Toplumun Amacı - 1. 1-1 (1984)
Toplumun Amacı - 2. 1-2 (1984)
Dost Sevgisine Dair. 2 (1984)
Dost Sevgisi – 1. 3 (1984)
Her biri Dostuna Yardım Etti. 4 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralı Bize Ne Verir?. 5 (1984)
Dost Sevgisi - 2. 6 (1984)
‘Dostunu Kendin Gibi Sev’ Kuralına Dair Açıklanana Göre. 7 (1984)
Tora ve Mitzvot’u Yerine Getirmede Hangisi Kalbi Arındırır?. 8 (1984)
Kişi Her Zaman Evinin Kirişlerini Satmalıdır. 9 (1984)
Kişinin Reenkarne Olmamak İçin Ulaşması Gereken Derece Nedir?. 10 (1984)
Atalardan Kalan Erdem. 11 (1984)
Toplumun Önemine Dair. 12 (1984)
Bazen Maneviyata ‘Ruh’ Denir. 13 (1984)
Kişi Daima Sahip Olduğu Herşeyi Satıp Bilge Bir Öğrencinin Kızıyla Evlenmelidir. 14 (1984)
Yukarıdan Aşağıya Negatif Bir Şey Gelir Mi?. 15 (1984)
İhsan Etmeye Dair. 16 (1984)
Dostların Önemine Dair. 17-1 (1984)
Toplantının Gündemi. 17-2 (1984)
Tanrının Sana Bahşettiği Topraklara Geldiğin Zaman. 18 (1984)
Bugün Ayakta Duruyorsunuz, Hepiniz. 19 (1984)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 1. 1 (1985)
Dal ve Kökün Anlamı. 2 (1985)
Gerçeğin ve İnancın Anlamı. 3 (1985)
Bunlar Nuh’un Nesilleri. 4 (1985)
Topraklarından Uzağa Git. 5 (1985)
Ve Tanrı Ona Mamre’nin Ağacı Altında Göründü. 6 (1985)
Sara’nın Yaşamı. 7 (1985)
Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al - 2. 8 (1985)
Ve Çocukları Onun İçinde Mücadele Ettiler. 9 (1985)
Yakup Ayrıldı. 10 (1985)
Yakup İle Laban Arasındaki Mücadele. 11 (1985)
Yakup Babasının Yaşadığı Topraklara Geldi. 12 (1985)
Kurtuluşumun Kudretli Kayası. 13 (1985)
Ben İlk Ve Son Olanım. 14 (1985)
Hezekiah Yüzünü Duvara Döndü. 15 (1985)
Onlara Daha Fazla Eziyet Edildikçe. 16 (1985)
Bugünü Bil Ve Kalbine Kulak Ver. 17 (1985)
Kötüleyenlerle İlgili. 18 (1985)
Firavun'a Doğru Gel - 1. 19 (1985)
Kalbini Katılaştıran. 20 (1985)
Daima Tora ve Çalışma Arasında Ayırım Yapmalıyız. 21 (1985)
Tüm Tora Tek Kutsal Addır. 22 (1985)
Gece Yatağımda. 23 (1985)
Çalışmada Üç Zaman. 24 (1985)
Her Şeyde, Işık ve Kli Arasındaki Farkı Görmeliyiz. 25 (1985)
Bana İhtişamını Göster. 26 (1985)
Tövbe. 27 (1985)
Ajanlar. 28 (1985)
Yaradan, O'nu Çağıranlara Yakındır. 29 (1985)
Üç Dua. 30 (1985)
Kişi Kendini Kötü Olarak Görmez. 31 (1985)
Alıcıların Ödülüne Dair. 32 (1985)
İsrail'in Suçluları. 33 (1985)
Ve Yaradan'a Yalvardım. 34 (1985)
Kişi, Yaradan Korkusunun Ne Olduğunu Bildiğinde. 35 (1985)
Akşam Vardı ve Sabah Vardı. 36 (1985)
Kişiye Kim Tanıklık Eder. 37 (1985)
Mutlu Olan Erdemli ve Acı Çeken Erdemli. 38 (1985)
Sesimizi Duy. 39 (1985)
Musa Gitti. 1 (1986)
Kulak Ver, Ey Tanrım. 2 (1986)
İnsan, Tora Sayesinde Erdemlilik ve Barış ile Ödüllendirilir. 3 (1986)
Hesed'e Dair. 4 (1986)
Babaya Saygı Göstermeye Dair. 5 (1986)
Güven. 6 (1986)
Çoğunluğun Duasının Önemi. 7 (1986)
Yukarıdan Gelen Yardıma Dair. 8 (1986)
Hanuka Mumuna Dair. 9 (1986)
Duaya Dair. 10 (1986)
Gerçek Dua Gerçek Eksiklik Üzerinedir. 11 (1986)
Kişinin Dua Etmesi Gereken Temel Eksiklik Nedir?. 12 (1986)
Firavun’a Doğru Gel - 2. 13 (1986)
Mısırlılardan Kelim Ödünç Alma İhtiyacı Nedir?. 14 (1986)
Çoğunluğun Duası. 15 (1986)
Efendi, Yakup’u Kendisi İçin Seçti. 16 (1986)
Toplantının Gündemi -2. 17 (1986)
Kim Duaya Neden Olur. 18 (1986)
Sevince Dair. 19 (1986)
Kişi Günah İşlemeli ve Suçlu Olmalıdır. 20 (1986)
Mantık Ötesine Dair. 21 (1986)
Bir Kadın Döllenirse. 22 (1986)
Korku ve Sevince Dair. 23 (1986)
Sadaka ve Hediye Arasındaki Fark. 24 (1986)
Mitzvot'u Uygulamanın Ölçüsü. 25 (1986)
Yakın Bir Yol ve Uzak bir Yol. 26 (1986)
Yaradan ve İsrail Sürgüne Gitti. 27 (1986)
Topluluk On Kişiden Az Olmaz. 28 (1986)
Lişma ve Lo Lişma. 29 (1986)
Meyveden Önce Gelen Klipa. 30 (1986)
Yenika ve İbur Hakkında. 31 (1986)
Dua Boyunca Bacakları Düzeltmenin ve Başı Örtmenin Sebebi. 32 (1986)
Kişinin Ayaklarıyla Çiğnediği Emirler Nelerdir?. 33 (1986)
Hâkimler ve Görevliler. 34 (1986)
Av’ın Onbeşi. 35 (1986)
Selihot (Affedilmek) İçin Hazırlık Nedir?. 36 (1986)
Kötüye de İyiye de, İyilik Yapan İyi. 1 (1987)
Kötülüğün Farkındalığının Önemi. 2 (1987)
Tüm İsrail’in Bir Sonraki Dünyada Payı Vardır. 3 (1987)
Kötü Bir Kişiden İyi Bir Şey Duymak Yasak Mıdır?. 4 (1987)
Ödülden Daha Ziyade Çalışmanın Faydası Nedir?. 5 (1987)
Daimî İnancın Önemi. 6 (1987)
Hanuka Mucizesi. 7 (1987)
