1. O'ndan Başkası Yok
2. Kutsallık Sürgünde
3. Manevi Edinim Meselesi
4. Manevi Çalışmada Kişinin Kendisini Yaradan’a Karşı İlga Ederken Hissettiği Ağırlığın Nedeni Nedir?
5. Lişma Yukarı'dan Gelen Bir Uyanıştır ve Neden Aşağıdan Bir Uyanışa İhtiyaç Vardır?
6. Çalışmada, Tora'dan Işık'tan Destek Nedir?
7. Alışkanlık İkinci Doğa Olur Ne Demektir?
8. Keduşa'nın (Tanrısallığın) Gölgesi ile Sitra Ahra'nın Gölgesi Arasındaki Fark Nedir?
9. Manevi Çalışmada Kişinin Aklını Geliştiren Üç Şey Nedir?
10. Sevgilim Çalışmada Neyi Acele İle Yapar?
11. Titreten Bir Sevgi
12. Kişinin Manevi Çalışmasının Özü
13. Nar
14. Yaradan’ın Büyüklüğü Nedir?
15. Çalışmada “Diğer Tanrılar” Nedir?
16. Çalışmada Efendi’nin Günü ve Efendi’nin Gecesi Nedir?
17. Sitra Ahra’ya “Taçsız Malhut” Denmesi Ne Demektir?
18. Çalışmada, “Ruhum Gizlice Ağlayacak,” nedir? - 1
19. “Manevi Çalışmada Yaradan Bedenlerden Nefret eder” Ne Demektir?
20. Lişma (O’nun Adı İçin)
21. Kişi Kendini Yükseliş Durumunda Hissettiği Zaman
22. Manevi Çalışmada Lişma (O’nun Adı İçin)
23. Siz Yaradan'ı Sevenler, Günahtan Nefret Edin
24. Kötünün Elinden
25. Kalpten Gelen Şeyler
26. Kişinin Geleceği Geçmişe Duyduğu Minnete Dayanmakta ve Bağlı Bulunmakta
27. “Yaratan Yüksek ve Alçak Görecek” Nedir? - 1
28. Ölmeyeceğim Ama Yaşayacağım
29. Kişiye Düşünceler Gelince
30. En Önemlisi Yalnız İhsan Etmeyi İstemek
31. Yaratılanların Ruhunu Mutlu Etmek
32. Yukarıdan Bir Kısmet Uyanması
33. Haman İle Kefaret Günlerinin Kuraları
34. Toprağın Kazancı
35. Maneviyatın (Kutsallığın) Yaşam Gücü
36. İnsandaki Üç Beden
37. Purim Üzerine Bir Makale
38. Yaradan Korkusu O’nun Hazinesidir
39. Ve Onlar İncir Yapraklarını Diktiler
40. Rav’a İnanmanın Ölçüsü Nedir?
41. İnancın Büyüklüğü ve Küçüklüğü Nedir
42. Bu Çalışmada ELUL Kısaltması Nedir?
43. Gerçek ve İnanç
44. Akıl ve Kalp
45. Tora’da ve Çalışmada İki Farkındalık
46. Maneviyatın Kötü Eğilim Üzerindeki Hâkimiyeti
47. O’nun Yüceliğini Bulduğun Yerde
48. Temel Unsur
49. En Önemlisi Akıl ve Kalp
50. İki Durum
51. Eğer Bu Cani İle Karşılaşırsan
52. Bir Günah
53. Kısıtlama Meselesi
54. Manevi Çalışmanın Amacı - 1
55. Tora'daki Haman Nereden?
56. Tora'ya Göstermek Denir
57. O'nun Rızası İçin
58. Mutluluk Yapılan İyi Şeylerin Yansımasıdır
59. Asa ve Yılan
60. Günah Yoluyla Gelen Islah-Sevap
61. Onun Etrafında Şiddetli Fırtına Olur
62. İnişler Ve Teşvikler, Çıkışlar Ve Şikâyetler
63. Borçluydum ve Geri Ödedim
64. Lolişma'dan Lişma'ya
65. İfşa Olan Ve Gizli Olan Hakkında
66. Tora'nın (Maneviyatın) Verilmesi - 1
67. Günahtan Uzak Dur
68. İnsanın Sefirot’la Bağlantısı
69. Önce Dünyanın Islahı Olacak
70. Güçlü Bir El ve Taşkın Bir Gazapla
71. Ruhum Gizlice Gözyaşı Döker - 2
72. Güven Işığı Örten Şaldır
73. Tzimtzum’dan (Kısıtlamadan) Sonra
74. Dünya, Yıl, Ruh
75. Bir Gelecek Dünya Anlayışı Vardır Ve Bir De Bu Dünya Anlayışı Vardır
76. Tüm Adaklarınızla Tuz Da Sunacaksınız
77. Kişi Kendi Ruhundan Öğrenir
78. Tora, Yaradan ve İsrail Birdir
79. Atzilut ve BYA
