Rabaş’ı Anma Günü (Yahrzeit) İçin Seçilmiş Alıntılar

Baal HaSulam'ın RABAŞ'a yazdığı bir mektup

1) Baal HaSulam, 38. Mektup

Mektubunu aldım ve aldığın Semicha (rabbinlik sertifikası) için seni kutlarım. Bu, ilerlemeni engelleyen ilk duvardır. Umarım bugünden itibaren başarılı olmaya başlar ve Kral’ın sarayına girene kadar gittikçe güçlenirsin.

Başka bir Semicha daha almanı isterim fakat şu andan itibaren acele et ve zamanının önemli bir kısmını bedenini güç ve cesaret toplamak için hazırla, tıpkı “yükü çeken bir öküz ve yükü yüklenmiş bir eşek gibi.” Hiç vakit kaybetme “çünkü yol uzun ve erzak az.”

“Bu hazırlık nerede?” diye sorarsan, Kalshin’li ADMOR’dan duyduğum gibi sana anlatacağım. Eski zamanlarda, kişi önce “kralın kızına hizmet eden yedi genç kız,” olarak adlandırılan, yedi dışsal öğretinin tümünü ve aynı zamanda korkunç bir çileyi de elde etmek zorundaydı. Gerçi Yaradan’ın gözünde çoğu bir ayrıcalık kazanmadı. Ancak bizler ARİ’nin öğretileri ve Baal Şem Tov’un çalışma-yöntemleri ile ödüllendirilmiş olduğumuzdan, bu gerçekten herkes için mümkündür ve yukarıdaki hazırlıklar artık gerekli değildir.

Yaradan’ın lütfuyla O’nun tarafından seçildiğim ve onları kararlı bir şekilde kabul ettiğim bu ikisine adım atarsan ve benim görüşüm sana babanın oğluna yakın olduğu kadar yakın olursa, ağızdan ağıza almaya hazır olduğunda onları sana kesinlikle aktaracağım.

RABAŞ'ın yazılarından seçilmiş alıntılar

2) Rabaş, 8. Mektup

Günün sonunda, bunlar belli bir yerde, belli bir liderin yönetimi altında olmak için bir araya gelen bir grup insandır. İnsanüstü bir cesaretle onlara karşı olanlara göğüs gererler. Gerçekten de onlar güçlü bir ruha sahip cesur insanlar ve bir adım bile geri çekilmemeye kararlıdırlar. Onlar birinci sınıf savaşçılardır, kanlarının son damlasına kadar eğilime karşı savaşırlar ve tek arzuları O’nun adının şanı için savaşı kazanmaktır.

3) Rabaş, Makale 10 (1989), Çalışmada, “Merdiven Diyagonaldir (Çaprazdır)” Ne Demektir?

Rav öğrencilerine çalışmanın ihsan etmek için yapılması gerektiğini, yani kişinin bu dünyaya geliş nedeninin Tanrı’nın verdiği görevi yerine getirmek, Yaradan rızası için çalışmak olduğunu öğretirse, o kişi Yaradan’ın elçisidir ve bu dünyada ev sahibi değil, Yaradan’ın bir hizmetkârıdır. “Yaradan’ın elçisi” sözünün anlamı, “Yaradan’ın meleği,” demektir. Bu, “Eğer Rav, Yaradan’ın meleğine benziyorsa, ondan öğrenmeye çalışsınlar.” sözünün anlamıdır.

4) Rabaş, Makale 1 (1984), Toplumun Amacı - 1

Burada, Baal HaSulam’ın yolunu ve metodunu izlemeyi arzulayanlarla beraber, insan derecesine yükselip, bir hayvan gibi kalmamak için, bir grup oluşturmak üzere bir araya geldik.

5) Rabaş, Not 162, Başkalarını Sevmek

“Başkalarını sevmek” denen küçük bir noktaya bakıyorum ve bununla ilgili düşünüyorum: İnsanlara fayda sağlamak için ne yapabilirim? Genel halka baktığımda bireylerin ıstırabını, hastalıkları ve acıları ve kolektiften kaynaklanan bireylerin ıstırabını yani uluslararasındaki savaşları görüyorum. Ve duanın dışında verilecek hiçbir şey yok. Buna “halkın ıstırabından dolayı acı çeken kişi – ortadaki-” denir.