Gerçek ile Merhamet ve Gerçek Olmayan Merhamet Arasındaki Fark. 8 (1987)
Kişinin Yüceliği İnancının Gelecekteki Ölçüsüne Bağlıdır. 9 (1987)
Kötü Sözün Özü Nedir ve Ona Karşı Kim Durur. 10 (1987)
Purim Ve Emir, O Bilmeyene Kadar. 11 (1987)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 1. 12 (1987)
Matzot Bayramına Neden Pesah Denir. 13 (1987)
Pesah, Matza ve Maror Arasındaki Bağlantı. 14 (1987)
Kutsallıktaki İki Anlayış . 15 (1987)
Genel Halkın Çalışması ve Bireyin Çalışması Arasındaki Fark. 16 (1987)
Putperestlere Tora’yı Öğretmekteki Katı Yasağın Anlamı. 17 (1987)
Tora’nın Edinilmesine Hazırlık Nedir? - 1. 18 (1987)
Yaradan'ın Çalışmasında İfşa Edilenler ve Gizlenenler Nelerdir?. 19 (1987)
İnsanın Özel Mülkiyeti Nedir?. 20 (1987)
Yaradan Çalışmasında Kirli Eller Nedir?. 21 (1987)
Kişinin Yaradan’dan İstediği Hediye Nedir?. 22 (1987)
Anlaşmazlıktan Sonra Gelen Barış Hiç Anlaşmazlık Olmamasından Çok Daha Önemlidir. 23 (1987)
Çalışmada Asılsız Nefret Nedir?. 24 (1987)
Çalışmada Başın Ağırlığı Nedir?. 25 (1987)
Hafif Bir Emir Nedir?. 26 (1987)
Çalışmada ‘Kutsama’ ve ‘Lanet’ Nedir?. 27 (1987)
Çalışmada Ekleme Yapmamak ve Çıkarmamak Nedir? . 28 (1987)
“Ödül Kedere Göredir” Nedir?. 29 (1987)
Çalışmada Otorite Savaşı Nedir? -1. 30 (1987)
Çalışmada Antlaşma Yapmak Nedir?. 31 (1987)
Yaşamın İki Anlayışa Ayrılmasının Nedeni. 1 (1988)
Teşuva’nın (Tövbe) Ölçüsü Nedir?. 2 (1988)
Yaradan’ın Adının ‘Hakikat’ Olması Ne Demektir?. 3 (1988)
Çalışmada Yardım ve Bağışlanma İçin Dua Nedir?. 4 (1988)
Çalışmada “İsrail Sürgündeyken Şehina Onlarla Beraberdir” Nedir?. 5 (1988)
Çalışmada Bir Tarla ve Tarla Adamı Arasındaki Fark Nedir?. 6 (1988)
Damadın Suçlarının Bağışlanmasının Önemi Nedir?. 7 (1988)
Dua Eden Kişi Sözlerini Düzgün Şekilde Açıklamalı Ne Demektir?. 8 (1988)
Çalışmada Doğru Olanın Izdırap Çekmesi Ne Demektir?. 9 (1988)
Çalışmada, "Öğrenim Yerine Gidenlerin Dört Niteliği" Nedir?. 10 (1988)
Lişma’dan Önceki İki Muhakeme Nedir? . 11 (1988)
Yaradan Yolunda Tora ve Çalışma Nedir?. 12 (1988)
Çalışmada “Halkın Çobanı Bütün Halktır” Nedir?. 13 (1988)
Dost Sevgisi İhtiyacı. 14 (1988)
Çalışmada “Boş bir Mekânda Kutsama Yoktur” Ne Demektir?. 15 (1988)
Keduşa’nın (Kutsallığın) İnşa Edildiği Temel Nedir?. 16 (1988)
Tanrısal bir Ruh ile Hayvansal bir Ruh Arasındaki Temel Fark. 17 (1988)
Çalışmada Kişi Ne Zaman “Yaradan'ın Hizmetkarı” Olarak Kabul Edilir?. 18 (1988)
Çalışmada, Gümüş, Altın, İsrail, Kalan Diğer Milletler nedir?. 19 (1988)
İhsan Etme Çalışmasında Ödül Nedir? . 20 (1988)
Çalışmada Tora Karanlıktan Verildi Ne Demek? . 21 (1988)
Çalışmada Erdemlinin Faziletleri ve Kötülükleri Nelerdir?. 22 (1988)
Çalışmaya Lo Lişma’da Başlamak Ne Demektir?. 23 (1988)
Çalışmada "Gizli Şeyler Efendi'ye Aittir, İfşa Olan Şeyler Bize Aittir" Nedir?. 24 (1988)
Çalışmada, Şabat Arifesinde Hazırlık Nedir?. 25 (1988)
Çalışmada Kanun ve Yargı Arasındaki Fark Nedir?. 26 (1988)
Çalışmada, “Yaradan Gururu Tolere Etmez” Nedir?. 27 (1988)
“O’nun Rehberliği Gizli ve Açıktır” Nedir?. 28 (1988)
Yaratana Hizmet Edeni O'na Hizmet Etmeyenden Nasıl Ayırabiliriz?. 29 (1988)
Dostlar Meclisinde Ne Aranmalıdır?. 30 (1988)
Çalışmada, İnsanın, Yaratan'a Atfedilen İnsanın Çalışması Nedir?. 31 (1988)
Bir Düşüş Esnasındaki İki Eylem Nelerdir?. 32 (1988)
Yaradan'ın Çalışmasında Genel ve Birey Arasındaki Fark Nedir?. 33 (1988)
Çalışmada Gün ve Gece Nelerdir?. 34 (1988)
Çalışmada Yaratandan İstemeniz Gereken Yardım Nedir?. 35 (1988)
Tövbenin Ölçüsü Nedir?. 1 (1989)
Çalışmada Büyük ya da Küçük Bir Günah Nedir?. 2 (1989)
Gözyaşı Kapısı ile Geri Kalan Kapılar Arasındaki Fark Nedir?. 3 (1989)
Çalışmada Su Seli Nedir?. 4 (1989)
Dünyanın Yaratılışının İhsan Etme Yoluyla Olması Ne Demektir?. 5 (1989)
Çalışmada Mantık Ötesi Nedir?. 6 (1989)
Çalışmada “Şabat Arifesinde Çaba Sarf Etmeyen, Şabat Günü Ne Yiyecek” Nedir?. 7 (1989)
Çalışmada, İyi Büyürse Kötü de Büyür Ne Demektir?. 8 (1989)
Çalışmada “Kötülerin Üzerine Gelen Felaket Erdemlilerle Başlar” Nedir?. 9 (1989)
Çalışmada, “Merdiven Diyagonaldir (Çaprazdır)” Ne Demektir?. 10 (1989)
Çalışmada Gerekli Olan Kuvvetler Nelerdir?. 11 (1989)
Damadın Yemeği Nedir? . 12 (1989)
Çalışmada, 'Kem Gözlü Adamın Ekmeği' Nedir?. 13 (1989)
"Kalbine Yanıt Ver" Ne Demektir?. 14 (1989)