80. Arka Arkaya Hakkında
81. MAN’ı Yükseltmek Hakkında
82. Kişinin Daima Etmesi Gereken Dua
83. Sağ Vav ve Sol Vav İle İlgili
84. "Adamı hayat ağacından da almasın diye dışarı attı." Ne Demektir?
85. Çalışmada Makbul Ağaçların Meyvesi Nedir?
86. Ve Onlar Ambar Şehirler İnşa Ettiler
87. Şabat Şekalim
88. Tüm Çalışma Sadece İki Yolun Olduğu Yerdedir - 1
89. Kutsal Zohar´ın Sözlerini Anlamak İçin
90. Zohar’da Bereşit’te
91. Değiştirilebilen Hakkında
92. Kader Anlayışının Açıklanması
93. Yüzgeçler Ve Pullarla İlgili
94. Ve Ruhlarınızı Koruyacaksınız
95. Sünnet Derisinin Kesilip Çıkarılmasıyla İlgili
96. Çalışmada Ambar Ve Şarap İsrafı Nedir
97. Ambar Ve Şaraphane İsrafı
98. Asla Kaybolmayan Manevilik
99. O Günahkâr Veya Hak’tan Yana Olan Demedi
100. Yazılı Tora Ve Sözlü Tora - 1
101. “Güllerin Üzerindeki Lider” İlahisinin Yorumu
102. Ve Seni Güzel Ağaçların Meyvesine Götüreceksin
103. Kimin Kalbi Onu İstekli Yapar
104. Bozguncu Oturuyor
105. Piç Bir Bilge Öğrenci Halkın Başrahibinden Daha Önde Gelir
106. Şabat'ta On İki Halah Neyi İma Eder?
107. İki Melek Hakkında
108. Eğer Beni Bir Gün Terk Edersen, Ben Seni İki Gün Terk Ederim
109. İki Çeşit Et
110. Yaradan’ın Kutsadığı Bir Alan
111. Nefes, Ses ve Konuşma
112. Üç Melek
113. On sekizinci Dua
114. Dua
115. Cansız, Bitkisel, Canlı, Konuşan
116. Neden Sevaplar'ın Niyet Gerektirmediğini Söylemiştir
117. Çaba Sarf Ettin Ve Bulamadın, Buna İnanmayın
118. Baal’a Diz Çökme Konusunu Anlamak
119. Gizlilikte Öğrenen Öğrenci
120. Roş HaŞana’da Kabuklu Yemiş Yememenin Nedeni
121. O, Ticaret Gemileri Gibidir
122. Şulhan Aruh’ta Yazılanların Anlaşılması
123. Onun Boşanması ve Elini Vermesi Bir Gibi
124. Yaratılışın Şabat’ı Ve Altı Bin Yıl
125. Kim Şabat’ı Hoşnut Eder
126. Bir Bilge Şehre Gelir
127. Çekirdek, Öz ve Artan Bereket Arasındaki Fark
128. Çiy, Galgalta’dan Zer Anpin’e Damlar
129. Kutsallık Tozun İçinde
130. Bilgelerimizin Taberiye’si, İyi Senin Görüşündür
131. Kim Arınmaya Gelirse
132. Yüzün Ter İçinde Ekmek Yiyeceksin - 1
133. Şabat’ın Işıkları
134. Sarhoş Edici Şarap
135. Temiz ve Erdemli Olan Seni Katletmez
136. İlk Ve Son Harfler Arasındaki Fark
137. Zelophehad Was Gathering Wood
138. Kişi Bazen Kafasını Korkuyla Meşgul Ederken
139. Çalışmanın Altı Günü ve Şabat Arasındaki Fark
140. Senin Yasanı Nasıl Da Seviyorum
141. Pesah Bayramı
142. Savaşın Özü
143. İyilik İsrail İçin Olsun
144. Orada Belirli Bir Ulus Var
145. Arzu Bilgeye İlim Verir Ne Demek
146. Zohar’daki Bir Açıklama
147. Alma Ve İhsan Etme Çalışması
148. Acı Ve Tatlı, Doğru ve Yanlış’ın Dikkatle İncelenmesi
149. Neden Hohma’yı Genişletmemiz Gerekiyor
150. Kibir Yaptığı İçin Efendi’ni Buda
151. Ve İsrail Mısırlıları Gördü
152. Rüşvet Bilgenin Gözlerini Kör Eder
153. Düşünce Arzunun Sonucudur
154. Dünyada Boş Bir Alan Olamaz
155. Bedenin Temizliği
156. Hayat Ağacından Almasın Diye
157. Ben Uykudayım Ama Kalbim Uyanık
158. Pesah’da Birbirlerinin Evinde Yemek Yememenin Nedeni
159. Ve O Günlerde Gerçekleşti
