözlü Tora - 1
101. “Güllerin Üzerindeki Lider” İlahisinin Yorumu
102. Ve Seni Güzel Ağaçların Meyvesine Götüreceksin
103. Kimin Kalbi Onu İstekli Yapar
104. Bozguncu Oturuyor
105. Piç Bir Bilge Öğrenci Halkın Başrahibinden Daha Önde Gelir
106. Şabat'ta On İki Halah Neyi İma Eder?
107. İki Melek Hakkında
108. Eğer Beni Bir Gün Terk Edersen, Ben Seni İki Gün Terk Ederim
109. İki Çeşit Et
110. Yaradan’ın Kutsadığı Bir Alan
111. Nefes, Ses ve Konuşma
112. Üç Melek
113. On sekizinci Dua
114. Dua
115. Cansız, Bitkisel, Canlı, Konuşan
116. Neden Sevaplar'ın Niyet Gerektirmediğini Söylemiştir
117. Çaba Sarf Ettin Ve Bulamadın, Buna İnanmayın
118. Baal’a Diz Çökme Konusunu Anlamak
119. Gizlilikte Öğrenen Öğrenci
120. Roş HaŞana’da Kabuklu Yemiş Yememenin Nedeni
121. O, Ticaret Gemileri Gibidir
122. Şulhan Aruh’ta Yazılanların Anlaşılması
123. Onun Boşanması ve Elini Vermesi Bir Gibi
124. Yaratılışın Şabat’ı Ve Altı Bin Yıl
125. Kim Şabat’ı Hoşnut Eder
126. Bir Bilge Şehre Gelir
127. Çekirdek, Öz ve Artan Bereket Arasındaki Fark
128. Çiy, Galgalta’dan Zer Anpin’e Damlar
129. Kutsallık Tozun İçinde
130. Bilgelerimizin Taberiye’si, İyi Senin Görüşündür
131. Kim Arınmaya Gelirse
132. Yüzün Ter İçinde Ekmek Yiyeceksin - 1
133. Şabat’ın Işıkları
134. Sarhoş Edici Şarap
135. Temiz ve Erdemli Olan Seni Katletmez
136. İlk Ve Son Harfler Arasındaki Fark
137. Zelophehad Was Gathering Wood
138. Kişi Bazen Kafasını Korkuyla Meşgul Ederken
139. Çalışmanın Altı Günü ve Şabat Arasındaki Fark
140. Senin Yasanı Nasıl Da Seviyorum
141. Pesah Bayramı
142. Savaşın Özü
143. İyilik İsrail İçin Olsun
144. Orada Belirli Bir Ulus Var
145. Arzu Bilgeye İlim Verir Ne Demek
146. Zohar’daki Bir Açıklama
147. Alma Ve İhsan Etme Çalışması
148. Acı Ve Tatlı, Doğru ve Yanlış’ın Dikkatle İncelenmesi
149. Neden Hohma’yı Genişletmemiz Gerekiyor
150. Kibir Yaptığı İçin Efendi’ni Buda
151. Ve İsrail Mısırlıları Gördü
152. Rüşvet Bilgenin Gözlerini Kör Eder
153. Düşünce Arzunun Sonucudur
154. Dünyada Boş Bir Alan Olamaz
155. Bedenin Temizliği
156. Hayat Ağacından Almasın Diye
157. Ben Uykudayım Ama Kalbim Uyanık
158. Pesah’da Birbirlerinin Evinde Yemek Yememenin Nedeni
159. Ve O Günlerde Gerçekleşti
160. Matzot’u Gizlemenin Nedeni
161. Tora'nın Verilişi Meselesi - 2
162. Tora'nın Bir Bölümünün Tamamlandıktan Sonra Söylediğimiz Hazak Hakkında
163. Zohar’ın Yazarları Ne Der
164. Maddesellik Ve Maneviyat Arasında Bir Fark Vardır
165. Elişa’nın Elijah’dan İsteğine Bir Açıklama
166. Edinimdeki Farkına Varış
167. Ona Şabat Teşuvah Denmesinin Nedeni
168. İsrail’in Gelenekleri
169. Erdemi Tam Olana İlişkin
