Mektup 1
Mektup 2
Mektup 3
Mektup 4
Mektup 5
Mektup 6
Mektup 7
Mektup 8
Mektup 9
Mektup 10
Mektup 11
Mektup 12-1
Mektup 12-2
Mektup 13
Mektup 14
Mektup 15
Mektup 16
Mektup 17
Mektup 18
Mektup 19
Mektup 20
Mektup 21
Mektup 22
Mektup 23
Mektup 24
Mektup 25
Mektup 26
Mektup 27
Mektup 28
Mektup 29
Mektup 30
Mektup 31
Mektup 32
Mektup 33
Mektup 34
Mektup 35
Mektup 36
Mektup 37
Mektup 38-1
Mektup 38-2
Mektup 39
Mektup 40
Mektup 41
Mektup 42
Mektup 43
Mektup 44
Mektup 45
Mektup 46
Mektup 47
Mektup 48
Mektup 49
Mektup 50
Mektup 51
Mektup 52
Mektup 53
Mektup 54
Mektup 55
Mektup 56
Mektup 57
Mektup 58
Mektup 59
Mektup 60
Mektup 61
Mektup 62
Mektup 63
Mektup 64
Mektup 65
Mektup 66
Mektup 67
Mektup 68
Mektup 69
Mektup 70
Mektup 71
Mektup 72
Mektup 73
Mektup 74
Mektup 75
Mektup 76
Mektup 77
Mektup 78
Kütüphanechevron_right
Rabash/Letters
chevron_right
Mektup 24
 

MEKTUP - 24

7 Kasım, 1956, Manchester

Merhaba, en iyi dileklerimle,

Dostuma

Pek de uygun bulmadığın dostların kalbindeki sevgiyi uyandırmak ve onu korumakla ilgili 27 Ekim’deki mektubunun ilk sorusuna cevap olarak diyebilirim ki, bunun senin için gerekli olduğunu görüyorum. Baal HaSulam’ın insanla Yaradan arasındaki ilişkinin, insanla insan arasındaki ilişkiyle başladığıyla ilgili söylediklerini biliyorsun.

Bu böyledir, çünkü üst ışık durağandır ve daima “Düğünümüzün sevgisi mutlu edene kadar” sevgiyi uyandırmak gerekir. Diğer bir deyişle, yukarıdan daima bize O’nun adının sevgisini uyandırmamız gerektiği gösterilir.

Bu demektir ki, dost sevgisini olduğu gibi görme şansın var, yani bu sana yukarıdan gösterilir. Sen uyandıransın (gerçek böyle olmasa da; dostlara sorarsan sadece senin onları sevmenle hemfikir olacaklarından emin değilim).

“Bir yargıç yalnızca gördüğünü yargılar” denmesinin anlamı budur. Bu demektir ki, yargılarken sadece delillerinize dayanarak yargılamalısınız. Bu, Yaradan sevgisinin farkındalığını bu yolla korumak zorunda olduğunuzun, tüm gün ve gece, gün veya gece aşamasını hissettiğinizde, daima tetikte olmanız gerektiğinin size yukarıdan bildirilmesinin sebebidir.

Yaradan’a şöyle deriz, “Seninkiler hem gün, hem gece.” Bu nedenle, gece de, gecenin karanlığı da insanın iyiliği için Yaradan’dan gelir, şöyle yazdığı gibi: “Günden güne konuşmayı ifade eder ve geceden geceye bilgiyi tanımlar.”

Öyle anlaşılıyor ki, alevler kendi kendine yükselene kadar dostların kalplerini uyandırmalısın, atalarımızın bununla ilgili şöyle söylediği gibi, “Mumları yaktığın zaman.” Bununla Yaradan’ın sevgisinin farkındalığı ile ödüllendirilmiş olursun.

Çalışmanın önemini görmekle ödüllendirilmiş olmalarına rağmen, derslere saygı göstermeyen dostların dost sevgisini uyandırıyor olmanla ilgili ikinci soruna cevaben diyebilirim ki bu da senin erdemliğin.

Diğer bir deyişle, Yaradan’ın size pek çok defa O’na yaklaşma izni verdiğini görmek zorundasınız. Bu dünyada O’na sonsuza kadar bağlı kalmaktan başka ilgilendiğiniz hiçbir şey olmadığını hissettiğiniz pek çok zaman oldu, en basit işlerde bile Krala hizmete layık olmamanız neden sizi çağdaşlarınızdan daha fazla ayrıcalıklı kılsın ki?

Yine de, Yaradan’ın seni çalışma için uyandırmasını bekle, sonra dersleri çalışmaya başlayabilirsin.

Tıpkı öğrencileri uyandırmak zorunda olduğun gibi, Yaradan’ın da seni uyandırmasından bahsediyorsun. Bu demektir ki, eğer Yaradan sana çalışmada iyi bir tat ve sebep verirse, çalışmaya hemfikir olursun. Bundan önce değil. Sonra, yukarıdan öğrencilerin ne kadar aşağıda ve düşük olduğu gösterilir.

Ve grubu büyük bir çabayla korumakla ilgili üçüncü soruyla ilgili olarak, bu böyledir çünkü insanlar bir bebek yalnız başına gece vakti evden çıktığında korkup bu şekilde davranır. Bebek başka türlüsünü anlamayacağından, ona şöyle söylerler, “Dışarıda bir ayı ve başka vahşi hayvanlar var.” Diğer bir deyişle, eğer bebek dışarıda aslan ya da ayı olmadığı gerçeğini biliyor olsaydı bile, gerçeği kabullenmesi zor olacağından, onun için en iyisi uyumak, en önemlisi de içerde kalmaktır.

Dolayısıyla, gerçeğin yolunu ve Baal HaSulam’ın sözlerinin gerçeğini kabul etmek için bilmelisiniz ki dostlarım, gerçeğin sözlerini duyacak çok fazla insan yok, çünkü siz etrafta bol bol çocuk görüyorsunuz. Kendinizi anaokulunda gibi hissedip onların neşe içinde olduğunu yazdığınızda size ne söyleyebilirim? Aslında, bebeklerin yolu budur -neşeli ve mutlu olmak. Fakat bilinir ki, bir bebek mutluyken ya da ağlarken ciddiye alınmaz, çünkü onun heyecanı ya da hisleri önemsiz meselelerle ilgilidir.

Ve bir bebeğin ağladığını, mutlu olduğunu ve dans ettiğini gördüğünüzde etkileniyor ve çocukların mutlu ve neşeli olmasına imrendiğinizi yazıyorsunuz. Peki, ne istiyorsunuz? Tekrar sil baştan bebek olmak mı? Bilmelisiniz ki, dostlarım, Baal HaSulam’ın odasına girmeden önce tıpkı onlar gibi dans ediyordunuz ama artık çocukluk günleriniz bitti.

Umalım Yaradan bize maddesellikte ve maneviyatta eşlik etsin.

Dostunuz, Baruh Şalom HaLevi Aşlag

Baal HaSulam’ın oğlu