TES Cilt 1
KISIM 3
İÇ GÖZLEM
Direkt Işık ve Yansıyan Işık, On Sefirot’un on üç türünü açıklayan, on beş bölüm içerir.
Birinci Bölüm
İki konu içerir
1. Üst ışığın “çarparak çiftleşme” için genişlediği, bayağılığın dört safhası olan direkt ışığın on Sefirot’u. 2. Bu dört safha, Assiya dünyasının çizgisinin başlangıcından sonuna kadar her bir parıltıda, aralarında hiçbir değişiklik olmaksızın eşittir.
ARİ’nin bu bölümde açıkladığı on Sefirot’un on üç türü arasındaki farkı anlamalıyız.
1. Burada ARİ’nin sözlerinden anladığımız on Sefirot KHB TM’un on üç türü vardır ve biz bunların aralarındaki farkları bilmeliyiz;
1. Buradan (Bölüm 1, madde 3) getirilmiş olan direkt ışığın on Sefirot KHB TM’u. 2. Buradan (2. Bölüm, 1. ve 2. Maddeler) getirilmiş olan, yansıyan ışığın on Sefirot KHB TM’u. 3. Buradan (Bölüm 2, madde 3) getirilmiş olan, Nefeş, Ruah, Neşama, Hayâ, Yehida adlı on Sefirot. 4. Buradan (2. Bölüm, madde 3) getirilmiş olan kök, ruh, beden, giysi ve salon adı verilen on Sefirot. 5. Buradan (3. Bölüm, madde 4) getirilmiş olan, eşit seviyedeki on Sefirot KHB TM. 6. Biri bir diğerinin üzerinde ortaya çıkan on Sefirot KHB TM, buradan getirilmiştir (4. Bölüm, madde 1). 7. Dört Partzufim Abba, İma, ZA ve Nukva gibi birbiri ardına ortaya çıkan on Sefirot KHB TM, buradan getirilmiştir (Bölüm 5, madde 1 ve Bölüm 6, madde 4). 8. Partzuf’un Roş’unun on Sefirot KHB TM’u, buradan getirilmiştir (Bölüm 5, madde 3). 9. HGT olarak adlandırılan Tabur aracılığıyla, Partzuf’un Toh’unun on Sefirot KHB TM’u, buradan getirilmiştir (5. Bölüm, madde 2). 10. Partzuf’un Sof ‘unun Tabur’dan başlayarak aşağıya doğru on Sefirot KHB TM’u 7.Bölüm’den buraya getirilmiştir. NHY olarak adlandırılır. 11. Dört dünya Atzilut, Beria, Yetzira ve Assiya olarak adlandırılan on Sefirot KHB TM buradan getirilmiştir (Bölüm 14, maddeler 1, 2, 3). 12. Atzilut dünyasının ABYA’sı olarak adlandırılan, dört Partzufim Abba, İma, ZA ve Nukva olan on Sefirot KHB TM bölüm 15’ten buraya getirilmiştir. 13. ABYA’nın Partzufim’inden olan her bir Partzuf’un içinde bulunan “İç ABYA” adı verilen on Sefirot KHB TM. Her Partzuf’un Roş’u Keter’dir, Peh’ten Hazeh’e kadar Atzilut’tur; Hazeh’den Tabur’a kadar Beria; Tabur’dan aşağı ise Yetzira ve Assiya’dır.
2. Önümüzde on üç tür, on Sefirot bulunmaktadır. Bu türlerin hepsi, aynı isimleri taşır ve birbirleriyle çakışır. Ancak aralarında çok büyük farklar vardır ve her bir türdeki ayrımın, kendi mantığı ve geçerliliği ile iyice kavranması, ön bilgi gerektirir. Ancak daha sonra bunun geçtiği her yerde hangi çeşit on Sefirot’a işaret ettiğini inceleyebilir.
Direkt ışığın on Sefirot’unu içermeyen hiçbir derece yoktur.
3. HB TM’un dört safhası olan, direkt ışığın on Sefirot’u ve bunların Keter adı verilen kökleri, daha önce detaylı bir şekilde açıklanmıştı (3. Kısım, 1. Bölüm, İç Işık, madde 9). Bu on Sefirot, Ein Sof ışığının kendisinde birleşmiştir ve Ein Sof dışında tüm dünyalarda yeni bir ışık yoktur. Sonuç olarak direkt ışığın bu dört safhası, Assiya çizgisinin başından sonuna kadar her bir aydınlatmada, hiçbir ayrım olmaksızın eşit olarak mevcuttur (bkz. Bölüm 2, madde 3 ve İç Işık, madde 9).
İkinci Bölüm
Yansıyan ışığın on Sefirot’unu açıklar ve üç konuyu içerir:
1. Eğer perde onu geriye doğru itmemiş olsaydı, Malhut’ta alım için uygun olabilecek ışığın ölçüsüne yansıyan ışık denir. 2. Kısıtlamanın ardından, yansıyan ışık, dördüncü safha yerine, üst ışık için alım kabı haline gelmiştir. 3. Kısıtlamanın öncesinde, dördüncü safha Keter, Hohma, Bina ve Zeir Anpin’in tüm safhalarını kıyafetlendirdiğinden, perde tarafından reddedilen yansıyan ışıkta ayırt edilen ışığın beş safhası vardır ve bunlar direkt ışığın beş safha KHB TM’unu kıyafetlendirir. Üçüncü maddede NRNHY adı verilen on Sefirot ve SNGLH adı verilen on Sefirot’u açıklamaktadır.
Direkt ışığın on Sefirot’u, yansıyan ışığın on Sefirot’unu kıyafetlendirir.
1. ARİ’nin (1. Bölüm, 1.-2. Ve 3. maddelerdeki) sözleriyle buraya getirilen, yansıyan ışığın on Sefirot’u ile ilgili olarak, onlar, direkt ışığın Malhut kabının perdesinde, Ein Sof ışığının, çarparak çiftleşmeyle genişlemesiyle ortaya çıkarlar. Perde, Malhut kabına ait olan direkt ışığı tutar, böylece o, onun içinde genişlemez.
Bunun yerine, onu kendi yerine doğru geri iter. Bu, yansıyan ışık yani Malhut kabındaki alım için uygun olan tüm ışığın ölçüsü anlamına gelir, ancak o bunu almamış ve ondan geriye doğru itilmiştir, dolayısıyla da oradan kaybolmuş sayılmaz. Daha ziyade, yükselen ve direkt ışığın dört safhasını da kıyafetlendiren bir alma kabı haline gelmiştir. Dolayısıyla burada, direkt ışığın on Sefirot’unun yansıyan ışığın on Sefirot’unda kıyafetlenmesi gibi, birbirini kıyafetlendiren on Sefirot’un iki safhası vardır.
Eğer onu tutan perde olmasaydı, dördüncü safhada, alım için uygun olacak olan ışığa yansıyan ışık denirdi. Kısıtlamanın ardından yansıyan ışık, kısıtlanmış olan dördüncü safhanın yerine alma kabı haline gelmiştir.
2. Yükselen tüm yansıyan ışık, yalnızca Malhut’un ışığı olsa da biz yine de bu yansıyan ışıkta on Sefirot’u ayırt ederiz. Bunun nedeni, kısıtlamanın öncesinde tüm on Sefirot’un tamamı için alma kabının yalnızca Malhut olmasıdır çünkü dokuz Sefirot, herhangi bir alma kabına sahip değildir. Bunun yerine, ARİ’nin (Bölüm 12, madde 1 ve İç Işık, madde 2’de) yazdığı üzere, onlar gerçek ışık olarak kabul edilirler.
Kısıtlamadan itibaren, Malhut artık hiç direkt ışık alamamaktadır. Böylelikle, Malhut tarafından reddedilen yansıyan ışık, onun yerine alma kabı haline gelmiştir.
Dolayısıyla, kısıtlama öncesindeki Malhut ışığı, Malhut’un orada kıyafetlendirdiği, direkt ışığın her safhasına karşılık gelen kapların beş safhası olarak idrak edilir. Artık Malhut yerine yansıyan ışık işlediğinden, Malhut’tan reddedilen bu ışıkta, direkt ışığın on Sefirot’unu kıyafetlendiren, on Sefirot’u da farkına varabiliriz. Buna ek olarak, Malhut kabında bulunan beş adet boş safhayı, ona ait olan ışıktan yani onun kısıtlama öncesinde sahip olduğu şeyden anlayabiliriz.
NRNHY olarak adlandırılan on Sefirot’un ve SNGLH olarak adlandırılanların açıklanması.
3. KHB TM adı verilen on Sefirot ile Nefeş, Ruah, Neşhama, Hayâ, Yehida olarak adlandırılan on Sefirot arasındaki fark, on Sefirot’un kaplarına KHB TM ve içlerindeki ışıklara ise NRNHY denmesidir.
Kök, ruh, beden, giysi, salon olarak adlandırılan on Sefirot özel bir anlam taşır: ZA ve Malhut kaplarından ve Haya ve Yehida ışıklarından yoksundurlar. Yalnızca kök, ruh, beden adı verilen kapların KHB’ına ve ışıkların NRN’ine sahiptirler. Bu, ikinci kısıtlamada Malhut’un Bina’ya yükselmesiyle gerçekleşmiştir (bkz. Bölüm 10)
Üçüncü Bölüm
Eşit seviyedeki on Sefirot’u açıklar. Beş konu içerir:
1. Manevi olan, geçtiği her yerde kendi yerini alır. Böylelikle, tüm alt Sefirot, üst Sefirot’ta kalır çünkü onlar onların içlerinden geçmişlerdir. 2. Direkt ışığın on Sefirot’u ve yansıyan ışığın on Sefirot’u birbirlerine ters sırada yer alırlar. 3. Yansıyan ışığın on Sefirot’u, her bir Sefira’yı on Sefirot’a tamamlar. 4. Direkt ışığın Keter’iyle birleşen yansıyan ışığın Malhut’u, Keter seviyesini elde etmiştir. Dahası, o tüm Sefirot’tan geçtiğinden, onların tümü Keter seviyesini elde etmiştir. 5. Uzunlamasına ortaya çıkan on Sefirot ve kalınlamasına ortaya çıkan on Sefirot.
1. Şimdi eşit seviyedeki on Sefirot’u açıklayalım: Eğer çiftleşmenin seviyesi Keter’e kadar ulaşırsa, o zaman kalınlamasına Keter’den Malhut’a kadar, birbirleri üzerinde kıyafetlenmiş yüz Sefirot içerir. Her biri uzunlamasına Keter’den Malhut’a kadar olan on Sefirot içerir.
Eğer çiftleşmenin seviyesi Hohma’ya kadarsa, her biri uzunlamasına dokuz Sefirot içeren kalınlamasına dokuz Sefirot’a sahiptirler. Birleşme seviyesi Bina’ya kadarsa, her biri uzunlamasına sekiz Sefirot içeren kalınlamasına sekiz Sefirot’a sahiptirler ve bu böyle devam eder. Bu, üst ışığın perdedeki her bir çarparak çiftleşmesi için geçerlidir. Bu, Bölüm 1’de ARİ’nin sözlerinden buraya getirilmiştir.
2. Bunun nedeni, manevi bir şeyin bir yerden başka bir yere hareket ettiğinin söylendiği her yerde, bunun dünyevilikte olduğu gibi ilk yeri terk ettiği ve ikinci bir yere geldiği anlamına gelmemesidir. Bu yalnızca bir eklemeyi ima eder çünkü ikinci yere geldikten sonra dahi tam anlamıyla ilk yerde kalmaya da devam etmektedir. Maneviyatta hiçbir eksiklik olmadığı için ikinci bir yerin eklendiği anlaşılmaktadır.