6) Rabaş, 8. Mektup

Sevgi giysisini bir kez edindiğimde, içimde sevgi kıvılcımları hemen parlamaya başlar. Kalbim dostlarla birleşmeye özlem duyar ve bana öyle gelir ki, gözlerim dostlarımı görüyor, kulaklarım onların sesini duyuyor, ağzım sevgi ve neşe içinde onlarla konuşuyor, eller kavuşuyor, ayaklar daireler çizerek dans ediyor ve dünyasal sınırlarımın ötesine geçiyorum. Dostlarım ve benim aramdaki geniş uzaklığı unutuyorum ve aramızda birkaç mil toprak uzanmıyor artık.

Bu tıpkı dostlarımın kalbimin tam içinde durup, neler olduğunu görmeleri gibi ve ben dostlarıma karşı yaptığım küçük eylemlerden dolayı utanıyorum. Sonra dünyasal kaplardan çıkıyorum ve bana öyle geliyor ki dostlarım ve benim haricimde dünyada başka bir gerçeklik yok. Bundan sonra, “ben” iptal oluyor ve onlarla kaynaşıyorum ta ki dostlarımın haricinde dünyada hiçbir gerçekliğin olmadığını hissedene kadar.

7) Rabaş, 78. Mektup

Bu zamana kadar yapılar inşa etmek ve geniş kitleleri ilgilendiren konularla ilgilenmedik. Bu bizim yolumuz değil. Daha ziyade yegâne niyetimiz, Baal HaSulam’dan aldığım gibi, cennet korkusu ve Yaradan’a hizmet etme öğretisini, özellikle de Kabala ilmini buna lâyık olanlar ve alçakgönüllülükle yürüyen istekli dostlar arasında yaymaktır.

Bu nesilde, fakirlerin bilgeliğinin hor görüldüğü ve her şehrin sağlam inşa edildiği, Tanrı’nın şehrinin en altta indirildiği, bu gizli bilgeliği bilenlerin bildiği gibi, Mesih’in ayak seslerinin zamanıdır.

Bu nedenle, saflarımızı genişletmek ve Tora ve dua için, yüce insan Baal HaSulam'ın adını taşıyacak bir sinagog inşa etmek isteyen dostlarımızın isteğini bu kez kabul ettim; öyle bir yer ki, onun pınarı dışarıya doğru akacak ve bilgelik sokakta şarkı söyleyecek ve Yaradan’ı anlamak isteyen herkes gelip, büyük bir kutsama ve uygun bir hazırlıkla anlayabilecektir.

Bununla, kalplerinde Yaradan’ın ruhunu taşıyan ve Şehina’nın sürgününden pişmanlık duyan İsrail evindeki tüm kardeşlerimize sesleniyorum. Bu erdem sayesinde, tam bir kurtuluşla ödüllendirileceğiz, kutsal Zohar’da söylendiği gibi, “Bununla İsrail oğulları sürgünden çıkacaktır.”

8) Rabaş, Makale 7 (1987), Hanuka Mucizesi

İnsan hayatın amacının ne olduğunu ve ne için olduğunu düşünmeye başladığında, bu, tüm canlıların bulunduğu hayatın akıntılarından başını kaldıran ve onların ne olduklarını düşünmeye vakti olmayan kişi olarak kabul edilir. Onlar, daha ziyade akışa göre giderler. Ve sonunu gören yani hayatın akışının onları nereye götürdüğünü görebilen hiç kimse yoktur.

Sadece o görür çünkü hazzın eksikliği onun başını yukarı kaldırıp hayatın amacını aramasına sebep olur, böyle bir durumda kişi görür ve duyar sanki yukarıdan berrak bir ses ona, dünyanın, O’nun yarattıklarına iyilik yapma niyeti ile yaratıldığını söyler. Fakat kitaplar ve yazarlar ona, “yaratılışın amacı” denen bu iyiliğin tadına varabilmenin bazı koşulları olduğundan bahseder. Yaradan, onların önce bu koşulları yerine getirmesini ister, aksi takdirde onlara haz ve memnuniyet vermek istemeyecektir.

9) Rabaş, 40. Mektup

En güçlü olanların bile kalplerinin yıpranması pahasına, kalbinin duvarlarından sıcaklık yayar ve bu sıcaklık, bir sevgi giysisi oluşturana kadar sevginin kıvılcımlarını ateşler. Sonra, her ikisi bir battaniye ile örtülmüş olur, yani tek sevgi her ikisini de örter ve sarar, tıpkı Dvekut’un (birleşme) ikiyi bir olarak birleştirmesi gibi.

