Toplumun Amacı - 1. 1-1 (1984)
Toplumun Amacı - 2. 1-2 (1984)
Dost Sevgisine Dair. 2 (1984)
Dost Sevgisi – 1. 3 (1984)
Her biri Dostuna Yardım Etti. 4 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralı Bize Ne Verir?. 5 (1984)
Dost Sevgisi - 2. 6 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralına Dair Açıklanana Göre. 7 (1984)
Tora ve Mitzvot’u Yerine Getirmede Hangisi Kalbi Arındırır?. 8 (1984)
Kişi Her Zaman Evinin Kirişlerini Satmalıdır. 9 (1984)
Kişinin Reenkarne Olmamak İçin Ulaşması Gereken Derece Nedir?. 10 (1984)
Atalardan Kalan Erdem. 11 (1984)
Toplumun Önemine Dair. 12 (1984)
Bazen Maneviyata ‘Ruh’ Denir. 13 (1984)
Kişi Daima Sahip Olduğu Herşeyi Satıp Bilge Bir Öğrencinin Kızıyla Evlenmelidir. 14 (1984)
Yukarıdan Aşağıya Negatif Bir Şey Gelir Mi?. 15 (1984)
İhsan Etmeye Dair. 16 (1984)
Dostların Önemine Dair. 17-1 (1984)
Toplantının Gündemi. 17-2 (1984)
Tanrının Sana Bahşettiği Topraklara Geldiğin Zaman. 18 (1984)
Bugün Ayakta Duruyorsunuz, Hepiniz. 19 (1984)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 1. 1 (1985)
Dal ve Kökün Anlamı. 2 (1985)
Gerçeğin ve İnancın Anlamı. 3 (1985)
Bunlar Nuh’un Nesilleri. 4 (1985)
Topraklarından Uzağa Git. 5 (1985)
Ve Tanrı Ona Mamre’nin Ağacı Altında Göründü. 6 (1985)
Sara’nın Yaşamı. 7 (1985)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 2. 8 (1985)
Ve Çocukları Onun İçinde Mücadele Ettiler. 9 (1985)
Yakup Ayrıldı. 10 (1985)
Yakup İle Laban Arasındaki Mücadele. 11 (1985)
Yakup Babasının Yaşadığı Topraklara Geldi. 12 (1985)
Kurtuluşumun Kudretli Kayası. 13 (1985)
Ben İlk Ve Son Olanım. 14 (1985)
Hezekiah Yüzünü Duvara Döndü. 15 (1985)
Onlara Daha Fazla Eziyet Edildikçe. 16 (1985)
Bugünü Bil Ve Kalbine Kulak Ver. 17 (1985)
Kötüleyenlerle İlgili. 18 (1985)
Firavun'a Doğru Gel - 1. 19 (1985)
Kalbini Katılaştıran. 20 (1985)
Daima Tora ve Çalışma Arasında Ayırım Yapmalıyız. 21 (1985)
Tüm Tora Tek Kutsal Addır. 22 (1985)
Gece Yatağımda. 23 (1985)
Çalışmada Üç Zaman. 24 (1985)
Her Şeyde, Işık ve Kli Arasındaki Farkı Görmeliyiz. 25 (1985)
Bana İhtişamını Göster. 26 (1985)
Tövbe. 27 (1985)
Ajanlar. 28 (1985)
Yaradan, O'nu Çağıranlara Yakındır. 29 (1985)
Üç Dua. 30 (1985)
Kişi Kendini Kötü Olarak Görmez. 31 (1985)
Alıcıların Ödülüne Dair. 32 (1985)
İsrail'in Suçluları. 33 (1985)
Ve Yaradan'a Yalvardım. 34 (1985)
Kişi, Yaradan Korkusunun Ne Olduğunu Bildiğinde. 35 (1985)
Akşam Vardı ve Sabah Vardı. 36 (1985)
Kişiye Kim Tanıklık Eder. 37 (1985)
Mutlu Olan Erdemli ve Acı Çeken Erdemli. 38 (1985)
Sesimizi Duy. 39 (1985)
Musa Gitti. 1 (1986)
Kulak Ver, Ey Tanrım. 2 (1986)
İnsan, Tora Sayesinde Erdemlilik ve Barış ile Ödüllendirilir. 3 (1986)
Hesed'e Dair. 4 (1986)
Babaya Saygı Göstermeye Dair. 5 (1986)
Güven. 6 (1986)
Çoğunluğun Duasının Önemi. 7 (1986)
Yukarıdan Gelen Yardıma Dair. 8 (1986)
Hanuka Mumuna Dair. 9 (1986)
Duaya Dair. 10 (1986)
Gerçek Dua Gerçek Eksiklik Üzerinedir. 11 (1986)
Kişinin Dua Etmesi Gereken Temel Eksiklik Nedir?. 12 (1986)
Firavun’a Doğru Gel - 2. 13 (1986)
Mısırlılardan Kelim Ödünç Alma İhtiyacı Nedir?. 14 (1986)
Çoğunluğun Duası. 15 (1986)
Efendi, Yakup’u Kendisi İçin Seçti. 16 (1986)
Toplantının Gündemi -2. 17 (1986)
Kim Duaya Neden Olur. 18 (1986)
Sevince Dair. 19 (1986)
Kişi Günah İşlemeli ve Suçlu Olmalıdır. 20 (1986)
Mantık Ötesine Dair. 21 (1986)
Bir Kadın Döllenirse. 22 (1986)
Korku ve Sevince Dair. 23 (1986)
Sadaka ve Hediye Arasındaki Fark. 24 (1986)
Mitzvot'u Uygulamanın Ölçüsü. 25 (1986)
Yakın Bir Yol ve Uzak bir Yol. 26 (1986)
Yaradan ve İsrail Sürgüne Gitti. 27 (1986)
Topluluk On Kişiden Az Olmaz. 28 (1986)
Lişma ve Lo Lişma. 29 (1986)
Meyveden Önce Gelen Klipa. 30 (1986)
Yenika ve İbur Hakkında. 31 (1986)
Dua Boyunca Bacakları Düzeltmenin ve Başı Örtmenin Sebebi. 32 (1986)
Kişinin Ayaklarıyla Çiğnediği Emirler Nelerdir?. 33 (1986)
Hâkimler ve Görevliler. 34 (1986)
Av’ın Onbeşi. 35 (1986)
Selihot (Affedilmek) İçin Hazırlık Nedir?. 36 (1986)
Kötüye de İyiye de, İyilik Yapan İyi. 1 (1987)
Kötülüğün Farkındalığının Önemi. 2 (1987)
Tüm İsrail’in Bir Sonraki Dünyada Payı Vardır. 3 (1987)
Kötü Bir Kişiden İyi Bir Şey Duymak Yasak Mıdır?. 4 (1987)
Ödülden Daha Ziyade Çalışmanın Faydası Nedir?. 5 (1987)
Daimî İnancın Önemi. 6 (1987)
Hanuka Mucizesi. 7 (1987)