Keter Sefira’sı direkt ışığın dört safhası HB TM’un kökü olduğundan, onlar zorunlu olarak ondan geçerler. Buradan anlaşılıyor ki onlar, köklerini onun içinde bırakmışlardır çünkü maneviyatta eksiklik yoktur. Bu nedenle, tek başına Keter’in Sefirası zorunlu olarak direkt ışığın tüm dokuz Sefirot KHB, HGT, NHY’ini içerir.
Hohma Sefira’sında da durum aynıdır. Bina ve TM onun içinden geçmiş ve böylelikle ondaki yerlerini belirlemiştirler. Bu nedenle, Hohma Sefira’sında, Hohma’dan Yesod’a sekiz Sefirot vardır. TM’un onun içinden geçerek kendisinde bir yer edindiği Bina için de durum aynıdır. Böylelikle Bina, Bina’dan Yesod’a yedi Sefirot’a sahiptir. Bu aynı zamanda Tifferet’teki HGT NHY ve Malhut’ta da aynı şekildedir.
Dolayısıyla Keter, Malhut hariç, direkt ışığın dokuz Sefirot KHB HGT NHY’ini içerir çünkü Malhut direkt ışığa değil yalnızca yansıyan ışığa sahiptir. Hohma sekiz Sefirot içerir; direkt ışığın HB HGT NHY’si, Bina ise yedi Sefirot içerir – direkt ışığın Bina, HGT NHY’si. Hesed, direkt ışığın altı Sefirot HGT NHY’sini içerir ve bu benzer şekilde devam eder. (2. Kısım, İç Gözlem, 9. Bölüm’de) açıklandığı üzere, her bir üst Sefira, maneviyatta hiçbir eksiklik olmadığından, kendi içinden geçmiş olan tüm alt Sefirot’u içerir.
3. Daha önce sözü edilen bu birleşme, yansıyan ışığı yükselten ve onları kıyafetlendiren, perdede çarparak çiftleşme yapılmadan önce dahi, direkt ışığın on Sefirot KHB TM kuvvetiyle gerçekleşmiştir. Ancak, Malhut’taki perdede çarparak çiftleşme yapıldıktan ve yansıyan ışık Malhut’taki perdeden yükseldikten ve direkt ışığın Sefirot’unu kıyafetlendirdikten sonra, yansıyan ışık bütün hepsinin seviyesini eşitler.
Örneğin, çarparak çiftleşme, yansıyan ışığı Keter’e yükselten dördüncü safhanın perdesinde gerçekleşseydi, yansıyan ışığın on Sefirot’u KHB, HGT, NHYM, Malhut’tan burada ortaya çıkar ve direkt ışığın KHB HGT NHY’ini kıyafetlendirirdi. Bu nedenle, yansıyan ışığın on Sefirot’u, direkt ışığın on Sefirot’una göre ters sıradadır.
Bu böyledir çünkü direkt ışığın on Sefirot’unun kökü, yukarıda Keter’dedir, yukarıdan aşağıya, Keter’den Yesod’a kadar dururlar. Ancak yansıyan ışığın on Sefirot’unun kökü, ondan çıktıklarından, Malhut’tadır ve aşağıdan yukarıya doğru durdukları anlaşılır. Yansıyan ışığın Keter’i yani kök Malhut’tadır, yansıyan ışığın Hohma’sı ise direkt ışığın Yesod’undadır. Yansıyan ışığın Bina’sı direkt ışığın Hod’unda ve yansıyan ışığın Hesed’i direkt ışığın Netzah’ındadır. Yansıyan ışığın Gevura’sı direkt ışığın Tifferet’indedir, yansıyan ışığın Tifferet’i direkt ışığın Gevura’sındadır. Yansıyan ışığın Netzah’ı direkt ışığın Hesed’indedir, yansıyan ışığın Hod’u da direkt ışığın Bina’sındadır. Yansıyan ışığın Yesod’u direkt ışığın Hohma’sındadır, yansıyan ışığın Malhut’u direkt ışığın Keter’indedir. Böylelikle, Malhut’ta başlayıp Keter’de sona erecek şekilde aşağıdan yukarıya doğru durmaktadırlar.
4. Yansıyan ışığın on Sefirot’u, direkt ışığın on Sefirot’uyla birleştiğinde, her birinde on Sefirot bulunur. Böylece, hiçbir direkt ışığa sahip olmayan Malhut, Keter’den Malhut’a, yansıyan ışığın on Sefirot’unu elde etmiştir. Bu böyledir çünkü onların hepsi, onun içinden geçmiş ve onun içinde kalıcı olarak kalmışlardır, zira maneviyatta hiçbir eksiklik yoktur.
Direkt ışığın yalnızca tek bir Sefira’sına sahip olan, direkt ışığın Yesod’u, artık Hohma’dan Malhut’a kadar hepsi onun içinden geçtiklerinden, yansıyan ışığın dokuz Sefirot’una sahiptir. Yalnızca iki Sefirot’a sahip olan direkt ışığın Hod’u, artık Bina’dan Malhut’a kadar yansıyan ışığın sekiz Sefirot’unu elde etmiştir. Üç Sefirot’a sahip olan direkt ışığın Netzah’ı ise Hesed’den Malhut’a kadar yedi Sefirot elde etmiştir.
Bu, direkt ışığın sekiz Sefirot’u HB HGT NHY’e sahip olan, direkt ışığın Hohma’sı, yansıyan ışığın Yesod’unu ve Malhut’unu edinene ve on Sefirot’ta tamamlanana kadar, benzer şekilde devam eder. Direkt ışığın dokuz Sefirot’u KHB HGT NHY’e sahip olan direkt ışığın Keter’i şimdi yansıyan ışığın Malhut’unu edinmiş ve on Sefirot’ta tamamlanmıştır.
5. Yansıyan ışığın Malhut’unun, direkt ışığın Keter’i ile birleştiği için, Keter seviyesini elde ettiği anlaşılmaktadır. Yansıyan ışığın Yesod’u, direkt ışığın Hohma’sı ile birleştiği için Hohma seviyesini elde etmiş ve Hod da Bina ile birleştiği için Bina seviyesini elde etmiştir.
Bu nedenle, Keter ile birleşen yansıyan ışığın Malhut’u Keter’in seviyesi haline geldiğinden ve Hohma’dan geçerek orada yerleştiğinden, direkt ışığın Hohma’sının Keter seviyesini edindiği düşünülmektedir. Böylelikle Hohma da Keter seviyesini elde etmiştir.
Benzer şekilde, direkt ışığın Bina’sı da Keter seviyesini elde etmiştir çünkü Hohma ve Keter haline gelen yansıyan ışığın Yesod ve Malhut’u onun içinden geçmiş ve köklerini onda bırakmıştır. Benzer şekilde, direkt ışığın her bir Sefira’sı, Keter seviyesini edinmiştir çünkü Keter ile bağ kurmuş olan yansıyan ışığın Malhut’u sayesinde, zorunlu olarak onların içinden geçmiş ve onların içlerine yerleşmiştir. Böylece, yansıyan ışık yükseldikten ve direkt ışıkla birleştikten sonra, Keter’e kadar tüm Sefirot’lar kendi seviyelerinde eşit hale gelmiştir.
6. Her bir Sefira’nın, direkt ışığın yansıyan ışıkla birleşmesiyle birlikte on Sefirot ile bütünleştiği ve bu bütünleşmenin kalınlık bakımından birbirlerini kıyafetlendirdiği düşünülmektedir. Bunun nedeni onların eşit seviyede olmalarıdır.
Böylece, kendi içselliklerinde, Keter’in on Sefirot’unun tamamı Keter’den Malhut’a kadar uzunlamasına durur. Onlar, Keter’den Malhut’a kadar uzunlamasına duran Hohma’nın on Sefirot’u tarafından kalınlık bakımından kıyafetlendirilmişlerdir. Bina’nın on Sefirot’u da onları Keter’den Malhut’a vb, kıyafetlendirir, ta ki Malhut’taki on Sefirot, Keter’den Malhut’a kadar hepsinin dışında kıyafetlenene kadar.
Ortaya çıkıyor ki dördüncü safhanın perdesine üst ışığın çarpmasıyla meydana gelen her bir çarparak çiftleşmeden, yüz Sefirot ortaya çıkmalıdır, yani uzunlamasına, her biri kalınlamasına on Sefirot’a genişleyen ve her biri Keter’e kadar eşit seviyede olan on Sefirot.
Benzer şekilde, üçüncü safhanın perdesindeki çarparak çiftleşmeden, üçüncü safhanın dokuz Sefirot’u uzunlamasına ve dokuz Sefirot’u kalınlamasına ortaya çıkar, bunların seviyesi Hohma’ya kadar eşittir. Yine benzer şekilde, ikinci safhanın çarparak çiftleşmesinden, Bina’ya kadar, tümü eşit seviyede, uzunlamasına sekiz, kalınlamasına sekiz Sefirot meydana gelmiştir ve bu böyle devam eder.
Dördüncü Bölüm
Biri bir diğerinin üzerinde ortaya çıkan on Sefirot’u açıklar, iki konu içerir:
1. Her biri eşit seviyede, çarparak çiftleşme yoluyla ortaya çıkan, her yüz Sefirot, tek bir Sefira olarak kabul edilir. 2. Eşit seviyede bulunan on Sefirot, tek bir çarparak çiftleşmeden ortaya çıkar ve her biri bir diğerinin üzerinde ortaya çıkan on Sefirot ise beş çarparak çiftleşmeden ortaya çıkar.
On Sefirot’un beş seviyesi, bayağılığın beş safhasından, her biri bir diğerinin üzerinde ve arınma yoluyla ortaya çıkar.
1. Şimdi her biri bir diğerinin üzerinde ortaya çıkan on Sefirot’u açıklayacağız. Bilmelisiniz ki, üst Malhut kabındaki beş safha nedeniyle, yukarıda bahsedilen çarparak çiftleşmeden, her biri bir diğerinin üzerinde, beş seviye meydana gelir ve bu, perdenin arındırılmasından ve onun, Malhut kabında bulunan bayağılığın üst beş safhasında görülmesinden kaynaklanır.
Perde, dördüncü safhanın bayağılığı olarak adlandırılan Malhut kabındaki bayağılığın tamamının üzerinde olduğunda bu, ondan yansıyan ışıkta beş safha bulunuyor olarak kabul edilir. Bu nedenle onlar direkt ışığın tüm beş safhasını da kıyafetlendirirler.
Ancak, dördüncü safhanın bayağılığı arındırılırsa, ondan geri gönderilen yansıyan ışık, onun yalnızca dört safhası olduğundan, direkt ışığın Keter safhasını kıyafetlendirebilmek için oldukça kısa kalırdı. Bu konu İç Gözlem (2. Bölüm, madde 72’de) zaten yeterince açıklanmıştır, bunu oradan çalışın, bu konuyu burada daha fazla detaylandırmaya gerek yok.