170. Cebinde Büyük Bir Taş Olmamalı
171. Zohar, Amor - 1
172. Engeller ve Gecikmeler Konusu
173. Neden Lehaym Diyoruz
174. Gizlilik
175. Ve Eğer Bu Yol Senin İçin Çok Uzunsa
176. Havdala Sonrası Konyak İçerken
177. Kefaretler
178. Adamın İçindeki Üç Ortak
179. Üç Çizgi
180. Zohar’da, Amor - 2
181. Onur
182. Musa ve Süleyman
183. Mesih’i Fark Etmek
184. İnanç Ve Akıl Arasındaki Fark
185. Eğitimsiz, Şabat’ın Korkusu Onun Üzerindedir
186. Şabat’ını Hafta İçi Bir Gün Yap Ve İnsanlara İhtiyacın Olmasın
187. Çaba Göstermeyi Seçmek
188. Tüm Çalışma Sadece İki Yolun Olduğu Yerdedir - 2
189. Eylem Düşünceyi Etkiler
190. Her Hareket Bir İz Bırakır
191. Düşüş Zamanı
192. Nasipler
193. Tek Bir Duvar Her İkisine Hizmet Eder
194. Tamamlanmış Yedi
195. Ödüllendi – Hızlandıracağım
196. Dışsal Olanların Tutup Yakalaması
197. Kitap, Yazar ve Hikâye
198. Özgürlük
199. İsrail’in Her Adamı İçin
200. Masah’ın Arındırılması
201. Maneviyat ve Maddesellik
202. Ekmeğini Alnının Teri İle Yiyeceksin - 2
203. Adam’ın Gururu Onu Alçaltacak
204. Çalışmanın Amacı - 2
205. Bilgelik Sokaklarda Bağırdı
206. İnanç Ve Haz
207. İhsan Etmek İçin Almak
208. Çaba
209. Duada Üç Koşul
210. İçindeki Güzel Bir Kusur
211. Kralın Önünde Duruyormuş Gibi
212. Sağın Benimsenmesi, Solun Benimsenmesi
213. Arzuyu Tanıma
214. Kapılarda Bilinen
215. İnanç
216. Sağ Ve Sol
217. Ben Kendim İçin Değilsem, Kim Benim İçin?
218. Tora Ve Yaradan Birdir
219. Sadakat
220. Izdırap
221. Birçok Otorite
222. Sitra Ahra’ya Onu Keduşa’dan Ayırmak İçin Verilen Parça
223. Kıyafet, Çuval, Yalan, Badem
224. Yesod-de-Nukva Ve Yesod-de-Dehura
225. Kendini Yükseltme
226. Yazılı Tora Ve Sözlü Tora - 2
227. Mitzva İçin Ödül - Mitzva
228. Etten Önce Balık
229. Haman Taşim
230. Efendi Yüksektir ve Alçak Olan Görecek - 2
231. Alma Kaplarının Saflığı
232. Çabayı Tamamlamak
233. Af Bağışlama ve Kefaret
234. Tora’nın Sözlerden Vazgeçen ve Çene Çalmakla Meşgul Olan
235. Kitaplara Yeniden Bakış
236. Düşmanlarım Bütün Gün Benimle Alay Eder
237. Adam İçin Beni Görmek Ve Yaşamak Yoktur
238. Ne Mutlu Seni Unutmayan ve Oğlu Senin İçin Çabalayan Adama
239. Şavuot'un Mohin’i ile Şabat Minha'nınki Arasındaki Fark
240. Senin Yüzünü Sorduklarında Seni Soruşturanı Sor
241. Yakınken O’nu Çağır
242. Çalışmada, İyi Günde Fakirin Mutlu Edilmesi Meselesi Nedir?
243. Hoşana Raba Gecesinde Gölgenin İncelenmesi
244. Tüm Dünyalar
245. Yeni Doğanın Yaratılışından Önce
246. Şans Hakkında Bir Açıklama
247. Düşünce, Besin Olarak Addedilir
248. Let His Friend Begin
Kütüphanechevron_right
Baal HaSulam/Shamati
chevron_right
O Günahkâr Veya Hak’tan Yana Olan Demedi
 