Gerçek ile Merhamet ve Gerçek Olmayan Merhamet Arasındaki Fark. 8 (1987)
Kişinin Yüceliği İnancının Gelecekteki Ölçüsüne Bağlıdır. 9 (1987)
Kötü Sözün Özü Nedir ve Ona Karşı Kim Durur. 10 (1987)
Purim Ve Emir, O Bilmeyene Kadar. 11 (1987)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 1. 12 (1987)
Matzot Bayramına Neden Pesah Denir. 13 (1987)
Pesah, Matza ve Maror Arasındaki Bağlantı. 14 (1987)
Kutsallıktaki İki Anlayış . 15 (1987)
Genel Halkın Çalışması ve Bireyin Çalışması Arasındaki Fark. 16 (1987)
Putperestlere Tora’yı Öğretmekteki Katı Yasağın Anlamı. 17 (1987)
Tora’nın Edinilmesine Hazırlık Nedir? - 1. 18 (1987)
Yaradan'ın Çalışmasında İfşa Edilenler ve Gizlenenler Nelerdir?. 19 (1987)
İnsanın Özel Mülkiyeti Nedir?. 20 (1987)
Yaradan Çalışmasında Kirli Eller Nedir?. 21 (1987)
Kişinin Yaradan’dan İstediği Hediye Nedir?. 22 (1987)
Anlaşmazlıktan Sonra Gelen Barış Hiç Anlaşmazlık Olmamasından Çok Daha Önemlidir. 23 (1987)
Çalışmada Asılsız Nefret Nedir?. 24 (1987)
Çalışmada Başın Ağırlığı Nedir?. 25 (1987)
Hafif Bir Emir Nedir?. 26 (1987)
Çalışmada ‘Kutsama’ ve ‘Lanet’ Nedir?. 27 (1987)
Çalışmada Ekleme Yapmamak ve Çıkarmamak Nedir? . 28 (1987)
“Ödül Kedere Göredir” Nedir?. 29 (1987)
Çalışmada Otorite Savaşı Nedir? -1. 30 (1987)
Çalışmada Antlaşma Yapmak Nedir?. 31 (1987)
Yaşamın İki Anlayışa Ayrılmasının Nedeni. 1 (1988)
Teşuva’nın (Tövbe) Ölçüsü Nedir?. 2 (1988)
Yaradan’ın Adının ‘Hakikat’ Olması Ne Demektir?. 3 (1988)
Çalışmada Yardım ve Bağışlanma İçin Dua Nedir?. 4 (1988)
Çalışmada “İsrail Sürgündeyken Şehina Onlarla Beraberdir” Nedir?. 5 (1988)
Çalışmada Bir Tarla ve Tarla Adamı Arasındaki Fark Nedir?. 6 (1988)
Damadın Suçlarının Bağışlanmasının Önemi Nedir?. 7 (1988)
Dua Eden Kişi Sözlerini Düzgün Şekilde Açıklamalı Ne Demektir?. 8 (1988)
Çalışmada Doğru Olanın Izdırap Çekmesi Ne Demektir?. 9 (1988)
Çalışmada, "Öğrenim Yerine Gidenlerin Dört Niteliği" Nedir?. 10 (1988)
Lişma’dan Önceki İki Muhakeme Nedir? . 11 (1988)
Yaradan Yolunda Tora ve Çalışma Nedir?. 12 (1988)
Çalışmada “Halkın Çobanı Bütün Halktır” Nedir?. 13 (1988)
Dost Sevgisi İhtiyacı. 14 (1988)
Çalışmada “Boş bir Mekânda Kutsama Yoktur” Ne Demektir?. 15 (1988)
Keduşa’nın (Kutsallığın) İnşa Edildiği Temel Nedir?. 16 (1988)
Tanrısal bir Ruh ile Hayvansal bir Ruh Arasındaki Temel Fark. 17 (1988)
Çalışmada Kişi Ne Zaman “Yaradan'ın Hizmetkarı” Olarak Kabul Edilir?. 18 (1988)
Çalışmada, Gümüş, Altın, İsrail, Kalan Diğer Milletler nedir?. 19 (1988)
İhsan Etme Çalışmasında Ödül Nedir? . 20 (1988)
Çalışmada Tora Karanlıktan Verildi Ne Demek? . 21 (1988)
Çalışmada Erdemlinin Faziletleri ve Kötülükleri Nelerdir?. 22 (1988)
Çalışmaya Lo Lişma’da Başlamak Ne Demektir?. 23 (1988)
Çalışmada "Gizli Şeyler Efendi'ye Aittir, İfşa Olan Şeyler Bize Aittir" Nedir?. 24 (1988)
Çalışmada, Şabat Arifesinde Hazırlık Nedir?. 25 (1988)
Çalışmada Kanun ve Yargı Arasındaki Fark Nedir?. 26 (1988)
Çalışmada, “Yaradan Gururu Tolere Etmez” Nedir?. 27 (1988)
“O’nun Rehberliği Gizli ve Açıktır” Nedir?. 28 (1988)
Yaratana Hizmet Edeni O'na Hizmet Etmeyenden Nasıl Ayırabiliriz?. 29 (1988)
Dostlar Meclisinde Ne Aranmalıdır?. 30 (1988)
Çalışmada, İnsanın, Yaratan'a Atfedilen İnsanın Çalışması Nedir?. 31 (1988)
Bir Düşüş Esnasındaki İki Eylem Nelerdir?. 32 (1988)
Yaradan'ın Çalışmasında Genel ve Birey Arasındaki Fark Nedir?. 33 (1988)
Çalışmada Gün ve Gece Nelerdir?. 34 (1988)
Çalışmada Yaratandan İstemeniz Gereken Yardım Nedir?. 35 (1988)
Tövbenin Ölçüsü Nedir?. 1 (1989)
Çalışmada Büyük ya da Küçük Bir Günah Nedir?. 2 (1989)
Gözyaşı Kapısı ile Geri Kalan Kapılar Arasındaki Fark Nedir?. 3 (1989)
Çalışmada Su Seli Nedir?. 4 (1989)
Dünyanın Yaratılışının İhsan Etme Yoluyla Olması Ne Demektir?. 5 (1989)
Çalışmada Mantık Ötesi Nedir?. 6 (1989)
Çalışmada “Şabat Arifesinde Çaba Sarf Etmeyen, Şabat Günü Ne Yiyecek” Nedir?. 7 (1989)
Çalışmada, İyi Büyürse Kötü de Büyür Ne Demektir?. 8 (1989)
Çalışmada “Kötülerin Üzerine Gelen Felaket Erdemlilerle Başlar” Nedir?. 9 (1989)
Çalışmada, “Merdiven Diyagonaldir (Çaprazdır)” Ne Demektir?. 10 (1989)
Çalışmada Gerekli Olan Kuvvetler Nelerdir?. 11 (1989)
Damadın Yemeği Nedir? . 12 (1989)
Çalışmada, 'Kem Gözlü Adamın Ekmeği' Nedir?. 13 (1989)
"Kalbine Yanıt Ver" Ne Demektir?. 14 (1989)