2. Ancak, bilmeliyiz ki, üstteki perdede, beş bayağılık safhasının derece sırasına göre “çarparak çiftleşme” için, üst ışığın herhangi bir genişlemesi, her genişlemede on Sefirot uzunlamasına ve on Sefirot kalınlamasına olmak üzere yüz Sefirot olmasına rağmen, yine de içindeki en yüksek Sefira’nın adını taşıyan tek bir Sefira olarak kabul edilir. Eğer en yükseği Keter ise hepsine Keter denir; seviyesi Hohma’nın Sefirası ise, hepsine Hohma adı verilir ve bu benzer şekilde böyle devam eder.
3. Bu nedenle, Keter seviyesinden Malhut seviyesine kadar perdenin arındırılması nedeniyle, biri bir diğerinin üzerinde ortaya çıkan bu beş seviye, beş Sefirot KHB TM olarak kabul edilir. Seviyelerin her biri uzunlamasına ve kalınlamasına onar Sefirot’a sahip olmalarına rağmen, yine de, bu yüz Sefirot’un tümü aynı seviyede olduğundan, en yüksek olanın adını taşıyan tek bir Sefira olarak kabul edilirler.
4. Dolayısıyla, eşit seviyede bulunan on Sefirot ile her biri bir diğerinin üzerinde bulunan on Sefirot arasındaki büyük farkı böylelikle görebilirsiniz. Eşit seviyedeki on Sefirot, tek bir çarparak çiftleşmeden ortaya çıkar ve hepsi tek bir Sefira olarak kabul edilir. Bununla birlikte, birbirleri üzerinde ortaya çıkan on Sefirot KHB TM, beş çarparak çiftleşmeyle ortaya çıkar çünkü perde dördüncü safhadan üçüncü safhaya ve bu şekilde köke kadar kademeli olarak arındırılır.
Her biri eşit seviyede olmak üzere uzunlamasına ve kalınlamasına onar Sefirot içerir. Dolayısıyla, bu beş seviye, her biri bir diğerinin üzerinde, KHB TM olarak kabul edilir ve bu beş seviye içindeki en yüksek Sefirot’un ismi ile anılır.
Böylece on Sefirot’un beş türü arasında bulunan büyük farkları açıklamış olduk. Şöyle ki; kendi içlerinde ve kendilerinden oldukları şekilde direkt ışığın on Sefirot’u; seviyeleri eşit olan direkt ışık ve yansıyan ışığın on Sefirot’u; NRNHY’ın on Sefirot’u; on Sefirot SNGLH ve birbirleri üzerinde bulunan on Sefirot.
Beşinci Bölüm
Roş ve Toh’un birbirleri üzerinde ortaya çıkan on Sefirot’unu açıklar, dört konu içerir:
1. Bir Partzuf, tam bir derece anlamına gelir ve bu derece Roş, Toh, Sof’un on Sefirot’undan üç tane içerir. 2. Roş’un on Sefirot’u, kapların köklerinden başka bir şey değildir çünkü perdenin bayağılığı aşağıdan yukarıya doğru yükselemez. 3. Yansıyan ışık, yukarıdan aşağıya, Tabur’a doğru alçalarak on Sefirot’a genişledikten sonra, tam kapların on Sefirot’unu meydana getirir, buna Toh’un on Sefirot’u adı verilir. 4. Roş’un Malhut’una Peh; Guf’un Malhut’una ise Tabur denir.
1. Şimdi, biri diğerinin altında meydana gelen on Sefirot’u açıklayacağız, bunlar beş Partzufim AA, Abba, İma, ZA ve Nukva’dır. Öncelikle Sefira ile Partzuf arasındaki farkı açıklayacağız ki bu gerçekten de büyük bir farktır. Bir Sefira ya direkt ışığın tek bir safhasıdır veya eşit seviyede bulunan yansıyan ışıkta kıyafetlenmiş on Sefirot’tur. Ancak bir Partzuf ise tam kaplar ve derecenin Sium’u olarak, kendi içinde tamamlanmış olan tam bir derecedir. Bu nedenle, her Partzuf’un on Sefirot’un üç spesifik safhasına sahip olmalıdır: Roş’un on Sefirot’u, Toh’un on Sefirot’u ve Sof’un on Sefirot’u.
Çarparak çiftleşmeden dolayı aşağıdan yukarıya doğru yükselen yansıyan ışık, tam kaplar değil yalnızca kapların kökleridir. Onlar Roş’un on Sefirot’udur.
2. Partzuf konusu burada (12. Bölüm, 3 ve 4. maddeler, bkz. İç Işık), ARİ’nin sözleriyle açıklanmıştır. Ancak bunları iyice anlayabilmek için burada detaylandırmam gerekiyor. Aşağıdan kısıtlama sonucunda Malhut’un, Ein Sof ışığının alımı için bir kap olmayı durdurduğunu zaten biliyorsunuz. Bunun yerine, ondan yükselen yansıyan ışık, alma kabı haline gelir.
Ayrıca (İç Işık, Bölüm 12’de) şöyle açıklanmıştır, Malhut’tan yukarı doğru yükselen yansıyan ışık, eksiksiz, tam alma kapları olarak değil, yalnızca kaplar için kökler olarak kabul edilir. Bu böyledir çünkü perdenin kuvveti ve Malhut kabının içindeki bayağılık, Malhut’un bulunduğu yerinden biraz dahi olsa yukarı yükselemez. Ancak daha sonra, Yansıyan ışık alçalarak Malhut kabını, yukarıdan aşağıya, kendisinden ve kendi içinden on Sefirot’a genişlettiğinde kaplar tamamlanır (bkz. İç Işık, Bölüm 2, madde 3). Bunu orada inceleyin, çünkü bu konu ile ilgili ayrıntıya girmenin yeri burası değil.
Malhut’tan aşağıya doğru genişleyen yansıyan ışık, Partzuf’un Toh’u için kapları oluşturur.
3. Yukarıdakilere istinaden iyice anlaşılıyor ki on Sefirot, yansıyan ışığın on Sefirot’unu, o, direkt ışığı kaplar için kökler olarak kıyafetlendirebilsin diye, yükseltebilmek adına, ilk önce çarparak çiftleşme için genişlemelidir. Aşağıdan yukarıya doğru yükselen yansıyan ışıkla kıyafetlendirilen bu on Sefirot’a, Roş’un on Sefirot’u denir. Bu demektir ki onlar kaplar için başlangıçtır yani köklerdir.
Kapları tamamlamak için, yansıyan ışık alçalmalı ve Malhut’tan Roş’u kıyafetlendiren direkt ışığın tüm seviyesi ile birlikte, Malhut’tan aşağıya doğru genişlemelidir. Kaplar bu genişleme neticesinde yapılır ve tamamlanır. Bu genişleme, ARİ’nin açıkladığı üzere Guf veya Partzuf’un Toh’u olarak adlandırılır (12. Bölüm, madde 5).
Roş’un on Sefirot’una görünüş denir, Toh’un on Sefirot’u ise genişleme olarak adlandırılır. Roş’un Malhut’u Peh, Guf’un Malhut’u da Tabur olarak bilinir.
4. Şimdi artık, her Partzuf’ta bulunması gereken Roş’un on Sefirot’u ve Guf’un on Sefirot’unun gerekliliği konusunu iyice açıklığa kavuşturmuş olduk, çünkü yansıyan ışığı, kapların kökleri olacak olan on Sefirot olarak açığa çıkarabilmek için, öncelikle bir çarparak çiftleşmeye ihtiyacımız vardır.
Onlar Malhut’tan aşağıya doğru genişlediklerinde, tam kaplar olarak ortaya çıkan on Sefirot’a Guf veya Toh’un on Sefirot’u denir. Ayrıca bilmelisiniz ki, yansıyan ışığı Malhut’tan yukarıya Roş’un on Sefirot’u olarak yükselten çarparak çiftleşmeye ARİ “görünüş” olarak atıfta bulunmuştur.
ARİ, Roş’un Malhut’undan aşağı doğru inen Guf’un on Sefirot’unu “genişleme” olarak adlandırır. Ayrıca bilmelisiniz ki Roş’un Malhut’una Peh adı verilir, Guf’un Malhut’una da Tabur veya Roş’un Malhut’unun Malhut’u denir, bunları bilmeli ve hatırlamalısınız.
Altıncı Bölüm
Biri diğerinin üzerinde ortaya çıkan KHB TM olan Toh’un on Sefirot’unu ayrıntılı olarak açıklar, dört konu içerir:
1. İlk görünüş, kaplar için kökleri oluşturmak için, Roş’un Peh’indedir. İkinci görünüş ise tam kapları yapabilmek için Tabur’dadır. 2. Derecenin genişleyebilmesi için en bayağı kaba ihtiyacımız olmasına rağmen, yine de o bayağılığın çektiği ışık daha arı olan kabı kıyafetlendirir. 3. Dördüncü safhanın kabı arındırıldığında, Malhut kabı tamamlanmıştır, çünkü kıyafetlenme açısından dördüncü safha, Malhut olarak kabul edilir ve üçüncü safha arındırıldığında ise ZA kabı tamamlanmıştır, vb. 4. Beş kap KHB TM arındırılıp üst üste konduktan sonra, ışık geri dönmüş ve onları bir kez daha kıyafetlendirmiştir.
Toch’un birbiri üzerinde ortaya çıkan on Sefirot’unun ayrıntılı açıklaması.
1. Bu sözler aynı zamanda ARİ’nin (Hayat Ağacı, Heichal AK Shaar AHP, Bölüm 3’teki) sözlerinde de yer almaktadır. Bunu orada şu sözlerle bitirmektedir: “Ancak ZAT olan Guf’a doğru giden kaplar, hala Nefeş’in Nefeş’ine çarpacak bu güce sahip değildirler. Akudim ışığı ve Ayin (göz) ışığı olan, aşağıdan yukarıya ikinci görünüş vasıtası ile ışık geri dönmüş ve ZAT’ı kıyafetlendirmiştir.”
Kaplar için ikinci görünüşe neden ihtiyaç vardır?
2. ARİ’nin bu sözlerinde, O’nun, Roş’taki görünümün yanı sıra Guf’un kaplarında da ikinci bir görünüşün gerekli olduğu konusunu nasıl detaylandırdığını ve kesinlik kazandırdığını görüyorsunuz. Bu böyledir çünkü onların ışığın iki safhasına sahip olmaya ihtiyaçları vardır, bunlar Akudim ışığı ve Ayin ışığıdır. Görünen o ki şunu sormalıyız: “Yansıyan ışığın on Sefirot’unun Malhut’tan aşağıya genişlemesi, Guf’un on Sefirot’unu oluşturmak için neden yeterli değildi ve neden ikinci bir görünüme ihtiyaç duyuldu?”
İlk görünüşte on Sefirot’un yalnızca bir seviyesi ortaya çıktı. İkinci görünüşte ise beş çiftleşmeden, biri diğerinin üzerinde, beş seviye orta çıktı.
3. Yukarıda (4. Bölüm, madde 4’te) bahsedilenlerden öğreniyoruz ki çarparak çiftleşme yoluyla o anda ortaya çıkan ve seviyeleri eşit olan on Sefirot, yalnızca tek bir Sefira olarak kabul edilir. Bu demektir ki, onlar o seviyedeki en üst Sefira’nın adını alırlar. Böylelikle, yansıyan ışığı Malhut’tan yukarıya, seviyesi eşit olan Roş’un on Sefirot’una yükselten ilk görünüşle ve aynı zamanda onların Malhut’tan aşağı doğru genişlemesiyle, burada Guf’un on Sefirot’u eşit seviyede ortaya çıkmıştır.