Çalışmada ‘Erdemliler Günahkârlar Sayesinde Görünür Hale Gelir’ Ne Demektir?. 15 (1989)
Çalışmada Boş bir Masada Kutsama Yasağı Nedir?. 16 (1989)
Çalışmada, Yaradan’ı Kutsamadan Önce Selam Verme Yasağı Nedir?. 17 (1989)
Çalışmada “Sayılanda Kutsama Yoktur Ne Demektir?. 18 (1989)
Çalışmada Şabat'a Neden Şin-Bat Denir?. 19 (1989)
Çalışmada Kötü Eğilimin Yükselmesi ve İftira Etmesi Ne Demektir?. 20 (1989)
Çalışmada "Sarhoş Bir Adam Dua Etmemelidir" Nedir? . 21 (1989)
Neden Özellikle Pesah Gecesinde Dört Soru Sorulur?. 22 (1989)
Çalışmada Kişi Acı Otu Yutarsa, Çıkamaz Nedir?. 23 (1989)
Çalışmada "Eğitimsiz Birinin Kutsamasını Hafife Almayın" Nedir?. 24 (1989)
Çalışmada "Kusuru Olan [Fedakârlık] Etmez" Nedir?. 25 (1989)
Çalışmada "Kendini Kirleten, Yukarıdan Kirletilir" Ne Demektir?. 26 (1989)
Çalışmada Acı Çekmek Ne Anlama Gelir?. 27 (1989)
Kişinin Testi Geçtiğini Kim Bilmelidir?. 28 (1989)
Çalışmada Tora'yı Almak İçin Yapılan Hazırlık Nedir? - 2. 29 (1989)
Menorayı Yakmanın Çalışmadaki Anlamı Nedir?. 30 (1989)
Çalışmada, Putperestlere Tora’yı Öğretme Yasağı Nedir? . 31 (1989)
Çalışmada Yağ "İyi Eylemler" Olarak Adlandırılır Ne Demektir?. 32 (1989)
Çalışmada Casuslar Nedir?. 33 (1989)
Çalışmada Barış Nedir?. 34 (1989)
Çalışmada "Oğulları Olmayan Kişi" Nedir?. 35 (1989)
Çalışmada “Çünkü Bu, Milletlerin Gözünde Sizin Bilgeliğiniz ve Anlayışınızdır” Nedir?. 36 (1989)
Çalışmada "Başlangıcı Dikenli Sonu Düzlük Olan Yol" Ne Demektir?. 37 (1989)
Çalışmada Hâkimler ve Görevliler Nedir?. 38 (1989)
Çalışmada "Tora Sadece Kötü Eğilimin Aleyhinde Konuşur" Nedir?. 39 (1989)
Çalışmada "Onlar Her Gün Gözünüzde Yeni Gibi Olacaklar" Nedir?. 40 (1989)
Günlük Program. 41 (1989)
Çalışmada "Kuyruk Değil Baş Olalım" Ne Anlama Gelir?. 1 (1990)
Çalışmada Başarısızlığın Anlamı Nedir?. 2 (1990)
Dünyanın Tora İçin Yaratılmış Olması Ne Anlama Gelir?. 3 (1990)
Çalışmada Erdemlinin Nesilleri İyi İşlerdir Ne Anlama Gelir?. 4 (1990)
Çalışmada İnsan Yaratılmadan Önce Toprak Meyve Vermiyordu Ne Anlama Gelir?. 5 (1990)
Kişi Çalışmada Gururu Ne Zaman Kullanmalıdır?. 6 (1990)
Çalışmada Dua ve Şükür Zamanı Nedir?. 7 (1990)
Çalışmada Esav’ın "Tarla Adamı" Olarak Adlandırılması Ne Anlama Gelir. 8 (1990)
Çalışmada "Yeryüzüne Bir Merdiven Kurulur ve Üstü Cennete Ulaşır" Ne Demektir?. 9 (1990)
Çalışmada Bilgelerimizin "Kral Davud'un Bir Hayatı Yoktu" Demesi Ne Anlama Geliyor?. 10 (1990)
Çalışmada, Hanuka Mumunu Sola Yerleştirmenin Anlamı Nedir?. 11 (1990)
Çalışmada Tora Neden "Orta Çizgi" Olarak Adlandırılır? - 1. 12 (1990)
Yaradan ve Şehina'nın Birleşmesi ile Tüm Kötülüklerin Kefaretinin Ödenmesi Ne Anlama Gelir?. 13 (1990)
Çalışmada Gerçek Hesed Nedir?. 14 (1990)
Çalışmada, Mısır’ın Vekili Düşmeden Önce, Onların Haykırışları Cevaplanmadı Ne Demektir?. 15 (1990)
Çalışmada "Moral Eksikliği ve Ağır Çalışma" Nedir?. 16 (1990)
Çalışmada Arınmak İçin Gelen Kişinin Aldığı Yardım Nedir?. 17 (1990)
Şabat Konuşması Neden Hafta İçi Konuşması Gibi Olmamalıdır?. 18 (1990)
Çalışmada Yarım Şekel Nedir? - 2. 19 (1990)
Çalışmada Yarım Kuruş Nedir? - 2. 20 (1990)
Çalışmada "Ben Hiçbir Şey İçin Varım, Sen de Hiçbir Şey İçin Varsın" Ne Demektir?. 21 (1990)
Amalek'i Silme Sırası Nedir?. 22 (1990)
Çalışmada Musa'nın Ay'ın Doğuşuyla İlgili Kafasının Karışık Olması Ne Anlama Gelir?. 23 (1990)
Çalışmada "Yanmış Bir Sunu Olmaya Gelen Her Şey Erkektir" Ne Anlama Gelir?. 24 (1990)
Çalışmada "Bütün Uluslar Efendimize Şükredin" Ne Demektir?. 25 (1990)
Çalışmada "Efendimiz Kadar Kutsal Olan Yoktur, Çünkü Senden Başkası Yoktur" Nedir?. 26 (1990)
Çalışmada "Her Çimen Tanesinin Üstünde Ona Vuran ve Büyümesini Söyleyen Bir Görevli Vardır!" Ne Demektir?. 27 (1990)
Çalışmada “Büyükleri Küçükler Hakkında Uyarmak” Nedir?. 28 (1990)
Çalışmada "Tora İnsanın Gücünü Tüketir" Ne Demektir?. 29 (1990)
Çalışmada Yaradan'ın Adının "Yasa ve Emir" Olması Ne Anlama Gelir?. 30 (1990)
Çalışmada ‘Sayılmış Olanda Kutsama Yoktur’ Ne Demektir. 31 (1990)
Çalışmada "İsrail Yaradan'ın Arzusunu Yerine Getiriyor" Ne Anlama Gelir?. 32 (1990)
Çalışmada "Yeryüzü Korktu ve Hareketsiz Kaldı" Ne Demektir?. 33 (1990)
Çalışmada "Sıradan Bir Kişinin Kapları" Nedir?. 34 (1990)
Çalışmada, "Damadın Yemeğinin Tadını Çıkaran Kimse" Ne Demektir?. 35 (1990)