160. Matzot’u Gizlemenin Nedeni
161. Tora'nın Verilişi Meselesi - 2
162. Tora'nın Bir Bölümünün Tamamlandıktan Sonra Söylediğimiz Hazak Hakkında
163. Zohar’ın Yazarları Ne Der
164. Maddesellik Ve Maneviyat Arasında Bir Fark Vardır
165. Elişa’nın Elijah’dan İsteğine Bir Açıklama
166. Edinimdeki Farkına Varış
167. Ona Şabat Teşuvah Denmesinin Nedeni
168. İsrail’in Gelenekleri
169. Erdemi Tam Olana İlişkin
170. Cebinde Büyük Bir Taş Olmamalı
171. Zohar, Amor - 1
172. Engeller ve Gecikmeler Konusu
173. Neden Lehaym Diyoruz
174. Gizlilik
175. Ve Eğer Bu Yol Senin İçin Çok Uzunsa
176. Havdala Sonrası Konyak İçerken
177. Kefaretler
178. Adamın İçindeki Üç Ortak
179. Üç Çizgi
180. Zohar’da, Amor - 2
181. Onur
182. Musa ve Süleyman
183. Mesih’i Fark Etmek
184. İnanç Ve Akıl Arasındaki Fark
185. Eğitimsiz, Şabat’ın Korkusu Onun Üzerindedir
186. Şabat’ını Hafta İçi Bir Gün Yap Ve İnsanlara İhtiyacın Olmasın
187. Çaba Göstermeyi Seçmek
188. Tüm Çalışma Sadece İki Yolun Olduğu Yerdedir - 2
189. Eylem Düşünceyi Etkiler
190. Her Hareket Bir İz Bırakır
191. Düşüş Zamanı
192. Nasipler
193. Tek Bir Duvar Her İkisine Hizmet Eder
194. Tamamlanmış Yedi
195. Ödüllendi – Hızlandıracağım
196. Dışsal Olanların Tutup Yakalaması
197. Kitap, Yazar ve Hikâye
198. Özgürlük
199. İsrail’in Her Adamı İçin
200. Masah’ın Arındırılması
201. Maneviyat ve Maddesellik
202. Ekmeğini Alnının Teri İle Yiyeceksin - 2
203. Adam’ın Gururu Onu Alçaltacak
204. Çalışmanın Amacı - 2
205. Bilgelik Sokaklarda Bağırdı
206. İnanç Ve Haz
207. İhsan Etmek İçin Almak
208. Çaba
209. Duada Üç Koşul
210. İçindeki Güzel Bir Kusur
211. Kralın Önünde Duruyormuş Gibi
212. Sağın Benimsenmesi, Solun Benimsenmesi
213. Arzuyu Tanıma
214. Kapılarda Bilinen
215. İnanç
216. Sağ Ve Sol
217. Ben Kendim İçin Değilsem, Kim Benim İçin?
218. Tora Ve Yaradan Birdir
219. Sadakat
220. Izdırap
221. Birçok Otorite
222. Sitra Ahra’ya Onu Keduşa’dan Ayırmak İçin Verilen Parça
223. Kıyafet, Çuval, Yalan, Badem
224. Yesod-de-Nukva Ve Yesod-de-Dehura
225. Kendini Yükseltme
226. Yazılı Tora Ve Sözlü Tora - 2
227. Mitzva İçin Ödül - Mitzva
228. Etten Önce Balık
229. Haman Taşim
230. Efendi Yüksektir ve Alçak Olan Görecek - 2
231. Alma Kaplarının Saflığı
232. Çabayı Tamamlamak
233. Af Bağışlama ve Kefaret
234. Tora’nın Sözlerden Vazgeçen ve Çene Çalmakla Meşgul Olan
235. Kitaplara Yeniden Bakış
236. Düşmanlarım Bütün Gün Benimle Alay Eder
237. Adam İçin Beni Görmek Ve Yaşamak Yoktur
238. Ne Mutlu Seni Unutmayan ve Oğlu Senin İçin Çabalayan Adama
239. Şavuot'un Mohin’i ile Şabat Minha'nınki Arasındaki Fark
240. Senin Yüzünü Sorduklarında Seni Soruşturanı Sor
241. Yakınken O’nu Çağır
242. Çalışmada, İyi Günde Fakirin Mutlu Edilmesi Meselesi Nedir?
243. Hoşana Raba Gecesinde Gölgenin İncelenmesi
244. Tüm Dünyalar
245. Yeni Doğanın Yaratılışından Önce
246. Şans Hakkında Bir Açıklama
247. Düşünce, Besin Olarak Addedilir
248. Let His Friend Begin
Kütüphanechevron_right
Baal HaSulam/Shamati
chevron_right
Asa ve Yılan
 