Çalışmada ‘Erdemliler Günahkârlar Sayesinde Görünür Hale Gelir’ Ne Demektir?. 15 (1989)
Çalışmada Boş bir Masada Kutsama Yasağı Nedir?. 16 (1989)
Çalışmada, Yaradan’ı Kutsamadan Önce Selam Verme Yasağı Nedir?. 17 (1989)
Çalışmada “Sayılanda Kutsama Yoktur Ne Demektir?. 18 (1989)
Çalışmada Şabat'a Neden Şin-Bat Denir?. 19 (1989)
Çalışmada Kötü Eğilimin Yükselmesi ve İftira Etmesi Ne Demektir?. 20 (1989)
Çalışmada "Sarhoş Bir Adam Dua Etmemelidir" Nedir? . 21 (1989)
Neden Özellikle Pesah Gecesinde Dört Soru Sorulur?. 22 (1989)
Çalışmada Kişi Acı Otu Yutarsa, Çıkamaz Nedir?. 23 (1989)
Çalışmada "Eğitimsiz Birinin Kutsamasını Hafife Almayın" Nedir?. 24 (1989)
Çalışmada "Kusuru Olan [Fedakârlık] Etmez" Nedir?. 25 (1989)
Çalışmada "Kendini Kirleten, Yukarıdan Kirletilir" Ne Demektir?. 26 (1989)
Çalışmada Acı Çekmek Ne Anlama Gelir?. 27 (1989)
Kişinin Testi Geçtiğini Kim Bilmelidir?. 28 (1989)
Çalışmada Tora'yı Almak İçin Yapılan Hazırlık Nedir? - 2. 29 (1989)
Menorayı Yakmanın Çalışmadaki Anlamı Nedir?. 30 (1989)
Çalışmada, Putperestlere Tora’yı Öğretme Yasağı Nedir? . 31 (1989)
Çalışmada Yağ "İyi Eylemler" Olarak Adlandırılır Ne Demektir?. 32 (1989)
Çalışmada Casuslar Nedir?. 33 (1989)
Çalışmada Barış Nedir?. 34 (1989)
Çalışmada "Oğulları Olmayan Kişi" Nedir?. 35 (1989)
Çalışmada “Çünkü Bu, Milletlerin Gözünde Sizin Bilgeliğiniz ve Anlayışınızdır” Nedir?. 36 (1989)
Çalışmada "Başlangıcı Dikenli Sonu Düzlük Olan Yol" Ne Demektir?. 37 (1989)
Çalışmada Hâkimler ve Görevliler Nedir?. 38 (1989)
Çalışmada "Tora Sadece Kötü Eğilimin Aleyhinde Konuşur" Nedir?. 39 (1989)
Çalışmada "Onlar Her Gün Gözünüzde Yeni Gibi Olacaklar" Nedir?. 40 (1989)
Günlük Program. 41 (1989)
Çalışmada "Kuyruk Değil Baş Olalım" Ne Anlama Gelir?. 1 (1990)
Çalışmada Başarısızlığın Anlamı Nedir?. 2 (1990)
Dünyanın Tora İçin Yaratılmış Olması Ne Anlama Gelir?. 3 (1990)
Çalışmada Erdemlinin Nesilleri İyi İşlerdir Ne Anlama Gelir?. 4 (1990)
Çalışmada İnsan Yaratılmadan Önce Toprak Meyve Vermiyordu Ne Anlama Gelir?. 5 (1990)
Kişi Çalışmada Gururu Ne Zaman Kullanmalıdır?. 6 (1990)
Çalışmada Dua ve Şükür Zamanı Nedir?. 7 (1990)
Çalışmada Esav’ın "Tarla Adamı" Olarak Adlandırılması Ne Anlama Gelir. 8 (1990)
Çalışmada "Yeryüzüne Bir Merdiven Kurulur ve Üstü Cennete Ulaşır" Ne Demektir?. 9 (1990)
Çalışmada Bilgelerimizin "Kral Davud'un Bir Hayatı Yoktu" Demesi Ne Anlama Geliyor?. 10 (1990)
Çalışmada, Hanuka Mumunu Sola Yerleştirmenin Anlamı Nedir?. 11 (1990)
Çalışmada Tora Neden "Orta Çizgi" Olarak Adlandırılır? - 1. 12 (1990)
Yaradan ve Şehina'nın Birleşmesi ile Tüm Kötülüklerin Kefaretinin Ödenmesi Ne Anlama Gelir?. 13 (1990)
Çalışmada Gerçek Hesed Nedir?. 14 (1990)
Çalışmada, Mısır’ın Vekili Düşmeden Önce, Onların Haykırışları Cevaplanmadı Ne Demektir?. 15 (1990)
Çalışmada "Moral Eksikliği ve Ağır Çalışma" Nedir?. 16 (1990)
Çalışmada Arınmak İçin Gelen Kişinin Aldığı Yardım Nedir?. 17 (1990)
Şabat Konuşması Neden Hafta İçi Konuşması Gibi Olmamalıdır?. 18 (1990)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 2. 19 (1990)
Çalışmada Yarım Kuruş Nedir? - 2. 20 (1990)
Çalışmada "Ben Hiçbir Şey İçin Varım, Sen de Hiçbir Şey İçin Varsın" Ne Demektir?. 21 (1990)
Amalek'i Silme Sırası Nedir?. 22 (1990)
Çalışmada Musa'nın Ay'ın Doğuşuyla İlgili Kafasının Karışık Olması Ne Anlama Gelir?. 23 (1990)
Çalışmada "Yanmış Bir Sunu Olmaya Gelen Her Şey Erkektir" Ne Anlama Gelir?. 24 (1990)
Çalışmada "Bütün Uluslar Efendimize Şükredin" Ne Demektir?. 25 (1990)
Çalışmada "Efendimiz Kadar Kutsal Olan Yoktur, Çünkü Senden Başkası Yoktur" Nedir?. 26 (1990)
Çalışmada "Her Çimen Tanesinin Üstünde Ona Vuran ve Büyümesini Söyleyen Bir Görevli Vardır!" Ne Demektir?. 27 (1990)
Çalışmada “Büyükleri Küçükler Hakkında Uyarmak” Nedir?. 28 (1990)
Çalışmada "Tora İnsanın Gücünü Tüketir" Ne Demektir?. 29 (1990)
Çalışmada Yaradan'ın Adının "Yasa ve Emir" Olması Ne Anlama Gelir?. 30 (1990)
Çalışmada ‘Sayılmış Olanda Kutsama Yoktur’ Ne Demektir. 31 (1990)
Çalışmada "İsrail Yaradan'ın Arzusunu Yerine Getiriyor" Ne Anlama Gelir?. 32 (1990)
Çalışmada "Yeryüzü Korktu ve Hareketsiz Kaldı" Ne Demektir?. 33 (1990)
Çalışmada "Sıradan Bir Kişinin Kapları" Nedir?. 34 (1990)
Çalışmada, "Damadın Yemeğinin Tadını Çıkaran Kimse" Ne Demektir?. 35 (1990)