Ancak, hala burada Roş’ta bir Sefira ve Guf’ta da bir Sefira vardır. Ayrıca, biliyorsunuz ki bir derece on Sefirot’tan daha azıyla tamamlanmaz. Bu nedenle ikinci bir görünüşe ihtiyaç duyulmaktadır. İkinci görünüş vasıtasıyla on tam Sefirot ortaya çıkar ve bunlar perdenin arındırılmasının bir sonucu olarak ortaya çıkan beş çarparak çiftleşme vasıtasıyla biri diğerinin üzerinde beş seviye KHB TM’dur (bkz. İç Işık, Bölüm 12, madde 8).
Kaplardaki ışıkların kıyafetlendirilmesi ile ilgili olarak, daha arı olan daha büyük bir ışığı kıyafetlendirir.
4. Bilmelisiniz ki bu yukarıdaki beş seviye, Guf’ta, aşağıdan yukarıya ortaya çıkan ikinci görünüm vasıtasıyla ortaya çıkar. İlk önce Malhut ortaya çıkar, sonra ZA, daha sonra Bina ve hepsinin üzerinde de Keter meydana gelir. Bunun nedeni (İç Işık, Bölüm 11, madde 3’te yazıldığı gibi), her ne kadar daha önemli bir seviyenin ihsan edilmesi, daha bayağı bir kabı gerektirse de, yine de o bayağılığın çektiği ışığın orada kıyafetlenememesidir.
Bu böyledir çünkü daha önemli olan ışık daha arı olan kapta kıyafetlenir. Buradan şu sonuç çıkar ki, her ne kadar Malhut kabının dördüncü safhası daha önemli ışığı, yani Keter seviyesini çekse dahi, yine de Keter’in ışığı dördüncü safhadaki Malhut kabında kıyafetlenmez. Ancak yalnızca her türlü bayağılıktan tamamen arındırılmış olan Malhut kabında, yani Malhut kabı kök safha derecesinde arındırıldıktan sonra orada kıyafetlenebilir ve bu hepsi için aynı şekildedir.
Kaplar, Malhut’tan Keter kabına kadar, biri diğerinin üzerinde olacak şekilde ortaya çıkmıştır.
5. Bu nedenle, Malhut’un dördüncü safhadan üçüncü safhaya arındırılmasından sonra, dördüncü safhanın kabının ışıksız kaldığı anlaşılmaktadır. Daha aşağıdaki ışığa uygun olan Malhut kabı yani Nefeş ışığı bundan oluşmuştur.
Bunun sonrasında o üçüncü safhadan ikinci safhaya arındırıldı ve üçüncü safhadaki Malhut kabı da ışıksız kaldı. Bu da, Nefeş ışığından bir derece daha yüksek olan Ruah ışığına uygun ZA kabını oluşturdu.
Daha sonra, ikinci safhadan birinci safhaya arındırıldığında, Malhut’un ikinci safhası da ışıksız kaldı ve böylece Neşama ışığına uygun olan Bina kabını oluşturdu. Ve daha sonra, birinci safhadan kök safhaya dek arındırıldığında ve Malhut’un birinci safhası da ışıksız bırakıldığında, Hayâ ışığına uygun Hohma kabı oluşturuldu.
Malhut’un kök safhası, Yehida ışığı olarak adlandırılan Keter ışığına uygundur. Bu beş kap KHB ZA ve Malhut birbiri üzerinde oluştuktan sonra, üst ışık geri dönmüş ve onları kıyafetlendirmiştir.
Işıkların uzatılması ile kaplardaki ışıkların kıyafetlendirilmesi arasında ters bir ilişki vardır. Bir uzatmada, daha bayağı olan daha önemlidir, kıyafetlendirmede ise daha arı olan daha önemli.
6. Dördüncü safhanın perdesine çarparak çiftleşme, Keter seviyesinde ve Yechida ışığında on Sefirot üretir. Ayrıca dördüncü safhanın bayağılığının bir kısmı Malhut’tan arındırıldığında Keter seviyesi oradan kaybolur. Bununla birlikte, Malhut’un dördüncü safhada bulunan o kısmı, Malhut’un Nefeş olan ışığı için yalnızca bir kap haline gelir.
Ayrıca, Malhut kabındaki üçüncü safhanın bayağılığının bir kısmı, çarparak çiftleşme yoluyla Hayâ ışığında Hohma seviyesini üretir. Üçüncü safhanın bayağılığının bu kısmı Malhut’tan arındırıldığında ise Hohma seviyesi ortadan kalkmıştır. Bununla birlikte, üçüncü safhadaki Malhut’un bu kısmı, yalnızca, Ruah olan ZA’in ışığı için bir kap haline gelmiştir.
Bu, ikinci safhanın bayağılık kısmı – Neşama ışığı için kap, birinci safhanın bayağılık kısmı – Hayâ ışığı için kap ve onun kök safhaya kadar arındırılmış ve Yehida ışığı için bir kap haline gelmiş olan kısmı için de geçerlidir.
Beş kap KHB TM ikinci görünüşte yapıldı.
7. Böylelikle, perdenin arındırılması esnasında gerçekleştirilen ikinci görünüşte beş kap oluşmuş ve her biri diğerinin üzerinde yapılanmıştır. İlk önce Malhut ortaya çıkar, daha sonra ZA, ardından Bina ve Hohma ve ardından da Keter.
8. ARİ şöyle yazmıştır: “Akudim ışığı ve Ayin ışığı olan, aşağıdan yukarıya doğru ikinci görünüşte ışık geri döndü ve ZAT’ı kıyafetlendirdi”. Burada, perdenin arındırılması esnasındaki ikinci görünüşte yukarıdan aşağıya doğru dört çarparak çiftleşme gerçekleştirdiğini söylemek istiyor. Böylelikle, o, ZAT’ı kıyafetlendirebilmek adına yani alt yedi olarak adlandırılan Partzuf’un Guf’unun ışığı için on Sefirot üretir.
Peh’ten Tabur’a kadar uzanan on Sefirot’a Akudim denir. Çarparak çiftleşme için genişleyen ışığa ise görünüş adı verilir.
9. Şöyle söylenmiştir “onlar Akudim ve Ayin ışığıdır”. Bu böyledir çünkü Roş’un Malhut’undan, Malhut’un Malhut’una kadar uzanan üst Malhut’un beş kısmına Akudim adı verilir. Bu böyledir çünkü tüm ışıklar tek bir kapta yani Malhut’ta Akudim’dir (bağlanmıştır) çünkü onların hepsi Malhut’un parçalarıdır. Yukarıdaki ikinci görünüş gibi, çarpmak için genişleyen ışığa ise Ayin ışığı denir.
Yedinci Bölüm
Partzuf’un Sof’unun on Sefirot’unu açıklar ve üç konu içerir:
1. Perdenin bayağılığı, Toch’un on Sefirot’u içinde kontrol etmez çünkü ışıkları sonlandıran Malchut’un Malchut’u aşağıda, Tabur’dadır ve onun bayağılığı, bulunduğu yerin üstünü etkileyemez. Ancak, Sof’un on Sefirot’unda, sonlanan Malchut’un onların üzerinde olduğu yerlerde, perdenin bayağılığı onları kontrol eder. 2. Bu nedenle, Sof’un on Sefirot’una dişi ışık denir, çünkü o alır ve ihsan etmez, zira o sadece yansıyan ışığı almaya uygundur. 3. Bu nedenle, Partzuf’u sona erdirirler ve aydınlatmasını durdururlar.
Peh ile Tabur arasındaki ve Tabur’dan aşağıya doğru olan fark.
1. ARİ’nin her Guf’tan daima “yedi alt Sefirot” adıyla söz etmesinin büyük bir önemi vardır. Malchut’taki bayağılığın ve sınırın sadece yukarıdan aşağıya, yani Malchut’tan aşağıya doğru yansıyan ışığın aydınlatması sırasında işlediğini zaten biliyorsunuz.
Bilin ki burada, ışığın tam kaplarda kıyafetlenmesinden önce, yani Peh’ten Tabur’a kadar yukarıdan aşağıya yansıyan ışığın aydınlatılması ile tam kaplarda kıyafetlendikten sonra, yani Tabur’dan aşağıya yansıyan ışığın yukarıdan aşağıya aydınlatılması arasında büyük bir fark vardır.
Bu böyledir çünkü yukarıdan aşağıya doğru önceki kıyafetlenme “Partzuf’un Toch’u” olarak adlandırılır yani Partzuf’un özü anlamına gelir, çünkü Partzuf’taki tüm direkt ışık orada giydirilmiştir. Bu yere “Partzuf’un Peh’inden Tabur’una kadar” denir; burada Peh, Malchut’un Keter’i, Tabur ise Malchut’un Malchut’udur.
Partzuf’un Sof’unun on Sefirot’u yansıyan ışıktır.
2. Kaplardaki kıyafetlenme tamamlandıktan sonra, yukarıdan aşağıya doğru inen yansıyan ışık, Partzuf’un Sium’unun on Sefirot’u olarak kabul edilir. Bu yere “Tabur’dan aşağıya,” Partzuf’un Sium’una denir.
Tabur, Malchut’un Malchut’udur. Kısıtlamadan itibaren artık direkt ışık alamaz. Dolayısıyla, Peh’ten Tabur’a kadar aynı on Sefirot, Tabur’un altında da parlamalarına rağmen, direkt ışık parıldamayla yayılmadığından, sadece yansıyan ışık olduğundan, bu nedenle dişi ışık olarak kabul edilir, yani almak ve ihsan etmemek anlamına gelir. Ayrıca, bu on Sefirot’ta ihsan etme ve genişleme yoktur ve bu nedenle bu dereceyi sona erdirirler.
Alttakinin üsttekinde neden olduğu her şey, alttakine de verilir. Peh’te hala alım yoktur.
3. “O halde, Peh de kısıtlamadan itibaren, direkt ışık almayan Malchut safhası olduğuna göre, direkt ışık, Peh’ten aşağıya doğru nasıl geçer?” diye sorabiliriz. Kısıtlamanın, onun bir alma kabı olması anlamında dördüncü safha üzerinde yapıldığını yani Malchut’un zaten kendi başına genişledikten ve tüm üst ışığı giydirdikten sonra, yapıldığını biliyorsunuz.
Ancak Roş’un Malchut’u olan Peh, orada, aşağıdan yukarıya doğru işler yani herhangi bir alma kabına sahip değildir, sadece yansıyan ışığı yukarıya doğru yükseltir. Böylece, Roş’un on Sefirot’unun genişlemesine neden olduğu için, HB TM’unn dört safhası boyunca oradan aşağıya, ondan ve onun içinden de genişleyebilir.
İlk üç safha: Malchut’taki Hochma, Bina ve Tifferet, direkt ışığı almak için uygundur. Burada sadece Malchut’un Malchut’u, yani Tabur, Malchut’un kabı olarak kabul edilir. Kısıtlama onun üzerinde baskı yapar ve o, direkt ışığı içine alamaz.
Almak için gelmiş olan Tabur, direkt ışıkla genişlemeye uygun değildir, ancak sadece yansıyan ışıkla genişleyebilir.