99. O Günahkâr Veya Hak’tan Yana Olan Demedi

Duydum, Iyar 21, Kudüs

“Rabbi Hanina Bar Papa dedi, ‘O melek, gebeliğe tayin edilen, onun adı Layla (gece). O bir damla alır ve Yaradan’ın önüne koyar ve O’nun önünde der ki: ‘Efendim, bu damladan ne olmalı, bir kahraman veya bir güçsüz, bir akıllı veya bir aptal, bir zengin veya bir muhtaç?’ Fakat o ‘bir günahkâr veya bir Hak’tan yana’” demez (Nida 16b).

Kurala göre şöyle yorumlamalıyız; bir aptal Hak’tan yana olamaz, bilgelerimizin dediği gibi, “Kişi içine bir budalanın ruhu girmedikçe günah işlemez.” Bütün günlerini aptallıkla geçiren biri için bunun daha da fazlası geçerlidir. Bu yüzden, aptal doğan birinin hiç seçimi yoktur, çünkü aptal olmaya mahkûm edilmiştir. Dolayısıyla, “o ‘günahkâr veya Hak’tan yana’ demedi” sözü, böylece onun seçim hakkı olduğudur. Fakat eğer “bir Hak’tan yana veya bir aptal” demeseydi neye yarardı? Nihayetinde, eğer aptal biri olmaya mahkûm edilmişse, bu günahkâr olmaya mahkûm edilmiş olmakla aynı şeydir!

Ayrıca bilgelerimizin sözlerinden anlamalıyız ki: “Kabalist Yohanan dedi ki: ‘Yaradan Hak’tan yana olanların az sayıda olduğunu gördü, O onları her bir nesle koydu ve yerleştirdi. Yazıldığı gibi: ‘Yeryüzünün sütunları Efendi’nindir ve O dünyayı onların üzerine kurdu.’” Ve Rashi şöyle yorumlar: ‘O dünyayı onların üzerine kurdu’- O, onları dünyanın devamlılığı için altyapı, varoluş ve temel olmak üzere bütün nesillerde dağıttı” (Yoma 38b).

“Onlar az sayıda,” onlar daha az çoğalıyorlar demektir. Böylece, onları çoğaltmak için ne yaptı? “O, onları her bir nesle koydu ve yerleştirdi.” Şunu sormalıyız: “Onları her bir nesle yerleştirmenin faydası nedir ki çoğalsınlar?” Raşi’nin yorumladığı üzere, bizler tüm Hak’tan yana olanların tek bir nesilde bulunmaları ile tüm nesillere dağıtılmaları arasındaki farkı anlamalıyız. Birçok nesilde olmakla Hak’tan yana olanlar yayılıp artar mı?

Yukarıda söylenenleri anlamak için bilgelerimizin, Yaradan’ın bu damlayı bilge veya aptal olmaya mahkûm etmesi ile ilgili sözlerini açıp yorumlamalıyız. Bu şu demektir ki hazırlık esnasından bu yana, eğiliminin üstesinden gelecek güç olmadan, zayıf bir arzuyla ve yeteneksiz doğan biri, Tanrı’nın hizmetindeki çalışmasının başlangıcında, Tora’yı ve bilgeliği almaya yeterli olmak zorundadır. Bu şu şekilde yazılır: “Bilgeliği akıllıya verecektir.” O sordu: “Eğer onlar zaten akıllılarsa, neden hâlâ bilgeliğe ihtiyaç duyarlar? Bu ‘aptallara bilgeliği verecek’ olmalıydı.”

Ve bunu şöyle açıklar: Bir bilge, hâlâ bilgeliği edinememiş dahi olsa, bilgelik için özlem duyan kişidir. Zira kişinin arzusu varsa, arzuya Kli (kap) denir. Bu nedenle, bilgelik için arzusu ve tutkusu olanlar, bu bilgeliğin içinde parladığı Kli’dir. Bundan şu sonuç çıkar: Bir aptal, bilgelik için arzusu olmayan ve tüm arzusu kendi ihtiyaçları için olan kişi demektir. İhsan etme açısından, bir aptal hiçbir şekilde ihsan etmeyi başaramaz.