Çalışmada "Esav ve İsmail'in Çocukları Tora'yı Almak İstemediler" Ne Demektir?. 36 (1990)
Çalışmada "Şehina İsrail İçin Tanıklıktır" Ne Demektir?. 37 (1990)
Çalışmada “Kutsama Kabı Dolu Olmalıdır” Nedir?. 38 (1990)
"Kudüs İçin Yas Tutan, Onun Sevincini Görmekle Ödüllendirilir" Sözü Çalışmada Ne Anlama Gelir?. 39 (1990)
Çalışmada “Sen tüm insanların en aşağıda en önemsiz olanısın,” Nedir? . 40 (1990)
Çalışmada Kişinin Topuklarıyla Çiğnediği Hafif Mitzvot Nedir?. 41 (1990)
Çalışmada Kutsama ve Lanet Nedir?. 42 (1990)
Çalışmada “Sunağın Yanına Kendin İçin Bir Aşera Dikmeyeceksin” Nedir?. 43 (1990)
Çalışmada İsteğe Bağlı Savaş Nedir - 2. 44 (1990)
Çalışmada "Gizli Şeyler Tanrımız Efendimize Aittir" Ne Demektir?. 45 (1990)
Baal HaSulam'dan Çalışmanın Düzeni. 46 (1990)
Çalışmada "Bizim Senden Başka Kralımız Yok" Ne Demektir?. 1 (1991)
Çalışmada "Ey İsrail, Tanrın Efendine Dön" Ne Demektir?. 2 (1991)
Çalışmada " Günahkârlar Hazırlayacak ve Erdemliler Giyecek" Ne Demektir?. 3 (1991)
Çalışmada “Sabotajcı Selde Kaldı ve Öldürüldü,” Ne Demektir?. 4 (1991)
Çalışmada "Erdemlilerin İyi İşleri Nesillerdir" Ne Demektir?. 5 (1991)
Çalışmada "Avram'ın Sığırlarının Çobanları ve Lut'un Sığırlarının Çobanları" Nedir?. 6 (1991)
Çalışmada "İnsan" Nedir ve "Hayvan" Nedir?. 7 (1991)
Çalışmada Geçen "Ve İbrahim Çok Yaşlanmıştı, Birçok Gün Geçirmişti" İfadesi Nedir?. 8 (1991)
Çalışmada "Giysilerinin Kokusu" Nedir?. 9 (1991)
Çalışmada, Mahsul Olgunlaştığında Kral Tarlasında Ayakta Durur Ne Demektir?. 10 (1991)
Çalışmada İyi Eğilimin ve Kötü Eğilimin Kişiyi Koruması Ne Anlama Gelir?. 11 (1991)
Bu Kandiller Kutsaldır. 12 (1991)
Çalışmada ‘Zayıf Olanın Eline Güçlüyü Verdin’ Ne Demektir. 13 (1991)
Çalışmada İnsanın Kutsanmasının Oğulların Kutsanması Olması Ne Demektir?. 14 (1991)
Çalışmada "Bu Yerde Benim İçin Bir Mucize Yaratan" Kutsaması Nedir?. 15 (1991)
Çalışmada Efendi'nin Tanrı Olduğunu Bilmek İçin Neden "Kalbine Cevap Vermeye" İhtiyacımız Var?. 16 (1991)
Çalışmada, “Onun Kalbini Katılaştırdığım İçin,” Nedir?. 17 (1991)
Çalışmada Sağ Elimizi Sol Elimizin Üzerine Kaldırmalıyız Ne Anlama Gelir?. 18 (1991)
Çalışmada "Kalk Ey Efendimiz ve Düşmanların Dağılsın" Ne Anlama Gelir?. 19 (1991)
Çalışmada “Yeri Olmayan Hiçbir Şey Yoktur” Nedir?. 20 (1991)
Çalışmada, Purim'den Önce, Zahor (Hatırlama) Bölümünü Okumamızın Anlamı Nedir?. 21 (1991)
Çalışmada "Dikenlerin Arasındaki Zambak" Nedir?. 22 (1991)
Çalışmada Bir İneğin Küllerinin Arındırılması Ne Demektir?. 23 (1991)
Çalışmada Kişinin Bir Oğul ve Bir Kız Çocuk Doğurması Ne Anlama Gelir?. 24 (1991)
Tövbe Eden Kişinin Mutluluk İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 25 (1991)
Çalışmada Bir Kısım İfşa Etmek ve İki Kısım Gizlemek Nedir?. 26 (1991)
Önce Kadın Döllenirse Erkek Çocuk Doğurur" Ne Anlama Gelir?. 27 (1991)
Çalışmada Kutsallık ve Saflık Nedir?. 28 (1991)
Çalışmada Bir Başrahibin Bakire Bir Eş Alması Ne Anlama Gelir?. 29 (1991)
Çalışmada, Uzak Bir Yolda Olan Birinin İkinci Bir Pesah'a Ertelenmesi Ne Anlama Gelir?. 30 (1991)
Çalışmada Yoksullara Verilen Sadakanın Kutsal Adı Yapması Ne Anlama Gelir?. 31 (1991)
Çalışmada Sancak Nedir?. 32 (1991)
Çalışmada Yaradan'ın Birini Kayırması Ne Anlama Gelir?. 33 (1991)
Çalışmada Meyvelerini Bu Dünyada Yemek ve Aslını Öbür Dünya İçin Saklamak Nedir?. 34 (1991)
Çalışmada "Casuslar" Ne Anlama Geliyor?. 35 (1991)
Çalışmada "Barış, Barış, Uzaklara ve Yakınlara" Nedir?. 36 (1991)
Çalışmada "Tora" Nedir ve "Tora'nın Yasası" Nedir?. 37 (1991)
Çalışmada "Sağ Çizgi" Nedir?. 38 (1991)
Çalışmada Sağın Soldan Daha Büyük Olması Ne Anlama Geliyor?. 39 (1991)
Çalışmada Gerçek ve Yalan Nedir?. 40 (1991)
Kişi Kötü Niteliklerle Doğmuşsa Ne Yapmalıdır?. 41 (1991)
Çalışmada "Öküz Sahibini Bilir, vs, İsrail Bilmez" Ne Demektir?. 42 (1991)
Çalışmada "Sırtımı Göreceksiniz, Ama Yüzüm Görünmeyecek" Ne Demektir? . 43 (1991)
Çalışmada İsrail'in Toprağın Mirası ile Ödüllendirilmesinin Sebebi Nedir?. 44 (1991)
Çalışmada Yargıcın Mutlak Surette Doğru Hüküm Vermesi Ne Anlama Gelir?. 45 (1991)
Çalışmada Sevilenin Oğlu ve Nefret Edilenin Oğlu Nedir?. 46 (1991)
Çalışmada Sağ ve Solun Zıtlık İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 47 (1991)
Kütüphanechevron_right
Rabash/Articles
chevron_right
“Ödül Kedere Göredir” Nedir?
 

