Yaradan’ın Kurtarışına Duyulan İhtiyaç - Kaynaklardan Seçilmiş Alıntılar
1. RABAŞ, Not 380, “Her Kim Yedinciyi Kutsarsa -2”
Kişi, kalbindeki noktayı uygun bir şekilde kutsallaştırdığında, bu, Mısır'daki sürgüne girmeye başladığı anlamına gelir. O zaman, kişi her seferinde ihsan etme eyleminden ne kadar uzak olduğunu görmeye başlar. Sonra, içinde Kelim yani Yaradan'ın daha sonra doldurabileceği eksiklikler oluşur.
Buna göre, bir kişi Kelim'e sahip olmak, kurtuluşa ve Yaradan'ın yardımına ihtiyaç duymak için savaşa başlamalıdır, “Yaradan ona yardım etmeseydi, bunun üstesinden gelemezdi” denildiği gibi. Buradan, Yaradan'ın insana savaşı kazanma yeteneğini bilerek vermediği sonucu çıkar, çünkü savaş sayesinde kişi Kelim'i ve bolluk ihtiyacını edinir.
Bu nedenle, ikisine de ihtiyacımız vardır: Kelim'i elde etmek amacıyla savaşa girmek ve gerekli olan yardım ki özellikle Yaradan’ın ona yardım etmesidir.
2. RABAŞ, Mektup 21
Kişinin her seferinde (geriye doğru gittiğini görürken) ilerlemek için gösterdiği çabalar, Yaradan'ın kurtarışına olan ihtiyacı yoğunlaştırır.
Doğası da böyledir - özlem duyar ve her seferinde otoyolda yürüdüğünü hayal eder. Ve aniden geldiği yere dönüp bakar ve sonra otoyoldan ayrılır ve eğitimsiz insanlarla yeniden bağ kurar ve onları takip eder. Eğitimsizler arasında, yani sapkınlık içinde olduğunu gördüğünde, bir kez daha inanca özlem duyar. Ve sonra dua vasıtasıyla özlem büyür ve genişler, ta ki Yaradan’ın, onun Kelim’inin artık kurtuluşu almaya hazır olduğunu söylediği bir seviyeye ulaşana kadar.
3. RABAŞ, Makale No 29 (1988), “Yaratana Hizmet Edeni O'na Hizmet Etmeyenden Nasıl Ayırabiliriz?”
Düşüşten uyanışına, yaşamdan yoksun olduğunu hissetmeye başladığında “ölülerin dirilişi” denir. Diğer taraftan, ölü biri, yaşamla ödüllendirilmek isteyecek şekilde yaşamdan yoksun olduğunu hissetmez.
Ancak soru şudur: Onu kim canlandırdı? Bunun cevabı “Öldüren ve dirilten bir Kral”dır. Ve neden buna ihtiyacımız var? Cevap “ve kurtuluş getirir”dir. Bu, Yaradan'ın ona bir yandan “öldürme” denilen bir düşüş vermesi ve diğer yandan “ve diriltme” denilen bir yükseliş vermesiyle, kurtuluşun geldiği anlamına gelir “ve kurtuluş getirir” diye yazıldığı gibi.
4. RABAŞ, Makale No 2 (1990), “Çalışmada Başarısızlığın Anlamı Nedir?”
Şöyle yazılmıştır: “Tövbe neye benzer?” ... “Tüm gizemleri bilen, kişinin ahmaklığa geri dönmeyeceğine tanıklık ettiğinde.” Yani, kişi tam bir tövbe ile ödüllendirildiğinden ne zaman emin olabilir? “Bütün gizemleri bilen, ona tanıklık ettiğinde”. “Bu, kişinin yüzün ifşasını edineceği anlamına gelir; o zaman kişinin kendi kurtuluşu, ahmaklığa geri dönmeyeceğine tanıklık edecektir.”
5. Baal HaSulam, Şamati, Makale 191, “Düşüş Zamanı”
Düşüş esnasında kişi, Dvekut [bütünleşme] yoluyla Yaradan’a bağlanmanın veya O’na ait olmanın imkânsız olduğunu hisseder, çünkü kulluğun ve hizmet etmenin tüm dünyaya yabancı bir şey olduğunu hisseder.