Dolayısıyla, bu niteliklerle doğan kişi, nasıl Hak’tan olanın derecesini kazanabilir? Bundan şu sonuç çıkar: Onun hiçbir seçimi yoktur. Dolayısıyla, “o ‘Hak’tan yana olan veya günahkâr’ demedi” sözünün avantajı nedir ki kişinin bir seçimi olsun? Sonuç olarak, zayıf ve akılsız doğduğundan, seçim yapmaya yetkin değildir, çünkü O’nun bilgeliği için arzu duymaya ve zorlukların üstesinden gelmeye tamamıyla yetersizdir.

Bunu anlamak için, yani aptal için bile bir seçim olduğunu, Yaradan bir düzeltme yaptı. Bilgelerimiz bunu şöyle açıklar: “Yaradan Hak’tan yana olanların az olduğunu gördü; O onları her bir nesile koydu ve yerleştirdi.” Ve biz sorduk, “Bunun ne faydası var?”

Şimdi bu durumu anlayacağız. Bu şöyle bilinir: Günahkârla ilişki kurmak yasaktır, kişi onların yaptığını yapmasa dahi. Şu şekilde yazılmıştır: “Kibirlinin koltuğunda da oturma.” Bu, kişi oturup Torah çalışsa ve Mitzvot’u korusa bile günahın öncelikli olduğu anlamına gelir, çünkü kibirlilerin içinde oturuyordur. Aksi takdirde, bu yasak Torah ve Mitzvot’un iptalinden dolayı geçersiz olurdu. Fakat aksine, oturma eyleminin kendisi yasaklanmıştır, çünkü kişi sevdiklerinin düşünce ve arzularını alır.

Ve tam tersi: Eğer kişinin maneviyat için hiçbir arzusu ve tutkusu yoksa eğer maneviyat için arzusu olan insanların arasındaysa ve bu insanları seviyorsa, kendinde güçlükleri yenecek güç, istek ve arzular olmasa dahi, o da onlara hâkim olan gücü, onların arzularını ve heveslerini alır. Bu insanlara atfettiği yüceliğe ve önemliliğe göre yeni güçler alacaktır.

Yukarıdaki sözlerden şunu anlayabiliriz: “Yaradan Hak’tan yana olanların az sayıda olduğunu gördü.” Bu herhangi bir insanın niteliklerindeki yetersizlikten dolayı Hak’tan yana olamayacağı anlamına gelir. Yazıldığı üzere, kişi aptal veya zayıf karakterli doğmuştur; aynı zamanda seçimi vardır ve kendi nitelikleri bir bahane teşkil etmez. Çünkü Yaradan her nesle Hak’tan yana olanları yerleştirmiştir.

Böylece, kişinin Hak’tan yana olanların bulunduğu yere gitme seçimi vardır. Kişi onların otoritesini kabul edebilir ve böylece kendi niteliklerinin doğasında bulunmayan tüm güçleri alır. O bunları, Hak’tan yana olandan alır. “Onları her bir nesle yerleştirmesinin” faydası budur. Böylece her nesil döneceği, tutunacağı ve Hak’tan yana olanın seviyesine yükselmek için gereken gücü alabileceği birine sahip olur. Ve böylece onlar da sonradan Hak’tan yana olurlar.

Ve böylece, “O ‘günahkâr veya Hak’tan yana olan’ demedi” bu onun seçimi var demektir: Yol gösterilmek için Hak’tan yana olana gidip tutunabilir ve onlar vesilesiyle ileride kendini de Hak’tan yana yapacak gücü alabilir.