“Ödül Kedere Göredir” Nedir?

Makale 29, 1987

Bilgelerimiz şöyle yazmıştır (Avot, Bölüm 5): “Ben Ha Ha der ki, ‘Ödül kedere göredir.’” Bu koşulu anlamalıyız. ‘Ödüle göre çalışma’ ifadesinden ne anlayabiliriz?

Şöyle yazılmıştır (‘Kutsayan herkes’ şarkısında): “Kişinin çalışmasına göre, O’nun ödülü pek çoktur.” Bu nedenle “Ödül kedere göredir” nedir anlamalıyız. Bunun yerine “ödül kişinin çalışmasına göredir” demeliydi; o halde “ödül kedere göredir” nedir?

Bu, Zohar’da bulduğumuz şu ifadeye benzer (Ki Tetze, madde 54): “Aynı şekilde kurtuluş da olacak. Eğer ödüllendirilirlerse merhametle çıkacaklar; şöyle yazıldığı gibi, ‘Acısı gelmeden önce bir erkek dünyaya getirdi’ ve merhametle göründüler. Merhamet önce gelmezse, acıyla görünecekler. Kederin ve yargının, merhameti genişletmek için önce gelmesi daha iyidir. Bu nedenle Mişna’nın yazarları şunu belirledi: ‘Ödül, kedere göredir.’”

Zohar’ın sözleri açıklama gerektirir: 1) Merhametin genişlemesi için, “Merhametin genişlemesi için kederin ve yargının önce gelmesi daha iyidir” şeklinde yazıldığı gibi neden kederin ve yargının önce gelmesi gerekiyor? 2) “Ödül, kedere göredir” dediler yani “ödül kedere göredir.” Ama bilgelerimiz şöyle demiştir (Avot, bölüm 1): ‘“Yüce olana ödül almak için hizmet eden köleler olmayın’ derdi.’” Öyleyse ödül için çalışmaya neden izin verilir, zira “ödül kedere göredir” dediler? Ödül için çalışmamız yasak değil midir?

Bunu anlamak için öncelikle neye “keder”, neye “emek” ve neye “yargı” dediklerini anlamalıyız. “Ödül kedere göredir” ifadesinde atıfta bulundukları ödül nedir? Bilinir ki Kli (kap) olmadan ışık yoktur. Yani bir eksikliğin olmadığı yeri dolduramayız. Aksine eksikliğin olduğu yerde dolum gerektiği söylenebilir. Bu nedenle Yaradan “haz için arzu ve özlem” denen bir eksiklik yaratmıştır.

Buna “yaratılış” olarak adlandırılan Malhut de Ein Sof denir. Ona ışık ve haz vermek için, bunun ‘karanlığın yaratıcısı’ olarak adlandırıldığı biliniyor. Buna Ein Sof dendiğini öğrendik çünkü haz için, özlemdeki eksikliği gidermek için “alma arzusu” denen bu anlayış durmadı. Yani “Bu Kli’yi kullanmak istemiyorum” demedi. Bunun yerine haz ve memnuniyeti aldı.

Bolluğu alan bu Kli daha sonra dedi ki, “Bir alıcı olmak istemiyorum. Tam tersine tıpkı Yaradan gibi yani bir veren de olmak istiyorum.” Ama bu nasıl olabilir? Yani eğer maneviyattan bahsediyorsak ve o Yaradan’la Dvekut’a özlem duyuyorsa, nasıl olur da “almak istemiyorum” der? Bu Yaradan’ın niyetiyle çelişir zira Onun arzusu yarattıklarına iyilik yapmaktır. Malhut nasıl “Yaradan’ın niyetinin gerçekleşmesini istemiyorum” diyebilir? Zira aşağıdaki Onun vermek istediğini almadıkça Yaradan’ın arzusu gerçekleşemez. Eğer aşağıda olan almazsa Yaradan’ın niyeti asla gerçekleşmeyecektir.