Çalışmada "Esav ve İsmail'in Çocukları Tora'yı Almak İstemediler" Ne Demektir?. 36 (1990)
Çalışmada "Şehina İsrail İçin Tanıklıktır" Ne Demektir?. 37 (1990)
Çalışmada “Kutsama Kabı Dolu Olmalıdır” Nedir?. 38 (1990)
"Kudüs İçin Yas Tutan, Onun Sevincini Görmekle Ödüllendirilir" Sözü Çalışmada Ne Anlama Gelir?. 39 (1990)
Çalışmada “Sen tüm insanların en aşağıda en önemsiz olanısın,” Nedir? . 40 (1990)
Çalışmada Kişinin Topuklarıyla Çiğnediği Hafif Mitzvot Nedir?. 41 (1990)
Çalışmada Kutsama ve Lanet Nedir?. 42 (1990)
Çalışmada “Sunağın Yanına Kendin İçin Bir Aşera Dikmeyeceksin” Nedir?. 43 (1990)
Çalışmada İsteğe Bağlı Savaş Nedir - 2. 44 (1990)
Çalışmada "Gizli Şeyler Tanrımız Efendimize Aittir" Ne Demektir?. 45 (1990)
Baal HaSulam'dan Çalışmanın Düzeni. 46 (1990)
Çalışmada "Bizim Senden Başka Kralımız Yok" Ne Demektir?. 1 (1991)
Çalışmada "Ey İsrail, Tanrın Efendine Dön" Ne Demektir?. 2 (1991)
Çalışmada " Günahkârlar Hazırlayacak ve Erdemliler Giyecek" Ne Demektir?. 3 (1991)
Çalışmada “Sabotajcı Selde Kaldı ve Öldürüldü,” Ne Demektir?. 4 (1991)
Çalışmada "Erdemlilerin İyi İşleri Nesillerdir" Ne Demektir?. 5 (1991)
Çalışmada "Avram'ın Sığırlarının Çobanları ve Lut'un Sığırlarının Çobanları" Nedir?. 6 (1991)
Çalışmada "İnsan" Nedir ve "Hayvan" Nedir?. 7 (1991)
Çalışmada Geçen "Ve İbrahim Çok Yaşlanmıştı, Birçok Gün Geçirmişti" İfadesi Nedir?. 8 (1991)
Çalışmada "Giysilerinin Kokusu" Nedir?. 9 (1991)
Çalışmada, Mahsul Olgunlaştığında Kral Tarlasında Ayakta Durur Ne Demektir?. 10 (1991)
Çalışmada İyi Eğilimin ve Kötü Eğilimin Kişiyi Koruması Ne Anlama Gelir?. 11 (1991)
Bu Kandiller Kutsaldır. 12 (1991)
Çalışmada ‘Zayıf Olanın Eline Güçlüyü Verdin’ Ne Demektir. 13 (1991)
Çalışmada İnsanın Kutsanmasının Oğulların Kutsanması Olması Ne Demektir?. 14 (1991)
Çalışmada "Bu Yerde Benim İçin Bir Mucize Yaratan" Kutsaması Nedir?. 15 (1991)
Çalışmada Efendi'nin Tanrı Olduğunu Bilmek İçin Neden "Kalbine Cevap Vermeye" İhtiyacımız Var?. 16 (1991)
Çalışmada, “Onun Kalbini Katılaştırdığım İçin,” Nedir?. 17 (1991)
Çalışmada Sağ Elimizi Sol Elimizin Üzerine Kaldırmalıyız Ne Anlama Gelir?. 18 (1991)
Çalışmada "Kalk Ey Efendimiz ve Düşmanların Dağılsın" Ne Anlama Gelir?. 19 (1991)
Çalışmada “Yeri Olmayan Hiçbir Şey Yoktur” Nedir?. 20 (1991)
Çalışmada, Purim'den Önce, Zahor (Hatırlama) Bölümünü Okumamızın Anlamı Nedir?. 21 (1991)
Çalışmada "Dikenlerin Arasındaki Zambak" Nedir?. 22 (1991)
Çalışmada Bir İneğin Küllerinin Arındırılması Ne Demektir?. 23 (1991)
Çalışmada Kişinin Bir Oğul ve Bir Kız Çocuk Doğurması Ne Anlama Gelir?. 24 (1991)
Tövbe Eden Kişinin Mutluluk İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 25 (1991)
Çalışmada Bir Kısım İfşa Etmek ve İki Kısım Gizlemek Nedir?. 26 (1991)
Önce Kadın Döllenirse Erkek Çocuk Doğurur" Ne Anlama Gelir?. 27 (1991)
Çalışmada Kutsallık ve Saflık Nedir?. 28 (1991)
Çalışmada Bir Başrahibin Bakire Bir Eş Alması Ne Anlama Gelir?. 29 (1991)
Çalışmada, Uzak Bir Yolda Olan Birinin İkinci Bir Pesah'a Ertelenmesi Ne Anlama Gelir?. 30 (1991)
Çalışmada Yoksullara Verilen Sadakanın Kutsal Adı Yapması Ne Anlama Gelir?. 31 (1991)
Çalışmada Sancak Nedir?. 32 (1991)
Çalışmada Yaradan'ın Birini Kayırması Ne Anlama Gelir?. 33 (1991)
Çalışmada Meyvelerini Bu Dünyada Yemek ve Aslını Öbür Dünya İçin Saklamak Nedir?. 34 (1991)
Çalışmada "Casuslar" Ne Anlama Geliyor?. 35 (1991)
Çalışmada "Barış, Barış, Uzaklara ve Yakınlara" Nedir?. 36 (1991)
Çalışmada "Tora" Nedir ve "Tora'nın Yasası" Nedir?. 37 (1991)
Çalışmada "Sağ Çizgi" Nedir?. 38 (1991)
Çalışmada Sağın Soldan Daha Büyük Olması Ne Anlama Geliyor?. 39 (1991)
Çalışmada Gerçek ve Yalan Nedir?. 40 (1991)
Kişi Kötü Niteliklerle Doğmuşsa Ne Yapmalıdır?. 41 (1991)
Çalışmada "Öküz Sahibini Bilir, vs, İsrail Bilmez" Ne Demektir?. 42 (1991)
Çalışmada "Sırtımı Göreceksiniz, Ama Yüzüm Görünmeyecek" Ne Demektir? . 43 (1991)
Çalışmada İsrail'in Toprağın Mirası ile Ödüllendirilmesinin Sebebi Nedir?. 44 (1991)
Çalışmada Yargıcın Mutlak Surette Doğru Hüküm Vermesi Ne Anlama Gelir?. 45 (1991)
Çalışmada Sevilenin Oğlu ve Nefret Edilenin Oğlu Nedir?. 46 (1991)
Çalışmada Sağ ve Solun Zıtlık İçinde Olması Ne Anlama Gelir?. 47 (1991)
Kütüphanechevron_right
Rabash/Articles
chevron_right
Çalışmada Sevilenin Oğlu ve Nefret Edilenin Oğlu Nedir?
 