59. Asa ve Yılan

13 Adar’da Duydum, 23 Şubat, 1948

“Ve Musa cevapladı ve dedi ki: ‘Ama dur, bana inanmayacaklar,” … “Ve Rab ona dedi ki: “O elindeki nedir?’ Ve o dedi ki: ‘Asa’ Ve O dedi ki: ‘Yere at onu …’ ve o bir yılan oldu ve Musa ondan kaçtı.” (Mısır’dan Çıkış 4)

Anlamamız gerek ki, iki dereceden daha fazlası yoktur, ya Kutsallık ya da Sitra Ahra (Öteki Taraf) vardır. Bir ara durum yoktur, eğer yere atılırsa, aynı asanın kendisi yılan olur.

Bunu anlamak için, bilgelerimizin şu sözleri ile ilerleyeceğiz; O Şehina’sını (kutsallığını/ışığını) ağaçlara, kayalara yerleştirdi. Daha az önemli şeylere ağaçlar ve kayalar denir ve O Şehina’sını özellikle böyle yerleştirdi. “O elindeki ne?” sorusunun anlamı budur.

El, edinmek demektir “ve eğer el edinirse,” sözlerinden. Asa, kişinin ediniminin, daha az önemli fark ediş ve sezgiler üzerine kurulduğu anlamına gelir; bu mantık ötesi inançtır.

(Çünkü inanç daha az öneme sahip diye düşünülür ve daha aşağı gibidir. Kişi mantığı giyinmiş olan şeyleri takdir eder. Ancak eğer kişinin aklı buna erişmez, direnç gösterirse, o zaman kişi inancın çok önemli olduğunu söylemelidir. Bunu takiben o zaman kişi aklını aşağıya indirir ve der ki, mantık içinde anladığım şey, Yaradan’ın yoluna direnç göstermekte ve inanç aklımdan daha önemli. Çünkü Yaradan’ın yolu ile çelişen tüm kavramlar değersiz kavramlardır.

Aksine, “gözleri var görmez, kulakları var işitmez.” Yani kişi duyduğu ve gördüğü her şeyi iptal eder ve buna mantık ötesi gitmek denir. Ve bu kişiye aşağılık ve küçüklük gibi görünür.

Ancak, Yaradan nezdinde inanç aşağılık olarak kabul edilmez. Çünkü başka hiçbir tesellisi kalmayan ve inancın yolunu tutması gereken kişi, inancı aşağı görür. Hâlbuki Yaradan kutsallığını ağaçlar ve kayalardan başka bir şeye yerleştirebilirdi.

Ancak, O özellikle, inanç denen bu yolu seçti. Bu yolu daha iyi ve daha başarılı olduğu için seçmiş olmalı. Görürsünüz ki O’nun nezdinde inanç daha az önemde kabul edilmez. Tam da tersine, bu yolun pek çok üstün değeri vardır ama yaratılanların gözüne aşağı görünür.)

