Mektup 1
Mektup 2
Mektup 3
Mektup 4
Mektup 5
Mektup 6
Mektup 7
Mektup 8
Mektup 9
Mektup 10
Mektup 11
Mektup 12-1
Mektup 12-2
Mektup 13
Mektup 14
Mektup 15
Mektup 16
Mektup 17
Mektup 18
Mektup 19
Mektup 20
Mektup 21
Mektup 22
Mektup 23
Mektup 24
Mektup 25
Mektup 26
Mektup 27
Mektup 28
Mektup 29
Mektup 30
Mektup 31
Mektup 32
Mektup 33
Mektup 34
Mektup 35
Mektup 36
Mektup 37
Mektup 38-1
Mektup 38-2
Mektup 39
Mektup 40
Mektup 41
Mektup 42
Mektup 43
Mektup 44
Mektup 45
Mektup 46
Mektup 47
Mektup 48
Mektup 49
Mektup 50
Mektup 51
Mektup 52
Mektup 53
Mektup 54
Mektup 55
Mektup 56
Mektup 57
Mektup 58
Mektup 59
Mektup 60
Mektup 61
Mektup 62
Mektup 63
Mektup 64
Mektup 65
Mektup 66
Mektup 67
Mektup 68
Mektup 69
Mektup 70
Mektup 71
Mektup 72
Mektup 73
Mektup 74
Mektup 75
Mektup 76
Mektup 77
Mektup 78
Kütüphanechevron_right
Rabash/Letters
chevron_right
Mektup 63
 

MEKTUP - 63

26 Temmuz 1962, İngiltere

Dostuma,

23 Temmuz’daki mektubunu aldım. Bu hafta İngiltere’ye geldim, her birinizin mektubunu cevaplayacağım.

Şabat gecesi dostların bir araya gelmesi çok önemlidir, ortodoksların bunu neden yapmadığını anlayamıyorum. Sanırım yeteri kadar büyümüşler ve bu nedenle dostların desteğine ihtiyaç duymuyorlar. Kendi başlarına oturuyorlar. Oysa hiç kimsenin bir başkası yüzünden geri kalmaması gerek.

Ve… ile ilgili olarak, üzerine devamlılığın yükünü almalı ve ciddi sorunları çok fazla düşünmemeli. En önemlisi de, Allah korusun, onun gerçekleri görmekten ve pes etmekten korktuğunu görüyorum. Ona söyle, “Gerçeği satın al ve satma.” Satmak demek dışa doğru ifşa demektir, yani gerçeği kendisi için değil, fakat başkalarına bir şeyler satmak için almak isteyen kişi, aslında satacak bir şeyi olmamasından korkmalıdır.

Fakat bu sahte dünyada gerçekçi bir şekilde yaşamaktan başka bir gayesi olmayan kişi, bununla ilgilenmez. Eğer gerçeğin yolunda yürürse, gerçeği gördüğü anda, özlem duyacak başka bir şeyi kalmaz. Ve eğer gerçeğin yolunda yürümek onun için zorsa yine de bu, denemeye değerdir çünkü gerçekle bağlantısı vardır ve oturup onun yolunda yürümeyi üzerine alana kadar, iyi kaderi bir süre bekler.

Fakat gerçeği görmekten korkmaktan Allah korusun! “Daima korkana ne mutlu,” yazılmasına rağmen, bundan korkanı asla duymadım. Bu cümlenin pek çok yorumu var.

Şimdi açıklamaya zamanım yok, fakat sonraki mektuplarda daha detaylı açıklayacağım.

Baruh Şalom HaLevi Aşlag