Çalışmada Sevilenin Oğlu ve Nefret Edilenin Oğlu Nedir?

Makale 46, 1991

Midraş, (Baal HaTurim'de sunulan) "Bir adamın iki karısı varsa, biri sevilir diğerinden nefret edilir" diye yazılanlar hakkında şöyle der. Diyor ki, "'Eğer bir adamın iki karısı varsa' Yaradan'dır. 'Sevilenler' O'nun yüzünü gösterdiği putperestlerdir, 'nefret edilenler' ise O'nun yüzünü gizlediği İsrail'dir."

Bunu anlamalıyız, çünkü Yaradan'ın kendi halkı olan İsrail'i sevdiğini yazan tüm yerlerle çelişmektedir, çünkü şöyle yazılmıştır (Malaki 1:2-3), "'Seni sevdim' diyor Efendi. Ama siz, 'Bizi nasıl sevdin' diyorsunuz." "Esav Yakup'un kardeşi değil miydi?" diye soruyor Efendi. 'Yine de Yakup'u sevdim, Esav'dan nefret ettim." Ayrıca, "Kendi halkı olan İsrail'i sevgiyle seçen" diyoruz.

Bunu çalışma içinde yorumlamalıyız: Bilindiği gibi bu çalışmada her şeyden tek bir beden içinde söz ediyoruz. Bu nedenle "iki eş" ifadesini, onların aynı bedende oldukları şeklinde yorumlamalıyız. Bu, insanın içinde iki güç olduğu anlamına gelir: 1) kişinin kendi yararı için alma arzusu, 2) ihsan etme arzusu, her şeyi Yaradan'ın rızası için yapma arzusu.

Bu ikisine "iki eş" denir. Başka bir deyişle, insanın içindeki "dünyanın yetmiş ulusu" ve "İsrail" niteliğini tespit etmeliyiz. "Dünya uluslarını" kişinin kendi çıkarı için alma arzusuna atfederiz ve "İsrail'i" Yaradan'a ihsan etme arzusuna atfederiz.

Bu iki arzunun yukarıdan geldiğini bilmeliyiz, yani onları sadece Yaradan verir ve onları kendi başına almak insanın elinde değildir. Aksine, "kendisi için alma arzusu" olarak adlandırılan ilk güç, kişiye herhangi bir çaba sarf etmeden gelir. Kişi doğar doğmaz bu güce sahip olur. Ancak ikinci güç olan "ihsan etme arzusu" emek sarf etmeden yukarıdan gelmez. Bu demektir ki, kişi önce bunu edinmenin yollarını aramalıdır ve ancak o zaman yukarıdan ihsan etme arzusunu alır. Ancak bu arzu emek sarf edilmeden verilmez.

İhsan etme arzusunun emek olmadan verilmemesinin ve alma arzusunun emek olmadan verilmesinin nedenini anlamalıyız. Bu böyledir çünkü yaratılış amacına, yani yarattıklarına iyilik yapma amacına ulaşmak için, O'nun haz alma arzusunu içeren bir yaratılış yaratması gerekiyordu, zira arzu olmadan hiçbir şeyden haz almak mümkün değildir. Dolayısıyla, Yaradan, yaratılışın içine haz alma arzusunu yerleştirmiştir.

Bu demektir ki, eğer insan doğduğunda buna sahip olmasaydı, "yaratılan" olarak adlandırılması imkânsız olurdu, çünkü bu bize yaratılışın "yokluktan var olma" meselesini gösterir, yani kişinin ihtiyacını tatmin etmek istediği bir arzu ve ihtiyaç yaratılmıştır. Bu nedenle bu arzu, herhangi bir çaba sarf etmeden hemen gelir. Başka bir deyişle, alma arzusu olmasaydı, hiçbir gelişme olmazdı, dolayısıyla dünyada hiçbir şey olmazdı, zira bizler her şeyi yalnızca bizi ilerlemeye iten alma arzusunun gücüyle öğreniriz. Bu nedenle bu arzu bize herhangi bir çaba sarf etmeden gelir.

Ancak ihsan etme arzusuna gelince, Yaradan bunu bize herhangi bir çaba sarf etmeden vermez. Bu demektir ki, yaratılışa sahip olduğumuzda ve Yaradan'ın yaratılanlara doyum vermesi gerektiğinde, Yaradan onlara onların talep ettikleri ve ihtiyaç duyduklarını söyledikleri şeyi verir. O zaman Yaradan onların eksikliğini doldurur. Bu nedenle, bir kişinin Tora ve Mitzvot'ta gösterdiği tüm çaba, ihsan etme arzusunun eksikliğini edinmek içindir. Demek ki, insan haz alma arzusu olmadan bu dünyada yaşayamayacağını anlar, yani kişi haz alabilmesi için alma arzusuna verecek hiçbir şeyi olmadığını görürse, dünyada var olamayacağını bilir, zira kişi canlılık olmadan yaratılışın amacı olan Yaradan'ın yarattıklarına iyilik yapma amacına ters düşer.

Aynı şekilde, kişi Yaradan'la Dvekut'u [bütünleşme] edinmesini sağlayacak ihsan etme arzusuna sahip olmadıkça, bu dünyada ne yaşamı ne de hazzı olmayacağını hissetmelidir. Başka bir deyişle, hayatta hiçbir tatmini olmadığını görür. Bu nedenle, bütünlüğü edinmek ister, çünkü yaratılışta haz ve mutluluk olmalıdır. Ancak, ihsan etme arzusu olmadan kişi bütünlüğe ulaşamaz. Bu duruma "eksiklik ve ihtiyaç" denir ve kişi böyle bir eksikliğe sahip olduğunda, yukarıdan, Yaradan'dan "ihsan etme arzusu" adı verilen ikinci arzuyu alır.