Eğer asa yere atılırsa ve yani kişi mantık ötesini küçümserse, bu çalışma ona aşağı görünürse ve daha yüksek fark ediş ve sezgiler ile mantık içinde çalışmak isterse, kişinin manevi çalışması ve ıslahı derhal yılan hâline gelir. Başlangıçta var olan yılanın ve “Gururlu olana Yaradan der ki: ‘O ve Ben aynı yerde barınamayız,’” sözlerinin anlamı budur.

Nedeni şudur, söylediğimiz üzere, O Şehina’sını ağaçlara ve kayalara yerleştirdi. Böylece, eğer kişi asa algısını yere atarsa ve kendisini daha yüksek özelliklerle çalışmaya yükseltirse, bu zaten yılandır. Ortası yoktur, bu ya yılandır ya da kutsallık; çünkü kişinin yapmış olduğu tüm manevi çalışma asa algısındandı, şimdi ise hepsi yılan algısına girdi.

Bilindiği üzere, kötü eğilimin ışığı yoktur. Bundan dolayı dünyevi olanda da yoktur, alma arzusunun yalnız noksanlıkları vardır, noksanın doldurulması yoktur. Ve alma kabı sonsuza kadar dolmadan eksik kalır, çünkü yüz tane olan bin tane ister vb. ve kişi arzularının yarısı elinde olmadan ölür.

Bu, üst kökten uzanır. Klipa’nın (kabuğun) kökü alma kabıdır ve altı bin senedir ıslah olmamıştır. Bunun üstüne Tzimtzum (kısıtlama) konulmuştur ve bu nedenle ışıkları ve bereketi alamaz.

Bu nedenle kendi kademelerine ışık çekmek için kişinin aklını çelerler. Bereket kutsallıkta parladığı için, kutsallık ile birleşerek ışığı çeken birileri, kendi durumlarına ışık çekmek için kişiyi baştan çıkardıkları zaman bu ışığı edinirler. Böylece kişi üzerinde hâkimiyetleri olur, yani ona içinde bulunduğu durumdan tatmin verirler ki böylece uzaklaşmasın diye.

Bundan dolayı kişi bu hâkimiyet yüzünden, ileriye doğru hareket edemez, çünkü kişinin daha yüksek bir kademeye ihtiyacı yoktur. İhtiyacı olmadığı için de kişi kendi yerinden ayrılmaz, azıcık bile olsa.

Bu durumda kişi kutsallıkta mı ilerliyor yoksa tam tersi mi diye sorgulayamaz. Çünkü Sitra Ahra kişiye daha güçlü çalışması için kuvvet verir, zira şimdi kişi mantık içindedir ve bu nedenle de alçakgönüllülük koşulunda çalışamaz. Böylece kişi Sitra Ahra’nın hükmü altında kalır.

Kişinin Sitra Ahra’nın hükmü altında kalmaması için, Yaradan ıslahat yapmıştır; eğer kişi orada asa algısını terk ederse derhal yılan algısının içine düşer. Kişi, bir kere daha, alçakgönüllülük denen inanç algısını kabul etmedikçe derhal başarısız duruma düşer ve kuvvetlenmek için güç bulamaz.

Böylece bu başarısızlıkların kendisi, kişinin bir kere daha asa algısını – mantık ötesi inanç koşulunu – üstelenmesine neden olur. Musa’nın söylediklerinin anlamı budur: “Ama dur, bana inanmayacaklar.” Bu şu demektir; onlar mantık ötesi inanç yolunda çalışmayı üstlenmek istemeyecekler.

Bu durumda Yaradan ona, “O elindeki nedir?” dedi. “Yere at onu” ve sonra “o bir yılan oldu.” Bunun anlamı şudur; asa ve yılan arasında orta bir durum yoktur. Daha doğrusu bilinmelidir ki kişi ya kutsallığın ya da Sitra Ahra’nın içindedir.

Ortaya çıkan şudur ki her hâlükârda, onların, “asa” denen mantık ötesi inanç algısını kabullenmekten başka çareleri yoktur. Asa elde olmalıdır; yere atılmamalıdır. Bu ayetin anlamı şudur: “Aron’un (Harun) asası filiz verdi.” Bunun anlamı; O’nun bize doğru yolda yürüyüp yürümediğimizi anlamak için bir işaret vermek istemesidir. Bize yalnız çalışmanın temelini bilmek için işaret verdi, yani kişinin çalıştığı yolun temeli nedir. Eğer kişinin temeli asa ise, bu kutsallıktır; eğer mantık içinde ise bu kutsallığa ulaşan yol değildir.