Ancak, eğer tüm Hak’tan yana olanlar aynı jenerasyonda olsaydı, aptalların Yaradan’a yaklaşabilmek için hiç umutları kalmazdı ve böylece bir seçimi olmazdı. Ancak, Hak’tan yana olanları her nesle dağıtarak her bir kişinin tüm jenerasyonlarda yaşayan Hak’tan yana olana yakınlaşmak için seçim gücü olur. Aksi hâlde, kişinin Tora’sı ölüm iksiri olmak zorundadır.

Bunu maddesel bir örnekten anlayabiliriz. İki kişi, biri diğerine karşı durduğunda, birinin sağ eli diğerinin sol elinin karşısındadır ve sol eli de diğerinin sağ elinin karşısındadır. İki yol vardır: Sağ- sadece ihsan eden, Hak’tan yana olanın yolu ve sol- sadece ihsan eden Yaradan’dan onları ayıran şey olan kendisi için almak. Tabii ki böylece, onlar Hayatın Hayatı’ndan ayrılırlar.

Bu yüzden onların hayatlarındaki günahkârlara “ölü” denir. Buradan şunu anlayabiliriz ki kişi Yaradan ile Dvekut (bir olmak) ile daha ödüllendirilmediğinde, onlar ikidir. Sonra, kişi kendini O’ndan ayıran Tora’yı öğrendiğinde, Tora ona ölüm iksiri hâline gelir. Çünkü kişi Tora’sının kendi bedenini giyinmesini isterken hâlâ ayrı kalmaktadır. Bu Tora’nın bedenini arttırmasını istediği anlamına gelir ve bu onun Tora’sını ölüm iksiri yapar.

Ancak, kişi O’na bağlı kaldığında, tek bir otorite oluşur ve bu kişi O’nun tekliği içinde O’nunla bir olur. Sonra, kişinin sağ tarafı Yaradan’ın sağ tarafı olur ve akabinde beden kişinin ruhu için bir kıyafet hâline gelir.

Kişinin doğru yolda ilerleyip ilerlemediğini bilmesinin yolu şudur: Kişi bedensel ihtiyaçlarıyla ilgilenirken, bunlarla ruhunun ihtiyaçları için gerekenlerden daha fazla ilgilenmediğini görmelidir. Ve kişi ruhunun ihtiyaçları için giyineceğinden daha fazlasına sahip olduğunu düşündüğünde, bu kişinin bedenine giyindiği bir giysi gibidir. O anda, kişi bu giysiyi daha uzun veya geniş tutmaya değil, bedenine doğru bir şekilde uyanı giymeye özen gösterir. Benzer şekilde, bedensel ihtiyaçları ile uğraşırken, kişi ruhunun ihtiyaçlarından fazlasına, yani ruhunu kıyafetlendirmek için olandan fazlasına sahip olmamaya özen göstermelidir.

Yaradan ile birleşmeye varmak için, Efendi’yi almayı dileyen herkes, O’nu gelip alamaz, çünkü bu kendini sevme olan alma arzusu ile yaratılmış olan adamın doğasına terstir. İşte bu yüzden neslin Hak’tan yana olanlarına ihtiyacımız var.

Bir kişi tek niyeti güzel ameller yapmak olan gerçek bir Rav’a tutunduğunda, kendisinin iyi amelleri yapamadığını hissettikçe, hedefi Yaradan’ın memnuniyeti için ihsan etmek olur. Bunu gerçek bir Rav’a bağlı kalarak ve onun sevgisini isteyerek, Rav’ının sevdiği şeyleri yapar ve Rav’ın sevmediklerini sevmez. Ve sonra Rav ile birlikte Dvekut yapar ve doğuştan almamış olmasına rağmen Rav’ının güçlerini alır. Hak’tan yana olanları her bir nesle yerleştirmenin anlamı budur.

Ancak, buna göre, Hak’tan yana olanı her bir nesle yerleştirmenin nedenini görebilmek zordur. Bunun aptallar ve zayıflar için olduğunu söylemiştik. Fakat bunu aptalları yaratmayarak çözümleyebilirdi! Kim bu damla zayıf veya aptal olacak dedirtti ki ona? O herkesi akıllı yaratabilirdi.