Bu nedenle, kişi ihsan etme arzusu için bir eksiklik edinmek amacıyla elinden gelen her şeyi yapmalıdır. Ancak, kişi bilmelidir ki, ihsan etmek için her şeyi yapmak istemesine rağmen, beden kendi yönetiminden çıkmasına izin vermez ve bu da kişinin düşüşlerine ve yükselişlerine neden olur. Bu demektir ki, alma arzusu ihsan etme arzusuna galip geldiğinde, yani alma arzusu kişiye kendisinin haklı olduğuna dair arzular ve düşünceler getirdiğinde, yani ona kendini sevme konusunda daha büyük bir tat verdiğinde, bu demektir ki "dünya milletleri" olan alma arzusu her seferinde daha fazla tat alır ve böylece daha fazla güç kazandığında, ihsan etme arzusuna duyulan ihtiyacı ortadan kaldırır.

Dolayısıyla, kişinin ihsan etme arzusuna olan ihtiyacı edinmek için verdiği tüm emek kendisinden ayrılır ve kişi düşüş sırasında kendisi için alma arzusuyla hemfikir olur. Bununla birlikte, daha sonra kişi iyileşir ve ihsan etme arzusu ihtiyacını edinmek için bir kez daha çalışmaya ve emek harcamaya başlar ve ardından alma arzusu bir kez daha galip gelir. Dolayısıyla yükselişlerin ve düşüşlerin nedeni budur.

Bu durum, kişi O'nun yardımı olmaksızın gerçek ihsan etme arzusuna değil ama ihsan etme arzusuna duyulan ihtiyaca bile ulaşmanın imkânsız olduğu kararına varıncaya kadar devam eder; öyle ki birkaç kez zaten sahip olduğundan daha fazla çaba sarf edemeyeceğini gördüğü bir duruma gelmiştir. Bu nedenle çalışmadan kaçmak ister.

Ancak şunu sormalıyız: Yaratıcı neden yükselişler ve düşüşler olmasını sağladı? Yukarıda söylendiği gibi, insanın ilerlemesi ve azla yetinmemesi için. Bu nedenle kişi yukarıdan bir düşüş alır. Başka bir deyişle, kişinin derecesi düşürülerek ilerlemesine yardımcı olunur. Bu, onun düşünmesine ve yukarıdan kendisinden neyin istendiğini ve bunun için derecesinden indirildiğini görmesine neden olur.

Bu da kişinin yardım için Yaradan'a dua etmesine neden olur. Kişinin yukarıdan aldığı yardım, ona Zohar'da yazıldığı gibi, "kutsal bir ruh" tarafından yardım edildiği, bir ruh edineceği hazırlıktır. Buradan hem yükselişlerin hem de düşüşlerin yukarıdan geldiği sonucu çıkar. Demek ki, düşüşler de kişiye yardım eder ve onlar sayesinde ulaşması gereken hedefe ulaşır.

Bununla Zohar'ın söylediklerini yorumlamalıyız (VaYishlach, Madde 4), "Eğer bir insan arınmak için gelirse, kötü eğilim onun önünde teslim olur ve sağ solu yönetir. Ve hem iyi eğilim hem de kötü eğilim, insanı gittiği tüm yollarda tutmak için birleşir, zira şöyle yazılmıştır: 'Çünkü O, sizi tüm yollarınızda tutmaları için meleklerini üzerinizde görevlendirecektir."

Kötü eğilimin insanı doğru yolda yürümekten alıkoyduğunun nasıl söylenebileceğini anlamamız gerekir. Ne de olsa, kişiye Tora yolunda yürümemesini öğütler, onu tüm yollarında başarısızlığa uğratır ve onu Yaradan'ın rızası için çalışmaktan alıkoyar ama sadece kendi çıkarı için çalışır. Bu nedenle, kötü eğilimin kişiye nasıl yardımcı olduğunu bilmeliyiz.

Kötü eğilim kişiye Tora'nın ruhuna yabancı düşünceler verdiğinde, kişinin aldığı düşüşler onun düşüşüne neden olur. Kişinin düşüncesine göre, kötü eğilim ona kendisini sevmenin Yaradan'ı sevmekten daha önemli olduğu hissini vermiş olmalıdır ve düşüşlerin nedeni de budur.

Fakat gerçekte, kişi her şeyi Yaradan'ın yaptığına inanmalıdır. Başka bir deyişle, bu düşüşleri kişiye Yaradan gönderir ki, insana çalışmasında ivme kazandırsın ve böylece azla yetinmesin. Kişi Tora ve Mitzvot'ta elinden geleni yaptığını hissettiğinde, niyetinin Yaradan'ın rızası için mi yoksa kendi çıkarı için mi olduğunu ayırt edemez, zira kişi genel halk tarzında çalıştığında, bir aydınlatma kişinin üzerinde Saran Işık olarak parlar ve ona tatmin verir, böylece çalışmasında herhangi bir eksiklik hissetmez.

Ancak kişi bireyler tarzında çalışmak istediğinde, yani amaç özellikle eylem değil de Yaradan'ın rızası için olduğunda (Madde No. 45, Tav-Shin-Nun-Aleph'te söylendiği gibi), o zaman yukarıdan iyi olmadığı kendisine bildirilir ve bundan dolayı bir düşüşe geçer. O zaman kişi gerçek durumunu görür ve kendini sevmenin kontrolünden çıkmak için bir yol aramaya başlar.

Dolayısıyla, kendisine düşüş koşulunu getiren kötü eğilim olmasaydı, kişi yükseliş durumunda kalır ve Yaradan'la Dvekut hedefine ulaşmaya ihtiyaç duymazdı. Buradan kötü eğilimin kişinin "cansız Keduşa [kutsallık]" koşulunda kalmasını engellemek ama daha ziyade ilerlemesini sağlamak için Yaradan'ın bir meleği, bir habercisi olduğu sonucu çıkar. Bu nedenle şöyle der: "Çünkü O, sizi her yolunuzda tutmak için meleklerini üzerinizde görevlendirecektir." Dolayısıyla, kötü eğilim de kişiyi koruyan Yaradan'ın bir elçisidir.