4. Buradan, her zaman aşağıdan yukarıya doğru işleyen Malchut’un, dört safha boyunca ondan ve onun içinden genişleme yeteneğine sahip olduğunu ve ilk üç safhada direkt ışık aldığını anlayabilirsiniz. Bununla birlikte, zaten yukarıdan aşağıya doğru işleyen Malchut, yani genişleyen Malchut’un içindeki Malchut, artık onun içinde herhangi bir direkt ışık almaya uygun değildir, zira kısıtlamanın gücü zaten onun üzerindedir. Aşağıdan yukarıya doğru işleyen Malchut’a, Malchut’un Keter’i veya Peh denir. Yukarıdan aşağıya doğru işleyen Malchut’a, Malchut’un Malchut’u veya Nefesh’in Nefesh’i veya Tabur denir.
Roş’ta kaplar için sadece kökler, Toch’ta direkt ışık için kaplar, Sof’ta ise sadece yansıyan ışık vardır.
5. Her Partzuf’un, Roş, Toch ve Sof’u arasındaki farkı açıklığa kavuşturduk. Roş’un on Sefirot’unun tam bir alma kabı yoktur, zira aşağıdan yukarıya doğru yükselen ve onları giydiren yansıyan ışık, kap olarak kabul edilmez, ancak sadece Partzuf’taki direkt ışığı yakalamak için kullanışlıdır. Bu şekilde, daha sonra parıldayabilir ve yukarıdan aşağıya doğru geçebilir ve bu nedenle bunlara, kaplar için kökler denir.
Peh’ten Tabur’a kadar Partzuf’un Toch’unun on Sefirot’u, Partzuf’taki direkt ışığın kıyafetlenmesinin çoğunun meydana geldiği, tam kaplardır. Partzuf’un Sof’unun on Sefirot’u, direkt ışık olmadan yansıyan ışık oldukları için, dişi ışık olarak kabul edilirler. Onlar alırlar ve ihsan etmezler ve bu nedenle Partzuf’u sona erdirir ve ışıklarını durdururlar.
Sekizinci Bölüm
AA, AVI ve ZON ya da Galgalta, AB, SAG, MA ve BON olarak adlandırılan ve birbirlerinden neden-sonuç yoluyla ortaya çıkan, on Sefirot’un alt alta sıralanışını açıklamaya başlar ve üç konuyu içerir:
1. Kısıtlamadan sonra ortaya çıkan ilk on Sefirot, Adam Kadmon olarak adlandırılır. 2. Adam Kadmon’a Keter dünyası denir çünkü dördüncü safha bu dünyada çarparak çiftleşme için çalışır. 3. Her Partzuf için çiftleşme, bir üst Partzuf’tadır.
Beş Partzufim GASMB’ın basamaklanmasının ve birbirlerinden ortaya çıkmalarının nedenini açıklar.
1. Şimdi Partzufim’in birbiri ardına sıralanışını ve neden-sonuç ilişkisi gereği birbirlerinden nasıl doğduklarını açıklayacağız. Daha az kelime ve daha geniş bir anlam kullanmak için, Roş’un beş safhasından şu şekilde bahsedeceğiz: Galgalta, Eynaim, Ozen, Hotem, Peh ve Guf’un beş safhası: Keter, Hochma, Bina, Zeir Anpin ve Malhut.
Perdenin arındırılmasını, bir yükseliş olarak adlandıracağız, çünkü yükseliş arındırma anlamına gelir. Örneğin, dördüncü safhanın üçüncü safhaya arındırıldığını söylemek istediğimizde, Malhut’un ZA’ya yükseldiğini söyleyeceğiz. Bunu unutmadığınızdan emin olun.
ASMB olan, dört harf HaVaYaH’daki dört dolum.
2. Beş Partzufim AA, Abba, İma, ZA, Nukva’nın isimlerini şu şekilde ifade edeceğiz: HaVaYaH isminin dört dolumunun Gematria’sına uygun olarak Galgalta, AB, SAG, MA, BON. Keter olan Partzuf AA’yı, Galgalta ismiyle adlandıracağız.
Hochma olan ve AVİ olarak da adlandırılan, Partzuf Abba, Yodin (Yod’un çoğulu) ile doldurulmuş HaVaYaH olan, AB olarak adlandırılacaktır, şunun gibi: Yod (יוד), Hey (הי), Vav (ויו), Hey (הי), bu da AB (72) eder.
YESHSUT olarak da adlandırılan, Bina olan Partzuf İma, Yodin ile doldurulmuş HaVaYaH olan SAG olarak adlandırılacak ve Vav’da Aleph ile şöyle olacaktır: Yod (יוד), Hey (הי), Vav (ואו), Hey (הי), SAG’a karşılık gelir (63).
Partzuf ZA, MA olarak adlandırılacaktır ki HaVaYaH, Alephin [Aleph’in çoğulu] ile şöyle doldurulur: Yod (יוד), He (הא), Vav (ואו), He (הא), bunlar MA’ya eşittir (45). Malhut olan Partzuf Nukva, HaVaYaH olan BON olarak adlandırılacak, Heyin [Hey’in çoğulu] ile şöyle doldurulacaktır: Yod (יוד), Heh (הה), Vav (ואו), Heh (הה).
Bu dolguların ve hesaplamaların nedeni, 288 kıvılcımla ilgili olarak “Panim Meirot u Masbirot” adlı kitabımda açıklanmıştır ve burada eklenecek bir şey yoktur.
Ein Sof çizgisindeki ilk on Sefirot, Adam Kadmon dünyası olarak adlandırılır. Seviyesi Keter’e ulaşır. Her bir Partzuf için çiftleşme, bir üsttekinde olmalıdır.
3. Kısıtlamadan sonra ortaya çıkan ilk on Sefirot’un, Adam Kadmon olarak adlandırıldığını zaten biliyorsunuz. Beş Partzufim içerir, Galgalta, AB, SAG, MA, BON, yukarıda açıklandığı gibi, her biri kendi Roş, Toch, Sof’unu içerir. Genellikle Keter dünyası veya Adam Kadmon dünyası olarak adlandırılır. Onun bütününe Keter denmesinin nedeni “İç Işık” bölümünde açıklanmıştır, çünkü dördüncü safhanın perdesi, gerçek ölçüsünde, başka hiçbir dünyada işlemez.
Her bir Partzuf’un Roş’unun, on Sefirot’u için çarparak çiftleşmenin, kendi üst Partzuf’unun Roş’unun Peh’inde olması gerektiğini bilmelisiniz. ARİ’nin burada (Bölüm 3, madde 12) dört dünya ABYA ile ilgili olarak açıkladığı gibi, Atzilut’un on Sefirot’u için çiftleme Atzilut’un üstündeki dünyada, yani AK’da ve Beria için Atzilut’ta vs. yapılmıştır.
Dokuzuncu Bölüm
AK’un, Partzuf Galgalta’sının ortaya çıkış sırasını açıklar ve üç konu içerir:
1. Ein Sof ışığının çarparak çiftleşme için ilk genişlemesi. 2. Çiftleşme, yansıyan ışığı Keter’e kadar yükselten dördüncü safhanın bir perdesi üzerinde yapıldı ve Roş’un on Sefirot’u, Toh’un on Sefirot’u ve Sof’un on Sefirot’u ortaya çıktı. 3. Malhut’un, Peh’ten aşağıya doğru Guf’un on Sefirot’una genişleyebilmesinin nedeni, alttakinin üsttekinde neden olduğu tüm ışığın, alttakinin de onunla ödüllendirilmesidir. Malhut, kendi yansıyan ışığıyla Roş’un on Sefirot’unun yakalanmasına neden olduğundan, bu nedenle on Sefirot da elde etmiştir.
AK’un, Galgalta’sının Roş’unun on Sefirot’u.
1. İlk olarak AK dünyasındaki ilk Partzuf olan AK’un Partzuf Galgalta’sını açıklayacağız. Öncelikle, Ein Sof’un Malhut kabındaki perdeye çarparak çiftleşmeye kadar genişlediğini zaten biliyorsunuz. O sırada, Malhut kabından reddedilen yansıyan ışık yükselir ve Keter seviyesine kadar direkt ışığın dört safhasını giydirir.
Ayrıca, direkt ışığın on Sefirot’unun yansıyan ışığın on Sefirot’una giydirilmesine, kapların kökleri anlamına gelen Roş’un on Sefirot’u denildiğini de biliyorsunuz. Bu böyledir çünkü aşağıdan yukarıya doğru yansıyan ışığın kıyafetlenmesi, sadece Partzuf’taki ışığı tutmak için yeterlidir ancak onu gerçekten kıyafetlendirmek için yeterli değildir.
Roş’un Malhut’unun, on Sefirot için genişlemesinin nedeni, bir üst derecesinde ışığa neden olan her derecenin de onunla ödüllendirilmesidir.
2. Üst dünyalardaki yasanın, bir üsttekine ışık eklenmesine neden olan herhangi bir derecenin, bu ışık ilavesinin tamamının geri döndüğü ve buna neden olan dereceye de verildiği şeklinde olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla, Malhut kendisine ait olan ışığı almadığından ve onu yerine geri gönderdiğinden, yani üst ışık için bir giysi haline gelen ve Roş’taki üst ışığı tutan yansıyan ışıktır. Bu yansıyan ışık olmasaydı, bu üst ışık orada hiç tutulamazdı.
Bu nedenle, orada neden olduğu Roş’un on Sefirot’unun tüm seviyesinin geri dönmesini ve Malhut’un kabına doğru genişlemesini gerektirir. Bu, hakkında şöyle denen, ZA gibidir: “Birden, üç ortaya çıkar; bir, üçün içinde var olur.” Burada da, Malhut’ta, bir Sefirot’tan dokuz Sefirot çıktığı için, bir tanesi dokuz Sefirot’ta var olur ve her ikisine de Guf denir.
AK’un Galgalta’sının Toh’unun on Sefirot’u
3. Böylece, yansıyan ışık bir kez daha Malhut’un kabında, onu KHB TM’un beş safhasına genişletecek şekilde parlayacaktır. Roş’un direkt ışığının on Sefirot’u da Malhut’un on Sefirot’unda, yani Tabur adı verilen içindeki Malhut’ta parlar ve genişler. Malhut’un genişlemesinin, bu yukarıdaki beş safhası, Partzuf’taki üst ışığı giydirmek için tam kaplar haline gelir, bu yüzden onlara Guf denir (bkz. İç Işık, Bölüm 3, madde 3 ve Bölüm 3, madde 1).
AK’uun Galgalta’sının Sof’un on Sefirot’u
4. Tabur’dan aşağıya doğru, üstteki ışık, kısıtlama ve içindeki perde nedeniyle artık orada genişleyemez. Dolayısıyla, orada yalnızca, direkt ışık olmaksızın, genişleme gücüne sahip olmayan, yansıyan ışığın bir aydınlatması vardır ve bu nedenle Partzuf’u sona erdirir. (Bölüm 7, madde 2). Böylece AK’un Galgalta adı verilen, ilk Partzuf’unun Roş, Toh, Sof’u açıklanmış oldu.
Onuncu Bölüm
AK’un, AB olarak adlandırılan ikinci Partzuf’unu açıklar ve dört konu içerir:
1. Saran ışık, dördüncü safhanın perdesini üçüncü safhaya arındırır. Parlamayı durdurmayan üst ışık, ona çarpmış ve perde yansıyan ışığı yükseltmiş ve Hochma’ya kadar direkt ışığın on Sefirot’unu giydirmiştir. Buna AK’un AB’sı denir. 2. Maneviyatta “biraz” diye bir şey yoktur. Böylece, üçüncü safhanın bayağılığını almadan önce, köküne kadar tamamen arıtılmıştır. 3. Köke doğru arınmaya, Tabur’dan Peh’e yükseliş denir. 4. Perde üçüncü safhanın bayağılığını edindikten sonra, Galgalta’nın Peh’indeki kökündeyken, yerine - yani AK’un Galgalta’sının Chazeh’inin yerine - geri geldi. Üzerine bir çarparak çiftleşme yapıldı ve AK’un Partzuf AB’sının Roş, Toch ve Sof’u, AK’un Galgalta’sının Peh’inden [Chazeh] aşağıya doğru ortaya çıktı.