Cevap şudur; Malhut şöyle dedi: ‘‘Almak istiyorum, vermek isteyen Yaradan’ın arzusuna karşı gelmek istemiyorum; şöyle yazıldığı gibi ‘Onun arzusu yarattıklarına iyilik yapmaktır.’ Ancak özlemimi yatıştırmak için almak istemiyorum. Büyük bir eksiklik hissetmeme ve arzumu üst bollukla tatmin etmek istememe rağmen yine de bu nedenle almak istemiyorum. Bunun yerine O bu niyetle yani içimdeki alma arzusu yüzünden alacaktır. Bundan vaz geçmek yani bolluğun olmadığı boş bir yer bırakmak istiyorum. Dağıtan aşağıda olanın haz ve memnuniyet almasını istediği için alacağım. Başka bir deyişle Yaradan vermek istediği için alacağım çünkü O’nun hazzı vermesindedir. Bu nedenle alacağım.’’ Buna “ihsan etme niyetiyle almak” denir, zira böylece “arzusu iyilik yapmaktır” denen, arzusunun gerçekleşeceği Yaradan’a ihsan ederim.

Kabala’nın sözlerinde bu üst bolluğun üzerine bir Masah (perde) yerleştirmek ve bu bolluğu ihsan etmek için hangi oranda alabileceğini görmek için, hesaplayana kadar almamak kabul edilir. Bunu alır. Eğer geriye kalanı alırsa, bu almak için almak olur ve bu boş yani bolluk olmadan kalacaktır.

“Üstte olanın arzusu, alttaki için zorunlu bir yasa haline gelir” kuralına göre bunu Malhut’un “almak için almak istemiyorum” demesi izler ki buna Tzimtzum (kısıtlama) denir ve bu, o ve aşağıdaki için almak üzere almanın üzerinde bir yasağa neden olur. Eğer almak istersek Yaradan’dan ayrılmış oluruz zira O, ihsan edendir ve alan, form eşitsizliğindedir ve “maneviyatta form eşitsizliği ayrılığa neden olur.” Buradan, “Hayatların Hayatından” ayrı olan ve “ölü” denen Klipot’un yeri yapılmıştır.

Daha sonra bundan iki sistem oluştu: Keduşa (kutsallık) ve Klipa (Klipot’un tekili). Bununla ilgili şöyle yazılmıştır (‘Zohar Kitabı’na Giriş,’ madde 10): “Ve O, bütün dünyaları, ruhların Kli’si üzerine yerleştirilmiş bu ayrılığı onarmak için yarattı ve onları iki sisteme ayırdı. Bunlar Keduşa’nın dört ABYA dünyası ve onların tam tersi olan Tuma’a’nın dört ABYA dünyasıdır. Keduşa’nın ABYA sistemine ihsan etme arzusunu damgaladı, onlardan kendileri için alma arzusunu kaldırdı ve alma arzusunu Tuma’a’nın ABYA dünyasına yerleştirdi. Dünyalar bu maddesel dünya realitesine, bir bedenin, bir ruhun ve bir bozulma ve ıslah sürecinin olduğu bir yere aşamalı olarak indirildi. Kendisi için almak demek olan beden, Tuma’a dünyalar sistemi aracılığıyla yaratılış düşüncesindeki kökünden uzanır ve on üç yıl köle olarak kalır; bu bozulma sürecidir. Kişi on üç yıldan sonra Mitzvot’a bağlanarak, içine damgalanmış olan kendisi için alma arzusunu arındırmaya başlar ve onu yavaşça ihsan etmek için çalışmaya çevirir. Böylece kişi, yaratılış düşüncesindeki kökünden kutsal bir ruh uzatır. Bu, Keduşa dünyalarının sistemini geçer ve bedende kıyafetlenir. Bu ıslah sürecidir.”

On üç yıl bir insanın Klipot’un kontrolünde olduğunu söylediği yukarıdaki düzen, kişinin bütün ihtiyaçlarını tamamıyla karşıladığı zamandır. Bozulma sürecinin bu yolunda yürümeyen hiç kimse yoktur, zira bu yol doğaldır. Yani kişinin yaptığı hiçbir şey kendisi için alma arzusunu lekelemez.

Ancak on üç yıl sonra, kişi Tuma’a’nın hükmünden çıkma amacı ile Tora ve Mitzvot çalışmaya başladığında ve tam tersine çalışmak istediğinde yani yerine getirdiği Tora ve Mitzvot’un gücü ile alma arzusunu iptal etme gücüne sahip olmak istediğinde, çalışma ağır hale gelir, zira doğasına karşıdır. (Ben, Michael Laitman, hocam Rabaş’tan, Baal HaSulam’ın konuyu gizlemek için on üç rakamından bahsettiğini duydum.)

İnsan, kendisi için alma arzusunun içine doğar. Birdenbire bedene gider ve şöyle der: “Dinle, şimdiye kadar düşüncede, söylemde ve eylemde kendi menfaatin için çalıştın. Şimdiden sonra yalnızca Yaradan adına çalışmanı yani yaptığın her şeyi seni Yapan’a memnuniyet ihsan etme niyetiyle yapmanı istiyorum.”

Beden, bu sözleri duyduğunda hem akılda hem de kalpte bütün gücüyle direnir. Kişinin galip gelmesine göre, o ölçüde kişi, bedenin Zohar’ın yorumladığı gibi (Shlach, madde 59), İsrail toprakları hakkında konuşan ajanların iddiaları gibi, her tür argümanla direncini ifşa eder. Şöyle yazar: “Ve onlar Negev’e gittiler.” Bu demektir ki, insanlar onun içinde, Negev’de (çöl/kuruluk) yani boş bir kalple yükseldiler, sanki boşuna çalışıyormuş gibi, kurulukla ve içinde hiçbir ödül olmadığını düşünerek. Kişi görür ki, dünyanın serveti onun için kaybolmuştur ve her şeyin kaybolduğunu düşünür.

Ayrıca şöyle yazılmıştır (madde 63): “‘Ve toprakları gezmekten döndüler.’ Yani kötü tarafa döndüler ve hakikat yolundan şunu söyleyerek döndüler: “Bundan ne elde edeceğiz? Bugüne dek dünyada iyilik görmedik. Tora’da emek verdik ama ev boş. Ulusların en alçakları arasında oturduk, o dünya ile kim ödüllendirilecek? Ona kim girecek? Bu kadar emek sarf etmeseydik daha iyi olurdu. O üst dünya iyi ama onunla kim ödüllendirilebilir?”