Yukarıdakilere göre, Midraş'ın sözleriyle ilgili olarak sorduğumuz şeyi yorumlamalıyız: "'Eğer bir adamın iki karısı varsa' Yaradan'dır. 'Sevilenler' puta tapanlardır." Yaradan'ın puta tapanları sevdiği nasıl söylenebilir? "Bir adamın iki karısı varsa" dendiğinde, Yaradan'ın bir kişiye iki eş verdiği, yani iki arzu verdiği, birinin sevildiği, yani kişinin kendi iyiliği için alma arzusu anlamına geldiği şeklinde yorumlamalıyız. Buna "puta tapanlar" denir, yani Yaradan'ın rızası için değil, kişinin kendi çıkarı için.

Bu arzuya "sevilen" denir, yani yaratılanlar bu arzuyu severler çünkü Yaradan onlara yüzünü göstermiştir. Başka bir deyişle, Yaradan dünyayı yarattıklarına iyilik yapma arzusu nedeniyle yaratmıştır. Bu, Yaradan'ın onlara yüzünü, yani alma arzusunu gösterdiği şeklinde değerlendirilir, çünkü hazza duyulan bir özlem yoksa haz almak imkânsızdır. Bu nedenle, Yaradan haz alma arzusuna yüzünü gösterir. Yani, kişi kendisi için yaptığı her şeyden zevk alır ve bu da O'nun kişiye yüzünü göstermesi olarak kabul edilir.

Peki, buna neden "puta tapanlar" deniyor? Bunun cevabı, utanç meselesinden kaçınmak için, almak için almanın yasak olduğuna dair bir ıslah olduğu içindir. Almak için alan kişi çalışmada "puta tapan" olarak adlandırılır. Başka bir deyişle, Yaradan'ın rızası için değil, kendi çıkarı için çalışır. Çalışmada buna "yabancı çalışma", "puta tapma" denir. Her ne kadar eylemler açısından kişi, "İsrail" ve "Yaradan'ın hizmetkârı" olarak kabul edilse de ihsan etmek olan çalışma açısından buna "puta tapma" yani bize yabancı olan çalışma denir.

Kişi sadece kendi çıkarı için çalışma doğasıyla doğduğundan, ki kişi buna "sevilen" der, Yaradan onlara yüzünü gösterdiğinden, kişi kendi çıkarı için çalıştığı sürece çalışma arzusuna sahiptir, zira doğası gereği alma arzusu için çalışmayı sever. Ama kişi Yaratan'ın rızası için çalışmak istediğinde, yani kendisine değil Yaratan'a fayda sağlamak istediğinde, bu arzu kişideki "İsrail" niteliğine aittir ve bu arzuya "nefret" denir, zira Yaradan onlardan yüzünü gizler.

Başka bir deyişle, kişinin "İsrail" ile ödüllendirilmesi için, Yaradan yüzünü onlardan gizler, çünkü kişi ihsan etmek amacıyla alabilmek için, tüm eylemlerinin Yaradan'ın rızası için olduğu bir şekilde yürümek istediğinde, Tora ve Mitzvot [emirler/iyi işler] üzerinde bir gizleme ve Tzimtzum [kısıtlama] olmalıdır, böylece Tora ve Mitzvot'u herhangi bir ödül olmaksızın, sadece Yaradan'ın rızası için yerine getirdiklerini söyleyebileceklerdir. Bu doğasına aykırı olduğu için, beden bu çalışmadan nefret eder. Ve eğer bir kişi özellikle Yaradan'ın rızası için çalışmak istiyorsa, alma arzusunun üstesinden gelme ve ona boyun eğdirme gücü vermesi için Yaradan'a dua etmekten başka çaresi yoktur

"Arınmak için gelene yardım edilir" diye yazıldığı gibi, kişi bu gücü yukarıdan alır. Yani, ona yukarıdan bir ruh verilir. Bir kişide özellikle "İsrail" niteliğine karşı nefret olması halinde, beden ihsan etmekten nefret ettiği için bunun üstesinden gelemez. O zaman, yukarıdan yardım isteyerek kişinin gerçekten "İsrail" derecesi ile ödüllendirilmesi için yer vardır.

Söylenenlerin anlamı şudur: insanda var olan iki güçten -kötü eğilim ve iyi eğilim- kişi amacın tamamlanmasına ulaşabilir, çünkü her ikisi de onu doğru yoldan ne sağa ne de sola sapmaktan alıkoyar, ancak Yaradan'ın yaratılanlara vermek istediği hazzı ve mutluluğu almak olan amacın tamlığına ulaşmaya gelir.

Bu nedenle "sevilen eş" puta tapanlar, "nefret edilen eş" ise İsrail'dir. Buna, bu iki gücün, alma arzusu ve ihsan etme arzusunun, "insan" ve "hayvan" olarak da adlandırıldığını eklemeliyiz. Demek ki, insandaki alma arzusu, içinde sadece kendi çıkarı olan hayvanların niteliğine ait bir "hayvan" olarak kabul edilir ve "konuşan", insanın başarması gereken ve yukarıdaki nedenden dolayı sadece büyük çabalarla başarabileceği ihsan etme arzusu olan "insan" niteliğidir, çünkü kişi doğası gereği Yaradan rızası için nasıl bir şey yapacağını anlayamaz.

Bu demektir ki, kişi kendi "hayvanının" taleplerini tatmin etmekle ilgilenir, ancak içindeki "insanın" talep ettiği şeyi kişi tatmin edemez. Aksine, bu Yaradan'dan ona " hayvanını" yenme gücü vermesini istemeyi gerektirir, çünkü Yaradan'ın yardımı olmadan, yönetim "insan" niteliğinden ve "İsrail" niteliğinden nefret eden düşünce ve arzulara verilir, ki bu da "insan" niteliğidir, bilgelerimizin şöyle dediği gibi, "Size 'insan' denir ve puta tapanlara 'insan' denmez" (Yevamot 61). Dolayısıyla, "nefret edilen kadın", Yaradan'ın yüzünü gizlediği "İsrail "dir.

Yukarıdakilere göre, bilgelerimizin söylediklerini (Avot 1:15), "Her insanı hoş karşılayın" şeklinde yorumlamalıyız. Bunun bize çalışmada ne anlattığını anlamalıyız. Bir kişi "insan" niteliği için bir şey yapmak istediğinde ve "insan" niteliğinden nefret edildiğinden, insanın tüm kaygıları sadece "hayvanının" taleplerini karşılamak olduğundan ve beden hayvan niteliğini sevdiğinden, ancak "insan" niteliği olan "İsrail "e gelince, beden ondan nefret ettiğinden; bu nedenle bilgelerimiz gelip "Her insanı hoş karşılayın" diye uyardılar; burada "her", "insan" olarak algılanan her şey anlamına gelir.