Bu, gerçekten de böyledir. Ama “O’nun yüceliğini bulduğun yerde, O’nun alçakgönüllülüğünü de bulursun.” Bu, bunun doğa üstü bir mesele olduğu anlamına gelir, Yaradan bu armağanı yaratılışa, O’na bağlanmalarını ve bağlı kalmalarını sağlamak için vermiştir.
Bu nedenle, kişi yeniden bağ kurduğunda, Dvekut zamanını bilmek, anlamak, takdir etmek ve değer vermek için daima düşüş zamanını hatırlamalıdır, böylece kişi kurtuluşa, doğal yolun üzerinde bir yolla sahip olacağını bilecektir.
6. Baal HaSulam, Şamati, Makale 13, “Nar”
“O’nun huzurunda korksunlar diye Tanrı öyle yaptı” ayeti. Bu demektir ki, bu boşluk hissi kişiye, mantık ötesi inanç durumunu üstlenmeye ihtiyaç duyması için gelir. Bunun için Yaradan’ın yardımına ihtiyacımız vardır. Dolayısıyla, kişi o zaman mantık ötesi inanmak için Yaradan’dan kendisine güç vermesini istemelidir.
Görünen o ki, tam da o zaman kişi Yaradan’dan yardım istemeye ihtiyaç duyar, çünkü dışsal aklı, onun zıt olanı algılamasına izin verir. Dolayısıyla o zaman kişinin, Yaradan’dan yardım istemekten başka seçeneği yoktur.
Bununla ilgili şöyle söylenmiştir: “Kişinin arzusu onu her gün yener ve Yaradan olmasaydı, kişi bunun üstesinden gelemezdi.” Bu, kişinin Yaradan’dan başka kendisine yardım edecek kimsenin olmadığını anladığı durumdur. “Tanrı, O’nun huzurunda korksunlar diye öyle yaptı” budur. Korku meselesi, inanç olarak anlaşılır ve ancak o zaman kişi Yaradan’ın kurtarışına ihtiyaç duyan biri olur.
7. RABAŞ, Makale No 23 (1987), “Anlaşmazlıktan Sonra Gelen Barış Hiç Anlaşmazlık Olmamasından Çok Daha Önemlidir”
“Çoğu, erdemlinin ızdırabıdır”. Şöyle ki, erdemli kişi birçok acı çektikten sonra, ‘erdemli’ yani erdemli olmak isteyen gelecekten sonra adlandırıldığından, Yaradan için çalışmak isteyen kişi pek çok ızdırap birikene dek acı çeker. Bu nedenle ‘hepsinden,’ diye yazılmıştır yani kişi birçok sıkıntı yaşadığında Yaradan onu kurtaracaktır, zira o zaman Yaradan'ın yardımına gerçekten ihtiyacı vardır ve Yaradan'ın kurtarışını nasıl takdir edeceğini bilecektir, çünkü Kli olmadan ışık olmaz.
8. RABAŞ, Makale No 6 (1991), “Çalışmada 'İbrahim'in Sığırlarının Çobanları ve Lut'un Sığırlarının Çobanları' Nedir?”
"Yaradan benim için bitirecek" diye yazılmıştır. Bu, ihsan etme arzusunu elde etmenin insanın yeteneği dahilinde olmadığı anlamına gelir.
Ancak burada iki husus vardır: 1) Kişi, "Ben kendim için değilsem, kim benim için?" demelidir. Dolayısıyla, kendisine göre büyük çaba sarf etmiş olmasına rağmen, ihsan etme arzusunu elde etmekle ödüllendirilmediği gerçeğinden endişe duymamalıdır. Yine de, Yaradan'ın ne yapması gerektiğini açıklayana kadar beklediğine inanmalıdır. 2) Daha sonra, Yaradan onun için bitirecektir, yani o zaman, "Yaradan’ın kurtarışı göz açıp kapayıncaya kadardır" diye yazıldığı gibi, istediğini hemen alacaktır.
9. Baal HaSulam, “Bu Yudah İçin”
Yazı şöyle der: “İnsanı ve hayvanı Sen korursun, ey Tanrım.” Bir hayvana varlığını sürdürmek ve amacını gerçekleştirmesi için her şey verildiği gibi, O insanın varlığı ve amacını gerçekleştirmesi için de her şeyi sağlar.