Yukarıdakilere göre görüyoruz ki, ajanların şikayetleri yalnızca çabadan sonra, halihazırda ihsan etme çalışmasına başladıklarında gelir; Zohar’da yazıldığı gibi, dediler ki, “Bugüne dek bu dünyada iyilik görmedik. Tora’ya emek verdik.” Ayrıca “bu kadar emek sarf etmeseydik daha iyi olurdu” dediler. Yani “İsrail toprakları” olarak adlandırılan ihsan etme çalışmasına gelmek için muazzam çaba sarf etmişlerdir. Eretz (toprak), Ratzon (arzu) ve Ysrael (İsrail) Yaşar-El (Yaradan’a doğru) olarak adlandırılır yani onlar her şeyin, kontrolü kendisi için alma arzusunda olan Klipot’a değil, Tanrı’ya, doğrudan Yaradan’a olmasını isterler.

Yine de ajanlar “O dünya iyi ama kim onunla ödüllendirilebilir ki?” dediler. Görüyoruz ki, kişinin içindeki kötülük, ihsan etmek için çalışmak olan hakikatin yoluna girmekle müdahale ediyor. Daha önce ortaya çıkmıyor aksine her şey “bir diğerinin zıttı” yoluyla ilerler. İhsan etmek için üstesinden gelmenin ölçüsünde, “almak için” artar.

Bu nedenle kişi gerilediğini ve ilerlemediğini düşünür. Ama aslında ilerliyordur, bunu ihsan etme çalışmasına ne kadar çaba sarf ederse, alma arzusuna o oranda çekim aldığı gerçeğinden görebilir.

Yani ihsan etme yolunda yürümeye başlamadan önce, kendine-sevgi için bu denli bir çekim hissetmiyordu. Ancak ihsan etme çalışmasına başladıktan sonra görür ki içinde ihsan etme arzusunun daha güçlü ve alma arzusunun daha zayıf olması gereken yerde, “‘ihsan etmek için’ çalışmaktan ne kazandım?” diye sorar. Alma arzusu güçlenmiştir yani ihsan etme arzusu azalırken, alma arzusu derecede yükselmiş ve çok daha önemli olmuştur. Başka bir deyişle ihsan etme kaplarını edinme çalışmasına başladıktan sonra, ihsan etme arzusu kişinin içinde çok daha düşük bir derecededir.

Dolayısıyla yalnızca ihsan etme çalışmasına başladığında ajanların argümanları gelir. Kişi, ihsan etme çalışmasına başlamadan önce ve çalışması genel halk gibi iken, Tora öğrendiğini ve Mitzvot’a bağlandığını biliyordu ve Tora ve Mitzvot çalışmasına bağlanıyorken hiçbir üzüntüsü yoktu. Ancak ihsan etme çalışmasına başladığında, çalışma sırasında bile acı ve ızdırap hisseder.

Gerçekten de o zaman kişi aklına gelen ajanların argümanlarıyla ilgili olarak görür ki söyledikleri her şeyde haklılar. Bu, kişinin başlangıçtan şüphe etmesine neden olur. Yani ihsan etme çalışmasına girmesine izin veren kişiye kızgındır. Her şeyin iyi olduğu bir dünyada yaşıyor ve “bu dünyada mutlu ve gelecek dünyada mutlu” hissediyordu. Ama artık bedeninden gelen ajanların şu argümanını duyuyor: “Boşuna çaba sarf ettik, üst dünya ile kim ödüllendirilecek?”

Dolayısıyla kendini muhtaç hisseder çünkü artık gerçeği, onu kötülüğün kontrol ettiğini ve ona itaatsizlik yapma ve bu arzuya, kendisi için alma arzusunun görüşüne karşı koyma izninin olmadığını görür. Aslında Keduşa’dan tamamen ayrıldığını ve “Yaşamlarında günahkârlara ‘ölü’ denir” koşulunda olduğu gibi, ölülerin arasında olduğunu hisseder, zira onlar, Hayatların Hayatından ayrıdırlar. Şimdi bunu gerçekten de hissedebilir.

Diğer taraftan kişi, ihsan etme çalışmasına başlamadan önce kendisine, Yaradan’ın hizmetkârları grubuna ait olduğunu ve Yaradan’ın yolunda yürümeyen insanları gördüğü zaman, çalışmaya koyduğu bütün enerjinin ona acı ve üzüntü getirdiğini söylerdi. Ama kendisiyle ilgili olarak hâlihazırda “Yaradan’ın hizmetkârı” olarak kabul edildiğinden az çok emindi.

Ancak şimdi, yukarıda belirtilen şekilde yürüme tavsiyesi nedeniyle başına gelenleri görür: bu dünyaya sahip olmadığı için yalnızca keder ve acı. Yani bu dünyada Yaradan’la iyi olmadığını görür yani Yaradan adına çalışmaktan hoşlanacağını ve kendi menfaatinde tatmin bulamadığını hisseder. Kendine haz vermekten çıkamasa da onda da tatmin bulamaz.

Şimdi gelecek dünyada nasıl umut eder ve kendisine gelecek dünyada ödüllendirileceğini söyler. Böylece artık “Yaradan için çalışmanın ödülünü hak ediyorum” diyebilmek için gerçeği, Yaradan adına çalışma niyetinin olmadığını görür.

Buna göre görüyoruz ki kişi tam olarak ihsan etme yolunda yürümeye başladığında, acı ve keder durumuna gelir ve Yaradan’a hizmet etmekte var olan emeği hisseder. Yani kişi, Yaradan adına çalışmak istediğinde zahmet çekmeye başlar. Sadece o zaman ajanların argümanları gelir. Onların üstesinden gelmek çok zordur ve pek çok kişi mücadeleden kaçar ve ajanların argümanlarına teslim olur.

Ancak gitmek istemeyen, tam tersine “gidecek yerimiz yok” diyenler, her zaman onların üstesinden gelememekten dolayı acı çekerler. Onlar, yükseliş ve düşüş durumlarındadırlar ve her üstesinden geldiklerinde görürler ki form eşitliği olan, Yaradan’la Dvekut ile ödüllendirilmek istedikleri hedeften uzaktırlar.