Ve kişi dostunun sevgisini hissetmeye başladığında, yenilik hoşa gider kuralı gereği, onun içinde haz ve neşe derhal uyanmaya başlar. Dostunun sevgisi onun için yeni bir şeydir çünkü kendi iyiliğini düşünen tek kişinin kendisi olduğunu her zaman bilmektedir. Ama dostunun onunla ilgilendiğini keşfettiği an, bu onun içinde ölçülemez bir neşe uyandırır ve artık kendisiyle ilgilenmez.

10) Rabaş, Makale 9 (1984), Kişi Her Zaman Evinin Kirişlerini Satmalıdır

Her birinde başkalarını sevmek için bir kıvılcım vardı ama bu kıvılcım her birinin içinde parlayacak sevgi ışığını tutuşturamadı, böylece birleşerek kıvılcımların büyük bir aleve dönüşeceği konusunda hemfikir oldular.

11) Rabaş, Makale 30 (1988), Dostlar Meclisinde Ne Aranmalıdır?

Her biri gruba yaşam ruhu ve umut verip, enerji aşılamalıdır. Bu nedenle, her bir dost kendine şunu söyleyebilmelidir, “Şimdi çalışmada temiz bir sayfa açıyorum.” Diğer bir deyişle, gruba gelmeden önce Yaradan çalışmasındaki ilerlemeden dolayı hayal kırıklığına uğramıştır fakat şimdi grup onu yaşam ve umutla doldurmaktadır.

Bu nedenle grup vasıtasıyla güven kazanır ve üstesinden gelme gücü edinir çünkü artık bütünlüğü elde edeceğini hisseder. Tüm düşüncelerinin -fethedilemeyecek yüksek bir dağla karşı karşıya olduğu ve bunun gerçekten de zorlu engeller olduğu- şimdi önemli olmadığını hisseder. Ve tüm bunları grubun gücünden almıştır çünkü her biri guruba cesaret ve yeni bir ruh hali aşılamaya çalışmıştır.

12) Rabaş, Not 680, Feshetme – Baal Şem Tov’un Yolu

Bedeni feshetmenin yolu, eskiden men etmekten geçerdi. Ama başka bir yol daha vardır ki o da Rav’ın [büyük bir öğretmen] önünde kendini sıfırlamak, feshetmektir. Bu, “Kendin için bir Rav yap” sözünün anlamıdır. “Yapmak” herhangi bir akıl olmaksızın zorla açıklığa kavuşturmaktır.

Men etmek (yasaklamak) bedeni zihin yoluyla değil, yalnızca eylem yoluyla iptal eder. Benzer şekilde, Rav önündeki iptal, akıl yoluyla değil, zorla yapılır. Yani, kişinin Rav’ın görüşünü anlamadığı bir yerde bile, kendisini, Tora ve çalışma önünde fesheder ve ona yol göstermesi için Rav’a gelir.

Or Makif [saran ışık] adı verilen, sadece dışarıdan parlayan ve sözsüz olan, ancak sadece Rav’a gelip önünde oturarak, yemek sırasında veya servis sırasında masada onun yanında oturarak gelen ışık olan, genel halkın tarzında bir rehberlik vardır. Ancak, içsel olan başka bir yol daha vardır ve bu özellikle “ağızdan ağza” yoluyla olur.

13) Rabaş, Makale 5 (1991), “Çalışmada Erdemlinin İyi İşleri Nesillerdir”, Ne Demektir?

Yaradan’dan, tüm eylemlerimizi O’nun için yani Yaradan rızası için gerçekleştirebilmemiz adına bize güç vermesini isteriz. Aksi takdirde, Sen bize yardım etmezsen, tüm eylemlerimiz sadece kendi yararımıza olacaktır. Yani, “aksi takdirde” demek “Sen bize yardım etmezsen, tüm eylemlerimiz yalnızca kendimiz için, kendi çıkarımız için olacaktır, çünkü alma arzumuzun üstesinden gelme gücümüz yoktur. Bu nedenle, Senin için çalışabilmemize yardımcı ol. Bu nedenle, Sen bize yardım etmelisin.” demektir. Buna, “Senin rızan için yap” denir, yani bunu yap, bize ihsan etme arzusunun gücünü ver. Aksi takdirde mahkûm oluruz; kendi menfaatimiz için alma arzusu içinde kalırız.