Saran ışık, dördüncü safhanın perdesini üçüncü safhaya arındırır.
1. Malchut kabının bayağılığı için geçerli olan arındırma yasasını zaten biliyorsunuz. Buna göre, Malchut kabındaki bayağılık, Partzuf’un tüm seviyesini çekse ve buna neden olsa bile, üst ışık oraya çekildikten ve Partzuf’u giydirdikten sonra, Malchut’taki bayağılığı arındırma, saran ışığın doğası gereğidir (bkz. İç Gözlem, Bölüm 2, madde 72). Böylece, üst ışık AK’un yukarıdaki Partzuf Galgalta’sını giydirdikten sonra, içindeki Malchut’taki perdede, dördüncü safhanın bayağılığının arıtılmasına neden oldu. Bundan dolayı, üçüncü safhanın Malchut’unda yeni bir perde ortaya çıktı.
Üçüncü safhanın perdesinde, Hochma seviyesinde Roş’un on Sefirot’unun ortaya çıkması.
2. Üst ışık, yaratılan varlıklar için bir an bile parlamayı durdurmaz. Sonuç olarak, üçüncü safhanın bayağılığı üzerinde bir perde kurulduğu anda, Malchut yansıyan ışığı yükseltip üst ışığı giydirdiğinde, Ein Sof’un ışığı derhal çarparak çiftleşme için, ona doğru genişler. Ancak, dördüncü safhanın bayağılığı ortadan kalktığı için, reddedilen ve Malchut’tan yükselen yansıyan ışığın ölçüsü azalmıştır ve artık eskisi gibi Keter seviyesini değil, sadece Hochma seviyesini kıyafetlendirmeye ulaşır.
Hochma seviyesi, AK’un AB’sı olarak adlandırılan, kendi Partzuf’una ayrılmıştır.
3. Fiziksel maddelerin, birbirlerinden konum uzaklığıyla ayrılması gibi, manevi maddelerin de birbirlerinden, kendi içlerinde başlatılan form eşitsizliği ile ayrıldığını zaten biliyorsunuz. Mesafenin ölçüsü, aralarındaki eşitsizliğin ölçüsü gibidir.
Bu nedenle, üçüncü safhanın perdesi, AK’un Partzuf Galgalta’sının içinde, yeni ışık seviyesiyle birlikte başlatılıp ortaya çıktığında, bu form eşitsizliği artık bu yeni seviyeyi ayırır ve kendi ayrı safhasına çıkarır. Böylece bu yeni seviyeyi, AK’un Partzuf AB’sı olarak adlandırılan ve sadece Hochma’ya kadar ulaşan, AK’un ikinci bir Partzuf’u olarak fark ederiz.
AK’un AB’ı, AK’nun Partzuf Galgalta’sının Peh’inde yapılan üçüncü safhanın perdesine çarparak çiftleşmesinden ortaya çıktı
4. Böylece AK’un ikinci Partzuf’unun yayılmasının nedeni ve sebebinin, üst ışığın giydirilmesi nedeniyle Malhut’un kabındaki perdenin bayağılığında her zaman işleyen arınma yasası olduğunu görürüz. Böylece, AK’un, Galgalta adı verilen ilk Partzuf’unda üst ışığın giydirilmesi tamamlandıktan sonra, Malhut’un perdesindeki dördüncü safhanın bayağılığı, üçüncü safhanın bayağılığı ölçüsünde arıtılmıştır. Sonuç olarak, AK’un Galgalta’sının Peh’ine yükselen üçüncü safhanın perdesinde yapılan bu çarparak çiftleşme, AK’un Partzuf AB’ı olarak adlandırılan Hohma seviyesinde, AK’un ikinci Partzuf’unu ortaya çıkardı.
Perdedeki bayağılığın, kökün bayağılığına kadar arındırılması Roş’un Peh’ine bir yükseliş olarak kabul edilir
5. Ancak bu, Malhut dördüncü safhadan arındıktan ve üçüncü safhanın bayağılığında durduktan hemen sonra, Partzuf AB’nın yayıldığı ve orada ortaya çıktığı anlamına gelmez. Bu böyledir çünkü maneviyatta “ biraz” diye bir şey yoktur ve Malhut’tan bir miktar bayağılığın arındırılması ve Malhut’ta bir miktar bayağılığın kalması tamamen imkânsızdır.
Aksine, Malhut arınmaya başladığından beri, tamamen arınana kadar, Keter’in ışığının giydirildiği kök safhasına benzeyene kadar, tüm bayağılığından arınmaya devam etmelidir (Bölüm 6, madde 4). Köke doğru bu arınmanın “Malhut’un Keter’e yükselişi” veya “Tabur’un, Roş’un Peh’ine yükselişi” olarak adlandırıldığını bilin, çünkü Peh, Malhut’un Keter’i ve Tabur, Malhut’un Malhut’udur (bkz. Bölüm 7, madde 4).
Yükseliş arınma ve düşüş ise daha fazla bayağılaşma anlamına gelir.
6. Burada yükselişin arınma, düşüşün ise daha fazla bayağılaşma anlamına geldiğini unutmamalısınız. Daha arınmış olan daha yüksek olarak kabul edilir. Partzuf’un Guf’undaki on Sefirot KHB ZA ve Malhut’un Peh’ten Tabur’a kadar birbiri üzerinde durması meselesi, herhangi bir hayali yere atıfta bulunmaz, sadece arınma ve bayağılaşma meselesine atıfta bulunur.
Bu nedenle, en arınmış kap olan Keter, Partzuf’un Roş’unun Peh’inin yanında, yani hepsinin üzerinde durduğu kabul edilir. En bayağı olan Malhut ise aşağıda, Partzuf’un Guf’unun Tabur’unun yerinde, yani hepsinin altında duruyor olarak kabul edilir.
Alttaki ile üsttekinin form eşitliği, üsttekinin yerine gelmek olarak kabul edilir
7. Bununla birlikte, basitçe şunu anlamalısınız ki, Malhut’un içindeki dördüncü safhanın bayağılığından arındığını ve kök safhası kadar arınmış kaldığını söylediğimizde, bundan dolayı onun gerçekten kökünün yerine, yani Peh adı verilen Keter’ine geldiğini, çünkü onun kadar arınmış olduğundan, onunla aynı derecede olduğunu anlarsınız.
Perde yükseldikten ve Galgalta’nın Peh’ine dahil olduktan sonra, son safha hariç, içindeki bayağılık yenilendi.
8. Böylece Malhut tamamen arındırıldığında ve kök safhasında kaldığında, o kendi yaratıcısına yani Roş’un Peh’ine yükselir, çünkü Roş’un Peh’i safhası, yukarıdan aşağıya doğru önceki tüm genişlemenin köküdür. Orada Roş’un Malhut’unda işleyen çarparak çiftleşmeye dahil olur.
Bu nedenle, Malhut, kaybolan ve geri dönmeyen son safha dışında, arındırılmadan önce sahip olduğu bayağılığı bir kez daha alır, çünkü son safha bir kayıt bırakmaz. Böylece, Galgalta’nın Roş’unun Peh’ine çarparak çiftleşmeye dahil olmasıyla, sadece üçüncü safhanın bayağılığını almış ve üzerinde Hohma seviyesinde on Sefirot ortaya çıkmıştır.
AB’nın Roş’unun on Sefirot’unun ortaya çıkışı ve onun Galgalta’nın Hazeh’inin yerine inişi
9. Perde, Galgalta’nın Roş’unun Peh’inde çarparak çiftleşmeye dahil edildikten ve içindeki bayağılık bir kez daha yenilendikten sonra, içindeki bayağılığın Galgalta’nın Peh’inin altındaki Tabur’un bayağılığı olduğu ve Galgalta’nın Peh’i ile ilgili olmadığı fark edilmiştir.
Bu fark ediş, perdenin, Galgalta’nın Roş’unun Peh’inden ayrılması ve ondan çıkması olarak kabul edilir. Hazeh adı verilen Galgalta’nın Guf’undaki üçüncü safhanın bayağılığıyla birlikte inmiş yani bayağılaşmıştır.
Galgalta’nın Peh’inde bulunduğu zamandan beri zaten Roş’un bayağılık perdesi ile birleşmiş olduğundan, Ein Sof’un ışığı, Hazeh’in yerindeyken de çarparak bir kez daha ona yayıldı ve üzerinde Hohma seviyesinde Roş’un on Sefirot’u ortaya çıktı. Üçüncü safhanın bayağılığına sahip bir perde, sadece Hohma seviyesini çektiği için Keter’den yoksundur ve bunlara AK’un Partzuf AB’ının Roş’u denir.
AK’un Partzuf AB’sının Roş’unun on Sefirot’unun kaynağının, AK’un Partzuf Galgalta’sının Peh’inde, yani perdenin Galgalta’nın Peh’inde çarparak çiftleşme sırasında ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Daha sonra, oradan Hazeh’in yerine indiler ve Hazeh’in yerine çarparak çiftleşmeden Hohma seviyesinde on Sefirot ortaya çıktı ve AK’un Galgalta’sını Hazeh’ten Galgalta’nın Peh’inin yakınına kadar giydirdiler yani Galgalta’nın Guf’unun Hohma’sına kadar, ama tam olarak Peh’e kadar değil, çünkü Peh, Galgalta’nın Guf’unun Keter’idir ve AB’nın Roş’u Keter’den yoksundur.
AK’un Partzuf AB’ının Toh, Sof’u.
10. Sonra bu yansıyan ışık geri döndü ve Malhut’u ondan ve onun içinden on Sefirot’a genişletti: ondan aşağıya, Toh’un on Sefirot’u olarak adlandırılan Guf’un on Sefirot’unun ortaya çıktığı içindeki Malhut’a. Direkt ışık olmadan yansıyan ışığın on Sefirot’u oradan aşağıya doğru genişledi, ki bunlar dişi ışıktır ve dereceyi sonlandırır. Böylece AK’un Partzuf AB’ının Roş, Toh, Sof’unu açıklığa kavuşturmuş olduk.
On Birinci Bölüm
Bina seviyesinde, AK’un SAG’ı olarak adlandırılan AK’nun üçüncü Partzuf’unu açıklar ve iki konu içerir:
1. AK’un AB’sı tamamlandıktan sonra, saran ışık geri döndü ve üçüncü safhanın bayağılığını, ikinci safhaya arındırdı ve Bina seviyesinde AK’un SAG’ı olarak adlandırılan Roş, Toh, Sof’un on Sefirot’u ortaya çıktı. 2. İlk olarak, Tabur’daki perde, AK’un AB’sı ile ilgili olarak yazıldığı gibi, Peh’deki köküne yükseldi.
Üçüncü safhadaki perdenin ikinci safhaya arındırılması. Roş’un perdesinde arınma yoktur, daha ziyade Tabur’un perdesinde vardır.
