Letter 1
Letter 2
Letter 3
Letter 4
Letter 5
Letter 6
Letter 7
Letter 8
Letter 9
Letter 10
Letter 11
Letter 12
Letter 13
Letter 14
Letter 15
Letter 16
Letter 17
Letter 18
Letter 19
Letter 20
Letter 21
Letter 22
Letter 23
Letter 24
Letter 25
Letter 26
Letter 27
Letter 28
Letter 29
Letter 30
Letter 31
Letter 32
Letter 33
Letter 34
Letter 35
Letter 36
Letter 37
Letter 38
Letter 39
Letter 40
Letter 41
Letter 42
Letter 43
Letter 44
Letter 45
Letter 46
Letter 47
Letter 48
Letter 49
Letter 50
Letter 51
Letter 52
Letter 53
Letter 54
Letter 55
Letter 56
Letter 57
Letter 58
Letter 59
Letter 60
Letter 61
Kütüphanechevron_right
Baal HaSulam/Letters
chevron_right
Letter 53
 

MEKTUP - 53

1927, Londra

Ruh eşime, mumu sonsuza kadar yansın,

Aslında, öngörmemiş olduğum aranızda ekilen ve büyüyen nefret ve ayrılıkla ilgili olarak benim daha çok çalışmama neden oldunuz. Her bir öğrenci, ebediyen yaşasın, bedenimin bir organı gibi ve ne yazık ki günahıma bağlı olarak onlar arasında barış hüküm sürmüyor. Dolayısıyla, öğrencilerim arasında barış sağlayana kadar, önce kendimi yeni doğmuş bir bebek gibi ıslah etmeye başlamalıyım.

Gerçekte, evden uzaklaştıktan sonra eve döndüğümde daha önce hiç tecrübe etmediğim hatta yakınından bile geçmediğim insan zaaflıklarını ve sorunlarını üzerime almış olduğum tüm öğrencilerimi yetişkin olarak görmekle ödüllendirileceğimi umuyordum. Bu nedenle, gerçek anlamda her birinizin yüce ve muhteşem kurtuluşu ile ödüllendirildim, cennetin kapıları bize açıldı.

Ancak, tek kökü Klipot’ta (kabuklar) ve Klipot’un mayasında olan ayrılık ve nefret, yolumuzu engelleyerek bize karşı geliyor çünkü Klipot oradan bedene sızma ve kutsal kanalları bozma yolunu bulur.

Bununla sebep olduğunuz üzüntü ve özlemin ölçüsünü size açıklamak istemiyorum. Açık olarak kabul ediyorum ki, el yazması ortaya çıkana kadar grubu içinde ortaya çıkmış olan itilaftan dolayı üzüntü duyan ARI’yi şimdiye kadar anlamamışım. Şimdi görüyorum ki, tecrübeliden bilgesi yok. Ama yine de, her şeyi eve döndükten sonra düzeltmeyi umuyorum.

Peygamber sorar ve cevaplar, “Tanrı senden ne ister? Yalnızca adil olmanı, merhameti sevmeni ve Tanrı’nla beraber alçakgönüllülükle yürümeni.” Bu sözler çok anlamlıdır, kim onları bulacak?

Zohar’da yazar: “Yaradan’ın üç dünyası vardır ve bahsedilen üç dünyayla ilgili ‘Kutsal! Kutsal! Kutsal!’ denmesinin anlamı budur. Ve her biri, tüm yeryüzü O’nun ihtişamıyla doludur.” “Adalet ve yasa Sen’in tahtının temelidir.” Ayrıca şöyle de yazılmıştır, “Benim için adalet kapılarını aç,” ve bilinir ki adalet sana Tanrısallık olur.

Yehuda Leib