Başka bir deyişle, eğer "insan" niteliğiyle ilgiliyse, küçük bir şeyi bile takdir etmeliyiz. Bilgelerimiz bize "insan" niteliğini hoş karşılamaya çalışmamız gerektiğini ve Yaradan yüzünü onlardan gizlediği için bize nefret ediliyormuş gibi görünmediğini söylediler. Aksine, mantık ötesi gitmeli ve her insanı bedenimizin aklının bize söylediğinin ötesinde hoş karşılamalıyız. Yani, "insan" niteliğine uygun şeyler yapmalıyız.

Her ne kadar içimizdeki "hayvan " bağırıp çağırsa ve insan niteliği için yapmak istediğimiz işlerin aklı başında insanlar için uygun olmadığını söylese de talepkâr bir hayvan olduğumuz için bu kabul edilebilir ve kanıt da bedenin bu çalışmayı sevmesidir. Ancak "insan" niteliği için çalışmak istediğinde, bedenin bundan nefret ettiğini görürsünüz. Açıkçası akıl mantıklıdır, çünkü "hayvan" niteliği için çalışmanın makul ve akıllı bir kişi için uygun olduğunu, "insan" niteliği için yapmak istediğiniz çalışmanın ise bir "hayvan" eylemi olduğunu, yani akılsız olduğunu söyler.

Bilgelerimiz bize bu konuda bedenin söylediklerine kulak asmamamız gerektiğini, onun bir "insan" iddiasında bulunduğunu, bunun yerine her "insan niteliğini" hoş karşılamamız ve "Akla ve mantığa göre insan niteliğinden nefret edilse de bilgelerin sözlerine inanıyor ve onları hoş karşılıyorum" dememiz gerektiğini söyler.

Bilgelerimizin "İnsanı ve hayvanı Sen kurtarırsın, ey Efendimiz" sözünü bu şekilde yorumlamalıyız. Bunlar, akıllarında insanlar kadar kurnaz olan ve hayvan gibi davranan insanlardır. Yani, rasyonel olarak bakıldığında haklısınız ve bir insan sevdiği yolda yürüse de, yine de "hayvan gibi davranır", akılsızdır ve mantık ötesi bir inançla hareket eder.

Ancak, Tora ve Mitzvot'u uygulamada her detayı ve hassasiyetiyle gözlemleyerek, eylemler sayesinde, Yaradan'ın bize yukarıdan yardım etmesiyle ödüllendirileceğimize inanmalıyız, böylece ilerlemek için güce sahip olacağız ve insanın yaratılış amacında var olan hazzı ve mutluluğu alması olan hedefi edinmekle ödüllendirileceğiz. Bu böyledir çünkü Tora ve Mitzvot'u koşulsuz olarak, sadece Yaradan'ın emri nedeniyle yerine getirdiğimizde, buna aşağıdan uyanış denir. Bu sayede, ışık ve bolluğun yukarıdan yayılması sağlanır ve onlar kötülüğün yönetiminden çıkabilir.

Bu, bilgelerimizin (Machilta adına RASHI) "Kanı gördüğümde, sizin üzerinizden geçip gideceğim ve sizi yok edecek hiçbir bela başınıza gelmeyecek" (Çıkış 13:12) yazılı olan şey hakkında söyledikleri gibidir. ("Kanı gördüğümde mi?" diye sorar. Ama O'nun huzurunda her şey ifşa olur! Ama Yaradan dedi ki, 'Emirlerimle meşgul olduğunuzu görmek için bakarım ve üzerinizden geçer giderim."

Bilgelerimizin, başlarına bir bela gelmesin diye, yani "ölüm" denilen kötülüğün kontrolünden çıkmak için, "Hayatlarında kötü olanlara 'ölü' denir" dedikleri gibi, bize uygulamada çalışma verildiğini görüyoruz. Yaptığımız çalışma sayesinde, "Ve bu sizin için bir belirti olacaktır" dediği gibi, Yaradan bize ifşa olur. Ne öğreniyoruz? "Gerçekleştirdiğiniz Mitzva'ya karşılık olarak, size merhamet edeceğim." Böylece Mitzvot uygulaması sayesinde kişi, "kötü eğilim" olarak adlandırılan alma arzusunun hükmünden kurtulur ve ihsan etme arzusunu edinmekle ödüllendirilir.

Ancak, tek bir çizgide yürüyen, uygulamayla yetinen kişi, Yaradan'ın rızası için çalıştığında ve niyetin de Yaradan'ın rızası için olacağını düşünmediğinde, Dvekut [bütünleşme] denilen ihsan etme arzusunu edinemez. Bu böyledir zira kişinin hiçbir eksikliği yoktur. Dolayısıyla, zaten bir çizgiden sağ çizgiye geçmiş olan bu insanlar, alçaklıklarını gördüklerinde, kişinin içinde Yaradan'ın rızası için bir şey yapmak isteyen tek bir organ olmadığını gördüklerinde, Yaradan'ın onları ölümden, yani kendine olan sevginin hükmünden kurtarması için özlem duyarlar. O zaman, Yaradan'ın kendisine ifşa olmasıyla ödüllendirilme yolu, yani ihsan etme arzusuyla ödüllendirilme, ki bu kişi Yaradan'a bağlı olduğunda, Tora ve Mitzvot'u gözlemlemenin ödülünün Yaradan'la Dvekut olmasını istediğinde, kişi sadece uygulama sayesinde bununla ödüllendirilebilir. "Yaptığın Mitzva'ya [Mitzvot'un tekili] karşılık olarak, sana merhamet edeceğim" ifadesinin anlamı budur. Yani, O bize merhamet eder ve bizi alma arzusunun hükmü olan ölümden kurtarır.

Bununla birlikte, insanın ıslah yolunda olmayan her şeyi yapabileceğini görüyoruz. Bunun hem yetişkinler hem de küçük çocuklar için geçerli olduğunu görüyoruz. Ve özellikle de bunu küçük çocuklarda görüyoruz çünkü yetişkinlerde her şey zaten çeşitli nedenler gerektiriyor, bu yüzden de gerçeği göremiyoruz. Ama çocuklarda bunu daha açık bir şekilde görüyoruz; çocuklar bütün gün çalışabilirler ama onlardan bir şey yapmalarını istediğimizde, bu iş için enerjilerinin olmadığını söylerler. Bunun, kapların kırıldığı Nekudim dünyasına kadar uzandığını bilmeliyiz. Bu nedenle ıslahla ilgili olmayan her şeyi yapacak gücümüz vardır. Ancak ıslahla ilgiliyse, bedenin direnci nedeniyle zaten bir emek söz konusudur.

Bu nedenle, kişi tek bir çizgide yürüdüğünde, Tora ve Mitzvot'u her şekilde gözlemleyebilir. Ancak sağ çizgide ilerlediğinde, çalışma ıslah yolunda olduğunda, kişi "doğru" yolda yürümek için büyük çaba sarf etmelidir. İşte bu yüzden güçlenmeye ihtiyacımız vardır.