Ancak, çalışmanın kendisinde yani manevi çalışmada ve duada, O’na hizmet eden ile O’na hizmet etmeyen arasında bir ayrım yoktur. Çünkü orada tersinedir; eğer temel mantık içinde ise yani bilmeye ve almaya dayalı ise beden çalışmaya yakıt verir ve kişi dua edebilir ve daha ısrarlı ve daha hevesli çalışabilir, çünkü mantık içi temeline dayanır.

Ancak kişi kutsallığın yolundan giderse ki bunun temeli ihsan etmek ve inançtır; böylece kutsallık ona parlasın diye kişinin büyük bir hazırlık yapması gerekir. Hazırlık olmaksızın, beden çalışmaya güç vermez ve kişi daima büyük bir çaba göstermelidir, çünkü insanın kökü almak ve mantık içinde olmaktır.

Eğer kişinin çalışması dünyeviliğe dayanıyorsa kişi her zaman iyi olabilir. Ancak eğer çalışmasının temeli ihsan etmeye ve mantık ötesine dayanıyorsa, kişinin aralıksız çaba göstermesi gerekir ki böylece köküne yani almaya ve mantık içine düşmesin.

Kişi bir an için ihmalde bulunmamalıdır yoksa köküne, “toz toprak” denen dünyeviliğe düşer. Yazıldığı üzere; “toz topraktan yapıldın ve toz toprağa döneceksin.” Bu bilgi ağacı günahından sonrasıydı.

Kişi kutsallıkta ilerliyor mu yoksa tam tersi mi diye sorgular; çünkü öteki tanrı kısırdır, meyve vermez. Kutsal Zohar bize işaret eder: “Asa” denen inanç temelinde, Tora, özellikle “verimli ol, çoğal,” der. “Aron’un (Harun) asası filiz verdi,” sözünün anlamı şudur: Filiz verme ve büyüme özellikle asa yoluyla olur.

Bu nedenle, her gün yatağından kalktığında, yıkanır bedenini kirden arındırdığı gibi kişinin kendini Klipa’nın kirinden de yıkayıp arındırması gerekir, tamamen asa algısında mı diye kendini sorgulayarak.

Bu aralıksız bir sorgulama olmalı ve eğer kişi, dikkati bundan başka tarafa çekilirse derhal Sitra Ahra’nın yani kendi için almanın hâkimiyetine düşer. Kişi derhal bunun kölesi olur. Bilindiği üzere ışık Kli’yi yaratır, bu yüzden, kişi almak için ne kadar çok çalışırsa, o kadar çok kendi için alma arzusuna ihtiyacı olur ve ihsan etme durumundan uzaklaşır.

Bilgelerimizin şu sözlerini şimdi anlayabiliriz: “Çok ama çok alçakgönüllü ol.” “Çok ama çok” diye titizlenmek neden peki? Çünkü kişinin bir kere övüldükten sonra hep yaratılanlara ihtiyacı olur. İlk önce övgüyü kabulü, övülmekten mutlu olmak için değildir, başka nedenlerledir; Tora’nın yüceliği için vb. gibi. Kişi bu sorgulamasından emindir; çünkü kişi kendini tanır, şan şeref için hiçbir arzusu yoktur.

Bunu takiben, kişinin şan şeref edinmesine izin olduğunu düşünmek mantıklıdır. Ama bu hala yasaktır, çünkü kabı ışık yapar. Bu nedenle kişi şan şeref edindikten sonra şan şerefe muhtaç hale gelir ve kişi halen bunun hâkimiyeti altında iken şan şereften özgürleşmesi zor olur.

Sonuç olarak, kişi kendi gerçekliğini edinir ve şimdi Yaradan’ın önünde kendini iptal etmesi zordur; çünkü şan şeref yoluyla ayrı bir varlık hâline gelmiştir, Dvekut’u (bir olmayı, bağ kurmayı) edinmek için kişi kendi gerçekliğini tamamen iptal etmek zorundadır. Bu yüzden, “Çok ama çok” tur. “Çok” kendi için şan şeref edinmek yasak demektir, diğer “çok” kişinin niyetinin, kendi için olmasa bile, şan şeref edinmek olması yasak demektir.