Mektup 1
Mektup 2
Mektup 3
Mektup 4
Mektup 5
Mektup 6
Mektup 7
Mektup 8
Mektup 9
Mektup 10
Mektup 11
Mektup 12-1
Mektup 12-2
Mektup 13
Mektup 14
Mektup 15
Mektup 16
Mektup 17
Mektup 18
Mektup 19
Mektup 20
Mektup 21
Mektup 22
Mektup 23
Mektup 24
Mektup 25
Mektup 26
Mektup 27
Mektup 28
Mektup 29
Mektup 30
Mektup 31
Mektup 32
Mektup 33
Mektup 34
Mektup 35
Mektup 36
Mektup 37
Mektup 38-1
Mektup 38-2
Mektup 39
Mektup 40
Mektup 41
Mektup 42
Mektup 43
Mektup 44
Mektup 45
Mektup 46
Mektup 47
Mektup 48
Mektup 49
Mektup 50
Mektup 51
Mektup 52
Mektup 53
Mektup 54
Mektup 55
Mektup 56
Mektup 57
Mektup 58
Mektup 59
Mektup 60
Mektup 61
Mektup 62
Mektup 63
Mektup 64
Mektup 65
Mektup 66
Mektup 67
Mektup 68
Mektup 69
Mektup 70
Mektup 71
Mektup 72
Mektup 73
Mektup 74
Mektup 75
Mektup 76
Mektup 77
Mektup 78
Kütüphanechevron_right
Rabash/Letters
chevron_right
Mektup 71
 

MEKTUP - 71

22 Ocak 1965

Dostuma,

Nasıl olduğunu bilmeye özlem duyuyorum.

“Böylece Yakup’un evine söyleyecek, İsrail oğullarına anlatacaksın” RAŞİ, “Yakup’un evine” sözünü kadınlar olarak yorumlar—onlarla yumuşak tonda konuş. “Ve İsrail oğullarına anlat,” sözünü de erkekler olarak yorumlar—onlarla tendonlar kadar sert konuş.

Zohar’da şöyle yazar, “Böylece Yakup’un evine söyleyeceksin,” yani yargı tarafından gelenlere. “İsrail oğullarına anlatacaksın,” İsrail oğulları demek, Rahamim (merhamet) tarafından gelen erkekler demektir.

Zohar’ın sözlerinden anlaşılıyor ki, kadınlara—yargı niteliğinden geldiğinden—yargı niteliği ile ve erkeklere merhamet niteliği ile “anlat,” çünkü onlar merhamet niteliğinden gelir.

Fakat RAŞİ’nin sözleri bunun tersini ima eder, erkeklerle tendonlar kadar sert, kadınlarla yumuşak bir dille konuşacaksın.

Aynı şeyden bahsettiklerini söyleyebiliriz, fakat önce merhamet nedir, yargı nedir anlamalıyız. İki kişi mahkemeye gittiğinde, biri der ki, “Hepsi benim,” bir diğeri, “Hayır, hepsi benim,” der. “Hepsi benim” diyen birinin yargı niteliğinden geldiği kabul edilir. Merhamet, vermek demektir, atalarımız onunla ilgili şöyle der, “O merhametli olduğundan sen de merhametli ol.” Öyle anlaşılıyor ki, yargı niteliğinde kişi alıyor, merhamet niteliğinde veriyor.

Kadın eksiklik içinde olandır, yani alan, erkek ise veren aşamasında olandır.

Buna göre kadın alandır. Eğer alan birine ihsan etmeye bağlanması söylense, bunu yapamaz, çünkü bu doğasına aykırıdır. Dolayısıyla onun Yaradan çalışmasına bağlanmasını istersek onunla yumuşak bir dille konuşmak zorundayız, yani anlayacağı bir dille, yani alma diliyle. Bu böyledir, çünkü Nukva (dişi) aşamasında olan biri, sadece ödül almak için çalışmaya hemfikir olur. Buna “tatlı bir dille,” denir.

“Veren” olarak kabul edilen erkeğe “tendonlar kadar sert” bir dille konuşmak mümkündür, çünkü beden sadece almak istediğinden, ihsanı duymaz. Ve kişi erkek olarak kabul edildiğinde, yani üstesinden gelme gücü olduğunda, onunla merhamet tarafından konuşuruz, çünkü merhamet ihsan demektir.

Bununla RAŞİ’nin sözlerini anlayabiliriz: “Yakup’un evine” kadındır; onlarla yumuşak dille konuş.” Bu demektir ki dişi aşamasında olan birine “kadın” denir, tıpkı “O bir dişi kadar aziz,” sözündeki gibi, bu nedenle onunla yumuşak bir dille konuşmalıyız, yani ödül almak için, çünkü bedeninin hemfikir olduğu budur.

Erkeklere ise sert bir dille, yani bedenin kabul etmesi zor olan ihsan ile. Ancak, kişinin bedenin üstesinden gelme gücü vardır, bu nedenle onunla merhamet diliyle konuşmalıyız.

Dileyelim Yaradan içimizdeki kötülüğün üstesinden gelmemize yardım etsin.

Dostun,

Baruh Şalom HaLevi Aşlag