1. AK’un yukarıdaki AB Partzuf’u tamamlandıktan sonra, üst ışık onu giydirdi ve saran ışık, AK’un Galgalta Partzuf’unda (bkz. Bölüm 10, madde 4) olduğu gibi, perdedeki bayağılığı, yani AB’nın, Tabur adı verilen Guf’unun Malhut’u olan Malhut’un Malhut’undaki perdenin bayağılığını bir kez daha arındırdı. Bu böyledir çünkü aşağıdan yukarıya doğru işlediği için, Peh olarak adlandırılan Roş’un Malhut’unda, hiçbir Partzuf’ta arıtma yoktur ve ışık onun içinde hiç sınırlı değildir ve bu nedenle onu arındırmaz.
AK’un Partzuf SAG’ının, Roş, Toh, Sof’unun ortaya çıkışı
2. Tabur olarak adlandırılan AB’nın Malhut’u, tüm bayağılığından, yani üçüncü safhanın bayağılığından arındırılmış ve kök kadar arınmış hale gelmiştir. Böylece Malhut’un yaratıcısına yani AK’un AB’sının Roş’unun Peh’ine yükseldiği kabul edilir. Bu Peh, AK’un AB’sının Guf’unun on Sefirot’unun kökü ve yaratıcısıdır.
Peh’e yükseldiği için, kaybolan ve geri dönmeyen son safha dışında, kök, ona başlangıçtaki gibi bayağılığı ihsan etmiştir (bkz. Bölüm 10, madde 9). Sonuç olarak, Malhut, ikinci safhanın bayağılığıyla yeniden bayağılaşmıştır. Onun daha da bayağılaşmasını, geldiği ilk yere, yani AK’un AB’sının Tabur’unun yakınındaki Hazeh’e iniş olarak adlandırıyoruz (bkz. Bölüm 10, madde 10).
Orada, bir kez daha çarparak çiftleşme yapıldı ve ikinci safhanın yansıyan ışığı, bundan daha yükseğe ulaşmadığı için, Roş’un on Sefirot’u Bina seviyesinde ortaya çıktı. Toh’un on Sefirot’u ve Sof’un on Sefirot’u oradan aşağıya doğru genişledi (bkz. Bölüm 10, madde 9, 10). Bu Partzuf’a, AK’un Partzuf SAG’ı denir çünkü o, sadece Bina seviyesine sahiptir. AK’un geri kalan Partzufim’i de aynı şekilde ortaya çıkmıştır.
On İkinci Bölüm
On Üçüncü Bölüm
Partzufim’in birbiri içinde kıyafetlenmesini açıklar ve üç konuyu içerir:
1. Beş Partzufim’in biri diğerinin altında ortaya çıkmasının gerekliliği. 2. Üsttekinin Tabur’u, alttaki Partzuf için Roş’un Peh’i haline gelmiştir. Böylece her bir Partzuf, Tabur adı verilen üsttekinin Malchut’unun Malchut’undan ortaya çıkar. 3. Partzufim’in birbiri içindeki kıyafetlenmelerinin sırası.
Biri diğerinin altında olan beş seviye ile biri diğerinin üstünde olan beş seviye arasındaki fark
1. Şimdi, birbirinin üzerinde duran on Sefirot KHB, ZA, Malchut ile birbirinin altında duran beş Partzufim Galgalta, AB, SAG, MA, BON arasındaki farkı iyice anlayabilirsiniz. KHB, ZA ve Malchut’un on Sefirot’u, Malchut’un yaratıcıya yükselişi sırasında ortaya çıkmış ve yaratılmışlardır ve beş Partzufim’in her birinde meydana gelmişlerdir (bkz. Bölüm 10, madde 5).
Bu böyledir çünkü bir Partzuf’un doğumu, bir önceki Partzuf’taki perdenin ve Malchut’un yeni bir formda yeni bayağılık almak üzere, Roş’un Peh’ine yükselmesini gerektirir. O zaman, yeni Partzuf için yeni bir çiftleşme yapılır.
Ancak, Malchut’un arıtılması sırasında ortaya çıkan on Sefirot KHB ZON (bkz. Bölüm 6, madde 5) yeni bir bayağılık almaz. Aksine, her seferinde daha da yükselir ve arınırlar. Arınma bir yükseliş anlamına gelir. Böylece, üçüncü safha dördüncü safhanın üzerinde ve ikinci safha üçüncü safhanın üzerinde yaratılır vs.
Alttakinin Roş’unun Peh’i, üsttekinin Hazeh’inin yerinde ortaya çıkmalıdır
2. Bununla birlikte, Partzufim’in ortaya çıkışı sırasında, (örneğin) Partzuf AB, Partzuf Galgalta’dan çıktığında, Galgalta Guf’unun Malchut’u, Galgalta’daki Roş’un Peh’inin yerine yükselmelidir. Orada, üçüncü safhanın bayağılığını bir kez daha alır (Bölüm 10, madde 8, 9).
Bayağılığı almak, başlangıçta olduğu gibi, kendi yerine, Partzuf Galgalta’nın Tabur’una geri dönmek anlamına gelir. Orada, üçüncü safhadaki yeni çarparak çiftleşmenin zorunlu olarak Partzuf Galgalta’nın Tabur’unun [şimdi Chazeh olarak adlandırılır] yerinde meydana geldiği yazılıdır.
Böylece Partzuf AB’nın Roş’unun Malkut’unun, Partzuf Galgalta’nın Tabur’unun yerinde olduğunu görürsünüz. Buna göre, her zaman üst Partzuf’un Guf’unun Malchut’unun, alt Partzuf’un Roş’unun Malchut’u haline geldiğini göreceksiniz. Başka bir deyişle, üsttekinin Tabur’u alttakinin Roş’unun Peh’i haline gelir.
Beş Partzufim, alt alta ortaya çıkmalıdır
3. Bu şekilde, Galgalta’nın Tabur’unun Peh’i, AB’nın Roş’unun Peh’i haline gelmiş, AB’nın Tabur’unun Peh’i, SAG’ın Roş’unun Peh’i oldu ve SAG’ın Tabur’unun Peh’i, MA’nın Roş’unun Peh’i oldu. MA’nın Tabur’unun Peh’i, BON’un Roş’unun Peh’i oldu. Dolayısıyla, her Partzuf’ta birbirinin üzerinde ortaya çıkan iç on Sefirot’un aksine, beş Partzufim, birbirinin altında ortaya çıkmalıdır.
Her Partzuf, üsttekinin Malchut’un Malchut’undan ortaya çıkar
4. Buradan, her bir Partzuf’un bir üstteki Malchut’un Malchut’unun gücüyle yaratıldığı kuralı çıkar. Daha önce de açıklandığı gibi, üstteki Partzuf’un Tabur’u olarak adlandırılan üstteki Partzuf’taki Guf’un Malchut’u, sonraki Partzuf’un yaratıcısıdır.
Örneğin: Galgalta Partzuf’unun Tabur’unun Galgalta Roş’unun Peh’ine yükselmesiyle, orada üçüncü safhanın bayağılığını alır ve bunun birleşmesiyle AB adı verilen sonraki Partzuf ortaya çıkar. Galgalta’nın bu Tabur’u, Galgalta’nın Malchut’unun Malchut’udur, çünkü Peh, Malchut’tur ve Tabur da Malchut’un Malchut’udur. Böylece, üstteki Malchut’un Malchut’u alttakinin kökü ve yaratıcısıdır.
AK’un beş Partzufim’inin birbiri üzerinde kıyafetlenme sırası
5. Ancak yine de AK’un beş Partzufim’indeki kıyafetlenmenin sırasını anlamalısınız. AB Partzufu’nun Roş’unun Peh’i, Galgalta Partzufu’nun Tabur’unun yerinde durur (bkz. madde 3) ve aşağıdan yukarıya Galgalta’nın Roş’unun Peh’ine doğru uzanır çünkü orada, Galgalta’nın Tabur’u nedeniyle AB’nın Roş’unun on Sefirot’unun tam seviyesi olarak kabul edilir ve çiftleşmesi için bayağılığı almıştır (bkz. madde 2).
Bu nedenle, AB’nın Roş’unun on Sefirot’unun durduğunu ve Galgalta’nın Toch’unun on Sefirot’unu, yani Pe’den Tabur’a kadar, giydirdiğini söyleriz. Böylece, Partzuf Galgalta’nın Roş’u her zaman kıyafetlenme olmadan, açıkta kalır.
Roş’ta kıyafetlenme olmamasının nedeni
6. Benzer şekilde, Partzuf SAG’ın Roş’unun on Sefirot’u da AB’nın Toch’unun on Sefirot’unu giydirir ve Partzuf MA’nın Roş’unun on Sefirot’u da Partzuf SAG’ın Toch’unun on Sefirot’unu giydirir ve bu böyle devam eder. Başka bir deyişle, AB’nın Partzuf Galgalta’ya giydirilmesiyle ilgili olarak da yukarıdaki nedenden dolayı, zira hepsinin tek bir nedeni vardır: hepsi üsttekinin Tabur’unun, üsttekinin Peh’ine yükselişinin gücüyle ortaya çıkar. Sonuç olarak, alttakinin Roş’unun on Sefirot’u, üsttekinin Toch’unun on Sefirot’unun yerinde durur, yani Peh’ten Tabur’a kadar. Her üstteki ve daha yukarısı Peh’den itibaren, herhangi bir kıyafetlenme olmaksızın daima açıkta kalır.
On Dördüncü Bölüm
Dünyalarda iki kısıtlamanı olduğunu açıklar.
İlk kısıtlama, sadece Malchut üzerindeydi ve üstteki dokuzda herhangi bir kısıtlama yoktu. İkinci kısıtlamada, kısıtlama Bina’dan aşağıya doğru her dereceye geçti ve Bina, Tifferet ve Malchut her dereceden çıktı.
Bina’nın yerine yapılan Sium’a Parsa denir.
1. Şimdi “beş dünya” olarak adlandırılan on Sefirot’u açıklayacağız: Adam Kadmon, Atzilut, Beria, Yetzira ve Assiya. Burada, dünyalarda meydana gelen iki kısıtlamayı bilmemiz gerekir. İlk kısıtlama, Ein Sof’un ışığını içine almaması için sadece Malchut’un kabı üzerindeydi. Üstteki dokuz Sefirot herhangi bir perde ve kısıtlamadan uzak kaldı. Bu safhadan, 12. bölümde açıkladığımız gibi, Galgalta, AB, SAG olarak adlandırılan, AK dünyasındaki ilk üç Partzufim ortaya çıktı.
Bundan sonra, AK’un SAG’ının Partzuf Nekudot’unda, bu dünyanın noktasında duran Ein Sof ışığının çizgisini sona erdiren Malchut’un AK’unun SAG’ının Partzuf Nekudot’unun Chazeh’inin yerine yükseldiği ikinci bir kısıtlama vardı. Ein Sof ışığının çizgisi orada sona erdi ve Partzuf’un Çazeh’inden aşağıya doğru Tifferet ve NHYM’nin yarısı ışıksız, boş kaldı.
Malchut’un Tifferet adı verilen Guf’un Bina’sına yükselmesi nedeniyle, AK’un SAG’ının Partzuf Nekudot’unun Chazeh’inin yerinde, genel olarak çiginin ışığında yeni bir Sium yapıldığı gibi, her bir derecenin iç on Sefirot’unda da meydana geldi. O derecenin Malchut’u, o derecenin Bina’sına yükselmiş ve dereceyi orada sonlandırmıştır. O derecenin Bina’sı ve TM’si dereceden çıktı ve bir alt dereceye düştü. Bina veya Tifferet’in yerine ikinci kısıtlamada meydana gelen bu yeni Sium’a, Parsa denir.