Cevap şöyledir: Aptallara da ihtiyaç vardır, çünkü onlar alma arzusunun taşıyıcılarıdırlar. Yaradan’ın yakınına ulaşmak için hiçbir çareleri olmadığını görürler ve böylece onlar haklarında şöyle yazılmıştır: “Ve ileri giderler ve adamların cesetlerine bakarlar… Onların ne kurtları ölür, ne de ateşleri söner ve tamamıyla bir et parçası hâline gelene kadar iğrençleşirler.” Hak’tan yana olanların ayakları altında küle dönüşürler, Hak’tan yana olanlar Hakk’ın onlar için yaptığı iyiliği, onları akıllı ve güçlü yaratmakla kendine daha yakına getirdiğini fark ederler.

Böylece, şimdi onlar bulundukları düşük seviyeyi gördükleri için Yaradan’a şükranlarını ve dualarını gönderebilirler. Ve buna “Hak’tan yana olanın ayakları altındaki küller” denir. Bunun anlamı, Hak’tan yana olan onunla yürür ve böylece Yaradan’a şükranlarını sunar.

Fakat düşük seviyelere de ihtiyaç olduğunu bilmeliyiz. Katnut (küçüklük) seviyesinin hemen Gadlut (yücelik/büyüklük) ile birlikte doğması daha iyi olurdu derken, Katnut (küçüklük) derecesi gereksiz kabul edilmiyor.

Bu tıpkı bir fiziki beden gibidir. Beyin, göz ve bunun gibi kesinlikle önemli organlar vardır ve mide, bağırsak, parmaklar gibi çok önemli olmayan organlar da vardır. Fakat çok önemli olmayan, görev yapan bir organa gereksiz diyemeyiz. Elbette her şey önemlidir. Maneviyatta da bu aynıdır: Aptallara ve zayıflara da ihtiyacımız vardır.

Şimdi ne yazdığını anlayabiliriz. Yaradan dedi ki: “Bana doğru dön ve ben sana doğru döneyim.” Bu demektir ki, Yaradan “dön,” der ve İsrail tam tersini der: “Bizi geri götür Efendi ve sonra dönelim.”

Çalışmadan düşüş esnasında, Yaradan önce “dön” der. Bu kişiyi Tanrı’ya hizmetinde bir yükselişe getirir ve kişi “bizi geri getir,” diye yakarmaya başlar. Ancak düşüşteyken, kişi “bizi geri getir” diye yakarmaz. Tam tersine, çalışmaktan kaçar.

Bu nedenle, kişi bilmelidir ki “bizi geri getir” diye yakarırken, bu yukarıdan bir uyanıştan kaynaklanır, çünkü Yaradan önceden “dön ”demişti ki böylece kişinin yükselişi olsun ve “bizi geri getir,” diyebilsin.

Bunun anlamı şudur: “Gemi ilerlediğinde, bu vuku buldu, Musa şöyle dedi: ‘Yüksel, Oh Efendi ve düşmanlarını dağıt.” İlerlemek, yükseliş vakti olan Yaradan’a kulluk etmeyi geliştirmek demektir. Sonra Musa dedi ki; “yüksel.” Ve onlar dinlendiklerinde “dön” dedi. Tanrı’nın çalışmasına ara verme esnasında, Yaradan’ın “bana doğru dön” anlamındaki “dön” demesine ihtiyaç duyarız. Bu Yaradan’ın uyanış vermesi demektir. Bundan dolayı, kişi ne zaman “yüksel” veya “dön,” denileceğini bilmelidir.

Bu Paraşat Akev’de yazılan anlamındadır: “Ve bütün yolu hatırlarsın… Kalbinde ne olduğunu bilmek için, ya O’nun emirlerini tutarsın ya da tutmazsın.” “O’nun emirlerini tutarsın” demek “dön” olarak kabul edilir. “Ya da tutmazsın” demek “yüksel,” olarak kabul edilir ve ikisine de ihtiyacımız vardır. Ve Rav ne zaman “yüksel,” ne zaman “dön.” olacağını bilir, çünkü 42 yol Tanrı’nın hizmetindeki yükselişler ve düşüşlerden ibarettir.