Dolayısıyla, kendi hazırlıkları bakımından insanın hayvana üstünlüğünün nerede olduğunu anlamalıyız. Gerçekten de bu onların arzularında ayırt edilmiştir, zira insanın arzuları elbette hayvanınkinden farklıdır. Ve bu ölçüde, Yaradan’ın insanı kurtarması ile hayvanı kurtarması farklıdır.
Dolayısıyla, tüm inceleme ve araştırmalardan sonra, hiçbir hayvan türünde var olmayan ve insanın arzularındaki tek gerekliliğin Tanrısal Dvekut’a (tutunma) doğru uyanış olduğunu görüyoruz. Sadece insan türü bunun için hazırdır ve başka hiçbiri değil.
Bundan, insan türünün varlığındaki tüm meselenin, O’nun manevi çalışmasına özlem duymak için ona nakşedilen bu hazırlıkta olduğu sonucu çıkar.
10. RABAŞ, Makale No 15 (1990), “Çalışmada, Mısır’ın Vekili Düşmeden Önce, Onların Haykırışları Cevaplanmadı Ne Demektir?”
Yarım bir şey vermek imkânsızdır. Daha doğrusu öncelikle kötülüğün tamamı ifşa olmalıdır ve ancak sonrasında yukarıdan, tamam olan şey üzerine yardım gelir. Bundan dolayı, Musa; ‘Bu insanlara neden zarar verdin ve onları neden kurtarmadın’ diye sorduktan, daha doğrusu kötülük bütün gücüyle kendini gösterdikten sonra, işte o zaman yukarıdan kurtuluşun geleceği zamandır. İşte bu yüzden, şimdi onlara gereken yardımı yapacağımı göreceksiniz anlamında, ‘şimdi’ demiştir; yazıldığı gibi, ‘Güçlü bir el ile onları gönderecek ve güçlü bir el ile topraklarından çıkaracak’. Ancak şimdi zamanı geldi, zira kötülüğün tamamı, içlerinde şimdi ifşa oldu.
11. Baal HaSulam, Mektup 13
Gerçekte hepinizi birden hissediyorum, sizin için bugün yarınla yer değiştirmiş ve “şimdi” yerine “sonra” diyorsunuz. Buna bir çare yok fakat bu yanlışı ve bozukluğu anlamaya çalışmak gerek— Yaradan tarafından kurtarılan kişi, yalnızca bugün kurtarılmaya ihtiyacı varsa kurtarılır. Yarını bekleyen kişi Allah korusun kurtuluşunu yıllar sonra elde eder.
Bu sana dost sevgisinde çalışma ricamı ihmal ettiğin için oldu, sana her şekilde açıkladığım gibi bu çare tüm hatalarını düzeltmen için yeterlidir.
12. RABAŞ, Makale No 30 (1987), “Çalışmada Otorite Savaşı Nedir-1”
Özellikle şimdi bu savaşı kazanamayacağınızın farkına vardığınıza göre, mücadeleden kaçmayın. Aksine, şimdi kişinin kalbinin derinliklerinden dua edebileceği zamandır çünkü kendi başına bir şey yapamayacağını görür.
Dolayısıyla kişi şu ana kadar yaptığı çalışma sayesinde, Yaradan’ın kurtarışı için bir ihtiyaç elde etmiştir.
13. RABAŞ, Makale No 32 (1991), “Çalışmada Sancaklar Nelerdir?”
“İsrail Yaradan'a dedi ki, 'Senin adınla yaptığın kurtarışın için şarkılar söylüyoruz.'” Yani, bize ihsan etme arzusunu verdiğin, Veren olan “Yaradan’ın adı” denilen kurtuluşla şarkı söylüyoruz. O bize bu adı verdi, yani artık biz de ihsan etme eylemlerini gerçekleştirebiliriz.
"Ve Tanrımızın adıyla sancaklarımızı dikeceğiz" diye yazılmıştır, çünkü Yaradan adını bizim adımıza yerleştirdi ve bize sancaklar yaptı." Bu, artık adı “ihsan etme arzusu” olan Yaradan'ın adını desteklediğimiz anlamına gelir. Kurtuluşumuz budur, Yaradan ihsan etme arzusu olan Adını bizim adımıza yerleştirmiştir.