Genel Parsa, Atzilut ve BYA arasında kesintiye uğrar
2. Şimdi genel Parsa perspektifinden konuşacağız. Bu dünyanın noktasında duran son Malchut, AK’un SAG’ının Partzuf Nekudot’unun Chazeh’inin yerine yükseldi ve çizginin ışığını orada sonlandırdı. Chazeh’in yerinde yapılan Sium’a “genel Parsa” denir.
Atzilut dünyası bu Parsa’dan yukarıya doğru ortaya çıktı. Bu Parsa’dan aşağıya doğru, Ein Sof çizgisinin ışığından boşaltılmış olan yerde, sonuçların ışığıyla üç dünya Beria, Yetzira, Assiya ortaya çıktı. Böylece, Tifferet’in yarısının yerinde, Beria dünyası; Netzah, Hod, Yesod’un yerinde, Yetzira dünyası ve Malchut’un yerinde, Assiya dünyası ortaya çıktı.
Özel ıslahların ardından, Beria dünyası, ikinci safhanın perdesi aracılığıyla Atzilut’un YESHSUT’undan alır. Yetzira dünyası, birinci safhanın perdesi aracılığıyla Atzilut’un ZA’inden alır ve Assiya dünyası, bayağılığın kökünün perdesi aracılığıyla Atzilut’un Malchut’undan alır.
ABYA dört seviye HB TM’dur
3. Dolayısıyla KHB TM olarak adlandırılan beş dünya vardır. AK dünyası, Keter derecesine yani AK’un Partzuf Galgalta’sının on Sefirot’una sahiptir. Bunun nedeni, her dünyanın seviyesinin ilk Partzuf’unun seviyesine göre ölçülmesidir, tıpkı Sefirot’taki seviyenin ölçüsünün en yüksek Sefira’sına göre olması gibi.
Atzilut dünyası, Hochma seviyesine sahiptir yani Partzuf AA’in on Sefirot’unda Atzilut ilk Partzuf olarak kabul edilir, zira Atik, Atzilut’tan daha yüksektir. Beria dünyası, Bina seviyesine sahiptir yani YESHSUT, Yetzira dünyası - ZA seviyesi ve Assiya dünyası - Malchut seviyesine sahiptir.
AK ve ABYA arasındaki temel fark, AK’un birinci kısıtlamadan, ABYA’nın ise ikinci kısıtlamadan olmasıdır. Atzilut, genel Parsa’nın üstündedir ve BYA bu Parsa’nın altındadır.
4. Bu beş dünya arasındaki farklar, öncelikle iki kısıtlamanın sonucudur. Adam Kadmon dünyası, Ein Sof çizgisinin bu dünyanın noktasına kadar parladığı ilk kısıtlamadandır. Dokuz Sefirot’u, her türlü perde ve kısıtlamadan arınmıştır.
Ancak, ABYA’nın dört dünyası ikinci kısıtlamadandır, burada Bina’dan aşağıya doğru her derecelerinde, Malchut’un Bina’ya her derecedeki yükselişi nedeniyle Malchut’un kısıtlaması zaten söz konusudur. Atzilut dünyası, ikinci kısıtlamadan olsa da, genel Parsa’dan yukarıya doğru durduğu için, hala herhangi bir perde ve kısıtlamadan uzaktır. Böylece Ein Sof çizgisinin ışığı, onun içinde sonuna kadar yani AK’un SAG’ının Partzuf Nekudot’unun Chazeh’inin yeri olan Parsa’ya kadar parlar.
Beria dünyası, zaten genel Parsa altındadır, yani Ein Sof çizgisinden gelen ışık durduktan sonra. Yalnızca çizginin ışığından kaynaklanan sonuç ışığına sahiptir. Bununla birlikte, AK’un SAG’ının Nekudot’unun Tifferet’inin yarısının yerinde durduğundan ve Tifferet, Guf’un Bina’sı olarak kabul edildiğinden, Guf’un KHB’sı HGT olarak adlandırılır, bu nedenle Bina’nın ışığını almak için ıslah edilmiştir ki bu da YESHSUT’tur.
AK’un SAG’ının Partzuf Nekudot’unun NHY’sının yerinde duran Yetzira dünyası, yani ZA safhası, Atzilut’un ZA’inin aydınlatmasını alacak şekilde ıslah edilmiştir. AK’un SAG’ının Partzuf Nekudot’unun Malchut’unun yerinde duran Assiya dünyası, Atzilut’un Malchut’unun aydınlatmasını alacak şekilde ıslah edilmiştir.
5. Dolayısıyla AK’da, ikinci kısıtlama gerçekleşmeden önce, Sium Raglin olan bu dünyanın noktası dışında, gerçek bir perde olmadığını görebilirsiniz. AK’da bu dünyanın noktasının üzerindeki yukarıda bahsedilen tüm perdeler, bu perdenin işlemlerinden başka bir şey değildir.
Perdenin bayağılığının bulunduğu yerden, bir nebze bile yukarı çıkamadığı bilinmektedir. Dolayısıyla, yalnızca perdenin etkileri bulunduğu yerin üzerine yükselir, ancak bunlar herhangi bir bayağılıktan yoksundur. Bu nedenle, AK’da hiçbir kabalık ve perde yoktur, ancak onun perdesi dördüncü safha olduğu için, tüm dünyaların en bayağısıdır. Bu böyledir çünkü bu bayağılık, sadece Sium Raglin’den aşağıya doğru aktif hale gelir ki bu da sadece bu dünyanın noktasındadır.
6. İkinci kısıtlama, Atzilut dünyasında meydana geldi ve dördüncü safhanın Malchut’unun bu dünyanın noktasından, AK’un SAG’ının Partzuf Nekudot’unun Chazeh’inin yerine yükselmesi nedeniyle, Atzilut ve BYA arasında Parsa inşa edildi. Atzilut’un ışığını orada durdurdu ve bu yeni Sium’a, Parsa adı verildi.
Bu nedenle, Atzilut’un tüm Partzufim’inin Sium Raglin’i, bu Parsa’nın yerinde meydana geldi, zira Ein Sof’un ışığı artık parlamaz, sadece bir sonuç ışığıdır. Üçüncü safhanın perdesi bu Parsa’dadır ve dördüncü safhanın Parsa’ya dâhil olması nedeniyle, AA’in Raglaim’ini ve diğer Partzufim’in perdelerini sona erdirir. Böylece, Ein Sof’tan gelen üst ışığı durdurduğu için Parsa’dan aşağıya doğru perdenin gücü hâkimdir.
Ancak, Parsa’dan yukarıya doğru hiçbir perde yoktur. Bunun yerine, Atzilut’un Sium Raglin perdesinden yukarıya doğru, yukarıda bahsedilen tüm perdeler, Atzilut’un beş Partzufim’inin Sium Raglin perdesinin gücüyle yükselen işlemlerden başka bir şey değildir. Bunlar tüm ışıklarını Sium Raglin’in perdesi tarafından alırlar, ancak perdenin bayağılığından hiçbir şey almazlar, çünkü perdenin bayağılığı bulunduğu yerin üzerine çıkamaz. Bu nedenle, Atzilut’un tüm Partzufim’inde hiçbir perde yoktur.
On Beşinci Bölüm
Atzilut’un beş Partzufim’indeki ve tüm derecelerdeki Keter ve ABYA konusunu açıklar ve iki konuyu içerir:
1. Atzilut’un Chazeh’indeki Parsa, Atzilut dünyasının kendisinin ABYA’ya bölündüğü genel Parsa’nın bir birleşimdir. 2. Tıpkı Atzilut dünyasının, genel Parsa’nın birleşmesinin gücüyle ABYA’ya bölünmesi gibi, her bir derece de iç ABYA’ya bölünür.
1. Şimdi Atzilut’un beş Partzufim’indeki Keter ve ABYA safhalarını açıklayacağız. AA Keter’dir ve AA’ni Peh’ten Chazeh’ine kadar giydiren üst AVİ Atzilut’tur. AA’yı Chazeh’ten Tabur’a kadar giydiren YESHSUT, Beria’dır ve AA’ni Tabur’dan aşağıya doğru giydiren ZA ve Malchut, Yetzira ve Assiya’dır.
Atzilut’un Chazeh’indeki Parsa, Atzilut dünyasının kendisinin ABYA’ya bölündüğü genel Parsa’nın bir birleşmedir.
2. Bu isimlerin nedeni, AK’un SAG’ının Partzuf Nekudot’u, Chazeh’inde bölündükten sonra, Chazeh’ten ve yukarıdan Atzilut dünyası bulunur ve Chazeh’ten ve aşağıdan Ein Sof’un ışığının çizgisinden ortaya çıkan, üç dünya BYA bulunur, önceki bölümde yazıldığı gibi, o aynı zamanda üsttekinin alttakinden birleşmesi olarak, Atzilut dünyasının kendisine de dâhil edilir. AA, Atzilut dünyasının özüdür, zira her on Sefirot’un seviyesi, en yüksek Sefira ile ölçüldüğü gibi, her dünya da Chazeh’de bölünmüş olan, ilk Partzuf’unun seviyesine göre ölçülür. Chazeh’den yukarıya doğru Atzilut olarak ve Chazeh’den aşağıya doğru Atzilut’ta BYA olarak kabul edilir. AA’in Chazeh’inin yerindeki Parsa, tüm Atzilut’un Sium’unun altında duran genel Parsa’nın bir birleşimidir.
Böylece, Roş’u kıyafetlenme olmadan ifşa olan AA’in kendisi, Keter olarak kabul edilir. Onu Chazeh’e kadar giydiren AVİ, Parsa’nın birleşmesinden bile uzaktır ve Atzilut olarak kabul edilir. Bununla birlikte, genel Parsa’nın dâhil olduğu AA’in Chazeh’inde, Parsa’nın altında duran YESHSUT, Beria olarak kabul edilir. ZA, AA’in sadece NHY’sını giydirir ve Yetzira olarak kabul edilir; ve AA’in Malchut’unu giydiren Malchut, Assiya olarak kabul edilir. Artık, AA’in Chazeh’inden aşağıya doğru uzanan YESHSUT ve Atzilut’un ZON’unda, üç BYA dünyasının nasıl bağlantılı olduğunu görebilirsiniz.
Tıpkı Atzilut dünyasının, genel Parsa’nın birleşmesini gücüyle ABYA’ya bölünmesi gibi, her bir derece de iç ABYA’ya bölünür.
3. Bu aynı zamanda ABYA’nın Partzufim’indeki her bir Partzuf’ta, Keter ve ABYA’nın on Sefirot’u konusunu da açıklar. Chazeh’te bölünmüş AA olan, Atzilut’un genel dünyasında açıklandığı gibi, Roş’u Keter’dir ve Peh’inden Chazeh’ine kadar Atzilut’tur. Chazeh’inden Tabur’una kadar Beria’dır ve Tabur’undan aşağıya doğru Yetzira ve Assiya’dır.
Bu, ABYA’daki tüm iç Partzufim için geçerlidir. İçlerindeki her bir Partzuf’ta, Roş Keter olarak kabul edilir, Peh’ten Chazeh’e kadar Atzilut olarak kabul edilir ve Chazeh’ten Tabur’a kadar Beria olarak kabul edilir. Son olarak, Tabur’dan aşağıya doğru Yetzira ve Assiya olarak kabul edilir.