Kişinin katlanmak zorunda olduğu kederin ölçüsü, gerçekte Yaradan’ın insanı yarattığı doğa bu olduğu ve yalnızca Yaradan’ın kendisi bunu değiştirebileceği için, kendisi için almanın kontrolünden kendi başına çıkamadığı içindir. Başka bir deyişle Yaradan, yaratılanlara alma arzusunu verdiği gibi, daha sonra onlara ihsan etme arzusunu verebilir.

Ancak “Kli olmadan ışık yoktur, eksiklik olmadan dolum yoktur” kuralı gereği, kişinin öncelikle bir eksiklik edinmesi gerekir. Yani kişi, “ihsan etme arzusu” denen bu Kli’den yoksun olduğunu hissetmelidir ve hissetmekle ilgili olarak, eğer kişi, “ihsan etme arzusu” denen Kli’ye sahip olmadığı için ne kaybettiğini bilmiyorsa, bir eksiklik hissetmesi imkânsızdır. Bu nedenle kişi, ihsan etme arzusuna sahip olmamasına neyin sebep olduğuna dair iç gözlem yapmalıdır.

Kayıp ölçüsünde kişi acı ve ızdırap hisseder. Gerçek bir eksikliğe sahip olduğunda yani Yaradan adına çalışabilme gücüne sahip olmadığı için, Yaradan’a kalbinin derinliklerinden dua edebileceği zaman, işte o zaman, bu Kli’ye yani gerçek bir eksikliğe sahip olduğu an, duasının cevaplandığı andır ve yukarıdan yardım alır. Bilgelerimizin şöyle söylediği gibi, “Arınmaya gelene yardım edilir.”

Bununla sorduğumuz, “‘Ödül, kedere göredir’ ne anlama gelir?” sorusunu anlayacağız. Bu demektir ki kişinin eksikliğine göre yani kötülüğün -kötülük kişinin kötü olarak hissettiği şeydir yani kişi alma kaplarının neden olduğu kötülüğün ne olduğunu görür- kontrolünden çıkamamaktan dolayı hissettiği kederin ölçüsünde, gerçek acıyı hisseder. Bu, kişiye Yaradan’ın ona yardım etmesi ihtiyacını verir ve ödülü yani sahip olduğu kederin ödülünü alır. “Kedere göre” sözünün anlamı budur, kederin tam ölçüsü yani eksikliğin anlaşılması ödüldür. Ondan sonra ödülün geldiği zaman gelir çünkü “Kli olmadan ışık yoktur.”

Şimdi bilgelerimizin “Ödül almak için yüce olana hizmet eden köleler gibi olmayın” sözlerine göre, sorduğumuz soruyu anlayabiliriz. Başka bir deyişle ödül almak için çalışmak yasaktır çünkü ödül almak, insan ödül almak isterken, bizi Veren’den, Yaradan’dan ayırır.

Cevap şudur; kişinin emeği karşılığında istediği ödül, alma kaplarının üstesinden gelebilmek ve ihsan etmek için çalışabilmektir. Böyle bir ödül, kişiye Hayatların Hayatı ile Dvekut’u getirecektir. Yani kişinin umduğu ödül, alma kaplarına gelen, böylece kişiyi ayıran ödül olmadan çalışabilme gücünün ona verilmesidir. Aksine ödül ihsan etme kaplarına gelir, bununla kişi, Yaradan’a yakınlaşır.

Böylece Şabat şarkılarında söylediğimiz şarkıyla, “Kişinin çalışmasına göre ödülü pek çoktur” ile ilgili sorduğumuz soruyu da anlayacağız. Şunları anlamalıyız: 1) Ödül için çalışmaya izin veriliyor mu? Eğer veriliyorsa, neden “ödülü pek çoktur” diyor? 2) “Kişinin çalışmasına göre ödülü pek çoktur.” Yenilik nedir? Her şeyde, kişi daha fazla çalışırsa daha fazla ödül alır. O halde “ödülü pek çoktur” nedir? Eğer “Bu denli büyük bir çaba göstermemesine rağmen ödülü pek çoktur, yine de büyük bir ödül alır” deseydi bunu anlardım.

Yukarıdakilere göre “çalışma” sözcüğünü, kişinin ortaya koyduğu verime, çıktıya göre ödüllendirildiği maddesel çalışmayla ilgili olmadığı şeklinde yorumlamalıyız. Çıktı, işçinin yaptığı şeyle ilgili olarak olumludur ve ödül, çıktının ölçüsüne göredir.

Ancak burada, “kişinin çalışmasına göre” demek, çalışmasında olumlu hiçbir şey görmeksizin kişinin çaba ve emeğine göre demektir. Tam tersine kişi her seferinde çalışmasında daha fazla olumsuzluk görür. Yani kişi her seferinde Yaradan adına çalışmak istemediğini görür. Peki kişi ilerleme görmemesine rağmen, “Çalışmasına göre ödülü pek çoktur” diyebilmek için nasıl olur da ödül isteyebilir? Tam tersine her seferinde geriliyordur yine de mücadeleden kaçmaz ya da çalışmada aylaklık etmez. Bunun yerine sanki ilerliyormuş gibi çalışır. Dolayısıyla “çalışmasına göre” demek, her seferinde üstesinden gelmesinin ölçüsüne ve bu çalışmaya koyduğu keder ve çabaya göre demektir. Bu, kişinin gerçek bir Kli ve Yaradan’ın yardımı için bir ihtiyacı edinmesine sebep olur.

Dolayısıyla maddeselliğin aksine, çıktıya göre yani kişinin çalışmada yaptığına bakmasıyla ödüllendirildiği yer, burada tam tersidir.

Ayrıca burada ödül almaya neden izin verilir? Çünkü kişinin istediği ödül, onu Yaradan’dan ayıran bir ödül değildir. Aksine kişi, verilmesini beklediği tüm ödülün, Yaradan’a ihsan etme kabiliyeti olmasını umar ve bu ödül sayesinde O’na tutunur.

“Merhameti genişletmek için kederi ve yargıyı öncelemek iyidir” şeklinde yazılanların anlamı budur. Eğer merhamet istiyorsak neden kedere ve yargıya ihtiyacımız olduğunu sorduk. Bunun nedeni kederin Kli ve ihtiyaç olmasıdır çünkü Kli olmadan ışık yoktur. Peki, “ışık” nedir? Merhamettir, bilgelerimizin şöyle söylediği gibi, “O merhametli olduğu için merhametlisin.” Ona verilmesi gereken de budur.